Gaytancıoğlu: Enflasyon yüzde 50-60

TÜİK verilerine göre enflasyon mayıs ayında yüzde 1,71 yıllık olarak ise yüzde 32,61 olarak gerçekleşirken, CHP önceki dönem Edirne Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu ise birçok temel mal ve hizmetin fiyatının bu oranın 2 katı olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından “Gerçek enflasyon – TÜİK enflasyonu” başlığı ile gerçekleştirdiği paylaşımında, şunlara yer verdi:

“TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 33. Ancak birçok temel mal ve hizmetin fiyatı bu oranın çok üzerinde %50-60’larda artıyor.

Bazı mal ve hizmetlerde yıllık artışlar:

Domates, biber, salatalık vb. %121,73

Doğalgaz % 102,43

Yeşil baklagil sebzeleri % 65,31

Tereyağ % 55,92

Mazot %50,37

Kira % 49,77

Çiğ süt 49,35

TÜİK’İN PAYLAŞIMI

Türkiye İstatistik Kurumu’nun Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mayıs 2026 değişim oranlarından yararlanarak hazırladığı basın bülteninde özetle şunlara yer verildi:.

“Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %32,61 arttı, aylık %1,71 arttı.

TÜFE’deki (2025=100) değişim 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,71 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %16,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,61 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,24 artış olarak gerçekleşti.

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %34,86 artış, ulaştırmada %34,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %45,59 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,60, ulaştırmada 5,63 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,07 yüzde puan oldu.

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %0,48 azalış, ulaştırmada %2,03 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %2,28 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde -0,12, ulaştırmada 0,35 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu.”

Türkiye sınırında yaz yangınlarına karşı dron

Bulgaristan’da Türkiye sınırına yakın bölgelerde yaz yangınlarına karşı erken tespit, koordinat belirlemek ve itfaiye ekiplerini olay yerine daha hızlı bir şekilde yönlendirmek amacıyla dronlar devreye girecek.

Yangın tehlikesi yüksek olduğu yaz mevsiminin  başında Avrupa projesi kapsamında satın alınan iki insansız hava aracı (İHA), yaklaşık 110.000 nüfusa sahip Yambol bölgesindeki itfaiyecilere havadan destek sağlayacak. Bulgaristan Radyosu Türkçe Servisi’nin sitesinde yer alan “Türkiye sınırına yakın bölgelerde yaz yangınlarına karşı dronlar devreye girecek” başlıklı haberde şunlara yer verildi:

“Bölgenin güney sınırı, Bulgaristan ile Türkiye arasındaki ortak sınırın bir parçasıdır. 2025 yılında, Yambol bölgesinin çeşitli yerlerinde ormanlık alanlarda çıkan veya yerleşim yerlerini tehdit eden büyük yangınlar nedeniyle dört kez olağanüstü hal ilan edilmişti.

Yambol Yangın Güvenliği ve Sivil Koruma Bölge Müdürlüğü Başkanı Komiser İvan Dinev, BTA’ya verdiği demeçte, insansız hava araçlarının teslim edildiğini ve personelin bu araçların kullanımı konusunda eğitim aldığını bildirdi.

İHA’lar, yangınlarda erken tespit, koordinat belirlemek için kullanılacak ve itfaiye ekiplerini olay yerine daha hızlı bir şekilde yönlendirmeyi sağlayacak. Özellikle ulaşılması zor arazilerde yangın cephelerinin gelişimi anlık olarak izlenebilecek ve yangının tüm çevresini dolaşmadan etkilenen bölgelere erişim yolları belirlenebilecek. Yangın söndürmenin yanı sıra, insansız hava araçları arama kurtarma operasyonlarında da kullanılabilecek.Ek ekipmanlar arasında yangın söndürme araçlarının taşınması için bir platform, gönüllüler için kişisel koruyucu donanımlar ve belediyelere sağlanacak hortumlu ve tanklı yüksek basınçlı pompa sistemlerinden oluşan mobil sistemler de yer almaktadır. Bu ekipmanlar, “İnsan Kaynakları Geliştirme” programı kapsamında temin edilmiştir ve projenin toplam maliyeti 85.000 Avro’dur.

Ek ekipmanlar arasında yangın söndürme araçlarının taşınması için bir platform, gönüllüler için kişisel koruyucu donanımlar ve belediyelere sağlanacak hortumlu ve tanklı yüksek basınçlı pompa sistemlerinden oluşan mobil sistemler de yer almaktadır. Bu ekipmanlar, “İnsan Kaynakları Geliştirme” programı kapsamında temin edilmiştir ve projenin toplam maliyeti 85.000 Avro’dur.

‘Yambol Yangın Güvenliği ve Sivil Koruma Bölge Müdürlüğü, tarım ve ormanlık alanlarda denetimi artıracak ve halk arasında yangın önleme konusunda bir bilgilendirme kampanyası yürütecek’ diye vurgulayan Komiser Dinev, vatandaşları özellikle hasat zamanı ve ormanlık ve tarım alanlarında çalışma yaparken yangın güvenliği kurallarına sıkı sıkıya uymaya çağırdı.

Onun sözlerine göre, yaz yangınlarının ortaya çıkmasının başlıca nedeni insan faaliyetleridir. Yangınların nedenleri genellikle arızalı ekipmanlar, tarım makinelerinden çıkan kıvılcımlar veya izinsiz açık ateş yakılmasıyla ilgilidir.”

TIR trafiğinde gerileme!

Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü verilerine göre, 2026 yılının ilk beş ayında başta Kapıkule olmak üzere Trakya’daki sınır kapılarından geçen yolcu ve binek araç sayısı geçen yılın aynı dönemine göre artarken, TIR geçişlerinde düşüş yaşandı.

1 Ocak-31 Mayıs dönemlerini kapsayan karşılaştırmalı istatistiklere göre Kapıkule, Hamzabeyli ve İpsala sınır kapılarında TIR giriş-çıkış sayıları geriledi. Geçen yılın ilk beş ayında toplam 701 bin 302 olan TIR giriş-çıkış sayısı, bu yıl aynı dönemde 680 bin 240’a düştü. Böylece TIR trafiğinde yaklaşık yüzde 3’lük azalma meydana geldi.

Buna karşılık yolcu hareketliliğinde artış sürdü. Geçen yılın ilk beş ayında sınır kapılarından toplam 5 milyon 60 bin 562 yolcu giriş-çıkış yaparken, bu sayı bu yıl 5 milyon 101 bin 176’ya yükseldi. Yolcu sayısındaki artış yaklaşık yüzde 0,8 olarak gerçekleşti.

EN YOĞUN KAPI YİNE KAPIKULE

Türkiye’nin Avrupa’ya açılan en büyük sınır kapısı olan Kapıkule, yolcu ve araç trafiğinde ilk sıradaki yerini korudu.

Kapıkule’den yılın ilk beş ayında 2 milyon 573 bin 430 yolcu giriş-çıkış yaptı. Aynı dönemde kapıdan geçen binek araç sayısı ise 653 bin 601’e ulaştı.

Hamzabeyli’den aynı süre içerisinde 732 sin 816, İpsala’dan 982 bin 722, Pazarkule’den 352 bin 685 ve Dereköy’den de 459 bin 523 kişi giriş-çıkış yaptı.

Kapıkule’de binek araç girişlerinde yüzde 2,9, çıkışlarında ise yüzde 4,7 oranında artış yaşandı.

BİNEK ARAÇ SAYISI YÜKSELDİ

Bölge genelinde binek araç hareketliliği geçen yılın aynı dönemine göre arttı. 2025’in ilk beş ayında toplam 1 milyon 285 bin 509 olan giriş-çıkış sayısı, bu yıl 1 milyon 305 bin 582’ye çıktı.

Özellikle Kapıkule, Pazarkule ve Dereköy sınır kapılarında binek araç geçişlerinde artış gözlendi.

GÜNLÜK ORTALAMALAR DA YÜKSELDİ

İstatistiklere göre günlük ortalama yolcu sayısı geçen yıl 33 bin 514 iken bu yıl 33 bin 782’ye yükseldi. Günlük ortalama binek araç sayısı da 8 bin 513’ten 8 bin 646’ya çıktı.

TIR geçişlerinde ise günlük ortalama 4 bin 645’ten 4 bin 505’e gerileyerek dış ticaret taşımacılığındaki yavaşlamayı ortaya koydu.

YAZ SEZONU ETKİSİ BEKLENİYOR

Yetkililer, gurbetçi sezonunun henüz başlamadığı dönemi kapsayan verilerin yaz aylarında önemli ölçüde değişebileceğine dikkat çekiyor. Haziran ayının ikinci yarısından itibaren özellikle Kapıkule, Hamzabeyli ve İpsala sınır kapılarında yolcu ve araç trafiğinde ciddi artış bekleniyor.

AKM’de konser trafiği

Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarı’nın Ses Eğitimi ve Bağlama Sınıfı öğrencileri, Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdikleri konserlerle sanat dolu, unutulmaz bir akşama imza atarken, klarnet, flüt ve piyano konserinde öğrenciler de yıl boyunca sürdürdükleri çalışmaların başarısını 3 gün süreyle dinleyicilerle paylaştı.

Edirne Belediyesi’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Aylar süren emeklerini sahneye taşıyan öğrencilerimizi, onları özveriyle hazırlayan eğitmenimiz Mustafa Macit’i ve bu güzel geceye katılarak bizlerle olan tüm sanatseverleri kutluyoruz. Sanatın birleştirici gücünü hep birlikte hissettiğimiz bu özel gecede emeği geçen herkese teşekkür ediyor, öğrencilerimizin başarılarının devamını diliyoruz” ifadelerine yer verildi.

SINIF KONSERLERİ

Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarı öğrencileri heyecanla beklenen sınıf konserlerinde yeteneklerini5-6-7 Haziran tarihlerinde sahneye taşıdı.

Klarnet, flüt  ve piyano konserinde öğrenciler, yıl boyunca sürdürdükleri çalışmaların başarısını Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde dinleyicilerle paylaştı.

Edirne Belediyesi sahne deneyimi kazanırken yeteneklerini de sergileme fırsatı bulan tüm öğrencileri tebrik ederken, eğitmenler Metin Karstır, Berkay Karabeyoğlu, Dilay Şahin ve Tuğba Önver Bektaş’a teşekkür etti.

Taksiden 4 kaçak göçmen çıktı!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde, jandarmanın durdurduğu takside 4 kaçak göçmen ve 1 organizatör yakalandı.

Edirne İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri ve Uzunköprü İlçe Jandarma Komutanlığı JASAT timlerince T.B. (53) yönetimindeki 22 T 6015 plakalı taksi, Uzunköprü-Meriç karayolu ayrımında durduruldu. Araçta Mısır uyruklu 4 kaçak göçmen yakalandı. T.B.’nin yapılan sorgulamasında ‘Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlama’, ‘Tehdit’ ve ‘Yaralama’ suçlarından 10 ay 25 gün kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı belirlendi. T.B. gözaltına alınırken, kaçak göçmenler jandarma komutanlığına götürüldü. Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Edirne İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. T.B. işlemleri sonrası tutuklandı.

ÜZERİNDE UYUŞTURUCUYLA YAKALANDI

İlçe Emniyet Müdürlüğü Motosikletli Polis Timleri Büro Amirliği ekipleri de, Kavak Mahallesi Hayrabolu Caddesi üzerinde durumundan şüphelendiği G.Ç.’yi durdurdu. Şüphelinin üzerinde yapılan aramada 6,9 gram sentetik uyuşturucu madde ele geçirildi. Öte yandan G.Ç.’nin yapılan UYAP sorgusunda yoklama kaçağı olduğu tespit edildi. G.Ç., gözaltına alındı.

Meriç’te ‘kürek’ heyecanı!

Olgay GÜLER

Edirne’de Meriç Nehri’ndeki 100’üncü yıl Kürek Parkuru, Türkiye Kürek Federasyonu tarafından düzenlenen ‘Gençler Meriç Yarışları’ organizasyonuna ev sahipliği yaptı.

Federasyonun Edirne’de düzenlediği Gençler Meriç Yarışları, Cuma günü ısınma turları, ardından eleme ve sıralama yarışlarıyla başladı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen kulüplerin çok sayıda sporcuyla katıldığı organizasyonda, farklı kategorilerde müsabakalar yapıldı. Pazar günü final etabıyla devam eden organizasyonda, sporcular kürsüye çıkabilmek için kıyasıya yarıştı.

TED EDİRNE KOLEJİ’NDEN BÜYÜK BAŞARI

Fenerbahçe ve Galatasaray gibi kulüplerin de katıldığı organizasyonun son gün yarışlarında TED Edirne Koleji Kürek Kulübü, büyük başarı gösterdi. Kulüp, U19 Erkekler 2 tek ve 2 çiftede kürsüye çıkma başarısı gösterdi.

U19 Erkekler 2 tek kategorisinde Sedat Farsak ve Mert Memduh Ateş 3’üncü olurken, U19 Erkekler 2 çifte de ise Kaan Korkmaz ve Muhammed Eren Aykut rekor dereceyle yarışı tamamladı. İkili 2 bin metrelik parkuru 6 dakika 4 saniyede çekerek seyircilerden alkış topladı.

Aramızdan ayrılanlar

CEYRAN YILDIZ VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerinden Aydın Yıldız’ın annesi, Ömer, İsmail, Osman ve İbrahim Yıldız’ın yengeleri Ceyran Yıldız vefat etti. Merhume dün, Yıldırım Merkez Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.

MURAT DAĞLAR VEFAT ETTİ

Sarıdanişment Köyü sakinlerinden Basri ve Emel Dağlar’ın oğulları, Mert ve İsmail Dağlar’ın kardeşleri Murat Dağlar vefat etti. Merhum dün, Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Sarıdanişment Köyü Mezarlığında toprağa verildi.

MEHMET TURAN DAĞDEVİREN VEFAT ETTİ
Hacı Hürmüz ve Hamdi Dağdeviren’in oğulları, Taylan ve merhum Gülgün Dağdeviren’in ağabeyleri, merhum Nurgün Dağdeviren’in eşi, Müge ve Bülent Dağdeviren’in babaları, Nezih ve Demir Dagdeviren’in amcaları, Metin, Okan, Emre, Arda ve Tuna Dağdevin’in dedeleri Mehmet Turan Dağdeviren 95 yaşında vefat etti. Merhum dün, Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

RAMADAN MERİÇ VEFAT ETTİ
Karaağaç semti sakinlerinden Ramadan Meriç 88 yaşında vefat etti. Merhum dün, Karaağaç Yeni Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.

NADİRE MÜŞKÜLVEFAT ETTİ
Merhum Niyazi Müşkül’ün eşi, Gönül Ünalmışer ve Nesrin Altınkaraağaç’ın anneleri, Nusret Altınkaraağaç ve Harun Ünalmışer’in kayınvalideleri, Nuralp ve Gökalp Altınkaraağaç ve Gülnur Ünalmışer’in anneanneleri Nadire Müşkül 91 yaşında vefat etti. Merhume dün, Hacılarezanı Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.

NEBAHAT KARACA VEFAT ETTİ
Hikmet Karaca’nın eşi, Mert, Melih ve Mutlu Karaca’nın anneleri, Ebru Erolu ve Zerrin Karaca’nın kayınvalideleri Nebahat Karaca 76 yaşında vefat etti. Merhume dün, Hacılarezanı Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Erikli’de yeni sezon mesaisi

Keşan Belediyesi’nce mücavir alan Erikli Sahili’nde sezon öncesi hazırlık çalışmaları aralıksız devam ediyor.

Keşan Belediyesi Başkanı Mehmet Özcan, Erikli’deki çalışmaları yerinde gözlerken, belediye’nin sosyal medya hesabından gerçekleştirilen paylaşımda şunlara yer verildi:

“Parke taşı serim çalışmalarıyla, vatandaşlarımızın daha konforlu ve güvenli ulaşım sağlaması hedefliyoruz.

Yaz sezonunda yoğun kullanılan sahil bölgelerimizi daha düzenli ve modern bir görünüme kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Daha yaşanabilir ve erişilebilir bir Erikli için sahadayız.”

AYNI DAĞ, İKİ FARKLI HİKÂYE

5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla geçen Cuma pek çok etkinlik ve günün önemine ilişkin açıklamalar yapıldı.

Hudut Gazetesi olarak bunlara geniş biçimde yer vermeye çalıştık.

Bu açıklamalardan biri de Doğa ve Kültür Derneği (DOKU) Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem’e ait.

Çidem’in söz konusu açıklamasını “Istrancalar için ortak çağrı” başlığı ile paylaştık. 

**

Istıranca Dağları’nın üçte ikisi Türkiye’de, üçte biri Bulgaristan’da.

Aynı yağmur yağıyor.

Aynı rüzgâr esiyor.

Aynı kuşlar göç ediyor.

Aynı orman sınır tanımadan devam ediyor.

Ama uygulamalar aynı değil.

İşte Çidem, aslında yıllardır gözümüzün önünde duran bir gerçeği yeniden hatırlatıyor.

**

Bulgaristan tarafında doğal alanların korunmasına yönelik daha sıkı bir yaklaşım sergilenirken, bizim tarafta neredeyse her yıl yeni bir maden, taş ocağı ya da enerji projesi gündeme geliyor.

İşin daha ilginç tarafı ise Avrupa Birliği tarafından yasa dışı göçü önlemek amacıyla iki ülke sınırına çekilen jiletli teller.

İnsanları durdurmak için yapılan bu bariyerler yalnızca insanları durdurmuyor.

Yaban hayvanlarını da durduruyor.

Asırlardır aynı ormanda dolaşan kurtlar, çakallar, geyikler, karacalar ve diğer canlılar artık karşı tarafa geçemiyor.

Sonra da biyolojik çeşitliliğin neden azaldığını konuşuyoruz.

**

Bir başka çelişki de kültürel yaşamda karşımıza çıkıyor.

Bulgaristan tarafındaki Istıranca köylerinde yüzlerce yıllık gelenekler yaşatılıyor.

Gayda sesleri yankılanıyor, UNESCO tarafından da tanınan ateş üzerinde yürüme ritüelleri düzenleniyor.

Bizim tarafta ise birçok noktada iş makinelerinin sesi duyuluyor.

Dinamit patlamaları, taş ocakları, maden faaliyetleri ve enerji projeleri…

**

Elbette kalkınma önemlidir.

Elbette enerjiye de ihtiyaç vardır.

Ancak insan ister istemez soruyor:

Aynı ormanın öteki tarafında sakıncalı bulunan projeler, bu tarafta neden makul görülüyor?

Aynı dağın Bulgaristan tarafındaki ağacın değeri ile Türkiye tarafındaki ağacın değeri farklı mı?

Aynı derenin öteki yakadaki suyu daha mı kıymetli?

Aynı kuş Bulgaristan semalarında uçunca korunması gereken canlı, Türkiye semalarında uçunca yatırımın önündeki engel mi oluyor?

Sorular çoğaltılabilir.

Aslında sorun da burada.

Biz çevreyi hâlâ gelecek kuşaklara bırakılacak bir emanet olarak değil, tüketildikçe yenisi bulunacak bir kaynak olarak görüyoruz.

Kaynak bitince yenisini bulabileceğimizi sanıyoruz.

**

Oysa ormanların, sulak alanların, yaban hayatının ve biyolojik çeşitliliğin yedeği yok.

Bir maden sahası kapanır.

Bir taş ocağı terk edilir.

Bir şirket gider.

Ama yok edilen ekosistem çoğu zaman geri gelmez.

Çünkü doğanın bilançosunda zarar hanesinin telafisi çoğu zaman yoktur.

**

İşin en acı tarafı ise aynı coğrafyanın iki farklı hikâye anlatması.

Bir tarafta gayda sesleri.

Diğer tarafta dinamit sesleri.

Bir tarafta doğayı gelecek kuşaklara bırakma çabası.

Diğer tarafta “şimdilik idare eder” anlayışı.

Belki de Dünya Çevre Günü’nün ardından kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:

Sınırdaki teller gerçekten iki ülkeyi mi ayırıyor?

Yoksa doğaya bakışımızdaki fark mı çok daha büyük bir duvar örüyor?