Kategori arşivi: Spor

İRFAN DENİZ: PARAYA SIKIŞAN ONU BULURDU

İsmail DEMİRAY yazdı…

İrfan Deniz ağabeyimiz mahalle komşumuz aynı zamanda. Tekel’de çalıştığı dönemlerde bindiği kırmızı arabası ve Tuncaspor’da çok uzun yıllar başkanlık yapmasıyla bilirdik kendisini.

Takım ne zaman sıkışsa maddi olarak kendisi yönetimde olmasa bile onu bulurlardı. Çıkardı Kıyık Caddesi’ne bir saat içinde bütün esnafı dolaşır, bir tanesinden bile boş çıkmazdı. Bir gün içinde Tuncaspor için önemli meblağları Kıyık esnafından topladığı anlatılır İrfan Deniz’in.

İrfan Deniz’i dinliyoruz:

10 YIL BAŞKANLIK YAPTIM

“1950 yılında Tuncaspor’un kurulduğu yıl doğmuşum. Halen doğduğum evde yaşıyorum, hiç başka bir yerde yaşamayı düşünmedim.

Çocukluğumda tanıştım Tuncaspor’la. Her ne kadar sporcusu olmasam da çok genç 27 yaşımda Suat Karakoç’tan başkanlık görevini devir aldım. Daha önce yönetimde olmamıştım, direkt olarak kulübe başkan oldum ve 10 yıl boyunca bu görevi keyif alarak, hakkını vererek yapmaya çalıştım. Yönetime geldiğim zaman en yakın yardımcım berber Nail ve Şerzat ve Kinko Mehmet’ti.

Aslında yürümezdi bu kadar ama araya sıkıyönetim girince devam kararı aldık, 10 seneyi tamamladık bu arada.

Kulübün imkanları çok kısıtlıydı. Kıyık esnafı tarafından büyük bir kısmı karşılanıyordu kulübün giderleri. Yetmediği yerde yönetim olarak elimizi cebimize atıyorduk. Şahsen benim ve yönetimdeki arkadaşlarımızın 10 yıl boyunca elim cebimden çıkmadı desem yeridir. Salma usulü dolaşırdık esnafı, durumuna göre atardılar bir şeyler makbuz karşılığında. O zamanlar daha iyiydi Kıyık esnafının hali durumu. Şu anda büyük bir ekonomik sıkıntı içinde insanlar. Spora bırak para ayırmayı, zaman bile bulamıyorlar. Spor keyif işidir, durumun iyi olacak ki koşturasın.

BAŞKANLIK DÖNEMİMDE ELİM CEBİMDEN ÇIKMADI

10 yıl boyunca takımımız çeşitli başarılar kazandı. Şampiyonluk da yaşadık yönetimimde. Onun keyfi bir başka işte. Futbola yatırımın karşılığı başarı, ama önce doğru yönetim, masrafları bileceksin.

Esnaf bizi severdi. Doğru işler yapıyorduk Tuncaspor’da. Kendi arabamla çok futbolcu taşıdım, formalar, malzemeler. Maddi açıdan dara düştüğümüz zamanlar da olmadı değil. Ama Kapıkule’de çalışıyordum, orada yönetici konumunda olduğum için firmaların temsilcileri ile iyi ilişkilerimiz vardı. Orada firmalara forma yaptırıp, malzeme aldırdığımız da oluyordu. Sevilen bir insandım, firma yetkilileri kırmazlardı beni.

Oyuncularımız Kıyık çocukları olduğu gibi içlerinde öğrenciler de vardı. Onların malzeme ihtiyaçlarını giderdiğimiz gibi, arada onlara yemek alıyor, ceplerine az da olsa harçlık koyuyorduk. Bunlar bazı dönemlerde benim ve yönetimdeki arkadaşlarımın cebinden çıkıyordu. Ama Tuncaspor’un giyim kuşamı konusunda ben çok ilgi gösteriyordum. Takım bir örnek formalarla, ellerinde aynı desenli çantalarıyla Söğütlüğe bir girdik mi bilmeyenler soruyordu “Bu takım hangi şehrin takımı” diye.

ÇOCUKLARIMDAN ÇOK FUTBOLCULARI GEZDİRDİM ARABAMLA

Futbolcuna sahip çıkacaksın ki o sporcu sahada son gücüne kadar mücadele etsin. Bazı talebe olan oyuncularımız vardı. Onları evlerinden alıp, evlerine kadar arabamla götürdüğüm çok olmuştur. Başkanlığım dönemimde ailemi, çocuklarımı gezdirmemişimdir futbolcuları arabamla gezdirdiğim kadar.

Maç günü gelir, takım gidecek deplasmana, beni işe nöbete gitmem gerekiyor. Diğer yönetici arkadaşlar takımın başında. Yönetimden birisi gelir; ‘Başkan maça gideceğiz ama dönüşte Kırcasalih’te yemek vermemiz gerekiyor, ne dersin?’

Bakarım bütçede kuruş yok, haydi benim pamuk eller cebe. Severek yapılmazsa olmaz bu işler. Sitem etmek gibi olmasın ama, yönetim, başarı paylaşılır, bütçe yapılırken yalnız kalınır.

Genç takımımızla büyük başarılar kazandık Tuncaspor olarak. Kocaeli’ye gitmiştik, yılını anımsamıyorum. Rakibimiz Kocaeli. Genç takımdan çok A takımdan oyuncuları var rakibimizin. Hepsi boylu fizikli. Maça bir çıktılar bizim çocuklar onların yanında küçücük kalıyorlar. Maç başladı takımımız koşuyor, oynuyor, boyun eğmiyor Kocaeli’ne. Özcan o boyuyla öyle güzel bir kafa golü attı ki 1/0 aldık maçı. Baktık daha maç biterken sahanın içine girdi Kocaeli otobüsü, tekme tokat bindirdiler takımı otobüse.

KIYIK ESNAFINDAN BİR SAATTE 70 BİN LİRA TOPLADIM

Başkanlık yaptığım dönemlerde Kıyık esnafından özellikle sezon başlarında salma usulü dolaşarak makbuz karşılığında katkı isterdik. Kıyık’ta hiçbir esnafın beni kırdığını, boş gönderdiğini anımsamıyorum.

Başkanlığı bıraktıktan sonra Hüsnü Paşa geldi bir gün bana. “Başkanım nakit sıkıntımız var ne yapalım?” dedi. Hava öyle yağmurlu ki Kıyık’ta in cin top oynuyor. Aldım Hüsnü Paşa’yı yanıma, bir koçan da bağış fişi. Kıyık Caddesi’ni en yukarıdan önce sağdan, sonra sola doğru bütün esnafı dolaştık. O günün şartları içinde yanlış anımsamıyorsan 70 bin lira para topladık ki Hüsnü Paşa’lar yaşadıkları sıkıntıları o an için geçici de olsa bitirdiler.

Edirne’de ilk tombalayı biz başlattık Tuncaspor olarak. İlk araba çekilişini biz yaptık Edirne’de. Çok ses getirmişti yaptıklarımız. Ve büyük bir katkı da sağlamış olduk Tuncaspor’a. Daha sonra şikayet ettiler bizi, tombalayı yasakladılar.

KIYIK ARTIK KOZMOPOLİT BİR YER OLDU

Başkanlık yaptığım dönemde Kıyık küçük ama canlı bir semtti. Fabrikalarda binlerce insan çalışıyor, esnafı da onlar ayakta tutuyordu. Küçük ama birbirini yakından tanıyor bir semtti Kıyık. Tuncaspor Kıyık semtinin onuru, her şeyiydi. Tuncaspor’un maçları olduğu zamanlar Kıyık semtinde ayrı bir heyecan oluyordu.

Şu anda Kıyık semti çok daha büyümüş, nüfusu çok artmış ama bir o kadar da problemli bir semt haline gelmiş durumda. Köylerden ve Anadolu’dan büyük göç Kıyık semtinin yapısını değiştirdi. Artık Tuncaspor’dan haberi olmayan binlerce insan var Kıyık’ta, mahallelerinde.

Kıyık’ta büyük bir işsizlik ve yoksulluk var. İnsanlar spora karşı ilgisi azaldı. Ailesini geçindirme derdine düşmüş bir insandan, ayakta durmaya çalışan esnaftan nasıl destek isteyebilirsin bir spor kulübü için.

Tuncaspor’un geleceği yine kendi evlatlarında. Kıyık semtinden çıkacak olan gençlerle ilgilenmek gerek. Onları futbola, spora katmak gerek. Dışarıdan gelecek olanlarla nereye kadar gidebilir Tuncaspor.

Son dönemde Atılay kardeşimiz Tuncaspor için çok şeyler yaptı. Takıma büyük değerler kattı. Edirne Belediyesi’nin katkılarıyla takıma Kıyık’ta bir çim saha kazandırdılar. Belediye başkanımız Recep Gürkan’a da buradan teşekkür etmek istiyorum. Her zaman Kıyık halkının ve Tuncaspor’un yanında olmuştur kendisi ve Edirne Belediyesi olarak.”

(Yarın: İsmail TOPÇU)

Vali Sezer’den Edirnespor’a ‘destek’ çağrısı

Olgay GÜLER
Edirne Valisi Yunus Sezer, yaşanan maddi sıkıntılardan dolayı futbolcularının tamamıyla sözleşmelerinin feshedildiği Edirnespor’a destek olmak için tüm vatandaşları, iş insanları ve Edirne Belediyesi’ne çağrıda bulundu.
TFF 3’üncü Lig’de geçtiğimiz sezon Play Off başarısı gösteren Edirnespor’da, 2024-2025 sezonu başlamadan mali kriz baş gösterdi. Kulüp, çeşitli bölgelere yaptığı transferlerle birlikte sezon öncesi antrenmanlara başladı. Aradan geçen süreçte maaşlarını alamayan futbolcular, yönetimle görüşerek tesisleri terk etme kararı aldı. Bu futbolculardan Abdülkadir Akyıldız, Muhammed Enes Doğan, Zekeriya Topayan, Sinan Akgöl ve Oğuzhan Özyurt ise kulüple olan sözleşmelerini feshetti. Kadir Kar yönetimindeki teknik heyet ise oluşan kriz çözülene kadar tesiste yönetimle birlikte kalma kararı aldı. Sözleşmesini feshetmeyen 13 kişiden oluşan futbolcular ise maaşlarının ödenmesi için kulübe geçtiğimiz Cuma gününe kadar süre verdi.


FUTBOLCULARIN TAMAMI SÖZLEŞMELERİNİ FESHETTİ
Yönetim, aradan geçen sürecin ardından, futbolculara ödenecek yaklaşık 15 milyon TL’yi bulamayınca, 13 futbolcunun tamamı kulüple olan sözleşmelerini feshetti. Teknik ekibin görevinin başında kaldığı öğrenildi. Zor günler yaşayan kulübün Başkanı Onur Yaren Ayaydın, bundan sonraki süreçte yeni futbolcular bulmaya çalışacaklarını dile getirdi.
‘TAŞIMA SUYUYLA DEĞİRMEN DÖNMÜYOR’
Edirne Valisi Yunus Sezer, katıldığı bir toplantıda, konunun sorulması üzerine açıklama yaptı. Yeni sezonda kaynak noktasında sıkıntıların yaşandığını dile getiren Vali Sezer, “Yeni sezonda da tabii bir kaynak noktasında sıkıntı yaşıyoruz, herkes biliyor. Bununla ilgili olarak bunun bir bütçesi oluşturuldu. Bu bütçeyle ilgili olarak da işin açıkçası bir toplantı yaptık. Şehrimizin iş adamlarını çağırdık. Kahvaltılı bir toplantı yaptık. Onlardan taahhütte bulunanlar oldu ve o taahhütlerini nispeten yerine getirenler olduğu gibi hiç getirmeyenler de oldu. Ama biz bir defa söyleriz. Sonuçta insanların yakasına yapışıp para isteyecek halimiz yok. Ben kahvaltı dışında telefon açıp şehrin takımına transfer dönemi, ‘lige başlayacaklar, destek olun’ dediğimde çok iş adamımız var. Hem Edirne’li hem Edirne dışından daha önceki çalıştığımız yerlerden sporseverler var. Bir nevi de Edirne lafı aslında her kapıyı açacak bir laf çünkü Edirne’nin kendine ait çok büyük bir kredisi var. Edirne’miz dediğimiz zaman Edirne’yi 81 vilayetimizin hepsi sahipleniyor. Çünkü Edirne’de 81 ilin hepsinden bir parçası var. Şehir takımları başka bir deplasmana gittikleri zaman da Edirnespor’un ayrı ağırlandığını biliyorum ben. Çünkü şehir payitaht şehri ve Edirne serhat şehri. Herkesin hafızasında Edirne’yle ilgili güzel şeyler var. Bunu nereye giderseniz gidin yok edemezsiniz. Böyle bir kredimiz var. Yani hiç tanımadığımız insanlara bile rica etsek işte biraz destek oluyor. Fakat tabii taşıma suyla değirmen dönmüyor” diye konuştu.
BELEDİYE’YE VE EDİRNELİLERE ÇAĞRI
Edirne Belediyesi ve kentlilere destek çağrısında bulunan Vali Sezer, “Geldiğimiz noktada topladığımız yardımlar ve biz valilik kaynaklarıyla olmasa bile başka kaynakları da derleyecek şekilde 10 milyon kadar ben taahhütte bulundum ve bunun da bir kısmını ödedik. Ve halen daha ödemeye de devam ediyoruz. İş adamlarımızdan gelenler oldu. Fakat bu yeterli olmadı. Yani başlangıç için. Dolayısıyla arkadaşların da anlattığı kadarıyla kurdukları takım bir şekilde dağıldı. Ve şimdi yeni sözleşme yapmak için daha dar bir, kapsamlı dar bir bütçeyle çalışmaları devam ediyor. Buradan ben şehrimizin güzel insanlarına takımlarına destek olsunlar diye davet ediyorum. İl genel meclis üyelerimiz var. İl genel meclis üyelerimize, başkanımız da burada. Herkes karınca kararınca destek olsun ve bu işin içerisinde yer alsın. Bütün hemşerilerimden istirhamım, kurumlarımızdan, belediyemizden istirhamımız; Edirnespor’a destek vermeleri yönünde. Yönetimde yer almak isteyen varsa gelsin yönetimde yer alsın. Başka katkı sunmak isteyen varsa gelsin başka katkı sunsun. Çünkü yeterince desteği alamadığımızı söylemek isterim. Gerçekten de ben de çok zorlanıyorum. Hem şehre karşı mahcup olmak istemiyorum hem de bir sürü insan bunu bekliyor, sporsever bunu bekliyor. Bunu bir şekilde yoluna koymayı çok arzu ediyorum. Bu hafta da çalışmalara devam ettik, biraz finansal destek bulduk” dedi.

Buse Tosun Çavuşoğlu’ndan bronz madalya

Edirne Olimpik Havuz sporcusu Buse Tosun Çavuşoğlu, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda bronz madalya kazandı.

Milli güreşçimiz Buse Tosun Çavuşoğlu, kadınlar 68 kg bronz madalya maçında Kuzey Kore’den Sol Gum Pak’ı 4-2 mağlup ederek Olimpiyat 3’üncüsü oldu.

Buse Tosun Çavuşoğlu, zorlu mücadeleler sonucunda gösterdiği üstün performans ve azmiyle,  ülkemizi gururlandırdı.

Gençlik ve Spor il Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Edirne Olimpik Havuz sporcusunun bu büyük başarısı, hem kişisel hem de ulusal düzeyde büyük bir anlam taşımaktadır. Sporcumuzu bu büyük başarısından dolayı yürekten tebrik eder, başarılarının devamını dileriz. Buse Tosun Çavuşoğlu’nun elde ettiği bu başarı, genç sporcularımıza ilham kaynağı olmaya devam edecek ve güreş sporundaki başarılarımızın artarak sürmesini sağlayacaktır. Olimpiyat 3.sü Buse Tosun Çavuşoğlu’nu tebrik ederiz” denildi.

HÜSNÜ PAŞA : TUNCASPOR’UN 1 NUMARASIYDI

İsmail DEMİRAY yazdı…

15 yaşında mahalle takımında oynarken giyer Ticaret Lisesi formasını. Aynı yıllarda Tuncaspor’da  başarılarla dolu bir 5 yılın ardından büyük umutlarla çıkılan Edirnespor yolculuğunun daha başında yaşanan talihsiz bir sakatlık engeli dikilir Hüsnü Paşa ağabeyimizin önüne.

Ondan sonrasını kendisinden dinliyoruz:

“1947 yılında Geçkinli köyünde doğdum. İlkokulu köyde okuduktan sonra Edirne yılları başladı. Orta ve lise aynı okulda Ticaret Lisesi’nde okudum. Okulumuzun bir maçında okul kalecimiz çok hatalı bir gole engel olamayınca beni önerirler okul takımı hocamıza. Ben arkadaşlarla kendi aramızda yaptığımız maçlarda kalede oynuyordum. Seviyordum kaleciliği.

TİCARET LİSESİ, TUNCASPOR, EDİRNESPOR

Kalesine geçtiğim Ticaret Lisesi’nden mezun olana kadar kalesini korudum. Başarılı olduğumu düşünüyorum ki Tuncaspor’a beni önerdiler. Hem lise takımında hem de Tuncaspor’un kalecisi olmuştum. Son yılımda da öyle devam ettim, iki takımda birden. Okuldan mezun olduktan sonra da toplamda 5 yıl boyunca Tuncaspor’un kalesini korudum 1963 yılından 68 yılına kadar.

1968 yılında Edirnespor’un 2. Lig’de olduğu yıl genç kaleci olarak transfer edildim. Naci Erdem takımımızın hem kaptanı, hem antrenörüydü. 3 yıl boyunca Edirnespor formasını giydim. Bizlerin ensesini sıvazlayıp, ‘Hadi sen bizim evladımızsın görelim seni’ diyerek bizlere sahaya sürüyorlar, ama dışarıdan gelenlere bir çuval para veriyorlardı.

Edirne’nin gençleri bunları gördü, küsenler, futbolu bırakanlar oldu o dönemlerde. Üvey evlat muamelesi gördü Edirne’nin gençleri o yıllarda yani. Edirnespor’a geldiğim daha ilk günün antrenmanında büyük bir talihsizlik yaşadım, kolum kırıldı. Gittim çıkıkçıya kolum iyileşsin diye. Kolumda içi kanama oldu. Naci Erdem aldı beni Fenerbahçe’nin doktoru Reşat Dermaner’e, iyileştim ama  kolumun kırılması hiç iyi olmadı. Ondan sonra 3 yıl boyunca elimden geleni yapmaya çalıştım. 1970 yılında Edirnespor 3. Lig’e düşünce benim de askerliğim geldiği için takımdan ayrılıp askere gittim.

BİR AYAGIMDA 41, DİĞERİNDE 40 NUMARA AYAKKABI

Tuncaspor’da geçen günlerim aynı zamanda Kıyık ile bütünleştiğimiz günlerdi. Takım arkadaşlarımın içinde Ahmet Ahmet Maltepe, Ergül Alter unutamadığım arkadaşlarımdı. 60’lı yılların Kıyık semtinde futbola inanılmaz bir ilgi, bir o kadar da görünen yoksulluk vardı. Formalarımız çok yıpranmış, eski. Ayakkabılarımızın biri 41, biri 40 numara. Bu şekilde sahaya çıkıyorduk, sahaya çıktığımızda da 9 kişi ile başlıyor, sonra biri geliyor 10 kişi, sonra biri daha gelince 11 kişi oluyor ve takım tamamlanıyordu. Ama cansiperane oynuyorduk, karşımızda çok güçlü takımlar vardı. Edirnespor, Suspor, Meriçspor gibi. İlk yarıda dişe diş mücadele ediyor, devreyi 0/0 bitiriyor, rakiplerimiz çıldırıyordu ama ikinci yarıda gücümüz tükeniyor maçı 5/0 kaybedebiliyorduk.

Şartlarımız diğer takımlara göre çok kısıtlıydı. Kısıtlı olanaklarımız ancak bu kadarını gerçekleştirebiliyorduk. Haftada ancak bir idmanla çıkabiliyorduk maçlara. Antrenmanlarımız da profesyonellikten uzak amatörce yapılıyordu. Başımızda hoca olmasa da takım kaptanı bize hem hocalık, hem kaptanlık, hem de ağabeylik yapıyordu.

Kulüp olarak kullandığımız sabit bir yer yoktu. Çok yer gezdik. Sadece Kıyık’ta değil Saraçlar Caddesi’nde bile kaldığımız bir kahve vardı. Özcan’ın kahvesi diye bir yerdi, şu anda yıkıldı oraları, şu anda İş Bankası’nın olduğu yerin altındaydı. Kıyık’ta da belli bir yerimiz olmadığı için kahve kahve gezdiğimiz yıllar oldu.

MAÇTAN SONRA BATAN DİKENLERİ AYIKLARDIK

Bütün maçlarımız diğer takımların da olduğu gibi 25 Kasım Stadı’nda oynanıyordu. Toprak saha, çıktığımız zaman mevsimine göre yazın zımpara gibi, düşmeye gör her yerin yara bere içinde, o yetmezmiş gibi böğürtlen dikenleri, maçtan sonra her yerimizden dikenleri ayıklıyorduk teker teker. Kışın ayrı bir dert, çamur, yağmur, soğuk hepsi ayrı bir çile, ama amatörlük güzel işte. Futbol sevgisi bizleri o sahada ayağa kaldırıyordu.

Askerlik dönüşü tekrar Tuncaspor’da başladım futbola. Futbol ve kalecilik aşkının yanında bitmeyen Tuncaspor sevgisi dönüşte yine bağrına basmıştı beni. Mutluydum, eldivenlerime ve takımıma kavuşmuştum. 1972 yılında döndüğüm askerliğim sonrasında döndüğüm Tuncaspor’da kalite yükselmiş, hedefler de yükselmişti. Artık o sahaya çıktığı zaman 5 yiyen takım gitmiş, rakiplerinin korkulu rüyası haline gelmiş bir Tuncaspor çıkmıştı ortaya.

TUNCASPOR MARŞI BENDE

Şampiyonluk hedefi ile çıktığımız 1974/75 sezonunda çok çekişmeli maçlar oynadık. Tuncaspor’un kuruluşunda bir komiser varmış Arap Tahir. Şampiyon olduğum o yılda yine bizim yanımızda bir komiser vardı Fehim Sevinç komiserimiz. Kendisi futbola ve Tuncaspor’a çok düşkün, yakından ilgilenen birisiydi. Ve Fehim komiserimizin yazmış olduğu bir Tuncaspor marşı vardı, o bende saklı halen. Kaybolacağını bildiğim için teksir yaptım halen saklıyorum.

Bu marşın bize ulaşmasının ilginç bir hikayesi vardır. Ben yöneticiyim. Komiser Fehim ağabeyimiz marşı muhtarımız Hayri ağabeye göndermiş. Ona ulaşamamış, Ferhat’a ulaşsın diye uğraşmış ama bir şekilde benim elime ulaştı, saklıyorum bu marşı Tuncaspor için.

TUNCASPOR’UN İLK ŞAMPİYONLUĞU

İsmail Köksoy’la birlikte Tuncaspor’un kalesini koruyoruz o şampiyon olduğum yıl. Dönüşümlü olarak. İkimizin de formda olduğumuz dönem, ikimiz de takımın aynı zamanda kaptanlığını yapıyoruz. Birçok maçta bir devre İsmail, bir devre ben geçiyorduk kaleye. Son maçımızda Keşan’dayız. Şampiyonluk için son maça çıkıyoruz ve rakibimiz de Keşanspor.  İlk yarıda İsmail kalede çok iyi bir maç çıkardı. Kalmasını, devam etmesini istedim. Rahmetli Akif maçın sonlarında bir gol attı ve maçı da aldık şampiyon da olduk. Ama maçın ilk dakikalarında öne geçseydik o sahadan zor çıkardık. Maçtan sonra dakikalarca taşlar yağdı üzerimize. Maçın sonlarında gelen golle Tuncaspor tarihinde ilk şampiyonluğunu yaşamış oldu, bizler de buna ortak olduk, katkı sunduk. Şampiyonluk sonrasında ben faal futbol hayatıma son verdim, ondan sonra yine de Tuncaspor ile ilgimi kesmedim, bundan sonra idarecilik dönemim başladı.

KÜME DÜŞTÜK, ŞAMPİYON OLDUK

Takımın şampiyon olduğu yıl kadrosunda olduğum gibi idarecilik döneminde takımımızın küme düşmesini de yaşadık yönetim olarak. Ama geri adım atmadan, nasıl bu takım bizim dönemimizde düştüyse, bizim dönemimizde çıkmalı diyerekten bazı transferler yaparak bir yıl sonra düştüğümüz yerden takımımızı eski yerine çıkarmayı da başardık.

İdarecilik dönemimin yanında aynı zamanda takım çalıştırmak için antrenörlük belgemde olduğundan bir dönem Tuncaspor genç takımını da çalıştırdım. O yıl çalıştırdığım takım aynı zamanda şampiyon olmuştu. O şampiyonluk sonrasında idarecilik ve genel kaptan olarak Tuncaspor’da katkı vermeye devam ettim. Tuncaspor’da bu çalışmalarım 1984 yılına kadar devam etti, ondan sonrasına gençlere devrettik.

Sonraki yıllarda da yönetime gelen ve Tuncaspor’un başarısı için mücadele eden arkadaşlarımız oldu. İlk aklıma gelenler Günay, Gülistan ağabey, İrfan, Mehmet Örgün. Emekleri çok geçmiştir bu arkadaşlarımızın da.

ÇEKİLİŞTE ARABA BANA ÇIKINCA

1973 yılında Tekel’de çalışmaya başladım 1998 yılında emekli oldum. İrfan Deniz‘le birlikte çalışıyorduk. Bir de 12 Eylül 1980’i yaşadık birlikte, bırakamadık zaten, devam ettik. Yönetimde olduğumuz dönemler maddi olarak sıkıntılar da çektik. Yönetimde olduğum dönemlerde yönetimdeki arkadaşlara daha sezon başlarken şart koşardım, yönetim olarak ortaya bir şeyler koyardık. Sonrasında bütün Kıyık esnafını dolaşırdık, gücü yetenden bir aidat isterdik. Her ay bu şekilde sürerdi bu. Ama yüzü ekşiyen esnafa da gitmek istemezdik. O yıllarda biz bu şartlarda yürüttük, ayakta tutmaya çalıştık Tuncaspor’u.

Takım için yemek geceleri düzenledik, tombala çekilişleri yaptık, ve Edirne’de kimsenin cesaret edemediği bir şeyi yaptık araba çekilişi düzenledik. Çok büyük reklamımız olmuştu o dönemde. Düşünün bir amatör takım alıyor sıfır bir arabayı milli piyango çekilişi sonrasında kazanana teslim ediyor. O çekiliş öncesinde arabalarımızla köy köy dolaştık bilet sattık, son yüz bilet bende kalmıştı ve araba da bana çıkmıştı. Sonra ortalık karıştı arabayı kendime çıkartmışım diye. Mümkünü mü var? Sonuçta Milli Piyango çekilişiyle belirlenen bir rakam bu.”

(Yarın: İrfan DENİZ)

FERHAT KEMALLARLI : TUNCASPOR’DA GEÇEN BİR ÖMÜR

İsmail DEMİRAY yazdı…

14 yıl futbolcu olarak, 17 yıl da antrenör olarak Edirne futboluna hizmet vermiş, ismi Tuncaspor’la özdeşleşmiş birisidir Ferhat Kemallarlı hocamız.
1951 yılında Bulgaristan’da Ali/Didar Kamallar çiftinin en büyük çocukları olarak dünyaya gelir. İlk okulu Kurtuluş’ta, ortaokulu Atatürk’te okuduktan sonra Edirne Lisesi’nde geçen gençlik yıllarından sonra İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nü bitirir.


1964 yılında 15 yaşındayken Tuncaspor’da başlar futbola. Edirne Lisesi futbol takımından sonra İstanbul Üniversitesi futbol takımının da kaptanlığını yapacaktır futbolculuğunun ilk yıllarında.
Vefaspor’dan önemli bir transfer teklifi alır. Yüksek bir meblağ ile anlaşırlar. Türkiye’nin en önemli liginde oynayacaktır. Talihsiz bir sakatlık sonucu sezon başında katılamaz takıma. Askerde Ordu Milli Takımı’na seçilir. Dışarıya gidecekleri zaman takımla Kıbrıs Savaşı çıkar, takım dağılır.
Edirne’ye döner Tuncaspor’da devam eden uzun bir futbolculuk yaşamı başlar. Tekel’de işe girer, aynı zamanda 27 yıl Tekel’te TEKGIDA-İŞ Sendika Başkanlığı yapar, orada emekli olana kadar çalışır. Edirne Lisesi mezunu olarak Edirne Lisesi sportif direktörlüğünü sürdürür, halen geleneksel olarak devam eden Lise futbol takımı ile 35 yaş üzeri mezunlar takımları arasındaki maçları idare etmektedir.
Ferhat Kemallarlı hocamız ile evinde görüştük. 73 yaşına gelmiş ama içindeki futbol ateşi halen yanıyor ve kendini Edirne futboluna daha hizmet edebileceğini söylüyor.


BAL’A ÇIKINCA TAKIM VE ALT YAPI DAĞITILMAMALIYDI
“Tuncaspor kulübüne kazandırılmak istenen stadın zemininin sentetik olarak yapılmaması kulübün geleceğini büyük ölçüde etkilemiştir. Tuncaspor stadının zemini çim değil sentetik olmalıydı. Doğal çim olarak yapılan zeminlerin bakımları çok ağır ve pahalıdır. Bu iş için uzman birisinin çalıştırılması gerekir. Bu çim sahanın bakımını yapamayacağını düşünen Tuncaspor yönetimi sahayı Edirne Belediyesi’nden teslim almayarak Gençlik Spor İl Müdürlüğü’ne geçmesine neden olmuştur.


Tuncaspor Bölgesel Lige bu şartlarda geçiş yaparak hayatının yanlışını yapmıştır. Bölgesel Lig’e karşı değilim, ama Tunca kendi imkanlarıyla, kendi oyuncularıyla katılmalıydı. Tuncaspor’un kadrosu gitti ne yazık ki. Alt yapı da dağıldı. Bedeli bu kadar ağır olmamalıydı BAL’ın. Tuncaspor’un alt yapısı üniversiteden veya Edirne’nin çeşitli semtlerinden olmalıdır. Tuncaspor’un kendi kadrosundan askerden gelen Hüseyin ve bir oyuncu daha var, taşıma suyla değirmen dönmez. Dışarıdan gelen oyuncuların maddi bir karşılığı vardır. Bu yıl dışarıdan 12/13 tane oyuncu geldiğini biliyoruz.
Tuncaspor’a dışarıdan o da sadece Trakya Üniversitesi’nden oyuncu kazandırılması gerekirken barınması, yemesi, içmesi ile kulübe büyük külfet getirecek oyuncuların kulübe getirilmesi maddi bir çıkmaz yaratacaktır. Edirne Belediyesi’nin katkıları nereye kadar sürecek göreceğiz. Veya yönetime yansıyacaktır bütün bu masraflar.


TUNCASPOR KIYIK SEMTİNİN TAKIMIDIR
BAL mı Süper Amatör mü dersek böyle giderse Tuncaspor her ikisinden de olacak gibi görünüyor. Kıyık artık daha kozmopolit bir yer haline gelmiş durumda. Kıyık’ın desteği azalmış gibi görüyorum Tuncaspor’a. Aslında Kıyık’ın bir tarafında Tuncaspor’da uzun yıllar başkanlık yapmış İrfan Deniz, diğer tarafta da Zeki Yaşagör’de hem futbolculuk hem başkanlık yapmış isimler. Yönetim olarak bu iki muhtarı da yönetime alarak, esnaf desteği ile Tuncaspor ayakta kalabilir.
Benim antrenörlük dönemlerimde yönetim ben varken rahattı. Sezon öncesinde Edirne’nin önde gelen firmalarından reklam karşılığı aldığımız forma ve malzemelerle lige hazır giriyorduk. Katkılarımız aldıklarımızdan her zaman fazla oluyordu. Yönetim de nasılsa Ferhat hoca var halleder diyordu. Teknik açıdan da, idari yönlerden de üzerimize düşenin fazlasını yaparak kulübü ayakta tutuyor, başarılar da kazanıyorduk.
Futbolculukta sadece kendinden sorumlusun. Çalışırsın kadroyu girer formayı giyersin. Ama antrenörlük daha keyifli bence bütün takımdan ve yapılanmadan da sorumlusun.


3.LİG’İN KAPISINDAN DÖNDÜK
Haluk’un ve Erkan’ın ilk geldiği yıl sezon başında takımda huzursuzluk oldu. Teknik kadro ve bazı oyuncular ayrıldı. O sezon hem takımın kaptanı, oyuncusu hem de antrenörüyüm. O sezon bütün maçlarımızı berabere kalmadan farklı kazandık. Tuncaspor tarihinde ilk kurulduğundan 25 yıl sonra 1975 yılında şampiyon oldu o yıl. Gittik Balıkesir’de finallere. Gece kaldığımız otelin çevresinde Kızılderililer gibi kamp kurmuşlar, ateşler, danslar, gürültüler sabaha kadar sürdü. Sabaha kadar uyku yok bizlere. Maç saati geldi ilk yarıda 2/0 gerideyiz, ama ne rüzgar var ve rüzgara karşı oynadık. İkinci yarı daha başladığı gibi ilk 8 dakikada biz maçı 2/2’ye getirdik. Rüzgar la birlikte maçın kaderi de değişmek üzereyken hakemler girdi devreye. Bir dakika içinde iki oyuncumuza kırmızı kart göstererek attılar. İtiraz edebilir miyim diye sorunca beni de attılar dışarı ve 3. Lig’in kapısından döndük. Çıksaydık sanıyorum o günün şartları içinde Tuncaspor’la güzel işler yapardık.
Anılarımıza gelinci; Bülent Adriyatik Edirnespor’da oynamakta sıkıntı çekmekte. Vermişler onu sağ kanata, alan dar geliyor. O zaman PTT’yi çalıştırıyorum. Aldım onu takıma, sezon sonu Türkiye 1. Ligi’ne Samsunspor’a transfer olmayı başardı. Serbest oynatmıştım onu santrafor arkasında ve çok başarılı oldu.
20 yaşımdayım Adalar’da maçlar yapılıyor. Ben de kadrodayım. Karşı takımda Adalar’ın bir başka takımı ve Lefter’de orada oynuyor 42 yaşında. Maç başladı durduramıyorum bir türlü. Adeta üzerimden atlayarak geçiyor beni maçın başlarında. Sonradan önlemini aldım, dengeyi sağladık ama çok güçlü bir futbolcuydu ve denizde yüzerken sandalı geçebiliyordu.”

(Yarın: Hüsnü PAŞA)

Edirnespor’da ipler koptu!

Olgay GÜLER
Edirnespor’da yaşanan mali kriz nedeniyle tesisleri terk edip yönetime Cuma gününe kadar süre veren futbolcular için gerekli para bulunamayınca, oyuncuların tamamı kulüple olan sözleşmelerini feshetti.
TFF 3’üncü Lig’de geçtiğimiz sezon Play Off başarısı gösteren Edirnespor’da, 2024-2025 sezonu başlamadan mali kriz baş gösterdi. Kulüp, çeşitli bölgelere yaptığı transferlerle birlikte sezon öncesi antrenmanlara başladı. Aradan geçen süreçte maaşlarını alamayan futbolcular, yönetimle görüşerek tesisleri terk etme kararı aldı. Bu futbolculardan Abdülkadir Akyıldız, Muhammed Enes Doğan, Zekeriya Topayan, Sinan Akgöl ve Oğuzhan Özyurt ise kulüple olan sözleşmelerini feshetti. Kadir Kar yönetimindeki teknik heyet ise oluşan kriz çözülene kadar tesiste yönetimle birlikte kalma kararı aldı. Sözleşmesini feshetmeyen 13 kişiden oluşan futbolcular ise maaşlarının ödenmesi için kulübe geçtiğimiz Cuma gününe kadar süre verdi.


FUTBOLCULARIN TAMAMI SÖZLEŞMELERİNİ FESHETTİ
Yönetim, aradan geçen sürecin ardından, futbolculara ödenecek yaklaşık 15 milyon TL’yi bulamayınca, 13 futbolcunun tamamı kulüple olan sözleşmelerini feshetti. Teknik ekibin görevinin başında kaldığı öğrenildi.
‘EDİRNESPOR’U LİGDE TUTMAYA ÇALIŞACAĞIZ’
Zor günler yaşayan kulübün Başkanı Onur Yaren Ayaydın, bundan sonraki süreçte yeni futbolcular bulmaya çalışacaklarını dile getirdi. Ayaydın, “Yapacak bir şey yok ne yazık ki. Futbolcuların tamamı sözleşmelerini feshetti. Bundan sonra Edirnespor’u ligde tutmak için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

GÜLİSTAN ŞENYURT : AMATÖR SPORLARIN BABASI-3-

İsmail DEMİRAY yazdı…

(ÖNCEKİ GÜNDEN DEVAM)
Sporun her yerinde vardı babam. Bütün amatör spor müsabakalarını takip eder, fotoğraflar çeker, notlar alır, yerel basına haber geçer, spor konusunda köşe yazıları yazardı.


FUTBOL, BASKETBOL, VOLEYBOL, HENTBOL, BOKS, GÜREŞ
Sadece futbol değil, bütün branşları takip ederdi. Özellikle Tuncaspor’da basketbol, voleybol, hentbol, boks, güreş branşlarının da kurulmasında ön ayak olmuş, Edirne’de futboldaki başarılarının yanında diğer branşlarda büyük başarılar kazanmasına neden olmuştur Tuncaspor’un.
Futbolda Tuncaspor’da zaten büyük bir organizasyon vardı. Yönetiminden, Kıyık halkından, hocasından, gençlerin yüksek potansiyelinden kaynaklanan bir enerji ile yürüyordu futbol branşı.
Fakat basketbol, voleybol ve hentbol branşları tamamen babamın enerjisiyle kuruldu, ayakta kaldı uzun yıllar ve büyük başarılar getirdi Tuncaspor’a. Basketbol’da üç yıl üst üste Edirne İl şampiyonu oldu Tuncaspor. O yıllarda basketbola gönül vermiş Edirnelilerin en başarılı oyuncuları Tuncaspor formasını giymiştir. Ben de lise ve üniversite yıllarımda Tuncaspor’un basketbol takımında forma giydim.


ANTRENMANLARI DA TAKİP EDERDİ
Mimar Sinan Spor Salonu’nda haftanın iki günü basketbol, iki günü de voleybol olmak üzere antrenmanları vardı Tuncaspor’un. Ben basketbol takımının oyuncusu olarak orada olduğum gibi voleybol antrenmanlarında babamın yanında oluyordum. Yani babam takımın maçlarının yanında antrenmanlarını da takip ediyor, kulübün içinde her şeyi yaşıyordu günü gününe. Voleybolda da uzun yıllar Edirne İl Temsilciliği yaptı babam.

Kulübün lisans işlerinin tamamını kendisi hazırlar, Ankara’ya gönderir, takip ederdi. Kulüpte başkan, yönetici, organizasyon sorumlusu, yazıcılık yaptı. Bütün bu işleri büyük bir keyifle tamamen amatör ruhla yaptı.
Bu kadar işin gücün arasında akşamları bizlere mutlaka zaman ayırırdı. İki kardeşiz, ağabeyim ve benim gelişimimde babamın ve yine öğretmen olan annemin büyük emekleri vardır. Evin içinde ikisi de eşit söze sahiptiler annem ve babam. Babam dışarıda yaşadığı sorunları asla eve taşımazdı. Ama Tuncaspor’un başarısız olduğu günlerde üzüntülü hallerini hissederdik evin içinde.


GEZMEYİ VE GEZİ ORGANİZASYONU YAPMAYI SEVERDİ
Gezmeyi çok severdi babam ve annem. O yıllarda küçük olan bizleri de arabaya alır, her yıl Türkiye’nin değişik bölgelerine gezerdik birlikte. Diyebilirim ki Türkiye’nin bütün bölgelerine gezdik.”
14 YIL ARAYLA VEFAT ETTİLER
Aysun hanımın 1991 yılında ölümü çocuklarının evlenmelerini görememesine neden olur. İlerleyen yıllarda Gülistan hocanın üç torunu olur Aysun, Aydan ve Ayşe Deniz. Gülistan hocamız da 2005 yılında yüksek tansiyon nedeniyle yaşama veda eder.
Gülistan Şenyurt çalışarak, üreterek Edirne Amatör Spor dünyasına adını altın harflerle yazdırır.


VOLEYBOL, TUNCASPOR VE GÜLİSTAN ŞENYURT
Tuncaspor voleybol takımında oynayan Melih Atalan ile voleybol, Tuncaspor ve Gülistan Şenyurt’u konuştuk. Anılar için uzun yıllar öncesine döndük öncelikle.
“1957 yılı Edirne doğumluyum. Bütün öğrenim ve iş hayatım Edirne’de geçti.
36 yıl Edirne Olin’de çalıştıktan sonra emekli oldum. Son 7 yıldır Halk Eğitim’de resim eğitimi ve çalışmaları yapıyorum. Geçen yıl Devecihan’da ‘Tuvallerde Edirne’ isimli sergi açtım, oldukça ilgi gördü bu çalışmam. Şimdi yeni çalışmalarım var önümüzdeki yılda bunlarla ilgili bir sergi daha açmayı düşünüyorum.
Voleybola lise yıllarımda başladım. Alt yapı, eğitim olmadan hobi olarak başlayan bir çalışmaydı bu spor dalı.


GÜLİSTAN HOCA BENİ TUNCASPOR’LU YAPTI
Çocukluk yıllarımda başlayan voleybol sevgisi çalıştığım iş yerinde Olin formasını giymemle başladı. Müesseseler arası voleybol turnuvasında oynadığım dönemde Gülistan hoca ile yolumuz kesişti. Tuncaspor voleybol takımı kurmak istediğini belirterek Tuncaspor formasıyla oynamak ister misin diye sordu. Anneannem Atlarbayırı’nda oturuyordu, Kıyık’a yabancı değildik zaten, arkadaşlarımız da vardı.
Voleybolu seviyordum kabul ettim ve Tuncaspor’lu oldum. 1980 ile 83 arasında üç yıl formasını giydim Tuncaspor’un. O yıllarda kulüpler arasında ciddi, çekişmeli maçlar oynanıyordu. Saraçhane, Ayşekadın, Edirne DSİ, Tuncaspor arasında çok kıran kırana maçlar oluyordu. Sonunda iki yıl final oynadık, finalde hep DSİ’ye kaybettik. Oldukça güçlü bir takımları vardı ve DSİ kendi salonunda iyi olanaklarla hazırlanıyordu turnuvalara.
ANTRENÖR , MALZEMECİ, ŞOFÖR
Gülistan hocamız sadece voleybolu değil bütün sporları seviyordu. Spor aktiviteleri olması için elinden gelen her şeyi yapıyordu. Bizleri deplasmanlara kendi Murat 131 arabasıyla götürüyordu tıkış, tıkış biniyorduk o arabaya. Malzemelerimiz de bagajda. Düşünüyorum da kim yapar ki bu fedakarlığı günümüzde. Ki Gülistan hocamız bir devlet memuru sonuçta ve her yere, her şeye yetişiyor Tuncaspor ve spor aşkı için.
ANTRENMANDAN SONRA DUŞ ALAMAZDIK
Gülistan hocamız aynı zamanda takımımızı çalıştırıyordu. Antrenör, malzemeci, şoför, bütün işler Gülistan hocanın üzerindeydi ve hepsini severek yapıyordu. Formaları biz oyunculara zimmetlemişti. Ama eşofmanlar, topları çuvalla hep arabasında taşıyordu.
Haftanın iki günü antrenman yapıyorduk, hiçbir antrenmanı kaçırmaz hep bizim yanımızda, bizleri çalıştırırdı. O dönemde antrenmanlar da, maçlar da Mimar Sinan’da oynanıyordu. Antrenmanlarda salon soğuk, duşlar akmaz, antrenman bitince giyiniriz, sarınırız soğuk kış şartlarında öyle giderdik kahveye veya evlerimize.
TUNCASPOR’U ARIYOR, ÖZLÜYORUM
Voleybolu halen seviyorum, televizyonda izleyerek takip ediyorum. Bizim dönemimizde servis geçti kuralı yüzünden çok uzardı voleybol. Şimdi çok daha hızlı, daha teknik ve atletik oldu voleybol. Tuncaspor’la uzaktan da olsa ilgim hiç kesilmedi sporu bıraktıktan sonraki yıllarda.
Geçen yıl Bölgesel Lige çıkana kadar hep takip ediyorduk Tuncaspor’un maçları. Maçlarda çocukluk arkadaşlarımızla da buluşuyor, Saraçhane setlerinin üzerinde doğal Tuncaspor tribünlerinde özlem giderip, gençlik anılarımızı tazeliyorduk.”

Yarın: Ferhat Kamallarlı

İşte Edirnespor’un maç trafiği

TFF 3. Lig 2024-2025 Sezonu’nda 4. Grup’ta mücadele edecek olan Edirnespor, 8 Eylül 2024 tarihinde Orduspor 1967 A.Ş. deplasmanı ile başlayacağı sezonu 26 Nisan 2025 günü Ağrı 1970 Spor Kulübü deplasmanı ile tamamlayacak.
TFF 3. Lig’de sezon 8 Eylül 2024 tarihinde başlayacak ve ilk yarı 15 Aralık 2024 tarihinde sona erecek. Ligin ikinci yarısı 19 Ocak 2025 tarihinde başlayacak ve normal sezon 26 Nisan 2025 tarihinde tamamlanacak. Ligin 26. hafta müsabakaları hafta içi oynanacak.
TFF 3. Lig’de sezon sonunda oynanacak olan play-off müsabakalarına ilişkin tarihler daha sonra ilan edilecek.
EDİRNESPOR’UN İLK YARI FİKSTÜRÜ
08.09.2024
Orduspor 1967 A.Ş. – Edirnespor
15.09.2024
Edirnespor – Kahramanmaraş İstiklal Spor
22.09.2024
Niğde Belediyesi Spor – Edirnespor
29.09.2024
Edirnespor – Kırıkkalegücü Futbol Spor Kulübü
06.10.2024
Bergama Sportif Faaliyetler A.Ş. – Edirnespor
13.10.2024
Edirnespor – Zonguldak Kömürspor A.Ş.
20.10.2024
Nilüfer Belediye Futbol Kulübü – Edirnespor
27.10.2024
Edirnespor – Sebat Gençlik Spor
03.11.2024
1926 Polatlı Belediye Spor – Edirnespor
10.11.2024
Edirnespor – Turgutluspor
17.11.2024
Talasgücü Belediyespor – Edirnespor
24.11.2024
Edirnespor – Denizlispor
01.12.2024
Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş. – Edirnespor
08.12.2024
Mardin 1969 Spor – Edirnespor
15.12.2024
Edirnespor – Ağrı 1970 Spor Kulübü
EDİRNESPOR’UN İKİNCİ YARI FİKSTÜRÜ
19.01.2025
Edirnespor – Orduspor 1967 A.Ş.
26.01.2025
Kahramanmaraş İstiklal Spor – Edirnespor
02.02.2025
Edirnespor – Niğde Belediyesi Spor
09.02.2025
Kırıkkalegücü Futbol Spor Kulübü – Edirnespor
16.02.2025
Edirnespor – Bergama Sportif Faaliyetler A.Ş.
23.02.2025
Zonguldak Kömürspor A.Ş. – Edirnespor
02.03.2025
Edirnespor – Nilüfer Belediye Futbol Kulübü etaylar Detaylar
09.03.2025
Sebat Gençlik Spor – Edirnespor
16.03.2025
Edirnespor – 1926 Polatlı Belediye Spor
22.03.2025
Turgutluspor – Edirnespor
26.03.2025
Edirnespor – Talasgücü Belediyespor
06.04.2025
Denizlispor – Edirnespor
13.04.2025
Edirnespor – Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş.
20.04.2025
Edirnespor – Mardin 1969 Spor
26.04.2025
Ağrı 1970 Spor Kulübü – Edirnespor

GÜLİSTAN ŞENYURT: AMATÖR SPORLARIN BABASI -2-

İsmail DEMİRAY yazdı…

(DÜNDEN DEVAM)
ATATÜRK ORTAOKULU’NA DEĞER KATAR
Atatürk Ortaokulu’nda resim öğretmenliğinin yanında bir dönemde müdür yardımcılığı yapar, disiplini sever, öğrencilerinin kurallar içinde kendilerini geliştirmesini, yeteneklerini ortaya çıkarmasını ister, bu alanda çok çalışır hocamız. Okul tuvaletlerine yaptığı sigara baskınları sonunda hafif okşamaları da öğrencileri tarafından tatlı anılar olarak hafızalardadır. Saçı uzun olanları için de odasında her zaman özel bir tıraş makinesi bulundurur.


Atatürk Ortaokulu’nda voleybolun sevilmesi, gelişmesi için çok emek verir.
Tuncaspor’un iki takım formasını getirir okula. Öğrencilerini motive etmek için formalar sırtında karşı karşıya gelir, turnuvalar düzenlenir okulda.
Asıl mesleği olan resim öğretmenliğinin yanında canından çok sevdiği Tuncaspor’da kulüp başkanı, yöneticidir. Kulübün lisansları hazırlar, takip eder, kulübün bütün yazışmalarını yapar, deplasman organizasyonlarını hazırlar.


10 PARMAĞINDA 20 HÜNER
Takımın aynı zamanda basın sorumlusudur yerel basında spor yazıları yazar, fotoğrafçı, Voleybol Edirne Bölge Temsilciliği yapar, model uçak ve planör kursu düzenler, öğrenciler yetiştirir. On parmakta on değil adeta yirmi hüner sergiler Gülistan Şenyurt hocamız.


Tuncaspor’u hiçbir deplasmanda yalnız bırakmaz, takımıyla sevinir, takımıyla üzülür. Kötü giden bir hafta sonu oldu mu evde ailesi de hisseder hocamızın üzüntüsünü. Koyu bir Beşiktaşlıdır hocamız aynı zamanda ama onu en çok Milli Takımın başarısızlıkları, sonra Tuncaspor’un yenilgileri üzer. Saraçhane, Şükrü Paşa, 25 Kasım Stadı arasında geçer Gülistan hocamızın okuldan, ailesinden kalan zamanları. Her yere yetişir, sadece maçlara değil, antrenmanlarda bile bulunur Tuncaspor’un bütün branşlarında.


TAKIM İSTANBUL’A MAÇA
Bütün sporcularıyla ayrı ayrı ilgilenir Gülistan hoca. Onları teşvik etmek için özel yetenekleri vardır. Çok başarılı giden bir sezonda kulübün bütün branşlardaki oyuncuları ve yönetimiyle birlikte otobüsler dolusu İstanbul’a Beşiktaş’ın maçlarını izlemek için İnönü Stadı’na giderler. Günümüzde amatör takımların sporcularını antrenmanlara zorla götürdüğünü düşünürsek ne başarı diyebiliriz.
Sporun her branşında vardır Gülistan hocayla Tuncaspor. Futbol takımı onun döneminde antrenmanlara bile 40/50 futbolcuyla çıktığı olur. Futbolun yanında basketbol, voleybol, hentbol, güreş, boks branşları da açılmasını sağlar, bu branşlarda da Edirne şampiyonlukları gelir, Edirne amatör sporlarında altın yıllarını Tuncaspor’a yaşatır Gülistan Şenyurt.

AYDIN ŞENYURT BABASINI ANLATIYOR
“Babam sporu yaşayan bir insandı. Tuncaspor onun her şeyiydi. Tuncaspor’da uzun yıllar başkanlık, yöneticilik yaptı. Futbolu tutku derecesinde sevmesine karşın sporun diğer branşlarına da büyük ilgi duyar, Tuncaspor’da her branşın açılması için büyük emekler verdi. Görev yaptığı okulunda sporu seven, spora yakın, yetenekli olan yüzlerce öğrencisinin önünü açmış, onları spora kazandırmıştır. Gençlerle olmayı severdi, onları spora kazandırmak için çok emek verirdi. Kötü alışkanlıklardan uzak durmaları için uğraşır, kendisi de sigara içki asla içmezdi.

Lig Kulüpler Birliği Toplantısı yapıldı

3.Lig Kulüpler Birliği Derneği’nin Yönetim Kurulu Toplantısı, Riva’da düzenlenen 2024-2025 Sezonu TFF 2. Lig ve TFF 3. Lig Fikstür Çekimi’nin ardından TFF 3. Lig kulüp başkanları ve temsilcilerinin katılımıyla TFF Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yapıldı.
Yönetim Kurulu Toplantı Odası’nda gerçekleştirilen toplantıda TFF Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz, Genel Sekreter Abdullah Ayaz ve 3. Lig Başkan Danışmanı Mehmet Fatih Ceylan da yer aldı.
Üyeler tarafından icra kurulunun oluşturulduğu ve yeni sezona dair konuların değerlendirilerek fikir alışverişinde bulunulduğu toplantıda, kulüp başkanlarının talep ve önerileri de çözüm odaklı olarak ele alındı.