Deniz bitti kara göründü Edirnespor’da. Geçtiğimiz yıllarda BAL’da ve 3.Lig’de Edirne Belediyesi’nin sınırsız desteği bu yıl gelmeyince yenilenen yönetim kurulundan yıllar önce gelmesi gereken beklenen açıklama geldi; “Gerekirse U 19 takımı ile çıkarız.” Edirnespor 19 futbol takımını oluşturan Edirneli genç çocuklar geçen yıl yoğun bir tempo ile çalışarak katıldığı Bölgesel Gelişim Ligi’nde oynadığı maçlar sonunda ikinci yarının lideriydiler. İyi çalışmış, sürekli ve düzenli antrenmanlarla İstanbul takımlarına adeta kök söktürmüşlerdi. Bu yıl Edirnespor’un üzerinde mali anlamda kara bulutlar dolaşıyor. Lig başlamadan teknik kadrodan ve profesyonel futbolculardan bırakıp gidenler oldu. Edirnespor antrenmanlarına katılan oyuncuları gözlemlediğimizde çoğunluğunun gençlerden kurulu olduğunu görüyoruz.
Bunlardan sadece 4’ü Edirnespor U 19 takımından gelme. Edirnespor U 19 takımının diğer başarılı oyuncuları kendilerine sıra gelmesini bekliyorlar. Öyle yüz binler, milyonlar lira peşinde olmayan, forma aşkına oynayacak, paradan önce Edirnespor’un sarı kırmızı formasıyla mücadele etmekten mutlu olacak çocuklar bunlar. Edirnespor hocası Kadir Kar ile antrenman esnasında yaptığım görüşmede Edirne U 19’dan daha fazla yararlanmak ister misiniz Hocam sorusuna; “Alt yapı hocaları bana kimi gönderirse onu değerlendirebilirim” yanıtı vermişti. Hocamız haklı, alt yapıdan gönderilmeyen, önerilmeyen, görmediği, bilmediği, tanımadığı oyuncuyla ne yapabilir. Edirnespor alt yapı hocalarının geçen yıl U 19 takımına verdiği katkıyı takdir etmekle birlikte Edirnespor A takımına neden daha fazla oyuncuyu taşımak gibi bir sorumluluğu almadıklarını merak ediyoruz. Edirne’de futbola gönül vermiş Edirnespor taraftarları da bunu merak ediyor eminim. Edirnespor’u 2000/2001 sezonun başında kısa bir sürede çalıştıran ama gençlerde oluşturduğu kadro ile efsaneleşen Yüksel Çelik hocamızla bu yazıdan önce görüşme yaptım. Edirnespor’u yakından takip ettiğini söyleyerek düşüncelerini şöyle paylaştı; “Ben her zaman bölgemizin, ilimizin genç çocuklarına inandım. Edirnespor’un başına geldiğimde takıma 8 tane Trakya’dan çok genç oyuncu taşıdım, onlarla yola çıktım. Onlar hem sorunsuz, hem gönüllü, hem vefakar, hem çalışkan olurlar. Başarı sonradan zaten gelecektir. Önce gençlere inanmak, onlarla çalışmak gerekir” Yine Edirnespor’da başarılı bir futbolculuk döneminden sonra üst liglerde de oynamış bir ağabeyimizle yaptığım görüşmede düşüncelerini şöyle paylaştı; “Edirnespor’un U 19 takımında çok yetenekli çocuklar var. Onların çoğu Edirnespor A takımına taşınabilir ve gelecek dönemlerde Edirnespor’un kurtuluşu geleceği bu çocuklar sayesinde olacaktır.” 18 yaşında Real Madrid formasını giyen futbolcu var bu dünyada. Alt yapı hocaları; Güvenin bu alt yapınızın çocuklarına, katın onları Edirnespor ailesine. Taşıma suyla dönmez artık Edirnespor. Bu çocuklarla ilk adımı atar, alt yapıya gereken önemi verirseniz hem Edirne futboluna hizmet etmiş olur, hem de mesleğinizin gereklerini yerine getirmiş olursunuz.
İsmail DEMİRAY Edirne amatör liginin köklü kulüplerinden Karaağaç Ardaspor’da gerçekleştirilen olağan genel kurulda, görevi bırakan mevcut başkan Birol Salçın’ın yerine, Aytaç Feda başkanlığa seçildi. Geçtiğimiz yıl erkeklerde Süper Amatör Lig’den 1. Amatör Lig’e, kadınlardaysa iki yıldır 3’üncü Lig’de mücadele eden Karağaç Ardaspor, geçtiğimiz günlerde olağan genel kurulunu gerçekleştirdi. Genel kurulda, görevi bırakan Birol Salçın’ın yerine, kulübün başkanlığına Aytaç Feda seçildi. Feda, yeni sezonda kadınlar ve erkeklerde öncelikle gençlere önem vereceklerini belirtti. ‘EN ÖNEM VERDİĞİMİZ KONU ALTYAPI VE FUTBOL OKULU’ Edirnespor’un altyapısında yıllarca çalışan deneyimli teknik adam Yalçın Günal ile yeni sezon altyapı planlaması üzerine anlaştıklarını belirten Feda, “Yeni sezonda kadınlarda ve erkeklerde öncelikle gençlere önem vermek istiyoruz. İlk hedefimiz hem ka-dınlarda hem erkeklerde takımları-mızın alt yapısını oluşturmak. Alt yapı olmadan sürdürülebilirlik zor artık amatörde de profesyonel liglerde de. İlk iş olarak Edirne-spor’un alt yapısında yıllarca çalış-mış deneyimli hocamız Yalçın Günal ile yeni sezon için alt yapı planlaması üzerinde anlaştık. Onunla hedeflerimize ulaşacağı-mıza inanıyoruz. Alt yapı çalışma-larında önceliğimiz kadınlarda ve erkeklerde futbol okulu üzerinden hedeflerimize ulaşmaya çalışmak. Edirne’de kadınlarda futbol bran-şında büyük bir eksiklik vardı, onu biz Kadın Futbol Takımı kurarak ve 3. Lige katılarak giderdik. Bundan sonra Edirne’de genç kızlarımız için bir umut olmaya devam etmek istiyoruz. Futbol okulumuz saye-sinde ihtiyacımız olan alt yapıyı sağ-lamlaştırarak gelecek yıllar için da-ha güçlü ve emin adımlarla yoluna devam eden bir kulüp olacağımıza inanıyoruz. Yeni yönetim kurulu olarak en fazla önem verdiğimiz konu alt yapı ve futbol okulu. Bu yüzden futbol okulunu bunun devamı için şart görüyoruz” dedi.
Edirne amatör liginin köklü kulüplerinden Karaağaç Ardaspor’da gerçekleştirilen olağan genel kurulda, görevi bırakan mevcut başkan Birol Salçın’ın yerine, Aytaç Feda başkanlığa seçildi… Karaağaç Arda Spor Futbol Sahası ve tesislerinin ihalesinin de yapıldığını anlatan Feda, “Hedeflerimiz yolunda en büyük ihtiyacımız olan Karaağaç Ardaspor Futbol Sahası ve tesislerinin ihalesi yapıldı. Çalışmalar önümüzdeki günlerde başlayacak. Firma zamanında işini yaparsa önümüzdeki sezonun ikinci yarısının maçlarını kendi sahamızda oynama şansına sahip olabileceğiz. Önümüzdeki sezonda erkek futbol takımı olarak gençlere ağırlık vererek oluşturacağımız kadroyla geldiğimiz yer olan Süper Amatör Ligine dönmek, kadınlarda da yine finallere giden başarılı gençlerden oluşan bir takım olarak yolumuza devam edeceğiz. Edirne’de futbola gönül vermiş başta Karaağaç ve Edirneli sporseverleri takımımızın maçlarında yanımızda görmek istiyoruz” diye konuştu. Karaağaç Ardaspor’un Yönetim Kurulu şu şekilde oluştu; Yönetim Kurulu: Aytaç Feda, Zati Çerkez, Tamer Karadağ, Emre Tokluoğlu, Ezgi Yavuz Aslan, Figen Feda, Olcay Şentürk, Emre Promet, Caner Tuna, Ahmet Bulut, Doğukan Yılmaz, Murat Seven, Samet Köker, Mustafa Kutlu, Cesur Pakarda, Hüryan Hatikler, İsmail Bilgi, Hakan İnci, Murat BUlut, Abdullah Dönmez, Tunahan Ule, Yalçın Günal, Ertuğrul Tanrıkulu, Fevzi Pekcanlı, Ethem Midilli
Mustafa Karapınar’la iki yıl önce Edirnespor’la ilgili yaptığımız röportajda Edirnespor’lu Mustafa olarak görüşmüştük. Bu görüşmemizde ağırlık Tuncaspor ve o yılların Kıyık semti olmasına karşın söz döndü dolaştı yine Edirnespor’a geldi.
Formasını giydiği Tuncaspor’da hep güzel anılar biriktirmiş Mustafa Karapınar, namıyla “Demirhanlı’lı Mustafa”. Üç yıl boyunca Kıyık halkının da sevdiği oyunculardan birisi olmuştu. Haftada iki antrenmanın yanında cumartesi Genç, Pazar günleri de A takımla yaptığı maçların faydasını görecek ve yolu kentinin takımıyla kesişecektir. Mustafa’nın Edirnespor’a transferi gururu olur Tuncaspor’un.
ÖNCE TUNCA SONRA EDİRNESPOR
Futbolculuk yıllarında başarılı Edirnespor formasını giydiği dönemlerde Edirne’li futbol severler de çok sevmişti Mustafa’yı efendi, sakin kişiliğinin yanında istikrarlı futbol adamlığı nedeniyle de. Edirnespor maçlarına Kıyık’tan, Süloğlu bölgesi ve köylerinden binlerce insan sel gibi inerlerdi 25 Kasım’a doğru Mustafa’lı Edirnespor’u seyretmek için. Kimlere karşı forma giymemişti ki Mustafa sağ açık oynadığı sarı kırmızılı formasıyla. Fenerbahçe’de sonradan başarıyla forma giyecek olan Aykut Kocaman, Kaptan Oğuz, Saffet Sancaklı, Kaleci Engin.
25 yaşında çok erken yaşta futbola küstüren de yine Edirnespor oldu Mustafa’yı. Edirnespor yönetiminin dışarıdan gelen oyunculara cömert, Edirne’lilere “sen bizim evladımızsın, oynarsın, ama paramız yok” yaklaşımları futboldan soğuttu Mustafa’yı da daha önce birçok Edirne’li futbolcuda olduğu gibi.
2000’lere kadar bu düşünceyle giden Edirnespor ondan sonra tam 20 yıl boyunca futbol sessizliğine bürünmekten kurtulamadı ve şu anda da milyonlarca lira harcamasına karşın kendi evlatlarından uzak kalan bir Edirnespor’un durumu da ortada.
Sözü Demirhanlı’lı Mustafa’ya bırakıyoruz.
FUTBOLA DEMİRHANLI’DA BAŞLADIM
“1966 yılı Demirhanlı köyünde doğmuşum. İlk okulu köyümde ortaokulu Mimar Sinan’da okuduktan sonra futbola ilgim başladı. Babam ve annem çiftçi.
Futbola 15 yaşımda köyde başladım. Köy turnuvalarında severek köyümün formasını giyiyordum. O dönemde de köyler arasında turnuvalar büyük çekişmelere sahne oluyordu. Turnuvalara ciddi olarak hazırlanan, kaynak ayıran köyler nedeniyle üst derecede rekabet ve çekişme oluyordu. Dışarıdan getirilen oyuncular turnuvaların kalitesini yükseltiyordu. Günümüzle karşılaştırırsak köy turnuvaları şu andaki Süper Amatör kalitesinde maçlarla oynanıyordu. Anımsıyorum o yıllarda Hacıumur köyü takımın başına Rıdvan Kösemihal’i getirmişti, turnuvada başarılı olması için.
TUNCA’YA FERHAT HOCA ALDI BENİ
Köy turnuvasında Demirhanlı’da köyümün takımında genelde sağ açık oynuyordum. Beni görüp izleyen, beğenen ve Tuncaspor’a gelmemi sağlayan Ferhat hoca olmuştur. Ferhat hocanın özelliği mayasında futbol olan gençleri görünce bir şekilde ikna eder, futbola kazandırırdı.
Teklif gelince severek düşünmeden kabul ettim Tuncaspor’un önerisini. Köyümden minibüs ile gidip gelecektim, yol paramı da sürekli ödedi kulüp sarı yeşilli formayı giydiğim dönemlerde. Bir şartım vardı yalnızca yazları da köyümün takımında turnuvalarda köyümün formasını giyecektim. Ferhat hoca yazları da idmansız kalmazsın oyna tabiî ki diye izin vermişti.
Önce Tuncaspor Genç takımda başladım. Yaşım daha 15 ama çok heyecanlı ve mutluyum. Ağbi kardeşlik te. Ben her zaman büyüklerimden büyük destek ve sevgi gördüm. Bizleri geleceğin yıldızları muamelesi gösterdi hocalarımız ve ağbilerimiz sürekli olarak.
CUMARTESİ GENÇ, PAZAR A TAKIMDA OYNADIM
Antrenmanlarımızı Genç ve A takım olarak birlikte yapıyoruz. O zaman da antrenman sahamız olmadığı için yer bulabilirsek Saraçhane, yoksa Kıyık’ta benzinliğin arkasında çamur, toz toprak içinde. Antrenmanlara sadece gündüzleri çalışabiliyoruz, ışıklandırma yok, o yüzden köye gidip gelmem sorun olmuyordu. Antrenmanlardan sonra doğru kulüp binasına orada duşumuzu alıp dağılıyorduk. Formalarımızı, eşformanlarımızı kendimiz yıkıyor, yanımızda getiriyorduk antrenmanlara ve maçlara.
KIYIK HALKI TUNCASPOR’UNA SAHİP ÇIKIYORDU
O yıllarda Gülistan Şenyurt hocamızda takımın her şeyiydi. Antrenmanlara bile gelir, bizlerle ilgilenir, güler yüzlü, tatlı dilli bir ağbimizdi. Bu gün elimizde bu fotoğraflar varsa onu tamamen Gülistan hocamıza borçluyuz.
Kıyık çok farklı bir yerdi o yıllarda. Kıyık halkı futbolu seviyor ve Tuncaspor’a sahip çıkıyordu. Değerli olduğumuzu hissettiriyordu bizlere Kıyık halkı her yerde. Maçlarda en büyük taraftar desteğini her zaman Kıyık halkı vermiştir. Deplasmanlara bile Kıyık minibüsleriyle gidiyorduk, yemeklerimizi de Kıyık’ta yiyorduk, Tuncaspor Kıyık semtinin takımıydı ve Kıyık halkı, esnafı, fabrika çalışanları sahip çıkıyordu takımlarına.
Hafta içi antrenmanlarından sonra cumartesi günleri Genç takımla maçlara çıkıyordum. Bir gün sonra da genelde kadroda oluyor ve heyecanla bekliyordum maç kadrosunun açıklanmasına. İlerleyen haftalarda A takımda da forma giymeye başladım.
TUNCASPOR’UN KIYIK’TA YEMEKLERİ EFSANEYDİ
Maçlardan önce genelde kahvaltı verirdi Tuncaspor yönetimi oyuncularına. Önemli maçlardan sonra da Kıyık’ta yerdik yemeklerimizi. Yöneticilerden tamamı katılırdı bu yemeklere. Bütün yönetim, oyuncular birlikte olurdu bu yemekli eğlencelerde.
Tuncaspor’lu yıllarımda her yıl iddialı olmuştuk Edirne Amatör Liginde, hep yukarılara oynamıştık. Özellikle Genç takım olarak Edirne’de hep en başarılı biz olduğumuz gibi grup maçlarına da Tuncaspor Genç Takımı olarak gidiyorduk. A takım seviyesinde ise o yıllarda Edirne DSİ kulübü olanak ve imkanlar nezdinde bizlerden çok daha iyi durumdaydı ve kendi çim sahalarında antrenman yapıyorlardı. İş imkanlarıyla Trakya’nın her yerinden kalbur üstü tecrübeli futbolcuları kadrolarına katabiliyorlardı. Tuncaspor olarak yine de onlara her yıl şampiyonluk mücadelesinde rakip olabiliyorduk amatör ruhumuzla. Anımızda var bir DSİ maçıyla ilgili olarak.
EN BÜYÜK RAKİBİMİZ DSİ’YDİ
Edirne 25 Kasım stadındayız, soğuk ve yağışlı bir hava hakim. Yenen şampiyon olacak. Maç başladı, ayaklarımız gömülüyor çamurun içine, değil koşmak, yürümek bile zor o sahada. Maç başladığında genç ve hızlı takımımız öne geçmesine karşın maçın ikinci yarısıyla bizde yorgunluk elametleri, DSİ’de de tecrübe karşı karşıya gelince yenildik ve şampiyonluktan olduk, çok üzülmüştük.
Tuncaspor’dan sonra 1986 yılında Edirnespor’a transfer oldum. Çok heyecanlı ve mutluydum. 1991 yılına kadar sarı kırmızılı formayı giydim. Önce Genç takımda başladık. İlerleyen dönemlerde takıma sağ bek olarak girmeye başladım.
Edirnespor bizlere, kendi evlatlarına sahip çıkmadı. Yabancılara, dışarıdan gelenlere verdiği değerin yarısı bile bizlere çok gördüler. Edirnespor bugün bile o dönemdeki hatalı düşüncelerin sonuçlarını yaşamakta. Ben 25 yaşımda futbolu bıraktım bu ilgisizlik ve değer bilinmezlikler yüzünden. Yoksa daha 10 yıl doğduğum kentin takımının formasını giyer, genç yaşımda edindiğim tecrübelerle her yıl en azından bir iki genç takım oyuncusunu takıma katılmasını sağlar Edirnespor’u değerinin olması gereken yerlerde tutmaya çalışır, bugünlerin haline düşmesini engellerdik.
TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNMEZ
Amatör oynadığımız yıllarda bizden önce oynayan Edirne’li ağbilerimiz görür umutlanırdık. Bizler de bir gün Edirnespor formasını giyebiliriz diyerek. O yüzden ciddi hazırlanıyor, hedefimiz olan Edirnespor forması için çok çalışıyorduk. Bugün alttan gelen amatör futbolculardan hangisinin öyle bir umudu var Edirne’de. Yetenekli ve çok çalışkan olması yeterli mi? Hayır değil.
Sürekli dışarıdan gelenlerle yürümez Edirnespor. Eğer Edirnespor kadrosunun yarısından çoğu Edirne’li futbolculardan oluşmuyorsa yürümez, yürümedi, yürümüyor da zaten. Edirnespor’u ancak Edirne’li işi bilen yöneticiler, teknik adamlar idare ederse Edirnespor ayağa kalkar.
Futbolu halen seviyor, izliyorum. Bir daha dünyaya gelirsem yine futbolcu olmak isterdim. Ama Edirnespor’dan başka bir takımda mutlaka oynamak isterdim. Dönemin Edirnespor’lu yöneticileri beni futboldan soğuttular, küstürdüler ve çok genç yaşta Edirnespor yüzünden futbolu bıraktım.”
İsmail DEMİRAY Edirne’de, geçtiğimiz sezon Bölgesel Amatör Lig’e (BAL) yükselme başarısı gösteren Genç Aslanlar Futbol Kulübü yönetimi, aradığı desteği bulamayınca, lige katılmama kararı aldı. Geçtiğimiz sezon Süper Amatör liginde grubunda şampiyon olduktan sonra oynadığı final maçları sonunda Bölgesel Amatör Ligi’ne katılma hakkına kavuşan Genç Aslanlar Futbol Kulübü yönetimi ekonomik nedenler yüzünden BAL’a katılmayarak Edirne’de futbol branşında Süper Amatör Lig’le yoluna devam edeceğini açıkladı. BAL’ın ağır ekonomik yükünü kaldırabilecek bütçe çalışması için Edirne Valiliği ve Edirne Belediyesi’ne yaptıkları randevu isteklerine cevap alamayan Genç Aslanlar bu yıl da Edirne Süper Amatör Liginde ve alt yapılarında mücadelesine devam edecek.
OLUMSUZ EKONOMİK ŞARTLAR NEDEN GÖSTERİLDİ Genç Aslanlar Başkanı Serkan Aydınlık, BAL için kaynak arayışlarının yanıt bulamadıklarını belirterek, “BAL’ın yıllık bizim hesaplarımıza göre 4/5 milyon tutacak maddi yükünü kaldırabilmemiz için kaynak arayışlarına girdik. Başta Edirne Valiliği ve Edirne Belediye Başkanlığı’na yaptığımız randevu isteklerimize yanıt bile alamadık. Bu olumsuz ekonomik şartlar içinde yönetim kurulu olarak BAL’a katılmama kararımızın futbol kamuoyu tarafından anlayışla ve saygıyla karşılanacağını düşünüyoruz” diye konuştu.
‘EDİRNE’Lİ GENÇ YETENEKLERLE YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ’ BAL’a katılmamalarının Edirne futbolu için bir kayıp olduğunu anlatan Aydınlık, “Eğer yeterli kaynaklara ulaşabilseydik gideceğimiz Bölgesel Lig’de başta kendi takımımızın ağırlığında bir kadro ile maçlara çıkacak ve Edirnespor için de gelecekte yeni oyuncuların gelişmesine katkıda bulunabilecektik. Bu şartlar altında lige katılamıyor olmamız aslında Edirne futbolu için bir kayıptır. Bu sezonda yine başta alt yapılarımıza önem vererek kendi genç oyuncularımızla iddialı olmayan ama geleceği olan yetenekli gençlerimizi Edirne futboluna kazandırmaya devam edeceğiz” dedi.
İsmail DEMİRAY Kadınlar Bölgesel Amatör Ligi’nde mücadele eden Edirne DSİ Kadın Basketbol Takımı, bazı takımların ligden çekilmesi nedeniyle, doğrudan Kadınlar Basketbol Ligi’ne katılma şansı yakaladı. Kadınlar Basketbol Basketbol Amatör Liginde 5.yılına şampiyonluk parolası ile güçlü transferlerle girerek iddialı bir takım oluşturan DSİ Kadın Basketbol Takımı bu sezon BAL’da oynamadan direk olarak Kadınlar Basketbol Ligine katılma şansı doğdu. Kadınlar Basketbol Süper Ligi ve Kadınlar Basketbol Ligi’nden çekilen takımlar olması nedeniyle federasyon tarafından iddialı olarak hazırlanan takımlara çağrı gelmesi bekleniyor. Çağrı bekleyen takımlardan birisi de Kadınlar Bölgesel Amatör Ligi’nde mücadele eden Edirne DSİ Kadın Basketbol Takımı. Çağrı gelmesi halinde Edirneli kulübün bütçe, yerli oyuncu ve yabancı oyuncu konusunda nasıl bir çalışma yapacağı şimdiden merak ediliyor.
TULMAÇ; ÇAĞRI GELDİĞİ ANDA LİGE KATILIYORUZ Yeni sezon için ciddi bir kadro yapılanmasına giren ve güçlü transferle lige hazırlık çalışmaları yapan Edirne DSİ Kulübü Başkanı Fırat Tulmaç, “4 yıldır katıldığımız Kadınlar Bölgesel Amatör Ligi’nde geçtiğimiz sezon finallere kadar yükselmemize karşın Türkiye Kadınlar Basketbol Ligine katılmayı başaramamıştık. Bu yıl iddialı yeni transferle yeni bir kadro oluştururken kendi alt yapımızdan gençlerimize de takım içinde yer vererek sezona kesin şampiyonluk parolası ile başlama kararı aldık. Sezon öncesinde Türkiye Kadınlar Basketbol Süper Liginden ve Kadınlar Basketbol Liginden bazı takımların çekilmesi nedeniyle federasyonca alt liglerde oynayan takımlara liglere direk olarak katılma çağrısı gündeme geldi. Biz Edirne DSİ Kadın Basketbol Takımı olarak Kadınlar Basketbol Ligi’ne katılmak istiyoruz. Henüz resmi olarak çağrı almadık ama bu çağrıyı bekliyoruz ve bu çağrı gelirse direk olarak Kadınlar Basketbol Ligine katılacağız. Biz hedefi olan bir takımız. Eğer beklediğimiz desteği görebilirsek 2/3 yıl içinde Edirne’yi Kadınlar Basketbol Süper Ligi’ne taşıyabilir, Edirne’de Avrupa Kupası maçları izleyebiliriz. Edirne Basketbol şehri ve Edirne’de bunu görebilen kurumlar olduğu, bizlere destek sundukları anda Edirne Basketbolunda marka olma yolunda ilerleyeceğimizi söyleyebiliriz” dedi.
“RESMİ OLMAMAKLA BİRLİKTE BİR TEKLİF ALDIK” DSİ Kadın Basketbol Koçu Alptuğ Aktaş da, “Resmi olmamakla birlikte aldığımız bir teklif var Kadınlar Basketbol Ligi’ne katılım konusunda. Bu hafta içinde resmi teklifin gelmesini bekliyoruz. Biz Kadın basketbolunda yola çıkarken kendimize Bölgesel Ligde 5 yıllık bir hedef koymuştuk. Geçen yıl bunu tamamladık, kendi evimizde bu süreçte sadece iki yenilgiyle bu sürece tamamlarken bu süreçte istediğimizi aldığımızı düşünüyorum. Mimar Sinan’da Edirne’de salonun dolmasına Edirne’li basketbol severlerin salona gelmesini sağladı. Bu davet bizim için hak edilmiş bir davet olacak gelirse. Oyuncu odaklı olduğumuz ve hiçbir oyuncumuzu mağdur etmediğimiz için hak edilmiş bir davet olduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz yıllar içinde başkanımız Fırat Tulmaç’ın burada çok büyük katkıları olmuştur. Buraya kadar pek fazla bir destek alamasak ta bundan sonra ligde vereceğimiz mücadelede Edirne’nin önde gelen kurumlarından destek bekliyoruz. Bu takıma sahip çıkılırsa yolumuza devam edeceğiz ve kalıcı olmaya çalışacağız. Yıllar önce bir hayal kurduk, çok çalıştık, Edirne’li kızlarımızla mücadele ettik. Bunlar artık gerçek olma yolunda. Edirne’li basketbol severleri maçlarımızda dolu salonda yanımızda görmek istiyoruz” Ligin başlamasına çok az bir süre kaldı. Elimizdeki kadroya birkaç ilave ve yabancı oyuncu katarak ligde önce var olma, sonraki yıllarda Süper Lig için mücadele edecek bir yapılanma içinde olmak istiyoruz” diye konuştu.
İsmail DEMİRAY Karaağaç Arda Spor Kulübü Başkanlığını 2 yıldır sürdüren Birol Salçın, önümüzdeki dönemde görev üstlenmeyeceğini açıkladı.
Edirne futboluna Kadın Futbol Takımı ile renk katan Karaağaç Arda Spor Kulübü Başkanı Birol Salçın, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:
“İki yıldır sürdürmüş olduğum Karaağaç Arda Spor Kulübü Başkanlığını önümüzdeki dönemde yapmama kararı aldım. Canı gönülden severek, isteyerek üstlendiğim bu görev sürecinde kulübüme, semtime, şehrime ve sporcularıma tüm camiamıza bir katkı sağlayıp gönülleri kazanabildiysem ne mutlu. Öncelikle bu süreçte her daim yanımda olan aileme, sonrasında yönetimde birlikte çalıştığım yol arkadaşlarıma, teknik kadroda görev alan hocalarıma, kulübümüzün formasını terleten sporcularıma ve her daim yanımızda olan bürokratlarımıza, sponsorlarımıza, çok değerli mahalle halkımıza tüm spor camiasına sonsuz teşekkürler eder, Karaağaç Arda Spor Kulübümüzün yeni yönetim kuruluna ve camiamıza başarılar dilerim.”
Tuncaspor’da kesintisiz 10 yıl boyunca futbol oynar Raif Sarısakal.
1963 yılında Kıyık’ta doğar, Kıyık’ta yaşar, hiç ayrılmaz doğduğu semtten, halen Kıyık’ta babadan kalma evinde oturmakta, baba mesleği olan berberliği yine babadan kalma Alipaşa’daki dükkanında sürdürmektedir.
İlkokulu Fevzi Paşa’da, ortaokulu Mimar Sinan’dan sonra Edirne Ticaret Lisesi’nde sürdürür öğrenimini.
1980 yılında 17 yaşındayken yolu Edirnespor’un genç takımıyla yolu kesişir. İki yıl sarı kırmızı formayı giydikten sonra semtinin takımı olan Tuncaspor’a döner. Bundan sonra 10 yıl boyunca futbolu bıraktığı 1992 yılına kadar (askerlik dönemi hariç) Tuncaspor için mücadele edecektir. Raif Sarısakal’ı dinliyoruz:
“Çocukluğum, gençliğim kısaca bütün hayatım doğduğum yer olan Kıyık’ta geçti. Baba mesleği olan berberliği devam ettiriyorum. Babam da çocukluğundan beri bu dükkanda berberlik mesleğini sürdürmüş. Ben daha 6 yaşımdayken bu dükkana babama yardım etmeye, çırak olarak başladım. 1969 yılından bu yana 53 yıldır bu dükkanda çalışıyorum. İşimi de severek yapıyorum, yıllardır genelde devamlı müşterilerim var, gelip geçen yabancılar da uğruyorlar dükkanıma.
TUNCASPOR’U HEP SEVDİM
Gençlik yıllarımın en güzel zamanları Tuncaspor formasıyla geçti. Hem babamın berber dükkanında çalışıyorum, hem de fırsat buldukça antrenmanlara gitmeye çalışıyordum. Müşteri varken kesinlikle antrenmana gidemezdim, babam müsaade etmezdi. Ama en ufak bir boşluk buldum mu doğru antrenmanlara kaçardım.
Ferhat hocamız disiplinli bir insandı, iyi hocaydı, antrenmanlara düzenli gelenlere verirdi formayı genelde. Tuttuğu, güvendiği oyuncusuna da sonuna kadar sahip çıkardı. Gündüzleri antrenmanlara gidemediğim, benim gibi çalıştığı için gelemeyen arkadaşlarımıza ayrı olarak gece antrenmanları yaptırıyordu Ferhat hocam. Bu disiplinli çalışmalarımız meyvelerini de veriyordu. Demirhanlı’dan Mustafa arkadaşımızı Edirnespor’a göndermiştik o zaman.
Futbolun en dibi olan küme düşmeyi de, zirvesi olan şampiyonluğu da yaşadım Tuncaspor formasıyla. Büyük üzüntüler, büyük sevinçler, coşkular yaşadım, yaşadık bizler o formayla.
1980 yılında Edirnespor genç takımında iki yıl forma giydikten sonra 1982 yılında 19 yaşımdayken Tuncaspor’a geldim. Eski Kıyık ortamı farklıydı tabiî ki. Edirnespor’dan Tuncaspor’a gelmiştim. Küçük bir semt ve herkes bir birini tanıyor. Takımda oynayanların hocasından futbolcusuna kadar büyük birçoğu Kıyık’lı.
FERHAT HOCAMIZ BİR EFSANEYDİ
Ferhat hocam beni ilk önce genç takımda oynattı, sonradan A takımına aldı. Takıma geldiğim zaman kalede rahmetli İsmail Topçu, Cevdet ağbimiz vardı. Mehmet Örgün, Feridun ağbi, Kaptan Hasan, Tüysüz Hasan, Pazarcı Hasan, Şeytan Mehmet, Tunay, Tekin vardı. Daha sonra Gazanfer, Roma Metin, Yavuz rahmetli oldu, Kirişhane’den Süleyman geldi. Bütün bu arkadaşlarımızla güzel anılarımız oldu, arkadaşlığımız çoğuyla halen devam ediyor.
Antrenmanlara 30/40 kişi çıkıyoruz A takımı olarak. Kıyasıya bir rekabet, rekabetin getirmiş olduğu hırs ve kalite sonunda takıma yansıyordu. Bir de her maçta yanımızda olan, takıma büyük destek veren Tuncaspor’un efsane taraftarlarının da desteği ile her maçımız iddialı, çekişmeli geçiyordu.
Maçlardan önce mutlaka kahvaltı verilirdi, geleneksel hale gelmişti. Deplasman maçları dönüşünde yine yemeğimizi kulüp verirdi. Bir de önemli maçlardan sonra galip gelmişsek kutlama olurdu Kıyık’ta. O dönemde Edirne DSİ kurumsal olarak güçlü ve imkanları çok olan bir takımdı. Kirişhane ile olan maçlarımız çok çekişmeli ve kıran kırana olurdu. Edirne Amatör Futbol Takımı da her zaman imkanları ve kadro zenginliği ile her zaman iddialı bir takımdı. Biz Tuncaspor olarak bir mahalle takımı havasında olmamıza karşın köklü bir geleneğimiz ve ateşli taraftarlarımızla oynadığımız her yıl Edirne amatör futboluna damga vurmayı başarıyorduk.
DÜŞMEMİZ DE ÇIKMAMIZ DA OLAY OLDU
Ligden düşmemiz çok hazin olmuştu. Fena futbol oynamamamıza karşın hiç ummadığımız maçlarda puanlar verdik. İnişli çıkışlı geçen sezon sonuna geldiğimizde son maçta alacağımız bir galibiyet bizi ligde tutmaya yetecekken yanlış anımsamıyorsam 18 Kasım takımıyla yaptığımız maçın sonu çok hazin bitmişti. Maçın başlamasıyla birlikte galibiyet için, ligde kalmak için varımızı yoğumuzu ortaya koyduğumuz maçta bir anda 2-0 öne geçince kurtulduk diye sevinmeye başladığımız anlarda yediğimiz iki golle maç 2-2 bitmiş, ligden düşen biz olmuştuk. Büyük üzüntü yaşadık, takım ve camia olarak o sezon sonunda. Sezon sonunda bütün Kıyık futbolseverleri, Tuncaspor olarak şapkayı önümüze koyup düşünme, eleştiri zamanı gelmişti. Yine Kıyık’lıların ağırlıklı olduğu bir kadro oluşturarak sezona çok önceden hazırlanmaya başladık ve bir sonraki yıl şampiyon olarak düştüğümüz lige geri dönmeyi başardık.
Şampiyon olduğumuz yıl Demirhanlı’ya 2-1 yenilmiş, Köy Hizmetleri sonrasında Demirhanlı’ya 5-0 yenince bizi de keklik gibi görmüştüler ama ilk maçımızda Köy Hizmetleri’ni 3-1 yendik, sonraki haftalarda iki takım da firesiz olarak ligin sonunda ikinci maçta karşılaştık.
TOPU GÖRDÜM MÜ HEYECANLANIYORUM
Şükrü Paşa Stadı’nda mükemmel bir zeminde harika bir bahar günü oynadık final maçını. Kıyık adeta oraya akmıştı. Taraftarlarımız yeri göğü inletiyordu. Edirne’nin bütün futbol severleri oraya toplanmış gibiydi. Çok kalabalık bir seyirci vardı. O mükemmel atmosfer içinde oynadık final maçını ve Köy Hizmetleri’ni bir daha 2-1’lik sonuçla yenerek şampiyon olmayı başardık. O maçta ilk golü Gazanfer, ikinci golü de ben penaltıdan atmıştım.
Kıyık’ta yer yerinden oynadı. Şampiyonluk kutlamaları bütün gece sürdü. Kulüp bize şampiyonluk yemeği olarak Fahrettin Usta’da kutlama yemeği vermişti, bütün takım gece boyunca yedik, içtik, eğlendik.
Hayatımın en güzel yılları Tuncaspor’da futbol oynadığım dönemde geçti diyebilirim. O heyecanı, tutkuyu iyi ki yaşamışım. En güzel dostlukları, en güzel heyecanları o dönemde yaşadım. Futbol topunu görünce yine heyecanlanıyorum. Beynim zorluyor ama ayaklarım bana itaat etmiyor artık.”
Karaağaç Arda Spor’un 2023-2024 sezonunda Kadınlar 3. Ligi 16. Grup’ta birlikte yer alan ve Play-Off Çeyrek ile Yarı Finalleri’nde mücadele eden Bağcılar Spor Kulübü ve Teki rdağ Gençlik Hizmetleri ve Spor 2. Lige yükseldi. 5 TAKIM 2. LİG’E Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, 7 Ağustos 2024 tarihinde yapmış olduğu toplantıda Kadınlar 2. Ligi’nde 31 olan takım sayısının 36’ya yükseltilmesine karar verdi. Buna göre geçen sezon Play-Off Çeyrek ve Yarı Finalleri’nde mücadele eden 5 takım;
Aile Sosyal Politikalar Gençlik Spor (Ağrı)
Bağcılar Spor (İstanbul)
Bursa Soğanlı Spor (Bursa)
Haymana Belediye Spor (Ankara)
Tekirdağ Gençlik Hizmetleri Spor (Tekirdağ) 2024-2025 sezonunda Kadınlar 2. Ligi’nde mücadele edecek. K.ARDA SPOR 4’ÜNCÜ SIRADA TAMAMLAMIŞTI TFF Kadınlar 3. Ligi 16. Grup’ta Karaağaç Arda Spor 2023-20245 sezonu 18 puanla 4, Bağcılar Spor 36 puanla 1 ve Tekirdağ Gençlik Hizmetleri Spor da 24 puanla 2’nci sırada tamamlamıştı.
1971 yılında 5.yedek olarak çıktığı ilk antrenmandan sonra tam 23 yıl boyunca Tuncaspor kaleci sorunu yaşamayacaktır
İsmail DEMİRAY yazdı…
Tuncaspor tarihinde onun kadar yedek kaldığı halde inat edip sıranın kendisine gelmesini beklemiş ama kaleye geçtikten sonra da yedekli, yedeksiz çok uzun yıllar hem kaleci, hem kaleci antrenörü olarak görev yapmış başka bir oyuncu yoktur. Dile kolay 1971 yılında 5.yedek olarak çıktığı ilk antrenmandan sonra tam 23 yıl boyunca Tuncaspor kaleci sorunu yaşamayacaktır “Topuz İsmail” sayesinde. İsmail Topçu’yu dinliyoruz: “1955 yılı Edirne Kıyık semti doğumluyum. Fevzipaşa’da bitirdim ilkokulu, İmam Hatip üçüncü sınıfta bıraktım. Mahalle aralarında arkadaşlarımla başladım futbola. 1966 yılında İzmir’e gittim, 2 yıl İzmir’de kaldım. Varol ve milli takım eski kalecisi Ali, Altınordu kalecisi Mümin’in sürekli antrenmanlarını izledim, yaşım daha 11. İnanılmaz bir ilgim vardı kaleciliğe karşı. Boyum bir yetmiş. Biraz daha boyum olsaydı, farklı olabilirdi. İlk günden beri kaleciliği tercih ettim.
KIYIK, KAYNAYAN KAZAN 16 yaşımda da Tuncaspor’a geldim 5.kaleci olarak. O zaman Tuncaspor kalesinde Hüsnü Paşa, İsmail Köksoy, Kerim, Orhan var ve onlar duruma göre maçlara çıkıyorlar. Ben de o kadar meraklıyım ki 5.kaleci olarak takımın antrenmanlarından birini bile kaçırmamaya çalışıyorum. Askere gidene kadar hep böyle yedek kaleci olarak devam ettim. 1971 yılı Kıyık için için kaynayan bir kazan gibiydi. Köyden göçler hızla devam ediyor, açılan, açılmaya çalışan fabrikalar, Kıyık halkının futbola ve Tuncaspor’a karşı inanılmaz ilgisi. Kıyık’ta futbola ilgisi olan gençleri adeta itiyordu Tuncaspor’a doğru. Ben de bu hava içinde askere gidene kadar 4 yıl boyunca 4 kalecinin arkasında inatla yedek beklerken bir maça benden başka hiçbir kalecinin gelmemesini fırsata çevirdim. Kaleye geçtim bir daha bırakmadım eldivenleri, araya askerlik girdi. Askerde de devam ettim futbola. Bölükler arsında sürekli maçlara çıktık, antrenmansız kalmadım yani. ASKERDEN SONRA YEDEK KALINCA Askerden geldim ben yine yedek, bu sefer Mustafa Denktaş’ın. Baktım yedeklik yine devam edecek uzun yıllar, küstüm futbolu bıraktım. Haftasına Karaağaç Ardaspor’la maç var. Mustafa gelememiş, geldi yöneticiler zorla götürdüler beni maça. O gün iyi bir maç çıkardım, galip geldik ve o gün giydiğim eldivenleri bir daha hiç çıkarmadım. Ta ki yöneticiliğim başlayıp da kaleci yetiştirmek için gönüllü olarak yedeğe geçmeyi kabul ettiğim güne kadar. İşin ilginç tarafı da ben kaleye geçtikten sonra yedeğim çok uzun yıllar olmadı, zira oynama şansı yoktu. Sadece bir yıl yine anlaşamamıştık hocamla, ayrılmayı istedim, Karaağaç Ardaspor’da beni çok istiyordu. Gittim onlarla anlaştım ama Kıyık’ta kıyamet koptu. Kimse bana selam vermiyor, kahvelere sokmuyorlar, tehditlere varan davranışlar. Yönetim tekrar benimle görüştü, anlaşmışken gittim rica minnet geri aldık bonservisimizi, devam ettik Tuncaspor’a. Tuncaspor -/Keşanspor maçlarının tamamı olaylı bitmiştir dönemimde. Maçta rahmetli Kıl Atilla hakem. Maç başladı çok gergin bir hava var ortada. Atilla ağbimizin toleransı yok en ufak bir harekette kartı yapıştırıyor. Maçın ilerleyen dakikalarında sahanın ısınmasıyla kartlar başladı havada uçuşmaya. Arka arkaya 5 kırmızı, üçü bize, ikisi Keşan’a. Kenarda baktım Deli Namık’ı ısınmaya almış Ferhat hoca. Keşan frikik kullanacak, ben barajı oluşturmaya çalışıyorum Atilla ağbi yanıma sokuldu;
DELİ NAMIK SAHAYA GİREMEDİ -Bak Topuz, bugün 5 kişiyi attım, biraz sonra Namık girecek sahaya, daha girdiği gibi onu da atacağım, bugün delilerle uğraşamam, deyince hemen işaret ettim Ferhat hoca’ya ‘oturt onu’ diye. Maçı 1-0 almıştık o gün o şartlarda. İlerleyen yıllarda Keşan’la bu tatlı rekabetimiz hep devam etmiştir. Edirne birincisi olarak gittiğimiz grup maçlarından birinde de Keşan bizi yenmiş ve Edirne şampiyonu olmuştu. O yıllarda Keşan, Uzunköprü kendi aralarında da büyük rekabet içindeydiler. Biz bir semt takımı olarak kendi yağımızla kavrulur, kendi gençlerimizle mücadele ederken rakiplerimiz olan bu takımlar 3 ve 2. ligden bile adam alabiliyorlardı. Edirne’de o yıllarda takım sayısı çok azdı. Ardaspor, Edirnespor Amatör ve Tuncaspor. Biz Tuncaspor olarak 40 kişiyle idman yapıyorduk. Her mevkide en azından 3 tane adam vardı. Sonraki yıllarda Ayşekadın, Saraçhane, Kirişhane, Yıldırım, Yeni İmaret kuruldu, kurulduktan sonra daha renkli oldu Edirne futbolu ama sanki kalite de düştü amatörde. BABAMDAN ÇOK SOPA YEDİM Babam çok karşı çıktı futbol oynamama. Çok sopa yedim babamdan. Babam o yıllar Tahtakale’de zahirecilik yapıyor. Günlük yerel gazeteyi de takip ediyor. Pazartesi sabahları bakıyor Tuncaspor kadrosuna kalede İsmail, ben sopayı yiyorum. ‘Yahu baba o İsmail ben değilim, başka İsmail o’ diyorum ama nafile, sopayı yiyorum yine. Takım arkadaşlarımla her zaman iyi anlaştım ben. Bir bütündük Tuncaspor futbolcuları olarak. Bir arkadaşımla dahi kavga etmişliğim olmamıştır. Dönemimde küme düşmedik hiç. Ben futbolu bıraktıktan sonra düştü Tuncaspor. Dönemimde hocalarım Kel Hasan, Ferhat Kemallarlı ve Metin Kasırga’dır. Bir dönem İbrahim Ay, eski belediye başkanı çalıştırdı bizi, yine bir dönem de beden eğitimi öğretmeni Mustafa Altınordu hocamız olmuştur. O yıllarda 25 Kasım toprak, zımpara gibi veya çamur bir saha. Sonra saha çimlendirilince bizim maçları bir süre Trakya Üniversitesi’nin sahasına aldılar, oradan da Saraçhane’ye geçtik, halen de amatör maçların çoğu orada oynanıyor. Futbolu bırakmayı düşündüğüm son dönemlerde Çorluspor geldi Edirne’ye hazırlık maçı için. Çorlu o zaman lige çıkmak için bir kadro kurmuş ki o yıl çıktılar zaten. O gün onların A ve B takımları ile biz ve Kirişhane 4’lü turnuva yaptık. Onların B takımı Kirişhane’ye 7 tane attı. Biz onların A takımını daha ilk dakikada 1 gol yememize karşın 2-1 yendik. Maçtan sonra bana transfer teklifinde bulundu Çorluspor. Ama ben artık futbolu bırakmayı düşündüğümü söyleyerek geri çevirdim teklifi. MAÇLARDAN SONRA MEYHANEYE, VUR PATLASIN ÇAL OYNASIN Edirne içinde oynadığımız her maçtan sonra takım olarak Kıyık’ta yönetimin düzenlediği yemeğe gitmek bir adetti. Ya Kırık Kadeh Recai ağbinin yerinde, ya Çakır İsmail’in meyhanesi, ya da Kimene Bahattin ağbinin yerinde yiyorduk yemeğimizi. Bütün takım olarak içki de içerdik maç sonundaki yemeğimizde. Galip gelirsek sevinçten, yenildiysek üzüntüden, ama mutlaka içilirdi. Ve bir kol çalgıda olmazsa olmazımızdı. Kıyık’tı orası, Kıyık’lıydık biz. Her maç sonunda yer, içer vur patlasın çal oynasın eğlenirdik. Evlendim. Düğünüm cumartesi akşamı, oldu bitti. Geldiler Pazar sabahı beni alıp Keşan’a deplasmana götürdüler. Gel de gitme. Takımın kalecisi bendim, kalktım yataktan deplasmana. Bir oğlum ve bir kızım var ama onlar spora ilgi göstermediler. Oğlum isteseydi sonuna kadar arkasında dururdum onun. TEK KIRMIZI Futbolculuk yaşamımda sadece bir maçta kırmızı kart gördüm. 77-78 Keşan’la final maçındayız. Maç sonu saha tamamen karıştı. Hakem yarbaydı, maç Edirne’de 25 Kasım’da. Olaylar büyüdü, iki polis bizim Tüysüz Hasan’ı tutmuş Yarbay’ın oğlu da babası nedeniyle sahaya inmiş Hasan’a vurduğunu gördüm. Ben o hızla uçarak tekmeyi vurdum ve olaylar sonunda kırmızı kartı hakkıyla yemiş oldum. 1985 yılından sonra yöneticiliğe de başladım. Hem yöneticilik yapıyordum hem de yeni takıma katılmış yetenekli Bekir isminde bir kaleci adayımız vardı, onu gelecek için hazırlıyor, hem de maçlarda onun gönüllü yedeği olarak çıkıyordum. Yani ayna anda hem yönetici, Genel Kaptan, hem kaleci antrenörü, hem oyuncuydum Tuncaspor’da. Futboldan koptuktan sonra ne yazık ki sadece bir maçına gidebildim Tunca’nın. İşler güçler bırakmıyor ki. Bir daha dünyaya gelsem yine futbol oynardım, yine kaleci olurdum. (İsmail Topçu bu röportajdan bir ay sonra ne yazık ki yaşama veda etmiştir.)
2024-2025 Sezonu Amatör Futbol Liglerinde Uygulanacak Esaslar, TFF Yönetim Kurulu tarafından kabul edilerek yürürlüğe girdi. 2024-2025 Sezonu Amatör Futbol Liglerinde Uygulanacak Esaslar özetle şöyle: “2024-2025 Sezonunda İl Tertip Komitelerince, amatör küme büyükler kategorisinde Süper Amatör Lig ve 1. Amatör liglerdeki takım sayıları ile 2. Amatör liglerdeki takım sayılarının aynı oranda kalması şeklinde terfi tenzillerinin yapılarak Süper Amatör Lig ve 1. Amatör Lig takım sayısının, 2. Amatör Lig takım sayısından fazla olmamasına dikkat edilir. Tertip Komitelerince tanzim edilen lig statüleri ilgili kümenin ligleri başlamadan önce onaya gönderilecek ve Federasyonca onaylanmasını takiben takımlara, futbol il temsilciliklerince yazılı olarak tebliğ edilecektir. Lig statüsü onaylanmayan müsabakalar kesinlikle başlatılmayacak ve İl Hakem Kurulu bu maçlara hakem ataması yapmayacaktır. İllerde Süper Amatör, 1. ve 2. Amatör liglerin oluşturulması ve bu liglerdeki takım sayıları, Amatör İşler Kurulu’nun görüşü alındıktan sonra tespit edilecektir (Gruplardaki takım sayılarının en fazla 14 takım olarak belirlenmesine dikkat edilecektir.) Vize-referans (Lige katılma) bedelini Türkiye Futbol Federasyonu’na yatırmayan takımlar kesinlikle lig fikstürüne dahil edilmeyerek, lisans işlemleri yapılmayacaktır. 2023 – 2024 Sezonunda TFF 3. Ligine terfi eden takımların amatör takımları istekleri halinde illerindeki büyükler kategorisindeki en alt amatör ligden müsabakalara katılırlar. 2023-2024 Sezonunda TFF 3. Liginden düşen takımlar 2024-2025 sezonunda Bölgesel Amatör Lig’de oynarlar. Bu durumdaki kulüplerin büyükler kategorisinde ancak bir takımı bulunması gerektiği için şayet varsa yerel ligdeki büyükler kategorisindeki amatör takımının faaliyeti durdurulur. 2023-2024 Sezonunda TFF 3. Liginden düşen takımlar ve 2024-2025 sezonunda ilini temsilen Bölgesel Amatör Lig’e (BAL) katılmaya hak kazanan takımlar şayet 2024-2025 sezonunda BAL’a katılmak istemezlerse, küme düşmüş sayılarak bir sonraki sezonda illerindeki büyükler kategorisinin en üst ligine katılabilirler. Yerel büyükler kategorisinin en üst liginde takımı olup da dereceye giren profesyonel takımların amatör takımları, illerindeki play-off müsabakalarına ve BAL’a yükselme baraj müsabakalarına katılamazlar. BAL’a katılan kulüpler illerinde düzenlenen en az 2 (iki) altyapı kategorisine katılmak zorundadır. Katılmadıkları veya katıldıkları ligi tamamlamadıkları takdirde TFF’ye bildirilen işlemlerdeimza yetkisi olan yöneticiler ve kulüp başkanı disiplin kuruluna sevk edilir. 2024-2025 Sezonunda İllerde düzenlenen en üst Büyükler kategorisi liginde o ilin Bölgesel Amatör Lig kontenjan sayısının 1,5 katı kadar takımın lig sıralaması yapılacaktır. a) AMATÖR TAKIMLARDA FUTBOLCU YAŞI UYGUNLUĞU 2024 – 2025 sezonu için 2002 ve daha küçük doğumlular yaşı küçük futbolcu statüsündedir. Yerel ligin en üst kategorilerinde 2002 ve üstü doğumlu en az 5 (beş) futbolcu yer alması zorunludur. Yaşı küçük futbolculardan en az 2 (iki) futbolcu sahaya çıkacak ilk 11 de yer alması ve müsabakanın ilk devresinde oyunda tutulması zorundadır. Kulüplerin müsabakaya başlayan kadrolarında en az 2 (iki) Yaşı küçük futbolcu bulundurmak zorundadır. 2024-2025 sezonunda yerel liglerin büyükler kategorilerinde yaşı büyük futbolcu uygulaması yoktur, 2009 ve daha küçük doğumlu futbolcular oynayamaz. 21 kişilik müsabaka isim listesine en az 5 Yaşı küçük futbolcunun yazılması zorunludur. 21 kişilik müsabaka isim listesine; 4 yaşı küçük futbolcu yazılması halinde müsabaka isim listesine en fazla 20 futbolcu, 3 yaşı küçük futbolcu yazılması halinde müsabaka isim listesine en fazla19 futbolcu, 2 yaşı küçük futbolcu yazılması halinde müsabaka isim listesine en fazla 18 futbolcu yazılacaktır. Kulübün müsabakaya başlayan kadrosunda en az 2 yaşı küçük futbolcu bulundurması ve müsabakanın ilk devresinde bu kurala uyması (müsabakadan ihraç edilme hariç), zorunludur. Müsabakanın ilk devresinde yaşı küçük futbolculardan herhangi birinin sakatlık veya başka bir nedenle değişiklik yapılması halinde yerine girecek oyuncunun da yaşı küçük futbolcu kategorisinde olması zorunludur. Müsabakanın 2.devresinde yapılacak oyuncu değişiklikleri açısından sahada müsabakaya devam eden kadroda 2002 ve üstü doğumlu en az 2 (iki) futbolcu koşulu uygulanmaz. Yukarıdaki yaş uygunluğuna ve müsabaka isim listesi kurallarına uymayan takım hakkında hükmen mağlubiyet kararı verilir. 2024-2025 Sezonunda Süper Amatör 1. Amatör Küme ve 2.Amatör Küme takımlarında 2009 ve daha küçük doğumlu futbolcular oynayamaz. BAL müsabakalarında 21 kişilik müsabaka kadrosunda 2002 ve üstü doğumlu en az 5 (beş) futbolcu yer alması zorunludur. Bu futbolculardan en az 2 (iki) futbolcu sahaya çıkacak ilk 11 de yer alması ve müsabakanın ilk devresinde oyunda tutulması zorunludur. BAL müsabakalarında yaşı büyük futbolcu uygulaması yoktur. BAL Müsabakalarında 2009 ve daha küçük doğumlu futbolcular oynayamazlar. 21 Kişilik Müsabaka İsim Listesine en az 5 Yaşı küçük futbolcu futbolcunun yazılması zorunludur. 21 kişilik müsabaka isim listesine; 4 yaşı küçük futbolcu yazılması halinde müsabaka isim listesine en fazla 20 futbolcu, 3 yaşı küçük futbolcu yazılması halinde müsabaka isim listesine en fazla 19 futbolcu, 2 yaşı küçük futbolcu yazılması halinde müsabaka isim listesine en fazla 18 futbolcu yazılacaktır. Kulüplerin müsabakaya başlayan kadrolarında en az 2 (iki) yaşı küçük futbolcu bulundurmak zorundadır. Yukarıdaki yaş uygunluğuna ve müsabaka isim listesi kurallarına uymayan takım hakkında hükmen mağlubiyet kararı verilir. TFF 3. Liginden düşüp, Bölgesel Amatör Lig’de oynayan takımların müsabakalarında; sözleşmeleri devam eden 2002 ve üzeri doğumlu profesyonel lisanslı futbolcuların tamamı sözleşmelerinin bitimine kadar o kulübe bağlı olarak takımlarında yer alabilirler. Sözleşmesi devam eden profesyonel futbolculardan 2002 ve üzeri doğumlu olan futbolcuları yaşı küçük kontenjanı olarak kabul edilir.”