Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, emeklilerin bir yandan temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayamazken, diğer yandan da borç ve haciz tehdidiyle psikolojik olarak baskı altına alındıklarını söyledi. Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, “Açlık Sınırı Altında Yaşam: Emeklinin Borç Kıskacı” başlıklı yazılı açıklamasında şunları kaydetti: “Türkiye’de her ay güncellenen açlık ve yoksulluk sınırı verileri, ekonomik krizin toplumsal yapıyı nasıl sarstığını çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır. Temmuz 2025 itibarıyla dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 26 bin lirayı, yoksulluk sınırı ise 81 bin lirayı aşmış durumdadır. Buna karşılık, en düşük emekli aylığı halen 16 bin lira seviyesindedir. Bu fark, yalnızca bir gelir eşitsizliğin değil, aynı zamanda emeklilerin insan onuruna yakışır bir yaşam sürmesinin hükümet eliyle engellendiğinin göstergesidir. Anayasamızın 2. maddesi Türkiye Cumhuriyeti’ni ‘sosyal bir hukuk devleti’ olarak tanımlar. Ancak emeklilerin bugün yaşadığı koşullar, bu ilkenin yalnızca metinlerde kaldığını, uygulamada ise ciddi biçimde ihlal edildiğini göstermektedir. Yıllarca çalışarak ülkeye hizmet eden yurttaşlar, çalışmalarının karşılıklarını almaları gereken dönemde, borçla, dışlanmışlıkla baş başa bırakılmışlardır. Buna ek olarak, geçtiğimiz günlerde Resmî Gazete’de yayımlanan ve bankaların emekli maaşlarına haciz koymasının önünü açan düzenlemeler, sosyal devlet ilkesiyle açıkça çelişmektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na ve İcra İflas Hukuku Kanunu’na göre emekli maaşlarına haciz konulması ancak emeklinin rızasıyla mümkündür. Ancak uygulamada bu rıza, banka kredisi kullandırılırken önceden alınan genel muvafakatnameler yoluyla şeklen sağlanmakta, çoğu emekli bu şartı farkında olmadan kabul etmektedir. Bu durumda emekliler, bir yandan temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayamazken, diğer yandan da borç ve haciz tehdidiyle psikolojik olarak baskı altına alınmaktadırlar. Kamu bankalarının dahi bu uygulamayı yaygın biçimde sürdürmesi, devleti kendi yurttaşına karşı bir alacaklı gibi konumlandırmakta, kamusal güveni zedelemektedir. Emekli maaşı, bir borç teminatı değil; geçmişin emeğinin, yaşlı güvenliğinin ve insanlık onurunun teminatıdır. Devletin asli görevi, emeklilerin yaşamlarını asgari insan onuru çerçevesinde sürdürmesini garanti altına almak; bankaların, özellikle de kamu eliyle faaliyet yürütenlerin, bu kırılgan gruplar üzerinde baskı kurmasını engellemektir. Bugün emekliye reva görülen bu tablo, sadece ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki bir çöküşe de işaret etmektedir. Devletin yeniden kamucu, halktan yana bir çizgiye dönmesi ve emeklilere yönelik bu uygulamalara son vermesi artık bir tercih değil, anayasal bir zorunluluktur.”
Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, bugün Resmî Gazete’de yayımlanan kararla sıfır gümrük vergisiyle ayçiçeği tohumu ve yüzde 20 gümrük vergisiyle ham ayçiçek yağı ithalatına izin verilmesini sert sözlerle eleştirdi. Ün, bu kararın çiftçiyi korumaktan çok, yandaşları zengin etme projesi olduğunu ifade etti.
Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, bir milyon ton ayçiçeği tohumu sıfır gümrükle, 400 bin ton ham ayçiçek yağı ise yüzde 20 gümrük vergisiyle ithal edilecek. Bu kararın ilk olmadığını hatırlatan Ediz Ün, “Bir zamanlar Resmî Gazete’de Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin üreticiden ayçiçeği tohumu almasına dair kararlar yayımlanırken, son 23 yıldır sürekli ithalat kararları yayımlanıyor. Üreten Türkiye’den ithal eden Türkiye’ye geçişte sınır tanımıyorlar” dedi. Geçmiş ithalat kararlarını da hatırlatan Ün, şunları söyledi: “Geçen yıl 26 Ocak’ta 100 bin ton ayçiçeği tohumu ve 250 bin ton ham ayçiçek yağı ithalatına izin verdiler. Üstelik ithalat süresi 15 Nisan’da bitecekken, yandaşlar daha çok kazansın diye bu süreyi 22 Nisan’a kadar uzattılar. Yetmedi, 6 Ağustos 2023’te bir milyon ton ayçiçek yağına yüzde 8, 400 bin ton ham yağa ise yüzde 20 gümrük vergisiyle ithalat izni verdiler. Ardından 27 Kasım’da yeni bir kararla yüzde 8’lik vergiyi sıfırladılar. Bugün de aynı anlayışla bir milyon ton ayçiçeği tohumu sıfır gümrükle, 400 bin ton ham ayçiçek yağı ise yüzde 20 vergiyle ithal edilecek.” İthalat politikalarının üretimi düşürdüğünü vurgulayan Ün, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yılın ağustos ayında alınan kararların etkisiyle bu yılın ilk beş ayında ayçiçeği tohumu ithalatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 309 arttı. Oysa 2023 yılında 2 milyon 350 bin ton olan ayçiçeği tohum üretimimiz, izlenen politikalar nedeniyle 500 bin ton azaldı. Türkiye’nin iç tüketim ve ihracat için toplamda 4,2 milyon ton üretime ulaşması gerekiyor. Ancak iktidarın tek bildiği şey ithalat. Son 23 yılda 53,2 milyon ton eş değer ayçiçeği tohumu ithal edildi ve bunun karşılığında 27,8 milyar dolar ödendi. AKP, ‘yerli ve milli tarım’ derken ithalatı büyüttü.” “Edirneli çiftçiye büyük darbe” AKP’nin tarım politikalarının Edirne’ye büyük zarar verdiğini belirten Ün, şunları kaydetti: “2023 yılında Türkiye’de ayçiçeği üretiminde lider olan memleketim Edirne, uygulanan ithalat ve fiyat politikaları nedeniyle beşinci sıraya geriledi. Ekim alanlarındaki daralma nedeniyle 84 bin ton üretim kaybı yaşandı. Edirneli çiftçimize büyük zarar verdiler. Kuraklıkta da tırtıl zararında da çiftçinin yanında duramadılar. Şimdi de ithalat kararlarını olağanlaştırarak çiftçiyi adeta üretimden soğutuyorlar.” “Tarımı kurtarmak için iktidar değişmeli” Ün, ülke tarımının yeniden ayağa kalkması için siyasi bir değişimin şart olduğunu vurgulayarak, “Bu sistem, ülke tarımına ve gıda egemenliğimize büyük zarar verdi, vermeye de devam ediyor. Bir an önce seçim kararı alınmalı ve ülke bu çıkmazdan kurtulmalıdır. Her şeyin güzel olacağı günler çok yakın. Hep birlikte üreteceğiz, hep birlikte paylaşacağız” dedi.
CHP Edirne önceki dönem milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr.Okan Gaytancıoğlu, tarımsal destek verilerini göstererek tarımın bittiğini belirtti. Nefes Gazetesi’nden Yurdagül Uygun’a konuşan Gaytancıoğlu, çiftçinin destek alamadığı için tarımın bittiğini söyledi. “Başkanlık sistemi çiftçiyi de vurdu” başlıklı haberde, “Başkanlık sistemi çiftçiyi de vurdu” denildi. Söz konusu haber şölyle: “Çiftçiye verilen destek giderek azalıyor. 2007 yılında çıkarılan tarım kanununa göre, çiftçiye verilen desteğin gayrisafi milli hasılanın (GSMH) yüzde 1’inden az olmaması gerekiyor. Ancak 2007 itibarıyla 10 yıl boyunca çiftçi alması gereken desteğin yarısını alırken, cumhurbaşkanlığı sistemiyle birlikte aldığı destek tutarı gerilemeye başladı. 2018’de çiftçi alması gereken desteğin üçte biri alırken, son üç yılda ise sadece beşte birini alıyor. 2024’te yasa ile hak edilen tarımsal destek 442.1milyar lirayken, sadece 91.5 milyar lira ödendi. Bu yıl çiftçiye ödenecek tutar 135 milyar lira olurken, ödenmesi gereken tutar ise tam 615.4 milyar lira. Böylece sadece bu yıl çiftçiye ödenmeyen destek tutarı 480.4 milyar lirayı buluyor. 2007’den bugüne kadar çiftçiye 495.3 milyar lira ödenirken, ödenmesi gereken tutar 1.8 trilyon lira. Namık Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, tarımın bittiğini belirterek, buna neden olarak tarımsal destek verilerini gösterdi. Gaytancıoğlu, “TÜİK verilerine baktığımızda, desteklemelere baktığımızda, çiftçinin alması gereken desteğe baktığımızda, bir de aldığı desteğe baktığımızda çok büyük farklılıklar var” ifadelerini kullandı. 5’TE 1’İ VERİLİYOR 18 yıl önce tarım yasası çıktıktan sonra 10 yıl boyunca GSMH’nın yüzde 1’nin yarısının destek olarak verildiğini kaydeden Gaytancıoğlu, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtikten sonra, 3’te 1’i verilmeye başlanıyor. Şu anda da 5’te 1’i veriliyor. Çiftçi ne yapıyor? Köyden kente göç ediyor. Borçlanıyor. Desteği alamadığı için tarım bitiyor” dedi. 615 MİLYAR ÖDENMESİ GEREKİYOR Gaytancıoğlu, Türkiye’nin tarımda net bir şekilde ithalatçı ülke konumuna geldiğini belirterek, “20 yılda çiftçimize mazot desteği, gübre desteği, buzağı desteği, dilim desteği tam 69.3 milyar dolar ödedik. İşte tarım bitiyor mu, bitmiyor mu? Rakamlar ortada. Bu yıldan örnek verecek olursak, 2025 yılında çiftçinin yasayla alması gereken destek, tam 615 milyar lira. Verilen destek bunun 5’te 1’i 91.5 milyar lira. Böyle olmaz” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), olağan kurultay süreci kapsamında kongre takvimini belirledi. Üye çizelgelerinin hazırlanması ile başlayacak olan ve delege seçimleri ile devam edecek takvime göre içe kongreleri 13 Eylül-5 Ekim 2025 tarihleri arasında, il kongreleri ise 11 Ekim-5 Kasım 2025 tarihleri arasında yapılacak. CHP Edirne İl Başkanı Av. Harika Taybıllı, kongre takvimini“İktidar Yolunda Olağan Kongre Sürecimize Başlıyoruz” başlıklı açıklaması ile duyurdu.
CHP genel merkezi il ve ilçe örgütlerine belirlenen kongre takvimini yollayarak süreci resmen başlattı.
14 Temmuz 2025 Pazartesi günü yapılan CHP Merkez Yönetim Kurulu toplantısında alınan karar uyarınca, kongre takvimi de belirlendi. Kongre takviminin ilanı ile Üyelik adreslerinin, adrese dayalı nüfus kayıtları esas alınarak oluşan seçmen kütük bilgilerine göre güncellenmesi işlemlerine başlandı.
CHP DE KONGRE TAKVİMİ BÖYLE İŞLEYECEK
18 TEMMUZ 2025 CUMA
Muhtarlık esasına göre tanzim edilmiş ÜYE ÇIZELGELERİNİN hazırlanmaya başlanması.
Muhtarlık esasına göre tanzim edilmiş ÜYE ÇİZELGELERİNİN Genel Sekreterlik tarafından II ve İlçe Başkanlıklarına gönderilmeye başlanması.
31 TEMMUZ 2025 PERŞEMBE
ÜYE ÇİZELGELERİNİN İlçe Başkanlıklarında ASKIYA ÇIKARILMASI ve itiraz süresinin başlaması. (Saat 10.00)
(İtiraz, ilçe yönetim kuruluna yapılır.)
6 AĞUSTOS 2025 ÇARŞAMBA
İlçe Başkanlıklarında askıya çıkan ÜYE ÇİZELGELERİNİN ASKIDAN İNDİRİLMESİ ve ÜYE ÇIZELGELERİNE yapılacak itirazın son günü. (Saat 18.00)
8 AĞUSTOS 2025 CUMA
Üye çizelgelerine yapılan itirazların İLÇE YÖNETİM KURULLARI tarafından karara bağlanmasının son günü.
10 AĞUSTOS 2025 PAZAR
1- İlçe Yönetim Kurulu kararına karşı, itirazcının veya kararın ilgilisinin II Yönetim Kuruluna itirazının son günü. (Saat 18.00) (İtiraz doğrudan II Yönetim Kuruluna sunulabileceği gibi İlçe Başkanlığı kanalı ile de gönderilebilir.)
2- İlçe Başkanlıklarının itiraz hakkında değerlendirme ve görüşlerini I Başkanlığına aktarmasının son günü.
12 AĞUSTOS 2025 SALI
1- İtirazcının doğrudan veya İlçe Başkanlığı aracılığı ile yaptığı itirazların İL YÖNETİM KURULU tarafından karara bağlanmasının son günü.
2- İl Başkanlığının kararını, kesinleşmiş haliyle uygulanması için İlçe Başkanlığına bildirilmesinin son günü.
13 AĞUSTOS 2025 CUMARTESİ
İLÇE KONGRESİ DELEGE SEÇİMLERİNİN BAŞLANGIÇ TARİHİ
7 EYLÜL 2025 PAZAR
İLÇE KONGRESİ DELEGE SEÇİMLERİNİN BİTİŞ TARİHİ
(Gerektiğinde seçimin ertelenerek yapılması durumu dahil)
İlçe Kongresi Delege Seçimlerine itirazlar şu şekilde yapılır;
a. İtiraz, sonuçların ilanından itibaren 2 gün içinde İlçe Yönetim Kuruluna yapılır.
b. İlçe Yönetim Kurulu 2 gün içinde karar verir.
c. İlçe Yönetim Kurulunun kararına karşı itiraz, 2 gün içinde İl Yönetim Kuruluna yapılır.
d. İl Yönetim Kurulu itirazı 2 gün içinde KESİN olarak karara bağlar.
13 EYLÜL 2025 CUMARTESİ
İLÇE KONGRELERİNİN BAŞLANGIÇ TARİHİ
5 EKİM 2025 PAZAR
İLÇE KONGRELERİNİN BİTİŞ TARİHİ
1- İlçe kongrelerinin seçim sonuçlarına ilişkin itirazlar 2 gün içinde ilçe seçim kuruluna yapılır. Hakim itirazları kesin olarak karara bağlar.
2- İlçe kongresinin seçim dışındaki kararlarına karşı itirazlar, kongre üyelerince 2 gün içinde İl Yönetim Kuruluna yapılır. İl Yönetim Kurulu, itirazı 2 gün içinde kesin olarak karara bağlar.
3- İtirazların tümü yazılı olarak yapılır. İtirazlar, işlemin yürütülmesini durdurmaz.
11 EKİM 2025 CUMARTESİ
İL KONGRELERİNİN BAŞLANGIÇ TARİHİ
5 KASIM 2025 ÇARŞAMBA
İL KONGRELERİNİN BİTİŞ TARİHİ
1- İl kongrelerinin seçim sonuçlarına ilişkin itirazlar 2 gün içinde ilgili ilçe seçim kuruluna yapılır. Hakim itirazları kesin olarak karara bağlar.
2- İl kongresinin seçim dışındaki kararlarına karşı itirazlar, kongrenin bitişini izleyen 2 gün içinde kongre üyelerince Merkez Yönetim Kuruluna yapılır. Merkez Yönetim Kurulu itirazı 7 gün içinde kesin olarak karara bağlar.
3- İtirazların tümü yazılı olarak yapılır. İtirazlar, işlemin yürütülmesini durdurmaz.
TAYBILLI: İktidar Yolunda Olağan Kongre Sürecimize Başlıyoruz
CHP Edirne İl Başkanı Av. Harika Taybıllı, yaptığı yazılı açıklamada “Cumhuriyet Halk Partisi olarak, örgütsel bir yenilenmenin ötesinde, halkın iktidarını kurma yolunda önemli bir eşiğe daha gelmiş bulunuyoruz” dedi.
Taybıllı, 13 Ağustos 2025 Çarşamba günü başlayacak ilçe kongresi delege seçimleriyle, iktidar hedefimize omuz omuza yürüyeceğimiz kongreler sürecimizi başlatıyoruz. Bu süreci yalnızca bir takvim değil, halktan yana siyasetin yeniden örgütlendiği; umutların, inancın ve dayanışmanın büyüdüğü bir iktidar kongresi olarak görüyoruz. Katılımcı, şeffaf ve örgüt iradesine saygılı bir anlayışla yürüteceğimiz bu yolculuğun; örgütümüze, partimize ve ülkemizin demokrasi mücadelesine güç katmasını diliyorum.
Birliğimizden doğacak cesaretle, umudumuzu büyüterek, iktidar yürüyüşümüzü hep birlikte omuzlayacağız” dedi.
DEM Parti eş genel başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Edirne tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etti.
Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, yaklaşık 3.5 saat süren ziyaretin ardından açıklama yaptı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, iki ismin de yürütülen barış sürecini desteklediğini belirterek, “En başta şunu belirteyim. Bu yürüttüğümüz süreci içeriden çok iyi takip ediyorlar, destekliyorlar. Bu sürecin onurlu bir barışla çözümle taçlanmasını onlar da umut ediyorlar. Çalışıyorlar, kafa yoruyorlar. Dünya kadar tartıştık, önerilerini aldık, eleştirilerini aldık. Çok kıymetli önerilerde bulundular. Bu sürecin ilerlemesi için de kendi üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getireceklerini belirttiler. Onlar dile getirmediler ama biz dile getiriyoruz” dedi.
‘SÜRECİ SAHİPLENEN, ARKASINDA DURAN BİR YERDE OLDUKLARINI İFADE ETTİLER’
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da, Demirtaş ve Mızraklı ile verimli ve moralli bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Açıkçası şunu ifade etmek gerekiyor. Hem dün sevgili Figen Yüksekdağ ve Semra Güzel vekilimizi, bugün de sevgili Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’yı ziyaret ettiğimizde biraz önce eş başkanımızın ifade ettiği gibi kendileriyle son derece verimli ve moralli bir görüşme gerçekleştirdik. Barış ve demokratik toplum çağrısının sağlıklı bir şekilde ilerlemesi ve kısa bir zaman içerisinde sonuca varabilmesi için kendileri en güçlü şekilde desteklerini sunduklarını ve bu süreç içerisinde tamamen bu süreci sahiplenen, arkasında duran bir yerde olduklarını ifade ettiler. Bu çok kıymetli, çok önemli gelişmeler bunlar gerçekten. Türkiye’de yaşadığımız şu anki gelişmeler çok kıymetli” diye konuştu.
DEM PARTİSİ’NİN PAYLAŞIMI DEM Partisi’nin ziyaret sonrası resmi internet sitesinden gerçekleştirilen paylaşımda şunlara yer verildi: Bakırhan: Arkadaşlarımız selam ve sevgilerini gönderdi Dün Kandıra’da Figen Yüksekdağ ve Semra Güzel’i ziyaret ettik. Bugün de Selahattin Demirtaş ile Selçuk Mızraklı’yı ziyaret ettik. Öncelikle onları çok iyi, çok sağlıklı, çok güçlü, umutlu ve moralli gördüm. Hepinize çok selamları vardı. Bütün bu barış çalışmalarını yürüten emekçilerimize, halkımıza, partimize, Türkiye halklarına, kendilerini arayan soran çok değerli halklarımıza selam ve sevgilerini gönderdiler. AİHM kararı gereği Demirtaş ve diğer arkadaşlarımız serbest bırakılsın En başta şunu belirteyim; bu yürüttüğümüz süreci içeriden çok iyi takip ediyorlar, destekliyorlar. Bu sürecin onurlu bir barışla, çözümle taçlanmasını onlar da umut ediyorlar. Çalışıyorlar, kafa yoruyorlar. Dünya kadar tartıştık, önerilerini ve eleştirilerini aldık. Çok kıymetli önerilerde bulundular. Bu sürecin ilerlemesi için de üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getireceklerini belirttiler. Onlar dile getiremediler ama biz dile getiriyoruz. Barışı tartıştığımız, silahların törenle bırakıldığı böylesi bir süreçte, Kobanî Kumpas Davası ile yargılananların; Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve diğer arkadaşlarımızın bu süreçte bizim yanımızda olmaları gerekiyor. Bu süreci yürütmek için onlara ihtiyacımız var. Bugün cezaevlerinde önemli bir birikim ve deneyim var. Ortada da bir AİHM kararı var. Bu sürecin gereklerinin yerine getirilmesi için bir şeylerin yapılması gerekiyor. Onun için Edirne Cezaevi önünden yetkililere de bir çağrımızdır. Bu sürecin daha nitelikli, daha iyi bir şekilde yürümesi için en son AİHM’in vermiş olduğu kararı da dikkate alarak Kobanî Kumpas Davasında yargılanan arkadaşlarımızın serbest bırakılması gerekiyor. Umarım yakın zamanda bu süreci arkadaşlarımızla birlikte yürütürüz Bu tarihi süreçte arkadaşlarımıza ihtiyacımız var. Bu süreci daha derli toplu yürütmemiz için onların katkılarına ihtiyacımız var. Hazır bir süreç başlamışken, hazır Türkiye’de büyük bir destek varken ve bu destek her geçen gün büyüyorken, bunu onurlu bir barışa evriltmemiz için arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması gerekiyor. AİHM’in Demirtaş ile ilgili verdiği ihlal kararı ortada. Umarım yakın zamanda bu süreci arkadaşlarımızla birlikte götürdüğümüz günlere şahitlik ederiz. Hatimoğulları: AİHM kararı gereği arkadaşlarımızın bir dakika bile içeride kalmamaları gerekiyor Soru: Toplumda Demirtaş ve Kobanî Davasında yargılanan diğer siyasetçilerin serbest bırakılması ile ilgili beklenti var. Bununla ilgili İmralı Heyetinin Adalet Bakanı ile görüşmesi oldu. Somut olarak bir gelişme bekliyor musunuz? Dün Figen Yüksekdağ ve Semra Güzel’i, bugün de Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’yı ziyaret ettiğimizde son derece verimli ve moralli bir görüşme gerçekleştirdik. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının sağlıklı bir şekilde ilerlemesi ve kısa zaman içerisinde sonuca varabilmesi için kendileri en güçlü şekilde destek sunduklarını, tamamen bu süreci sahiplenen bir yerde olduklarını ifade ettiler. Çok kıymetli ve önemli gelişmeler bunlar. Türkiye’de şu anda içinde bulunduğumuz gelişmeler çok önemli. Ortada AİHM Büyük Dairenin çok önemli bir kararı var. Çıkan karar, geçmiş kararlarla kıyasladığımızda son derece kapsamlı. Bu karar gereği arkadaşlarımızın bir dakika bile içeride kalmamaları ve bir an önce dışarıda olmaları gerekiyor. Son AİHM kararı gereği de yürüyen süreç gereği de arkadaşlarımız dışarıda olmalı
Şu bilinmeli ki Kobanî Davasından tutuklu arkadaşlarımızın AİHM kararı gereği de hukukun ve vicdanın gereği olarak da dışarıda olmaları lazım. AİHM kararının gereği olarak Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ile Kobanî Davasından tutuklu diğer bütün arkadaşlarımızın en kısa zaman içerisinde, hatta bir saniye bile gecikmeden çıkmalarının önemi büyüktür. Biz bu süreci konuşuyor olmasak da hem Türkiye’nin kendi yasaları gereği hem de AİHS’e taraf bir ülke olarak AİHM kararının bağlayıcılığı gereği arkadaşlarımız dışarıda olmalıdır. Bütün bunların yanı sıra, bir de barışın ve demokratik toplumun inşasını konuştuğumuz bu süreçteyiz. Silahların sustuğu, barışın dilinin yükseldiği bu dönemde elbette biz böyle bir sonucun acilen hayata geçmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye toplumunu; Türk, Kürt, Laz, Çerkes, ezcümle 72 milletten insanımızı son derece mutlu edecektir. Bu sürece olan inancın daha da büyümesine ve derinleşmesine çok büyük katkı sunacaktır.
CHP Kırklareli Milletvekili, TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, Ergene Nehri için Kırklareli Büyükkarıştıran Organize Sanayi Bölgesi (OSB) tarafından yaptırılan, ihaleye çıkarılan Merkezi Atık Su Arıtma Tesisi İnşaatının tamamlanmasına rağmen aylardır hizmete açılmadığına dikkat çeker-ek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a bir önerge ile neden çalıştırılmadığını sordu. Milletvekili Gündoğdu, Bakan Kacır’ın yazılı olarak yanıtlaması talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu önergesinde şunlara yer verdi:
“Kırklareli Büyükkarıştıran Organize Sanayi Bölgesi (OSB) tarafından yaptırılan, ihaleye çıkarılan Merkezi Atık Su Arıtma Tesisi İnşaatının tamamlanmasına rağmen aylardır hizmete açılamamıştır. Arıtma Tesisi’nin yapıldığı bölgede faaliyette olan fabrika sayılarının her geçen gün artmasına rağmen Arıtma Tesisi işletilememektedir. Bölgede üretim yapan onlarca tesisin atıkları ne yazık ki doğrudan Ergene Nehri’ne bıra-kılmaktadır. Son 20 yılda defalarca sözler verilmesine rağmen Ergene Nehri’nin temizlenememesi nedeniyle bölgede yaşayan vatandaşlarımızda kanser hastalığının her geçen gün daha da yaygınlaştığı gözlemlenmektedir. Bu doğrultuda; 1-Kırklareli Büyükkarıştıran Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB), kamu kaynağıyla yapılan Arıtma Tesisi inşaatı 2024 yılı haziran ayında tamamlanmış mıdır, tamamlandı ise neden çalıştırılmıyor, arıtma tesisisin yapım ve hizmete geçirilmesi aşamalarında tüm denetlemeler yapılmakta mıdır, tesisin gecikmesinin nedenleri nelerdir, arıtma tesisi ne zaman hizmete girecektir? 2-Anılan bölgede Arıtma Tesisinin devreye sokulmaması veya geciktirilmesinedeniyle sanayi atıklarının Ergene Nehrine, canlı yaşamına vereceği telafisi mümkün olmayacak zararların sorumlusu kim veya kimlerdir?”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, 23 Mart tarihinde Cumhurbaşkanı adayı belirlemek için yapılan önseçimde Ekrem İmamoğlu için oy kullanan Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şube Başkanı Eğitimci Celil Özcan’a Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından verilen kınama cezasının sadece kendisine değil; tüm demokrat, aydın ve vicdan sahibi yurttaşlara yönelmiş bir tehdit olduğunu söyledi. CHP Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, Özcan’a Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından verilen kınama cezası ile ilgili açıklama yaptı. Balkanlı, “Eğitimciye Değil, Hukuksuzluğa Kınama!” başlıklı yazılı açıklamasında şunlara yer verdi: “Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şube Başkanı ve saygın bir eğitimci olan Celil Özcan hakkında, yalnızca Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na önseçimde oy verdiği gerekçesiyle Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kınama cezası verilmek istenmesini, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanlığı olarak kabul edilemez buluyor ve en güçlü şekilde kınıyoruz. Anayasal bir hak olan seçme ve seçilme hakkını kullanan bir yurttaşa yönelik bu idari baskı, sadece Celil Özcan’a değil; tüm demokrat, aydın ve vicdan sahibi yurttaşlara yönelmiş bir tehdittir. Bu uygulama, iktidarın muhalif sesleri susturma çabalarının yeni bir tezahürüdür ve Türkiye’yi hukuk devletinden uzaklaştıran antidemokratik zihniyetin açık göstergesidir. Sayın Özcan’a yönelik bu soruşturma, aynı zamanda örgütlü mücadelenin ve Atatürkçü düşüncenin bastırılmak istenmesidir. Unutulmamalıdır ki; düşünce özgürlüğü, demokratik katılım ve seçme hakkı, bu ülkenin en temel değerleridir. Bu değerleri savunmak suç değil, onurdur! Celil Özcan yalnız değildir! CHP Merkez İlçe Örgütü olarak bizler, hukukun ve demokrasinin yanında, baskıların ve korkunun karşısında olmaya devam edeceğiz. Bu karanlık anlayışa karşı dimdik duran tüm yurtseverlerle birlikte, aydınlık Türkiye’yi hep birlikte kuracağız. Korkmuyoruz, susmuyoruz, geri adım atmıyoruz! Celil Özcan öğretmenimizin yanındayız!”dedi
AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, İl Gençlik Kolları Başkanı Barış Gündoğdu, İl Kadın Kolları Başkanı Yıldız Yeşilkurt ve Merkez İlçe Başkanı Engin Makak yaptıkları ortak açıklamada; Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir mücadele ettiği terör belasından kurtuluş sürecine girmesini “Milletin iradesiyle kazanılmış tarihi bir zafer” olarak değerlendirdi. Açıklamada, geçtiğimiz hafta sonu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirilen 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda açıklanan “Terörsüz Türkiye” vizyonunun artık bir hayal değil; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde, milletçe omuzlanan ve adım adım hayata geçirilen bir gerçek olduğuna dikkat çekildi. “Bu bir müzakere değil; milletimizin iradesiyle kazanılmış kesin bir teslimiyettir.” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantıdaki konuşmasında vurguladığı temel mesajları kamuoyuyla paylaşan teşkilat başkanları, şu ifadelere yer verdi: “1984’ten bu yana nice bedeller ödedik, nice acılardan geçtik. Ancak bugün artık yeni bir gündeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, 41 yıllık terör defteri kapanmak üzeredir. Bu bir müzakere değil, bir pazarlık değil; milletimizin iradesiyle kazanılmış kesin bir teslimiyettir. Kanı durduracak, annelerin gözyaşını dindirecek, acıları hafifletecek, kardeşliği güçlendirecek her türlü girişimi, bu anlayışla yakından takip etmeye devam edeceğiz. Biz, Türkiye’nin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Bugün de anlayışımız, politikamız, istikametimiz ve çabamız; yalnızca Türkiye’nin hayrınadır. Türkiye’nin menfaatine olan her girişimde bizi en önde görürsünüz. Türkiye’nin hayrına olmayan her girişimin de tam karşısında, yine en önde durduğumuzu görmeye devam edeceksiniz.” “Kardeşlik hukuku yeniden inşa ediliyor.” Açıklamada, Türkiye’nin sadece güvenlik boyutuyla değil; toplumsal barış ve kardeşlik yönüyle de önemli bir eşiği aştığına dikkat çekildi: “86 milyon vatandaşımızın aynı çatı altında, ortak hedeflerle geleceğe yürüdüğü bu yeni dönemde; her bir vatandaşımızın onuru, can güvenliği ve hakkı bu devletin teminatı altındadır. Kardeşliğimizin önüne örülen fitne duvarları yıkılmış, milletçe gönül birliği yeniden tesis edilmiştir.” “15 Temmuz ruhu bu haftaya damgasını vuracak.” Açıklamanın devamında, 15 Temmuz’un yıl dönümüne de atıfta bulunularak, bu haftanın bir milli birlik seferberliği ruhuyla geçirileceği belirtildi: “Şehitlerimizin aziz hatırasını yaşatmak ve millet olarak birbirimize daha da kenetlenmek için, o gece nasıl millet olarak bir olduysak; bu hafta da o ruhla, o kararlılıkla sahada olacağız.” “Terörsüz Türkiye hepimizin zaferidir.” Açıklamada, Türkiye’nin artık enerjisini teröre değil; üretime, kalkınmaya ve gençliğe ayıracağı belirtilerek şu sözlerle tamamlandı: “Terörsüz Türkiye sadece devletimizin değil; milletimizin ortak zaferidir. Bu yeni dönemde, milletimizin yanında, devletimizin emrinde, şehitlerimizin izindeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceğiz. Allah birliğimizi daim, yolumuzu açık eylesin.”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yeni çözüm sürecinde PKK’nın silah yakması ve Cumhur İttifakı’nın DEM’le ittifak açıklamalarını Edirne’den değerlendirerek, sürecin karşısında olduklarını söyledi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumartesi günü geldiği Edirne’de gün boyu çok sayıda temasta bulunurken, partisinin il divan kurulu toplantısına katıldı. Edirne ziyaretine Uzunköprü ilçesine bağlı Çakmakköy’den başlayan Dervişoğlu, burada çiftçilerle bir araya geldi. Çiftçinin, işçinin, esnafın, emeklinin dertlerini dinlemeye gayret ettiklerini söyleyen Dervişoğlu, hükümetin tarım politikalarını eleştirdi.
Dervişoğlu, Uzunköprü’ye bağlı Çakmakköy’de çiftçilerle bir araya geldi.
‘ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI ALAN BİR TEK ÇİFTÇİYE RASTLAMADIM’
Köylülerle bir araya gelen Dervişoğlu, çiftçinin her geçen gün dertlerinin arttığını söyleyerek, “Türkiye yanlış tarım politikaları yüzünden üretim kabiliyetini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya. Her geçen gün çiftçinin dertleri artıyor. Bütün Anadolu’yu karış karış dolaşıyorum. Eskiden bir yere gidiyordum; ayçiçek üreticisi memnun oluyordu ama hububat üreticisi halinden şikayetçi oluyordu. Bir tarafa gidiyordum fındık üreticisi halinden memnun oluyordu, öbür tarafa gidiyordum kayısı üreticisi halinden memnun olmuyordu. Yani çiftçinin bir kesimi kazanıyor, haline şükrediyor, bir bölümü de doğa koşullarından, kimi üretim planlamasının yanlışlığında zarar ediyordu. Ama bu yıl içerisinde yapmış olduğumuz bütün ziyaretler bize göstermiştir ki toprağa düşürdüğü terin karşılığını alan bir tek çiftçi ailesine bile rastlayamadım. Herkes halinden, girdi maliyetlerinden, gübre fiyatlarından, ilaç fiyatlarından, elektrik fiyatlarından muzdarip. Anadolu’nun çiftçisi perişan durumda. Bir de bu iklim değişiklikleri münasebetiyle kuraklıkla mücadele ediyor çiftçilerimiz. Dolayısıyla suya kavuşmakta zorlanıyor” dedi.
‘ÇİFTÇİNİN ÇÖZÜLEMEYECEK DERDİ YOK’
TBMM’de çiftçinin, köylülerin karşı karşıya bulunduğu bütün sorunları, gündeme getirmeye gayret sarf ettiklerini söyleyen Dervişoğlu, “Çakmak’taki barajdan kaynaklı o üç kilometrelik hattın tamamlanmaması meselesini de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine getirdik. Yaptığımız ziyaretlerde sadece dert de dinlemiyoruz; biz buraya geliyoruz diye iktidar partisi de geliyor. Gördüğümüz şudur; çiftçinin çözülemeyecek bir derdi yok aslında. Bütün dert yanlış politikalardan, yanlış uygulamalardan ve birbirine entegre olmuş sorunlardan kaynaklanıyor. O sorunların çözülebilmesi için de doğru projelerin yapılması, doğru projelerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Cenabı Allah inşallah iktidarı da nasip etsin” diye konuştu.
ŞEHİT AİLELERİNE ZİYARET
Dervişoğlu, daha sonra Uzunköprü ilçesinde esnaf ziyaretinde bulundu. Uzunköprü’deki temaslarının ardından Edirne’de kent merkezine geçerek Edirne Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni ziyaret eden Dervişoğlu’nu, burada Dernek başkanı Leyla Vardar Karaduman karşıladı. Dervişoğlu, şehit aileleriyle sohbet ederek, konuşma yaptı. Şehitlerin vatanın sağ olması için canlarını feda ettiğini belirten Dervişoğlu, “Sizin için konuşmak ne kadar zor ise benim için de konuşmak o denli zordur. Gönüllerin incinmesinin, hatıraların zedelenmesinin kabul edilebilecek bir yanı yoktur. Bugün bu hataları işleyenler aslında neye sebep olduklarını zamanı gelecek, idrak edecekler, göreceklerdir, o gerçeklerle buluşacaklardır. Bugün attıkları adımların da sadece evlatlarımızın ruhlarını incittiği noktasından bakmayın meseleye. Bize emanet bırakılan değerlerin çiğnenmesidir bugün yaşanılan. O sebeple biz değerlerin korunması, şehitlerimizin aziz hatıralarının yaşatılması, onların ailelerinin manen taşıdıkları değerlere sahip çıkılması noktasında üzerimize düşen bütün sorumluluğu yerine getireceğiz” dedi.
’85 MİLYON EVLADINIZ VAR’
Şehit ailelerine, bir siyasi partinin genel başkanı olarak hitap etmediğini söyleyen Dervişoğlu, “Bir siyasi partinin genel başkanı sıfatıyla konuşuyor olarak da görmeyin beni, ailenizden biri olarak görün. Sevinçleri biliyorsunuz paylaşırsanız büyür. Acılar ise paylaşılarak azalır. Bu millet, bu anneler, bu babalar, bu eşler, bu yetimler acılarına, acılarını yüreklerine taş basarak hafifletmeye çalıştılar. Şimdi ise sanki bunu yapanlara bir mükafat veriliyormuşçasına bir durumla karşı karşıyayız. Bu duruma sonuna kadar direneceğiz. Evlatlarınızın sebepsiz yere şehit olmadığını dünya aleme, cümle aleme de göstereceğiz” diye konuştu.
LOZAN ANITI’NDAN ‘AKP-MHP-DEM’ ÜÇLÜSÜNE SESLENDİ
Dervişoğlu daha sonra Karaağaç Mahallesi’nde Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi kampüsünde bulunan Lozan Anıtı’na giderek burada basın açıklaması yaptı. Anıttan iktidara sert sözlerle seslenen Dervişoğlu, söz konusu anıtın Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu belgesi olan Lozan’ı anlattığını ifade ederek, “Sırtımı dayadığım arkamdaki bu anıt, Lozan Anıtı’dır. Anıtta 3 tane sütun vardır. Sütunlardan biri Anadolu’dur, biri Trakya’dır, diğeri ise ayak bastığım bu toprak Karaağaç’tır. Bu anıt, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, onun tapu belgesi olan Lozan’ı anlatır. Bu üç sütun da Türk milletinin hürriyet ve istiklali için akıttığı üç kutsal değer vardır. Onlar kandır, terdir, gözyaşıdır. Gittikleri yolda, kuşandıkları makam ve sıfatlarla, kendilerini dokunulmaz, hesap sorulmaz zannediyor. Yaptıkları için hiçbir bedel ödememeye alıştılar, yanılıyorlar. Dilerim bu yanılgılarını anladıklarında hiç kimse için çok geç olmaz. Çünkü Türk milletinin sabır taşı artık çatlamıştır. AK Parti-MHP-DEM üçlüsünün yanlarına İmralı ve Kandil sefillerini de katarak çıktıkları yol tarif edilmiştir. Bu yol, bizim aylardır gerçek şeceresini ortaya koyduğumuz, sözde terörsüz Türkiye projesidir. Aslında olan biten basittir. Yeni kılıflar, isimler ve sözlerle yürütülen Büyük Orta Doğu Projesini yeni hisselerle, yeni pazarlıklarla tamamlama sürecidir” dedi.
‘SÜRECİN KARŞISINDAYIZ’
Söz konusu yeni açılım sürecinin karşısında olduklarını belirten Dervişoğlu, “Bize soruyorsanız söyleyelim. Biz bu sürecin karşısındayız. Canımızın, kanımızın, son damlasına kadar, aklımızın, fikrimizin son cevherine kadar, biz bu yolda ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyenleriz. Oyun ne kadar büyük olursa olsun, milletimizin inanç ve kararlılığı karşısında bu oyunun başarı şansı yoktur. Omuz omuza verip, bu badireyi de atlatacağız” diye konuştu.
Edirne Belediye Başkanı Avukat Filiz Gencan Akın, İl Divan Toplantısının yapıldığı salon önünde İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na ‘Hoşgeldiniz’ dedi.
‘ADALETİ SAVUNMAYA SONUNA KADAR DEVAM EDECEĞİZ’
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Edirne’de Lozan Anıtı’ndaki açıklamasının ardından bir otelde sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi.
Basına kapalı yapılan toplantının ardından partisinin il divan kuruluna katılan Dervişoğlu, burada açıklamalarda bulundu. Parti olarak mücadele azimlerinin sürdüğünü söyleyen Dervişoğlu, “Tek kalmışız belki ama Allah da şahit, siz de şahit olun ne kurtuluş azmimizden bir şey kaybettik, ne mücadele isteğimizden, ne de yürüyüşümüzden. Hakkı, hukuku, adaleti savunmaya sonuna kadar devam edeceğiz. Bu ülkenin geleceğini savunmaya, müdafaa yapmak söz konusu olursa onu bir hat üzerinde değil tıpkı Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı gibi ‘hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır’ diyerek Anadolu yaylasında yapılması gereken her şeyi yerine getirmeye çalışacağız” dedi.
‘BU MİLLET CUMHURİYETİ YOLDA BULMADI’
Dervişoğlu, Türkiye’nin kendisine yöneltilen tacizlere karşı kayıtsız kalmayacağını ifade ederek, “Burada söylüyorum; kendisine yöneltilmiş bu tacizler, tecavüzler ve saldırılardan sonra bu memleketin evlatlarının olup bitenlere kayıtsız kalabilmesi artık mümkün olamaz. Direnmek mecburiyetindedir çünkü. Bu büyük millet cumhuriyeti yolda bulmamıştır. Bu dalgalanan bayrak yolda mağazadan alınmamıştır. O bayrağın alı kanımızın alı, akı da alnımızın akıdır. O bayrağın üstünde başka bayrak dalgalandırmayız” diye konuştu.
‘ÜZERİMİZDEN OYNANAN OYUNLARIN SAYISI ARTACAK’
Yeni çözüm süreci için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulması planlanan komisyona da tepki gösteren Dervişoğlu, “Şimdi komisyon meselesi yeniden tartışmaya gelecek. Meşrulaştırılması için her şeyi yapacaklar. Ben de biliyorum ki bizim üzerimizde oynanacak oyunların sayısı artacak. Onun için bugünlerde her zamankinden daha fazla birliğe ve beraberliğe ihtiyacımız vardır. Bu memlekete, bu tuzakları kuranlar, bu tuzakları engellemesi muhtemel olan İYİ Parti’ye de her türlü tuzağı kurmaya kalkışabilirler. O sebeple dışarıya kapatın kulaklarınızı. Dedikodulara itibar etmeyin. Duyduğunuz hiçbir şeye inanmayın. Gördüğünüz şeylerin de en fazla yarısına inanın. Kimin ne zaman, ne oyun kurgulayacağı belli değildir. Ama bir tek şeyden emin olabilirsiniz. Öyle bir kadroya sahibiz ki bunların bize yutturacağı bir tek tuzak bile olmayacaktır. Bundan emin olabilirsiniz” ifadelerini kullandı.
‘SONUNA KADAR BU MİLLET SAVUNACAĞIZ’
Türkiye’yi cumhuriyetsiz bırakmayacaklarını söyleyen Dervişoğlu, “Tehlike büyüktür, safımız bellidir. Cumhuriyetin yanında duracağız. Türkiye’yi cumhuriyetsiz bırakmayacağız. Üniter devlet yapımıza sonuna kadar sahip çıkacağız. Milli devlet vasfımız ve milli kimliğimiz bu coğrafyadaki varlığımızın teminatıdır. Tarih şuuruna sahip olarak yolculuğumuzu sürdüreceğiz. Biz çadırımızı sırtlanların geçiş yolu üzerine kurduğumuzu biliyoruz. Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu zor şart altında bölge jeopolitiğinin nazarı itibara alarak en doğru çözümü ve en doğru yol haritasını büyük Türk milletinin gerçek devlet aklı ve iradesiyle gerçekleştireceğiz. Sonuna kadar bu milleti savunacağız, sonuna kadar bu bayrağın gözyaşı altında yaşayacağız. Süreçten memnun olanlar bellidir. Bu süreçten memnun olanlar Amerika Birleşik Devletleri’dir, Batılı emperyalist ülkeleridir, İsrail’dir, PKK’dır, PEJAK’tır, Türkiye’nin başına bela olan YPG ve PYD’dir. Onlar bu işten memnunsa, Türkiye tehdit altındadır. Türkiye’yi bu tehditten kurtarmak da önce büyük Türk milletinin sonra da onun neferleri olan bizlerin görevidir” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yarın gerçekleştireceği Edirne programı kapsamında Çakmakköyü’nde çiftçilerle buluşacak, Uzunköprü’de esnaf ziyaretinde bulunacak, merkezde Şehit Aileleri Derneği ve Muharip Gaziler Derneği ile Lozan Anıtı’nı ziyaret ettikten sonra STK temsilcileri ile bir araya gelecek, ardından partisinin İl Divan Toplantısı’na katılacak. İYİ Parti’den yapılan açıklamaya göre Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun yarın gerçekleşecek Edirne programı şöyle işleyecek: 09:30 Edirne’den Çakmakköyü’ne Hareket 10:30 Çakmakköyü Çiftçi Buluşması 11:30 Uzunköprü İlçesi Esnaf Ziyareti Hareket 12:00 Uzunköprü İlçesi Esnaf Ziyareti 13:00 Şehit Aileleri Derneğine Hareket 13:30 Şehit Aileleri Derneği Ziyareti 14:30 Muharip Gaziler Derneği Ziyareti 14:45 Lozan Anıtı Ziyareti 15:30 Margi Otel STK Toplantısı 16:30 Dinlenme 17:00 Genişletilmiş İl Divan Toplantısı (Margi Otel)