Kategori arşivi: Siyaset

‘Üretici adım adım iflasa’


Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, kabine toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı zirai don ödemelerini, “Yaz sıcağında çiftçiye bir don da AKP vurdu” diyerek eleştirdi.
Ün, 21 Nisan’da 65 ili etkileyen ve son 30 yılın en ağır zirai don olayı olarak kayıtlara geçen felaketin tarımda büyük yıkıma yol açtığını hatırlattı. 34 ilde 16 farklı bitkisel ürünün zarar gördüğünü belirten Ün, özellikle meyve üreticisinin ağır darbe aldığını vurguladı.
Ün, “TÜİK verilerine göre 28 milyon ton olması beklenen üretim 21 milyon tona düştü. Yalnızca üreticideki kayıp 200 milyar lirayı buluyor. Buna rağmen AKP Genel Başkanı Erdoğan, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı 420 bin üreticiye sadece 23,5 milyar lira ödeme yapılacağını açıkladı. Peki, ÇKS’ye kayıtlı olmayan üretici ne olacak? Tarımsal Üretim Kayıt Sistemi’ne (TÜKAS) kayıtlı çiftçiler de destek kapsamına alınmalıydı ama bu yapılmadı. Sigortasız üreticiye verilen destek ise aylık 5 bin lirayı bile bulmuyor. Çiftçi ne yiyip ne içecek? Onu düşünen yok. Çiftçiye söylenen tek şey ‘git borçlan.’ Böylece üretici adım adım iflasa sürükleniyor” ifadelerini kullandı.
Zirai donun yanı sıra kuraklığın da büyük kayıplara yol açtığını dile getiren Ün, “Bu yıl çiftçimizin başına gelmeyen doğal afet kalmadı. Aşırı sıcaklar nedeniyle tarlada ürün kayıpları yaşandı, bahçelerde kalite düştü. Çiftçi ne ürün alabildi ne de ürününü değerinde satabildi. Bir de üzerine AKP’nin yetersiz destekleri ve kötü ekonomi yönetiminin faturası çiftçiye kesildi. Öyle bir tablo oluştu ki çiftçi kazanamadı, vatandaş da ürüne ulaşamadı. Yani AKP, ekonomide her iki tarafı da mutsuz etmenin formülünü buldu” dedi.
Gelecek yıl çiftçiyi daha da zor günlerin beklediğine işaret eden Ün, “Verilen destekler yaraları sarmaktan uzak. Ama iş faiz ödemelerine geldiğinde AKP kesenin ağzını açıyor. AKP’ye gönül veren çiftçilerimize sesleniyorum: AKP faizi sever. Zirai don için ayrılan para, faize ödenenin yüzde 5’i bile değil. Çiftçimiz bunun farkına varmalı. AKP kaldıkça çiftçinin tarlası da bağı da bahçesi de hayvanı da elden gidecek” diye konuştu.
Çiftçinin artık dayanacak gücü kalmadığını belirten Ediz Ün, umut dolu mesajlarla açıklamasını tamamladı:
“Güzel günler yaklaşıyor. Seçimlerden sonra devletin kaynaklarını faiz lobilerine değil, üreten, bu ülkenin gerçek efendisi olan çiftçilerimize harcayacağız. Çiftçilerimiz bilsin ki biz her zaman onların sesi olmaya devam edeceğiz.”

KKM: Sermayeye servet transferi


Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, iktidarın yanlış döviz ve faiz politikaları sonucunda ortaya çıkan kur krizini geçici olarak ötelemek amacıyla devreye sokulan Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının toplumsal adalet ilkesini yok sayan bir servet transfer mekanizması olduğunu bildirdi.
Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, “KKM’nin Sonlandırılması: Halkın Sırtına Yüklenen Kriz” başlıklı yazılı açıklamasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), 23 Ağustos 2025 tarihli kararıyla Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasını sona erdirdiğini açıkladığını anımsatarak şunları söyledi:
“Bu karar, iktidar tarafından ‘ekonomide normalleşme’ ve ‘rasyonelleşme’ olarak pazarlansa da gerçekte yanlış politikaların yol açtığı ağır maliyetlerin gizlenmesinden ibarettir.
KKM: HALKTAN SERMAYEYE SERVET TRANSFERİ
KKM uygulaması, iktidarın yanlış döviz ve faiz politikaları sonucunda ortaya çıkan kur krizini geçici olarak ötelemek amacıyla devreye sokulmuştur. Ancak sonuçta ortaya çıkan tablo şudur:
Hazine ve TCMB eliyle yüz milyarlarca TL kaynak, üretime değil rant çevrelerine aktarılmıştır.
Küçük tasarruf sahibi, emekçi ve dar gelirli vatandaş, enflasyon karşısında erirken; büyük mevduat sahipleri kur garantisiyle korunmuştur.
KKM, bir ‘istikrar aracı’ değil, toplumsal adalet ilkesini yok sayan bir servet transfer mekanizması olmuştur.
Bugün bu uygulamanın kaldırılması bir başarı hikâyesi değil; yanlış ekonomi yönetiminin başarısızlığının itirafıdır. Zafer Partisi olarak biz, ekonomiye yalnızca faiz ve kur dengesi penceresinden bakan alışılagelmiş iktisat anlayışını reddediyoruz. Ekonomi yönetiminin görevi, parayı ve finansı üretime dahil etmek ve katma değeri yüksek ürünlerle, istihdam, yatırım ve sanayileşmeyi öncelemektir. KKM’nin sona erdirilmesiyle birlikte iktidarın açıkladığı herhangi bir üretim stratejisi, sanayi planlaması veya tarım politikası olmadığı gibi iktidarın istihdam politikası da mevcut değildir. Döviz bağımlılığını azaltacak, cari açığı düşürecek, yurtiçi tasarrufu artıracak bir program açıklanmamıştır. Yani iktidar, makyaj politikalarıyla günü kurtarma peşindedir.
Ekonomi Politikası Hâlâ Dışa Bağımlı; Bugün Türkiye ekonomisi hâlâ: Dış borca ve sıcak paraya bağımlıdır. Üretim yerine ithalata dayalı tüketimi beslemektedir. Yatırım yerine yüksek faiz ve döviz politikalarıyla finansal denge oyunu oynamaktadır.
Bu tablo, yalnızca ekonomik değil, ulusal güvenlik ve siyasi bağımsızlık meselesidir.
ZAFER PARTİSİ’NİN ÇÖZÜMÜ
Zafer Partisi, ekonomi anlayışı çerçevesinde milli ve üretim odaklı bir ekonomi programı savunmaktadır:
Milli Tasarruflar: Yurtiçi tasarrufları artırarak sanayi ve tarımsal yatırımlara yönlendirmek.
Sanayileşme ve Millileşme: Stratejik sektörlerde devlet öncülüğünde üretimi artırmak, ithalat bağımlılığını kırmak.
Para Egemenliği: Türk lirasını bir milli egemenlik aracı olarak görerek devletin para yaratma kapasitesini üretime, Ar-Ge’ye ve istihdama aktarmak.
Adaletli Kaynak Dağılımı: Rant kesimlerini değil, çalışanı, üreticiyi, çiftçiyi ve KOBİ’leri desteklemek.
Gıda ve Enerji Güvenliği: Tarım ve enerji politikalarında planlama ve kamusal yatırım yoluyla dışa bağımlılığı en aza indirmek. Partimizin ana ekonomi hedefidir.
KKM süreci, iktidarın hatalı politikalarının yükünü vatandaşa ödettiği bir dönem olarak tarihe geçmiştir. Bugün ise ‘sıfırdan başlıyoruz’ denilerek hiçbir hesap verilmeden, hiçbir sorumluluk üstlenilmeden aynı anlayış sürdürülmektedir. Bu, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir vebaldir. Biz milletimizin sırtına yüklenen bu adaletsizliği reddediyoruz. Ekonomiyi sadece rakamlar üzerinden değil, üreten Türkiye ve Zafer Ekonomisi üzerinden yeniden inşa etmeye kararlıyız.”

‘En pahalı ekmek Edirne’de’


Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, 220 gr ekmek fiyatının 15 TL’de kalması yönünde karar üzerine, Trakya’nın tamamı buğday ovası olduğunu, Edirne’nin diğer şehirler ile kıyaslandığında ekstra maliyet getirecek ya da fiyat artışı gerektirecek bir girdi bulunmadığına dikkat çekerek, aynı fiyatlı ekmeğin 250 grama çıkarılmasını önerdi.
Zafer Partisi İl Başkanı Serkan Konak, yaptığı yazılı açıklamada, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’nın 20 Mart 2025 tarihli ve 29 sayılı kararı doğrultusunda 220 gram ekmek 15 TL olduğunu, bu fiyatlara göre kilogram başına ücretin 68,18 TL’ye yükseldiğini hatırlatarak, şunları söyledi:
“Bu da Edirne’yi Türkiye’deki kilogram başına en yüksek fiyata ekmek satan şehir haline getirmişti. Edirne Valiliği de bu kararı mahkemeye taşımış, mahkeme de 1 ay kadar önce sonuçlanmış ve zam kararını iptal etmişti. Önceki gün Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’nın mahkeme kararına karşı tekrardan 220 gr ekmek fiyatının 15 TL’de kalması yönünde karar aldığını basından öğrendik.
Öncelikle basın açıklamasındaki bazı yanlışlıkları düzeltmek istiyorum. ETSO başkanının ekmeğin Türkiye kilogram ortalaması dediği 75 TL/kg ortalama değil en yüksek fiyattır. Bu fiyattan ekmek satılan iller ise ağırlıklı olarak Türkiye’nin en büyük sanayi şehirleridir. (İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir, Ankara gibi). Oysa ki
Edirne gibi buğday üreten bir şehir olan Kütahya’da ekmek fiyatı 60TL/kg’dır. Bu fiyatın Trabzon gibi hiç buğday üretmeyen bir şehirde ise 62,5TL/kg olduğu bilinmektedir.
Gelin bir de başka örneğe bakalım; Samsun’da 7 Şubat 2025’te 200 gr ekmek fiyatı 10 TL den 12,5 TL ye çıktığında Samsun Valiliği zam kararını mahkemeye taşıyor. Samsun mahkemeleri hızlı karar alarak Nisan 2025’te zam kararını iptal ediyor ve ekmeğin tekrardan 10 TL’ye indirilmesi kararı alıyor. Samsun Fırıncılar Odası da tekrar karar alıyor ve fiyatı 12,5 TL de tutuyor fakat ekmeğin gramajını 200 gramdan 210 grama çıkararak fiyatı dengeliyor. Yani ekmeğin kilogram fiyatını 60 TL/Kg da tutuyor.
Şimdi buradan bu kararı alanlara sesleniyorum; Trakya’nın tamamı buğday ovasıdır. Burada un fabrikaları da vardır. Diğer şehirler ile kıyasladığımızda da ekstra maliyet getirecek ya da fiyat artışı gerektirecek bir girdi bulunmamaktadır. Ekmeğin ağırlığı 220 gramda sabit tutularak fiyatının 15 TL olarak tekrardan belirlenmesinin hiçbir mantık ve akılla izahı yoktur.
Zaten uzayan süreç neticesinde Edirneliler ekmeğe 5 aydır fazladan para ödüyorlar. Bundan sonra da bizlerin Türkiye’nin en pahalı ekmeğini yemeye devam edecek olması kabul edilebilir değildir.
Buradan önerim şudur ki; Ekmeğin fiyatı yine 15 TL olarak kalsın lakin 220 gr olan ekmeğin, 250 grama çıkarılarak Edirne ile aynı şartlardaki şehirler ile kıyaslandığında ekmeğin fiyatının o şehirlerdeki gibi 1 kilogram ekmek fiyatının 60 TL/Kg olarak kalmasıdır.”

‘Halk siyasetten soğudu’

Yerli ve Milli Parti Edirne İl Başkanı Mesut Ağırbasan, Türk siyasetinde yaşanan güven kaybına dikkat çekerek sert açıklamalarda bulundu. Ağırbasan, “Halk siyasetten soğumuş durumda. Liderler dün ‘ak’ dediğine bugün ‘kara’ derse, halk size neden güvensin? Her şeyden önce bir çizginiz, bir duruşunuz olmalı!” dedi.

“ÇELİŞKİLER HALKI SOĞUTUYOR”

Ağırbasan, son yıllarda halkın siyasete ilgisinin azalmasının nedenini liderlerin tutarsızlığına bağladı:

“Bugün kol kola yürüyorsunuz, ertesi gün ayrılıyorsunuz. 8-10 parti bir araya geliyor, adına ‘ittifak’ diyorsunuz, sonuç fiyasko oluyor. Birlikte miting düzenliyorsunuz, ertesi gün zıt açıklamalar yapıyorsunuz. Halk neden soğumasın? Her gün farklı beyanatlar veren, sürekli çelişki içinde bulunan liderlere siz güvenebilir misiniz? Halkın güvenini kazanamayan hiçbir Genel Başkan, gerçek anlamda lider olamaz.”

“YERLİ VE MİLLİ PARTİ’NİN DURUŞU NETTİR”

Mesut Ağırbasan, Yerli ve Milli Parti’nin kurulduğu günden bu yana çizgisini bozmadığını vurguladı:

“Seçimden önce ‘ittifak boş iştir’ dedik. Çünkü ittifak seçimden önce yapılmaz, önce herkesin ne olduğu belli olur, ardından ittifak yapılır. Özgür Özel dün ‘seçime gerek yok’ derken bugün bir anda seçim çağrısı yapıyorsa, bu ciddiyetsizliktir ve halk bunu kabul etmez. Ümit Hoca örneğinde olduğu gibi, herkesle kol kola girip sonra tek başına devam ederseniz, halk size güvenmez.”

“TEOMAN MUTLU EN GENÇ VE İLKELİ LİDER”

Ağırbasan, Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu’ya özel bir parantez açarak övgü dolu sözler söyledi:

“En genç Genel Başkan olarak Teoman Mutlu, 2 yıldır yalnızca doğruları söyledi. Hiçbir lideri düşman görmedi, herkesin vatansever olduğuna inandı. Doğruyu yapan rakip de olsa destekledi, yanlış yapan yakın da olsa eleştirdi. İşte bu dürüstlüktür, işte bu ilkeli siyasettir. Teoman Mutlu, bilgi birikimi, cesareti ve samimiyetiyle Türk siyasetinde geleceğe damga vuracak liderdir.”

“HALK ARTIK BOŞ NUTUKLARA PRİM VERMİYOR”

Ağırbasan, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

“Bakın, sadece 2 yılda %2’lere, %3’lere ulaştık. Kağıttan kaplanlar yok oldu. Benden uyarması; halkımız artık çelişkilere, boş nutuklara prim vermiyor. Halkımız, ilkeli ve tutarlı siyaset istiyor.”

CHP’de ‘beyaz liste’ dayanışması

Olgay GÜLER
CHP’nin büyük kurultay sürecinde, Edirne’deki merkez ilçe ve il yönetimini belirleyecek delege seçimleri Fatih ve Şükrüpaşa mahalleleriyle başladı.

CHP Edirne Merkez İlçe’de delege seçimleri Cumartesi günü Fatih Mahallesi ile başladı. 902 üyenin oy kullanma hakkı bulunduğu seçimde, 425 üye sandığa gitti. Tek liste gidilen seçimde kendisi de bu mahallede ikamet eden Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ve İlçe Başkanı Yücel Balkanlı da oyunu kullandı.


‘BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE GÜZEL BİR HAZIRLIK YAPILDI’
Belediye Başkanı Gencan Akın, oy kullandıktan sonra yaptığı açıklamada, seçimin Edirne ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek, “Zor bir dönemden geçiyoruz ancak Cumhuriyet Halk Partisi her geçen gün güçlenerek yoluna devam ediyor. Türkiye’deki demokratik düzenin geleceği, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in ve hukukun üstünlüğünü kabul eden sosyal demokrat anlayışın yaşatılması için Cumhuriyet Halk Partisi’nin güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi büyük önem taşıyor. Bugün de şehrimizde, partimizin Fatih Mahallesi seçimlerini gerçekleştiriyoruz. Beyaz, bütün renkleri birleştiren bir renktir; burada da aynı şekilde, birlik ve beraberlik içinde güzel bir hazırlık yapıldı. Üyelerimizin katılımıyla, yoğun bir ilgiyle seçimimizi gerçekleştiriyoruz. Edirnemiz için hayırlı olsun, partimiz için hayırlı olsun, ülkemiz için hayırlı olsun. Cumhuriyet Halk Partisi, her zaman seçimlere kıymet veren, üyeye değer veren bir anlayışla yoluna devam ediyor. Bizler de bugün oyumuzu kullandık” dedi.


FATİH MAHALLESİ DELEGELERİ
Saat 17.00 itibariyle sona eren oy kullanma işlemi sonunda Fatih Mahallesi delegeleri şu isimlerden oluştu:
Mehmet Aktaş, Alaeddin Altındiş, Ayşe Meltem Atak, Serpil Atasoy, Ayşe Ayaz, Bükre Bağcı, Fatma Bayko, Birsen Cicikler, Aynur Erken, Umut Eryılmaz, Yurdanur Göktay, Mine Hepgüllü, İbrahim Işık, Ergun Kabak, Samet Kahraman, Emine Kahyalar, Sevgi Kanneci, Yaşar Karagöz, Nusret Emre Karakuş, Cemal Umut Kaygan, Aysel Korucu, Nihal Kutlu, Salim Küçükuygun, Hanife Meriç, Onur Nalçakan, Bülent Onur, Nazmiye Özdemir, Mehmet Özçuhacı, Sevda Pala, Tülay Pek, Seçil Şamda, Bayram Şengün, Ergül Toraman, Necat Şevik, Hüseyin Tuna, Zeynep Selin Uysal, Savaş Üner, Nurhan Ürer, Zeynep Yalçıner, Binnur Ertekin Yenilmez, Canan Yenilmez, Hasan Yıldız, Ece Yılmaz, Ümran Zahra


ŞÜKRÜPAŞA MAHALLESİ DELEGELERİ
Pazar günü beyaz listeyle tek listeli yapılan seçimlerdeyse Şükrüpaşa Mahallesi delegeleri şu isimlerden oluştu:
Samet Akcan, Volkan Akgüngör, Mustafa Akman, Mümin Aktop, Refiye Arabacı, Oktay Bozkurt, Ayşe Bulut, Secat Cengiz, İrem Çağlar, Yalçın Çakal, Şirin Çoğal, Sait Dayıoğlu, Recep Dinç, Sabriye Dinçer, Bahar Elibol, Mehmet Geçmiş, Vedat Göl, Pınar Gündoğdu, Burak Güngören, Ekrem Kantur, Banu Karagöz, Beril Erseven Karahan, Cemil Karavit, Mustafa Çetin Karçebaşı, Ömercan Karşılıklı, Seda Kayacan, Zuhal Kuru, Şaban Loça, Murat Milon, Kaan Muranlı, Semih Pekcanlı, Yunus Saç, Ali Şahin, Anıl Saygın Şen, İrem Taş, İlhan Tokatlı, Ünal Uysal, Salim Yalçıntepe

CHP Merkez’de ilk delege seçimi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanlığı’nda Mahalle Delege Seçimleri bugün Fatih Mahallesi’nden start alacak. Fatih Mahallesi Delege Seçimi Merkez İlçe Konferans Salonu’nda 10.00 – 17.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Şükrüpaşa Mahallesi ve 100. Yıl Mahallesi seçimleri ise yarın yapılacak.

CHP Edirne Merkez İlçe Mahalle Delege Seçimleri bugün Fatih Mahallesi, Köy Delege Seçimleri de 25 Ağustos 2025 Pazartesi günü Eskikadın, Yenikadın, Kemal Köy ve Budakdoğanca olmak üzere 4 köyden başlayacak. Merkez İlçe Mahalle Delege Seçimleri Merkez İlçe Konferans Salonu, Köy Delege Seçimleri ise köylerin kahvehanelerinde gerçekleştirilecek.

Mahalle ve köylerde 7 Eylül’e kadar devam edecek delege seçimlerinde kent genelinde toplamda 6 bin 755 üye, oy kullanabilecek. Delege seçimleri takvimi sonunda merkez ilçe başkanı ve yönetimini belirleyecek 400 delege belli olacak. Doğal delegelerle birlikte 417 delege oy hakkına sahip olacak.

CHP Merkez İlçede Mahalle Delege Seçimleri 7 Eylül 2025 Pazar günü Çavuşbey Mahallesi ile sona erecek. Köy Delege Seçimleri ise 2 Eylül 2025 Salı günü Bosna, Üyüklütatar ve Doyran ile tamamlanacak.

Mahalle seçimleri genellikle 18.00 – 21.00 saatleri arasında gerçekleştirilirken, köylerdeki tüm seçimler ise 18.00 – 21.00 saatleri arasında yapılacak.

MAHALLELER

23 Ağustos 2025 Cumartesi

Fatih Mah. 10.00 – 17.00

24 Ağustos 2025 Pazar

Şükrüpaşa Mah. 10.00 – 17.00

100. Yıl Mah. 17.30 – 20.30

25 Ağustos 2025 Pazartesi

Mithatpaşa Mah. 18.00 – 21.00

Dilaverbey Mah. 18.00 21.00

 26 Ağustos 2025 Salı

Abdurrahman Mah. 18.00 21.00

Talatpaşa Mah. 18.00 21.00

27 Ağustos 2025 Çarşamba

Barutluk Mah. 18.00 21.00

Kurtuluş Mah. 18.00 21.00

28 Ağustos 2025 Perşembe

Babademirtaş Mah. 18.00 21.00

1.Murat Mah. 18.00 21.00

29 Ağustos 2025 Cuma

Meydan Mah. 18.00 21.00

Umurbey Mah. 18.00 21.00

31 Ağustos 2025 Pazar

Cumhuriyet Mah. 10.00 – 15.00

Atatürk Mah. 15.30 – 19.30

1 Eylül 2025 Pazartesi

Yıldırım H.S.Mah. 18.00 –  21.00

Yıldırım B. Mah. 18.00 – 21.00

2 Eylül 2025 Salı

Yancıkçı Şahin Mah. 18.00 – 21.00

Karaağaç Mah. 18.00 – 21.00

3 Eylül 2025 Çarşamba

Sarıcapaşa Mah. 18.00 – 21.00

Med. Ali Bey Mah. 18.00 – 21.00

4 Eylül 2025 Perşembe

Sabuni Mah. 18.00 – 21.00

Yeaniimaret Mah. 18.00 – 21.00

5 Eylül 2025 Cuma

Nişancıpaşa Mah. 18.00 – 21.00

İstasyon Mah. 18.00 – 21.00

6 Eylül 2025 Cumartesi

Kocasinan Mah. 10.00 – 15.00

Menzilahir Mah. 15.30 – 18.30

7 Eylül 2025 Pazar

Çavuşbey Mah. 12.00 – 15.00

KÖYLER

25 Ağustos 2025 Pazartesi

Eskikadın, Yenikadın, Kemal Köy, Budakdoğanca

26 Ağustos 2025 Salı

Ekmekçi, Karabulut, Ahi, Sarayakpınar, Uzgaç, Büyükismailçe

27 Ağustos 2025 Çarşamba

Avarız, Değirmenyeni, Yolüstü, Hatip, Suakacağı, Muratçalı

28 Ağustos 2025 Perşembe

Büyükdöllük, Kayapa, Korucu, Küçükdöllük, Hasanağa, Hıdırağa, Karayusuf

29 Ağustos 2025 Cuma

Musabeyli, Demirhanlı, Hacıumur, Köşen Çiftliği, İskender, Sazlıdere

1 Eylül 2025 Pazartesi

Tayakadın, Karakasım, Orhaniye, Elçili

2 Eylül 2025 Salı

Bosna, Üyüklütatar, Doyran

Balkanlı’dan ‘beyaz liste’ çağrısı

Olgay GÜLER

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) büyük kurultay sürecinde, Edirne’de mahalle ve köylerde 400 delegenin belirleneceği seçim heyecanı öncesi, Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, artık sözün üyede olduğunu belirterek, “Bizim listemiz beyaz liste olarak çıkacak. Tüm üyelerimizi, beyaz liste etrafında birleşmeye çağırıyorum” dedi.

 ‘EN GÜÇLÜ CEVAP SANDIKTA VERİLECEK’

CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, seçim sürecine yönelik değerlendirmede bulunmak üzere basın toplantısı gerçekleştirdi. Balkanlı; “Bildiğiniz üzere, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezimizin almış olduğu karar doğrultusunda kongre sürecimiz başlamış bulunmaktadır. 23 Ağustos – 7 Eylül tarihleri arasında merkez ilçemizde mahalle delege seçimleri yapılacaktır. Bu süreç, Edirne’de yarın Fatih Mahallesi ile başlayacak ve 7 Eylül’de tamamlanacaktır. Burada artık söz örgütümüzündür. Örgütümüzün, yani üyelerimizin vereceği karar geleceğimizi belirleyecektir. Üyelerimiz, partimizin yenilenme talebine en güçlü cevabı sandıkta vereceklerdir” dedi.

‘ARTIK SÖZ ÜYELERİMİZİN’

Merkez İlçe Başkanlığı olarak süreci demokratik, şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürüteceklerini dile getiren, “Mahalle delegelerimizi yenileyerek, örgütümüzü daha mücadeleci bir konuma taşıma hedefimizi yerine getireceğiz. Artık hem söz hem karar üyelerimizdedir. Bu doğrultuda; partimizin sorumluluğunu taşıyan, demokrasiye inanan, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı olan tüm üyelerimizi, nerede olurlarsa olsunlar sandık başına, oy kullanmaya davet ediyorum. Mahalle seçim sürecine ilişkin tarihleri sosyal medya hesaplarımızdan paylaştık, ayrıca üyelerimize SMS yoluyla da bilgi verdik. Tüm üyelerimizi, bugünden itibaren Edirne Merkez İlçe Başkanlığı Konferans Salonu’nda, belirtilen mahalle tarihlerine uygun şekilde ilçe binamıza gelerek oy kullanmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

‘BEYAZ LİSTEDE BİRLEŞELİM’

Mevcut yönetim olarak ‘beyaz liste’ etrafında birleşeceklerini de söyleyen Balkanlı; “Bizim listemiz beyaz liste olarak çıkacak. Tüm üyelerimizi, beyaz liste etrafında birleşmeye çağırıyorum. Beyaz, aydınlık demektir. Hep birlikte partimizin geleceğini birlikte aydınlatalım. Teşekkür ediyorum. Şu anda bize ulaşan başka bir liste yok. Ancak elbette her üyemiz her türlü göreve layıktır. İsteyen üyelerimiz kendi listelerini hazırlayabilir. Yarın itibariyle durumu net bir şekilde görmüş olacağız. Ama şu ana kadar herhangi bir başka liste bize yansımış değil” şeklinde konuştu.

‘6 ayda sorunları çözeriz’


Anahtar Parti Edirne İl Başkanı Erdinç Balıkçı, liyakatsizlik ve denetimsizliklerin devletin tüm kurumlarını çürüttüğünü belirterek, erken seçimin kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Anahtar Parti İl Başkanı Erdinç Balıkçı, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik, sosyal ve idari sorunların çözümünün mümkün olduğunu belirterek, “Engellilerden çiftçilere, gençlerden emeklilere kadar her kesimin yaşadığı sorunlara dair hazır çözümlerimiz var. Ancak en büyük problem, hükümetin yönetim anlayışındaki bozukluk. Söylediklerinin arkasında durmayan, bugün dediğini yarın tersine çeviren bir yönetim anlayışını değiştirmeden kalıcı çözüm üretemeyiz. İktidara gelirsek 6 ayda birçok sorunu çözecek adımları atarız” dedi.
“ERKEN SEÇİM KAÇINILMAZ”
Ülkenin her geçen gün daha kötü yönetildiğini savunan Balıkçı, “Normal şartlarda seçim 2028’de, ancak bu gidişle erken seçim kaçınılmaz. Benim tahminim, önümüzdeki yıl Mart veya Nisan ayında sandık kurulmalı. Ülke bu yönetimle bir dört yıl daha devam edemez” ifadelerini kullandı.
SAHTE DİPLOMA VE LİYAKATSİZ ATAMALAR TEPKİSİ
Son dönemde ortaya çıkan sahte diploma skandallarına da değinen Balıkçı, “Sorunun temelinde işsizlik kadar denetimsizlik ve liyakatsizlik var. Hükümet, ehil olmayan kişileri yönetici olarak atıyor; onlar da ceplerini doldurmak için yasa dışı yollara başvuruyor. 2002’den bu yana, özellikle 2006 sonrası verilen profesörlük ve doktora unvanlarının yeniden incelenmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.
“EĞİTİMİN KALİTESİ GERİLEDİ”
Balıkçı, geçmişle bugünü kıyaslayarak, “1980’lerde lise mezunlarının bilgisi, bugün profesör unvanı taşıyan birçok kişiden daha üstündü. Bizim çalışma ekibimizdeki akademisyenler liyakatli, yetkin ve güvenilir isimlerden oluşuyor. Ama son yıllarda unvanlar, gerçek bilgi ve donanımın önüne geçti. Bu da devletin kurumsal yapısına zarar veriyor” şeklinde konuştu.

Edirne’nin 20 günlük suyu kaldı!

Olgay GÜLER

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, kentin içme suyu ihtiyacının karşılandığı, su seviyesi yüzde 1’e düşen Kayalıköy Barajı’nda, Edirne’ye yetecek 20 günlük su kaldığını açıkladı.

AK Parti Kırklareli Milletvekili Gökhan Sarıçam’ın, geçtiğimiz Şubat ayında Edirne Belediyesi’nin Kayalı Barajı’ndan su almasına tepki gösterdi. Sarıçam açıklamalarının ardından su üzerinden siyaset yaptığı gerekçesiyle eleştiriler aldı. Devam eden süreçte aşırı sıcaklar ve yetersiz yağışlar nedeniyle Kayalıköy Barajı’ndan su seviyesi Ağustos ayı itibariyle yüzde 1’e düştü. Konuyla ilgili çalışma başlatan Edirne Belediyesi de, daha önceden kentin içme suyu ihtiyacının karşılandığı Süloğlu Barajı’ndan yeniden su almak için çalışmalara başladı. Çalışmalar kapsamında, barajdan suyun sağlandığı iletim hatları onarıma alındı.

YAZGAN DSİ’YE YÜKLENDİ

CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, önceki gün Süloğlu Barajı’na giderek, DSİ’yi hedefe koydu. Edirne Belediyesi’nin iletim hatlarıyla ilgili DSİ’den aylardır ihale ve proje beklediğini, bu nedenle çalışmaların tamamlanamadığını belirten Yazgan, tepki gösterdi.

Yazgan, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:

“Edirne’mizin su sorunu için bu kez Süloğlu Barajı’ndayım. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün raporlarına göre şehrimiz  ‘şiddetli kuraklık’ yaşayan iller arasında. Buna rağmen DSİ, Süloğlu Barajı’nı devreye almakta gecikiyor. Görev, sadece kuraklığı bahane etmek değil; vatandaşı ve çiftçiyi suyla buluşturmaktır. Edirne’nin susuz kalmasına asla izin vermeyeceğiz.”

‘BİRİNCİ DERECEDE SORUMLU BELEDİYE’

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da, konuyla ilgili Yazgan’a cevap verdi. Süloğlu Barajı’nda, DSİ’nin, olası susuzluk ihtimaline karşı 8.2 milyon metreküp rezerv tuttuğuna dikkat çeken Aksal, “DSİ, burada rezerv olarak tutmuş ama maalesef Edirne Belediyesi iletim hatlarıyla ilgili en ufak bir bakım yapmamış. 2017 yılından beri en ufak bir bakım yapmamışlar. Bir bakıyorsunuz, en son konuşması gereken insan dün CHP Edirne Milletvekili sayın Baran Yazgan, Süloğlu Barajı’na gidiyor. Sanki belediye olarak üzerlerine düşen her şeyi yapmışlar gibi, Devlet Su İşleri’ne ‘gözüm üzerinizde’ şeklinde açıklamalar yapıyor. Bir defa Edirne’nin bir belediye başkanı var. Edirnelilere bir açıklama yapılacaksa bunun doğru olanı Edirne Belediye Başkanı’nın kendisidir. Kendisi zaten avukattır ve yasal mevzuatı da çok iyi bilir. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın’ın bu açıklamayı yapması gerekir bir açıklama yapacaksa. Ama Baran bey belediyenin bir sözcüsü olarak oraya gidiyor, DSİ’ye ‘Gözüm üzerinde’ gibi açıklamalarda bulunuyor. Tamam da sorumlu kim? Sorumlu birinci derecede sizsiniz” dedi. 

‘BELEDİYE BAKIM YAPMADIĞI İÇİN 20 GÜNLÜK SUYUMUZ KALDI’

Süloğlu Barajı’nda Edirne’nin 4 ay ihtiyacını karşılayacak su olduğunu söyleyen Aksal, “Edirneliler müsterih olsunlar, şu anda Süloğlu Barajı’nda rezerv su duruyor. Edirne kuyularında Edirne’nin içme suyunun 3’te 1’ini karşılayacak su da var. Ben DSİ bölge müdürümüzle konuşuyorum, şu anda Edirne’nin içme suyunun yaklaşık 4 ay ihtiyacını karşılayacak rezerv Süloğlu Barajı’nda mevcut, kuyularımızda mevcut ama olmayan ne? Bu suyu şehre getirecek belediyenin yapması gereken iletim hatlarının bakımı yapılamadığı için, bu hatlar sürekli patladığı için ve belediye bu konuda hiçbir şey yapmadığı için biz var olan suyu şehre getiremiyoruz. Felaket tellallığı falan yapmak istemiyorum ama gerçekleri söylemek lazım; şu an Kayalıköy Barajı’ndan gelecek su, Edirne’nin içme suyuna 20 gün ya yeter, ya yetmez. Biz acil olarak Süloğlu’ndan su getirmeliyiz, kuyulardan Edirne’ye su getirmeliyiz. Edirne’nin içme suyu ihtiyacını karşılayacak su mevcut ama belediye bu hatları onarmadığı için getiremiyoruz” diye konuştu. 

‘BELEDİYE BAKIM YAPSAYDI, HİÇ BU SORUNLARI YAŞAMAZDIK’

Edirne Belediyesi’nin üzerine düşen görevi yapması gerektiğini dile getiren Aksal, “Belediye, DSİ’nin 2017’den beri rezerv olarak tuttuğu su, bir gün lazım olursa diye o hatların bakımını yapsaydı, bugün hiç bu sorunları yaşamazdık. Herkes üzerine düşeni yapacak. Tabii ki Edirne hepimizin, elimizden gelen her türlü desteği veririz, veriyoruz da. Bunun siyasete malzeme de etmedik. Ta ki Baran bey kalkıp böyle açıklamalar yapıncaya kadar. İnşallah belediye bir an önce o hatların bakımını yapar. Gelecek yıl için de belediyeyle yaptıkları zaten bir protokol var. O hattı biz yenileyeceğiz, DSİ bu hattı yeniler. Belediye bu hatların yenilenmesi gerektiğinin, Edirne’nin Kayalı Barajı’ndan yeterli içme suyunu alamayacağının farkında bile değildi. Hepimiz sayın Sarıçam’a tepki gösterdik ama iyi ki sayın Sarıçam tepki göstermiş ki, biz ilimizin içme suyu olmadığının farkına vardık. İnşallah kısa sürede çözülür” şeklinde konuştu.

‘Milletin masallara karnı tok’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, ekonomik büyüme kişi başına düşen gelir ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, sokaktaki vatandaş için gerçeklerin bambaşka olduğuna dikkat çekti.

Balkanlı, “Nereden Nereye: Rakamların Büyüme Masalı, Halkın Gerçeği” başlıklı yazılı açıklamasında, AKP iktidarının her fırsatta “büyüme”, “rekor”, “ihracat”, “istikrar” kelimelerini tekrar edip durduğunu, televizyonlarda parlayan grafikler, kürsülerden okunan süslü rakamların her birinin yeni bir “başarı hikâyesi” gibi anlatıldığına dikkat çekti.

Buna karşın sokaktaki vatandaş için gerçeklerin bambaşka olduğuna işaret eden Balkanlı, şunları söyledi:

“Bir emekliye sorun; maaşıyla ay sonunu getirebiliyor mu?

Bir işçiye sorun; pazara gittiğinde filesini doldurabiliyor mu?

Bir gence sorun; bu ülkede geleceğini kurabileceğine inanıyor mu?

Cevap ortada: Hayır.”

‘15 BİN DOLAR KİMİN CEBİNDE?’

Bugün milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşadığını belirten Balkanlı, şöyle devam etti:

“Milyonlarca emekli, on bin liralık maaşa mahkûm edilmiş durumda. İşçi, memur, kadın, çiftçi alın terinin karşılığını alamıyor. Tarım ve hayvancılık bitmiş durumda. Çocuklar yoksulluk içinde büyüyor, beslenemiyor, yatağa aç giriyor, anneler çaresiz, gençler gelecek umudunu kaybediyor.

AKP çıkıyor, ‘Milli gelir 15 bin doları aştı’ diyor. Peki bu 15 bin dolar kimin cebinde? Halkın mı? Hayır.Yandaş müteahhitlerin, bir avuç zenginin cebinde. Halk için kalan ise yüksek enflasyon, yüksek kira, yüksek fatura.ödenememiş kredi kart borçları,

İhracatta ‘rekor kırdık’ diyorlar. Peki bu rekor soframıza ne kattı?

Köylü ürettiği ürünün karşılığını alamıyor. Kadın emeği yok sayılıyor. Çalışanların maaşı eriyor. Gençler iş bulamıyor.

Ve en acısı: Gençler…

Türkiye’nin pırıl pırıl evlatları, eğitimli gençleri, “gelecek bu ülkede yok” diyerek yurtdışına gitmenin yollarını arıyor. Bu toprakların yetiştirdiği mühendis, doktor, bilim insanı, sanatçı, bir bavuluyla ülkesini terk etmek zorunda kalıyor. Beyin göçü, sadece gençlerimizin değil, hepimizin kaybıdır. Çünkü gençliğini kaybeden bir ülke geleceğini de kaybeder.

‘MİLLETİN MASALLARA KARNI TOK’

23 yıldır bu ülkenin kaynaklarını yiyip bitiren AKP iktidarı, bugün yine umut masalları anlatıyor. Ama artık milletin masallara karnı tok. Halkın gördüğü tek gerçek, küçülen sofralar, büyüyen borçlar, eriyen umutlardır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, halkın gerçek gündemini konuşmaya devam edeceğiz. İşçinin, emeklinin, memurun, çiftçinin ve gençlerin yanında olacağız. Çünkü biz biliyoruz: Bu ülkenin gerçek başarısı, bir avuç zenginin kasasında değil, milyonların sofrasında, gençlerin umudunda, kadınların emeğinde yatıyor.

Ve o gün gelecek. CHP  iktidarında Türkiye’nin gerçek başarı hikâyesi, işte o zaman yazılacak.’’