Kategori arşivi: Siyaset

CHP’den AKP’ye Edirnespor yanıtı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanlığı AKP Edirne Merkez İlçe Başkanlığı’nın Edirnespor ile ilgili açıklaması üzerine Edirnespor’un Edirne’nin ortak değeri olduğuna dikkat çekerek, “Bu değer üzerinden siyasi rant devşirmeye kalkışmak, iyi niyetle bağdaşmaz” ifadelerine yer verdi.

CHP Merkez İlçe Başkanlığı’nın açıklamasında bugün Edirnespor’un yaşadığı zorlukların yalnızca bir kurumun ya da belediyenin değil, bütün Edirnelilerin ortak sorunu olduğunun altı çizilerek şunlara yer verildi:

“Futbolun ve sporun ülke genelinde yaşadığı ekonomik darboğaz herkesin malumudur. Sadece Edirnespor değil, birçok köklü kulüp bu sıkıntıları yaşamaktadır.

23 yıldır iktidarda olan AKP’nin, bugüne dek Edirnespor’a ve Edirne’ye kalıcı bir destek sağlamadığı açıktır. Defalarca verilen stadyum ve maddi destek sözleri tutulmamış, her seçim döneminde yapılan vaatler seçimden sonra unutulmuştur. Sporun gelişmesi için ellerinde tüm imkânlar varken hiçbir adım atmayanların bugün Edirnespor üzerinden belediye başkanımızı hedef alması siyasi fırsatçılıktan başka bir şey değildir.

Edirne Belediye Başkanımız Av. Filiz Gencan Akın, seçim döneminde de söz verdiği gibi, Edirnespor başta olmak üzere kentin tüm spor kulüplerine imkânlar ölçüsünde destek olmayı asli bir sorumluluk olarak görmektedir. Çünkü Edirnespor sadece bir futbol kulübü değil, Edirne’nin ortak değeri ve gençlerimizin geleceğe dair umududur. Başkanımız, bugüne kadar bütçe imkânları elverdiği ölçüde kulübümüze sahip çıkmış, maddi ve manevi destek sağlamış, şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşmıştır.

Elbette eksikler olabilir; ancak niyetimiz de çabamız da açıktır: Edirnespor’u yaşatmak ve geleceğe taşımak. Belediye Başkanımız, bu sorumluluğu yalnızca bir vaat olarak değil, Edirne’nin ortak geleceğine yapılmış bir yatırım olarak görmektedir.

Biz diyoruz ki:

Edirnespor ne bir siyasi oyuncağınız, ne de seçim malzemenizdir.

Gerçekten çözüm üretmek istiyorsanız, merkezi hükümet olarak yıllardır yapmadığınızı şimdi yapın, bizler de alkışlayalım.

Ama eğer yapmazsanız, yakında vatandaşımızın önüne gelecek ilk sandıkta bu iktidarı değiştirecek ve CHP iktidarında sizlerin eksik bıraktığınız ne varsa, Edirne’ye dair tüm sorunları biz çözeceğiz.

Edirne halkı kimin kulübüne gerçekten sahip çıktığını, kimin ise Edirnespor üzerinden siyaset yaptığını çok iyi bilmektedir. Edirnespor bizimdir, Edirne bizimdir. Hiç kimsenin siyasi hırslarına da bırakılmayacaktır.”

‘AK Parti çekim merkezi olmaya devam edecek’

Olgay GÜLER

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, eski CHP’li Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun partisine geçişini değerlendirdi.

AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, ‘Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ kapsamında, Edirne’ye gelerek partililerle buluştu. Sırakaya’ya ziyaretinde AK Parti İstanbul Milletvekili Hulusi Şentürk, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Gökhan Diktaş, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal ve AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba da eşlik etti.

Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, “Bugün bir yandan nükleer anlaşmasının imzalanması konusunda merkez üssün Türkiye olduğu, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın çözümlerinin bulunması noktasında merkez üssün Türkiye olduğu, NATO Dışişleri bakanlarının toplantı yaptığı yerin özellikle Türkiye olduğu ve bir sonraki senede de NATO ile ilgili devlet başkanlarının katılacağı zirvenin yapılacağı ülkenin Türkiye olduğu, sadece Antalya Diplomasi Forumu’na katılan ülkelerin ve devlet başkanlarının sayısına bakarsanız, sadece ekonomik anlamda değil aynı zamanda diplomasi anlamında da ülkemizin gelmiş olduğu noktayı hep beraber gözlemleyebildiğimizi ifade ederiz” dedi.

‘TÜRKİYE, TUTULMASI İMKANSIZ BİR SÜRECE GEÇECEK’

Sırakaya, “Kendi içerisindeki reformlarını devam ettiren, demokratikleşme sürecini devam ettiren Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme noktasında inşallah emin adımlarla yoluna devam ettiğini gözlemliyoruz. Önümüzdeki süreç içerisinde Allah’ın izniyle terörsüz Türkiye hedefine ulaştığımız zaman sadece ülke olarak değil, bölge olarak da çok net olarak söylemek isterim ki, Türkiye’nin tutulmasının imkansız olduğu bir sürece hep beraber geçmiş olacağız” diye konuştu.

‘HERHANGİ BİR TAVİZ YOK’

Terörsüz Türkiye sürecinin, en başından beri şeffaflıkla yürütüldüğünü dile getiren Sırakaya, “Bizler tarih boyunca bu toprakları vatan edinirken özellikle şehitlerimizin, özellikle şühedalarımızın, özellikle gazilerimizin yapmış oldukları feda-i can noktasındaki tavırlarını her zaman büyük bir minnetle yad ediyoruz ve onların ruhlarını incitecek hiçbir davranış içerisinde bugüne kadar olmadığımızı, bundan sonra da asla söz konusu olmasının mümkün olmadığını ifade etmek istiyorum. Bizler bu sürecin başından itibaren, milletimizin karşısında şeffaf olarak, hiçbir şekilde milletimizin bilgisinin ve onayının dışında bulunmadık, bundan sonra da asla bulunmamız söz konusu olmayacaktır. Dolayısıyla herhangi bir pazarlık, herhangi bir müzakerenin, herhangi bir şekilde tavizin söz konusu olmadığı ve tüm çıplaklığıyla, tüm şeffaflığıyla, sayın milletimizin huzurunda sürecin teşkil etmiş olduğu bir ortamdan bahsetmek istiyorum” diye konuştu.

‘KOMİSYONDA 3 KARARIN 2’Sİ OY BİRLİĞİYLE ALINDI’

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sürece yönelik kurulan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, meclisteki temsil oranının yüzde 95 olduğunu dile getiren Sırakaya, “Tüm bu süreçler Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi, milletimizin desteği ve sizlerin de bildiği üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Milli Kardeşlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu’muzun da son süreç içerisinde meseleye hem sivil anlamda, hem demokratik anlamda, hem siyasal anlamda katkı sunmasıyla gelmiş olduğumuz bir noktadayız. Allah nasip ederse bu hafta içerisinde şehit ailelerimizin ve gazi ailelerimizin de komisyon tarafından dinleneceği bir sürece şahitlik edeceğiz. Bugüne kadar 3 kez bir araya gelmiş olan komisyonumuz, özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki temsiliyetinin yüzde 95 olduğu bir ortamda, alınmış olan 3 toplantının 2 tanesindeki oy birliğiyle karar alınmış olmasının da son derece kıymetli ve değerli olduğunu da bir kere daha ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

‘BÖLGEMİZ ADINA BÜYÜK KAZANÇ OLACAK’

Sürecin hem ekonomik hem de sosyal açıdan Türkiye ve bölgeye katkı sunacağını dile getiren Sırakaya, “İnşallah önümüzdeki süreç içerisinde önemli fay hatlarından bir tanesi olan, Türkiye’nin ayağına prangalar vurulması noktasında kimi ülkelerin özellikle buradan mesuliyet sahibi olduğu bu prangalardan kurtulmuş olmamız, sadece ekonomik olarak ülkemize maliyetinin 2 trilyon doların üzerinde olduğu ortamı değil, aynı zamanda ülkemizin insanın yaklaşık 50 bin insanımızın şehit olmasından bahsediyoruz, tüm bu prangalardan kurtulduğumuz zaman sadece ülkemiz adına bir kazancı değil, aynı zamanda bölgemiz adına büyük bir kazanca da sahip olacağımızı da belirtmek isterim” dedi.

‘AK PARTİ ÇEKİM NOKTASI OLMAYA DEVAM EDECEK’

Muhalefet partilerinden AK Parti’ye belediye başkanları ve siyasetçilerin katılmasını da değerlendiren Sırakaya, “AK Parti bir çekim merkezi olmaya devam edecektir. Bugün AK Parti’nin siyaset yapma biçimine bakarsanız, AK Parti’yi millet kurmuştur, AK Parti milletiyle birlikte yol almıştır ve AK Parti milletin gösterdiği hedefin dışına asla çıkmamıştır. Tevazusuyla, samimiyetiyle, gayretiyle bugüne kadar gelmiş ve sadece milletinin kendisine vermiş olduğu direktiflere göre hareket etmiş ve bu konuda yapıcı eleştiriler varsa bunlara da dikkat etmiştir. Son dönemde maalesef başta ana muhalefet partisi olmak üzere takınılmış olan tavrı tasvip etmek veya onaylamak mümkün değil. Bu tavra baktığınız zaman, La Edri’nin ifadesiyle ‘Zerzevatçı bağırır ama sarraf bağırmaz, eskici bağırır ama antikacı bağırmaz, söyleyecek sözü olan fikri değerli olan bağırmaz, bağıran düşünemez, düşünemeyen hakaret etmeye çalışır’ diyor. Dolayısıyla bugüne kadar ana muhalefet partisinin gelmiş olduğu nokta, sözünü yükselten değil, sesini yükselten, karşı siyasette bir fikri ortaya koyamadıkları için bir anlamda hakaretamiz bir noktaya evrilen ve savrulan bir anlayışı temsil ediyorlar. Milletimiz bu süreçleri yakinen takip etmekte. Dolayısıyla siyasetin güvenli limanının ahlak olduğu, ahlak noktasında da AK Parti’nin bugüne kadar asla taviz vermediği, bu tavizsiz duruşundan dolayı milletimizin teveccühünün devam ettiği ve bu ortam içerisinde değişik siyasi partilerden siyasetçilerin de AK Parti ile birlikte yol yürüme noktasında iradelerini ifade ettiklerini görüyoruz” diye konuştu.

AK Parti’ye katılımların devam etmesini beklediklerine vurgu yapan Sırakaya, “Son dönem içerisinde değişik siyasi partilerden milletvekillerinin partimize dahil olduklarını gördünüz. 14 Ağustos’taki AK Parti’nin 24’üncü kuruluş yıl dönümünde de birçok siyasi partiden, bildiğiniz üzere sadece 1 partiden değil, yanlış hatırlamıyorsam 2-3 siyasi partiden belediye başkanlarımız ki bir tanesi Büyükşehir Belediye Başkanı olmak üzere partimize katıldılar. Açıkçası biz bu duruşumuzu devam ettirdikçe, insanımızla birlikte siyasetçilerimizin de, değişik siyasi partilerdeki figürlerin de partimize katılımının devam edeceği kuvvetle muhtemel diyoruz” ifadelerini kullandı.

 ‘Rozetini satan halkı da satar’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, halkın oylarına sahip çıkmayarak çıkarları için partisinden istifa ederek parti değiştirenlerle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Yaklaşan kongre süreci yalnızca bir seçim değil; üyelerimizin sınavıdır. Üyelerimize çağrım nettir:İlkesinden sapmayacak, halk için mücadele edecek, onurunu ve namusunu koruyacak adayları seçin” dedi.

Balkanlı yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet Halk Partisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, emperyalizme karşı verilen destansı bağımsızlık mücadelesinin ardından doğan, bu ülkenin en köklü siyasal mirasıdır. CHP yüz yıldır halkın umudunu, emeğini, alın terini, adalet arayışını temsil ediyor. Bu rozet, bir süs değil; kurtuluşun, kuruluşun ve devrimlerin sembolüdür” diyerek şunları kaydetti:.

“O yüzden, halkın iradesiyle ve oylarıyla  kazanılmış her makam, öncelikle bir emanettir. Halk, oyunu verirken sadece bir isme değil; o ismin temsil ettiği düşünceye, ideolojiye, partinin tarihine ve değerlerine güvenerek verir. Bu güven, siyasetin namusudur.

Ne yazık ki, görev süresi devam ederken  partisinden istifa ederek rozetini değiştiren, siyasi rotasını farklı menfaatler uğruna bozan belediye başkanlarını görüyoruz. Bu davranış, yalnızca bir tercih değil; halkın iradesine, oylarına açık bir ihanettir.

Bir koltuğa, halkın oyunu aldığı parti sayesinde oturan birinin; makamını korumak, kendi dosyalarını kapatmak ya da siyasi pazarlıklardan pay almak uğruna taraf değiştirmesi, siyasetin en ağır ahlaksızlıklarından biridir. Bu teslimiyet, yalnızca o kişiyi değil; halkın siyasete olan inancını da zedeler.

Atatürk, ‘Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır’ derken, makamlara değil, ilkelere bağlılığın esas olduğunu hatırlatıyordu. İlkesini satan, koltuğunu korusa bile tarih önünde kaybetmiştir.

Biz Cumhuriyet Halk Partililer (CHP) olarak biliyoruz ki; bugün koltuk uğruna halkına ihanet eden, yarın çıkarı uğruna ülkesine de ihanet eder. Siyaseti, halkın hizmet aracı olmaktan çıkarıp kendi çıkar kapısına dönüştürenlere karşı susmayacağız.

Tam da bu yüzden yaklaşan kongre süreci, yalnızca bir seçim değil; üyelerimizin sınavıdır. Üyelerimize çağrım nettir:

İlkesinden sapmayacak, halk için mücadele edecek, onurunu ve namusunu koruyacak adayları seçin.

Partimizi kongrelerde seçimden seçime  ortaya çıkıp daha sonra ortalıktan kaybolan fırsatçıların, eline bırakmayın.

Unutmayın, halkın iradesi satılık değildir. Satın alınamaz, devredilemez, pazarlık masasına konulamaz.

Atatürk’ün yolundan ayrılmadan, halkın emanetine sahip çıkarak dün nasıl mücadele ettiysek; bugün de yarın da aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz.”

‘Edirne üç kenar mahalle gibi’


Anahtar Parti Edirne İl Başkanı Erdinç Balıkçı, Edirne’nin potansiyelimizin çok gerisinde olduğuna dikkat çekerek, “Devlet ve hükümet Edirne’ye hak ettiği yatırımı yapmalı, biz de Anahtar Parti olarak bunun mücadelesini vereceğiz” dedi
Anahtar Parti İl Başkanı Erdinç Balıkçı, “Edirne Üç Kenar Mahalle Gibi Görülüyor, Yatırım Gelmiyor” başlıklı yazılı açıklamasında parti olarak hızla büyümeye devem ettiklerini söyledi.
GÜVENİLİR SİYASETİN ADRESİ ANAHTAR PARTİ
Balıkçı, siyasette güven krizinin büyüdüğünü belirterek, “Hükümet 23 yıldır söylediğinin tersini yapıyor. Dün övdüğünü bugün yeriyor, dün eleştirdiğini bugün savunuyor. Ekonomi, eğitim, adalet yerlerde sürünüyor. Halkımızın güveneceği siyasetçi bulamamasının nedeni bu. Ancak Genel Başkanımız Yavuz Ağıralioğlu, geçmişi tertemiz, sözüne sadık, güvenilir bir lider. Onunla aynı yolda yürümekten gurur duyuyorum” dedi. Balıkçı, kısa sürede Edirne’de güçlü bir teşkilat yapısı oluşturduklarını ve hızlı büyümeye devam ettiklerini vurguladı.
EDİRNE’NİN KAYNAKLARI KULLANILAMIYOR
Edirne’nin turizm potansiyelinin değerlendirilemediğini söyleyen Balıkçı, “Selimiye gibi dünya mirası bir eserimiz var, üç nehrimiz şehir merkezinden geçiyor ama turizm şehri olamıyoruz. Kültürel değerlerimiz yalnızca birkaç özel günde hatırlanıyor. Ulaşım büyük sorun, belediyeler yetersiz çalışıyor. Hükümetin Edirne’ye bakışı sanki üç kenar mahalleden ibaretmişiz gibi. Yatırımlar gelmiyor, şehrimiz köy görüntüsünden kurtulamıyor” ifadelerini kullandı.
GENÇLERİN GÖÇÜ DURDURULMALI
Genç ve üretken nüfusun Edirne’den göç ettiğine dikkat çeken Balıkçı, “Sanayileşme tek çözüm değil. Turizm, kültür, tarım gibi alanlarda yatırımlar artırılmalı. Bulgaristan’dan alışveriş için gelenlerin yarattığı hareketlilik bile esnafımıza ciddi katkı sağlıyor. Ancak şehir halkı kendi yaşam standartlarını koruyamıyor; yeme-içme fiyatları Avrupa’nın üstünde. Bu dengesizlik giderilmeli” dedi.
“TARİHİMİZ ŞANLI, GELECEĞİMİZ HAK ETTİĞİMİZ GİBİ OLMALI”
Edirne’nin geçmişte dünyanın en önemli şehirlerinden biri olduğunu hatırlatan Balıkçı, “Bundan 2000 yıl önce nüfusu yüz binleri bulan bir merkezdik. Şimdi 400 bin nüfusumuz var ama potansiyelimizin çok gerisindeyiz. Devlet ve hükümet Edirne’ye hak ettiği yatırımı yapmalı, biz de Anahtar Parti olarak bunun mücadelesini vereceğiz” dedi.devletin bilgi altyapısına yönelik sızma girişimlerinin, teknik bir aksaklık ya da bireysel ihmal şeklinde hafife alınamayacağını söyledi.
SAHTE DİPLOMALAR
Anahtar Parti İl Başkanı Balıkçı, son dönemde ortaya çıkan sahte belgeler, usulsüz atamalar ve para karşılığı verilen akademik ödüllerle ilgili değerlendirmesinde bu gelişmelerin yalnızca bireysel yolsuzluk vakaları olarak değil, devletin kurumsal güvenliği ve toplumsal adalet duygusu açısından büyük bir tehdit olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Devletin bilgi altyapısına yönelik sızma girişimlerinin, teknik bir aksaklık ya da bireysel ihmal şeklinde hafife alınamayacağını belirten Balıkçı, “Kritik kurumlarımızın sistemlerine sahte e-imza ve çalıntı kimlik bilgileriyle erişilmesi, ulusal güvenlik açısından kırmızı alarm niteliğindedir. Bu tür saldırılar, ülkenin egemenliğine doğrudan yöneltilmiş tehditlerdir” dedi.
Sahte diplomalar ve liyakatsiz atamaların kamu hizmetinin kalitesini düşürdüğünü ifade eden Balıkçı, “Devletin kadrolarında görev alacak kişilerin bilgi, deneyim ve etik değerlere sahip olması zorunluluktur. Ehil olmayan kişilerin kritik görevlere getirilmesi, yalnızca kurumların değil, toplumun tamamının güvenini sarsar” şeklinde konuştu.
Balıkçı, akademik dünyada para karşılığı verilen uluslararası ödüller ve hakemli makalelerin de bilim dünyasının itibarını zedelediğini belirterek, “Gerçek bilimsel başarılar, ancak uzun soluklu araştırmalar ve etik standartlara bağlı çalışma ile elde edilir. Parayla dağıtılan ödüller, hem bilimsel üretimi hem de üniversitelerimizin saygınlığını gölgeler” ifadelerini kullandı.
Çözüm önerisi olarak şeffaflık, bağımsız denetim ve güçlü hesap verebilirlik mekanizmalarının hayata geçirilmesini öneren Balıkçı, “Kamu kaynaklarının kötüye kullanımına karşı sıfır tolerans anlayışı benimsenmelidir. Devletin güvenliği, ancak adalet ve liyakat esaslı bir yönetimle sağlanabilir” diyerek sözlerini tamamladı.

‘Gücümüzü milletimizden alıyoruz’

AK Parti’nin kuruluşunun 24. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımlayan AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Parti teşkilatlarının kuruluşundan bugüne kadar millet odaklı hizmet anlayışıyla hareket ettiğini vurguladı.

AK Parti olarak çıktıkları bu yolda, ilk günkü heyecan ve kararlılıklarını koruyarak millet için hizmet üretmeye devam ettiklerini belirten İba, “Bizler bu kutlu davada gücümüzü milletimizden alıyoruz. Kuruluşumuzdan bugüne kadar halkımızın talep ve beklentilerini dikkate alarak, Türkiye’yi her alanda daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalıştık.” dedi.

Parti kadrolarının sahada her zaman aktif olduğuna değinen İba, teşkilatın sadece seçim dönemlerinde değil, yılın her günü vatandaşla iç içe olduğuna dikkat çekti. AK Parti, insanı ve tüm canlıları merkeze alan bir siyaset anlayışıyla, yatırımlar ve reformlarla Türkiye’nin gelişiminde öncü bir rol üstlendiğini belirtti.

“ÜRETMEYE VE HİZMET ETMEYE DEVAM”

Kuruluş yıl dönümünün aynı zamanda bir muhasebe ve yenilenme zamanı olduğunu belirten İba, “Her yıl dönümünde, geride bıraktığımız dönemin muhasebesini yapıyor, geleceğe dair hedeflerimizi gözden geçiriyoruz. Önümüzdeki süreçte de milletimizin güvenini boşa çıkarmadan çalışmaya, üretmeye ve hizmet etmeye devam edeceğiz. Bizler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Edirne’mize ve ülkemize daha fazla eser kazandırmak için durmadan çalışacağız.” ifadelerine yer verdi.

Kuruluşundan bu güne partide görev alan tüm teşkilat mensuplarına ve desteğini esirgemeyen vatandaşlara teşekkürlerini sunan İba, bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da daha fazla üstüne koyarak milletin refah ve huzuru için çalışmalarını sürdürmeye devam edeceklerini belirtti.

AK Parti’nin her dönem daha da güçlendiğini vurgulayan İba, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti’mizin 24. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Edirne’miz ile gönül gönüle nice yıllara…” diyerek açıklamasını sonlandırdı.

CHP’de sandık başı için geri sayım!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Mahalle Delege Seçimleri 23 Ağustos 2025 Cumartesi günü Fatih Mahallesi, Köy Delege Seçimleri de 25 Ağustos 2025 Pazartesi günü Eskikadın, Yenikadın, Kemal Köy ve Budakdoğanca olmak üzere 4 köyden başlıyor.
CHP Merkez İlçede 23 Ağustos 2025 Cumartesi günü Fatih Mahallesi’nden başlayacak Mahalle Delege Seçimleri 7 Eylül 2025 Hazar günü Çavuşbey Mahallesi ile sona erecek. 25 Ağustos 2025 Pazartesi günü Eskikadın, Yenikadın, Kemal Köy ve Budakdoğanca köylerinden başlayacak Köy Delege Seçimleri ise 2 Eylül 2025 Salı günü Bosna, Üyüklütatar ve Doyran ile sona erecek.
İlçe Kongresi Mahalle Delege Seçimleri Merkez İlçe Başkanlığı Konferans Salonu’nda, Köy Delege Seçimleri de köy kahvehanelerinde gerçekleştirilecek.


‘EDİRNE’DE DEMOKRASİ BAYRAMI BAŞLIYOR!’
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı kongre delege seçimleri ile ilgili bir açıklama yaptı.
Balkanlı, “Edirne’de demokrasi bayramı başlıyor! CHP’de örgüt, değişim ve yenilenme için sandık başında” başlığı altında yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:
“Cumhuriyetimizin kalesi, Cumhuriyet değerlerinin sarsılmaz savunucusu Edirne’mizde, partimizin köklü demokrasi geleneğinin en önemli adımlarından biri olan kongre sürecimizi gururla başlatıyoruz!
Bu süreç, yalnızca delege seçimleri değil; örgütümüzün iradesinin, halkımızın değişim talebinin ve partimizin öz gücünün sandığa yansıdığı bir demokrasi şölenidir.
Bizler biliyoruz ki CHP’nin gerçek sahibi üyeleridir. Her bir üyemizin oyu, yarınlarımızı şekillendirecek bir tuğladır.
Bu süreci tam şeffaflık, eşitlik ve demokratik katılım ilkeleriyle yürüteceğiz. Her üyemizin iradesi, özgürce ve eksiksiz biçimde sandığa yansıyacaktır.
Daha örgütlü bir CHP için el ele verelim. Çünkü söz de, karar da, gelecek de örgütümüzündür!”
KONGRE TAKVİMİ:
13 Ağustos 7 Eylül 2025
Mahalle delege seçimleri
13 Eylül 5 Ekim 2025
İlçe kongreleri
11 Ekim 5 Kasım 2025
İl kongresi

‘İktidarın yolu güçlü örgüt’


Edirne CHP Taban Hareketi, sürekli aynı yanlışı yapan CHP’lilerle doğruya ulaşmayı beklemenin bilinçli insanların çözüm yolu olmaması gerektiğini belirterek, iktidara gidebilmenin yolunun sadece ekonomik göstergelerden geçmediğini, belediye, il ve ilçe yönetimlerinin iyi çalışmasından geçtiğini bildirdi.
Edirne CHP Taban Hareketi adına Ahmet Ziya Yaz, “CHP’nin Edirne de ve tüm Türkiye de iktidar olabilmesi için güçlü, çalışkan ve birleştirici örgütlere ihtiyaç var” başlığı altında gerçekleştirdiği açıklamasında şunlara yer verdi:
“1. Öncelikle şunu iyi anlamamız lazım, Edirne seçmenin büyük çoğunluğu ‘Demokrat bir görüşe sahiptir, sosyal demokrat değildir7 .Bunun için çalışma şeklimiz buna göre olmalı ‘güçlü ve birleştirici örgütler’ olmalı ve çok çalışmalı, Edirne seçmen çoğunluğu demokrat olduğuna göre bu bilinçle çalışma şekli ve aday belirlemede yarar var.
2.Önce şuna karar vermemiz gerekiyor”Benim iktidar olmam mı önemli yoksa CHP’nin iktidar olması mı? Seçeceğimiz delegeler güçlü il ve ilçe örgütlerini oluşturabilecekler mi? Aynı zamanda CHP üst yönetimine ayak uydurabilecek mücadele ruhu yüksek örgüt yapısı gelebilecek mi?
İşte temel mesele burada ve bir partinin iktidara yürümesi bu temel felsefeden geçiyor. Ayrıca geçmişi yok saymadan bir öz eleştiri yaparak, kendimize ders çıkarıp, yolumuzu ona göre oluşturmalıyız. Bugün geldiğimiz noktada bu oy kayıpları yaşanırken şu an Edirne siyasetini yönlendirmeye ve yönetmeye çalışan kişilerin tümü yönetim kademelerindeydi, o yıllarda yaptıklarından çok farklı bir şey mi yapacaklar, CHP’yi iktidara taşımak için. Sürekli aynı yanlışı yapan CHP’lilerle doğruya ulaşmayı beklemek bilinçli insanların çözüm yolu olmamalı.
Aşağıdaki veriler Edirne’yi ne duruma getirdiklerinin sayısal ispatıdır.
Genel seçimlerde CHP’nin Edirne genelinde de aldığı oy 2023- %39 (289.264 – 112.377), Kasım 2015-%56 (katılım 265.445 – oy 149.278)dır. Bu tablo şunu gösteriyor Kasım 2015/2023 karşılaştırmasında seçmen sayısı 23.819 artmış, CHP’nin oyu 36.901 düşmüş bu veriler genel seçimlerde seçmen adaylardan ve parti örgütünün çalışmasından memnun olmamış ve tepkisini bu şekilde göstermiştir.
Aynı şekilde kıl payı kazandığımız belediye başkanlığı seçimlerinde %46 oy aldık oy 46.250 ve 2009 alınan oy %57 (46.500)15 yılda seçmen 30.000 artmış, sandığa gitmeyen de 30.000 olmuş.
Sayılar yalan söylemez, sayılara çalışmak gerek ve oy oranını en az %65’e nasıl getirebiliriz çalışmasını yapmak gerekir.
2028 yılında veya erken seçimde CHP’nin iktidar olabilmesi için mevcut oy oranı yetmez, daha çok çalışmak gerekiyor. CHP il ve ilçe örgütlerinin daha fazla kenetlenmesi gerekir.
Sen ben kavgasına girmeden, kişisel hırsları bir tarafa bırakarak,4-5 yıl sonra ben bu olmalıyım demeden kısaca ben değil Edirne diyerek çalışmanın zamanıdır. Edirne Belediyesi’nin iyi işler yapması demek CHP’nin iktidara bir adım daha yaklaşması demektir, yani iktidarın yolu CHP’nin belediye de başarılı işler yapmasından geçiyor. Sadece Belediye başkanının başarılı işler yapması yetmiyor, il ve ilçe örgütünün tüm CHP”lileri kucaklayarak seçimlere ‘Tıpış tıpış gitmesi değil’ koşarak gitmesini sağlaması gerekiyor.
Bugünden gelecek seçimlerde hedefleri olan arkadaşlar, bunları bir tarafa bırakmalı CHP’yi 2028’de nasıl iktidar yaparız bunun çalışmasını yapmalı. (2023’de Edirne de alınan oy CHP’yi iktidar yapmaya yetmez.) Son yerel seçimde sandığa gitmeyen 30.000 seçmeni nasıl kazanabiliriz, daha açık 2009 -2024 arasında seçmen sayısı 30.000 artmasına rağmen 2009-2024 aynı oranda oy (46.260) alınabilmesi sorgulanmalı.
Şimdi tam zamanı herkesi kapsayacak il ve ilçe yönetimleri oluşturmanın.
İnancımız odur ki ne CHP örgütleri ne de Edirne alternatifsiz değildir. O yüzden umutsuzluğa yer yoktur. Ya hep beraber iktidara hazırlanırız, ya da hayallerimiz bir başka bahara kalır.”

‘Vatandaş borç ekonomisine mahkûm’


Yerli ve Milli Parti Edirne İl Başkanı Mesut Ağırbasan, halkla bir araya geldiklerinde en çok dile getirilen sorunların başında ekonomik sıkıntılar, emekli maaşlarının yetersizliği, fahiş kiralar, esnafın ağır vergi yükü ve çiftçinin artan üretim maliyetleri olduğunu belirtti. Ağırbasan, “Emekliden esnafa, çiftçiden asgari ücretliye kadar herkes borç ekonomisiyle ayakta durmaya çalışıyor” dedi.
“EMEKLİLER 15-20 BİN LİRA MAAŞLA GEÇİNEMİYOR”
Ağırbasan, Edirne ve ilçelerinde emeklilerin maaşlarının yaşam koşullarını karşılamaktan uzak olduğunu vurgulayarak, “Kiralar 10 ila 30 bin lira arasında değişiyor. Emekli 15-20 bin lira maaşla nasıl geçinsin? Çocuk okutacak, ailesini geçindirecek, karnını doyuracak… Herkes borç içinde, kredi kartları tamamen dolmuş” ifadelerini kullandı.
“VERGİ ADALETİ ŞART”
Esnafın da zor durumda olduğunu belirten Ağırbasan, “Devlet, vergileri artırırken kazanç durumunu sormuyor. Vergide adalet şart. Hükûmet, gelir getiren bütün kaynakları sattığı için bugün vergilerle, cezalarla ayakta durmaya çalışıyor ama bu sistem yürümez. Ne emekliye, ne işçiye, ne de asgari ücretliye yeterli maaş verilebiliyor” dedi.
“ÇİFTÇİYİ DEVLET ELİYLE BATIRIYORLAR”
Çiftçinin maliyet yükü altında ezildiğini ifade eden Ağırbasan, “1-2 yıl önce 18 lira olan mazot bugün 55 lira. Gübre, ilaç, tohum fiyatları katlandı ama ürün fiyatları yerinde sayıyor. Çiftçinin giderlerini azaltmak şart. Devlet, mazota, gübreye, ilaca ve tohuma gerçek anlamda destek verirse çiftçi kazanır. Ama şu an tam tersi yapılıyor; çiftçi resmen devlet eliyle batırılıyor” diye konuştu.
“ÜRETENİN KAZANDIĞI, ALIM GÜCÜ YÜKSEK BİR TÜRKİYE”
Mesut Ağırbasan, Yerli ve Milli Parti olarak çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:
“Üretim maliyetlerini azaltmak, üretene adil fiyat garantisi vermek, vergi sisteminde adaleti sağlamak ve halkı borç ekonomisinden kurtaracak yapısal düzenlemeler yapmak zorundayız. Üretenin kazandığı, alım gücü yüksek bir Türkiye mümkündür.”

‘Kuraklık desteği yeniden uygulanmalı’


Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, ülke genelinde yaşanan kuraklığın zirveye ulaştığını ve en çok tarım sektörünü vurduğunu belirtti. Son bir yılda afetlerin çiftçiyi derinden yaraladığını vurgulayan Ün, özellikle yüksek sıcaklıkların tarla ürünlerinde büyük kayıplara neden olduğunu söyledi.
“Trakya her dönemde şiddetli kuraklık yaşadı”
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün standart yağış ve normalin yüzdesi metoduna göre hazırlanan 1, 3, 6, 9 ve 12 aylık kuraklık haritalarının her döneminde Trakya Bölgesi’nin şiddetli kuraklık yaşadığını belirten Ün, “Bazı tarlalarda ne buğday, ne arpa ne de ayçiçeği kaldı. Biçer dahi giremeyecek durumda araziler var. Özellikle Edirneli çiftçimiz son 5 yıldır kuraklıkla boğuşuyor, artık dayanacak gücü kalmadı. Çiftçimize verilen desteklerin acilen artırılması gerekiyor” dedi.


“Geçmişte verilen kuraklık desteği yeniden uygulanmalı”
Ün, 2021 yılında kuraklık yaşayan çiftçilere Cumhurbaşkanı kararıyla %30 ve üzeri kayıplar için her %10’luk zarar başına dekara 10 lira verilerek %100 zarar yaşayan çiftçiye 100 lira ödendiğini hatırlattı. “Bu destek yeniden uygulanmalı ancak farklı bir yöntem izlenmeli” diyen Ün, şu öneriyi sundu:
“Kuraklık yılları hariç son 5 yılın dekar verim ortalaması alı-narak, yaşanan ürün kaybı mikta-rına Trakya Birliği’nin alım fiyatı üzerinden ödeme yapılmalı. Ürün olmayınca fiyatın ne olduğunun hiçbir anlamı yok. Hasat yapa-mayan çiftçimizi desteklemek zo-rundayız. Aksi takdirde her yıl ol-duğu gibi 1 milyon ton yağlık ay-çiçeği tohumu veya karşılığı 400 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalatı yaparız. Kota her yıl artar. Bunun önüne geçmenin tek yolu, kayıp ürün miktarı üzerinden destek vermektir.”
“AKP’nin politikaları üreticiyi bitiriyor”
Küresel ısınma ve iklim deği-şikliğinin orman yangınları, zirai don ve kuraklık gibi felaketleri artırdığını belirten Ün, AKP iktidarını şöyle eleştirdi:
“AKP, üretimi artırıcı ve koruyucu tedbirler almak yerine hazine garantili, rant odaklı projelere para aktardı. Bugün ekonomik kriz yaşıyorsak, bunda bu basiretsiz politikaların büyük payı var. Her krizde en çok çiftçi kesintiye uğruyor. İthalat kararlarıyla çiftçi eziliyor, kanuni destekler eksik veriliyor, ürün para etmediğinde müdahale edilmiyor, düşük alım fiyatları açıklanıyor. Devletini yanında görmek isteyen çiftçi, karşısında onu yok sayan bir iktidarla karşılaşıyor.”
“45 milyon ton ayçiçeği ithalatına 28 milyar dolar ödedik”
Ün, AKP döneminde Türkiye’nin ayçiçeği tohumu ve türevlerinde ithalat lideri olduğunu hatırlatarak, “Edirne’de yıllardır tamamlanması gereken barajlar, göletler, altyapı projeleri sürekli ertelendi. Çiftçi susuz kaldı, tarlalar boş kaldı. 45 milyon ton ayçiçeği ithalatına 28 milyar dolar ödedik. Bu parayla deniz suyunu içme ve sulama suyuna çevirecek tesisleri kurabilirdik. Enerji ihtiyacını karşılayacak güneş ve su gibi doğal kaynaklarımız da var. Ama hem doğaya uyumlu hem de geleceği garanti altına alacak ne zihniyetleri ne de kabiliyetleri var” dedi.
“Ürün kaybı üzerinden destek verilmezse üretici kalmayacak”
Son olarak, 26 Ekim 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’da yağlık ayçiçeği için ton başına prim desteğinin 1000 TL’den 1500 TL’ye çıkarıldığını hatırlatan Ün, şunları kaydetti:
“Bölge çiftçimiz için bu destek bir defaya mahsus artırıldı ama yaşanan kuraklık felaketinin etkisi çok daha büyük. 2023’te verilen fark prim desteği, bu kez ürün kaybı miktarı hesaplanarak ve ürün değeri 28 liradan baz alınarak verilirse çiftçimizin kaybı telafi edilebilir. Aksi halde gelecek yıl ayçiçeği ekecek üretici bulamayız.”

‘Nereye gidiyoruz?’


CHP Edirne önceki dönem milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr.Okan Gaytancıoğlu, ülkede kredi yükünün 20 trilyon lirayı aştığını, ödeme güçlüğü yaşayan kişi sayısının yılın ilk yarısında 1,2 milyonu geçtiğini bildirdi.
Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından “Vatandaş borç içinde” başlığı altında gerçekleştirdiği paylaşımında şunları kaydetti:
“Tüketici kredisi, kredi kartı borcu katlanarak artıyor. Öğrenci borçlu, çiftçi borçlu, esnaf borçlu, memur borçlu, işçi borçlu, işveren borçlu, devlet borçlu. Borçla çark dönmez. Nereye gidiyoruz?
Bir yıl içinde borç %,176 arttı.
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre ülkede kredi yükü 20 trilyon lirayı aştı. Borçlar her sektörde dağ olurken bireysel kredi ve kredi kartlarında da kriz derinleşti. Takipteki alacaklar bir yılda yüzde 176, yasal takibe düşen kişi sayısı yüzde 35 arttı. Ödeme güçlüğü yaşayan kişi sayısı yılın ilk yarısında 1,2 milyonu geçti.”