Kategori arşivi: Siyaset

CHP’de delege seçimleri tamam

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe’de 23 Ağustos 2025 Cumartesi günü Fatih Mahallesi’nden start alan Mahalle Delege Seçimleri dün Çavuşbey Mahallesi ile tamamlandı.

Çavuşbey Mahallesi’ndeki delege seçimleri dün 12.00 – 15.00 saatleri arasında Merkez İlçe Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. 224 üyeden 91’nin katılım gösterdiği seçimde 91 geçerli oy ile delege seçilen isimler şöyle oluştu:

Şeref Alırat

Sefanur Alırat

Kıvaç Gezen

Cafer Makas

Yasin Örnekli

Gürkan Süngü

CHP Merkez İlçe’de Köy Delege Seçimleri de 25 Ağustos 2025 Pazartesi günü Eskikadın, Yenikadın, Kemal Köy ve Budakdoğanca olmak üzere 4 köyden başlamış ve 2 Eylül 2025 Salı günü Bosna, Üyüklütatar, Doyran ile sona ermişti.

CHP’den ‘mücadele’ mesajı!

Olgay GÜLER
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen eş zamanlı basın açıklamasıyla, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetiminin görevden alınmasına yönelik karara tepki gösterildi.
İstanbul 45’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, CHP’nin 38’inci Olağan İstanbul İl Kongresi’nde başkan seçilen Özgür Çelik ve yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırmasına yönelik tepkiler devam ediyor. CHP tarafından, söz konusu karara dün 81 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen basın açıklamasıyla ses yükseltildi. Edirne’de CHP il başkanlığında yapılan açıklamaya CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, CHP İl Başkan Vekili Oğuz Saç, Edirne Belediye Başkan Yardımcıları Cenk Ergüden ve Gökçe Onur Öktem, ilçe belediye başkanları, belediye ve il genel meclis üyeleri ve çok sayıda partili katıldı.


‘MAHKEMENİN KARARI YOK HÜKMÜNDEDİR’
Basın açıklamasını okuyan CHP Edirne İl Başkanvekili Saç, mahkemenin aldığı kararın kendilerince ‘yok hükmünde’ olduğunu belirterek, “Kuruluşun ve kurtuluşun partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi, milli mücadelede doğdu. Herhangi bir siyasi parti olarak değil, savaş meydanlarında bizzat milletin bağımsızlık mücadelesinin ve kendi kendini yönetme iradesinin vücut bulmuş hali olarak ortaya çıktı. Cumhuriyet Halk Partisi bugün de Türkiye’nin birinci partisi olarak, milli iradenin en büyük temsilcisi ve koruyucusu konumundadır. 19 Mart darbesi ve devam eden siyasi yargı operasyonları, partimizi halktan ve iktidar yürüyüşünden koparmaya dönük çabalar, bu gerçekliğin karşısında etkisiz ve çaresiz durumda kalmıştır. Son olarak, iki yıl önce gerçekleştirdiğimiz İstanbul İl Kongremize ilişkin verilen siyasi yargı karar bu çaresiz çabaların son halkası olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi 81 il örgütü olarak bir kez daha tekrarlıyoruz: Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’tir. İl Başkanımız Özgür Çelik, İstanbul’daki delegelerimizin iradeleriyle seçilmiştir. Mahkemenin aldığı karar bizler için yok hükmündedir. Bu kararı tanımıyoruz, mücadelemizden bir adım dahi geri atmıyoruz” dedi.


‘GAFLET İÇİNDELER’
İçinden geçilen süreci, ‘siyasi yargı operasyonları’ olarak değerlendiren Saç, açıklamaya şöyle devam etti:
“Siyasi yargı operasyonlarıyla yol arkadaşlarımızı hapse atıp, partimizi mücadele edemez hale getirmek isteyenler gaflet içindedir. Cumhuriyet Halk Partisi bir bütün olarak siyasi mücadele programına devam etmektedir. Partimiz Türkiye tarihinin ayakta kalan, yegane tanığıdır. İlk Kurultayımız olan Sivas Kongresi’nin toplandığı 4 Eylül tarihiyle başlayıp, partimizin resmi kuruluş yıldönümü olan 9 Eylül tarihine kadar sürecek Kuruluş Haftamızda da, mücadelemizi kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz. Bugün içinde bulunduğumuz zorlu ve çetin koşullar itibariyle de bu sene ilkini gerçekleştirdiğimiz Kuruluş Haftası olarak kutladığımız 4-9 Eylül haftasının siyasal anlamı daha da pekişiyor. Hatırlayalım. Kurtuluş Savaşını kazanan, ülkemizi bağımsızlığına kavuşturan ve Cumhuriyetimizi kuran irade Sivas’ta, henüz mücadelenin başında, milli iradeye dayanmayan herhangi bir yönetimin keyfi kararlarına milletçe baş eğilmeyeceğini söylemişti.


‘MİLLET DİZ ÇÖKMÜYOR’
Aradan 106 yıl geçti. Milletimiz bugün yine başını eğmiyor, diz çökmüyor, iradesine gölge düşürmek isteyenlere yine geçit vermiyor. Siyasi ömrünü tüketmiş, milletin gözünden düşmüş küçük bir çıkar grubu, 19 Mart darbesiyle ülkemizin geleceğine, milletimizin iradesine, ipotek koymak istiyor. Darbeciler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yerel yönetimlerden başlayan iktidar yürüyüşünü, durdurmak istiyor. Milletimiz ise Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte, Cumhuriyete ve demokrasiye, sahip çıkıyor. Siyasi yargı operasyonları, iftiralar, kumpaslar, tehdit ve şantajlar, milletin azim ve kararlılığının karşısında çaresiz kalıyor. Cumhurbaşkanı adayımızı, belediye başkanlarımızı, yol arkadaşlarımızı hapsetmek, ne Cumhuriyet Halk Partisi’nin kararlılığını, ne de milletin iradesini zayıflatıyor.”


‘ŞİMDİ MİLLETİMİZİ REFAHA KAVUŞTURMA ZAMANI’
Saç, Türkiye’nin 81 ilinde vatandaşlarla birlikte parti programını güncelleme çalışmalarını tamamladıklarını da belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye’nin 81 ilinde, 973 ilçesinde, tüm mahalleleri ve köylerinde adım atılmadık yer, çalınmadık kapı bırakmıyoruz. Türkiye İttifakı ruhuyla; her toplumsal kesimden, her siyasi görüşten, her meslekten yurttaşlarımızla bir araya geliyoruz. İkinci yüzyılın programını, halk iktidarının programını birlikte yazıyoruz. Bir yıl boyunca katılımcı ve dinamik bir süreçle sürdürdüğümüz parti programımızı güncelleme çalışmalarını, tamamlıyoruz. Altı okumuzun, Atatürk Devrimlerinin ve Cumhuriyet değerlerinin rehberliğinde, ülkemizi ikinci yüzyılda her alanda ayağa kaldıracak devrimci bir vizyonu, birlikte oluşturuyoruz. Şimdi bu vizyonu hep birlikte inşa eden bizlerin; ortak değerlerimizi, hayallerimizi ve hedeflerimizi, ülkemizin gerçekliği haline getirme zamanıdır, Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı zamanıdır. Demokrasiyi inşa etme, her alanda adaleti tesis etme zamanıdır. Ülkemizi kalkındırma ve milletimizi özlemini çektiği refaha kavuşturma zamanıdır. Türkiye’yi dünyada hak ettiği yere taşıma zamanıdır. Buradan, Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve milletimize verdiğimiz sözü tekrarlıyoruz; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu, yol arkadaşlarımız ve birlikte mücadele ettiğimiz on milyonlarla; ülkemizin gelecek güzel günlerini hep birlikte kuracağız. Hep birlikte başaracağız” şeklinde konuştu.

‘Aç çocuk derse nasıl odaklanacak?’


Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin, eğitimde fırsat eşitsizliğinden özelleşmeye, öğretmenlerin sorunlarından sınav merkezli yapıya, mesleki eğitimin işlevsizliğinden liyakat eksikliğine kadar birçok başlıkta sistemin tıkandığını bildirdi.
Tekin, 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı açıklamasında şunlara yer verdi:
“Saadet Partisi olarak, eğitimi toplumsal adaletin, kalkınmanın, insan onurunun ve kamusal sorumluluğun temel dayanağı olarak görüyoruz. Bu sebeple eğitimdeki her adımın bilimsel, katılımcı, adil, ahlaki ve kültürel değerlerimize dayalı bir anlayışla ele alınması gerektiğine inanıyoruz. İşte bu inançla, 2025-2026 eğitim öğretim yılına dair tespitlerimizi, değerlendirmelerimizi ve çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaş-mak istiyorum.
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ
Eğitim sistemimiz bugün ne yazık ki fırsat eşitliğini sağlaya-mıyor. Bir yanda modern bina-larda, laboratuvarlarda, her türlü imkânla eğitim gören öğrenciler var; diğer yanda ise taşımalı sistemle, birleştirilmiş sınıflarda ve eksik öğretmenlerle ayakta durmaya çalışan okullar.
Büyükşehirlerde aileler özel okul ile nitelikli devlet okulu yarışına zorlanırken, taşrada öğrenciler en temel ihtiyaçlara bile ulaşamıyor. Ailenin gelir durumu, yaşadığı bölge, hatta okulun bulunduğu mahalle bile bir çocuğun geleceğini belirler hale geldi. Buradan açıkça soruyorum: Bir ülkenin çocukları, doğdukları mahalleyle sınırlı bir geleceğe mahkûm edilebilir mi? Bu gidiş, eğitimde fırsat eşitliğini kökten ortadan kaldırmaktadır.
EĞİTİMDE ADALETSİZLİK
Size çarpıcı bir veri sunmak istiyorum: 3–5 yaş arasındaki çocuklarda okullaşma oranı hâlâ %51,9. OECD ortalaması ise %85’i çoktan geçti. Demek ki eğitimde adaletsizlik, daha ilk adımda, okul öncesinde başlıyor. Çocuklarımız neden daha en baştan eşit bir başlangıç yapamıyor?
Yaşanan ekonomik kriz ve gıda enflasyonu, çocuklarımızın yalnızca eğitim hayatını değil; sağlıklı büyüme ve gelişimlerini de tehdit eder hale gelmiştir. Karnı aç olan bir çocuk derse nasıl odaklanacak? Yeterli beslenemeyen bir evladımızdan nasıl başarı bekleyeceğiz?
Çocuklarımızın fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişimi her geçen gün olumsuz etkilenmektedir. İşte bu yüzden yetkililere bir kez daha sesleniyoruz: Sosyal devlet olmanın gereği yerine getirilmeli, okullarda vakit kaybetmeden her öğrenciye ücretsiz bir öğün yemek ve temiz içme suyu sağlanmalıdır.
EĞİTİM SİSTEMİ TİCARİLEŞTİ
Son 20 yılda eğitim sistemimiz adım adım ticarileşmiştir. Özel okullar, kurslar, etüt merkezleri ve online platformlar hızla çoğalırken; devlet okulları geride bırakılmış, gereken altyapı ve kadro desteği verilmemiştir. Bugün milyonlarca aile, sadece evlatlarının iyi bir eğitim alabilmesi için gırtlağına kadar borca girmekte; kıt kanaat geçimlerini çocuklarının okul masraflarına harcamaktadır. Anne-babalar çocuğunun iyi bir eğitim alması için, çoğu zaman maaşının yetmediği noktada kredi çekmek zorunda kalmaktadır. Oysa eğitim, parası olanın değil; bu ülkenin her bir evladının hakkıdır. Devletin en temel görevi, çocuklarımızı eşit şartlarda, nitelikli ve ücretsiz eğitimle buluşturmaktır. Bu milletin gözünün nuru evlatları, ticaretin konusu olamaz.
ÖĞRETMENLER GEÇİM SIKINTISINDA
Bugün eğitim sistemimizin temel taşı olan öğretmenlerimiz büyük bir geçim sıkıntısı içerisindedir. Emeğinin karşılığını alamayan bir öğretmenden; sınıfta öğrencisine umut, heyecan ve gelecek aşılamasını beklemek mümkün değildir. Öğretmen, kendi hayatını idame ettiremezken, öğrencinin hayatına nasıl ışık tutabilir? Her yıl on binlerce genç öğretmen adayı KPSS yarışına sokulmaktadır.
Bin bir emekle yetişmiş öğretmenlerimizi ‘ücretli öğretmenlik’ adı altında güvencesiz ve düşük ücretlere mahkûm etmek, bu ülkenin ayıbıdır. Oysa öğretmen sadece ders anlatan bir memur değildir; o, bir nesli inşa eden, bir ülkenin geleceğini şekillendiren en stratejik insandır. İdealist, heyecanını kaybetmemiş, mesleğini aşkla yapan öğretmenler olmadan hiçbir eğitim reformu başarıya ulaşamaz. Bu sebeple; öğretmen atamaları liyakat esaslı, adil ve eşitlikçi bir sistemle yapılmalı; ücretli öğretmenlik uygulamasına son verilmeli, ihtiyaç dahilinde tüm öğretmen adaylarına kadro açılmalıdır.
LGS VE YKS
Bugün eğitim sistemimizin en temel sorunlarından biride, LGS ve YKS’nin neredeyse tek belirleyici haline gelmiş olmasıdır. Ortaokuldan liseye kadar herkes bu sınavlara endekslenmiş durumda. Okullar asli görevini geri planda bırakırken, kurslar ve etüt merkezleri adeta ana eğitim kurumu hâline gelmiştir. Bu tablo çocuklarımızın sosyo-duygusal gelişimini zayıflatıyor, ezberciliği artırıyor, eğitimin niteliğini gölgeliyor. Aileler maddi olarak yıpranırken, çocuklarımız bu ağır yarışın psikolojik yükünü omuzlamak zorunda kalıyor.Şimdi kendimize şu soruları sormamız gerekiyor: Okuma, matematik ve fen alanlarında neden hâlâ OECD ortalamasını yakalayamıyoruz?
Çocuklarımızın %40’ı temel yeterliliklere ulaşamıyorsa, bu ülkenin geleceğini kim inşa edecek? Neden yıllardır bu sınav odaklı, ezberci yapıdan kurtulamıyoruz? Biz Saadet Partisi olarak, sınav odaklı değil; süreç odaklı, ölçme ve değerlendirmeyi merkeze alan, öğrencinin çok yönlü gelişimini önceleyen bir eğitim anlayışını savunuyoruz. Osmanlı Enderun Mekteplerinin kapısında yazdığı rivayet edilen bir söz vardır: ‘Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz.’ İşte bizim de arzuladığımız eğitim budur. Her çocuğun kendi kabiliyetiyle, kendi potansiyeliyle yol alabildiği; özgür, adil ve insani bir düzen.
MESEM UYGULAMALARI
Bugün BİLSEM’lerde yaşanan bölgesel eşitsizlikler, kapasite sorunları ve öğretmen yetersizlikleri çocuklarımızın yeteneklerini törpülemektedir. Sanat, spor ve sosyal alanlar hâlâ geri planda kalıyor. Neden her çocuğun farklı bir alanda parlayabileceği imkânlar güçlendirilmiyor? Bizim hedefimiz, akademik başarı kadar sanatı, sporu, sosyal gelişimi ve yaratıcılığı da destekleyen bütüncül bir eğitim sistemidir.
Üretimle eğitim arasındaki bağ kopmuştur. MESEM uygulamaları, çocuk işçiliğini yaygınlaştırmış; meslek lisesi öğrencileri üretim değil ucuz işgücü olarak görülmeye başlanmıştır. Meslek liseleri nitelik kaybına uğramış, sektörle entegrasyon sağlanamamıştır. Saadet Partisi olarak, mesleki eğitimin yalnızca çıraklık ya da ucuz emek değil; üretim, inovasyon ve girişimcilik ekseninde yeniden yapılandırılması gerektiğini savunuyoruz. Teknoloji liseleri, bölgesel üretim merkezleri, sektörel staj ortaklıkları bu bağlamda güçlendirilmelidir.
Eğitim politikaları günü kurtarmak için değil, uzun vadeli bir vizyonla ve toplumun gerçek ihtiyaçlarına duyarlı şekilde planlanmalıdır. Eğitim, sadece bugünün sorunlarını çözmek için değil; yarının insanını, yarının toplumunu inşa etmek için vardır. Biz Saadet Partisi olarak eğitimin merkezine yalnızca akademik başarıyı değil; aynı zamanda ahlaki gelişimi, sosyal uyumu, toplumsal sorumluluğu ve çevresel farkındalığı da koyuyoruz. Çünkü biliyoruz ki eğitim, insanın sadece zihnini değil, ruhunu ve karakterini de beslemelidir. Eğitim sistemimiz insanı merkeze almalı; çocuğun üstün yararını gözetmeli; toplumsal adaleti, ortak değerlerimizi ve kültürel zenginliğimizi yaşatmalıdır. Ancak böyle bir anlayışla geleceğe güvenle yürüyebiliriz.”

CHP’de köy delege seçimleri tamam

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe’de 25 Ağustos Pazartesi günü başlayan Köy Delege Seçimleri dün Bosna, Üyüklütatar ve Doyran köylerinde yapılan seçimlerle tamamlanırken, Mahalle Delege Seçimleri’nde ise bugün dahil 9 yer kaldı.

CHP Merkez İlçe’de 23 Ağustos 2025 Cumartesi günü Fatih Mahallesi’nden start alan Mahalle Delege Seçimleri, bugün 18.00 – 21.00 saatleri arasında Sarıcapaşa ve Medresealibey Mahalleleri için Merkez İlçe Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Seçimler 4 Eylül 2025 Perşembe günü Sabuni Mahallesi ve Yeniimaret Mahallesi, 5 Eylül 2025 Cuma günü Nişancıpaşa Mahallesi ve İstasyon Mahallesi, 6 Eylül 2025 Cumartesi günü Kocasinan Mahallesi ve Menzilahir Mahallesi’nde devam ettikten sonra 7 Eylül 2025 Pazar günü Çavuşbey Mahallesi ile sona erecek.

CHP Merkez İlçe’de 25 Ağustos 2025 Pazartesi günü Eskikadın, Yenikadın, Kemal Köy, Budakdoğanca olmak üzere 4 yerde başlayan Köy Delege Seçimleri dün Bosna, Üyüklütatar ve Doyran köylerinde yapılan seçimlerle tamamlandı.

Delege seçimleri takvimi sonunda merkez ilçe başkanı ve yönetimini belirleyecek 400 delege belli olacak. Doğal delegelerle birlikte 417 delege oy hakkına sahip olacak.

‘Uyuşturucuya karşı sıfır tolerans’

Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan, uyuşturucu kullanımındaki artışın toplumsal bir alarm verdiğini belirterek, hem ulusal hem de yerel düzeyde bu sorunun ciddiyetine dikkat çekti. Çalışkan, özellikle genç nesiller üzerindeki yıkıcı etkileri vurgulayarak acil önlem çağrısında bulundu.

​Başkan Çalışkan, açıklamasına şu sözlerle başladı:

 “Son yıllarda ülkemizde uyuşturucu madde kullanımında dramatik bir artış gözlemlenmektedir. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılında uyuşturucu ile bağlantılı 300 binden fazla operasyon gerçekleştirilmiş ve yaklaşık 350 bin kişi gözaltına alınmıştır. Bu rakamlar, uyuşturucunun ülkemizin en önemli güvenlik ve toplumsal sorunlarından biri haline geldiğini açıkça göstermektedir.”

​Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin (TUBİM) raporlarına atıfta bulunan Çalışkan, kullanımın 15-34 yaş arası gençler arasında hızla arttığını ve madde kullanımına başlama yaşının 13-14 seviyelerine kadar düştüğünü belirtti. Çalışkan, “2023 yılında yalnızca İstanbul’da uyuşturucu nedeniyle 600’ün üzerinde ölüm gerçekleşmiştir. Bu tablo, gençliğimizi hedef alan bir felaketle karşı karşıya olduğumuzu ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

​Edirne’deki duruma da değinen Çalışkan, “Şehrimize geldiğimizde de maalesef rakamlar ve gerçekler ürkütücü boyuttadır. Edirne’miz, yalnızca sınırlarımızın güvenliği açısından değil, aynı zamanda genç nesillerimizin sağlığı ve geleceği açısından kritik bir şehirdir. Ancak ne yazık ki, dünya genelinde olduğu gibi burada da uyuşturucu sorununda korkutucu boyutlara ulaşan bir artış yaşanmaktadır” dedi.

2025 ilk çeyreğinde yakalanan skunk miktarındaki %994’lük artışa dikkat çeken Çalışkan, “Bu veriler bize, Edirne’nin sadece bir transit geçiş noktası olmadığını, aynı zamanda uyuşturucu trafiğinde önemli bir merkez hâline geldiğini göstermektedir. Gençlerimizin bu tehlikeden korunması için acil ve kapsamlı önlemler şarttır” diye ekledi.

​Yeniden Refah Partisi olarak uyuşturucuya karşı sıfır tolerans ilkesini benimsediklerini vurgulayan Çalışkan, alınması gereken acil önlemleri de sıraladı:

​”Okullarda sistematik eğitim ve bilinçlendirme programları uygulanmalı, çocuklarımız daha küçük yaşlarda tehlike konusunda bilgilendirilmelidir.”

​”Aile destek merkezleri güçlendirilmeli, anne-babalar bilinçlendirilmelidir.”

​”Rehabilitasyon merkezlerinin sayısı artırılmalı ve tedavi süreçleri kolaylaştırılmalıdır.”

​”Uyuşturucu ticaretine ve sokak satıcılarına karşı daha caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.”

​”Gençlerimizi uyuşturucudan uzak tutacak spor, sanat ve kültürel faaliyetlere yatırım artırılmalıdır.”

​Çalışkan, “Uyuşturucu yalnızca bireylerin değil, milletimizin geleceğini tehdit etmektedir. Bu mücadele sadece polisiye tedbirlerle değil, toplumsal dayanışma ve güçlü sosyal politikalarla kazanılabilir. Yeniden Refah Partisi olarak bizler, gençlerimizi zehir tacirlerinin eline bırakmayacağız. Uyuşturucuya karşı sıfır tolerans ilkesinde kararlıyız.” dedi.

CHP Uzunköprü’de beyaz listeden ezici fark

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Uzunköprü’deki mahalle delege seçimlerini, ilçe başkan adayı Osman Aydın ve Belediye Başkanı Ediz Martin’in desteklediği beyaz ezici çoğunlukla kazanan taraf oldu.

Uzunköprü Çakıcı Hotel’de gerçekleşen delege seçimleri tam bir demokrasi şölenini havasında geçti. Toplam 1656  üyeden 1241 üye sandık başına gitti.

BEYAZ LİSTE FARKLA SEÇİMİ ALDI

CHP Uzunköprü’deki mahalle delege seçimlerini, Osman Aydın’ın desteklediği beyaz liste büyük bir farkla kazandı. Ayhan Ustosun’un desteklediği kırmızı liste ise sadece 3 delege çıkarabildi.

Toplam 98 delege kontenjanının belirlendiği seçimlerde,  Belediye Başkanı Ediz Martin’in destek verdiği açıkça bilinen Osman Aydın’ın  beyaz listesi 95 delege çıkarırken, önceki dönem  Belediye Başkanı Özlem Becan’in destek verdiği ifade edilen Ayhan Uztosun’un liderliğindeki “kırmızı liste” ise sadece Kavak Mahallesi’nden 3 delege kazanabildi.

Seçim sonuçlarına göre, 250 delegenin oy kullanacağı CHP ilçe kongresi öncesinde Osman Aydın ve ekibi mahallelerde önemli bir üstünlük kurmuş oldu. ​Demirtaş, Çöpköy ve Yeniköy mahallelerinin yanı sıra 52 köy delegesi ise imza karşılığı belirlendi.

ÖZLEM BECAN DELEGE SEÇİLEMEDİ

Gerçekleşen delege seçimlerinde 2019-2024 yılları arasında belediye başkanlığı yapan Özlem Becan delege adayı olduğu Muradiye Mahallesi’nden delege seçilemezken, kırmızı listenin kale olarak baktığı Atatürk Mahallesi’nde de zafere  beyaz liste ulaştı.

BELEDİYE BAŞKANI EDİZ MARTİN GALİP ÇIKTI

Gerçekleşen delege seçiminde İYİ Parti,’den CHP’ye katılan ve büyük bir sınav vereceği ifade edilen Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin ise desteklediği beyaz liste tarihi farkla kazandı.

Kazanan seçim sonuçlarında Ediz Martin’de böylece CHP içinde gücüne güç katarak kendini  partililerine kabul ettirmiş oldu.

İYİ Parti’den 77 il’de çalışma

Olgay GÜLER

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı ve beraberindeki milletvekilleri ve Merkez Danışma Kurulu üyelerinden oluşan heyet, saha çalışmaları kapsamında dün Edirne’de temaslarda bulundu.

İYİ Parti, Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya dışındaki 77 ilde genel merkez kadrolarının katılacağı geniş çaplı saha çalışması başlattı. Başkanlık Divanı, milletvekilleri, Genel İdare Kurulu (GİK) üyeleri, Merkez Disiplin Kurulu (MDK) üyeleri ile genel başkan başdanışmanları ve danışmanlardan oluşan ekipler, 21 ayrı gruba bölünerek 01- 04 Eylül tarihleri arasında; Türkiye’yi il il geziyor.

Program kapsamında İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Genel Başkan Danışmanı Elif Babaoğlu, Merkez Disiplin Kurulu üyeleri Hamza Yurtsever ve Abdullah Şalçı Edirne’ye gelerek temaslarda bulundu.

Heyet Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO), Trakya Birlik, esnaf ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ederek hem parti politikaları ve projeleri anlatıp, hem de sorunları dinledi. Çalışmalarda açılım sürecine ilişkin parti değerlendirmeleri de seçmenle paylaşıldı.

Günün ilk ziyaretini gerçekleştirdikleri ETSO çıkışı konuşan Genel Başkan Yardımcısı Selcan Taşçı, esnaf ve vatandaşlarla bilgi alışverişinde bulunduklarını belirterek, “77 ilde İYİ Parti Genel Merkezi’nin bir saha çalışması faaliyeti var. Milletvekillerimiz, başkanlık divanı üyelerimiz genel idare kurulu üyelerimiz, illerimizi geziyoruz, vatandaşlarla bir araya geliyoruz. Hem terörsüz Türkiye sürecinde vatandaşı derdimizi, meramımızı anlatmaya çalışıyoruz. STK ziyaretlerinde gittiğimiz ilin problemleriyle ilgili görüş alışverişinde bulunmaya çalışıyoruz. Burada da Edirne Ticaret Odası Başkanı sağ olsun bizleri çok nezaketle ağırladı. Süreye el verdiğince görüşlerimizi paylaştık karşılıklı olarak” dedi.

‘Anahtar Parti: Geleceğin Partisi’

Anahtar Parti Edirne İl Başkanı Erdinç Balıkçı, ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasal alanındaki sorunlarına çözüm odaklı yaklaşacaklarını belirterek, “Anahtar Parti olarak, Türkiye’nin her alanındaki zorlukları çözmek için titizlikle çalışıyoruz. Her adımda halkımızın yanındayız” dedi.
Partisinin vizyonunu ve yaklaşımını halka anlatan Balıkçı, Türkiye genelindeki ekonomik zorluklara dikkat çekti ve hükümetin ekonomi yönetimindeki eksikliklere karşı güçlü bir muhalefet yapacaklarını vurguladı. Balıkçı, “Bugün Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik kriz, özellikle dar gelirli vatandaşlarımızı, esnafı ve sanayiciyi olumsuz etkiliyor. Bizim görevimiz, bu sorunların üstesinden gelmek için gerçekçi ve uygulamaya konulabilir çözümler geliştirmektir” dedi.
“İstihdam Sorunu ve Çözüm Önerileri”
Türkiye’deki işsizlik oranlarının yüksek olduğunu belirten Balıkçı, genç işsizliği konusuna da değinirken şunları kaydetti:
“Anahtar Parti olarak, istihdam yaratacak projelerle işsizliği azaltmak için çalışacağız. Gençlerimizin iş gücü piyasasına katılımını artıracak, girişimcilik destek programları ile yeni iş alanları oluşturacağız.”
“Eğitimde Fırsat Eşitliği Sağlanacak”
Eğitimdeki eşitsizliklerin, ülkede uzun vadeli sosyo-ekonomik farklılıklar yaratacağına dikkat çeken Balıkçı, eğitim sisteminin herkes için ulaşılabilir olması gerektiğini. “Her çocuğun eşit eğitim alması, başarılı bir toplumun temellerini atmanın anahtarıdır. Bu sebeple, eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacak politikaları hayata geçireceğiz” diyerek ifade etti
“Sağlık Hizmetlerine Erişim Kolaylaştırılacak”
Sağlık sektöründe yaşanan aksaklıklara da değinen Balıkçı, Türkiye genelindeki sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasının gerektiğini söyledi. Balıkçı, “Sağlıkta eşitlik ve erişim hakkı en temel insan haklarındandır. Her bireyin kaliteli sağlık hizmetine kolayca erişebilmesi için çalışacağız” şeklinde konuştu.
“Anahtar Parti: Geleceğin Partisi”
Erdinç Balıkçı, partilerinin kurumsal yapısının şeffaf ve güçlü olduğunun altını çizdiği açıklamasında, “Anahtar Parti, halkın ihtiyaçlarını doğru analiz eden ve gerçekçi çözümler üreten bir partidir. Bizim için asıl olan halkın refahı ve mutluluğudur. Siyasi çekişmeleri bir kenara bırakıp, ülkemiz için en iyi çözümü üretmeye odaklanacağız” dedi.
Erdinç Balıkçı, Anahtar Parti olarak Türkiye’nin geleceğini inşa etmek adına el birliğiyle çalışacaklarını ve her alanda toplumun yararına olacak adımlar atacaklarını belirterek, sözleri “Anahtar Parti olarak ülkemizdeki tüm sorunları çözmek, milletimizin yaşam kalitesini artırmak için hep birlikte mücadele edeceğiz” diye tamamladı.

Gürkan’dan beyaz listeye ‘Özdemir Asaf’lı uyarı

Olgay GÜLER

Eski Edirne milletvekili ve belediye başkanı Recep Gürkan, partide devam eden delege seçimleri kapsamında oy kullanırken, partide bugüne kadar yapılan mahalle seçimlerinde tek liste olarak çıkan beyaz liste için söylenen; ‘Beyaz tüm renklerin birleşimidir’ söylemlerine dikkat çekti.

Edirne siyasetinin önemli isimlerinden, eski milletvekili ve 2 dönem belediye başkanlığı yapan Recep Gürkan, devam eden delege seçimleri kapsamında, Cumhuriyet Mahallesi delege seçimlerinde oy kullandı. İlçe başkanlığına, kendisine yakın isimlerle gelen Gürkan, oy kullanmasının ardından açıklamalarda bulundu. 

‘KATILIMLA İLGİLİ PARTİ YÖNETİMİNİN ÇALIŞMASI GEREKİYOR’

Delege seçimlerine olan katılımı az olarak nitelendiren Gürkan, “Tabii katılımın az olduğunu görüyorum, bu düşündürücü. Evet yaz dönemi, tatil dönemi ama yine de parti yöneticilerimizin, diğer arkadaşlarımızın bu konuda biraz daha tedbirli olmaları, özenli olmaları gerekir diye düşünüyorum. Aldığım bilgilere göre ortalama yüzde 38-40 civarında genel bir katılım var, çok düşük bir katılım. Yani her üç kişiden ikisinin oy kullanmaya gelmediğinin göstergesi bu. Bununla ilgili çalışması gerekiyor parti yöneticilerinin, merkez ilçenin, il yönetiminin, belediye yönetiminin, hepsinin buna bir kafa yorması gerekiyor. Çünkü şöyle bir şeyimiz var; önümüzde çok ciddi bir genel seçim olacak. Hani erken ya da geç, sonuçta olacak bu. Ben 2027 Kasım’ı gibi, sonbaharı gibi bekliyorum bu genel seçimi, cumhurbaşkanlığı seçimiyle beraber. Bizim orada herkes için söylüyorum, kendim de dahil kişisel beklentileri bir tarafa bırakıp, ülkenin beklentilerine, partinin beklentilerine ama özellikle ülkenin beklentilerine dikkatlerimizi çevirmemiz gerekiyor. Bunun için mücadele etmemiz gerekiyor. Eğer iktidar olamazsanız sizin hangi koltukta oturduğunuzun çok önemi yok. Önemli olan iktidar koltuğuna Cumhuriyet Halk Partisi’nin anlayışının, tam demokrasinin, özgürlüğün, adaletin yine altını çizerek söylüyorum, adaletin oturması gerekiyor ki bu ülkede bize inanan, bize güvenen ve Atatürk cumhuriyetine gönül vermiş milyonlarca insanın sesi olabilelim. Onların temsiliyetini alabilelim ve onları temsil edelim” dedi.

‘AKTİF BİR GÖREV BEKLENTİSİ İÇİNDE DEĞİLİM’

Gelecek seçimlerde, kendisinin belediye başkanlığı ya da milletvekilliği beklentisi içerisinde olmadığını kaydeden Gürkan, “Ben milletvekili de oldum, belediye başkanı da oldum, ikisini de yaşadım. Onları tekrar yaşama gibi bir düşüncem ve isteğim yok ama aktif bir görev beklentisi içinde değilim, talebi içinde de değilim. Yani Edirne halkı bana Edirne’de hiç kimseye nasip olmayan görevler verdi. İki dönem belediye başkanlığı, milletvekilliği, üniversite genel sekreterliği, milli eğitim müdürlüğü. Ben Atatürkçü Düşünce Derneği’nin 8 nolu üyesiydim. Türkiye genelinde ADD’nin 1560’ıncı üyesiyim. Bunlar benim evlatlarıma, torunlarıma bırakacağım en büyük miraslarım ama bu ortamda aktif siyaseti yani genel anlamdaki siyaseti bırakmak doğru değil. Bu milletvekilliği talebim olduğu anlamına da gelmesin ama ülkemiz için üretmeye, az önce bahsettiğim şekilde Cumhuriyet Halk Partisi’nin yani bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi, gerçek anlamda adaleti gerçek anlamda özgürlüğü ve insanların korkarak değil, severek yaşadığı bir ülke haline getirmek için Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nde bu bağlamda siyasete devam edeceğim” şeklinde konuştu.

BEYAZ LİSTEYE ‘ÖZDEMİR ASAF’LI UYARI

CHP’nin Edirne’deki mahalle delege seçimlerinde bugüne kadar beyaz listenin ‘tek liste’ olarak çıkmasını da yorumlayan Gürkan, “Arkadaşlarımızın çalışıyorlar, mücadele ediyorlar, uğraşıyorlar. Biliyorsunuz seçimlerde biz hep mavi listeyle, yani Atatürk’ün gözlerinden aldığımız o ilhamla, hep mavi listeyle katılmıştık seçimlere. Birçok yerde beyaz liste çıkıyor, güzel söylemleri var; ‘Beyaz bütün renklerin birleştiği renktir’ diye ama Özdemir Asaf’ın bir şiiri var; ‘Bütün renkler kirlendi, birinciliği beyaza verdiler’ diyor. Çok hassas olmaları lazım, çok dikkatli olmaları lazım. Ben bir büyükleri olarak onlara da buradan bu uyarıyı yapayım. Başarılar diliyorum. Seçilecek bütün arkadaşlarımızın da partimiz için, Edirne’miz için, ülkemiz için yararlı çalışmalar yapacağına olan inancımızı belirterek sizlere de çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

 ‘Çiftçiyi değil, ithalatçıyı tercih ettiler’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, yağlık ayçiçeği tohumu ve ham ayçiçeği yağı ithalatında gümrük vergilerinin düşürülmesine, “Bugün yaşanan tablo, ülkenin tarım politikalarının üretimden uzak, günübirlik ithalat kararlarına dayalı olduğunu bir kez daha göstermektedir. İktidar, ithalat yolunu seçerek yara bandı tedavisi uyguluyor. Bilmiyorlar ki böyle giderse çiftçi üretimden çekilecek, gelecekte bizi daha tehlikeli günler bekleyecek” tepkisini gösterdi.

Resmî Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 27 Ağustos 2025’te yayımlanan karar ile gümrük vergilerinin 1 Ekim itibarıyla yağlık ayçiçeği tohumu ithalatında yüzde 12, ham ayçiçeği yağında yüzde 30 olarak uygulanmasına karar verildi. Karara tepki gösteren CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, şunları söyledi:

“Trakya çiftçisinin ayçiçeği hasadına başladığı şu günlerde, tarlalarda büyük bir hüzün hâkim. Aşırı kuraklık nedeniyle hedeflenen rekolte alınamamış, üretim düşmüştür. Girdi maliyetleri her geçen gün artarken, mazot, gübre ve ilaç fiyatları üreticinin belini bükerken, destekler de yetersiz kalmıştır. Bu şartlar altında çiftçimiz alın terinin karşılığını alması gerekirken, ne yazık ki iktidar bir kez daha üreticiyi değil ithalatçıyı tercih etmiştir.

Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ham ayçiçeği yağı ithalatında gümrük vergisi Kosova hariç yüzde 36’dan yüzde 30’a düşürülmüş, Kosova’dan yapılacak ithalatta ise sıfırlanmıştır. Yağlık ayçiçeği tohumu ithalatında da gümrük vergisinin yüzde 12 olarak uygulanacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemeler 1 Ekim 2025’te yürürlüğe girecek. Yani Trakya’da üretici zararına üretim yaparken, ithalatçının önü açılmaktadır.

Kuraklıktan dolayı ürünü yarı yarıya azalan çiftçiye mali destek verilmesi gerekirken, iktidar açığı ithalatla kapatmaya yönelmiştir. Oysa doğru politika, yerli üreticiyi ayakta tutmak, maliyet yükünü hafifletmek ve çiftçinin ürününe değer katmaktır.Ayrıca ayçiçeği hasadı başlamış olmasına rağmen yağ fiyatları hâlâ artmaktadır. Vergi indirimi ithalatçının cebine girse de sofraya yansımamaktadır.

Türkiye’nin en verimli toprakları olan Trakya’da çiftçi üretimden soğutulursa, ülkemiz dışa bağımlı hale gelir. Bir zamanlar kendi kendine yeten tarım ülkesi olan Türkiye, yanlış politikalarla dışarıya muhtaç bırakılmaktadır.

Çözüm ithalat lobilerini beslemek değil, üreticinin maliyetini düşürmek, destekleri artırmak ve ürününe hak ettiği fiyatı vermektir. Kuraklığa karşı sulama yatırımlarını hızlandırmak, girdi maliyetlerini sübvanse etmek ve taban fiyatı üreticiyi koruyacak düzeyde belirlemek iktidarın asli görevidir.Bugün yaşanan tablo, ülkenin tarım politikalarının üretimden uzak, günübirlik ithalat kararlarına dayalı olduğunu bir kez daha göstermektedir.İktidar, ithalat yolunu seçerek yara bandı tedavisi uyguluyor. Bilmiyorlar ki böyle giderse çiftçi üretimden çekilecek, gelecekte bizi daha tehlikeli günler bekleyecek.”