Kategori arşivi: Siyaset

Şadan Şimşek CHP’den ayrıldı

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek,“Butlan kararı sonrasında hayatımın en zor ama en onurlu kararlarından birini verdim” diyerek yaşanan gelişmeler ve seçilmiş iradeye yönelik haksızlıklar nedeniyle CHP’den istifa ettiğini açıkladı.

Eski milletvekili Şimşek yaptığı yazılı açıklamada, istifasını şöyle duyurdu:

“1992 yılında, Cumhuriyet Halk Partimizin yeniden kuruluş sürecinde görev almış biri olarak, yıllarımı verdiğim partimden Butlan kararı sonrasında yaşanan gelişmeler ve seçilmiş iradeye yönelik haksızlıklar nedeniyle istifa ettim.

Bu karar kolay olmadı.

Ancak insan, inandığı değerlere aykırı gördüğü bir durum karşısında susarak değil, tavır alarak kendine olan saygısını korur.

Ben partimden istifa ettim; Ama Cumhuriyet’ten istifa etmedim. Atatürk’ten istifa etmedim.  Demokrasiden istifa etmedim. Milletin iradesinden istifa etmedim.

Tam tersine; istifamla, inandığım değerlere sahip çıktım.

Asla unutkan olmayacağız.

Partimizin adı değişebilir. Dönemler değişebilir. Şartlar değişebilir.

Ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolu bizim yolumuzdur.

Bizi bölemezler!

Çünkü bizi bir arada tutan yalnızca bir parti adı değildir. Cumhuriyet’tir. Demokrasidir.  Halkın iradesidir. Ortak mücadelemizdir.

Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in yanındayım.

Ben partiden istifa ettim; Atatürk’ün yolundan asla istifa etmedim!

 Dün demokrasiyi savundum. Bugün de savunuyorum. Yarın da savunacağım.

Bu bir vazgeçiş değil; İilkelerime sahip çıkıştır!

Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel’in yanındayım. Milletin iradesinin yanındayım. Demokrasinin yanındayım. Atatürk’ün yolundayım.”

‘Tekstil sektörüne acil eylem planı şart’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda tekstil ve hazır giyim sektörünün yaşadığı sorunlara ilişkin Meclis araştırması açılmasını öngören önerge üzerinde yaptığı konuşmada, sektörün Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine dikkat çekerek kapsamlı destek ve yapısal dönüşüm çağrısında bulundu.

Tekstil ve hazır giyim sektörünün yıllardır Türkiye’nin kalkınmasında, istihdamında ve ihracatında öncü rol üstlendiğini vurgulayan Akalın, özellikle kadın istihdamına sağladığı katkıyla toplumsal kalkınmanın da temel taşı olduğunu ifade etti. Buna karşın sektörün son yıllarda ciddi bir daralma yaşadığını belirten Akalın, kayıtlı istihdamın yaklaşık 840 bin kişiye gerilediğini, geçmişte kayıtlı, kayıtsız ve dolaylı istihdamın 2 milyonun üzerinde olduğunu hatırlattı.

2025 yılında tekstil ve hazır giyim ihracatının yaklaşık 26 milyar dolar olarak gerçekleştiğini kaydeden Akalın, sektörün toplam ihracattaki payının yüzde 10 seviyesine düştüğünü, oysa bu oranın 10-15 yıl önce yüzde 20’ler düzeyinde olduğunu belirtti. Üretim maliyetlerindeki artış, finansmana erişim güçlüğü, kur politikası ve küresel rekabet baskısının sektörü her geçen gün daha da zorladığını ifade etti.

Konuşmasında Hindistan ile Avrupa Birliği arasında imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması’nın yıl sonunda yürürlüğe girecek olmasına da dikkat çeken Akalın, bu gelişmenin Türk tekstil ve hazır giyim sektörü açısından ciddi bir rekabet riski oluşturduğunu belirterek, hükümetin bu konuda kapsamlı bir hazırlık ortaya koymadığını söyledi.

Sektörün yeniden rekabet gücü kazanabilmesi için çözüm önerilerini de paylaşan Akalın, ihracatçılara verilen döviz dönüşüm desteğinin artırılması, imalat sanayine yönelik istihdam desteklerinin güçlendirilmesi ve desteklerin çalışan sayısındaki küçük değişiklikler nedeniyle tamamen kesilmemesi gerektiğini ifade etti.

Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın tekstil sektöründe yeşil ve dijital dönüşümü zorunlu hâle getirdiğini vurgulayan Akalın, Türkiye’nin vakit kaybetmeden ulusal bir tekstil dönüşüm programını hayata geçirmesi gerektiğini belirtti. KOBİ’lere dijital dönüşüm hibeleri sağlanması ve ortak dijital ürün pasaportu altyapısının kurulmasının önemine işaret eden Akalın, “Tekstil sektörünün geleceği, yalnızca bugünün krizini yönetmekle değil, yarının ticaret kurallarına bugünden hazırlanmakla mümkündür.” dedi.

‘CHP, hepimizin evidir’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, “Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin evidir. Edirne’miz ve ülkemiz için çalışmaya aynı kararlılıkla devam edeceğim.Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkmak, hepimiz için tarihi bir sorumluluktur” dedi.

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, son günlerdeki gelişmelere ilişkin şu açıklamayı yaptı.:

“Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyetimizi kuran partidir. Türkiye’de demokrasinin teminatı, Cumhuriyetimizin çimentosudur. Hepimizin baba ocağıdır.

Partimiz; 100 yılı aşkın tarihi boyunca nice ayrılıklar, nice birleşmeler yaşamış; her defasında milletimizin umudu olmayı başarmıştır. Çünkü CHP; kişilerden ve makamlardan büyük, ortak mücadelemizin adıdır.

Siyasette yollar ayrılabilir fakat ortak değerler, ortak mücadele ve ortak geçmiş inkâr edilemez. Yıllarca birlikte omuz omuza yürüdüğümüz Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, aynı zamanda benim abimdir. Bugün farklı bir yol tercih eden birçok yol arkadaşımla da aynı davaya inanarak yıllarca birlikte mücadele ettik. O gün verilen emek de kurulan dostluklar da bizim siyasi hafızamızın kıymetli bir parçasıdır. Ancak bilindiği üzere baba ile oğul, abi ile kardeş hayatta attığı her adımı birlikte atmayabilir.

Davamız aynı, yolumuz farklıdır bugünden sonra. ben inanıyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin evidir. Baba ocağının kapısı, gönlünde Cumhuriyet, demokrasi, laiklik, sosyal adalet ve tam bağımsız Türkiye sevdası taşıyan herkese her zaman açıktır. Bugün farklı bir yolda yürümeyi tercih eden arkadaşlarımızın da günün sonunda bu büyük çatı altında yeniden buluşacaklarına olan inancımı koruyorum.

Ben, halkımızın bana verdiği emanete sahip çıkmaya, Edirne’miz ve ülkemiz için çalışmaya aynı kararlılıkla devam edeceğim.

Çünkü Ulu Önder Atatürk’ün ‘(iki büyük eserim’ dediği Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkmak, hepimiz için tarihi bir sorumluluktur.”

Balkanlı ve Akgüngör’den CHP’ye veda

Mutlak butlan yönetimi tarafından görevinden alınan CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, inandıkları ilkeler doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında artık siyaset yapma imkânının ortadan kaldırıldığına tanıklık etmeleri, Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör de son dönemde yaşanan ve tamamen kötü niyetli olduğunu düşündüğü girişimler nedeniyle büyük bir üzüntüyle Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiklerini açıkladı.

Balkanlı yaptığı açıklamada, “Seçilmiş CHP Edirne İl Başkanlığı görevimden yönetim kurulu ile birlikte mutlak butlan yönetimi tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi Tüzüğü’ne açıkça aykırı, hukuksuz bir şekilde görevimizden alınmamız, yalnızca şahsıma yönelik bir tasarruf değildir. Bu karar; örgütümüzün iradesine, üyelerimizin sandıkta ortaya koyduğu demokratik tercihe ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü demokrasi geleneğine yapılmış açık bir müdahaledir” diyerek şunları kaydetti:

“Bu nedenle, mutlak butlan yönetiminin aldığı kararları kabul etmiyor, tanımıyor ve meşru görmüyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu 103 yıllık baba ocağıdır. Bu gerçek, benim için dün de değişmedi, bugün de değişmedi, yarın da değişmeyecektir. Yaşamım boyunca Atatürk ilke ve devrimlerine, Cumhuriyet’in temel değerlerine, demokrasiye, laikliğe, sosyal demokrasiye ve hukuk devletine bağlı kaldım ve yaşam biçimim oldu.Bundan sonra da aynı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğim.

Ne yazık ki bugün gelinen noktada, parti içi demokrasiyi ve örgüt iradesini yok sayan bir anlayış hâkim kılınmak istenmektedir. Üyelerin ve delegelerin özgür iradesiyle seçilmiş yöneticilerin, hukuki süreçler gerekçe gösterilerek görevlerinden uzaklaştırılması; demokrasiyi güçlendirmez, aksine zedeler. Hukuk; adaleti sağlamak, temel hak ve özgürlükleri korumak için vardır.Demokratik meşruiyetin tek kaynağı; üyelerin, delegelerin ve milletimizin özgür iradesidir.

Bu anlayışın sonucunda, inandığımız ilkeler doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında artık siyaset yapma imkânının ortadan kaldırıldığına üzülerek tanıklık ediyoruz.

Bu nedenle, büyük bir üzüntüyle Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettim.

Bu kararım, Atatürk’ün kurduğu partiye ve onun değerlerine sırt çevirmek anlamına gelmemektedir. Tam tersine; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet değerlerine, demokrasiye ve halkın iradesine sahip çıkma kararlılığımın bir sonucudur.

Siyasi mücadelemi, hangi konumda olursam olayım seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde kurulacak yeni siyasi partide sürdürme kararı aldım. Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefinden, hak, hukuk ve adalet mücadelemizden, laik ve demokratik Cumhuriyet idealinden bir milim geri adım atmadan asla vazgeçmeyeceğim.

Benim mücadelem hiçbir zaman koltuk,makam veya unvan mücadelesi olmamıştır. Mücadelem; örgüt iradesini, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, sosyal adaleti ve halkın egemenliğini savunma mücadelesidir. Bundan sonra da aynı inanç, aynı cesaret ve aynı kararlılıkla yol yürümeye devam edeceğim.

Bugüne kadar omuz omuza mücadele ettiğimiz tüm yol arkadaşlarıma, üyelerimize, delegelerimize ve bize güvenerek destek veren Edirneli hemşehrilerimize yürekten teşekkür ediyorum.

İnanıyorum ki hiçbir hukuksuzluk, hiçbir antidemokratik uygulama halkın iradesinden güçlü değildir. Mücadelemiz bitmemiştir. Mücadelemiz; Seçilmiş Genel Başkanımız sayın Özgür Özel’in liderliğinde cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ile birlikte ,cumhuriyet’e, demokrasiye, örgüt iradesine ve Atatürk ilke ve devrimlerine bağlılıkla, yeni bir yolda aynı umut ve kararlılıkla devam edecektir.”

VOLKAN AKGÜNGÖR

CHP Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, istifasını şöyle duyurdu:

“CHP’ye yönelik son dönemde yaşanan ve tamamen kötü niyetli olduğunu düşündüğüm girişimler nedeniyle, büyük bir üzüntüyle Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etmiş bulunuyorum.

Bu karar, ilke ve duruşuma yönelik haksızlıklar karşısında verdiğim kişisel bir karardır. Kamuoyuna saygıyla duyururum.”

Nejat Gencan CHP’den istifa etti

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne 22. dönem milletvekili, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın amcası Nejat Gencan, “Tarihin doğru tarafında durulması gereği seçilmiş genel başkanımızın yol göstericiliğinde ilerlemek üzere yeni bir oluşuma destek vermek için bu yola çıktık” diyerek yarım asır önce üye olduğu partisinden istifa etti.

Gencan de sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımına istifasına ilişkin ekran görüntüsünü de ekleyerek şunları kaydetti:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nde üye olarak 1976 yılında başlayan yolculuk İl Gençlik Kolu Başkanlığı, 1992de yeniden açılan CHP Edirne Merkez İlçe kurucu üyeliği, sonrası CHP Edirne Merkez İlçe başkanlarında bulundum. 2001 yılındaki kongrede il başkanlığına seçildim.2002 yılında ön seçim sonucu milletvekili adayı oldum. Edirne ilinden üç milletvekili olarak parlamentoya girme hakkı elde ettik.2002-2007 yılları arasında Edirne ilini temsil görevimi  en iyi şekilde yaptığıma  inanıyorum .2007 yılından sonra iki dönem il başkanlığı görevini yapan biriyim.Vermiş olduğum emeklerime rağmen çok sevdiğim Cumhuriyet Halk Parti üyeliğimden istemeyerek ayrılmak zorunda bırakıldık. Tarihin doğru tarafında durulması gereği seçilmiş genel başkanımızın yol göstericiliğinde ilerlemek üzere yeni bir oluşuma destek vermek için bu yola çıktık. Ülkemiz ve kurulacak partimiz İçin yürüyelim arkadaşlar. Sevgilerimle.”

‘Atanmışlarla değil, seçilmişlerle beraberim’

25-26-27.Dönem CHP Edirne Milletvekili Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, atanmışlarla değil, seçilmişlerle beraber olacağını belirterek, Özgür Özel ile birlikte yürüyeceğini duyurdu.

Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:

“Atanmışlarla değil, seçilmişlerle beraberim……

Kendimi bildim bileli CHP’liyim. 2015-2023 yilları arasında tüm üyelerin katılımıyla önseçimle gelerek 8 yıl Edirne milletvekilliği yaptım. Her zaman sahada halkla birlikte olmaya dikkat  ettim.  Halk değişim diyor, atama ile yargı kararı ile gelenleri kabul etmiyor, halka rağmen siyaset olmaz. Bunu göremeyenler bu partiye zarar veriyorlar. O nedenle ben de yeni bir yol açan Özgür Özel’le beraberim, birlikte yürüyeceğim. Yine sahalarda olacağım. Ölene kadar Atatürk’ün çizdiği yoldan dönmeden yoluma devam edeceğim.”

Üreticinin samanı tarlada bekliyor!

Olgay GÜLER

CHP Edirne önceki dönem milletvekili Okan Gaytancıoğlu, son yıllardaki saman ve canlı hayvan ithalatı nedeniyle, üreticinin buğdaydan hasadından sonra elde ettiği samanların tarlasında kalmaya başladığını söyledi.

CHP’li Gaytancıoğlu, buğday hasadında sona gelinen Trakya’da, her yıl yapılan balya mesaisinin bu yıl azaldığını söyledi. Son yıllardaki canlı hayvan ithalatı nedeniyle, yerli hayvan varlığının azaldığına dikkat çeken Gaytancıoğlu, saman ithalatıyla üreticinin daha da mağdur olduğuna vurgu yaptı. Bölgede, birçok alanda samanların tarlada kaldığını kaydeden Gaytancıoğlu, üreticinin buradan elde edeceği gelirin de azaldığını belirtti.

‘SAMANLAR KALDI’

Bölgede, buğday hasadında sona gelindiğini söyleyen Gaytancıoğlu, “Temmuz ayının ortalarını da geçtik. Buğday hasadı bitti çoğu yerde ama samanlar kaldı. Eskiden şöyle olurdu. Yani eskiden dediğim bundan 3-4 yıl öncesine kadar tarlanın başında biçerdöver girerdi, kamyon da dışarıda beklerdi. Bir yandan balya makinası çalışırdı. Neden? Hayvanlar için bu bir saman kaynağı, yem kaynağıydı. Nasıl ki Türkiye saman ithalatı yaptı? Türkiye gibi bir tarım ülkesine çok yazık oldu bu. Sonrasında da hayvan ithalatı yapmaya başladı; Arjantin’den, Uruguay’dan, Brezilya’dan. Hayvancılığı destekleyin dedik. Özellikle süt hayvancılığını destekleyin dedik. Ama onlar yanlış anladı. Onlar anlamışlar ki; Arjantin’in hayvancılığını destekleyelim, Uruguay’ın hayvancılığını destekleyelim. Yılda bir milyar dolar onlara verelim. Macaristan’dan, Sırbistan’dan hayvan getirelim, kırmızı et getirelim” diye konuştu.

‘AYNI ŞEKİLDE BİR ÇOK TARLA VAR’

Üreticinin balyadan elde ettiği gelirin de düştüğünü dile getiren Gaytancıoğlu, “Üreticinin buğdaydan sonra elde ettiği birazcık balya geliri vardı. O da artık toplanmıyor. Birçok tarla var böyle. Etrafımızda otlar bekliyor. Neyi bekliyor? Balya makinasını. Ama buradan sesleniyorum; eskiden dediğim gibi bu balyalar hemen hasatla birlikte kamyona yüklenirdi. İzmir’e, Söke’ye, Balıkesir’e Türkiye’nin her yerine Trakya’da kullanılırdı, artık yok” şeklinde konuştu.

‘Mücadeleme CHP’de devam edeceğim’

Olgay GÜLER

CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, grup toplantısında yeni parti kuracaklarını ilan eden Özgür Özel’le birlikte yola devam edecek milletvekilleri arasında olmayacağını, CHP’de mücadeleye devam edeceğini söyledi.

CHP’de seçilmiş başkan Özgür Özel, partisinin grup kürsüsünden yaptığı açıklamada, yeni parti kuracaklarını ilan etti. Özel’in açıklamasını, CHP’den toplamda 83 milletvekili salonda takip etti. Salondaki isimler arasında Edirne milletvekili Baran Yazgan’ın yer almaması dikkat çekti. Yazgan’ın Özel’le birlikte istifa ederek yeni partiye geçecek vekiller arasında olup olmayacağı da merak konusu oldu.

Konuyla ilgili gazetemize açıklama yapan CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, mücadeleye Cumhuriyet Halk Partisi’nde devam edeceğini söyledi. Yazgan, “Ben partimde mücadeleme devam edeceğim. Yeni partiye geçen arkadaşlara saygı duyuyorum ama parti içinde mücadeleye devam etme kararı verdim. Bizi siyaseten var eden CHP’dir, CHP’nin bayrağını taşımaya devam edeceğiz” dedi.

CHP’ye Veda, Yeni Ana Muhalefete İlk Adım !

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, dün partisinin son grup toplantısını yaptı ve yeni partinin kuruluşunu ilan etti. Özel, merakla beklenen konuşmasını Grup Toplantı Salonu sığmayan bir kalabalığa yaptı ve alkışlar arasında, ‘Tekrar Geri Almak Üzere’ diyerek CHP’ye veda etti. Grup Toplantısına 82 milletvekili katılırken Trakya’nın toplam 7 milletvekilinden katılan tek isim Kırklareli Milletvekili Fahri Özkan oldu. Edirne Milletvekili Baran Yazgan’ın toplantıda yer almadığı öne sürüldü.

Özgür Özel, Grup kürsüsüne çıkmadan önce, ‘Her son yeni bir başlangıçtır’ şeklinde bir ifade kullanarak yeni partinin sinyalini vermişti. Özel, kürsüdeki konuşmasında beklenen sözleri söyledi ve ‘Türkiye’nin Yeni Ana Muhalefet Partisini” ilan etti. CHP’nin seçilmiş yöneticileri, dün Ankara’da Seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığındaki önemli toplantılarda bir araya geldi. Ülke gündemine ilişken önemli mesajların verildiği Grup Toplantısı’nın ardından, saat 16.00’da düzenlenen İl Başkanları Toplantısı’nda partinin yeni yol haritası görüşüldü.

SEÇİLMİŞ BAŞKANLARLA İL BAŞKANLARI TOPLANTISI

Edirne’den ise Seçilmiş İl Başkanı Yücel Balkanlı, Seçilmiş Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Uzunköprü İlçe Başkanı Osman Aydın, İpsala İlçe Başkanı İsmail Göksu ile geçmiş dönem CHP Edirne Milletvekili Şadan Şimşek Ankara programına katılan isimler arasında yer aldı. Grup Toplantısı’nın ardından saat 16.00’da, Özgür Özel önderliğinde gerçekleştirilen toplantıda da bu isimler yer aldı.

Ankara programı öncesinde ortak açıklamada bulunan ve “Mücadelemizi Kararlılıkla Sürdürüyoruz” diyen seçilmiş başkanlar, birlik ve dayanışma mesajı verdi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı.

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütlü gücüyle, halkın iradesine, demokrasiye ve adalete sahip çıkmaya; Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Bugün Ankara’da gerçekleştirilecek Grup Toplantısı ve İl Başkanları Toplantısı, partimizin geleceğine yön verecek önemli buluşmalardan biri olacaktır. Halkın umudunu büyütmeye, örgütümüzün sesini daha güçlü duyurmaya ve Türkiye’nin aydınlık yarınları için çalışmaya devam edeceğiz.”

CHP Edirne örgütünün seçilmiş İl Başkanı Yücel Balkanlı, Ankara’daki temaslarda Edirne örgütünün görüşlerini aktaracak ve partinin yeni dönem çalışmalarına ilişkin aktif  görev üstlenecek.

‘Lozan şimdi akıllarına geldi!’

İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, AKP  Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın Batı Trakya Türklerinin eğitim haklarıyla ilgili açıklamaları üzerine, “Batı Trakya Türklerinin yanında olmak birkaç açıklama yapmakla değil, samimiyetle, tutarlılıkla ve sonuç üreten politikalarla mümkündür” dedi.

İYİ Parti İl Başkanı Şahin, “Nereden baksan çelişki, nereden baksan tutarsızlık. Lozan şimdi akıllarına geldi!” başlıklı yazılı açıklamasında, “Batı Trakya Türklerinin eğitim hakkını, kimliğini ve kültürel varlığını savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Ancak bu konuda yapılan açıklamaların samimi olabilmesi için, temsil edilen iktidarın söylemleri ile icraatlarının birbiriyle örtüşmesi gerekir” diyerek şunları kaydetti:

“Bugün Lozan Antlaşması’nı referans gösterenler, yıllarca Lozan’ı tartışmaya açan söylemlere sessiz kalan, hatta zaman zaman bu anlayışın parçası olan siyasi iradenin temsilcileridir. Lozan’ın önemini gölgeleyen bir anlayışın bugün Batı Trakya Türklerinin haklarını Lozan üzerinden savunmaya çalışması, kamuoyu nezdinde inandırıcılıktan uzaktır.

AKP’nin yaklaşık çeyrek asırlık iktidarı boyunca Ege’de yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin hak ve menfaatleri konusunda ciddi soru işaretleri doğurmuştur. Dedeağaç’ın yoğun şekilde askeri üs haline gelmesi, Yunanistan’ın uluslararası platformlarda Türkiye aleyhine yürüttüğü faaliyetler ve ikili ilişkilerde yaşanan gerilimler ortadayken, iktidarın dış politikada ortaya koyduğu performans ne yazık ki beklentileri karşılayamamıştır.

Batı Trakya Türklerinin yaşadığı her hak ihlalinde birkaç cümlelik açıklama yapmak kolaydır. Asıl mesele; uluslararası hukuk zemininde etkili diplomasi yürütmek, Türkiye’nin caydırıcılığını güçlendirmek ve soydaşlarımızın haklarını fiilen koruyacak sonuçlar üretebilmektir.

AKP’nin dış politikası, çoğu zaman yüksek perdeden söylemlerle gündeme gelmiş ancak söylem ile eylem arasında ciddi çelişkiler yaşanmıştır. Filistin konusunda meydanlarda en sert ifadeler kullanılırken, aynı dönemde İsrail ile ticaretin devam etmesi nasıl kamuoyunda güven sorununa yol açtıysa, Batı Trakya konusunda da yalnızca basın açıklamalarıyla sonuç alınacağına kimse inanmaz.

Kaldı ki yaklaşık 25 yıllık iktidarın dış politika karnesi ortadadır. Bugün yaşanan gelişmeler karşısında hamasi söylemlerle değil, güçlü diplomasiyle, kararlı devlet politikalarıyla ve milli menfaatleri esas alan tutarlı bir dış politika anlayışıyla hareket edilmelidir.

Batı Trakya Türklerinin yanında olmak birkaç açıklama yapmakla değil, samimiyetle, tutarlılıkla ve sonuç üreten politikalarla mümkündür. Bu politikaların oluşturmak , siyasi vizyonunu milletin gerçek sorunlarını çözmek yerine milletvekili ve belediye başkanı transferleri üzerine kuran bir siyasi zihniyetten beklenemez. Dün Sevr derler başları sıkışınca Lozan’a sarılırlar!”