Edirne’de yarın düzenlenecek “TBMM’de Öcalan Komisyonu Ne Yapıyor?” panelinde konuşmacı olarak katılacak Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın programı bugün Keşan ilçesinden başlayacak.
Zafer Partisi lideri Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın Edirne programı bugün saat 13.30’da partisinin Keşan İlçe Başkanlığı ziyareti ile başlayacak. Özdağ. ardından Keşan Belediye Başkanı Opr. Dr. Mehmet Özcan , Keşan Ticaret ve Sanayi Odası, Keşan Ticaret Borsası ve Keşan Ziraat Odası’na peşpeşe ziyaret gerçekleştirecek. ziyareti,
Özdağ, yarın sabah Edirne’de konaklayacağı Hilly Hotel’de basın mensupları ile kahvaltıda buluşacak. Ardından burada Türk Milleti Basın Toplantısı gerçekleştirecek.
Zafer Partisi lideri Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın il merkezindeki programı şöyle işleyecek:
12.00 – Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan ziyareti,
13.00 – Edirneliler Derneği ziyareti,
13.45 – Edirne Ziraat Odası ziyareti,
14.30 – Edirne İl Başkanlığı ziyareti,
16.00 – Edirne Barosu ziyareti,
17.00 – Erasta AVM ve Üniversite Caddesi ziyareti,
18.30 – Panel: “TBMM’de Öcalan Komisyonu Ne Yapıyor?” (Edirne Atatürk Kültür Merkezi)
PANEL
21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü ve Adalet Mülkün Temeledir Derneği’nce düzenlenen “TBMM’de Öcalan Komisyonu Ne Yapıyor?” paneli yarın saat 18.30’da Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek .
Panele, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı ve Prof. Dr. Süheyl Batum konuşmacı olarak katılacak.
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, ’Terörsüz Türkiye’nin bir temenni değil, ulaşılması gereken stratejik bir devlet hedefi olduğunu belirterek, “Bu hedef; kararlı güvenlik politikaları, güçlü hukuk sistemi ve milletimizin ortak iradesiyle mutlaka hayata geçirilecektir” dedi.
Eski milletvekili Şimşek, yaptığı yazılı açıklamada, “Gündemimizde daha önce ‘Çözüm Süreci ile başlayan şimdi ise Terörsüz Türkiye’ olarak devam etmektedir. Siyasette akıl tutulmasını yaşamaktayız” diyerek şunları söyledi.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ve vazgeçilmez hedeflerinden biri; vatandaşlarının can ve mal güvenliğini eksiksiz biçimde sağlayan, hukukun üstünlüğünü esas alan ve terörden tamamen arındırılmış bir ülke düzenini kalıcı hale getirmektir. Bu hedef; siyasi görüşlerden bağımsız, toplumsal vicdanın ortak talebidir.
On binlerce insanımızın hayatını kaybetmesine, binlerce ocağın sönmesine neden olan terör örgütleri ve bu örgütlerin elebaşlarıyla ilgili tutum nettir ve net olmak zorundadır. Kamuoyunda ‘bebek katili’ olarak anılan terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan (Apo), işlediği insanlık suçları nedeniyle Türk yargısı tarafından mahkûm edilmiştir. Hiçbir koşulda bu kişi ya da benzerleriyle muhataplık kurulamaz, pazarlık yapılamaz, siyasal ya da toplumsal meşruiyet alanı açılmasına izin verilemez.
Açık ve kararlı biçimde savunduğumuz üzere; terörle mücadele, hukuk devleti sınırları içinde, insan haklarından ödün vermeden fakat teröre karşı da en küçük bir tolerans göstermeden yürütülmelidir. Terör ile demokratik siyasetin aynı cümlede dahi yan yana gelmesine karşıyız. Şiddeti araç olarak benimseyen hiçbir yapı, bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olamaz.
Şehitlerimizin aziz hatırası, gazilerimizin onurlu mücadelesi; devlete ve siyasete ağır bir sorumluluk yüklemektedir. Bu sorumluluk; terörle mücadelede kararsızlığa düşmemek, günübirlik hesaplarla devlet ciddiyetini zedelememek ve toplumsal vicdanı yaralayacak adımlardan kesinlikle kaçınmaktır.
Türkiye’nin ihtiyacı; korkudan, şiddetten ve dayatmalardan arındırılmış bir ortak gelecek vizyonudur. Bu vizyon; güçlü demokrasi, sosyal adalet, eşit yurttaşlık ve hukuk devleti ilkeleriyle mümkündür. Ancak bu ilkeler, terörle arasına kalın ve tartışmasız bir mesafe koymayan hiçbir anlayışla bağdaşmaz.
Bir kez daha açıkça ifade ediyorum: Terörsüz Türkiye bir temenni değil, ulaşılması gereken stratejik bir devlet hedefidir. Bu hedef; kararlı güvenlik politikaları, güçlü hukuk sistemi ve milletimizin ortak iradesiyle mutlaka hayata geçirilecektir. Ne Mutlu Türküm Diyene…”
Yerli ve Milli Parti Edirne İl Başkanı Mesut Ağırbasan, üç ayların başlangıcı ve Regaip Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda, bu mübarek sürecin sadece manevi bir zaman dilimi değil, toplumsal sorumlulukların yeniden hatırlandığı özel bir dönem olduğunu ifade etti.
ÜÇ AYLAR
Ağırbasan, üç ayların başlamasının insanlara hayatın telaşı içinde kısa bir duruş imkânı sunduğunu belirtti. Ağırbasan, bu sürecin bireyin kendisini sorguladığı, değerlerini yeniden gözden geçirdiği ve topluma karşı sorumluluklarını hatırladığı önemli bir eşik olduğunu vurguladı.
REGAİP KANDİLİ
Regaip Kandili’nin anlamına dikkat çeken Mesut Ağırbasan, “Regaip Kandili; yalnızca duaların yükseldiği bir gece değil, niyetlerin samimiyetle sınandığı, iyiliğin hayata geçirilmesi gerektiğinin hatırlandığı müstesna bir vakittir. Bu gece, söz ile eylemin buluşması gereken bir muhasebe anıdır,” ifadelerini kullandı.
TOPLUMSAL DUYARLILIK VE PAYLAŞMA ÇAĞRISI
Üç aylar ve Regaip Kandili’nin, özellikle zor şartlar altında yaşayan kesimler için paylaşma ve dayanışma bilincini güçlendirmesi gerektiğini belirten Ağırbasan, dayanışmanın yalnızca maddi yardımla sınırlı olmadığını söyledi. Ağırbasan, empati kurmanın, hal hatır sormanın ve yan yana durmanın da bu dönemin ruhuna ait olduğunu dile getirdi.
“MANEVİ DEĞERLER, BİZİ AYAKTA TUTAN TEMELDİR”
Toplumsal huzurun ortak manevi değerlerle güçleneceğini vurgulayan Mesut Ağırbasan, “Bu mübarek günlerin; ayrıştıran dili değil birleştiren anlayışı büyütmesini, umutsuzluğu değil merhameti çoğaltmasını temenni ediyorum. Manevi değerler, toplumun en sağlam dayanağıdır” şeklinde konuştu.
HAYIR, HUZUR VE BEREKET TEMENNİSİ
Yerli ve Milli Parti Edirne İl Başkanı Mesut Ağırbasan, üç ayların ve Regaip Kandili’nin Edirne’ye, ülkemize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini diledi.
İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, yeni açıklanan asgari ücrete tepki gösterdi.
‘Artık yeter’ diyen Şahin açıklamasında şunlara yer verdi:
Artık yeter! Kendinizce çalıp oynayarak hazırladığınız Kasım ayı verileri bile Türkiye’deki sosyal adaletsizliğin çarpıcı bir fotoğrafını ortaya koyuyor. Resmi açlık sınırı 29.828 TL olarak belirlenirken, asgari ücret 28.075 TL’de kalıyor. Bu soğuk rakamların arkasında, bir insanın temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayan çalışan gerçeği yatıyor.
Asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki 1.753 TL’lik fark, sadece bir sayı değil; bu ülkede çalışan milyonların hayatından eksilen ekmek, süt, peynir, meyve demek. Bir insanın “açlık sınırı” denilen seviyede, yani sadece hayatta kalabileceği asgari koşullarda bile yaşayamaması anlamına geliyor.
Asgari ücretin açlık sınırının altında kalması, sadece bir ekonomik sorun değil, ahlaki ve insani bir krizdir. Bir toplumda çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılayamaması, o toplumun geleceğini inşa etmesinin imkansız olduğu anlamına gelir. Rakamlar soğuktur ama bu rakamların arkasında ısınacak evi, doyuracak sofrası, geleceğe umutla bakacak yüzü olmayan milyonlar vardır.
Anayasa’nın 55. maddesi, devlete “çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri” için gerekli tedbirleri alma görevi yüklüyor. Ancak, açlık sınırının altındaki asgari ücret, bu anayasal garantinin fiilen işlemediğini gösteriyor. Çalışma hakkı, insan onuruyla yaşayabilme hakkından ayrı düşünülemez.
Bu tablo, yoksulluğun artık kurumsallaştığının acı bir göstergesidir. Hükümet ve ortakları , bir yandan açlık sınırını hesaplarken, diğer yandan bu sınırın altında ücret belirliyor. Çalışanlar, tam zamanlı işlerinde “resmi olarak yoksul” statüsünde çalışmaya mahkum ediliyor.
Mevcut hükümet ve ortaklarının tek derdi , çözmeleri gereken en önemli sorun bir bebek katili teröriste özgürlük olursa asgari ücrette böyle önemsiz görülür! Bu hükümet ve ortaklarının artık halktan koptuğunun , koltukları uğruna verdikleri mücadelenin kanıtıdır.
Bu tablo değişmeli, bu hükümet artık gitmelidir! Hiçbir ekonomik gösterge, insan onurunun üzerinde olamaz.
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne il başkanı Yücel Balkanlı yeni açıklanan asgari ücretle ilgili açıklama yaptı. Balkanlı yaptığı açıklamada “AKP iktidarı, 23 yıldır bu ülkeyi yönetiyor. Sonuç ortadadır, Memur yoksullaşmış, emekli açlığa mahkûm edilmiş, işçi sefalet ücretine teslim edilmiştir” dedi.
Balkanlı açıklamasında şunlara yer verdi: Milyonlarca işçiyi ilgilendiren asgari ücret, AKP tarafından yüzde 27 artışla 28 bin 75 lira olarak açıklanmıştır. Bugün resmi açlık sınırı 30 bin liradır. Bu rakamla AKP, Cumhuriyet tarihinde ilk kez asgari ücreti açlık sınırının altına indirmiştir. Bu bir hata değil, bilinçli bir tercihtir. Bu tercih sermayeden yana, emekten karşıdır!Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel defalarca uyardı.İşçinin hakkı olan 39 bin lirayı istedi. Ancak AKP, saraydan çıkmadan, salonlara hapsolarak halkın sesini duymamış, milyonları yok saymıştır. Açıkça söylüyoruz: Bu karar, 2026’yı sefalet yılı ilan etmektir. 23 yıllık AKP iktidarı yalnızca işçiyi değil; memuru, emekliyi, çiftçiyi, köylüyü de yoksulluğa sürüklemiştir. Tarımı ve hayvancılığı bitiren bu anlayış; çiftçiyi borç batağına sürüklemiş, köylüyü çaresiz bırakarak toprağını sattırmış, köyleri boşaltmıştır. Üreten Türkiye’yi yok eden AKP, ithalata bağımlı bir ülke yaratmıştır. Bugün gelinen noktada; Genel Başkanımızın belirttiği gibi köprü işletenlere, otoyol işletenlere, havaalanı işletenlere dolar garantisi vardır, Ama tarlada alın teri dökene, fabrikada çalışan işçiye, ay sonunu getirmeye çalışan asgari ücretliye tek bir geçim garantisi yoktur. Bu sefalet düzeninin sorumlusu bellidir. Kimse topu taca atmasın. Bu ücretin de, bu yoksulluğun da, bu çöküşün de tek sorumlusu Sayın Erdoğan’dır. 25,1 milyon yurttaşın imza vererek “git” dediği bir ülkede, bugün milyonlarca çalışanın başını öne eğdiren bu iktidar artık sandıktan kaçamaz. 2026 bir geçim yılı olmayacaktır. Bu düzenle geçim olmaz! 2026, seçim yılıdır! Sandık gelecek, bu sefalet düzeni gidecek! CHP Edirne İl Örgütü olarak; emeğin, alın terinin, üretimin ve adaletin yanında durmaya devam edeceğiz. Bu ülkeyi yoksulluğa teslim edenlerle mücadelemiz sürecek.
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör Ak Parti iktidarının açıkladığı 28.075 TL’lik Asgari Ücrete tepki gösterdi.
Başkan Akgüngör, ‘Hükümet, açıkladığı 28.075 TL’lik asgari ücretle vatandaşını açıkça açlığa mahkûm etmiştir’ diyerek açıklamasında şunlara yer verdi:
Bu rakam, açlık sınırının altındadır ve milyonlarca emekçinin yaşam hakkını hiçe saymaktadır.
Bugün Türkiye’de bir ailenin yalnızca temel gıda ihtiyacı bile bu ücretin üzerindeyken, iktidarın bu rakamı “müjde” gibi sunması halkın aklıyla alay etmektir. Bu bir ücret politikası değil, yoksulluğu kalıcı hâle getirme tercihidir.
Asgari ücret, bir lütuf değil; insanca yaşamanın asgari şartıdır.
Kirasını ödeyemeyen, çocuğuna beslenme çantası koyamayan, faturalar arasında seçim yapmak zorunda kalan milyonlarca yurttaşın sorumluluğu bu iktidarın omuzlarındadır.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu düzeni kabul etmiyoruz.
Emeği açlığa mahkûm eden bu anlayışa karşı her platformda mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bu ülkenin insanı yoksulluğu değil, insanca yaşamayı hak etmektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, partisince geçtiğimiz Cumartesi günü Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirilen mitingin halkımızın büyük coşkusu ve tarihi katılımıyla demokrasi mücadelelerinin unutulmaz günlerinden biri olduğunu belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti.
CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, Edirne Mitingi ile ilgili teşekkür mesajı yayınladı. Balkanlı mesajında şunlara yer verdi:
“20 Aralık Cumartesi günü, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in katılımıyla Edirne’de gerçekleştirdiğimiz ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingi, halkımızın büyük coşkusu ve tarihi katılımıyla demokrasi mücadelemizin unutulmaz günlerinden biri olmuştur.
Saraçlar Caddesi’nde Edirne’nin bugüne kadar gördüğü en büyük kalabalıklardan biriyle; demokrasiye, özgürlüğe, halkın iradesine ve haksız, hukuksuz şekilde tutuklanan belediye başkanlarımıza güçlü bir şekilde sahip çıkılmıştır.
İşçisiyle, çiftçisiyle, kadınıyla, genciyle, emeklisiyle, memuruyla Edirne; Cumhuriyetin aydınlık yüzü olduğunu bir kez daha tüm Türkiye’ye göstermiştir.
Bu tarihi mitingte halkımız, seçim sandığını açık ve net bir şekilde talep ettiğini, demokratik yollarla değişim iradesini ortaya koymuştur. Edirne’den yükselen bu güçlü ses, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara hazır olduğunu, örgütüyle, kadrolarıyla ve halkla kurduğu bağla Türkiye’yi yönetmeye hazır bulunduğunu bir kez daha göstermiştir.
Bu büyük ve anlamlı mitingin başarıyla gerçekleştirilmesinde emeği geçen; iİçe başkanlarımıza, Belediye başkanımız Filiz Gencan’a,ilçe belediye başkanlarımıza, meclis üyelerimize, il genel meclisi üyelerimize, kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza, örgütümüzün cefakâr partili emekçilerimize organizasyonda fedakârca çalışan tüm yol arkadaşlarımıza ve yüreği Cumhuriyet Halk Partisi ile atan her bir üyemize yürekten teşekkür ediyorum.
Bu miting, yalnızca bir kalabalık değil; halkın iradesinin, adalet talebinin ve demokrasiye olan inancının güçlü bir ifadesidir.
Edirne’den yükselen bu ses, Türkiye’nin aydınlık yarınlarına umut olmuştur.
Dayanışmamız, kararlılığımız ve örgütlü gücümüzle; demokrasiyi, hukuku ve halkın iradesini savunmaya, erken seçim talebini her platformda yükseltmeye ve Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.”
Edirne’de 25 Aralık 2025 Perşembe günü gerçekleştirilecek “TBMM’de Öcalan Komisyonu Ne Yapıyor?” paneline Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da konuşmacı olarak katılacak.
21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü ve Adalet Mülkün Temeledir Derneği’nce düzenlenen “TBMM’de Öcalan Komisyonu Ne Yapıyor?” paneli 25 Aralık 2025 Perşembe günü saat 18.00’de Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek .
Panele, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı ve Prof. Dr. Süheyl Batum konuşmacı olarak katılacak.
Anahtar Parti Edirne İl Başkanı Erdinç Balıkçı, şehrin geleceğinin masa başında değil, mahallelerde şekilleneceğini söyledi.
Balıkçı, Edirne’nin toplumsal dokusunu ayakta tutan en önemli yerel temsilciler olan mahalle muhtarlarına yönelik ziyaretlerini aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Talatpaşa Mahallesi Muhtarı Emin Topçu, Yancıkçı Şahin Mahallesi Muhtarı Nurtekin Aykut ve Abdurrahman Mahallesi Muhtarı Ersan Bubektaş yerinde ziyaret edildi.
Gerçekleştirilen ziyaretlerde Edirne’nin mahalle bazlı sorunları, vatandaşların günlük hayatta karşılaştığı ihtiyaçlar ve çözüm önerileri ele alındı. İl Başkanı Balıkçı, mahalle muhtarlarının yerel yönetim ile halk arasında en güçlü köprü olduğunu vurgulayarak, “Yaşanabilir bir Edirne hedefi, sahayı bilen, mahalleyi tanıyan muhtarlarımızın görüşleriyle mümkündür” değerlendirmesinde bulundu.
Ziyaret programı İstasyon Mahallesi Muhtarı Halit Paşa Yılmaz ile devam etti. Cumhuriyetin temel değerlerine bağlılığı ve Edirne’ye olan duyarlılığıyla öne çıkan Yılmaz’a başarı dilekleri iletildi, nazik ev sahipliği için teşekkür edildi.
Edirne’nin tarihi, kültürel ve toplumsal önemine dikkat çeken Balıkçı, şehrin geleceğinin masa başında değil, mahallelerde şekilleneceğini ifade ederek, “Edirne, sadece geçmişiyle değil; bugününe sahip çıkan, yarınını birlikte inşa eden insanlarıyla güçlüdür. Muhtarlarımız bu sürecin en kıymetli muhataplarıdır” dedi.
CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Genel Başkan Özgür Özel’in Edirne’de Saraçlar Caddesi’ne sığmayan ve 1,5 saati aşan konuşmasının bir miting konuşması değil, Edirne’den tüm Türkiye’ye okunan açık bir memleket muhasebesi olduğunu söyledi.
Balkanlı, Özel’in geçtiğimiz Cumartesi günü Saraçlar Caddesi’ndeki konuşmalarını hedef alan iktidarın Edirne’deki temsilcilerine cevaben açıklamasında, “Sizin derdiniz cımbızla kelime avlamak, bizim derdimiz halkın hesabını sormak! Ancak görüyoruz ki sizler, bu muhasebeden yalnızca sehven ifade edilmiş tek bir rakama tutunmayı tercih ediyorsunuz. Çünkü konuşma boyunca dile getirilen gerçekler; çiftçinin, emeklinin, esnafın ve gencin yaşadığı derin yoksulluk ve adaletsizlik, savunulabilir değildir” ” diyerek tepki gösterdi..
Açıklamasında, “Açıkça söylüyoruz: Evet, Genel Başkanımız Edirne’de yaptığı kapsamlı değerlendirme sırasında “115 kilometre” ifadesini sehven kullanmıştır. Biz bu ifadeden kaçmıyoruz. Biz Genel Başkanımızın sözünü yere düşürmeyiz; bu ifadeyi hedef koyar, çalışır, yapar ve Edirneli hemşehrilerimizle paylaşırız” ifadelerine yer veren Balkanlı, şunları kaydetti:.
DEVLET KURUMLARI ÜZERİNDEN SİYASET
“Su hatları ve altyapı üzerinden ‘DSİ yapıyor, belediye izliyor’ algısı yaratmaya çalışıyorsunuz. Ancak kamuoyundan gizlediğiniz temel bir gerçek var:
Devlet Su İşleri (DSİ), Edirne’de yürütülen bu yatırımları karşılıksız yapmıyor. İmzalanan protokoller gereği, Edirne’ye döşenen her borunun, yapılan her yatırımın bedeli Edirne Belediyesi bütçesinden, yani Edirnelinin cebinden, kuruşu kuruşuna tahsil ediliyor.
Bu yatırımların gerçek sahibi; parasını ödeyen Edirne halkı ve Edirne Belediyesi’dir.
Şimdi asıl sorulara gelelim
CİĞER HESABI:
Geçen yıl bir asgari ücretle Edirne’de 92 porsiyon ciğer alınabiliyordu. Bugün aynı asgari ücretle yalnızca 55 porsiyon alınabiliyor. Bu, Edirneli bir ailenin sofrasından tam 37 porsiyon ciğerin eksilmesi demektir. Bu kaybın sorumlusu kimdir?
BUĞDAY – MAZOT HESABI:
AKP iktidarından önce çiftçi 1 kilo buğday satarak 1 litre mazot alabiliyordu. Bugün aynı çiftçi 1 litre mazot alabilmek için 6 kilo buğday satmak zorunda. Bu tablo, çiftçinin 6 kat fakirleşmesi demektir.
ALTIN HESABI:
2002 yılında en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alabiliyordu. Bugün aynı maaş 1,5 çeyrek altına düşmüş durumda. Emeklinin cebinden 6,5 çeyrek altın buharlaşmıştır. Bunun hesabını kim verecek?
KEŞAN – ENEZ YOLU:
İktidar gücü sizdeyken 2,5 yılda yalnızca 1,5 kilometre ilerleyen ve kısa sürede çöken Keşan–Enez yolunun sorumluluğu kimdedir?
EDİRNE – LALAPAŞA YOLU:
Edirne’nin uluslararası nitelikteki Lalapaşa yolu neden hâlâ duble yol değildir? Bu yolun yıllardır tamamlanamamasının sorumluluğu kimdedir?
HALKALI – KAPIKULE HIZLI TREN HATTI:
Edirne için hayati öneme sahip Halkalı–Kapıkule hızlı tren hattı neden sürekli ertelenmektedir? Bu proje neden yıllardır bitirilememektedir?
ÇİFTÇİYE VERİLMESİ GEREKEN DESTEK:
Kanunen tarıma ayrılması gereken Gayri Safi Milli Hasıla’nın %1’i çiftçiye verilmeliyken, bugün bu oran yalnızca %0,2 seviyesindedir. Çiftçiden esirgenen bu hakkın hesabını kim verecektir?
50 KATLIK DEĞER KAYBI:
23 yıl önce 1 lira verip 2 leva alınabilirken, bugün 1 leva almak için 25 lira ödeniyorsa; Türk Lirası neden Bulgar Levası karşısında 50 kat değer kaybetmiştir?
HODRİ MEYDAN
Cımbızla kelime avcılığını bırakın. Genel Başkanımızın Edirne Meydanı’ndan sorduğu bu gerçek sorulara cevap verin. Cevabınız yoksa, polemikle gündem değiştirmeye çalışmayın. Biz Edirne için çalışmaya, siz cevap verene kadar da bu hesabı sormaya devam edeceğiz.”