Kategori arşivi: Siyaset

‘Çorlu’dan gerekli dersler alınmamış’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Çerkezköy’de raydan çıkan trenle ilgili yaptığı açıklamada, “25 vatandaşımızı kaybetmemizin üzerinden sekiz yıl geçti. Acılar hâlâ tazeliğini korurken, başka bir yolcu treninin yeniden raydan çıkması kabul edilemez.Çorlu faciasından gerekli derslerin bütünüyle alınmadığını anlıyoruz” dedi.

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne-İstanbul seferini yapan yolcu treninin Çerkezköy Tren İstasyonu yakınlarında raydan çıkmasına ilişkin basın açıklaması yaptı. Söz konusu olayın, bölgedeki demiryolu güvenliğine ilişkin kaygıları yeniden gündeme getirdiğini vurgulayan Yazgan, şöyle devam etti:

“Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmaması hepimiz için tesellidir. Ancak trenin yavaş seyretmesi sayesinde daha ağır bir tablonun ortaya çıkmamış olması, yaşanan olayın ciddiyetini ortadan kaldırmamaktadır.Demiryolu güvenliği şansa bırakılamaz. İnsanlarımızın yaşamı, trenin o anda hızlı ya da yavaş gitmesine, vagonların hangi yöne devrileceğine veya tesadüflere emanet edilemez.

Bu bölgede demiryolu güvenliği konuşulurken 8 Temmuz 2018’de yaşanan Çorlu Tren Faciası’nı unutmamız mümkün değil. 25 vatandaşımızı kaybetmemizin üzerinden sekiz yıl geçti. Acılar hâlâ tazeliğini korurken, başka bir yolcu treninin yeniden raydan çıkması kabul edilemez.

Yaşanan olaydan, Çorlu faciasından gerekli derslerin bütünüyle alınmadığını anlıyoruz.Çorlu faciasının ardından hazırlanan raporlarda altyapının gözden geçirilmesi, menfez ve köprülerde erken uyarı sistemlerinin kurulması, meteorolojik risklerin yakından takip edilmesi, bakım ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesi yönünde tavsiyeler bulunuyordu. Bu tavsiyelerin hangileri hayata geçirilmiştir? Yapıldığı belirtilen çalışmalar yeterliyse, bir yolcu treni Çerkezköy’de neden yeniden raydan çıkmıştır?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile TCDD, olayın nedenini bütün yönleriyle araştırmalı, hazırlanacak teknik raporu gecikmeden kamuoyuyla paylaşmalıdır. İnceleme yalnızca olay anına ve birkaç personele indirgenmemelidir.Bakım politikaları, personel yeterliliği, denetim sistemi, yatırım programları ve kurumsal sorumluluk zinciri de araştırılmalıdır.

Çorlu’da 25 insanımızı kaybettikten sonra hâlâ aynı soruları soruyor olmamız başlı başına büyük bir yönetim sorunudur. Bir kez daha canlarımızı kaybettikten sonra önlem alınmasını bekleyemeyiz. Kamunun görevi, facia meydana geldikten sonra açıklama yapmak değil, o facianın meydana gelmesini önlemektir.”

Saadet’ten yeni rapor

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık raporda, bu kez “Türkiye’de Darbelerin Gölgesinde Demokrasi, Hukuk ve Millet İradesi” konusu ele alındı.

Türkiye’nin çok partili siyasi hayatı boyunca yaşadığı darbe ve vesayet süreçlerinin demokrasi, hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler ile millet iradesi üzerindeki etkilerinin kapsamlı bir şekilde değerlendirildiği raporda, “Türkiye, çok partili hayata geçişten bu yana darbeler, muhtıralar ve vesayet girişimleri nedeniyle demokrasi, hukuk ve toplumsal huzur alanında ağır bedeller ödemiştir. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan ve 15 Temmuz; farklı yöntemlerle gerçekleşmiş olsa da millet iradesini hedef alan müdahalelerdir. Darbeler yalnızca hükümetleri değiştirmemiş; temel hak ve özgürlükleri sınırlandırmış, hukuk devletini zayıflatmış, ekonomik istikrarı bozmuş ve demokratik kurumların gelişimini geciktirmiştir.

Saadet Partisi, hangi dönemde ve kim tarafından yapılmış olursa olsun bütün darbelere ve vesayet girişimlerine karşıdır. Çünkü darbeler arasında iyi veya kötü ayrımı yapılamaz. Milletin iradesini hedef alan her müdahale yanlıştır.

Türkiye’nin geleceği; daha güçlü demokrasi, bağımsız kurumlar, hukukun üstünlüğü, özgürlükler ve sivil siyasetle kurulmalıdır. Bir daha hiçbir nesil darbe sabahına uyanmamalıdır” ifadelerine yer verildi.

Söz konusu rapora ilaveten yapılan “Demokrasiye sahip çıkmak, millet iradesine sahip çıkmaktır” başlıklı basın açıklamasında da şöyle denildi:

“Türkiye, yakın tarihinde darbelerden, muhtıralardan ve vesayet girişimlerinden büyük acılar yaşamış bir ülkedir. 27 Mayıs’tan 12 Mart’a, 12 Eylül’den 28 Şubat’a, 27 Nisan’dan 15 Temmuz’a kadar yaşanan her müdahale; farklı yöntemler kullanmış olsa da ortak olarak millet iradesini hedef almıştır.

Darbeler hiçbir zaman yalnızca hükümetleri değiştirmemiştir. Her darbe döneminde demokrasi yara almış, hukuk devleti zayıflamış, temel hak ve özgürlükler kısıtlanmış, ekonomik ve sosyal hayat ağır bedeller ödemiştir.

Türkiye’nin kalkınma yolculuğu kesintiye uğramış, toplumsal kutuplaşma derinleşmiş ve milletimizin geleceğinden yıllar çalınmıştır.

Saadet Partisi olarak ilkesel duruşumuz: Kimden gelirse gelsin, hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, bütün darbelere ve vesayet girişimlerine karşıyız.

Çünkü biz, milletin iradesine bağlıyız. Demokratik toplumlarda iktidarların meşruiyet kaynağı sandıktır. Siyasi mücadelelerin adresi demokrasi, çözümün yolu hukuk, istişare ve millet iradesidir.

Bu sebeple darbeler arasında “iyi darbe-kötü darbe” ayrımı yapılmasını doğru bulmuyoruz. 27 Mayıs da yanlıştır, 12 Mart da yanlıştır, 12 Eylül de yanlıştır, 28 Şubat da yanlıştır, 27 Nisan da yanlıştır, 15 Temmuz da yanlıştır. Millet iradesini hedef alan her müdahale, aynı şekilde demokrasiye ve hukuk devletine yönelmiş bir saldırıdır.

Milli Görüş hareketi, siyasi hayatı boyunca vesayetçi anlayışlara karşı durmuş, demokrasiyi ve sivil siyaseti savunmuştur. Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın ortaya koyduğu anlayış da, sorunların baskıyla değil diyalogla, çatışmayla değil uzlaşmayla, vesayetle değil millet iradesiyle çözülmesini esas almıştır.

Bugün Türkiye’nin ihtiyacı yeni gerilimler değil; daha güçlü demokrasi, daha güçlü hukuk devleti, daha bağımsız kurumlar ve daha güçlü bir sivil siyasettir. Geçmişten çıkarılması gereken en önemli ders şudur: Bir daha hiçbir nesil darbe sabahına uyanmamalıdır.

Saadet Partisi olarak dün olduğu gibi bugün de demokrasinin, hukukun ve millet iradesinin yanında olmaya devam edeceğiz.”

İYİ Parti’den yanıt bekleyen sorular

İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, milletin iradesinin tecelligâhı olan Gazi Meclis’in görüşmesi gereken bir yasa taslağının önce İmralı’ya, ardından Kandil’e gönderildiği yönündeki açıklamaların kabul edilebilir bir yanı olmadığını bildirdi.

İYİ Parti İl Başkanı Şahin, yaptığı “Süreç için hazırlanan çerçeve yasa, milletvekillerinden önce bebek katilİ Öcalan’a mı götürüldü?” başlıklı yazılı açıklamasında, “Terör örgütü yöneticisi Mustafa Karasu’nun, ‘Apo’ya bir taslak götürülmüş. ‘Eksikleri ve yetersizlikleri olabilir ama bir kapı açma açısından başlangıçtır’ şeklindeki açıklaması, kamuoyunun cevap beklediği çok ağır soruları gündeme getirmiştir” diyerek şu ifadeleri kullandı:.

“Milletin iradesinin tecelligâhı olan Gazi Meclis’in görüşmesi gereken bir yasa taslağının önce İmralı’ya, ardından Kandil’e gönderildiği yönündeki açıklamaların kabul edilebilir bir yanı yoktur.

Eğer bu iddialar doğruysa, sormak zorundayız: Yasalar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde mi hazırlanıyor, yoksa terör örgütünün elebaşlarının onayından mı geçiriliyor?

Daha da vahimi, tüm bu süreçler milletimizden gizlenmekte, kamuoyu bilgilendirilmeden, alelacele kararlar alınmaya çalışılmaktadır. Türk milletinin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli konular kapalı kapılar ardında yürütülemez.

Bir yandan örgütün feshedildiği söylenirken, diğer yandan Kandil’in yasa taslakları hakkında değerlendirme yapacağını açıklaması, ortada ciddi bir çelişki olduğunu göstermektedir. Terörün sona ermesi başka şeydir, terör örgütünün taleplerinin siyasete yön vermesi bambaşka bir şeydir.

İYİ Parti olarak dün olduğu gibi bugün de devletimizin üniter yapısını, milli egemenliğimizi ve Gazi Meclis’in iradesini zedeleyecek her türlü girişimin karşısındayız. Terörle mücadelede tavizsiz duruşumuzdan asla geri adım atmayacağız.

Türk milletinin iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur. Yasaların muhatabı da, sahibi de yalnızca aziz Türk milletidir.”

Keşan CHP’de toplu istifa!

Cumhuriyet Halk Partisi’nde mutlak butlan kararının ardından yaşanan gelişmeler üzerine CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır ve İlçe Yönetim Kurulu’nun, Çarşamba günü 13:00’da CHP Keşan İlçe Başkanlığı binasında toplu olarak istifa edeceği bildirildi.

Süreçle ilgili açıklamada bulunan İlçe Başkanı Anıl Çakır, alınan kararın kişisel bir tercih değil, örgütün iradesine, parti demokrasisine ve seçilmiş yönetime sahip çıkma kararlılığının bir sonucu olduğunu belirterek tüm parti üyelerini, bu süreçte istifa eden üyeler de dahil olmak üzere tüm vatandaşları ilçe başkanlığına davet etti.

Anıl Çakır açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan son süreçte, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in ifade ettiği gibi, ‘Ya bir yol bulacağız ya da bir yol açacağız.’ Bizler de bu anlayışla, mutlak butlan sürecinin ilk gününden son ana kadar örgütümüzün iradesini, seçilmiş yönetimimizi ve parti içi demokrasiyi savunmak için mücadele ettik.

Gelinen noktada, verilen kararın Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyelerinin ve delegelerinin sandıkta ortaya koyduğu iradeyi yansıtmadığına inanıyoruz. Parti yönetiminin meşruiyetine ilişkin yaşanan bu sürecin, örgütümüzün vicdanında derin yaralar açtığını düşünüyoruz.

Şuan aldığımız karar bir vazgeçiş değil, inandığımız değerlere sahip çıkma kararıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılırken ardımızda bıraktığımız yalnızca bir tabela değil; yıllarımızı verdiğimiz, emek verdiğimiz bir siyasi geçmiştir. Ancak bizler için esas olan isimler değil, halkın iradesini, demokrasiyi ve sosyal demokrat değerleri yaşatmaktır.

Bu nedenle, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde açılan yeni yolda yürümeye karar verdik. Biz inanıyoruz ki Türkiye’nin umudu; halkın iradesine saygı duyan, değişime açık ve iktidar hedefinden vazgeçmeyen kadrolardadır.

Bugünden itibaren mücadelemizi YENİ PARTİ’de yeni çatımız altında, aynı inançla, aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Hedefimiz bellidir: Halkın umudunu büyütmek, ülkemizi demokrasiyle buluşturmak ve iktidar yürüyüşünü hep birlikte gerçekleştirmektir.

Yol arkadaşlarımızı, bu süreçte istifa eden üyelerimiz de dahil olmak üzere tüm vatandaşlarımızı yeni yürüyüşte omuz omuza olmaya davet ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki yol değişebilir, tabela değişebilir; ancak demokrasiye, adalete Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet’in temel değerlerine olan bağlılığımız asla değişmez. Biz, Sayın Özgür Özel’in açtığı bu yeni yolda, iktidar hedefiyle yürümeye devam edeceğiz.”

CHP Keşan İlçe Başkanlığı’nda Çarşamba günü 13:00’da gerçekleştirilecek toplantıda İlçe Başkanı Anıl Çakır ile İlçe Yönetim Kurulu’nun toplu istifa kararını kamuoyuna açıklaması beklenirken, parti üyelerinin de toplantıya yoğun katılım göstermesi bekleniyor.

264 eski vekilden CHP’ye veda!

CHP’nin önceki dönem milletvekillerinden 264’ü, partiden istifa ettiklerini yaptıkları ortak açıklamayla duyurdu. Edirne’den 9 kişinin bulunduğu istifa eden isimler, “CHP’nin tüzel kişiliğini bir gün geri alana kadar” partiden geçici olarak ayrıldıklarını belirterek Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’ye destek vereceklerini açıkladı.

Rasim Çakır, Kemal Değirmendereli, Fuat Erçetin, Okan Gaytancıoğlu, Nejat Gencan, Mustafa İlimen, Bilgin Paçarız ve Şadan Şimşek’in aralarında bulunduğu 264 ismin arasında Recep Gürkan’ın bulunmaması dikkat çekti. 264 eski milletvekilinin ortak açıklamasında şunlara yer verildi: 

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü tarihine, Atatürk ilke ve devrimlerine, laik ve demokratik Cumhuriyetimizin temel değerlerine yürekten bağlı önceki dönemler milletvekilleri olarak, partimizin son dönemde yaşadığı hukuksuzluklara sessiz kalamayarak bugün büyük bir üzüntüyle CHP’mizin tüzel kişiliğini bir gün geri alana kadar partimizden geçici olarak ayrılma kararı aldık.

Yasalara aykırı olarak alınan butlan kararı; Cumhuriyeti, parlamenter yaşamı ve demokrasiyi kuran 103 yıllık kurucu Partimizin iradesini ve demokratik süreçleri ayaklar altına alan, Cumhuriyet’in temel değerlerinden uzaklaştıran ve CHP’yi kişisel iktidar aracı haline getiren bir karardır. Cumhuriyet Halk Partisinin laiklik, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet gibi Cumhuriyet’in temel değerlerinin en önemli taşıyıcısı olduğuna inanan bizler, bu değerlerin mevcut yapı altında savunulmasının olanaksız hale geldiğine üzüntüyle tanıklık ediyoruz. Bu nedenle ortaya çıkan meşruiyet krizinin bir parçası olmayacağız.

Aynı zamanda kurucu iradenin üyeleri olan bizler, Partimizin temel değerlerine ve Türkiye’nin aydınlık geleceğine duyduğumuz sorumluluğumuzun gereği olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ediyor; demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, çoğulculuğa, sosyal demokrasiye ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerine bağlı, parti içi demokrasiyi ve tüm üyelerin katılımıyla yapılacak önseçimi esas alan Yeni Parti’nin siyasal anlayışının inşasına katkı sunmak amacıyla yeni oluşuma destek veriyoruz.

Sayın Özgür Özel başkanımızın liderliğini yaptığı siyasi hareketin; Atatürk’ümüzün Cumhuriyetimizin harcına kattığı o yüce toplumsal barışı, sarsılmaz dayanışmayı, kardeşlik ve hoşgörü ruhunu yeniden şahlandıracağına, milletimizin her bir ferdini ortak gelecek ülküsü etrafında aynı heyecanla kucaklayarak Türkiye’nin dört bir yanında yeni bir umut meşalesi yakacağına, sarsılmaz bir iktidar iradesini var edeceğine gönülden inanıyoruz.

Halkımızın desteğiyle, Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel mirasını ve Cumhuriyetin temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek Yeni Parti’ye destek olacağımızı, Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

Önceki dönemler CHP milletvekilleri

1.            Erol Ağagil

2.            Yaşar Ağyüz

3.            Haydar Akar

4.            Vezir Akdemir İzmir

5.            Zekeriya Akıncı

6.            Yakup Akkaya

7.            Sabahat Akkiraz

8.            Ayşe Nedret Akova

9.            Ali Akyıldız

10.         Bahattin Alagöz

11.         Önay Alpago

12.         Ahmet Altun

13.         Faik Altun

14.         Züheyir Amber

15.         Kemal Anadol

16.         Ali Arabacı

17.         Oya Araslı

18.         Necla Arat

19.         Metin Arifağaoğlu

20.         Çetin Arık Kayseri

21.         Arsan Savaş Arpacıoğlu

22.         Ali Arslan

23.         Gani Aşık

24.         İsmet Atalay

25.         Hasan Aydın

26.         Osman Aydın

27.         Ergün Aydoğan

28.         Feridun Ayvazoğlu

29.         Erdoğan Bakkalbaşı

30.         Mustafa Ali Balbay

31.         Bülent Baratalı

32.         Süheyl Batum

33.         Hüseyin Bayındır

34.         Coşkun Bayram

35.         Kani Beko

36.         İbrahim Yavuz Bildik

37.         Hüsnü Bozkurt

38.         Rıdvan Budak

39.         Mehmet Büyükyılmaz

40.         Rasim Çakır

41.         Halil Çalık

42.         Hüseyin Çamak

43.         Barış Can

44.         İsmet Çanakcı

45.         Tolga Çandar

46.         Ethem Cankurtaran

47.         Fuat Çay

48.         Vahit Çekmez

49.         Süleyman Çelebi İst.

50.         Tarık Cengiz

51.         İzzet Çetin

52.         Dursun Çiçek

53.         Ömer Çiftçi

54.         Hüsnü Çöllü

55.         Yüksel Çorbacıoğlu Artvin

56.         Mehmet Alev Coşkun

57.         Osman Coşkunoğlu

58.         Halil Çulhaoğlu

59.         Ayşe Eser Danişoğlu

60.         Salih Dayıoğlu İzmir

61.         İsmail Değerli

62.         Kemal Değirmendereli

63.         Nurettin Demir

64.         İlhan Demiröz

65.         Hilmi Develi

66.         Turgut Dibek

67.         Celal Dinçer

68.         Orhan Ziya Diren

69.         A.Sedat Doğan

70.         Celal Doğan

71.         Muharrem Doğan

72.         Orhan Düzgün

73.         Mehmet Ali Edipoğlu

74.         Akif Ekici

75.         Kemal Ekinci

76.         Oktay Ekşi

77.         Şükrü Elekdağ

78.         Orhan Eraslan

79.         Nevin Gaye Erbatur

80.         Tuncay Ercenk

81.         Fuat Erçetin

82.         Ali Haydar Erdoğan

83.         Hikmet Erenkaya

84.         Sabri Ergül

85.         Abdurrezzak Erten

86.         Ali Ahmet Ertürk

87.         Refik Eryılmaz

88.         Haluk Eyidoğan

89.         Okan Gaytancıoğlu

90.         Hasan Gemici

91.         Nejat Gencan

92.         Süleyman Girgin

93.         Coşkun Gökalp

94.         Mehmet Gökdağ

95.         Mehmet Göker Burdur

96.         Numan Gültekin

97.         Rahmi Güner

98.         Cemalettin Gürbüz

99.         Zeynep Damla Gürel

100.      Uluç Gürkan

101.      Ayşe Gürocak

102.      Güneş Gürseler

103.      Yalçın Gürtan

104.      Hulusi Güvel

105.      Hasan Güyüldar

106.      Mehmet Haberal

107.      Süleyman Hatinoğlu

108.      Tufan Hirfanoğlu

109.      Güler İleri

110.      Ali Ilıksoy

111.      Mustafa İlimen

112.      Ceyhun İrgil

113.      Mahmut Işık

114.      Ruşen Işın

115.      İbrahim O. Kaboğlu

116.      Mehmet Kahraman

117.      Sena Kaleli

118.      Nail Kamacı

119.      Ekrem Selçuk Kangal

120.      İrfan Kaplan

121.      Mehmet Hilal Kaplan

122.      Emin Karaa

123.      Selahattin Karaahmetoğlu

124.      Erdal Karademir

125.      Ender Karagül

126.      Tuncay Karaytuğ

127.      Atilla Kart

128.      Mehmet Kartal

129.      Yılmaz Kaya

130.      Yakup Kepenek

131.      Mehmet Kerimoğlu

132.      Mehmet Siyam Kesimoğlu

133.      Ahmet Güryüz Ketenci

134.      Ali Keven Yozgat

135.      İsmet Önder Kırlı

136.      Emin Koç

137.      Haluk Koç

138.      Tevfik Koçak

139.      Muhsin Koçyiğit

140.      Devrim Kök

141.      Ural Köklü

142.      Ali İhsan Köktürk

143.      Emre Köprülü

144.      Esfender Korkmaz

145.      Osman Taney Korutürk

146.      Erol Köse

147.      Şevket Köse

148.      Tufan Köse

149.      Erdal Koyuncu

150.      Sedef Küçük

151.      Mehmet Küçükaşık

152.      Mustafa Kul

153.      Sami Kumbasar

154.      Bekir Kumbul

155.      Kazım Kurt

156.      Rüştü Kurt

157.      Muzaffer Kurtulmuşoğlu

158.      Faruk Loğoğlu

159.      Hasan Macit

160.      Bayram Meral

161.      Cengiz Gökçel

162.      Türkan Miçooğulları

163.      Ziya Gökalp Mülayim

164.      Güldal Mumcu

165.      Mehmet Neşşar

166.      Orhan Ocak

167.      Selahattin Öcal

168.      Kadir Gökmen Öğüt

169.      Yalçın Oğuz

170.      Ali Oksal

171.      Şinası Öktem

172.      Güldal Okuducu

173.      Melda Onur

174.      Onur Öymen

175.      Sakine Öz

176.      İsmail Özay

177.      Ahmet Sırrı Özbek

178.      Hüseyin Özcan

179.      Osman Özcan

180.      Suat Özcan

181.      Malik Ecder Özdemir

182.      Kazım Özev

183.      Ramazan Kerim Özkan

184.      Yüksel Özkan

185.      Mustafa Öztin

186.      Harun Öztürk

187.      Cengiz Özyalçın

188.      Mustafa Özyürek

189.      Mustafa Özyurt

190.      Bilgin Paçarız

191.      Mehmet Parlakyiğit

192.      Sedat Pekel

193.      Doğan Şafak

194.      Arif Sağ

195.      Kemal Sağ

196.      Fikri Sağlar

197.      Ali Haydar Şahin

198.      Nadir Saraç

199.      Faruk Sarıaslan

200.      Ali Sarıbaş

201.      Sıdıka Sarıbekir

202.      Şenal Sarıhan

203.      Timurçin Savaş

204.      Mustafa Sayar

205.      Mehmet Nuri Saygun

206.      Cevdet Selvi

207.      Bedri Serter

208.      Nur Serter

209.      Şadan Şimşek

210.      Yahya Şimşek

211.      Kamil Okyay Sındır

212.      Mehmet Sefa Sirmen

213.      Behiç Sonbay

214.      Murat Sönmez

215.      Ertöz Vahit Suiçmez

216.      Tayfun Süner

217.      Abuzer Tanrıverdi

218.      İbrahim Taşdemir

219.      Turan Tayan

220.      Ali Tekin

221.      Hayati Tekin

222.      Mustafa Timisi

223.      Necati Tığlı

224.      Erol Tınaztepe

225.      İsmet Tokdemir

226.      Mehmet Tomanbay

227.      Ramis Topal

228.      Celal Topkan

229.      Binnaz Toprak

230.      Muharrem Toprak

231.      Altan Tuna

232.      Erol Tuncer

233.      Neccar Türkcan

234.      Elif Doğan Türkmen

235.      Rıza Türmen

236.      Enis Tütüncü

237.      Şahin Ulusoy

238.      Baha Ünlü

239.      Halil Ünlütepe

240.      Engin Ünsal

241.      Hüseyin Ünsal

242.      Fahrettin Üstün

243.      Kazım Üstüner

244.      Necati Uzdil

245.      Sedat Uzunbay

246.      Ali Cumhur Yaka

247.      Sabri Yavuz

248.      Abdülaziz Yazar

249.      M. Ziya Yergök

250.      Erdoğan Yetenç

251.      İdris Yıldız

252.      Mahmut Yıldız

253.      Sacid Yıldız

254.      Dilek Yılmaz

255.      Mustafa Yılmaz (Malatya)

256.      Rıza Yılmaz

257.      Ahmet Yılmazkaya

258.      Bayram Yılmazkaya

259.      Vedat Yücesan

260.      Alaattin Yüksel

261.      Hilmi Yükselen

262.      Bekir Yurdagül

263.      Rafet Zeybek

264.      Veli Zeren

Yeni Parti’de ‘imece’ dayanışması!

Olgay GÜLER

CHP’de ‘mutlak butlan’ kararıyla genel başkanlık görevinden ayrılan Özgür Özel’in kurduğu Yeni Parti’nin Edirne il başkanlığı için tutulan binada hazırlıklar hızla sürüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mutlak butlan kararı sonrası yaşanan çalkantılı süreç, Özgür Özel’in geçtiğimiz hafta partiden ayrılıp ‘Yeni Parti’yi kurmasıyla yeni boyut kazandı. Özel’in ‘Yeni Parti’ açıklamasıyla birlikte ülke genelinde çok sayıda CHP üyesi, partisinden istifa etti. Edirne’deyse butlan yönetiminin görevden aldığı il başkanı Yücel Balkanlı ve ilçe başkanı Volkan Akgüngör, partiden istifa eden ilk isimler arasında yer aldı.

İL BAŞKANLIĞI ADRESİ BELLİ OLDU

Yeni Parti’de Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) belirlenirken, Edirne’de de hazırlıklar başladı. İl yönetimi oluşturma görevinin, butlan yönetiminin görevden aldığı Yücel Balkanlı’ya verilmesi kesin gözüyle bakılırken, il başkanlığının adresi de belli oldu. Sabuni Mahallesi’nde Yoğurtçular Sokak üzerindeki iş hanında, Edirneliler’in ‘Şehir Kulübü’ olarak bildiği yer partinin il başkanlığı olarak kiralandı.

İMECE USULÜYLE DÜZENLEME

Partinin adresinin belli olmasının ardından, görevden alınan il başkanlı Yücel Balkanlı da, resmi sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, onarım ve tefrişat işlemlerinin başladığını duyurdu. Partinin yeni kurulmuş olması ve henüz ödenek olmaması nedeniyle, il başkanlığındaki işlerin imece usulüyle devam ettiği öğrenilirken, resmi açılışın ne zaman yapılacağı merak konusu oldu.

‘Lozan’dan doğan hakların takipçisiyiz’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, 24 Temmuz’un hem Lozan Barış Antlaşması’nın yıl dönümü hem de Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet’in vefat yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, Batı Trakya Türk azınlığının karşı karşıya bulunduğu hak ihlallerine dikkat çekti.

Lozan Barış Antlaşması’nın Batı Trakya Türk azınlığının eğitim, din ve kültürel haklarını uluslararası hukuk çerçevesinde güvence altına aldığını belirten Akalın, aradan 103 yıl geçmiş olmasına rağmen bu hakların çeşitli uygulamalarla ihlal edilmeye devam ettiğini ifade etti.

Yunanistan’ın geçtiğimiz günlerde Batı Trakya’da faaliyet gösteren 8 Türk azınlık ilkokulunu kapatma kararını eleştiren Akalın, bu uygulamanın uluslararası yükümlülüklerle bağdaşmadığını vurguladı. Yaşanan gelişmelerin, Dr. Sadık Ahmet’in yıllar önce dile getirdiği sorunların hâlâ devam ettiğini gösterdiğini belirten Akalın, Batı Trakya Türklerinin eğitim ve kimlik haklarının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.

Konuşmasında Dışişleri Bakanlığına da çağrıda bulunan Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye’nin Lozan Barış Antlaşması’ndan kaynaklanan hakların korunması ve Batı Trakya Türk azınlığının maruz kaldığı hak ihlallerinin uluslararası platformlarda daha güçlü şekilde gündeme taşınması için daha etkin diplomatik girişimlerde bulunması gerektiğini ifade etti.

Akalın, konuşmasını Batı Trakya Türklerinin hak mücadelesinin sembol isimlerinden Dr. Sadık Ahmet’i rahmet, minnet ve saygıyla anarak tamamladı.

Özlem Becan görevi teslim aldı

Olgay GÜLER

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) butlan kararıyla genel başkanlığa dönen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki Parti Meclisi kararıyla il başkanlığına atanan Özlem Becan, il başkanlığı binasına gelerek görevi teslim aldı.

CHP’de, butlan yönetiminin geçtiğimiz hafta görevden aldığı Yücel Balkanlı’nın yerine atanan yeni il başkanı, eski Uzunköprü Belediye Başkanı Özlem Becan, ilk kez il başkanlığı binasına geldi. Becan, il başkanlığında, önceki yönetimden bazı isimlerle bir araya gelerek, devir teslim işlemlerini gerçekleştirdi. Becan, işlemlerin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Önceki yönetime teşekkür eden Becan, “Önceki yönetici arkadaşlarıma, önceki il başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Sorunsuz bir devir teslim gerçekleşti. İldeki evraklarımızı teslim aldık. İzleyen günlerde zaten süreci basın mensubu arkadaşlarla paylaşacağız ama Edirneli olmamızın farkını da gösterdik. Suhuletle devralmış olmak bizi de memnun ediyor, teşekkür ediyorum kendilerine. İzleyen günlerde, izleyen haftalarda yeni yönetimi de paylaşacağız. Elbette ki yönetim kurulu üyelerimizle beraber size daha detaylı bilgi vereceğiz” dedi.

Yunanistan’a Lozan’ı ihlal tepkisi

Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, Yunanistan’ın Batı Trakya Türklerinin seçtiği müftüleri tanımayarak ihlal ettiği Lozan’ı eğitim haklarını da peyder pey ellerinden alarak ihlal ettiğini, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde 8 Türk azınlık okulunun daha Yunan Devletince kapatıldığını bildirdi.

İl Başkanı Konak, “Lozan Barış Antlaşması, Batı Trakya Türk Okullarının Kapatılması ve Heybeliada” başlıklı yazılı açıklamasında şunları kaydetti:

“Mustafa Kemal Atatürk’ün deyişiyle ‘Türk Milleti için siyasi bir zafer teşkil eden ve mazlum bir milletin haklarını tanıtan ilk belge’ olan Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanışının 103. yıl dönümündeyiz. Kutlu olsun!

Lozan Barış Antlaşması’nın 40. maddesine göre; ‘Batı Trakya Türk Toplumu harcamaları kendilerince yapılmak üzere, her türlü yardım, dinsel ya da sosyal kurumları, her türlü okul ve benzeri öğretim ve eğitim kurumları kurma, yönetme ve denetleme ve buralarda kendi dillerini özgürce kullanma ve dinsel törenlerini serbestçe yapma bakımından eşit bir hakka sahip bulunmaktadırlar’.Lakin Yunan Devleti Batı Trakya Türklerinin seçtiği müftüleri tanımayarak ihlal ettiği Lozan’ı eğitim haklarını da peyder pey ellerinden alarak ihlal etmektedir. Nitekim 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde 8 Türk azınlık okulu daha Yunan Devletince kapatılmıştır.

Yunan Devleti’nin Batı Trakya Türklerinin eğitim ve öğretim hakları üzerinde yıllardır uyguladığı politika açıkça sistemli bir tasfiyenin yapıldığını göstermektedir. Bugün Rodop’ta nüfusun %55’ini, İskeçe’de %45’ini ve Meriç’te de %10’unu Türklerin oluşturmasına rağmen dili Türkçe olan anaokullarının açılmasına izin verilmemektedir. Bugün Batı Trakya’da bir tane bile Türkçe eğitim veren anaokulu yoktur.

Özel ve özerk Türk okullarının idaresi ve işleyişi velilerin oylarıyla seçilen üç kişilik encümen heyetinin görevidir. Yıllar içinde uygulanan sistematik politikalar ile encümenlerin yetkileri tırpanlanmıştır. 2002 yılındaki bakanlık kararı ile bu yetki toptan kaldırılmıştır.

1923’te tanımlanan, Türk okullarının özerk bir biçimde yönetilmesi hakkı Batı Trakya Türklerinin ellerinden alınmıştır.

Yunan Devleti Batı Trakya Türklerinin eğitim özerkliğini yıllardır tahrip ederken iddiaya göre Ak Parti Hükümeti de Heybeliada Ruhban Okulu’nu açmaya hazırlanmaktadır.

Bize göre Fener Rum Patrikhanesi sorunu, bir din ve ibadet özgürlüğü konusu değil jeopolitik ve stratejik bir konudur. Heybeliada’nın açılması Rum Ortodoks papazlarının eğitilmesi mevzusu değildir. Asıl mesele Patrikhanenin ‘Ekümenik’ bir yapıya dönüştürülüp dünya çapında din adamlarının yetiştirildiği ve uluslararası ağları yönetebildiği bir merkeze eriştirilmesidir. 2007 Yargıtay kararına göre; ‘Patrikhane’nin egemen bir devlet içinde egemenlik hakkı iddia edemeyeceği ve tüzel kişiliğinin sadece dini sınırlarla çevrili olduğu’ hükme bağlanmıştır.

Heybeliada Ruhban Okulu’nun eğitim faaliyetleri 1971 yılında Anayasa Mahkemesi’nin ‘tüm özel yüksekokulların devlet denetimine girmesi veya kapatılması’ yönündeki kararı sonrası, Patrikhane’nin ‘okulun devlet üniversitesine bağlanmasını reddettiği için’ durdurulmuştur. Türk Devleti’nin kanunlarına tabi olmayı reddeden ve sözde ‘Ekümenik’  sıfatını kullanmaktan geri durmayan Patrikhane’nin Ruhban Okulu’nun açılması isteğinin yerine getirilmesine hazırlık yapılmasının sebebi nedir? Okulun statüsü olacaktır?

Edirne Milletvekili Fatma Aksal, geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu sosyal medya paylaşımında Batı Trakya’daki Türk okullarının kapatılmasını eleştirmiş ve uygulamanın ‘kabul edilemez’ olduğunu vurgulamıştır. Hal böyle iken Sayın Aksal’ın Ruhban Okulu’nun açılması ile ilgili ne düşündüğü merak konusudur.

Bilinmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni her gittiği ülkede şikâyet eden Patrik Bartholomeos’un tek muhatabı Türkiye Cumhuriyeti Fatih Kaymakamlığı’dır.”

DR. SADIK AHMET

Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, yayımladığı bir mesajla ölümünün 31. yıldönümünde Dr. Sadık Ahmet’i andı. Konak mesajında unlara yer verdi:

“Bugün Batı Trakya Türklüğünün unutulmaz lideri, hak ve özgürlük mücadelesinin mümtaz ismi Dr. Sadık Ahmet’in vefatının 31. yıldönümüdür. Hüseyin Nihat Atsız’ın dediği gibi, ‘Şu öksüz Türklüğünü bin cihana değişmeyen’ Dr. Sadık Ahmet’i ebediyete irtihalinin yıl dönümünde minnet ve şükranla yad ediyoruz.

 Ömrünü Batı Trakya Türklerinin kimliklerini, dillerini ve temel haklarını savunmaya adayan Dr. Sadık Ahmet, her türlü baskı ve zulme karşı ilke ve inançlarından taviz vermeyerek mücadele etmiş, Batı Trakya Türklüğünün davasını nesillere ilham veren bir anlayış ile savunmuş ve hepimize miras bırakmıştır.

 Dr. Sadık Ahmet’i anmak yalnızca ölen birini anmak değildir. Dr. Sadık Ahmet’i anmak Batı Trakya’daki Türklük davasını hatırlamak, sahip çıkmak ve de bu uğurda mücadele etmektir.

Bıraktığı miras bizlere rehber olduğu gibi gelecek nesillere de ilham kaynağı olacaktır.  Allah rahmet eylesin.”

Demir’den Kılıçdaroğlu’na açık mektup!

İYİ Parti eski Edirne İl Başkanı Ekrem Demir, butlan kararı ile CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’na ithafen sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında, izlediği siyasi tutumun, muhalefetin birlik ve beraberliğine katkı sunmadığını; aksine toplumsal muhalefetin dağılmasına hizmet ettiğini düşündüğünü bildirdi.

Demir, paylaşımında şunlara yer verdi:

“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,

Millet İttifakı döneminde İYİ Parti Edirne İl Başkanı olarak sizi daha yakından tanıma fırsatı buldum.

2018 Genel Seçimlerinden Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar sergilediğinizi düşündüğüm demokratik duruşunuza inandım. Edirne’ye her gelişinizde sizi il başkanı sıfatıyla karşıladım, size oy verdim, saygı duydum. Hatta birçok kişiye sizi; ‘demokrat, naif ve beyefendi bir siyasetçi’ olarak anlattım.

Uzun süre, ülkenin menfaatini önceleyen, toplumu birleştirecek güçlü bir çıkış yapacağınızı bekledim. Ancak bugün geldiğim noktada büyük bir hayal kırıklığı yaşadığımı ifade etmek zorundayım.

Bugün izlediğiniz siyasi tutumun, muhalefetin birlik ve beraberliğine katkı sunmadığını; aksine toplumsal muhalefetin dağılmasına hizmet ettiğini düşünüyorum. Bu, benim kişisel değerlendirmemdir.

Demokratik bir hukuk devletinde siyaset; kişisel hesaplarla değil, milletin ortak geleceği gözetilerek yapılmalıdır. Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey, ayrışmayı derinleştirmek değil; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve milli iradeyi güçlendirecek bir birlik anlayışıdır.

İnanıyorum ki hiçbir siyasi hareket, milletin beklentisinin ve vicdanının üzerinde değildir. Tarih, kimin hangi dönemde nasıl bir sorumluluk üstlendiğini ve hangi tercihleri yaptığını mutlaka kaydedecektir.

Sayfamdaki bazı arkadaşlar, “Siz CHP’li değilsiniz, neden CHP’den daha fazla muhalefeti savunuyorsunuz?” diye sorabilir.

Çünkü benim meselem hiçbir zaman partiler ya da kişiler olmadı.

Benim meselem; Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği, hukukun üstünlüğü, demokrasimiz ve aziz milletimizin huzurudur. Kim bu değerlere katkı sağlıyorsa yanında olur, kim zarar veriyorsa da demokratik bir hak olarak eleştirimi açıkça ifade ederim.

İnanın, bu süreçte kaybeden biz olmadık. Bizler yaşananlardan ders çıkardık, tecrübe kazandık. Asıl kaybeden; kendisine duyulan güveni ve milletin umudunu yitirenler olacaktır.

Temennim; herkesin kişisel ya da siyasi hesaplardan önce Türkiye’nin ortak geleceğini düşünmesi, hukukun, demokrasinin ve milli iradenin yanında durmasıdır.”