CHP Edirne Merkez İlçe Örgütü, Yıldırım Beyazıt, Yıldırım Hacı Sarraf ve Yeniimaret mahallelerinde yaşanan su kesintisinin belediye ekiplerinin yoğun ve kesintisiz çalışmaları sonucunda çözüme kavuşturulduğunu belirterek, “Biz işimizin başındayız. su sorunu çözüldü. peki Edirne’nin asıl gündemi olan geçim sorunu ne olacak? “ diye sordu.
CHP Merkez İlçe Örgütü’nden yapılan açıklamada, “Süreçte sabır ve anlayış gösteren tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz” denilirken, “Ancak sorunun çözülmesiyle birlikte, yaşanan sürecin bazı çevreler tarafından bilinçli biçimde siyasi bir zemine çekilmeye çalışıldığını üzülerek izliyoruz” ifadesine yer verildi. Söz konusu açıklama şöyle:
“Dün akşam ‘vatandaş tepkisi’ olarak sunulan organizasyonun; basının özellikle davet edilmesi, kullanılan söylemler ve zamanlaması dikkate alındığında kendiliğinden gelişmiş bir durum olmadığı açıktır. Belediye Başkanımız Sayın Filiz Gencan ve teknik ekiplerimiz, dün gece saat 22.00’ye kadar Yıldırım Hacı Sarraf Mahalle Muhtarlığı’nda ve bölgenin su ihtiyacını karşılayan depoda çalışmaları bizzat takip etmiş; aynı saatlerde hanelere su verilmeye başlanmıştır. Yüksek kotlarda kalan bölgelerde ise gece itibarıyla sorun tamamen giderilmiştir.
Buna rağmen, tam da çözümün sağlandığı saatlerde ortaya çıkan görüntüler ve ardından bazı yayın organlarında kullanılan ‘Kayyum atansın’ ifadeleri, meselenin suyla sınırlı olmadığını göstermektedir. Bu yayın organlarının, AKP İl Başkanı’nın ailesine ait olduğu kamuoyunun malumudur. Aynı İl Başkanı’nın, son yerel seçimlerde partisinin belediye başkan adayı olarak Edirne halkının karşısına çıktığı ve seçmenin onayını alamadığı da açık bir gerçektir.
Edirne halkı çok iyi bilir ki; sorunlar sandık sonuçları üzerinden değil, çözüm ve hizmet üzerinden değerlendirilir. Cumhuriyet Halk Partisi belediyeciliğinde ayrımcılık yoktur. ‘Oy veren–vermeyen’ ayrımı yapılmaz. Edirne Belediyesi’nin amacı, geçici çözümlerle günü kurtarmak değil; sorunları kalıcı biçimde ele alarak bu kenti geleceğe hazırlamaktır.
Bu noktada asıl gündemi de hatırlatmak isteriz:
Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı 2025 Yılı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri, Edirne’nin de içinde bulunduğu Trakya Bölgesi’nin Türkiye’de göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgelerden biri olduğunu ortaya koymuştur. Keşke bugün su üzerinden gösterildiği iddia edilen hassasiyet, asgari ücretin açıklandığı günlerde ve derinleşen geçim sıkıntısı karşısında da aynı kararlılıkla ortaya konabilseydi.
Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Merkez İlçe Örgütü olarak; sağduyusunu koruyan, sabır ve anlayış gösteren tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz. Edirne’nin sorunlarının polemikle değil, akıl ve emekle çözüleceğine olan inancımızı bir kez daha vurguluyoruz. “
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir’in Edirne’de yaptığı açıklamaların 23 yıllık AKP iktidarının tükenmişliğinin, ülkeyi yönetememe halinin ve halktan kopuşunun itirafı olduğunu söyledi.
Balkanlı, “Fetih değil ,sandıkta hesap günü yaklaşıyor“ başlığı altında paylaştığı yazılı açıklamasında, “Edirne’ye gelip nutuk atmak kolay; zor olan, yarattığınız yıkımın hesabını vermektir. Edirne’yi eleştirenlere hatırlatıyoruz” diyerek şunlara yer verdi:
“Bu ülkeyi 23 yıldır siz yönetiyorsunuz.
Yoksulluğun, işsizliğin, hayat pahalılığının, tarımın,hayvancılığın,eğitimin,sağlığın,bilimin,toplumundeğerlerinin çöküşünün, emeklinin sefaletinin tek sorumlusu AKP iktidarıdır. Bugün Edirne, Edirne’nin ilk kadın belediye başkanı Sayın Filiz Gencan ve ekibi tarafından, tüm zorluklara rağmen kararlılıkla yönetilmektedir. CHP’li belediyeler rantı değil halkı, yandaşı değil yurttaşı esas alır. Edirne’de uygulanan sosyal belediyecilik, AKP’nin yıllardır unutturduğu halkçı yönetim anlayışının somut örneğidir.
AKP’lilere açık çağrımızdır:
Oturduğunuz yerden konuşmayın. Çıkın sokağa, pazara, emeklinin yanına, asgari ücretlinin sofrasına gidin. Gerçeği orada göreceksiniz. Kent Lokantası’na bakın. Halk Kasabındaki kuyruklara bakın. Halk Kafe’yi gezin.
İnsanları ucuz yemeğe, ucuz çaya, ucuz ete muhtaç hale getiren sizin ekonomik düzeninizdir. CHP’li belediyeler yoksulluğu yaratmıyor, sizin yarattığınız yoksulluğu yönetmeye çalışıyor. Emekliler açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Anneler çocuklarını doyuramadan okula gönderiyor.
28.075 TL’lik asgari ücret yoksulluk sınırının altındadır. Çarşı pazar yangın yeridir. Gençler işsiz, üretici iflasın eşiğindedir.
Siz hâlâ kişi başı gelir masalları anlatıyorsunuz. Siz hangi Türkiye’de yaşıyorsunuz? Sırça Köşklerinizden çıkın.
Tarımı bitiren, hayvancılığı bitiren, köylüyü toprağından koparan, gençleri umutsuzluğa sürükleyen AKP iktidarıdır. Bugün Edirne’de Belediye Başkanı kararlılıkla şehrin kronik problemlerini gerçek sorunlarını bir bir çözmekte dirençli bir kent yaratmakta diğer taraftan sosyal belediyecilikle tüm hemşehrilerimizin yanında durmaktadır Rant ve siyasi emelleri bir kenara bırakanlar gerçekleri daha iyi görürler.
Bir de ‘fetih’ söylemleriyle halkı tehdit eder gibi konuşuyorsunuz. Soruyoruz:
Neyi fethedeceksiniz? Edirne 1922 yılında 103 yıl önce düşman işgalinden Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde askerlerimiz ve halkımız tarafından düşman işgalinden kurtarıldı.
Sandıkta kaybettiklerinizi baskıyla, algıyla geri mi almaya çalışıyorsunuz? Edirne halkı kimsenin fethedeceği bir şehir değildir. Edirne halkı iradesine sahip çıkan Cumhuriyet’in onurlu yurttaşlardır. Madem kendinize güveniyorsunuz, 2 yıl beklemeyin.
Sandığı hemen getirin. Cumhuriyetin aydınlık şehri Edirne, size cevabını gecikmeden vermeye hazırdır. Sandıktan kaçamayacaksınız.
CHP’li belediyeler halkla, AKP ise halktan kopuk politikalarıyla tarihin karşısında yerini alacaktır. Edirne halkı neyi, kimi ve nasıl yöneteceğini çok iyi biliyor. İlk seçimde bu düzeni değiştirecek olan da yine halkın kendisidir. Hodri meydan!”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, Edirne’deki belediyecilik hizmetlerini eleştirip, şehrin adeta kendi haline bırakıldığını söyledi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, partisinin teşkilat mensupları ve üyelerle Edirne’de bir araya geldi. İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan Demir’e, AK Parti Yerel Yönetimler Genel Başkan Yardımcısı Recep Altepe, Edirne Milletvekili Fatma Aksal ve İl Başkanı Belgin İba eşlik etti.
Demir, 6 Şubat 2023’teki büyük depremin ardından, önceki gün Hatay’da gerçekleştirilen ‘455 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni’ne değindi. Hatay’da umudun yeniden yeşerdiğini söyleyen Demir, “2.5 yıl gibi kısa bir sürede 455 bin tane evin anahtarını dağıttık. Toplam 150 milyar dolara mal olan bir iş gerçekleşti. Dünyanın en zengin ülkelerini düşünün. Bundan yaklaşık 5-6 yıl önce Almanya’da orta büyüklükte bir şehir, sel felaketine maruz kaldı, 6 ayda çamurunu temizleyemediler, elektriğini veremediler. Almanya gibi güçlü bir ülke. Amerika’yı gördük. Los Angeles’ta yangınlar oldu. Hiçbir şey yapılamadı. Şimdi o yangınlardan sonra o binalara sadece sigorta şirketlerinin verebildiği kadar destek veriyorlar. Ama sayın Cumhurbaşkanımız o gün söz verdiği gibi hiç kimsenin hayal edemediği şehirler oluşturdu. Bakın 14 milyon insan etkilendi. 53 bin insanımızı toprağa verdik. Yaklaşık 130 bin kilometrekarelik bir alan. 11 şehri ilgilendiren bir alan. Avrupa’da birçok ülkeden daha fazla bir alan yerle bir edildi. Arka arkaya 100 yılın iki büyük depremine maruz kaldık. Ama şimdi gidin bakınız Hatay’a. Gidin Kahramanmaraş’a bakın. Gidin Adıyaman’a bakın. Malatya’ya bakın. Hiç kimsenin hayal edemediği işler gerçekleştiriyoruz. Bunların hepsini Allah’ın izniyle sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleşirdik” dedi.
‘EDİRNE BUNU HAK ETMİYOR’
Edirne’nin iyi yönetilmediğini söyleyen Demir, “Bakın bugün Edirne’deyiz. Benim için eski bir belediye başkanı olarak bir şehre girdiğimizde tabelasını gördüğünüzde, şehrin içine girene kadar ki görüntüleriniz, şehri yönetenler hakkında not vermenizi gerektirecek kadar bilgi sahibi olursunuz. Girdik Edirne’den. Yollar berbat bir defa. Bakın size söyleyeyim. Yani su sorununu, gelince öğrendik. Orta refüjler yok. Şehir adeta kendi haline bırakılmış. Edirne bunu hak etmiyor. Bakın Mimar Sinan’ın ‘benim ustalık eserim’ dediği Selimiye’nin bulunduğu yer bunu hak etmiyor. 94 yıl imparatorluğa başkentlik yapmış Edirne asla bunu hak etmiyor. Allah’ın izniyle biz Edirne’yi ilki 2028’de, daha sonra 2029’da layık olduğu AK Parti hizmet anlayışıyla bütünleştireceğiz, birleştireceğiz. Şu anda Edirne’nin gözü bizde, gönlü bizde, bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hele bu beceriksiz belediyeler, CHP’li belediyeleri gördükten sonra. Hadi biri gitti öbürü geldi; yeni gelen de eskisinden daha berbat. Ne yaparlarsa yapsınlar, Edirneli layık olduğu hizmete ancak Ak Partili belediyelerle kavuşur. Allah’ın izniyle bunu gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
‘ARTIK ORTA GELİR TUZAĞINI AŞTIK’
AK Parti iktidara geldiğinde kişi başı gelirin 2 bin dolar olduğunu belirten Demir, “Biz AK Parti olarak üretimiyle, ihracatıyla, büyüme rakamlarıyla da muhteşem işler yaptık. Yeni geldiğimizde 2 bin dolardı kişi başı gelir. Şu anda 17 bin dolara yaklaştı. Bakın ilk defa 15 bin doların üzerine çıktık. O orta gelir tuzağını aştık, 17 bin dolardayız. Allah’ın izniyle göreceksiniz yakın zamanda dünyada gelir açısından üst gelire sahip olan ülkeler arasına gireceğiz. Bakmayın sıkıntılarımız var mı? Var şüphesiz. Emeklilerimiz sıkıntısı var şüphesiz, dar gelirlinin sıkıntısı var şüphesiz. Bizim de bir derdimiz var, bunları çözmek. Gece gündüz demeden ülkenin girdiği bu sıkıntıdan aslında sadece bizim ülkemizin problemi olmadığını da söyleyebilirim. Dünyanın çok ciddi problemi var ama bizim ekonomimiz biraz daha kırılgan. Tam kendimize gelirken 150 milyar dolarlık deprem için büyük sıkıntı yaşadık” şeklinde konuştu.
‘MİLLETİN KİŞİLİĞİNİN OLUŞMASINA DESTEK VERECEK ŞEHİRLER PEŞİNDEYİZ’
AK Parti olarak, şehirlere kimlik kazandırmak için yola çıktıklarını dile getiren Demir, “Şehirlerimizin ve şehirde yaşayan insanlarımızın layık olduğu hizmetleri getirmekle birlikte aslında şehirlere kimlik kazandırmak için yola çıktık. Geçmişe dönüp baktığımızda AK Parti’nin kuruluşunda hizmet belediyeciliği var. AK Parti’nin kuruluşunda en önemli döneminde marka şehirler belediyeciliği vardı. Gönül belediyeciliği vardı. Bu dönem milletle bütünleşen belediyecilik var. Biz milletin kimliğine destek verecek, milletin kişiliğinin düzgün oluşmasına destek verecek şehirler peşindeyiz. Bunu en iyi şekilde yapıyoruz. Ama bu dönemde insan odaklı çalışıyoruz. Eğer insan varsa proje var. Onun için insanlarla hemhal olan, insanlarla beraber olan, insanlara temas kuran, insanların dertleriyle dertlenen yerel yönetimler anlayışı bizim vazgeçilmezimizdir. Bu dönemde milletin hissiyatını ve değerlerini merkeze anlat bir siyaset anlayışıyla devam ediyoruz. Bizim yerel yönetimlerdeki asıl motivasyon kaynağımız sayın Cumhurbaşkanımızın 1994 yılında İstanbul’a yaptığı hizmet, bizim temel motivasyon kaynağımızdır” ifadelerini kullandı.
‘HER ADIMINI ŞEFFAKLIKLA ATAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞIYLA DEVAM EDİYORUZ’
Edirne’ye en iyi hizmeti getirdiklerini anlatan Demir, “Edirne bizde olmadığı halde kültürün en iyisini gerçekleştiriyoruz. Selimiye ve çevresini muazzam yaptık. Meydanları muazzam gerçekleştirdik. Selimiye Camisi ve etrafını düşünün. Düşünün ki aynı düşüncede bir belediye başkanı olduğunu burada. Hayal edemezsiniz, Edirne’yi o zaman hayal edemezsiniz. Biz bütçeyi adaletle yöneten, milletin bu kaynağını emanet olarak kabul eden ve her adımını da şeffaflıkla atan bir yönetim anlayışıyla devam ediyoruz. Bizim CHP’den farkımız bu. Biz her şeyden önce bu makamları bir emanet olarak görüyoruz. Yoksa bu imkanlara nimet diye saldıranlardan Allah korusun. Onlara bakın CHP’yi görürsünüz. Biz insanı merkezi olan, doğayı koruyan, üretimi teşvik eden ve ortak aklı büyüten biz hizmet anlayışının yolcularıyız” dedi.
‘FETİH EDİRNE’DEN BAŞLAYACAK’
Edirne teşkilatının, iki yılı iyi değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Demir, “Önümüzde tam 2 yıl var, 2028’i saymayalım. Ne olur arkadaşlar? Hayat gelip geçiyor. Siz çalışsanız da geçecek, çalışmasanız da geçecek. Ama biz bu sokakta dolananlardan şu anda farkımız var. Biz bulunduğumuz her neredeysek Recep Tayyip Erdoğan’ın temsilcisiyiz. Bu büyük milletin Türkiye yüzyılının hedefine giden insanlarız biz. Bu anlamda baktığımızda önemli insanlarız. Bunun gereğini yerine getirmek zorundayız. Ne olur şu iki yılı çok iyi değerlendirin. Bakın bir ada ülkesi değiliz. Biz dünyanın sukuletle gittiği bir yerdeki coğrafyada değiliz. Biz Anadolu topraklarındayız. Tarih boyunca hareketli olan yerdeyiz. Tarih boyunca sürekli çatışmaların yoğun olduğu yerdeyiz. Dolayısıyla çalışmak zorundayız. Ne yapacağız? Kapı kapı dolaşacağız. Dolayısıyla biz bu iki yılı Edirne; fetih buradan başlayacak. Bunu sizden bekliyoruz” diye konuştu.
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne’de Yıldırım Beyazıt, Yıldırım Hacı Sarraf ve Yeniimaret mahallelerinde yaklaşık bir haftadır süren su kesintisi nedeniyle belediyeyi hedef alarak, “Edirne’de yaşanan sorun, CHP’li belediyenin beceriksizliğidir. Bunun başka bir tarifi yok. Zamanında önlem alınmadı, plansızlık var, yönetim zaafı var” dedi.
Yıldırım Beyazıt, Yıldırım Hacı Sarraf ve Yeniimaret mahallelerinde yaklaşık bir haftadır devam eden su kesintileri, mahallelinin tepkisine yol açarken, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, konuyla ilgili sert açıklamalarda bulundu. Aksal’a AK Parti Edirne Belediye Meclis Üyeleri de eşlik etti. Yaşanan sorunun kuraklıkla değil, belediyenin beceriksizliğinden kaynaklandığını söyleyen Aksal, vatandaşların günlerdir susuz ve soğukla baş başa bırakıldığını söyledi.
Aksal, şu anda Edirne’nin bir numaralı gündeminin su sorunu olduğunu belirterek, “Bazen insanlar ‘başka konu mu yok?’ diye soruyor. Özellikle Edirne dışında yaşayanlar bunu söylüyor. Ama Edirne’de yaşayan vatandaşlarımız böyle düşünmüyor. Çünkü su, şu an Edirne’nin bir numaralı gündemi. Yıldırım Mahallemizde yaklaşık yedi gündür musluklardan su akmıyor. Vatandaşlarımızın en büyük serzenişi ise suyun ne zaman geleceğinin bilinmemesi. Yani su yok ama karşılarında bir muhatap da yok. Bugün Sayın Belediye Başkanımız bir açıklama yaptı. Dünyada bir iklim krizi olduğunu, kuraklık yaşandığını söyledi. Evet, dünyada bir iklim krizi var. Ancak Edirne’de yaşanan sorun kuraklık değil. Edirne’de yaşanan sorun, CHP’li belediyenin beceriksizliğidir. Bunun başka bir tarifi yok. Zamanında önlem alınmadı, plansızlık var, yönetim zaafı var” dedi.
‘EDİRNE’Yİ DAHA ZOR GÜNLER BEKLİYOR’
Edirne’yi daha zor günlerin beklediğini söyleyen Aksal, “Bir yandan sokaklarda, caddelerde su patlakları var, her yer göl olmuş durumda. Diğer yandan vatandaşın çeşmesinden bir damla su akmıyor. İnanılmaz bir çelişki ve inanılmaz bir beceriksizlik söz konusu. Kimsenin ne yaptığını bildiği yok. Belediye meclis üyelerimiz burada, süreci çok yakından takip ediyorlar. Başkanımız Yıldırım Mahallesi’nde oturuyor. Vatandaş kendisine soruyor, ‘Suyumuz kaç gün sonra gelecek?’ Maalesef buna dair net bir cevap yok. Altyapı çalışması yapıldığı söyleniyor ama bu altyapının kim tarafından, ne zaman ve nasıl yapıldığı konusunda bile net bir bilgi yok. Açık konuşmak gerekirse Edirne’yi daha zor günler bekliyor. Süloğlu isale hattı Devlet Su İşleri eliyle yapılıyor. DSİ, Türkiye genelinde bu işi en hızlı yapan kurumdur. Ancak şehre suyu getirmeniz yetmez. Asıl mesele suyun şehir içinde dağıtılamaması” şeklinde konuştu.
‘VATANDAŞ AÇIKLAMA BEKLİYOR’
Şehrin bir çok caddesinde oluşan patlaklara da tepki gösteren Aksal, “Mevcut suyu çeşmeden akıtamıyoruz, sokaklardan akıtıyoruz. Her yerde patlaklar var. İnşallah belediye en kısa sürede bir çözüm bulur. Çünkü kış ayındayız, hava soğuk. Sular akmadığı için insanlar sadece susuzlukla değil, aynı zamanda soğukla da mücadele ediyor. Kombiler çalışmıyor, basınç düşüyor, bir süre sonra tamamen devre dışı kalıyor. Yıldırım Mahallesi’nde vatandaşlarımız soğuk ve susuzlukla baş başa bırakılmış durumda. Sayın Belediye Başkanı ‘çalışmaları yakından takip ediyorum’ diyor. Ama Yıldırım’daki vatandaşlar Sayın başkanı mahallelerinde görmek istiyor. Çünkü ortada bir muhatap yok. Vatandaş bir haftadır akmayan suyun ne zaman geleceğini bilmek istiyor. En azından bir açıklama bekliyor” ifadelerini kullandı.
‘MUHTARLARIN DA ELLİNDE BİLGİ YOK’
AK Parti Belediye Meclis Üyesi Celal Demir de, sorunun üç mahallede hissedildiğini belirterek, “Sorun tek mahallede değil üç mahallede; Yıldırım Beyazıt, Yıldırım Hacı Sarraf ve Yeniimaret mahallelerinde. Burada en mağdur kesimlerden biri de muhtarlar. Vatandaşın ilk başvurduğu kişi muhtar ama muhtarın da elinde bir bilgi yok. Belediye teknik birimleri cevap veremiyor ki muhtar versin. Muhtarlar gece gündüz aranan, tepki çeken ama hiçbir yetkisi olmayan insanlar haline gelmiş durumda. Belediyeden beklentimiz çok basit: Çıkıp net bir açıklama yapın. Sorun nedir? Arıza mı, patlak mı, teknik bir sorun mu? Ve en önemlisi, su ne zaman gelecek? Bir hafta sonra mı, iki hafta sonra mı? Vatandaş önünü görmek istiyor” dedi.
CHP Kadıköy Gençlik Kolları Yöneticisi Bilge Kağan Şarbat’ın İstanbul Kadıköy’de asgari ücret protestosunda attığı sloganlar gerekçe gösterilerek gözaltına alınmasına tepkiler sürüyor. CHP İl Gençlik Kolları 30 Aralık Salı günü saat 18.00 de Keşan Hükümet Konağı önünde basın açıklaması yapılacağını duyurdu. CHP’den yapılan açıklamada, “Bir milim geri durmayacağız” denilerek şunlara yer verildi: Gerekirse üzerimize neyle gelirlerse gelsinler, biz geri adım atmayacağız; çünkü istediğimiz şey lütuf değil, hakkımız olan. İktidar her geçen gün dozunu artırarak sabrımızı sınıyor, halkı yoksulluğa, gençliği umutsuzluğa mahkûm ediyor.
Açlık sınırının altında kalan asgari ücreti savunmaya çalışan yol arkadaşımız Bilge Kağan Şarbat’ın, tek suçu gerçeği söylemekken “cumhurbaşkanına hakaret” bahanesiyle tutuklanması bu düzenin geldiği noktayı açıkça gösteriyor. Bugün saraylarında manda yoğurdu yiyenler, bu ülkenin emekçisini bir kuru ekmeğe muhtaç bırakanlardır.
Ama bilsinler ki; susmayacağız, sinmeyeceğiz, vazgeçmeyeceğiz. Bu ülke saraylardan değil, sokaklardan; alın terinden, emekten ve halkın iradesinden yönetilir. Gençler olarak, emekçiler olarak, halk olarak; hakkımız olanı alana kadar mücadeleyi büyüteceğiz. Çünkü biz bu düzeni kabul etmiyoruz ve bu karanlığı mutlaka dağıtacağız.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne il başkanı Yücel Balkanlı , CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Mahir Başarır’a enflasyon gerçeklerini dile getirdiği için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açılan 150 bin liralık tazminat davasının mahkeme tarafından reddedilmesinin Türkiye’de gerçeğin ve halkın haklılığının açık bir tescili olduğunu bildirdi.
Mahkeme kararı çok nettir:
CHP İl Başkanı Balkanlı, konuya ilişkin açıklamasında enflasyon gibi toplumun tamamını ilgilendiren, milyonlarca yurttaşın sofrasını, kirasını, maaşını etkileyen bir konuda “gizlilik” olmayacağına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bu karar, yalnızca Sayın Ali Mahir Başarır’ın değil; pazarda filesi boşalan emeklinin, maaşı eriyen işçinin, ay sonunu getiremeyen memurun, borçla yaşamaya mahkûm edilen halkın zaferidir.
AKP iktidarı yıllardır gerçekleri gizleyerek, rakamları makyajlayarak, TÜİK’i bir propaganda aygıtına dönüştürerek milyonları yoksulluğa mahkûm etmiştir. TÜİK, enflasyon sepetindeki ürünlerin fiyatlarını ve ağırlıklarını açıklamaktan kaçınmakta; halktan saklanan bu verilerle emeklinin maaşını, işçinin ücretini, memurun gelirini bilinçli olarak düşük tutmaktadır.
Bugün mahkeme şunu söylemiştir:
Sorun enflasyonu eleştirenlerde değil, verileri gizleyenlerdedir.
Halkın cebini yakan zamlar gizlenmekte, bu zamları dile getirenler ise susturulmak istenmektedir. İşte bu dava da tam olarak bunun bir örneğiydi ve yargı bu anlayışı reddetmiştir.
Sayın Ali Mahir Başarır’ın TBMM’de dile getirdiği sözler, bir hakaret değil; halkın yaşadığı ekonomik gerçekliğin ifadesidir. ENAG ile TÜİK arasındaki fark, emeklinin sofrasından çalınan lokmadır. Bu fark, AKP’nin yarattığı adaletsiz düzenin belgesidir.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak şunu açıkça söylüyoruz:
Enflasyon talimatla düşmez, rakamlarla oynayarak ekonomi düzelmez. Şeffaflık olmadan güven olmaz. Güven olmadan da refah olmaz.
Gerçek enflasyon mutfaktadır, çarşıdadır, pazardadır. Ve o gerçek, artık mahkeme kararıyla da kayıt altına alınmıştır.
Cumhuriyet Halk Partisi, halkın alın terini savunmaya, gerçeği söylemeye, bu düzeni değiştirmeye devam edecektir.
Ne dava tehdidi ne de baskı bizi susturamaz.Çünkü biz rakamları değil, halkı savunuyoruz.”
Yerli ve Milli Parti Edirne İl Başkanı Mesut Ağırbasan, partisinin gerçekleştirdiği kurultayın ardından yaptığı açıklamada, kurultayla birlikte seçime girme hakkının kazanıldığını, teşkilat yapısının güçlendiğini ve sahadaki heyecanın daha da arttığını söyledi.
“SAHADA KARŞILIĞIMIZ VAR”
Ağırbasan, esnaf ve vatandaşlarla yapılan temaslarda olumlu geri dönüşler aldıklarını belirterek, “Broşür dağıtmaya gittiğimizde vatandaşlarımız ‘Sizi zaten takip ediyoruz’ diyor. Bu ilgi bizleri motive ediyor” dedi.
HALK SADECE DİNLEMİYOR, TAKİP EDİYOR
Kurultay sürecinin toplumda yakından izlendiğine dikkat çeken Ağırbasan, “Vatandaşlarımız kurultayımızın ne zaman yapıldığını soracak kadar süreci takip etti. Bu, partimizin tabanının genişlediğinin açık göstergesidir” ifadelerini kullandı.
“SEÇİME HAZIRIZ, HALK BEKLİYOR”
Ağırbasan açıklamasını, “Kurultayımızı başarıyla tamamladık ve seçime girme hakkımızı kazandık. Halkın beklentisinin farkındayız; bu sorumluluğu taşıyacak güçte ve kararlılıktayız” sözleriyle tamamladı.
İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada asgari ücret tartışmalarının yalnızca bir gelir meselesi olarak ele alınamayacağını vurguladı. Akalın, asgari ücretin ekonominin sağlığına dair temel bir gösterge olduğunu belirterek, mevcut ekonomik modelin çalışanları yoksulluk döngüsünden çıkaramadığını ifade etti.
Asgari ücretin açlık sınırının altına düştüğüne ve yıl içinde alım gücünün hızla eridiğine dikkat çeken Akalın, “Sorun ücret düzeyinde değil, enflasyon karşısında ücretleri koruyamayan ekonomik modeldedir” dedi. Ücret artışlarının enflasyonun gerisinde kaldığını ve gelir politikalarının fiyat istikrarıyla uyumlu yürütülmediğini belirten Akalın, bunun çalışanların refahını ciddi biçimde aşındırdığını söyledi.
“ÜCRETLERİ BASKILAYARAK ENFLASYONLA MÜCADELE SÜRDÜRÜLEMEZ”
Konuşmasında enflasyonla mücadelenin ücretleri baskılayarak sürdürülemeyeceğini ifade eden Akalın, bu yaklaşımın kısa vadede istatistikleri iyileştiriyor gibi görünse de orta vadede iç talebi daralttığını, gelir dağılımını bozduğunu ve kayıt dışılığı artırdığını dile getirdi. Akalın, “Bugün yaşadığımız tablo tam olarak budur” ifadelerini kullandı.
Asgari ücretlinin harcamalarının büyük bölümünün kira, gıda, enerji ve ulaşımdan oluştuğunu belirten Akalın, bu yapı içinde ücretlerin ne tasarruf ne de refah üretebildiğini söyledi. “Bu koşullarda sağlıklı bir tüketimden dahi söz edilemez” diyen Akalın, asgari ücretin ekonominin taşıyıcı unsuru olarak yeniden konumlandırılması gerektiğini vurguladı.
“ASGARİ ÜCRET FİİLEN ORTALAMA ÜCRET HALİNE GELDİ”
Akalın, Türkiye’de asgari ücretin fiilen ortalama ücret hâline geldiğine dikkat çekerek, bunun tüm ücret skalasını aşağı çektiğini ve emeğin genel değerini düşürdüğünü belirtti. Bu durumun ekonomik açıdan sürdürülemez olduğunu ifade etti.
ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU ELEŞTİRİSİ
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısını da eleştiren Akalın, komisyonun toplumda güven oluşturmaktan uzak olduğunu söyledi. Milyonlarca çalışanın kaderinin belirlendiği bu sürecin gerçek bir müzakere zemini üretmediğini savunan Akalın, toplantıların itirazların sonuçlara etki etmediği ve sonucun büyük ölçüde önceden belli olduğu bir görüntü verdiğini dile getirdi. Bu nedenle kamuoyunda sürecin “göstermelik” olduğu yönünde güçlü bir kanaat oluştuğunu ifade etti.
“ASGARİ ÜCRET YILDA BİRDEN FAZLA KEZ GÜNCELLENMELİ”
Konuşmasının sonunda çözüm önerilerini paylaşan Akalın, enflasyonist ortamda asgari ücretin tek seferlik idari bir kararla belirlenemeyeceğini belirtti. Asgari ücretin yılda en az iki, hatta üç kez güncellenmesi gerektiğini vurgulayan Akalın, tüm paydaşların yer aldığı bir komisyon yapısının oluşturulmasını ve işverenin kesintiler konusunda desteklenmesini önerdi.
Olgay GÜLER Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, açıklanan 28 bin 75 liralık asgari ücretin açlık sınırının bile altında olduğunu, AKP’nin ekonomi üzerindeki hakimiyetini kaybettiğini söyledi. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin il ve ilçe teşkilatlarıyla temaslarda bulunmak üzere Edirne’ye geldi. Kentte ilk olarak bir otelde basın mensuplarıyla bir araya gelen Özdağ, burada ülke gündemini değerlendirdi. Konuşmasına, önceki gün açıklanan yeni asgari ücreti değerlendirerek başlayan Özdağ, “Asgari ücret açıklandı, yüzde 27 artışla 28 bin 75 TL oldu. Bu ücret Kasım 2025’teki açlık sınırı olan 29 bin 878 liranın altında bir rakam. İnanılır gibi değil. Bunu, bu kararı verirken hiç mi vicdanınız sızlamadı? İşçiye, emekçiye reva görülen bu ücret; ‘İşçinin, emekçinin, aç bırakılmasına karar verdik’ demektir. Çünkü asgari ücret Türkiye’de başlangıç ücreti olmaktan çıkmış, yaklaşık 10-11 milyon işçi için uygulanan genel ve standart ücret haline gelmiştir. Bununla birlikte en düşük emekli aylığında asgari ücretin bile uygulanmaması 16 milyon emekli, dul ve yetimi inanılmaz bir açlığa terk edildiğini göstermektedir. Gelinen aşamada AKP hükümeti sığınmacı ve kaçaklara ayırdığı bütçeyi artık kendi memuruna, işçisine, emeklisine ayırmama konusunda kararlı olduğunu bir kez daha göstermektedir” dedi. ‘AKP EKONOMİ ÜZERİNDEKİ HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ’ AKP’nin ekonomi üzerindeki hakimiyetini tamamen yitirdiğini söyleyen Özdağ, “AKP hükümeti, ekonomi üzerindeki hakimiyeti tamamen yitirmiştir. Meclisten geçen 2026 bütçe yasasına göre toplam öngörülen harcama miktarı 19 trilyon; tahmin edilen gelir ise 16.2 trilyondur. Yani daha bütçe uygulamaya konulmadan 2.8 trilyon bir bütçe açığı olduğu görülüyor. Diğer yandan bütçe açığı kadar; yani 2.8 trilyon faiz ödemesi yapılacak. Her fırsatta faize karşıyız diyorlar ama en büyük rantiye yanlısı, faiz lobisi savunucusu iktidar AK Parti iktidarıdır. Sözün özü ekonomi bağlamında 2026 geçtiğimiz 8 senede olduğu gibi çalışanın, emeklinin, emekçinin aleyhine, memurun aleyhine milli gelirin kaynaştırıldığı bir yıl olmaya devam edecek” diye konuştu. ‘BU MİLLET BU FAKİRLİĞİ HAK ETMİYOR’ Özdağ, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın, milli gelirin 22 yılda 6 kat artarak 1.5 trilyona ulaştığı yönündeki sözlerini hatırlatarak, “2002’de asgari ücretli, aldığı asgari ücretle 8.5 çeyrek altın alıyordu. 2026’daki asgari ücretle 2.8 çeyrek altın alıyor. Bu 6 kat artan milli gelirden; emekçinin, emeklinin, dulun, yetimin, aldığı pay nerede? Evet ticaret bakanı; nerede? Madem 6 kat arttı, neden bu insanlar 6 kat fakirleştiler. Küçük bir sınıf rantiye, inanılmaz gelirler elde ederken, lüks tüketim zirveye çıkmışken, antikacı dükkanlarına girip; ‘Bu heykelin daha pahalısı yok mu?’ diye soran edepsizler, vergi dahi ödemeden ortada dolaşırken, halk pazar yerlerinde boş filelerle dolaşıyor. Küçük bir azınlık Londra’da daire üzerine daire satın alıyor, Londra’da gayrimenkul fiyatları kontrol dışına çıkmış. Küçük bir azınlık Türkiye’de adeta İsviçre’de yaşar gibi yaşarken, Türk halkının büyük bir bölümü sanki Bağdat’ın varoşlarında yaşar duruma düşmüş. İşte AK Parti’nin ekonomiyi getirdiği nokta budur. Ticaret Bakanı; çok övünme. Türkiye’yi getirdiğiniz nokta bu. Bu millet, bu fakirliği hak etmiyor” şeklinde konuştu.
‘DAHA SİZİ ÇOK RAHATSIZ EDECEĞİZ’ Kendisine, Şeyh Sait’e ‘hain’ dediği için açılan davaya değinen Özdağ, “ Şeyh Sait adlı vatan hainine ‘hain’ dediğim için birileri rahatsız olmuş ve hakkımda savcılığa suç duyurusunda bulunmuşlar. Hatırlıyorum bir televizyon programında yandaş bir gazeteciyle konuşurken; ‘Suriyelilere sürekli Arap’ diyorsunuz dedi, ‘Kardeşim adamlar Eskimo değil ki Arap, ne diyeyim?’ demiştim. Yahu Şeyh Sait de vatan haini, ne diyeyim ben ona?’ Savcılık da dava açmış. Bu Cumhuriyet Savcılığı, Cumhuriyet Savcılığı olarak var çünkü Mustafa Kemal Şeyh Sait’in kafasını ezdirdi. Eğer ezmeseydi Cumhuriyet Savcılığı da olmazdı. Rahatsız oluyorlarmış, daha sizi çok rahatsız edeceğiz. Haine hain, teröriste terörist demeye devam edeceğiz. Bizden sakın o hain ve benzerlerinin adını bulvarlara, sokaklara vermemizi ya da onlar gibi anma törenleri ve toplantıları yapmamızı beklemeyin. Zafer Partisi’nde terörle müzakere değil mücadele vardır” ifadelerini kullandı. ‘ASIL HEDEF UYUŞTURUCU BARONLARI VE TERÖR ELEBAŞLARIDIR’ Türkiye’de uyuşturucu kullanma yaşının 12’ye kadar indiğine dikkat çeken Özdağ, “Bu durum uyuşturucu ve terör baronlarının iş birliği yaptığı hibrit bir savaştır. Uyuşturucu baronları sınırlarımızdan girmek isteyen, işgal kuvvetlerinin öncü birlikleridir. İngiltere’nin Çin’i uyutmak için 19. yüzyılda gerçekleştirdiği Afyon Savaşı’nın bir benzeri şimdi Türk gençliğine karşı sürdürülüyor. Bu savaşı kazanmak için uyuşturucu kullanımını özendirenler, normalleştirenler ile elbet mücadele edilmeli. İstanbul’da şimdi bir operasyon yürüyor. Onu da dikkatle izliyoruz. Son dönemde sanki ‘şunu kullansan bir şey olmaz, bunu herkes kullanıyor’ gibi laflarla, uyuşturucunun bazı çevreler tarafından normalleştirilmeye çalışıldığını da biliyoruz. Bu operasyonun bir faydası olmuş mudur? Olmuştur. Bunun normal olmadığını, suç olduğunu, kim kullanırsa kullansın cezalandırılması gerektiğini göstermiştir. Dileriz siyasi amaçlar için her zaman olduğu gibi, yanlış kullanıma doğru gitmez. Ancak bu savaşı sadece meşhur kullanıcılarla mücadele ederek kazanamazsınız. Bu savaş sadece torbacılar toplanarak yapılamaz. Asıl hedef uyuşturucu baronları ve terör elebaşlarıdır” dedi. ‘TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİYASİ YANDAŞLARINA ŞİRİNLİK BİZE UYMAZ’ Vatan Partisi olarak Abdullah Öcalan’a kurucu önder ya da sayın demeyeceklerini söyleyen Özdağ, “Durum böyleyken şimdi şu soruları da sormamız gerekiyor. İnsanlık katili Apo’ya sayın mı diyeceğiz? Bebek katili Öcalan’ı kurucu önder diye mi isimlendireceğiz? Kim yapar bilmiyoruz ama bizden kimse bunu beklemeyeceğini biliyor. Siyasi hesaplarla terör örgütünün siyasi yandaşlarına şirinlik yapmak bize uymaz. Bizde öyle bir kan yok. Bu bizim kanımıza dokunur. Kanına dokunmayanlar bunu rahatlıkla yapıyorlar, görüyoruz. Biz Atatürk’ten yana, Cumhuriyet’ten yana, İstiklal Harbi’nden yana kalmaya ve haine hain, teröriste terörist demeye, bölücülerle tavizsiz şekilde mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu. ‘İHMALİN SEBEBİ; SAVUNMADAKİ STRATEJİK BOŞLUKLAR’ Son günlerde düşen İHA’lar ve Libya Genel Kurmay Başkanı’nın da içerisinde bulunduğu askeri heyeti taşıyan uçağın düşüşünü değerlendiren Özdağ, “Son dönemde gökten insansız hava araçları yağmaya başladı. Dün de Libya Askeri Heyeti’ni taşıyan uçak Ankara semalarında düştü. Geçen hafta Karadeniz’den gelen ve ancak Elmadağ üzerinde, yani sahilden 200 kilometre içeride düşürülen bir İHA ortaya çıktı. Gerçekçi olalım, hiçbir çağdaş, modern devlet, başkentine 100 km kalana kadar bir yabancı İHA’nın yaklaşmasına izin veremez. Eğer veriyorsa, burada büyük bir güvenlik zafiyeti vardır. İHA’nın düşürüldüğü bölgede yer alan stratejik savunma tesisleri de dikkate alındığında yaşananın, ihmalkarlık ve skandal boyutunun üzerinde bir hadise olduğunu görüyoruz. Ardından Balıkesir ve Kocaeli’nde de düşen 2 İHA ortaya çıktı. Daha da ilginci bu İHA’lardan bir tanesinin kuyruğunda Kızıl Yıldız armasının olması. Herhalde Ruslar düştüğünde anlaşılsın bizim olduğumuz diye, İHA’nın üzerine bir de Kızıl Yıldız çizmişler. Bu tür konularda çok dikkatli olmak gerekir. Ancak bu gelişmeler bize şunu gösteriyor. AK Parti 23 yıldan beri iktidarda ama Çelik Kubbe projesi hala gerçekleşmemiş durumda. TSK günün ihtiyaçlarına uygun yeterli modernizasyon sürecinden ne yazık ki geçmemiş bir vaziyette. Yaşadığımız ihmal ve kusurlarının ana sebebi savunma alanındaki ciddi ve stratejik boşluklardır. ‘EN HAYIRLISI 2026’DA YAPILACAK BİR ERKEN SEÇİM’ Özdağ, 2026 yılında erken seçim olması gerektiğini de belirterek, “Türkiye için en hayırlısı, bir an önce sandığın Türk milletinin önüne konması ve 2026 yılı içerisinde yapılacak bir erken genel seçimdir. Çözüm, Türk milletinin iradesidir. Ana temennim, yeni yılda milletimizin demokratik tercihini ortaya koyup, Zafer Partisi iktidarıyla Türkiye’mizin en seri ve dinamik şekilde AKP hükümetlerinin yol açtığı hasarların onarımına başlanmasıdır. Bu duygu ve temennilerle hem kandilinizi kutluyor hem de 2026’nın Türk milleti için hayırlı ve güzel gelişmelere vesile olmasını diliyorum” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in liderliğinde Edirne’de düzenlenen mitingin iktidar yürüyüşündeki kararlığının somut göstergesi olduğunu söyleyerek, tüm Edirne’ye teşekkür etti.
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, 20 Aralık Cumartesi günü CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in liderliğinde Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen geniş katılımlı mitingin ardından yazılı açıklama yaptı. Yazgan, şunları söyledi:
“20 Aralık Cumartesi günü Edirne’de gerçekleştirdiğimiz büyük buluşma, yalnızca bir miting değil; Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşünde geldiği kararlılığın, inancın ve örgütlü mücadelenin somut bir göstergesi olmuştur. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in meydandan yükselen sesi, halkın sesiyle birleşmiş; adalet, demokrasi ve eşitlik talebi Edirne’den tüm Türkiye’ye güçlü bir şekilde duyurulmuştur.
Bu mitingde verilen mesaj son derece açıktır: Türkiye, mevcut siyasi iktidarın yarattığı yoksulluğa, adaletsizliğe ve hukuksuzluğa mahkûm değildir. Sayın Genel Başkanımızın da vurguladığı gibi Cumhuriyet Halk Partisi, artık yalnızca itiraz eden değil; çözüm üreten, umut veren ve yarının iktidarını kurmaya hazır bir partidir. Saraçlar’dayükselen kararlılık, bu yürüyüşün geri dönülmez bir noktaya ulaştığını açıkça göstermiştir.
Edirne, tarih boyunca demokrasiye ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmış bir kenttir. 20 Aralık’ta da bu duruşunu bir kez daha ortaya koymuş; miting alanını dolduran yurttaşlarımız, değişimin ve halkçı siyasetin arkasında dimdik durduklarını göstermiştir. Bu tablo, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’nin dört bir yanında büyüyen halk desteğinin en net yansımalarından biridir.
Bu güçlü organizasyonda emeği geçen MYK ve PM üyelerimize,İl Başkanımız Yücel Balkanlı’ya, Belediye Başkanımız Filiz Gencan’a, İl Genel Meclisi Başkanımız Çiğdem Gegeoğlu’na, Merkez İlçe Başkanımız Volkan Akgüngör’e, ilçe başkanlarımıza, ilçe belediye başkanlarımıza, kadın ve gençlik kollarımıza, örgütümüzün her bir neferine yürekten teşekkür ediyorum. Gecesini gündüzüne katarak çalışan partililerimiz, bu mitingin başarısının ve partimizin yükselişinin gerçek mimarlarıdır.
Ayrıca, meydanı doldurarak umudumuza ortak olan, sesimize ses katan tüm hemşerilerime teşekkürlerimi sunuyorum. Genel Başkanımızın da değişiyle CHP’ye artık Saraçlar yetmiyor. Daha geniş miting alanları istiyoruz.
Edirne’den yükselen bu güçlü irade, Cumhuriyet Halk Partisi’nin emin adımlarla iktidara yürüdüğünün en açık kanıtıdır. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın; bu ülkeye adaleti, demokrasiyi ve refahı yeniden getirecek olan irade, halkın iradesidir ve o irade bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nde vücut bulmuştur.”