Kategori arşivi: Siyaset

Okullardaki vakalar Saadet’in merceğinde

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık “Sosyal Gündem Analiz Raporu”nda  “Okullardaki Cinayet – İntihar Vakaları” konusu ele alındı.

Söz konusu raporda; artan şiddet olaylarının arka planında yer alan psikolojik, sosyal ve yapısal nedenler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Raporda, zorbalık, dışlanma, travma ve psikolojik sorunların birikiminin bu tür vakalara nasıl zemin hazırladığı ortaya konulurken, erken uyarı işaretleri, sosyal medyanın rolü ve önleyici müdahale mekanizmalarının da detaylı biçimde incelendiği görüldü.

Rapora ilaveten, “Okullarda Artan Şiddet ve Önleyici Adımlar” başlığı altında yapılan yazılı açıklamada ise şunlara yer verildi:

“Son yıllarda Türkiye’de ve dünyada okullarda yaşanan şiddet olayları, özellikle cinayet–intihar vakaları, ciddi bir kamu güvenliği ve halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Bu tür olayların sayısındaki artış ve etkilerinin giderek ağırlaşması, konunun aciliyetini açıkça ortaya koymaktadır.

Yapılan değerlendirmeler, bu vakaların ani gelişen olaylar olmadığını; aksine uzun süreli psikolojik sorunlar, travma, dışlanma ve sosyal sorunların birikimi sonucunda ortaya çıktığını göstermektedir. Saldırganların çoğunun okulun mevcut ya da eski öğrencileri olması sorunun okul içi sosyal ve psikolojik ortamla birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Araştırmalar, birçok saldırganın eylem öncesinde niyetlerini çevresine çeşitli şekillerde yansıttığını göstermektedir. Bu durum, erken müdahale için önemli bir fırsat sunmaktadır. Aynı zamanda sosyal medyada görülen nefret söylemleri, ani davranış değişimleri ve umutsuzluk içeren paylaşımlar da risk işaretleri arasında yer almaktadır.

Öte yandan bazı vakalarda şöhret arayışı ve medyanın etkisi, benzer olayların tekrarını tetikleyebilmektedir. Bu nedenle toplumsal farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır.

Okullarda şiddetin önlenmesi için; psikolojik destek sistemlerinin güçlendirilmesi, kriz müdahale ekiplerinin oluşturulması ve öğrencilerin güvenle başvurabileceği anonim bildirim mekanizmalarının kurulması gerekmektedir. Ayrıca okullarda güvene dayalı, kapsayıcı ve destekleyici bir ortam oluşturulması, bu tür olayların önüne geçilmesinde temel bir rol oynamaktadır.

Unutulmamalıdır ki, erken fark edilen her risk, önlenmiş bir trajedi anlamına gelir.

Bu nedenle tüm kurumların, eğitimcilerin, ailelerin ve toplumun birlikte hareket etmesi hayati önem taşımaktadır.”

‘Buradayız, geri adım atmıyoruz’

Olgay GÜLER

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Ankara’da gerçekleştirilen Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları buluşmasında konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında, CHP’li belediyelere yönelik yapılan operasyonlara karşı yol haritası belirlenmek üzere, parti genel merkezinde belediye başkanları buluşması gerçekleştirildi. Toplantıya, partinin büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanları katıldı. Toplantıda söz alan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, belediyeler üzerinde uygulanan baskılara ve buna karşı beraber hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.

‘BİZİ GÜÇLÜ KILAN AYNI MÜCADELEDE BULUŞABİLME İRADEMİZDİR’

Birlik ve beraberliğin zor zamanların en büyük sınavı olduğunu söyleyen Gencan, “Birlik ve beraberlik kolay zamanların değil, zor zamanların, en büyük sınavıdır. Ama bizim için birlik ve beraberlik sadece bir söylem değildir. Bizim için birlik ve beraberlik ortak bir hedefte buluşmak ve o hedefe birlikte yürüyebilmektir. Farklı değerlendirmelerimiz olabilir. Ama söz konusu memleket, demokrasi ve millet iradesi olduğunda aynı kararlılıkla hareket ederiz. Biz belediye başkanları olarak bu yolu tek başına yürümediğimizi biliyoruz. Bu yolun içinde örgütümüzün emeği var, seçmenimizin güveni var, yol arkadaşlarımızın alın teri var, şehirlerimizin bizden beklediği sorumluluklar var. Bu süreçte zorlandığımız anlar oldu ama her seferinde daha güçlü durduk. Her baskıda daha kararlı olduk. Her zorlukta daha sıkı kenetlendik ve yolumuza devam ettik. Çünkü bizi güçlü kılan aynı mücadelede buluşabilme irademizdir” dedi.

‘HİZMET ÜRETMEKLE DEĞİL, ÖNÜNE KONULAN ENGELLERLE MÜCADELE EDİYORUZ’

Belediye başkanları olarak oluşan son tabloyu normal bulmadıklarını, bunun karşısında geri çekilmeyeceklerini dile getiren Gencan, “Son dönemlerde yaşananları tek tek anlatmaya gerek yok. Hepimiz aynı tabloya bakıyoruz, hepimiz aynı soruyu kendimize soruyoruz. Böyle mi devam edecek? Biz belediye başkanları olarak bu soruya kendi adımıza cevap veriyoruz. Bu tabloyu normal bulmuyoruz ama bu tablo karşısında geri çekilmeyeceğimizi de açıkça söylüyoruz. Çünkü biz bu görevlere bize verdiği sorumluluğu taşımak için geldik. Halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi temsil ediyoruz. Şehirlerimizi ayağa kaldırmak için çalışıyoruz. Ama artık yalnızca hizmet üretmekle değil o hizmetin önüne konulan engellerle de mücadele ediyoruz. Her sabah yeni bir operasyon haberiyle uyanan bir düzende hiç kimse kendisini güvende hissedemez. Sadece biz değil, belediyelerde görev yapan mesai arkadaşlarımız da aynı tedirginliği yaşıyor. CHP’li belediyelere reva görülen tutum karşısında karar yavaşlıyor, süreç uzuyor, hizmet aksıyor. Peki bunun bedelini kim ödüyor? Vatandaş ödüyor. Bizim itirazımız tam da burada. Açık konuşalım. Biz yargılanmaktan kaçmıyoruz. Ama yargının bir baskı aracına dönüşmesine razı olmuyoruz. Biz dokunulmazlık istemiyoruz, eşit hukuk istiyoruz. Suç varsa hukuk içinde gereği yapılır. Ama daha baştan insanları suçlu ilan eden, yargılamayı değil cezalandırmayı öne koyan bir anlayış ne hukuka ne de vicdana sığar” diye konuştu. 

‘HUKUK KORKU ÜRETEREK İŞLEMEZ’

Ülkede adalet duygusunun zedelendiğini belirten Gencan, “Bugün geldiğimiz noktada sadece kişiler değil usuller tartışılıyor. Aylarca iddianame bekleyen belediye başkanlarımız varsa, neyle suçlandığını bilmeden özgürlüğünden mahrum bırakılan bürokratlarımız varsa, ortada sadece dosya değil, adalet duygusu zedelenmiştir. Bir hukukçu olarak söylüyorum, hukuk belirsizlikle işlemez. Hukuk korku üreterek işlemez. Hukuk güven vererek işler. Bugün ise tam tersi bir tabloyla karşı karşıyayız. Ve biz buna sessiz kalmayacağız. Buradan cumhurbaşkanı adayımız sayın Ekrem İmamoğlu’na, bu süreçte dimdik duran tüm belediye başkanlarımıza, yol arkadaşlarımıza ve bürokratlarımıza selam gönderiyorum. Tutuklanan belediye başkanlarımız, bürokratlarımız, yalnızca birer isim değiller. Onların geride bıraktıkları aileleri, çocukları, yarım kalan hayatları var. Bu süreç sadece onları değil; evlerini, düzenlerini, sevdiklerini etkiliyor. Bir çocuğun bekleyişi, bir eşin sabrı var. Bir ailenin dimdik ayakta dayanma mücadelesi var. Ve o aileler bugün en az onlar kadar bu yükü taşıyor, en az onlar kadar bu mücadelenin parçası oluyor. Onların gösterdiği duruş, bu mücadelenin ne kadar haklı olduğunu zaten ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.

‘BİRLİKTE HAREKET ETMEK BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUKTUR’

Sürecin, birlikte hareket edilme zorunluluğunu ortaya koyduğunu dile getiren Gencan, “Bu süreç bize şunu bir kez daha göstermiştir; artık birlikte hareket etmek, bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bizim birlik çağrımız bir savunma değil, bir iddiadır. Bu ülkeyi birlikte yönetme iddiasıdır. Çünkü biz bu ülkenin dört bir yanında başka bir yerel yönetim anlayışının mümkün olduğunu gösterdik. Şimdi aynı kararlılıkla şunu söylüyoruz; Biz buradayız, geri adım atmıyoruz ve bu mücadeleyi büyütüyoruz. Hemşerilerimiz, milletimiz bizden susmamızı değil, dik durmamızı bekliyor. Dağılmamızı değil, birlik olmamızı bekliyor. Biz de bunu yapacağız. Hizmet etmeye devam edeceğiz, hukuku savunacağız, birbirimize sahip çıkacağız. Bu ülkeyi yeniden adaleti, yeniden güveni, yeniden umudu getireceğiz. Bu topraklar kararlılıkla yola çıkanların tarih yazdığı topraklardır. Sayın genel başkanım sıklıkla sizlerin de ifade ettiği üzere; Osmanlı’ya 92 yıl başkentlik yapmış Edirne’den yola çıkan Fatih Sultan Mehmet İstanbul’a yürüyerek tarihin akışını değiştirmiştir. O gün; ‘Beni seven arkamdan gelsin’ diyerek bir devri kapatıp yeni bir devri başlatmıştır. Bugün biz de aynı kararlılıkla büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadroları olarak sizin, genel başkanımızın liderliğinde yürütülen mücadelede aynı kararlılıkla, aynı inançla yol yürümeye devam edeceğiz. Çünkü bir başka yol yok. Ve son söz; kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” ifadelerini kullandı.

‘Trakya’ya nükleer santral akıl tutulması’

CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, Trakya’da yapılmak istenen nükleer santrale tepki göstermek üzere basın açıklaması yaptı. Aygun, “Akkuyu ve Sinop’tan sonra üçüncü santrali Trakya’da kurmak istiyorlar. Kırklareli–İğneada hattında yapılmak istenen nükleer santralin yeri, çevresel açıdan kabul edilemez bir yerdir.Trakya’nın ciğeri konumundaki Istranca Ormanlarında, Longoz Ormanlarında nükleer santral düşünmek akıl tutulmasıdır! Milli parklar talan edilemez” dedi.

Aygun, Kırklareli ili Demirköy ilçesi Sivriler Köyü ile Vize ilçesi Kışlacık Köyü sınırları içerisinde yer alan Panayır İskelesi ve çevresinin doğal sit ve nitelikli doğal koruma alanı olarak tescillendiğini belirterek, “UNESCO koruma statüsü beklerken, nükleer santral inşa etmeye çalışmak, rasyonel olmadığı gibi doğal mirası koruma anlayışından uzaktır” dedi. Trakya’daki kanser sorununa işaret eden Aygun, “Zaten kanser oranı ülkenin en yüksek bölgesi olan Trakya’da sanayiden kaynaklı kirlenme her geçen yıl katlanarak devam ederken, ülkenin ciğerleri konumundaki Istranca Ormanlarında, Longoz Ormanlarında nükleer santral düşünmek akıl tutulmasıdır! Milli park niteliğindeki alanları nükleere açmak, bölge halkı tarafından asla kabul edilemez!” eleştirilerini getirdi.

Aygun, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında santral için Çin Halk Cumhuriyeti ile görüşmeler yapıldığı duyumunu aldıklarını belirterek, “Çin ile görüşmeler yapılıyor ise bırakılsın! Çin, daha önce ülkemizde BYD Fabrikası kuracaktı.Türkiye’den vergi muafiyeti aldı, kazandığı para ile Macaristan’da fabrika kurdu. Türkiye’de yapılacağı iddia edilen 1 milyar dolarlık yatırım da balon oldu. Elden gelen öğün olmaz, onunla da karın doymaz!” uyarısını yaptı.

Aygun, temiz enerji istediklerinin altını çizerek, “Trakya’da Nükleer Santral istemiyoruz” diye konuştu.

Çin ile anlaşarak Trakya’da kurulmak istenen ve 4 reaktörden oluşması planlanan santralin denizdeki ekosistemi de bozacağını vurgulayan Aygun, “Sanırım müsilajdan yeterli dersi almadık” dedi.

‘Vize krizi büyüyor’

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, son dönemde giderek derinleşen vize sorununu gündeme taşıdı. Akalın, vize krizinin artık bireysel bir problem olmaktan çıkıp toplumun geniş kesimlerini etkileyen yapısal bir soruna dönüştüğünü vurguladı.

Konuşmasında Avrupa Komisyonunun Schengen verilerine dikkat çeken Akalın, Türkiye’den yapılan başvuruların 2022’de 778 bin, 2023’te 1 milyon 55 bin ve 2024’te 1 milyon 173 bine yükseldiğini belirtti. Talepteki bu artışa rağmen ret oranlarının da ciddi şekilde yükseldiğini ifade eden Akalın, 2010’lu yıllarda yüzde 3–5 seviyesinde olan ret oranlarının bugün yüzde 14–16 bandına çıktığını söyledi. Sadece 2024 yılında yaklaşık 170 bin vatandaşın başvurusunun reddedildiğini kaydetti.

Vize sorununun ekonomik boyutuna da dikkat çeken Akalın, reddedilen başvurular nedeniyle 2024 yılında vatandaşların ödediği ve geri alamadığı vize ücretlerinin yaklaşık 13,6 milyon avroya ulaştığını ifade etti. Bunun yanı sıra öğrencilerin eğitim fırsatlarını kaçırdığını, iş insanlarının fuar ve ticari görüşmelere katılamadığını, bu durumun da doğrudan ekonomiye zarar verdiğini dile getirdi.

Türkiye’nin dünyada Schengen vizesine en çok başvuru yapan ikinci ülke konumunda olduğunu hatırlatan Akalın, buna rağmen vatandaşların randevu bulmakta büyük zorluk yaşadığını söyledi. Önceden haftalar içinde alınabilen randevuların artık aylar sonrasına verildiğini, sistemlerin açıldığı anda dolduğunu belirtti.

Kamuoyuna yansıyan iddialara da değinen Akalın, bazı yapıların randevuları toplayarak yüksek bedellerle yeniden sattığı yönündeki iddiaların doğru olması hâlinde bunun açık bir hak ihlali ve adaletsizlik olduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda Türk pasaportunun değer kaybına dikkat çeken Akalın, sürecin tüm yönleriyle araştırılması ve vatandaşların haklarının korunması gerektiğini belirtti.

‘Edirne hızla yaşlanıyor’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne’nin çocuk nüfus açısından Türkiye genelinde sondan ikinci sırada yer aldığını ve çocuk nüfusun her yıl düştüğünü açıkladı. Yazgan, “Edirne’nin demografik yapısı hızlı yaşlanıyor” dedi.

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne’nin çocuk nüfusunu TBMM gündemine taşıdı. Yazgan, TÜİK’in açıkladığı 2025 yılı verilerine göre Edirne’nin, çocuk nüfusun toplam nüfus içindeki oranı bakımından Türkiye genelinde sondan ikinci sırada yer aldığını vurguladı. “2022 yılında %17,7 olan bu oranın 2025 itibarıyla %16,9’a gerilemiş olması, Edirne’nin demografik yapısının hızla yaşlandığını ve ‘emekli kenti’ kimliğine büründüğünü somut bir şekilde ortaya koymaktadır” diyen Yazgan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.

‘SOSYO-EKONOMİK GEREKÇELERİ NELER?’

Yazgan, önergesinde şu soruları yöneltti:

“Edirne’nin çocuk nüfus oranı bakımından Türkiye’nin en düşük oranına sahip ikinci ili olmasının temel sosyo-ekonomik gerekçeleri nelerdir?

Edirne’de genç ailelerin çocuk sahibi olma kararlarını olumsuz etkileyen bölgesel faktörlere (kreş yetersizliği, istihdam kaygısı, sosyal donatı eksikliği vb.) yönelik bakanlığınızca yürütülen bir saha çalışması bulunmakta mıdır?

Komşu illerle kıyaslandığında ortaya çıkan bu derin uçurumun kapatılması ve Edirne’deki demografik erimenin durdurulması amacıyla il özelinde çalışmalar planlanmakta mıdır?

Son üç yılda Edirne’den diğer illere göç eden ‘genç yetişkin’ (18-44 arası) nüfusun göç etme nedenleri arasında ekonomik refah ve çocuk yetiştirme imkanlarının yetersizliği ne derece rol oynamaktadır?

Edirne’nin hızla yaşlanan nüfus yapısına paralel olarak, kentin ‘emekli kenti’ durağanlığından kurtarılması ve dinamik, üretken bir nüfus yapısına kavuşturulması için diğer bakanlıklarla eş güdümlü bir stratejiniz mevcut mudur?”

CHP’den 23 Nisan’da 23 maddelik manifesto!

Olgay GÜLER

CHP İl Gençlik Kolları Başkanlığı tarafından, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarına tepki ve hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri anmak amacıyla, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüyüş gerçekleştirildi.

CHP İl Gençlik Kolları’nın Saraçlar Caddesi’nden başlattığı yürüyüşle, geçtiğimiz hafta ülkeyi yasa boğan okul saldırılarına tepki gösterilip, hayatını kaybedenler anıldı. ‘Vatanı Korumak Çocukları Korumakla Başlar’ yazılı pankartla gerçekleştirilen yürüyüşe; CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, il ve ilçe yönetimiyle, çok sayıda partili katıldı. Yürüyüş sonunda İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması okundu. Açıklamayı gençlik kolları adına CHP üniversite komisyon başkanı Umut Yeşilyaprak ve üniversite komisyonu başkanvekili Şevval Koçak açıklamayı okudu.

‘DEMOKRASİ SANDIKTAN ÇIKAN İRADEYE SAYGI DURULMASIDIR’

Açıklamada, 23 Nisan 2026 Türkiye’sinde ‘Milli Egemenlik’ kavramının, iktidarın eliyle ağır bir vesayet altına alınmış durumda olduğu belirtilerek, “Seçilmiş iradeye yapılan müdahale, halkın kararına saldırıdır. Cumhurbaşkanı adayımızın, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarımızın, yol arkadaşlarımızın siyasi yargı operasyonlarıyla gözaltına alınmaları, hapsedilmeleri ve görevden uzaklaştırılmaları, seçmen iradesini ve Cumhuriyetimizin temel taşı olan “ulusal egemenlik” ilkesini hedef alan bir darbedir. Demokrasi, sadece sandık konulması değil; aynı zamanda sandıktan çıkan iradenin korunması ve bu iradeye saygı duyulması anlamına gelir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, halkın tercihine saygı duyulmayan bu düzeni mutlaka değiştireceğiz” denildi.

‘2023’TEN BUGÜNE OKULLARDA 23 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ’

Çocukların eşit ve özgür olmadığını, evde ve sokaktaysa güvende olmadığının dile getirildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Cumhuriyetimizin kurucusu ve kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu özel günü, 23 Nisan’ı çocuklarımıza armağan ederken, yalnızca bir bayram vermedi; bu ülkenin geleceğini, umudunu ve yarınlarını çocuklara emanet etti. Ve o gün çocuklara şu sözü verdi: Güvende olacaksınız. Eşit olacaksınız. Özgür olacaksınız. Bugün ise, çocuklarımız eşit değil; özgür değil ve en önemlisi ne evde ne sokakta ne de okulda güvende. Sadece 1 yılda 1.538 çocuğumuzu dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle kaybettik. 2025 yılında en az 94, son 10 yılda 836 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Maalesef okullarımız da benzer bir durumda! Sadece geçtiğimiz hafta, bir gün arayla iki okulumuza saldırı düzenlendi. 14 Nisan’da Şanlıurfa’da okula düzenlenen saldırıda 16 kişi yaralandı. Kahramanmaraş’ta 15 Nisan’da yaşanan saldırıda 1 öğretmenimiz ve 9 öğrencimiz hayatını kaybetti, 13 çocuğumuz yaralandı. 18 Nisan’da, Diyarbakır’da bir cumartesi günü okul bahçesinde bulunan iki çocuğumuz paratoner olmaması nedeniyle hayatını kaybetti; biri ağır yaralandı. Eylül 2023’ten, bugüne kadar okullarda 47 şiddet ve saldırı olayı gerçekleşti. Bu sürede; 6 öğretmenimiz, 14 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve 1 velimiz olmak üzere toplam 23 kişi okul güvenliği ve teknik eleman eksikliği nedeniyle yaşamını yitirirken; çocuk sömürü aracı haline gelen MESEM’lerde 18 çocuğumuz hayatını kaybetti.

‘TEMEL SORUMLU İKTİDAR’

Buna göre: Yusuf Tekin’in Bakanlığı döneminde okullarda ve MESEM’lerde toplam 41 kişi hayatını kaybetti. Okullarımızda çocuklar maalesef güvende değil. Tüm uyarılarımıza, yasa, araştırma ve bütçe tekliflerimize, basın açıklamaları ve politika önerilerimize kulaklarını tıkayan, Meclis’te düzenli olarak reddeden iktidar yaşanan bu acı kayıpların temel sorumlusudur. Bu yaşananlar münferit olaylar değil. Bu yaşananlar, yıllardır süren ihmalin ve yanlış politikaların sonucudur. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve güvende yaşayacağı bir ülke hayaliyle karşılıyoruz.”

23 NİSAN’DA 23 MADDELİK MANİFESTO

Açıklamada, 23 Nisan’da 23 madde ile çocuklar için ‘Sağlıklı, Mutlu, Güvenli ve Özgür Gelecek Manifestosu da okunarak, “Çocukları korumak bir tercih değil, devletin asli görevidir. Güvenli, nitelikli, bilimsel, laik, kamusal, parasız, eşit, kapsayıcı ve özgür bir eğitim sistemi bir vaat değil, bir haktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim önceliğimiz; çocuklarımızın iyi olması, sağlıklı büyümesi, kendini güvende hissetmesi, eşit olanaklara sahip olması, nitelikli bir eğitimle geleceğe hazırlanması ve mutlu olmasıdır. Bu anlayışla çocukların iyi olma halini, yaşam hakkını ve eğitim hakkını güvence altına almak için söz veriyoruz. Başta Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve Cumhuriyet kahramanlarımızı şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

İba’dan Uzunköprü mesaisi

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Uzunköprü ilçesi ve bağlı köylerde gerçekleştirdiği kapsamlı ziyaret programıyla vatandaşlarla bir araya gelerek hem talepleri dinledi hem de yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Uzunköprü İlçesine bağlı Karabürçek, Sipahi, Elmalı, Gazimehmet Köylerini ziyaret ederek vatandaşlarla buluştu ve taleplerini dinledi.

Gün boyu süren ziyaretlerin ardından konuşan İba, Uzunköprü’nün her köşesinde aynı samimiyeti gördüklerini belirterek, “Biz bu yola gönül belediyeciliği ve milletle birlikte yol yürümek için çıktık. Her ziyaretimizde bu inancımızın ne kadar doğru olduğunu bir kez daha görüyoruz.” dedi.

Ziyaret programına Karabürçek Köyü’nden başladıklarını ifade eden İba, köy halkının sıcak karşılamasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Uzunköprü’müzdeki köy ziyaretlerimize Karabürçek Köyü’nden başladık. Muhtarımız Mustafa Gülkaynak, kıymetli köy halkımız ve değerli kadınlarımızla bir araya geldiğimiz bu güzel buluşmada, köyümüzün sıcaklığını ve samimiyetini bir kez daha hissettik. İçten karşılamaları için muhtarımıza ve tüm Karabürçeklihemşehrilerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Sipahi Köyü ziyaretinde de vatandaşlarla iç içe olduklarını belirten İba, “Köy kahvesinde edilen o içten sohbetin, hemşehrilerimizin güler yüzünün yerini hiçbir şey tutamaz. Uzunköprü İlçemizin Sipahi Köyü’nde hemşehrilerimizle bir araya geldik; samimi muhabbetlerine ortak olduk, taleplerini dinledik, köylerimizin her bir köşesi için kurduğumuz hayalleri paylaştık. Misafirperverlikleri ve içten karşılamaları için başta Sipahi Köyü Muhtarımız Ferdi Tekin olmak üzere tüm köy halkımıza yürekten teşekkür ediyorum” dedi.

Elmalı Köyü’nde gerçekleştirilen buluşmada da birlik ve beraberlik vurgusu yapan İba, “Köy kahvesinde edilen samimi bir sohbet, içten bir selam, güler yüzle yapılan bir karşılama… İşte asıl güzellik de burada. Elmalı Köyümüzde, Muhtarımız Cavit Koşar ve kıymetli hemşehrilerimizle bir araya gelerek sohbetlerine ortak olduk, taleplerini dinledik, notlarımızı aldık. Aynı sofranın, aynı muhabbetin etrafında buluşmanın kıymetini bir kez daha hissettik. Misafirperverlikleri ve samimi karşılamaları için başta Muhtarımız olmak üzere tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Gazimehmet Köyü ziyaretinde ise üretim ve yaz sezonu hazırlıklarına dikkat çeken İba, “Topraklarımızın yeniden can bulduğu bu günlerde, yaklaşan yaz sezonu öncesinde köyümüzdeki hazırlıkları, üreticilerimizin beklentilerini ve hemşehrilerimizin taleplerini konuştuk. Kıraathane ziyaretimizin ardından, köy temsilcimiz Sezai Fidan ve kıymetli ailesini ziyaret ettik. İçten ev sahiplikleri ve samimi sohbetleri için başta Gazimehmet Köyü Muhtarımız Ali Macuncu olmak üzere tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Rabbim, yaz sezonunu köylerimiz ve üreticilerimiz için bereketli ve hayırlı kılsın” dedi.

Köy ziyaretlerinin ardından Uzunköprü İlçe Başkan Yardımcısı Fatih Yürekdurmaz’ın işletmesini de ziyaret eden İba, esnafa yönelik destek mesajı vererek, “İlçe Başkan Yardımcımız Fatih Yürekdurmaz’ın işletmesini ziyaret ederek kendisine hayırlı işler diledik. Samimi sohbetleri ve misafirperverlikleri için kendisine teşekkür ediyor, bereketli kazançlar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Program kapsamında AK Parti Uzunköprü İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen Daraltılmış İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’na da katılan İba, teşkilat mensuplarıyla bir araya gelerek hem mevcut çalışmaları değerlendirdiklerini hem de önümüzdeki dönem hedeflerini paylaştıklarını belirtti.

Uzunköprü İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirdikleri Daraltılmış İlçe Danışma Meclisi Toplantısında, teşkilat mensuplarıyla bir araya gelerek yürütülen çalışmaları görüşerek önümüzdeki döneme dair değerlendirmeler paylaştıklarını söyleyen İba: “Aynı zamanda üyemiz olarak aramıza katılan yeni kardeşlerimize rozetlerini takdim ederek büyük AK Parti ailemize ‘hoş geldiniz’ dedik. Bu birlik ve beraberlik ruhu, hedeflerimize ulaşmadaki en büyük gücümüzdür.” dedi.

İlçe Başkanı Önder Kuruşar ve teşkilat mensuplarına teşekkür eden İba, “Samimi ev sahiplikleri için İlçe Başkanımız Önder Kuruşar’a ve bizleri her zamanki sıcaklığıyla karşılayan kıymetli teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Uzunköprü’müz için hep birlikte, aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz. İlçemizin ve köylerimizin hak ettiği değere ulaşması için durmadan, yorulmadan çalışmayı sürdüreceğiz.”ifadelerine yer verdi.

Bakan Tekin’e soru yağmuru!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, boşaltılan Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’ni (EYBAL) yeniden TBMM gündemine taşıdı ve Millî Eğitim Bakanlığı’nı soru yağmuruna tuttu.

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne’nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılan veya yıkılan okulların peşini bırakmıyor. Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’nin (EYBAL) durumunu daha önce TBMM Genel Kurulu’nda gündeme getiren Yazgan, bu kez Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesini TBMM Başkanlığı’na sundu. “Edirne’de peş peşe birçok okul depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılmış ancak henüz yıkılan okullar yerine yapılmış bir okul bulunmamaktadır” diyen ve EYBAL’ın durumunu anımsatan Yazgan, “Kırk beş yıllık bu okuldaki öğrenciler, yüz otuz yıllık binada bulunan 1. Murat Lisesi’nin sonradan ekleme bir katına taşınmıştır. Söz konusu okul binasında iki farklı lise eğitimi devam etmektedir” dedi. Boşaltılan lise binasının mevcut halini anımsatan Yazgan, şu soruları yöneltti:

“Edirne genelinde bugüne kadar kaç okul binasında depreme dayanıklılık testi yapılmıştır? Bu testlerin sonucunda kaç okul binasının depreme dayanıksız olduğu tespit edilmiştir?

Depreme dayanıksız olduğu tespit edilerek boşaltılan okul sayısı kaçtır?

Boşaltılan bu okullardan kaçı tamamen yıkılmıştır ve yıkılan okulların yerine yenisinin yapılması için ayrılan bütçe ve belirlenen bir takvim bulunmakta mıdır?

Depreme dayanıksız olduğu raporlanmasına rağmen halen tahliye edilmeyen ve eğitim-öğretime devam eden okul binası bulunmakta mıdır? Varsa, bu okullarda öğrencilerin can güvenliği nasıl sağlanmaktadır?

Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi (EYBAL) binasının yıkım kararı sonrası, öğrencilerin 130 yıllık bir geçmişe sahip 1. Murat Lisesi binasının sonradan ekleme yapılmış katına taşınmasının gerekçesi nedir?

İki farklı lisenin aynı binada eğitim görmesinin yaratacağı fiziksel yetersizlikler, sınıf mevcudu artışları ve eğitim kalitesindeki düşüşün önüne geçmek adına Bakanlığınızın aldığı ek bir önlem var mıdır?

Edirne’de yıkım kararı alınan okulların yeniden yapımı için Bakanlığınızın 2023 ve 2024 yıllarında ayırdığı toplam ödenek ne kadardır?

Bu ödeneğin ne kadarı Edirne’deki okul inşaatları için fiilen kullanılmıştır?

EYBAL öğrencilerinin 1 Murat Lisesi’ne taşınmasıyla birlikte, mevcut binada öğrenci başına düşen kapalı alan ve bahçe alanı kaç metrekareye düşmüştür?

Bu durum, Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği’ne uygun mudur?”

CHP’den cezaevi önünde açıklama

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) heyeti, Edirne Cezaevi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, tutuklu milletvekilleri ve belediye başkanlarına ilişkin hukuki süreçlere dikkat çekilerek; demokrasi, adalet ve hukukun üstünlüğü vurgusu öne çıktı.

Basın açıklamasına CHP Genel Başkan Yardımcısı Meryem Gül Çiftçi Binici, CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan ve CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu katıldı.

Parti adına açıklamayı CHP Genel Başkan Yardımcısı Meryem Gül Çiftçi Binici yaptı. Çiftçi Binici, Türkiye’de adaletin sağlanması, demokratik değerlerin korunması ve toplumsal barışın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Farklı siyasi partilerin de katılım sağladığı açıklamada, ortak mücadele iradesinin güçlü bir şekilde ortaya konduğu vurgulandı.

YRP’den imza seferberliği

Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanlığı tarafından başlatılan imza kampanyasıyla, Türkiye genelinde geniş kapsamlı bir saha çalışması hayata geçiriliyor. “Kürecik Radar Üssü kapatılsın, İsrail kör olsun, Bakü Tiflis Ceyhan Boru Hattı kapatılsın, İsrail’de hayat dursun” sloganlarıyla başlatılan kampanya kapsamında parti teşkilatları, il ve ilçe merkezlerinde kurulacak stantlarla vatandaşlardan imza toplayacak.

Yeniden Refah Partisi yetkilileri, kampanyanın amacının milletin vicdanını ve tepkisini güçlü bir şekilde ortaya koymak olduğunu belirterek, söz konusu çalışmanın sadece bir imza kampanyası değil, aynı zamanda toplumsal bir duruşun ifadesi olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin dört bir yanında eş zamanlı olarak yürütülecek çalışma ile teşkilatların sahaya ineceği ve vatandaşlarla birebir temas kurulacağı ifade edilirken, kampanyanın kısa sürede geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor.

Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bu kampanya ile aziz milletimizin sesi olmayı, mazlumların yanında güçlü bir duruş sergilemeyi amaçlıyoruz. Tüm Türkiye’de sahaya inerek milletimizin hissiyatını ortaya koyacağız” denildi.

Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan “23 Nisan 2026 Perşembe günü Saraçlar Caddesinde kurulacak standa tüm vatandaşları davet ederek kampanyaya destek vermeye çağırdı.”