Kategori arşivi: Siyaset

‘DEAŞ eylemleri mesaj mı?’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Yalova’da DEAŞ tarafından gerçekleştirilen saldırıda şehit olan üç polis memurunu anarak, ailelerine, Emniyet Teşkilatı’na ve Türk milletine başsağlığı diledi.

Genel Kurul’da görüşülen önergenin DEAŞ tehdidini münferit bir olay üzerinden ele alma riski taşıdığına dikkat çeken Akalın, terör örgütünün yalnızca sahadaki eylemleriyle değil, küresel ölçekte taşıdığı siyasi ve askerî mesajlarla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“DEAŞ’ın askerî olarak bitirildiği defalarca ilan edildi. Buna rağmen örgüt nasıl oluyor da farklı ülkelerde, farklı zamanlarda yeniden ortaya çıkıyor?” sorusunu yönelten Akalın, Suriye ve Irak’ta özellikle SDG kontrolündeki bölgelerde tutulan binlerce DEAŞ mensubunun neden tam anlamıyla tasfiye edilmediğini sordu.

2022 yılında SDG/YPG-PKK ve bileşenleri tarafından yönetilen Haseke’deki Sina Hapishanesi’ne düzenlenen saldırıyı hatırlatan Akalın, çok sayıda DEAŞ mensubunun bu saldırı sonrası kaybolduğunu belirterek, bunun bir güvenlik zafiyeti mi yoksa bilinçli bir mesaj mı olduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

DEAŞ tehdidinin her yeniden gündeme gelişinde SDG’nin uluslararası alanda “vazgeçilmez aktör” olarak sunulmasına dikkat çeken Akalın, bazı DEAŞ yöneticilerinin yabancı istihbarat servisleriyle temaslı olduğuna dair uluslararası basın ve akademik çalışmalarda yer alan ciddi iddiaların Meclis gündemine neden taşınmadığını da sorguladı.

Akalın, DEAŞ gibi yapıların yalnızca terör eylemleri gerçekleştiren örgütler olmadığını, aynı zamanda bölgesel dengeleri sarsan, vekâlet aktörlerini güçlendiren ve uluslararası müdahalelere zemin hazırlayan araçlar hâline getirildiğini savundu.

İYİ Parti olarak yalnızca yaşanan olayları değil, bu olayların Türkiye ve bölge açısından doğuracağı siyasi, askerî ve jeopolitik sonuçları da gördüklerini ifade etti.

‘Yüzde 30,9’a inanan var mı?’

CHP önceki dönem Edirne Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösterdi.

TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 30,9 olarak açıklamasını eleştiren Gaytancıoğlu, bu rakamların toplumun gerçek yaşam koşullarını yansıtmadığını savundu. Açıklanan verilerin özellikle emekli ve memurların maaş artışlarını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Gaytancıoğlu, “Ne kadar düşük enflasyon açıklanırsa, o kadar az zam yapılacak. Bunun bedelini ise emekliler ödüyor” ifadelerini kullandı.

“ÇARŞI PAZARA ÇIKAN HERKES GERÇEĞİ GÖRÜYOR”

Gıda enflasyonunun da gerilediği yönündeki açıklamaların inandırıcı olmadığını vurgulayan Gaytancıoğlu, vatandaşın günlük hayatında bambaşka bir tabloyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Çarşı, pazar ve market fiyatlarına işaret eden Gaytancıoğlu, gıda fiyatlarındaki yıllık artışın yüzde 100’lere yaklaştığının herkes tarafından görüldüğünü dile getirdi.

Paylaşımında, resmi veriler ile vatandaşın hissettiği enflasyon arasındaki farkın her geçen gün daha da açıldığına dikkat çeken Gaytancıoğlu, emekli ve dar gelirli kesimlerin insanca yaşam koşullarından uzaklaştığını belirterek şunları aktardı:

ENFLASYON %30.9 İMİŞ İNANAN VAR MI?

“Bugün TÜİK enflasyon rakamlarını açıkladı yıllık enflasyon %30.9’a gerilemiş, tabii ki kimse inanmadı. Çünkü emekli ve memurlara enflasyona göre artış yapılacak, o nedenle ne kadar düşük enflasyon olursa o kadar az yapılacak mantığı ile özellikle emekliler insanca yaşayamayacaklar. Ayrıca gıda enflasyonu da gerilemişmiş. Biraz çarşı-pazar-market-bakkal dolaşırsanız gıda fiyatlarının yıllık artışının %100’lere yaklaştığını herkes görüyor.”

VATANDAŞLAR: “RAKAMLAR BAŞKA, MUTFAK BAŞKA”

Açıklanan enflasyon rakamlarına vatandaşlar da tepki gösterdi. Emekli olduğunu belirten bir vatandaş, “Ben pazara her hafta çıkıyorum. Geçen yıl 500 liraya doldurduğum poşet, şimdi bin lirayı geçiyor. Enflasyon düşmüş diyorlar ama bizim mutfakta hiç düşmedi” dedi.

Bir başka vatandaş ise özellikle gıda fiyatlarına dikkat çekerek, “Peynir, yağ, et… Hangisine yaklaşsak cep yanıyor. Market fişlerine bakıyorum, TÜİK’in açıkladığı rakamlarla bizim yaşadıklarımız aynı değil” diye konuştu.

Çocuk okutan bir yurttaş da artan hayat pahalılığının aile bütçesini zorladığını belirterek, “Okul masrafı, mutfak masrafı, faturalar derken maaş ayın ortasında bitiyor. Enflasyon yüzde 30’sa biz niye bu haldeyiz?”

Keşan Belediye Meclisi’nde gergin kapanış!

Keşan Belediye Meclisi toplantısı sonrası gündem dışı söz alan AK Partili Nuriye Yıldız, hükümetin icraatlarını anlatmaya başlayınca, Belediye Başkanı Mehmet Özcan ve CHP’li Meclis Üyeleri duruma tepki göstererek salonu terk etti.

Keşan Belediye Meclisi’nin 2026 Yılı Ocak Ayı Toplantısı’nda  ilçeye içme suyu sağlayan iki kaynaktan biri olan Kadıköy Barajı’nda aşırı kuraklık sebebi ile sadece ölü hacmin kalmasından dolayı Kumdere ve Sarpdere bölgelerinde toplam 5 adet derin su sondajı yapılması kararlaştırıldı. Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan başkanlık yaptığı toplantıda İzzetiye-Keşan arası sivil 35 TL, öğrenci 25 TL ve Paşayiğit-Keşan arası için ise sivil 55 TL ve öğrenci için ise 30 TL olması oybirliği ile kabul edildi.

Zabıta ve İtfaiye personellerine 2026 yılında aylık olarak 2.580 TL fazla çalışma ücreti teklifinin oy birliği ile kabul edildiği toplantıda, Keşan Belediyesi ile Keşan Ticaret Borsası ve Keşan Ticaret ve Sanayi Odası arasında karşılıklı görüşme ve anlaşma sonucu düzenlenen Ortak İş Birliği Protokolü gereğince “2026 Yılı Büyükbaş- Küçükbaş Hayvan Kesim Ücretleri” görüşüldü. Plan ve Bütçe Komisyonu’nca, büyükbaş iç kesim 2.078 TL+KDV, büyükbaş dış kesim 1.953 TL+KDV, kuzu, koyun ve keçi kesim ücretleri 414 TL+KDV, 100 kg altı kesim ücreti 1.036 TL+KDV, oğlak kesim ücreti 205 TL+KDV olarak belirlenen ücretler oybirliği ile kabul edildi.

Keşan’a içme suyu sağlayan 2 (iki) kaynaktan biri olan Kadıköy Barajı’nda aşırı kuraklık sebebi ile sadece ölü hacmin kalmasından dolayı Kadıköy Barajı’ndan ilçeye su verilemediği ve bu sebeple İpsala İlçesi Kumdere Köyünde yer alan kuyulara ek olarak Kumdere ve Sarpdere bölgelerinde açılacak 5 adet derin su sondajı yapılması, yer tahsisi, arama ve kullanma belgelerinin alınması için Belediye Başkanı Opr. Dr. Mehmet Özcan’a yetki verilmesi hususunun Meclis tarafından görüşmeye açıldı. Konu hakkında açıklama yapan Başkan Özcan, konuşmasında şunlara yer verdi:

“Kumdere bölgesinde şu an itibariyle yeterli suyumuz var. Kaynaklarımız yeterlidir. Ancak son birkaç gündür elektrik kurumunun bölgede yürüttüğü yenileme çalışmaları sırasında, yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle sıkıntılar yaşanmıştır. Belediyemizin yaklaşık 400 kilometrelik bir su şebekesi hattı bulunmaktadır. Elektrik kesintileri 5-6 saati bulduğunda, depolarımızın yeniden dolması için belli bir süreye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle özellikle tabiat şartları dışında gerçekleşen, programlı elektrik kesintilerinin önceden tarafımıza bildirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Öte yandan mevsim şartları itibariyle ciddi bir kuraklık sürecinden geçiyoruz. Türkiye’nin birçok şehrinde su problemi yaşandığını hepimiz biliyoruz. Bizim iki ana su kaynağımız bulunuyor. Kumdere, tek başına bile ilçemize yetecek kapasiteye sahiptir. Ancak su temininde yedekli sistemle çalışmak zorundayız. Önümüzdeki kış mevsiminin nasıl geçeceği belirsizdir. Kar yağışı olmayabilir ya da çok sınırlı kalabilir. Yaşanan kısa süreli ve düzensiz yağışlar, ne barajları doldurmaya ne de gölcük oluşumuna yeterli olmaktadır. Bu nedenle bugünden tedbir almak zorundayız. Bu kapsamda, Kumdere bölgesinde 5 adet derin su sondajı yapılması konusu meclis gündemimize gelmiştir. Ancak, gündemde yer alan ada ve parsellerin hazine arazisi olması nedeniyle, bu alanlardan ruhsat alınması zaman almaktadır. Bu süreci hızlandırmak ve su güvenliğimizi artırmak adına; sadece Kumdere ile sınırlı kalmayarak İpsala, Kumdere ve Sarpdere bölgelerinde toplam 5 adet derin su sondajı yapılması ve bu konuda Belediye Başkanına yetki verilmesi şeklinde gündem maddesinin değiştirilmesini talep edeceğim.”

Keşan Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürü Bedri Karada söz alarak, “Planlı elektrik kesintileri, önceden vatandaşlarımıza duyurulmaktadır. Ancak zaman zaman, elde olmayan nedenlerle plan dışı aksaklıklar da yaşanabilmektedir. Son günlerde TREDAŞ tarafından yürütülen yenileme çalışmaları sırasında bu tür olumsuzluklarla karşılaştık. Yaşanan arızalar giderildi, ancak buna rağmen bazı bölgelerde yeniden elektrik kesintileri meydana geldi. Elektrik kesintileri, sadece elektriği değil; su hizmetlerini de doğrudan etkilemektedir. Elektrikte arıza giderildiğinde düğmeye basıldığı anda enerji sağlanabiliyor. Ancak su sistemimizde durum ne yazık ki aynı şekilde işlemiyor. Şebeke hattımızda depolar boşaldıktan sonra, suyun yeniden evlere ulaşması saatler alıyor. Yarım saatlik bir elektrik kesintisi dahi, maalesef 3–4 saatlik su kesintisine yol açabiliyor. Son günlerde bu tür olumsuzlukları daha sık yaşamaya başladık. İnşallah düzelecektir” diye konuştu.

Son olarak meclise gündem dışı olarak gelen “Keşan Merkezi İş Alanları Bölgesinde kalan İsmet İnönü Caddesi, İsmail Saraç Caddesi, Mercan Sokak ve Sebat Sokak Üzerinde bulunan yol üstü araç park alanlarından vatandaşlarımızın eşit ve adil şekilde yararlanması, uzun süreli araç parklarından kaynaklanan tartışmaların bertaraf edilmesi, esnafa yük getiren tedarikçilerin yük indirme esnasında zorluk yaşamaması, hatalı parkların azaltılması, trafik yoğunluğunun azaltılması ve trafik güvenliğinin arttırılması ve benzeri nedenler ile belirtilen cadde ve sokaklarda park sürelerinin 15 dakika ile sınırlandırılması oybirliği ile kabul edildi.

TEPKİ

Keşan Belediye Meclisi toplantısı sonrası gündem dışı söz alan AK Partili Nuriye Yıldız, hükümetin icraatlarını anlatmaya başlayınca, Belediye Başkanı Mehmet Özcan ve CHP’li Meclis Üyeleri duruma tepki göstererek salonu terk etti.

Keşanlı gazeteci Necdet Uybaş, gelişmeyi sosyal medya hesabından “Keşan Belediye Meclisi’nde, ancak Keşan’ın sorunları görüşülür. Gündem dışı da olsa, Ak Parti’nin icraatlarının anlatılacağı yer burası değildir….!” diyerek paylaştı. Söz konusu paylaşımın altına yapılan bazı yorumlarda da şunlara yer verildi:

Orkun Ö.: Cumhurbaşkanının Hatay’da açılışına gittiği toplu konut için yapılmayan inşaat halindeki binalara resimli brandalar astılar. Kendilerini kandırıyorlar. Hatay’da hala konteynerda yaşayan insanlar varken böyle bir açıklama yapması çok ironik. Gerçi o kağıt tutuşturulmuş böyle bir görev verilmiş hanımefendiye galiba.Terketmek değil de tepkiyi sözlü olarak vermek daha iyi olurdu sanki.

Esen A.Ş.: Terk etmek değil buna müsaade etmemek gerekiyor.

Ayhan B: Birileri sokağa insinde emekli ve işçinin kirasını nasıl ödeyebildiğini sorsun da ondan sonra konuşsunlar sonra kalkıp ben bunu yaptım şunu yaptım diye konuşsun. Halkın arasına girip konuşamayanlar şimdi kalkıp ülkenin halini görmezden gelip boş boş ben şunu yaptım bunu yaptım diye konuşamaz.

Sedat Ş. : Cumhuriyet Halk Parti terk etmeyecek AKP meclis üyeleri terk edecek doğru olan budur.

Yüksel H.: Nuriye hanım hükümetin işçiye emekliye yaptığı zamları açıklasaydın.

İbrahim D.: Bence; olması gereken olmuş terk etmekle.

‘Yoksulluğu AKP yarattı’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın yoksulluk sınırı ile ilgili CHP’li belediyeleri hedef aldığı “97 bin TL verin’ çağrısının trajikomik olduğunu belirterek, “Bugün belediyeleri baskı altına alarak, kaynaklarını kısarak, algı yaratarak bu gerçeği örtemezsiniz” dedi.

Balkanlı yaptığı açıklamada, “AKP Edirne Milletvekili Sayın Fatma Aksal’ın, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in Edirne mitinginde dile getirdiği ‘97 bin TL yoksulluk sınırı’ ifadesi üzerinden Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri hedef alması, 23 yıllık AKP iktidarının yarattığı ekonomik yıkımı gizleme çabasından başka bir şey değildir” diyerek şunları paylaştı:

YOKSULLUK SINIRINI BELEDİYELER BELİRLEMEZ

“Yoksulluk sınırını belediyeler belirlemez. Yoksulluğun sebebi; asgari ücreti açlık sınırının altında bırakan, emekliyi geçinemez hale getiren, kiraları, gıdayı ve faturaları kontrol edemeyen iktidarın ta kendisidir.

Sayın Milletvekili’ne buradan açıkça soruyoruz: Asgari ücretliye, memura ve emekliye yapılan zam ortadayken; bir yandan maaşlara %12–18 artış yapıp, diğer yandan kiralara %34 zamma izin veren bir anlayışın, yoksulluk tartışmasını belediyelere yıkmaya çalışmanız nasıl bir sorumsuzluktur? Siz halkımızla alay mı ediyorsunuz?

Edirne Belediyesi, iktidarın yarattığı bu ağır tablo karşısında sosyal belediyecilik anlayışıyla halkın yanında durmaktadır.

Halk Kasabı’nda ucuz et için sıraya giren yurttaşlar, Kent Lokantası’nda sıcak bir öğün için bekleyen vatandaşlarımız, Halk Kafe’de emeklilerimizin ve yurttaşlarımızın uygun fiyatla bir bardak çay içip sosyalleşebilmesi, bu gerçeğin en somut göstergesidir.

AKSAL SOKAĞA ÇIKSIN

Sayın Aksal’a halkımızın sorunlarını anlaması çağrımız nettir: Sokağa çıksın. Pazara, kasaba, kent lokantasına, halk kafeye gitsin. Emeklilerin, kadınların, gençlerin, çalışanların hangi ekonomik koşullarda yaşam mücadelesi verdiğini yerinde görsün.

Belediyeler algı üretmek için değil, yaraları sarmak için çalışmaktadır.Bugün Edirne Belediyesi, genç ve çalışkan bir kadın belediye başkanımız Filiz Gencan yönetiminde, halkın emanetine sahip çıkmaktadır.

Beş yılın sonunda Edirne halkı, yapılan hizmetlerin hesabını sandıkta değerlendirecektir.Biz sandıktan korkmuyoruz.

Kendinize asıl sormanız  gereken soru şudur: AKP olarak belediyecilikte bu kadar başarılıysak 2019 yılında İstanbul’u neden kaybettik? Ankara’yı neden kaybettik? 2023 yılında Büyükşehir ve diğer belediyeleri neden kaybettik,halkımız neden bizden geri aldı? Siz halktan neden koptunuz?Önce kendinizle yüzleşin.

Cevap açıktır. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP ) belediyeleri, sosyal, halkçı ve adil yönetim anlayışıyla yurttaşımızın hayatına dokunmuştur. Bugün CHP Türkiye’nin birinci partisiyse, bunun nedeni yerel yönetimlerdeki bu başarısıdır.

AKSAL’IN ÇAĞRISI TRAJİKOMİK

Tam da bu noktada şunu açıkça ifade etmek gerekir: Sayın Milletvekili’nin ‘97 bin TL verin’ çağrısı trajikomiktir.

Anlaşılan o ki, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sorumluluğunu da belediyelere devretmek istemektedir. Zaten seçimde devredeceksiniz.

Oysa hepimiz çok iyi biliyoruz ki; asgari ücreti, memur ve emekli maaşlarını belirleyen belediyeler değil, 23 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın kendisidir.

Buradan açıkça ifade ediyoruz: İlk seçimde iktidara geldiğimizde, emekli de, işçi de, memur da, çiftçi de insanca yaşayacak bir gelire kavuşacaktır. Hayal olarak düşündüğünüz 97 bin liralar halkımızın cebine girecek. Kadınlar, gençler ve emekçiler rahat bir nefes alacaktır.

Bugün belediyeleri baskı altına alarak, kaynaklarını kısarak, algı yaratarak bu gerçeği örtemezsiniz. AKP iktidarı tükenmiştir. Erken seçim bu ülkenin kaçınılmaz gerçeğidir. Biz sandığı istiyoruz. Milletin hakemliğine güveniyoruz. Bu halk, size ilk seçimde gereken cevabı verecektir.”

AK Parti’de üye hesabı

Olgay GÜLER

AK Parti Edirne İl Teşkilat Başkanı Rasim Özgün, Yargıtay Başkanlığı tarafından açıklanan siyasi parti üye sayılarına göre, partinin Edirne’deki üye sayısını yüzde 10 arttırdığını belirterek, “Bugün itibariyle Edirne genelinde ailemiz 48.572 kişiye ulaşmıştır. Sadece bu dönemde 4.581 yeni hemşehrimiz AK Parti saflarına katılarak gücümüze güç katmıştır” dedi.

AK Parti İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen basın toplantısıyla, Yargıtay tarafından açıklanan siyasi parti üye sayıları değerlendirildi. Toplantıya; AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, İl Teşkilat Başkanı Rasim Özgün, kadın ve gençlik kolları başkanları ile partinin ilçe başkanları katıldı.

‘HİZMET YILI OLDU’

AK Parti Edirne İl Teşkilat Başkanı Rasim Özgün, 2025 yılının Edirne açısından yalnızca projelerle değil, sahada kurulan güçlü gönül bağlarıyla da iz bırakan bir yıl olduğunu söyledi. Özgün, “Geride bıraktığımız 2025 yılı; Edirne’mizde sadece projelerimiz ve yatırımlarımızla değil, her mahallede, her köyde bıraktığımız samimiyetle de iz bıraktığımız bir hizmet yılı oldu.  “Eser ve hizmet siyaseti” anlayışımızla şehrimize değer katarken; hemşerilerimizle kurduğumuz o güçlü gönül bağını, tüm çalışmalarımızın merkezine koyduk. 2026 yılına adım attığımız bu ilk günlerde, sahada verdiğimiz bu emeğin ve Edirne’ye olan sevdamızın milletimiz nezdindeki en somut karşılığını görmenin büyük gururunu yaşıyoruz” dedi.

‘EDİRNE’DEKİ ÜYE SAYISINDA YÜZDE 10 ARTIŞ’

Özgün, Yargıtay Başkanlığı’nın verilerine dikkat çekerek, “Yargıtay Başkanlığı tarafından 2 Ocak 2026 tarihinde açıklanan  “Siyasi Parti Üye Sayıları” neticesinde, partimiz Türkiye genelinde büyük bir güven tazelemiş ve üye sayısını 664.568 artırarak toplamda 11.543.301 üyeye ulaştırmıştır. Türkiye genelindeki bu rekor artışın en güçlü yansımalarından biri de hamdolsun serhat şehrimiz Edirne’mizde gerçekleşmiştir. Bugün itibariyle Edirne genelinde ailemiz 48.572 kişiye ulaşmıştır. Sadece bu dönemde 4.581 yeni hemşehrimiz AK Parti saflarına katılarak gücümüze güç katmıştır. Böylelikle Edirne’mizdeki üye sayımız, bir önceki döneme oranla yaklaşık %10 gibi anlamlı ve büyük bir artış göstermiştir. Bu başarı asla tesadüf değildir; bu tablo sahada, sokakta, evde ve iş yerinde vatandaşımızla kurduğumuz samimi gönül bağının ve hizmetlerimizin bir neticesidir” şeklinde konuştu.

‘YOLUMUZA KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ’

AK Parti İl Başkanı Belgin İba da, yeni üyelerin teşkilat için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, “Edirne’de 4 bin 581 yeni üyeyle aramıza katılan tüm kardeşlerimizle birlikte yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Biz şimdiden kendilerine hoş geldiniz diyoruz. Bu süreçte; mahalle başkanlarımızdan başlayarak teşkilatlarımıza, belediye meclis üyelerimize, il genel meclis üyelerimize, yönetim kurulu üyelerimize, kadın kolları ve gençlik kolları başkanlarımıza kadar emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. İnşallah Edirne’de milletimizi merkeze koyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Tekrar aramıza yeni katılan tüm kardeşlerimize teşekkür ediyor, hepsine hoş geldiniz diyoruz” diye konuştu.

‘AK PARTİ’NİN GERÇEK SAHİBİ MİLLETTİR’

Üye artışının, AK Parti’nin millet nezdindeki güveninin açık bir göstergesi olduğunu ifade etti milletvekili Fatma Aksal da, “Bu sonuç bize bir kez daha göstermiştir ki AK Parti millet partisidir ve milletin partisi olmaya devam edecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi AK Parti, millet tarafından kurulmuş, sahibini milletten alan bir partidir. AK Parti’nin gerçek sahibi bu aziz millettir. Diğer partilerin hayal dahi edemeyeceği rakamlarla üye sayımızı her geçen gün artırarak yolumuza devam ediyoruz. Bu tablo açıkça gösteriyor ki bugün de bu milletin umudu AK Parti’dir. Eğer gelecek varsa, onu AK Parti verir. Biliyorsunuz, ülkemiz çok büyük bir deprem yaşadı. Asrın felaketi dediğimiz bu afette 11 ilimiz adeta yerle bir oldu. Herkes “iktidar bunun altında kalır” dedi. Ancak 2023 seçimlerinde bu aziz milletin teveccühü yine AK Parti’den yana oldu. Biz işimize bakıyoruz, yolumuza bakıyoruz ama milletimizin desteğini de her zaman arkamızda hissediyoruz. Gerek Edirne’deki bu tablo, gerekse Türkiye genelinde üye sayımızdaki artış; milletimizin AK Parti’ye olan güveninin ve teveccühünün açık bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

‘Sağlık hakkı ticaret mi?’

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği değişikliği ile vatandaşların kamu ve özel sağlık hizmetlerine erişiminin daha pahalı, daha zor ve daha eşitsiz hale getirildiğine dikkat çekerek, “Bu tebliğ derhal geri çekilmelidir. Sağlık hizmetleri, bütçe kalemi değil; insan hayatıdır” dedi.

Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, ‘Sağlık hakkı ticaret mi?’ başlıklı yazılı açıklamasında, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandığını hatırlatarak, bununla; vatandaşların kamu ve özel sağlık hizmetlerine erişiminin daha pahalı, daha zor ve daha eşitsiz hale getirildiğini söyledi. Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı, açıklamasında şunlara yer verdi:

“Yayımlanan düzenleme ile; İkinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinde muayene katılım payları artırılmış, Özel sağlık hizmetlerinde vatandaşın cebinden çıkan bedel daha da yükseltilmiş, Reçetelerde ilaç başına ek katılım payları genişletilmiştir. Bu düzenleme açıkça göstermektedir ki; iktidar, ekonomik krizin ve yanlış politikalarının faturasını bir kez daha halkın cebine, hastanın, emeklinin, asgari ücretlinin sırtına yüklemiştir.

SAĞLIK HAKTIR, BEDELİ VATANDAŞA ÖDETİLEMEZ.

Zafer Partisi olarak altını çizerek ifade ediyoruz: Sağlık, anayasal bir haktır. Sağlık hizmetleri, piyasaya terk edilecek bir ticari alan değildir. Asgari ücretin fiilen ortalama maaş haline geldiği, emekli maaşlarının açlık sınırının altında kaldığı, hanelerin büyük bölümünün borçla ayakta durduğu bir ülkede; muayene ve ilaç katkı paylarını artırmak sosyal devlet ilkesinin inkârıdır.

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanlığı olarak daha öncede belirttiğimiz ve sahada yaptığımız gözlemler ile uyguladığımız gelir–yaşam koşulları çalışmaları; vatandaşlarımızın önemli bir kısmının ‘hastaneye gitmeyi ertelediğini’, ilaçlarını eksik aldığını ve özel sağlık hizmetlerinden tamamen uzaklaştığını ortaya koymaktadır. Bu tablo, sağlıkta erişimin değil; sağlıkta yoksullaşmanın büyüdüğünü göstermektedir.

YANLIŞ EKONOMİ POLİTİKALARININ BEDELİ HALKA KESİLİYOR.

Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın defalarca ifade ettiği gibi; Türkiye’nin sorunu kaynak yetersizliği değil, yanlış ekonomi ve maliye politikalarıdır. Üretimi desteklemek yerine rantı, kamuyu güçlendirmek yerine piyasayı, vatandaşı korumak yerine bütçe açığını esas alan bu anlayış; bugün sağlık hizmetlerini de parası olanın ulaşabildiği bir ayrıcalığa dönüştürmektedir.

ZAFER PARTİSİ’NİN TAVRI NETTİR.

Zafer Partisi olarak; Sağlıkta katkı paylarının azaltılmasını, Birinci, ikinci ve üçüncü basamak kamu sağlık hizmetlerinin tamamen ücretsiz hale getirilmesini, İlaçta ve muayenede vatandaşa ek yük bindiren uygulamaların kaldırılmasını,  Sağlık sisteminin kamucu, planlı ve erişilebilir bir yapıya kavuşturulmasını savunuyoruz. Ekonomik krizin bedeli ne hastaya, ne emekçiye, ne de emekliye ödetilmelidir. Bu tebliğ derhal geri çekilmelidir. Sağlık hizmetleri, bütçe kalemi değil; insan hayatıdır.”

Denetimi de vatandaş yapsın (!)

Olgay GÜLER

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, ülkede yaşanan hayat pahalılığına karşı, raflardaki fiyat artışına yönelik en büyük denetimi vatandaşın kendisinin yapması gerektiğini söyledi.

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, partisinin vatandaş buluşmaları kapsamında il başkanlığında Edirneliler’le bir araya gelerek sorunlarını dinledi. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan milletvekili Aksal, devam eden Edirne Sarayı ve Hızlı Tren gibi projelere değinirken, CHP il ve ilçe yönetimine de eleştirilerde bulundu.

‘KIRKPINAR GÜREŞ SAHASI YAKIN BİR YERE TAŞINACAK’

Aksal, 2022 yılında kazı çalışmaları Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığı’na devredilen Edirne Sarayı’ndaki işlerin hızla sürdüğünü belirterek, tarihi alan içerisindeki kalan Kırkpınar Yağlı Güreşleri Stadı’nın da taşınacağını kaydetti. Aksal, “Bildiğiniz gibi Kırkpınar alanı da sarayın bahçesinde kalıyordu. Bir de orasının şöyle bir özelliği var; hem sarayın has bahçesi ama sarayın has bahçesi olmasının ötesinde de Edirne defalarca işgal edilmiş. Bizim şehitlerimiz orada var. Yaklaşık 52 bin tane şehidimiz var. Orası bizim şehitlerimizin olduğu bir yer. Ama Kırkpınar da bizim için çok kıymetli. Kırkpınar’ı çok uzağa taşımadan, inşallah saraya, mevcut alana çok yakın bir yere çok güzel bir Kırkpınar alanı yapılacak. Şu an sadece yılın belli dönemleri kullanılan bir Kırkpınar alanımız var. Ama inşallah biz buraya saray mimarisine de yakışır, Edirnemiz’e yakışır, Kırkpınarlara yakışır ama aynı zamanda da senenin 365 günü kullanılacak, orada belki sporcuların yetişeceği, bir sürü faaliyetin yapılacağı çok güzel bir Kırkpınar alanı, bir stadyum benzeri bir alan inşa etmeyi planlıyoruz. Çalışmalar devam ediyor. Çok hızlı hareket ediyoruz. Bugün yarın yerini açıklarız” dedi.

‘HIZLI TREN ÇALIŞMALARINI HEYECANLA TAKİP EDİYORUZ’

Kentte 2019 yılında başlanan Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren İnşaatı’yla ilgili de konuşan Aksal, “Hızlı tren projemiz de devam ediyor. Hızlı tren de Edirne’yi, dünyanın en büyük şehirlerinden bir tanesi İstanbul’a bağlayacak. Diğer taraftan da Balkanlar’a bağlayacak. Buradan Londra’ya kadar giden bir ayak olacak. İnşallah önümüzdeki üç yıl içinde Edirne’nin turizm potansiyeli çok fazla artacaktır. Çalışmalar hızla devam ediyor. Bizde heyecanla takip ediyoruz” diye konuştu. 

‘SUYU GETİRMEK YETMİYOR, DAĞITIMININ PLANLANMASI LAZIM’

Devlet Su İşleri (DSİ) 11’inci Bölge Müdürlüğü tarafından yapımı devam eden Süloğlu – Edirne içme suyu isale hattı yenileme çalışmalarına değinen Aksal, “İçme suyu da hep soruluyor. Edirne’nin de birçok şehirde olduğu gibi ciddi bir içme suyu sorunu var. Bunun için Devlet Su İşleri biliyorsunuz bir ishale yapıyor. Bizim Edirne’nin içme suyu için rezerv suyumuz her yıl Süloğlu Barajı’nda tutuluyordu ama biz Kayalı’dan suyu getirdiğimiz için Süloğlu’ndaki rezerv kullanılmıyordu. Önümüzdeki süreçte Süloğlu’ndan gelen rezerv suyu da Edirnelilerin kullanımına sunacağız. Devlet Su İşleri eliyle belediyenin yaptığı bir anlaşma çerçevesinde, oradaki isale hattı yapılıyor. Söyleyebilirim ki Türkiye’de DSİ’nin yaptığı en hızlı projelerden bir tanesidir. İnşallah çok kısa zamanda tamamlanacak. Suyu son derece kontrollü kullanmalıyız. Çünkü ileride o suyu bulamayacağız. Geleceği planlamamız lazım. Suyun gelmesi yetmiyor. Belediye de gelen suyun dağıtımını planlaması lazım. Bugün maalesef Edirne’deki kayıp kaçak oranı yüzde 50’lerin üzerinde. Bu yüzde 50’lerin üzerindeki kayıp kaçak oranını tamir etmediğiniz sürece, bu kayıp kaçağı gidermediğiniz sürece, su altyapısını, bu kanalları yapmadığınız, boruları yapmadığınız sürece siz Süloğlu’ndan da suyu getirseniz, Kayalı’dan da suyu getirseniz Edirne su problemi yaşayacaktır” şeklinde konuştu. 

‘2026 BÜTÇESİ REFAH BÜTÇESİ OLACAK’

Türkiye ekonomisinde yaşanan sıkıntıların nedenini, pandemi ve devamında yaşanan Kahramanmaraş merkezli büyük depreme bağlayan Aksal, “Biz gerçekten 11 tane ilimizi yeniden inşa ettik. O köy evlerini görmüşsünüzdür. Tabii ki bunun çok ciddi bir maliyeti oldu Türkiye’ye. Bu maliyeti biz hepimiz ödedik. Belki dünyada bunu yapabilecek başka ülke yoktu. Ciddi bir enflasyon problemi yaşadık ama inşallah bu enflasyonu da düşüreceğiz. Önümüzdeki süreçte ekonomiyi toplamak zorundayız. İnanın bütün samimiyetimle söylüyorum. Herkesi memnun etmek, ekonomiyi hemen toplamak, bütün vatandaşları da memnun etmeyi en çok isteyecek kişi bu ülkenin cumhurbaşkanıdır. Ama belli sıkıntılar var mı, var tabii. Önümüzdeki süreçte 2026 bütçesi bir refah bütçesi olacak” ifadelerini kullandı.

‘EN BÜYÜK DENETİMİ VATANDAŞ YAPACAK’

Ülke genelinde, raflardaki fiyatların yüksekliğine karşı denetimi vatandaşın kendisi yapması gerektiğini söyleyen Aksal, “Türkiye’nin artık altyapı işini bitirdik. Deprem bölgesini de ihya ettik. Önümüzdeki süreçte hedefimiz, vatandaşımızın refah düzeyini daha çok arttırmak olacak. Bunun için mücadele ediyoruz. Ama enflasyonla mücadele gerçekten çok zordur. Bir bakıyorsunuz daha maaşlar artmadan raflardaki fiyatlar artmış. Bunun denetimi çok önemli tabii. Çok ciddi denetimler de yapılıyor, çok ciddi cezalar da kesiliyor. Şunu her zaman söylüyorum. Gerçekten en büyük denetimi yapacak olan vatandaşın kendisidir” dedi.

‘TEK GÜNDEMLERİ ASGARİ ÜCRET’

Cumhuriyet Halk Partisi il ve ilçe yönetiminin, yeni asgari ücretle ilgili esnafı dolaşmasını eleştiren Aksal, “Edirne CHP il ve ilçe yönetimleri asgari ücretle ilgili dolaşıyorlar. Edirne’nin sanki yerelde hiçbir tane sorunu yokmuş gibi, hiçbir tanesinin suyla ilgili bir şeyi gündeme getirdiğini görmüyoruz. Gerçekten sokakların hali ortada. Edirne’ye Keşan’dan 1 saatte geliyorsam, inanın buraya gelmem daha çok zaman alıyor bazen. Yukarıdan aşağıdan her yer kazılmış durumda. Tamam altyapıyı yapıyorlar diyoruz ama bir planlama yok, bir programlama yok. Edirne susuzluktan kırılıyor. Ama bunların hiç biri gündem değil, bir tek gündemleri var; asgari ücret” diye konuştu.

‘Emekliye sadaka değil, hak verilir’

CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, 25 yıldır AKP’nin hüküm sürdüğü Türkiye’de en düşük emekli maaşının 18 bin 938 TL olarak belirlenmesinin artık bir ekonomik karar olmanın ötesine geçerek açıkça bir siyasi tercihe dönüştüğünü bildirdi.

CHP Keşan İlçe Başkanı Çakır, yaptığı yazılı açıklamada, “Emeklilerimiz bu ülkenin kamburu değil; bu ülkenin temel direğidir” diyerek “Bu tercih; emekten, alın terinden, yıllarca bu devlete hizmet etmiş insanlardan yana değil; yanlış politikalardan, israftan ve adaletsiz bölüşümden yana bir tercihtir” ifadesini kullandı. Çakır şunları söyledi:.

“Buradan açık ve net konuşuyorum: Bu maaş, emekliye yaşam sunmuyor. Bu maaş, emekliye ‘idare et’ diyor. Bu maaş, ‘pazara çıkma’, ‘ilaçlarını eksik al’, ‘kiranı düşünme’ diyor. Bu anlayış, sosyal devlet anlayışı değildir.

Emeklilerimiz bu ülkenin kamburu değil; bu ülkenin temel direğidir. Fabrikada çalışmış, tarlada üretmiş, okulda öğretmiş, hastanede şifa dağıtmış, vergisini günü gününe ödemiş insanlara bugün reva görülen tablo, Türkiye’ye yakışmamaktadır.

Sormak gerekiyor: Bugün bir emekli 18 bin 938 TL ile hangi şehirde kira ödeyebilir? Hangi pazarda filesini doldurabilir? Hangi eczaneden ilaçlarını eksiksiz alabilir? Cevap açıktır: Hiçbirinde.Sorunun kaynağı nettir.

Emekliyi enflasyon karşısında korumayan, rakamları masa başında belirleyen, kök maaş oyunlarıyla zamları buharlaştıran, bütçeyi bir avuç ayrıcalıklı kesime ayırıp halka sabır telkin eden bir yönetim anlayışı vardır.

Ben buradan şunu söylüyorum: Bu ülkede para yok değildir.Bu ülkede kaynak yok değildir. Bu ülkede adalet yoktur, bu kararları alanda, emekliye bunları reva görende vicdan yoktur.

Emekli maaşlarını belirlerken gerçek hayatı değil, makyajlanmış istatistikleri esas alanlar; bugün emekliye ‘fedakârlık’ çağrısı yapamaz. Fedakârlığı bu ülkenin emeklisi zaten ömrü boyunca yapmıştır.

Bizim durduğumuz yer nettir. En düşük emekli maaşı, asgari ücretin altında olamaz. Nokta.

Emekli, çalışanla karşı karşıya getirilmez; ikisi de bu ülkenin onurudur.Emeklilerin maaşları, enflasyon açıklandıktan sonra değil; enflasyon ezmeden önce korunmalıdır. Seyyanen zam bir lütuf değil, zorunluluktur. Yıllardır çözülemeyen intibak sorunu, siyasi irade varsa bir günde çözülür. Bayram ikramiyesi adı altında verilen harçlıklarla kimse emeklinin aklıyla alay edemez; ikramiye, bayramın adına yakışır hale getirilmelidir.

Şunu herkes bilsin: Emekliye sadaka değil, hak verilir. Emekliye vaat değil, güvence verilir. Emekliye sabır değil, refah sunulur.

Bu ülkenin emeklileri torununa harçlık veremiyorsa, pazardan yarım kilo meyveyle dönüyorsa, kışın kombiyi yakmaya korkuyorsa ortada bir sistem sorunu vardır. Bu sorun kader değildir. Bu sorun kötü yönetimin sonucudur.

Ben buradan iktidara sesleniyorum: Bu rakamlarla övünmeyin. Bu rakamlar bir başarı değil, bir utanç belgesidir. Emekliler bunu unutmaz, sandıkta da affetmez.Ve buradan emeklilerimize söz veriyorum: Bu düzen değişecek. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında emekli yeniden baş tacı olacak. Sosyal devlet yeniden ayağa kalkacak. Bu ülkede emeklilik, yoksullukla değil; onurla anılacak. Artık yeter, sandığı getirin millet kendi geleceğine kendi karar versin. Bu düzen değişsin.”

Zafer Partisi İl Gençlik Kolları’nda nöbet değişimi

Zafer Partisi Edirne İl Gençlik Kolları Başkanlığı’na, 2024 Ocak’tan bu yana Merkez İlçe Gençlik Kolları Başkanlığını yürütmekte olan Hazal Altunhan getirildi.

Zafer Partisi Edirne İl Gençlik Kolları Başkanlığı’nda yapılan görev değişikliği ile Gençlik Kolları İl Başkanı Alperen İlhan görevini Hazal Altunhan’a devretti.Zafer Partisi Edirne İl Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Alperen İlhan, 23 yaşında Trakya Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisidir. Zafer Partisi’nin Edirne Gençlik Kolları yapılanması için büyük çaba sarf etmiştir. 2023 yılında başladığı görevinde önce yerel seçimlerde, daha sonra da Genel Başkanımız Prof.Dr. Ümit Özdağ’ın tutukluluk sürecinde gösterdiği performans ile Zafer Partisi’nin Edirne’de siyasetin üst sıralarına çıkmasında katkıda bulunmuştur. Bundan sonraki süreçte Zafer Partisi Edirne İl Yönetiminde görev alacaktır.

Hazal Altunhan, 23 yaşında Yeditepe Üniversitesi İç Mimarlık öğrencisidir. Ayrıca İstanbul Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi eğitimine de devam etmektedir. İlk, Orta ve Lise eğitimini Edirne’de tamamlayan Hazal Altunhan, Edirneli bir ailenin 2 çocuğundan birisidir. 2024 Ocak’tan bu yana Merkez İlçe Gençlik Kolları Başkanlığını yürütmekte olan Hazal Altunhan, 2026 yılı itibari ile Zafer Partisi Edirne Gençlik Kolları Başkanı olarak görevine başlamıştır. Kendisine yeni görevinde başarılar dileriz.

Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, devir teslim töreninde yapmış olduğu konuşmada; Bu değişiklikle partimiz içinde görev alanların siyasi kariyerlerinde ilerleme kaydedeceklerini ve aldıkları görevler ile Zafer Partisi’ni daha yüksek başarılara ulaştıracaklarını ifade etmiştir.”

‘Geçim sıkıntısı bahanesine sığınmayın’

AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Engin Makak, CHP Merkez İlçe Örgütü’nün su kesintileriyle ilgili açıklamalarına tepki gösterdi. Makak, “Halkımız günlerce susuzluk çekerken ne yapmalarını bekliyorsunuz, sizi alkışlamalarını mı? Bu ayıp size yeter.” dedi.

AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Engin Makak, Yıldırım ve Yeniimaret mahallelerinde yaşanan ve 10 günü bulan su kesintileri sonrası CHP kanadından gelen “siyasi operasyon” iddialarına yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. CHP’nin beceriksizliğini örtbas etmek için suçu başkalarına attığını belirten Makak, Edirne halkının yaşadığı mağduriyetin görmezden gelinemeyeceğini vurguladı.

“Denetleme Yetkimizi Halktan Aldık”

Edirne halkının yerel seçimlerde kendilerine muhalefet ve denetleme görevini verdiğini hatırlatan Makak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Edirne halkı bu dönem bize yerelde muhalefet ve belediyeyi denetleme yetkisini vermiştir. Biz de bu yetkiyi halkımızın çıkarlarını korumak adına icra ediyoruz. Yıldırım Mahallesi’nde hemşehrilerimiz ellerinde bidonlarla su kuyruğuna girmişken, annelerimiz çamaşır yıkayamaz, çocuklarımız banyo yapamaz hale gelmişken bizim susmamızı mı bekliyorsunuz? Siz muhalefet ederken sorun yok da, biz koca Edirne’nin yaşadığı bu çağ dışı problemleri dile getirince mi sorun oluyor?”

“Halkın Acısını Paylaşmak Siyaset Değil, İnsanlıktır”

CHP’nin vatandaş tepkisini “kurgu” olarak nitelendirmesini eleştiren Engin Makak, “Kişi kendinden bilir işi. Yıllardır en ufak bir sorunda fırsat kollayıp meydanlarda bağıran sizler, şimdi haklı feryadını dile getiren halkı mı susturmaya çalışıyorsunuz? Halkın acılarını paylaşmak, çözüm istemek olayı siyasete çekmek değil; belediyecilikten bihaber olan yönetime gerçekleri hatırlatmaktır. Biz gidip de sizin Genel Başkanınız gibi yaşanan olayları Avrupa’ya şikayet etmiyoruz. Burada bizzat sorunu yaşayan, evinde suyu akmayan Yıldırımlı hemşehrilerimizin şikayetlerini, onların sesi olarak dile getiriyoruz.” dedi.

“Özgür Basına Karışmayı Bırakın”

CHP Merkez İlçe Başkanı Akgüngör’ün basın yayın organlarına yönelik ifadelerine de değinen Makak,

“Sayın Akgüngör’e, özgür basının işine karışmamasını ve Edirne’de bu dramı paylaşan tüm gazetelerin kime ait olduğuna daha dikkatli bakmasını tavsiye ediyorum. Gerçekleri yazan her kalemi bir yerlere bağlamaya çalışmak, acizliğin göstergesidir. Basın, halkın bidonlarla su sırasına girdiği o acı tabloyu çekmiştir; o tabloyu yaratan ise AK Parti değil, CHP belediyeciliğidir.” dedi.

“Geçim Sıkıntısı Bahanesine Sığınmayın”

CHP’nin başarısızlığı örtmek için “geçim sıkıntısı” gündemini öne sürmesini “hedef saptırma” olarak değerlendiren Makak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Elbette geçim sıkıntısı hepimizin derdidir ancak bu durum, sizin vatandaşın en temel hakkı olan suyu 10 gün boyunca kesmenizin bahanesi olamaz. Bir belediyenin asli görevi halkına su sağlamaktır. Dünya 2026 yılına girmeye hazırlanırken, Edirne’yi su kuyruklarına mahkum edenlerin kalkıp ‘ekonomi’ üzerinden siyaset yapması trajikomiktir. Biz işimizin başındayız, Edirne’ye hizmet etmeye devam ederken aynı zamanda, hemşehrilerimizin hakkını aramaya ve eksiklerinizi yüzünüze vurmaya devam edeceğiz.”