Kategori arşivi: Güncel

Komşuda olası taşkın riski önlemi

Bulgaristan Çevre ve Sular Bakanlığı,  beklenen yoğun yağışlar nedeniyle, olası sel risklerini önlemek ve vatandaşların güvenliğini sağlamak amacı ile barajlar ve dere yataklarında kapsamlı denetimler başlatıldığını duyurdu.

BNR’de yer alan haberine göre yetkililer, muhtemel risk taşıyan bölgelerin incelendiğini, dere yataklarının durumu ve akış kapasitesinin düzenli olarak takip edildiğini, ayrıca kritik barajların işletme süreçleri ve kullanılabilir su hacimlerinin de yakından izlendiğini bildirdi.

Çevre ve Sular Bakanı Yardımcısı Atanas Kostadinov, ülke genelindeki su havzalarının doluluk oranlarının genel olarak iyi seviyede olduğunu belirterek, en önemli sorunun su tüketimi ve kayıplar olduğuna dikkat çekti. Kostadinov, su ve kanalizasyon sistemlerine özel önem verilmesi gerektiğini vurgulayarak, Yambol’daki su dağıtım şirketinde ortalama yüzde 70’in üzerinde su kaybı tespit edildiğini örnek olarak paylaştı

Kırkpınar stadına ‘ortak akıl’ vurgusu

Olgay GÜLER

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Sarayiçi’nde devam eden Edirne Sarayı ihya çalışmaları nedeniyle, taşınması gündemde olan Kırkpınar Er Meydanı stadıyla ilgili, ortak aklın önemine vurgu yaptı.

Belediye Başkanı Filiz Gencan ve 665’inci Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü, basın mensuplarıyla bir araya gelerek tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yapıldığı Sarayiçi Er Meydanı’nın taşınması konusunu değerlendirdi. Edirne Belediyesi’nin Atatürk Kültür Merkezi’ndeki yeni binasında gerçekleştirilen toplantıda Kırkpınar Ağası Özünlü, Kırkpınar’la ilgili destek mesajı verirken, Belediye Başkanı Gencan da, stat projesiyle ilgili ortak akıl vurgusu yaptı.

‘HANGİ KARAR ALINIRSA, EN İYİSİNİ YAPMAK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ’

665. Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü, iyi şeyler yapmak isteyen herkese destek olmaya çalıştığını söyleyerek, stat projesi hakkında hangi karar alınırsa alınsın destek olmaya hazır olduğunu dile getirdi. Özünlü, “Şöyle söyleyeyim; ben her zaman hayat görüşü olarak şuna bakıyorum. Eğer ortada iyi bir şey yapmak isteyen birileri varsa, ben onlara destek olmaya çalışıyorum. Başkanımız iyi bir şey yapmak istedi, destek oluyoruz. Geçen yıl Kırkpınar’da güzel işler yapmak istedik, birlikte çalıştık. Bu yıl da yine birçok projeyi beraber gerçekleştireceğiz. Stadyum konusunda da benim yaklaşımım aynı. Ben burada karar verici merci değilim. Eğer mevcut stat kullanılmaya devam edecekse, mevcut şartları nasıl daha iyi hale getirebiliriz, bunun üzerine düşünürüm. Eğer yeni bir stadyum yapılacaksa da buna nasıl katkı sağlayabiliriz, bunun üzerinde dururum. Benim bakış açım budur. ‘Buraya yapılsın, şuraya yapılsın’ gibi bir yorum yapmak bana çok doğru gelmiyor. Dolayısıyla hangi karar alınırsa alınsın, biz en iyisini yapmak için çalışacağız. Kırkpınar için en iyisini yapmaya çalışacağız. Edirne için en iyisini yapmaya çalışacağız” dedi.

‘YURT DIŞINDAN DAHA FAZLA ZİYARETÇİ GELMESİNİ İSTİYORUZ’

Kırkpınar’ı daha uluslararası hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Özünlü, “Bizim hedefimiz bunu daha da uluslararası hale getirmek. Nasıl biz başka ülkelere gittiğimizde tarihi yerleri görmek, kültürleri tanımak istiyorsak; dünyanın farklı ülkelerinden insanların da gelip Kırkpınar’ı yerinde görmesini sağlamamız gerekiyor. Çünkü kültür sadece tarihi yapılardan ibaret değildir. Kültür aynı zamanda yaşayan değerlerdir. Kırkpınar da yaşayan en önemli kültürel miraslarımızdan biridir. Önümüzdeki yıl için en büyük hedeflerimizden biri bu. Başkanımızla bu konuyu sık sık konuşuyoruz. Federasyon başkanlarımızla da görüşüyoruz. Yurt dışından çok daha fazla ziyaretçinin Kırkpınar’a gelmesini istiyoruz. Bu konuda çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda Kırkpınar’ın uluslararası görünürlüğünü çok daha ileri seviyelere taşıyacağız” diye konuştu.

‘MİSAFİRLERİ EN İYİ ŞEKİLDE AĞIRLAMAMIZ GEREKİYOR’

Belediye Başkanı Gencan da, Kırkpınar’la ilgili belediye birimlerinin hazırlık süreçlerine değindi. Gencan, “Kırkpınar, Edirne’nin en büyük organizasyonudur. Gerçekten Edirne Belediyesi’nin tüm birimlerinin büyük bir özveriyle çalıştığı, sadece belediyenin değil; ağalığın, kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve birçok paydaşın katkı sunduğu çok önemli bir organizasyondur. Her geçen yıl büyüyen, daha fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapan ve daha geniş kitlelere ulaşan bir organizasyondan bahsediyoruz. Biz biliyorsunuz Kırkpınar biter bitmez bir sonraki yılın hazırlıklarına başlıyoruz. Bu yıl da aynı şekilde çalışmalarımıza erkenden başladık. Ağamızla birlikte yıl içerisinde birçok kez bir araya geliyor, değerlendirme toplantıları yapıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda statta yaşanan taşkın nedeniyle bazı hasarlar meydana gelmişti. Hemen yerinde incelemelerimizi yaptık. Belediyemizin ekipleri ve bu yıl yine iş birliği içerisinde çalışacağımız paydaşlarımızla birlikte gerekli müdahaleleri hızlı bir şekilde gerçekleştirmeye başladık. Fiziki koşullar son derece önemli. Hem pehlivanlarımızın daha konforlu alanlarda bulunması hem de şehrimize gelen misafirleri en iyi şekilde ağırlamamız gerekiyor. Bu nedenle bu çalışmalarımıza büyük önem veriyoruz” dedi.

‘STATLA İLGİLİ HERKESİN FİKİRLERİ KIYMETLİ’

Stadyumun taşınması ya da yenilenmesi konusunun sadece tek bir kurumun kararıyla yürütülemeyeceğini, çok sesli ve geniş kapsamlı bir istişare sürecine ihtiyaç duyulduğunu  dile getiren Gencan, “Stat meselesiyle ilgili de şunu ifade etmek isterim. Elbette mevcut alanı her yıl daha iyi hale getirmek için çaba gösteriyoruz. Ancak bu konuda verilecek kararlar yalnızca teknik değerlendirmelerden ibaret değil. Sayın valimiz başta olmak üzere ilgili bakanlıklarla, kurumlarla ve tüm paydaşlarla istişareler yürütüyoruz. Çünkü bu mesele Edirne için son derece önemli bir konudur. Bu nedenle Edirneli hemşerilerimizin görüşleri, şehrimizdeki sivil toplum kuruluşlarının değerlendirmeleri ve ilgili tüm kesimlerin fikirleri bizim için çok kıymetlidir. Bu konuda altyapı çalışmalarımız sürüyor. Geçtiğimiz günlerde çeşitli toplantılar gerçekleştirildi. Önümüzdeki günlerde de bu toplantılar devam edecek. Evet, buranın mülkiyeti Edirne Belediyesi’ne aittir. Ancak bu konu yalnızca belediye meclisinin kendi içinde karar verebileceği bir konu değildir. Edirneli hemşerilerimizin ortak paydada buluşması, ilgili kurum ve kuruluşların ortak akılla hareket etmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Buğdayda isyan!

Olgay GÜLER

Edirne Ziraat Odası’nın, 8 ilçenin oda başkanlarından oluşan il koordinasyon kurulu, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 16.50 lira olarak açıkladığı buğday alım fiyatlarına tepki göstermek üzere bir araya geldi.

TMO’nun buğday için açıkladığı 16.50 liralık alım fiyatı, üreticilerin beklentilerini karşılamazken, üretici birlikleri de tepkilerini dile getirmeye devam ediyor. Edirne Ziraat Odası’nın, 8 ilçenin oda başkanlarından oluşan il koordinasyon kurulu, odada bir araya gelerek, fiyatla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, buğday fiyatının beklentileri karşılamadığına dikkat çekilerek, revize edilmesi gerektiğinin altı çizildi.

‘BU FİYAT ÜRETİCİYİ ÇOK ZORLADI’

Burada konuşan İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan, TMO’nun açıkladığı fiyatın çok düşük olduğunu söyleyerek, “Fiyat bu yıl da enflasyonun çok altında kaldı. Üretici enflasyonu zaten yüzde 35 açıklanmıştı TÜİK tarafından. Biz onun bile altında, yüzde 22.2’de kaldık. Bu yıl bizi, üreticilerimizi çok zorlayacak. Geçen TMO Genel Müdürümüz bir açıklama yaptı. Yani verimler iyi diyor ama gerçekten biçime girmeden verimlerin ne olacağını tahmin bile edemiyoruz. Hastalık var bölgemizde. Yağışlar devam ediyor. Yani buğdaylar embriyo kararması yapabilir. Zaten pas hastalığı bölgemizde had safhada, 5-6 defa oldu ilaç atıyoruz. Yine de taban arazilerde pas hastalığını kurtaramadık. Hala buğdaylarımız pasla savaşıyor. Edirne bölgemizde buğday verimlerinin çok iyi olacağını da düşünmüyoruz, kalite kaybına da uğrayabiliriz. Yani bu öngörülerle fiyat açıklandı ama bu fiyat gerçekten üreticimizi çok zorladı” dedi.

‘FİYAT REVİZE EDİLMELİ’

Fiyatın revize edilmesi gerektiğini belirten Darcan, “Fiyatların revize edilmesini istiyoruz. Artı eğer revize edilmesi mümkün değilse en azından kilo bazlı destek istiyoruz. Orada destekleme sistemi değişirken altta bir ibare vardı; uygun görüldüğü takdirde buğday fatura desteği verilebilir ibaresi vardı. Biz en az kilo başına da 3 lira destek istiyoruz. Gerçekten bu yıl önemli bir yıl. Üreticilerimiz 2-3 yıldan beri kuraklıkla çok mücadele etti, verim kayıpları yaşadık, ayçiçeğinde hiç para kazanamadık. Buğdayda zaten maliyetlerle savaştık. Bu yıl da savaşlardan dolayı mazot fiyatları neredeyse yüzde 100’ün üzerine çıktı. Yani ekim zamanından bu yıla mazot çok arttı, bu akşam bile mazotu 1 TL zam geldi. Yani bu üreticimizi zorluyor. Bu şekilde devam edersek önümüzdeki yıl ekilişlerimiz de çok zor olacak. Çünkü önümüzdeki yıl ekilişlerimizi yeni fiyatlar üzerinden yapacağız. Harmandan sonra ekim zamanı geldiğinde bu gübreler yine bu fiyatlarda durmayacak. Mazot bu fiyatlarda durmayacak. Yani biz en az çıkardığımız bu yıl mahsulün kazancımızın üzerine yüzde 30 gibi bir farkla ekiliş yapacağız. Yani bu yıl para kazanamazsak ne bu ekilişimizi yapabiliriz ne de önümüzdeki kışı çıkaracak para bulabiliriz” diye konuştu. 

‘BU FİYATLA ÜRETİCİNİN AYAKTA KALMASI ÇOK ZOR’

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı da, açıklanan enflasyon rakamlarına dikkat çekerek, “Son açıklanan TÜİK verilerine göre yüzde 35 üretici maliyet artışı vardı. Biz de geçtiğimiz buğday ekiminden bugüne Ziraat Odaları olarak yaptığımız açıklamalarda yüzde 40 maliyet artışı tespit ettik. Bugün TÜİK yüzde 35 açıklamış, biz yüzde 40 maliyet artışı diyoruz. Bakanlığımız yüzde 22 maliyet artış veriyor. Hepimizin piyasadaki aldığımız ekmekten, domatesten yani gıda maddelerine baktığımızda bu enflasyon, bu alım güçleri daha da yüksek. Çiftçinin hem ailesini geçindirebilmesi, hem de önümüzdeki yıllarda tarımdaki sürdürülebilirlik açısından bu fiyatlarla ayakta kalması çok zor. O yüzden bakanlığımızın acilen bu açıklamış olduğu 16 buçuk lira fiyatı revize etmesini talep ediyoruz. Eğer ki revize edemiyorsa da bunun için acil bir şekilde bu açıklanan dekar başına fiyatın haricinde ekstra prim desteği en az 3 TL olması gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

‘ÇİFTÇİ TARLASINI SATMAK ZORUNDA KALACAK’

Dekar başına verilecek desteğin, en geç Ekim ayına kadar üreticiye verilmesi gerektiğine de vurgu yapan Arabacı, “Bu dekar başına verilen destek ve ekstra istediğimiz bizim prim desteği en az geç ekim ayını geçmeyecek şekilde bu yıl içerisinde ödenmesini, üreticilerimizin tarımdaki sürdürülebilirlik açısından istiyoruz. İnşallah bakanlığımız bununla ilgili bir çalışma yapar, üreticilerimizin mağduriyetini ortadan kaldırır. Üreticimiz bir nebze olsun rahat nefes diye umuyorum. Yoksa bu şartlarda üreticimizin ayakta kalması ve tarımda sürdürülebilirliği yapabilmesi için çok zor bir tablo oluştu. Yani bu şartlarda imkansız diyorum. Üreticimiz ayakta kalabilmek için ya traktörünü, ya arabasını ki traktör ve arabada yetmeyecek, tarlasını satmak zorunda kalacak. İnşallah bakanlığımız gereğini yapar diye umuyorum” ifadelerini kullandı.

Taksi tarifelerine zam yolda!

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi’nin Haziran ayı meclis toplantısında, en son Mart ayında artış yapılan taksimetre ücretleri için, Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın zam talebi gündeme alındı.

Edirne Belediyesi Haziran ayı meclis toplantısı, belediye başkanı Filiz Gencan başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda 7’si gündem dışı toplam 12 madde görüşüldü. Belediye meclisinde, geçtiğimiz ay ETUS ve servis araçlarına yapılan zammın ardından, bu ay taksici esnafının zam talebi gündeme geldi. Son olarak Mart ayında yüzde 30 oranında zam yapılan taksimetre tarifeleri için Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın talebi, meclis plan ve bütçe komisyonuna sevk edildi.

KIRKPINAR AĞASINDAN YAŞAM ALANI

Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü’nün, kentin Fatih Mahallesi, İlhami Ertem Caddesi üzerinde bulunan, belediyeye ait bina ve çevresine yaptıracağı yaşam alanı da meclis gündeminde görüşüldü. Buna göre Kırkpınar Ağası Özünlü’nün, yapılacak yaşam alanını yapım, tadilat, bakım, onarım ve tefrişat işlerinin ardından bedelsiz ve karşılıksız olarak belediyeye bağışlayacağı kaydedildi.

‘AMFİ TİYATRO VE OYUN GRUPLARI OLACAK’

Konuyla ilgili konuşan Belediye Başkanı Gencan, Özünlü’ye teşekkür ederek, “Göreve geldiğimiz andan itibaren kamuya ait olanı kamuya kazandırmak üzere çalışmalar yürüttük. Vatandaşlarımızın güvenle ve huzurla vakit geçirebilecekleri alanlar yarattık. Bu konuda ağamıza çok teşekkür ediyoruz. Fatih Mahalle’mizdeki yeni bir alanı yaşam alanı haline getiriyoruz. Gençlerimizin kullanabileceği, amfi tiyatronun, yeşil alanların, oyun gruplarının olduğu yeni bir alanı Edirneli hemşerilerimizin hizmetlerine sunacağız” dedi. 

SARAYİÇİ’NE KIKPINAR’DA TAKSİ DURAĞI VE EK SEFER

Mecliste, 29 Haziran – 5 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali kapsamında, Sarayiçi’nde geçici taksi durağı kurulmasına karar verildi. Kararda ayrıca, Serhad Birlik’te sefer yapan 2A, 2B, 3, 5A ve 7E minibüslerinin Sarayiçi’ne de uğrayacak şekilde seferlerine devam edecekleri belirtildi.

‘KARAAĞAÇ’TA 15 GÜN SONRA ÇALIŞMALARA BAŞLIYORUZ’

Başkan Gencan, meclis gündeminin ardından belediyenin devam eden çalışmalarıyla ilgili de bilgi verdi. Gencan, İller Bankası’ndan Karaağaç Kanalizasyon ve Terfi Hattı’yla ilgili kredi taleplerinin kabul edildiğini belirtti. Gencan, “Karaağaçla ilgili İller Bankası’na kredi talebimizi açmıştık. 15 gün sonra Karaağaç’ta Karaağaç kanalizasyon ve terfi hattıyla ilgili çalışmalarımızı başlatıyoruz. Çalışma Ekim ayına kadar sürecek. Edirne’nin bir kronik sorununa daha müdahale etmiş olacağız. Kaleiçi’nde abone bağlantıları devam ediyor. En sorunlu bölgelerden Kuvayi Milliye bölgesinde altyapı çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Halen devam eden asfaltlama ve orta refüj çalışmaları sürüyor. Kaleiçi’nde çalışmaları tamamladığımız yerlerde artık kaldırım ve diğer üst yapım çalışmalarına başlıyoruz. Önümüzdeki hafta itibariyle kaldırım çalışmalarımızı başlatıyoruz. Öte yandan Meydan Kafe’yi Kırkpınar’a kadar yetiştirme gayretindeyiz. Çalışmalarımız devam ediyoruz” diye konuştu.

Temel Afet Farkındalık Eğitimi

Edirne Belediye Başkanlığı Temel Afet Farkındalık Eğitimi düzenledi. Eğitim 9 Haziran 2026 Salı günü saat 13.00’te Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek
Edirne Belediyesi ve AKUT Vakfı iş birliğiyle düzenlenecek eğitimde; afet anında doğru davranış biçimleri, alınması gereken temel önlemler ve afetlere hazırlık konuları ele alınacak.
Edirne Belediyesi duyurusunda, “Tüm vatandaşlarımızı eğitim programımıza bekliyoruz. Eğitimimiz 9 Haziran 2026 Salı günü saat 13.00’te Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek” denildi.

TRAKYAKA Keşan’da toplandı

Trakya Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu 2026 yılı Haziran ayı olağan toplantısı Edirne Valisi ve Trakya Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Sezer’in başkanlığında Keşan ilçesinde yapıldı.

Toplantıya Kırklareli Valisi Uğur Turan, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, Edirne İl Genel Meclisi Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Günay, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı H. Sezai Irmak ve Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin katıldı.

Toplantı, bir önceki toplantıda alınan kararların tekrar görüşülmesi ile başladı. Ardından “Anadoludakiler 81 İl 81 Ürün” programı için çalışılacak ürünler belirlendi.

Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Turizmin Geliştirilmesi ve Çeşitlendirilmesi Mali Destek Programı kapanış raporu ve 2026 yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı başvuruları hakkında üyelere bilgi verdi.

2026 çalışma programında yer alan güdümlü projeler ile ilgili görüşmenin ardından toplantı dilek ve temennilerle sona erdi.

Hak arayışına ‘barikat’

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde 3 aylık maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle greve devam eden maden işçileri, Kiremitçiler Grup’un Tekirdağ’daki ofisine başlattıkları yürüyüşte, şehir girişinde güvenlik güçleri tarafından durduruldu.

Uzunköprü’de faaliyet gösteren Kiremitçiler Grup’a ait maden ocağında çalışan işçiler, 3 aylık maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle greve başladı. İşçiler, grevin ardından işten çıkarılmaya başladıklarını iddia ederek, yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi. Haklarını aramak üzere grevlerine devam eden işçiler, 25 Mayıs’ta ilçede yürüyüş yaparak basın açıklaması gerçekleştirdi. İşçiler eylemde yaşadıkları ekonomik sıkıntıları anlatarak, aylardır maaş alamadıkları için geçim mücadelesi verdiklerini, yetkililerden çözüm beklediklerini iletti.

YÜRÜYÜŞ TEKİRDAĞ GİRİŞİNDE ENGELLENDİ

Gelinen süreçte grevlerine devam eden işçiler, Kiremitçiler Grup’un Tekirdağ’daki ofisine yürüyüş başlattı. Grevin 15’inci gününe giren direnişlerinde madencilerin yürüyüşü, Tekirdağ girişinde güvenlik güçleri tarafından engellendi. Yaşanan gelişmenin ardından Bağımsız Maden-İş Sendikası, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarla işçilere destek verirken, Tekirdağ girişinde jandarmanın madencilerin yolunu kestiğini ve yürüyüşe izin verilmediğini duyurdu. Sendika paylaşımlarında, “Tekrar barikat, tekrar müdahale. Şirketi korumak için önümüze yine yüzlerce polis yığdılar. İsterseniz etten duvarlar örün, geleceğiz. Gasp edilen haklarımızı almadan dönmeyeceğiz” denildi.

Haklarını alana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirten madenciler ile güvenlik güçleri arasındaki gerilim arttı. Polisler madencilere müdahale etti.

‘Hububat fiyatları acilen revize edilmeli’

CHP önceki dönem Edirne Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarının kabul edilemeyeceğini, İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın açıklanan fiyatın enflasyonu bile karşılamadığını belirtirken, Türkiye Ziraat Odaları Birliği alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon oranları ve çiftçilerin makul gelir beklentileri dikkate alınarak Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan yeniden değerlendirilmesini talep etti.

GAYTANCIOĞLU

CHP önceki dönem Edirne Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından, “Alın terinin, emeğin hakkı bu değil” başlığı ile gerçekleştirdiği paylaşımda şunlara yer verdi:

“Ekim ayında başlayan mücadele tam 9 ay sürüyor. Tarla hazırlığı, tohum ekimi, taban gübreleme, pas ilacı, kökboğaz ilacı, üst gübreleme, yağan yağmurlarla oluşan sevinç, bugün bu kadar emeğe yazık ettiler. Dekara 20 lira civarında maliyeti olan ürüne 16 buçuk TL verdiler. Hem de TMO randevusu olursa para 45 gün sonra ödenecek. Bu kabul edilemez. Acilen fiyat revize edilmeli 3 buçuk TL ek ödeme ile 20 TL olmalıdır.”

TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ

 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla değerlendirdi. Bayraktar’ın açıklaması şöyle;

“Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyatlara göre, 2025 yılında prim hariç ton başına 13 bin 500 lira olarak belirlenen kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğday alım fiyatı, 2026 yılında yüzde 22,22 oranında artırılarak ton başına 16 bin 500 liraya yükseltildi.

Arpa alım fiyatı ise 2025 yılında prim hariç ton başına 11 bin lira iken, 2026 yılında yüzde 15,9 oranında artırılarak ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandı.

Ancak açıklanan alım fiyatlarındaki artış oranları, 2026 yılı Nisan ayında yüzde 32,37 olarak gerçekleşen enflasyon oranının altında kaldı. Bu durum, üreticilerimizin artan girdi maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşayacağını ortaya koyuyor.

Ayrıca Birliğimize ve Ziraat Odalarımıza iletilen taleplerde de açıklanan fiyatın çiftçilerimizin beklentisini karşılamadığı görülüyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında üreticilere toplam dekara 979 lira 60 kuruş destek ödemesi yapılacağı belirtildi. Ortalama verim dikkate alındığında bu desteklerin ton başına yaklaşık 3 bin 14 lira olarak hesaplandığı görülüyor.

2026 yılında destek kalemleri şu şekilde belirlendi:

Temel destek dekar başına 403 lira

Planlı üretim desteği dekar başına 403 lira

Sertifikalı tohum kullanım desteği dekar başına 173 lira 60 kuruş

Bununla birlikte, tarla bitkilerinde verim kaybını önlemek amacıyla sertifikalı tohumun en az üç yılda bir yenilenmesi tavsiye ediliyor. Dolayısıyla her üretici her yıl sertifikalı tohum kullanmıyor ve sertifikalı tohum desteğinden düzenli olarak yararlanmıyor. Buğday ve arpa üreticisinin aldığı destek dekar başına temel ve planlı üretim desteği 806 liradır. Bu nedenle, açıklanan toplam destek tutarının tüm üreticiler açısından fiilen elde edilebilen bir gelir unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Üretimin sürdürülebilirliği, çiftçilerimizin gelir güvencesinin sağlanması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin korunabilmesi için müdahale alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon oranları ve çiftçilerimizin makul gelir beklentileri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, kilogram başına 3 lira prim desteğinin verilmesi büyük önem taşıyor. Bu talebimizi de Tarım ve Orman Bakanlığına ilettik.

Ayrıca, ürün bedellerinin 45 gün içerisinde ödeneceğinin açıklanması kabul edilebilir bir uygulama değildir. Çiftçilerimizin mazot, gübre, ilaç, tohum, işçilik ve kredi borçları hasatla birlikte kapıya dayanırken, üreticilerimizden parasını 45 gün beklemesi isteniyor ve üreticilerimiz emeğinin karşılığını zamanında alamıyor.

Bu nedenle ürün bedelinin en az yüzde 50’si teslimat anında, kalan kısmı ise en geç 15 gün içerisinde üreticilerimizin hesabına yatırılmalıdır. Aksi halde yüksek enflasyon koşullarında 45 günlük bekleme süresi, açıklanan alım fiyatlarının reel değerini önemli ölçüde aşındıracak ve üreticilerimizin gelir kaybını daha da artıracaktır. Çiftçilerimiz sadece düşük fiyatla değil, geç ödeme nedeniyle de mağdur edilmemelidir.”

AKALIN

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2026 ürünü ekmeklik ve makarnalık buğday için açıkladığı ton başına 16 bin 500 liralık alım fiyatına sert tepki gösterdi.

Açıklanan fiyatın çiftçinin artan maliyetlerini karşılamaktan çok uzak olduğunu belirten Akalın, iktidarın bolluk yılında dahi çiftçiyi yokluğa mahkum ettiğini söyledi.

Akalın, “Geçtiğimiz yıl tonu 13 bin 500 lira olarak açıklanan buğday alım fiyatı bu yıl 16 bin 500 liraya yükseltildi. Yani artış oranı yaklaşık yüzde 22 seviyesinde kaldı. Bu oran, resmi enflasyonun dahi gerisindedir. Üstelik bugün desteklerle birlikte fiyatın 19 bin 500 liraya çıkacağı ifade edilmektedir. Ancak desteklerin ne zaman ödeneceği ortadadır. Çiftçi bugün üretim yapıyor, desteğini aylar hatta bir yılı aşan sürelerde alıyor. Yüksek enflasyon karşısında geciken desteklerin önemli bir kısmı daha çiftçinin eline geçmeden eriyip gitmektedir. Bu sebeple çiftçimize destek ile birlikte 23-24.000 Lira bandında bir fiyatın verilmiş olması gerekliydi “dedi.

Son dönemde İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan gelişmelerin enerji ve tarım piyasaları üzerindeki etkileri ortadayken, sanki bu gelişmeler hiç yaşanmamış gibi fiyat belirlenmesini eleştiren Akalın, mazot ve gübre başta olmak üzere tüm girdi maliyetlerindeki artışa dikkat çekti.

“Geçen yıla göre mazot fiyatları yaklaşık yüzde 40, gübre fiyatları ise yüzde 50’lerin üzerinde artmıştır. Tohum, ilaç, sulama, elektrik ve işçilik maliyetleri de sürekli yükselmektedir. Bugün buğdayın üretim maliyeti ton başına 20 bin liranın çok üzerindedir. Buna rağmen açıklanan fiyat, çiftçimizin emeğinin karşılığı olmaktan uzaktır.” ifadelerini kullandı.

TMO’nun ödeme takvimini de eleştiren Akalın, üreticinin ürün bedelini yaklaşık 45 gün sonra alacak olmasının ayrı bir mağduriyet yarattığını belirterek, “Çiftçi ürününü teslim ediyor ancak parasını haftalar sonra alabiliyor. Bu süreçte enflasyon çiftçinin gelirini eritiyor. Üretici hem artan maliyetlerle mücadele ediyor hem de ürün bedelini geç almanın yükünü taşıyor.” diye konuştu.

Tarım politikalarının uzun yıllardır yanlış yönetildiğini savunan Akalın, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

“Maalesef iktidarınız döneminde köy okulları kapatıldı, gençler üretimden ve köy yaşamından uzaklaştırıldı. Köyler her geçen gün boşalıyor. Küçük aile işletmeleri ayakta kalmakta zorlanırken tarım arazileri giderek daha büyük işletmelerin ve kim olduğu belli olmayan kurumların elinde toplanıyor. Bu süreç, Türk tarımını zayıflatan, köyleri boşaltan ve verimli tarım arazilerimizin geleceğini belirsizliğe sürükleyen bir anlayışın sonucudur.

Çiftçimizin üretimde kalabilmesi için maliyetleri karşılayan, refah payı içeren ve zamanında ödenen bir fiyat politikası uygulanmalıdır

Kanolada büyük artış!

Olgay GÜLER

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, kentte son 2 yıl şiddetli hissedilen kuraklık nedeniyle, geçen yıla oranla 2026’da ayçiçeği ekiminin yüzde 15 azaldığını, kanola ekilişininse yüzde 100 arttığını söyledi.

Türkiye genelinde hissedilen iklim değişikliğiyle birlikte, aşırı sıcak ve yağışsız hava son 2 yıl kuraklığı beraberinde getirdi. Trakya’da şiddetli hissedilen kuraklık, özellikle ayçiçeği üreticisini etkiledi. Üretici, ekili tarlalarından düşük verim alırken, bazı üreticiler hasat yapmadı. Kuraklık nedeniyle verim kaybı yaşayan üretici, bu yıl bölgede ekim deseninde değişikliğe gitti. Bazı üreticiler buğday yerine arpa ekerken, bazılarıysa kanola ekti. Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, kentte geçtiğimiz yıl 1 milyon 181 bin 990 dekar alanda ekilen ayçiçeğinin, yüzde 15 düşüşle bu yıl 1 milyon 34 bin 908 dekara düştüğünü söyledi. Arabacı, kanoladaysa geçen yıl 50 bin dekara ekilen ürünün, yüzde 100 artışla bu yıl 102 bin dekara çıktığını söyledi.

‘KANOLA EKİLİŞİ 50 BİN DEKARDAN 100 BİN DEKARA ÇIKTI’

Kentte, ekim deseninde ciddi anlamda değişiklikler olduğunu belirten Arabacı, “Ben de bir üreticiyim. Ben kendi ektiğim alanda yüzde 50 ay çiçeğinde ekilişimi azalttım. Piyasada da yüzde 50 olmasa bile ayçiçeğinde azalma oldu. Geçtiğimiz yıl kanola ekilişi Edirne ilinde 50 bin dekardı, bu yıl 102 bin dekar oldu. Ayçiçek eken üreticimiz kanola ekti. Bazı üreticilerimiz buğday yerine arpa ekti. Buğday yerine buğday eken üreticimiz oldu. Yani bu üç ürüne de kaymalar oldu. Bu değişen ürün deseni de tamamen ayçiçeği ürününden alınıp diğer üç ürüne bölündü” dedi.

‘AYÇİÇEĞİ EKİLİŞİNDE YÜZDE 15 AZALMA’

Ayçiçek ekiliş alanlarının bu yıl azaldığını söyleyen Arabacı, “Ayçiçek ekiliş alanlarına baktığımızda da geçtiğimiz yıla nazaran yüzde 15 oranında bir azalma gözüküyor. Bu alanlar da dediğim gibi kanola, arpa ve buğday gözüküyor şu an. Üreticimiz iki yıl ardı ardına zarar edince doğal olarak ürün değişikliğine, desen değişikliğine gitti. Geçen sene ayçiçeği 1 milyon 181 bin dekar alanda ekiliydi. Bu sene bu 1 milyon 34 bin dekar alana düştü bu ekiliş. Bu Edirne’nin tamamında olan ekiliş. Bu yıl farklı bir yıl. Yağışlı gitti. İnşallah ayçiçeğiverimleri güzel olacaktır. Geçtiğimiz yıllarda verimin kötü olması, fiyatların kötü olması ve desteklemenin düşük kalması, üreticimizin ürün değiştirmesine sebep oldu” diye konuştu.

AHMET YÜZGÜN SENGÖR VEFAT ETTİ

Saraçhane semti sakinlerinden merhume Mürüvvet Sengör’ün eşi, İrfan Sengör ve Neşe Halaç’ın babaları Ahmet Yüzgün Sengör 82 yaşında vefat etti. Merhum, dün Beylerbeyi camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.