Edirne’nin Keşan ilçesinde kamyona arkadan çarpan kamyonetin sürücüsü Olcay Şener hayatını kaybetti.
Kaza, akşam saatlerinde Keşan-Uzunköprü kara yolu üzerindeki Maltepe köyü yakınlarında meydana geldi. Keşan’dan Uzunköprü yönüne giden Olcay Şener yönetimindeki 22 ACM 649 plakalı kamyonet, Maltepe köyü yakınlarındaki rampada aynı yönde giden R.S. idaresindeki 22 DR 218 plakalı kamyona arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle kamyonet sürücüsü Şener, araçta sıkışarak ağır yaralandı.
İhbar üzerine kaza yerine jandarma, polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından sıkıştığı yerden çıkartılan sürücü Şener, ambulansla Keşan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olcay Şener, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Şener’in cansız bedeni otopsi için morga konuldu. Kamyonet sürücüsü R.S. ise ifadesi alınmak üzere jandarma komutanlığına götürüldü.
Edirne Belediyesi, vatandaşların belediye hizmetlerine ilişkin bilgiye daha hızlı ve kolay ulaşabilmesi amacıyla yapay zeka teknolojisinden yararlanılarak geliştirilen “Edirne Dijital Asistan”ı kullanıma sundu.
Edirne Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı Bilgi İşlem Birimi tarafından geliştirilen Dijital Asistan, belediyenin resmi internet sitesi üzerinden vatandaşlara hizmet vermeye başladı.
BELEDİYENİN KENDİ İMKANLARIYLA GELİŞTİRİLDİ
Edirne Belediyesi’nin dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında hayata geçirilen yazılım, herhangi bir dış kaynak kullanılmadan ve ek proje maliyeti oluşturulmadan belediyenin kendi teknik altyapısı ve personel kaynağıyla geliştirildi.
Bilgi İşlem Birimi tarafından yürütülen çalışmalarla hazırlanan sistem sayesinde, teknolojik çözümlerin belediye hizmetlerine entegrasyonu konusunda kurumun kendi insan kaynağı ve teknik kapasitesinden yararlanıldı.
BELEDİYE HİZMETLERİNE İLİŞKİN BİLGİYE DAHA KOLAY ERİŞİM
Edirne Belediyesi’nin resmi internet sitesinde hizmet veren Edirne Dijital Asistan sayesinde vatandaşlar, belediye hizmetleri ve işlemlerine ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı ve kolay şekilde ulaşabilecek.
Yapay zeka teknolojisinden yararlanılarak geliştirilen sistemle, vatandaşların belediyeye ilişkin bilgiye erişiminin kolaylaştırılması ve dijital belediyecilik hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor.
Edirne Belediyesi, teknolojinin sunduğu imkânları vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla buluşturarak dijital belediyecilik uygulamalarını geliştirmeye devam edecek.
Edirne Belediyesi, Kaleiçi Bölgesi’nde Mithatpaşa ve Dilaverbey mahallelerini kapsayan içme suyu altyapı çalışmalarını tamamlayarak yeni hatları devreye aldı. Bölgede ev ve iş yerlerinin yeni hatlara abone bağlantıları da tamamlanarak vatandaşların kullanımına sunuldu.
Yeni sistemin devreye alınmasıyla birlikte bölgede uzun yıllardır yaşanan düşük su basıncı ve yetersiz su temini sorunu çözüme kavuşturuldu. İçme suyunun daha sağlıklı ve düzenli şekilde ulaştırılmasını sağlayan yeni altyapıyla Kaleiçi’nin uzun vadeli ihtiyaçlarına cevap verecek önemli bir yatırım hayata geçirilmiş oldu.
BİNA İÇİ TESİSATLAR İÇİN ÖNEMLİ UYARI
Yeni altyapının devreye alınmasıyla şebeke suyu basıncının normal işletme seviyelerine ulaşması, ekonomik ömrünü tamamlamış veya zaman içerisinde yıpranmış bazı bina içi tesisatlarda kaçak ve arızaların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
Bu nedenle özellikle eski yapılarda yaşayan vatandaşların bina içi su tesisatlarını kontrol ettirmeleri, eski ve yıpranmış boru hatlarını gerekli durumlarda yenilemeleri önem taşıyor.
Belediye şebekesi ile bina içi tesisatın birbirini tamamlayan bir bütün olduğuna dikkat çekilirken, yeni altyapının sağlıklı ve güvenli şekilde kullanılabilmesi için bina içi tesisatların da uygun durumda olması gerektiği belirtildi.
“KALEİÇİ’NİN ALTYAPISINI GELECEĞE HAZIRLIYORUZ”
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, çalışmaların tamamlanmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Edirne’mizin en köklü yerleşim alanlarından Kaleiçi’nde uzun yıllardır çözüm bekleyen altyapı sorunlarını kalıcı şekilde ele alıyoruz. Mithatpaşa ve Dilaverbey mahallelerimizde yeni içme suyu hatlarımızı devreye aldık, ev ve iş yerlerimizin abone bağlantılarını tamamladık. Böylece bölgede yaşanan düşük su basıncı ve yetersiz su temini sorununu da çözüme kavuşturduk.
Yeni sistemle birlikte su basıncının normal seviyelere ulaşması, özellikle eski yapılardaki ekonomik ömrünü tamamlamış bina içi tesisatlarda bazı sorunları görünür hale getirebiliyor. Bu nedenle hemşehrilerimizin kendi sorumluluklarında bulunan bina içi tesisatlarını kontrol ettirmelerini ve gerekli durumlarda yenilemelerini özellikle rica ediyoruz.
Kaleiçi’nin tarihi dokusunu korurken altyapısını da geleceğe hazırlıyoruz. Kentimizin ihtiyaçlarını günü kurtaran müdahalelerle değil, kalıcı ve uzun vadeli çözümlerle karşılamaya devam edeceğiz.”
Edirne Belediyesi, Kaleiçi Bölgesi’nde yeni içme suyu altyapısının güvenli ve sürdürülebilir şekilde kullanılabilmesi için vatandaşların özellikle eski ve yıpranmış bina içi tesisatlarını kontrol ettirmelerinin önemini bir kez daha hatırlattı.
Kadıköy’de muayenehane, danışmanlık ve ajans ofisleri sık yer değiştirir. Ekipman ev eşyası gibi değildir: hassas cihaz, dosya arşivi, stüdyo ışığı. “Ev streçi yeter” yaklaşımı hem hasar hem dosya güvenliği riski üretir. Bu yazı, Kadıköy ofis taşımalarında sokak + süreklilik dengesini anlatıyor.
Sokak Hâlâ Belirleyici
Merkezde dar sokak ve yükleme yasağı olabilir. Plaza bile olsa asansör saati sınırlıdır. İzinsiz başlamak beklemeli faturadır.
İstanbul Evden Eve Nakliyat tecrübesi demontajı getirir; ofiste etiket ve zamanlama ayrıca gerekir. Cuma–Pazar modeli iş kaybını azaltır.
Kadıköy Evden Eve Nakliyat ekiplerinin bildiği yanaşma noktaları ofiste de işe yarar; ama başarı “Pazartesi hasta veya müşteri kabul” ile ölçülür.
Hane ile Karıştırma
Evden Eve Nakliyat ev dosyasıdır. Ofis aynı güne sıkışırsa Kadıköy trafiğinde ikisi de yarım kalır.
Ofis Taşıma sürecinde arşiv kutuları kilitli ve etiketli gider. Cihazlar özel korumalıdır. Sigorta gerçekçidir. Fazla mesai ve güvenlik eşliği yazılıdır. “İlk gün” kutusu (modem, kritik cihaz) ayrıdır.
Dosya Güvenliği Notu
Hasta veya müşteri dosyaları açık koliyle taşınmamalı, görünür etiketle isim yazılmamalıdır. Taşıma ekibine “arşiv – açma” talimatı net verilmelidir.
Ajans Stüdyosu Ekstra
Işık standları, backdrop, lens çantaları ayrı envanter ister. “Hepsi depo gibi” basmak, kayıp riskini artırır. Yerleştirmede stüdyo köşesi önce kurulursa ekip aynı gün işe dönebilir.
Klinik Ekstra
Sterilizasyon cihazı ve hassas elektronik için darbeye özel kutu şarttır. Priz ve su bağlantısı yeni adreste önceden kontrol edilmezse cihazlar boşa iner.
Kadıköy ofisi, ev gibi paketlenmez. Sokak + süreklilik + dosya güvenliği birlikte planlanmalıdır. Kozcuoğlu Nakliyat için doğru bitiş, eşyanın inmesi değil hizmetin açılmasıdır.
Site içi yollarda, avlularda ve işletme girişlerinde birkaç yıl içinde ortaya çıkan çukurlaşma, taş oynaması ve yüzey dalgalanması, kullanıcıların çoğu zaman doğrudan taşa bağladığı bir sorun olarak görülüyor. Oysa saha uygulamalarında bu bozulmaların büyük bölümü, taş döşenmeden önce yapılan işlerden kaynaklanıyor. Zeminin taşıma kapasitesi, katmanların sıkıştırılması ve suyun nereye gideceği, kaplamanın kaç yıl düzgün kalacağını belirleyen asıl değişkenler arasında sayılıyor.
Sonbaharla birlikte bölgede çevre düzenleme ve zemin yenileme işleri yoğunlaşıyor. Bu dönemde verilen kararların bir bölümü yalnızca hangi taşın alınacağına odaklanırken, zemin hazırlığı ikinci planda kalabiliyor. Uygulamacılar, sıralamanın tersine çevrilmesi gerektiğini, çünkü en kaliteli taşın bile hatalı bir zemin üzerinde beklenen ömrü vermediğini aktarıyor.
Konu bu yönüyle bir malzeme sorusu olmaktan çıkıp bir sistem sorusuna dönüşüyor. Parke taşı, tek başına çalışan bir yüzey değil, altındaki dolgu, kenarındaki sınırlama ve çevresindeki su tahliyesiyle birlikte iş gören bir bütünün görünen katmanı olarak değerlendiriliyor. Bu bütünün herhangi bir halkası eksik kaldığında sorun, en görünür yer olan taş yüzeyinde ortaya çıkıyor.
Çökmenin Kaynağı Çoğu Zaman Zeminin Altında
Parke taşı döşemesinde taşlar, üzerlerine gelen yükü tek başına taşımıyor, altlarındaki hazırlanmış zemine aktarıyor. Bu zemin yeterince sıkıştırılmadığında, zamanla trafik ve su etkisiyle oturuyor ve yüzeyde çukurlaşma olarak beliriyor. Oturma bölgesel olduğunda taşlar arasında kot farkı oluşuyor, bu da hem görüntü bozukluğuna hem de su birikmesine yol açıyor.
Sıkıştırma kadar, kullanılan dolgu malzemesinin cinsi de belirleyici oluyor. İçinde ince toprak ve organik madde bulunan dolgular su aldığında hacim değiştirdiği için zemin dengesiz davranıyor. Drenajı iyi, taneli malzemeyle hazırlanan zeminler ise su altında bile daha kararlı kalıyor. Bu nedenle uygulamadan önce zemin etüdünün yapılması ve dolgu malzemesinin projeye göre seçilmesi öneriliyor.
Zeminin altında kalan bu hazırlık, tamamlandıktan sonra görünmediği için çoğu zaman gözden kaçıyor. Yüzey döşendikten sonra alttaki bir eksikliği düzeltmenin tek yolu ise kaplamayı baştan sökmek oluyor. Bu yüzden hazırlık aşamasına ayrılan zaman ve özen, ileride yapılacak onarımların önüne geçen en etkili adım olarak öne çıkıyor.
Sıkıştırma işleminin kendisi de tek seferde bitirilen bir işlem olmuyor. Dolgu, kalın tek bir tabaka halinde değil, ince kademeler halinde serilip her kademede ayrı ayrı sıkıştırıldığında gereken yoğunluğa ulaşıyor. Kalın serilip tek seferde sıkıştırılan dolguların alt kısmı yeterince yoğunlaşmadığı için, yüzey sağlam görünse de zemin içten zayıf kalıyor. Bu ayrıntı, uygulamanın görünmeyen ama sonucu doğrudan belirleyen adımlarından biri olarak aktarılıyor.
Sağlam Bir Zemin Kaç Katmandan Oluşuyor
Dayanıklı bir parke taşı zemini, tek bir tabaka değil, üst üste gelen ve her biri ayrı işlev gören katmanlardan meydana geliyor. Bu katmanların sırası ve kalınlığı doğru kurulmadığında, en üstteki taş ne olursa olsun zemin beklenen performansı vermiyor. Her katmanın kendine ait bir görevi bulunuyor ve bir katmandaki eksiklik, üstündeki katmanların işlevini de zayıflatıyor.
Katmanlı yapının mantığı, yükün kademeli olarak dağıtılması üzerine kuruluyor. Taş yüzeyine gelen nokta yükü, aşağı doğru indikçe daha geniş bir alana yayılıyor ve en alttaki doğal zemine ulaştığında birim alana düşen basınç azalmış oluyor. Bu dağıtma zinciri düzgün kurulduğunda, zemin ağır yük altında bile oturmadan çalışıyor.
Katmanların Sırası Ve İşlevi
Zeminin nasıl kurulduğunu anlamak için katmanları alttan üste doğru izlemek gerekiyor. Aşağıdaki sıralama, sağlam bir parke taşı zemininin bileşenlerini işlevleriyle birlikte veriyor.
Doğal zemin, yani üzerine inşa edilen mevcut toprak, gerektiğinde iyileştirilerek taşıma kapasitesi artırılıyor.
Alt temel tabakası, yükü geniş bir alana dağıtan taneli malzemeden oluşuyor ve sıkıştırılarak seriliyor.
Yataklama tabakası, taşların üzerine oturduğu ince taneli ve düzgün serilmiş kum katmanı oluyor.
Parke taşı katmanı, kullanım amacına uygun kalınlıkta seçilerek yataklama üzerine döşeniyor.
Derz dolgusu, taşlar arasına serilen ve yükü komşu taşlara aktaran kilitleme malzemesi olarak iş görüyor.
Bu katmanlar arasında en çok ihmal edileni yataklama ve derz dolgusu oluyor. Yataklama tabakasının eşit kalınlıkta serilmemesi, taşların farklı seviyelerde oturmasına ve zamanla dalgalanmasına yol açıyor. Derz dolgusu tamamlanmadığında ise taşlar birbirine kenetlenemediği için tekil olarak oynamaya başlıyor. Katmanların bütünlüğü, taşın kalitesi kadar belirleyici bir başlık olarak kabul ediliyor.
Kenar Sınırlaması Olmadan Taşlar Yerinden Kayıyor
Parke taşı zemininin en sık atlanan bileşeni, kaplamanın kenarını tutan sınırlama oluyor. Taşlar yatay yükü birbirine aktararak taşıdığı için, en dıştaki sıranın sabitlenmesi gerekiyor. Kenar boşta bırakıldığında dış sıradaki taşlar yana doğru açılıyor, bu açılma içeri doğru ilerledikçe derzler genişliyor ve yüzeyin tamamı gevşiyor. Bordür ya da beton sınırlama elemanı, bu yanal hareketi durduran unsur olarak işlev görüyor.
Kenar sınırlamasının işlevi yalnızca estetik bir çerçeve değil, taşıyıcı sistemin bir parçası olarak tanımlanıyor. Özellikle araç trafiği alan alanlarda, dönüş ve frenleme sırasında oluşan yatay kuvvetler kenardan başlayan bozulmaları hızlandırıyor. Bu nedenle bordürün de en az taş kadar sağlam ve doğru gömülmüş olması gerekiyor. Sınırlama elemanının zemine yeterince ankastre edilmemesi, kenarın zamanla dışa devrilmesine yol açıyor.
Bu noktada zeminin bir ürün değil, birbirini tamamlayan ürünler bütünü olduğu görülüyor. Bölgede parke, bordür ve altyapı elemanlarını birlikte üreten Hastaş Beton’un ürün grubunda bu bileşenlerin bir arada bulunması, aynı projede uyumlu parçalarla çalışılmasını sağlıyor. Farklı üreticilerden gelen ve boyut toleransları tutmayan parçaların bir araya getirilmesi, derz ve kenar uyumunu zorlaştıran etkenler arasında gösteriliyor.
Su Yönetimi Zeminin Ömrünü Belirliyor
Parke taşı zeminlerde bozulmanın bir diğer büyük nedeni, suyun doğru yönetilmemesi oluyor. Yüzeyde biriken ya da zemin altına sızan su, dolgu malzemesini yumuşatarak taşıma kapasitesini düşürüyor. Eğim verilmemiş bir yüzeyde su göllenerek derzlerden aşağı iniyor ve alttaki yataklamayı aşındırıyor. Bu süreç yavaş ilerlediği için, sorun genellikle çukurlaşma belirgin hale geldiğinde fark ediliyor.
Suyun kontrollü biçimde uzaklaştırılması için yüzeye eğim verilmesi ve gerektiğinde altyapı hatlarının kurulması gerekiyor. Yağmursuyu borusu ve ızgara gibi tahliye elemanları, suyun zemin altında birikmesini önleyen çözümler arasında sayılıyor. Bölgede altyapı için beton boru ve yağmur suyu borularını da üreten üreticinin çeşitliparke taşı modelleri ile birlikte tahliye elemanlarını da sunması, zeminin hem yüzeyinin hem de su yönetiminin tek elden planlanmasına imkan tanıyor.
Geçirimli döşeme çözümleri de son yıllarda öne çıkan bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Bu yöntemde derzler ve bazı taş tipleri suyun bir bölümünü kontrollü biçimde zemine geçirecek şekilde tasarlanıyor. Ancak bu çözümün de ancak uygun bir drenaj tabakasıyla birlikte işlediği, tek başına taş seçimiyle sağlanamayacağı belirtiliyor.
Su yönetiminin bir başka boyutu, sistemin zaman içindeki bakımı oluyor. Yağmursuyu ızgaralarının ve derzlerin yaprak, toprak ve benzeri malzemeyle tıkanması, tasarımda öngörülen tahliyeyi zamanla azaltıyor. Tahliye noktaları tıkandığında su yüzeyde kalıyor ve zemin altına sızmaya başlıyor. Bu nedenle drenaj elemanlarının belirli aralıklarla temizlenmesi, ilk kurulum kadar zeminin ömrü açısından belirleyici sayılıyor. Bakımı ihmal edilen bir tahliye sistemi, doğru kurulmuş olsa bile zamanla işlevini yitiriyor.
Taş Seçilirken Hangi Başlıklara Bakılmalı
Zemin hazırlığı doğru yapıldıktan sonra sıra, kullanım amacına uygun taşın seçilmesine geliyor. Taşın kendisi çökmenin ana nedeni olmasa da, yanlış seçilen bir ürün zemini zayıf halka haline getiriyor. Seçim aşamasında değerlendirilebilecek başlıklar şöyle sıralanıyor.
Ürünün TS 2824 EN 1338 kapsamında, yani beton kaplama bloklarına ilişkin standarda göre belgeli üretilmiş olması.
Taş kalınlığının kullanım alanına, yani yaya ya da araç trafiğine göre seçilmesi.
Taşların boyut toleranslarının dar olması, çünkü ölçü farkları derz düzenini ve kilitlenmeyi bozuyor.
Yüzey dokusunun kullanım yerine uygun, ıslakken kaymayı azaltan bir yapıda olması.
Renk pigmentinin ürün kütlesine karışmış olması, böylece aşınmayla birlikte renk kaybının sınırlı kalması.
Bu başlıklar arasında boyut toleransı, çoğu alıcının gözden kaçırdığı teknik bir ayrıntı olarak öne çıkıyor. Ölçüleri birbirini tutmayan taşlar döşendiğinde derz genişlikleri düzensizleşiyor ve yük komşu taşlara düzgün aktarılamıyor. Belgelendirilmiş ve denetimli üretilen ürünlerde bu toleransların dar tutulması, zemindeki kilitlenmenin sağlıklı kurulmasına katkı sağlıyor. Doğru taş, doğru hazırlanmış bir zeminle birleştiğinde kaplamanın ömrü uzuyor.
Sonuçta parke taşı zeminde uzun ömür, tek bir doğru karara değil, birbirini tamamlayan birkaç kararın üst üste gelmesine bağlı kalıyor. Zeminin sıkıştırılması, katmanların doğru kurulması, kenarın sınırlanması, suyun yönetilmesi ve amaca uygun taşın seçilmesi, bu zincirin halkaları olarak sıralanıyor. Bir halka eksik kaldığında sorun taş yüzeyinde görünse de, çözümün taştan önceki aşamalarda aranması gerektiği vurgulanıyor.
BAŞKOMİSER İBRAHİM İPEK VEFAT ETTİ Mukaddes İpek’in eşi, Ender ve Serap İpek’in babaları, Hülya İpek’in kayınpederi Emekli Başkomiser İbrahim İpek 72 yaşında vefat etti. Uzun yıllar Edirne Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yaptıktan sonra emekli olan Başkomiser İpek yaşamını Edirne’de sürdürüyordu. Merhum dün Lala Şahin Paşa Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
GÜLSEREN KÖSELERDEN VEFAT ETTİ Çavuşbey Mahallesi sakinlerinden merhum Mehmet Efe Köselerden’in eşi, Yiğit Köselerden ve Yasemin Ihlamur’un anneleri, Cem Ihlamur’un kayınvalidesi Gülseren Köselerden 73 yaşında vefat etti. Merhume dün Yıldırım Beyazıt Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.
RECEBİYE YÜRÜKÇÜOĞULLARI VEFAT ETTİ Merhum Hasan Yürükçüoğulları’nın eşi, Meral, Ayşe ve merhume Hamdiye’inin anneleri, Kader, Hüsmen ve Celalettin’in kayınvalideleri, Şener, Şermin, Burcu, Gülçin ve Burçin’in anneanneleri Recebiye Yürükçüoğulları 90 yaşında vefat etti. Merhume dün Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
Edirne’de arıcılık sektörünün geliştirilmesi, verim ve kalite düzeyinin artırılması amacıyla yürütülen eğitim çalışmaları devam ediyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı Ana Arı Yetiştiriciliği Talimatnamesi kapsamında, Edirne’de faaliyet gösteren arıcılara yönelik “Ana Arı Yetiştiriciliği Eğitimi” başladı.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Devrim Oskay tarafından verilen eğitimde; ana arı yetiştiriciliğinin temel prensipleri, damızlık materyal seçimi, kaliteli ana arı üretim teknikleri ve koloni verimliliğinin artırılmasına yönelik teknik ve uygulamalı bilgiler aktarılıyor.
Eğitim programıyla arıcıların ana arı yetiştiriciliği konusunda bilgi ve uygulama becerilerinin geliştirilmesi, nitelikli ana arı üretiminin yaygınlaştırılması ve arıcılık faaliyetlerinde verimliliğin artırılması hedefleniyor.
Edirne Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün paylaşımında, “Edirne’de arıcılığın geliştirilmesi ve üreticilerimizin teknik kapasitesinin artırılması amacıyla eğitim ve saha çalışmalarımızı sürdürüyor, üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
Trakya Üniversitesi heyeti, Türkiye Bosna Sancak Derneği tarafından İstanbul’daki dernek binasında gerçekleştirilen “Uluslararası Boşnak Gençliği Zirvesi 2026” programına katıldı.
Zirvede Trakya Üniversitesini Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müberra Gürgendereli, Balkan Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Sabri Can Sannav ve Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Rifat Gürgendereli temsil etti.
Türkiye ve Balkan coğrafyasından akademisyenleri, kurum temsilcilerini ve gençleri bir araya getiren zirvede; Boşnak kimliği, tarihi, dili ve edebiyatının yanı sıra kültür diplomasisi, gençlik, spor, yapay zekâ ve sosyal medya konuları ele alındı. Panel ve oturumlarda Bosna Hersek ve Boşnak toplumunun tarihî ve kültürel birikimi ile gençlerin gelecekteki rolü üzerinde duruldu.
Heyet, program kapsamında Türkiye Bosna Sancak Derneği Başkanı Muhammed Sancaktar ile de bir araya gelerek ortak çalışmalar ve iş birliği imkânları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Trakya Üniversitesi heyeti ayrıca farklı kurum ve kuruluşların temsilcileriyle görüşerek Balkanlara yönelik akademik çalışmalar, kültürel ilişkiler ve uluslararası iş birliği imkânları üzerine görüş alışverişinde bulundu
Keşan Belediye Meclisi’nin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca iki adet çöp kamyonu alımı için 12 milyon 600 bin TL yardım tahsisi, çevre düzenlemesi, yol, kaldırım yapımları için Türkiye Çevre Ajansı’nca 5 milyon TL mali teknik destek ile İLBANK A.Ş. tarafından 10 milyon TL hibe, Çevre Ajansı’nca 5 milyon TL hibe, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından da asfalt üretiminde kullanılmak üzere 250 ton bitümün maddesinin hibesinin görüşüldüğü olağanüstü toplantısı yapıldı.
Keşan Belediye Meclisi’nin 2026 Ağustos Ayı Olağanüstü Meclis Toplantısı, dün gerçekleştirildi. Belediye Meclis Salonu’nda, saat 15.00’da başlayan toplantıya, Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan başkanlık yaptı. Mecliste yoklamaların alınmasının ardından gündem maddelerinin görüşülmesine geçildi.
Gündemin birincisi maddesinde yer alan “Temizlik İşleri Müdürlüğünün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün ‘Çevre Geliri Karşılığı Yardım (ÇTA-Edirne Keşan Belediye Başkanlığı)’ konulu yazısı ile Belediyeye çevre temizlik hizmetlerinde kullanılmak üzere 2 adet büyük çöp toplama aracı (13+1,5 m³ hidrolik sıkıştırmalı çöp kamyonu) alımı amacıyla 12.600.000,00 TL tutarında çevre geliri karşılığı yardım tahsisi oy birliğiyle kabul edildi.
Toplantının ikinci maddesinde yer alan “Makine İkmal, Bakım ve Onarım Müdürlüğünün Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Belediyeye hibe edilme talebi ile gönderilen kazıcı ve yükleyicinin hibe olarak kabulü oy birliğiyle kabul edildi.
‘Türkiye Çevre Ajansı Tarafından Yapılacak Mali ve Teknik Destek İle İş Birliğine İlişkin Yönetmelik’ kapsamında yapılan değerlendirmede Mehmet Gemici Cennet Bahçesi’nin Yürüyüş Yollarının Yenilenmesi Projesinde kullanılmak üzere Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Türkiye Çevre Ajansı 5.000.000,00 TL mali teknik desteği oy birliğiyle kabul edildi.
İLBANK A.Ş. tarafından yol, kaldırım ve altyapı imalatları için 5.000.000,00 TL, belediyeye verilen hibe oy birliğiyle kabul edildi.
Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürüyüş, bisiklet yolu ve çevre düzenlemeleri için 5.000.000,00 TL, belediyemize verilen hibe oy birliğiyle kabul edildi.
İLBANK A.Ş. tarafından ‘2026 Yılında Yol ve Kaldırım Çalışmalarında Kullanılmak Üzere Kilitli Beton Parke Taşı ve Beton Bordür Taşı Mal Alımı İşi’ için 5.000.000,00 TL, belediyemize verilen hibe oy birliğiyle kabul edildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 250 Ton hibe edilen Bitümün Karayolları işbirliği ile asfalt üretiminde kullanılması da oy birliğiyle kabul edildi.
Toplantının son maddesinde ise, “Mali Hizmetler Müdürlüğünün 04.08.2026 tarihli 111773 sayılı yazısı ile; 5481144800 vergi numaralı Keşan Belediyesi Personel Limited Şirketinin Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) olan sigorta prim borçlarının yapılandırılması kapsamında yapılacak taksitlendirme işleminde teminat gösterilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Şirket sermayesinin %100’ünün Keşan Belediyesine ait olması nedeniyle, Belediyemiz mülkiyetinde bulunan Büyük Cami Mahallesi 347 ada 1 parselde kayıtlı, 658,42 m² yüzölçümlü taşınmazın, söz konusu SGK borçlarının yapılandırılmasına ilişkin taksitlendirme işleminde teminat olarak gösterilmesi hususu Belediye Meclisince görüşülmesidir.” konusu görüşüldü. Madde oy çokluğuyla kabul edildi.
Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Spor Kulübü (BÜDDER) Başkanı Önder Akdağ, Edirne’de bu yıl 6 Eylül’de gerçekleştirilecek 11’inci Uluslararası Edirne Maratonu öncesi, Malazgirt Zaferi’ne atıfla belirlenen 1071 kişilik sporcu kontenjanının dolduğunu açıkladı.
Uluslararası niteliğe sahip olan ve bu yıl 11’inci kez düzenlenecek Uluslararası Edirne Maratonu öncesinde kayıtlar kapandı. Organizasyonu düzenleyen BÜDDER’in yönetim kurulu başkanı Önder Akdağ, gerçekleştirdiği basın toplantısıyla katılımcı sayısıyla ilgili bilgi verdi. Selimiye Camisi meydanında düzenlediği toplantıda konuşan Akdağ, 6 Eylül Pazar sabahı 07.00’de başlayacak maratona gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
‘1071 KAYITLA TAMAMLADIK’
Akdağ, bu yıl maratona, Malazgirt Zaferi’ne ithafen 1071 sporcunun kaydını yaptırdıklarını söyleyerek, “Bu yıl 1.071 sporcunun kaydını kapattık. Bunun da bir anlamı var. Biliyorsunuz, 26 Ağustos Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü. Anadolu’nun kapılarının Türklere açıldığı tarih. Biz de buna atıfta bulunmak için bu yıl sporcu sayısını 1.071’de kayıtları kapatarak tamamladık. 1.071 sporcuyla uluslararası nitelikte, şehrimize ve ülkemize yakışır bir şekilde, coşkuyla maratonumuzu gerçekleştireceğiz. Bütün sporcular şehrimize gelecek. Bütün sporcuları şehrimizde ağırlamaktan onur duyacağız. Açık müze niteliğindeki Edirne’mizi muhakkak gezsinler. Bu tarihi dokuyu yaşasınlar. Zaten herkes biliyor. Bizim organizasyonumuz da gayet keyifli ve eğlenceli. Öncesinde ve sonrasında yapılan aktivitelerle bu coşkuya bütün sporcuları ortak olmaya davet ediyoruz” dedi.
‘DÜNYANIN HER YERİNDEN SPORCU KAYIT YAPTIRDI’
Etkinliğin küresel bir takvimde yer aldığına dikkat çeken Akdağ, “Her yıl yaklaşık yüzde 20-25 civarında bir yabancı katılımımız var. Tabii ki bu her yıl oluyor. Çünkü biz uluslararası takvimdeyiz. Doğal olarak dünyanın her yerinden değişik profillerde sporcular bu organizasyona kayıt yaptırıyor ve koşuyorlar. Bu dünyanın her yerinde böyle. Bizim birilerini getirip davet etmemiz söz konusu değil. Çünkü sistem üzerinden sporcular bizimle doğrudan temasa geçerek değil, uluslararası takvimlerde bizi görerek, o sistem üzerinden Edirne Maratonu’na kayıtlarını yapıyorlar” diye konuştu.
‘MADALYALAR SANAT ESERİ’
Bu yılki maratona özel hazırlanan tasarımlara, madalya ve forma detaylarına değinen Akdağ, “Bu yıl madalyalarımızda ve formalarımızda lale motifleri, Edirne kırmızısı gibi özel çalışmalar var. Her yıl biliyorsunuz, özel çalışmalar yapıyoruz. Geçen hafta bir basın toplantısıyla bunların duyurusunu yapmıştık. Yine söyleyeyim; gerçekten madalyalarımız 12 santim çapında ve çini olarak, tek tek Kültür Bakanlığı sanatçısı Ömür Canpolat hocamızın eliyle boyanarak ve fırınlanarak yapılan madalyalardan bahsediyoruz. Aslında bir sanat eserinden bahsediyoruz. Bunun yanında sporculara profesyonel sırt çantası veriyoruz. Bir konsept halinde, kurumsal yapı itibarıyla ona göre de tişörtleri tasarlıyoruz. Bu yıl özellikle lale figürü ve Edirne kırmızısını ön plana çıkardık. Hem tişörtlerde lale figürünü hem de Edirne kırmızısını vurgulamak istedik. Çünkü geleneksel sanatlarımızı biz önemsiyoruz. Geçmiş yıllarda da biliyorsunuz, farklı figürleri kullandık. Şehrimizin tarihi yapılarının silüetlerini kullandık. Bu yıl da bu motiflerle hem şehrimizin hem ülkemizin tanıtımına katkı sunmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.