Edirne’nin 2024 yılı yatırım programı Resmi Gazete’de yayınlandı. Edirne’de proje tutarı 67 milyar 668 milyon TL olan 35 proje için 2024 yılında 10 milyar 355 milyon TL ödenek ayrıldı. Ödenekler arasında 6 milyar 400 milyon TL ile en fazla ödenek hızlı tren projesi için ayrıldı. Edirne Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2024 yılı yatırım programının ayrıntıları belli oldu. Ulaştırma Haberleşme, Eğitim, Eğitim-Kültür, Sağlık, DKH-İktisadi, DKH-Sosyal ve Tarım ana başlıkları altında Edirne’de halen 35 proje devam ediyor. Söz konusu projeler için 2024 yılında 10 milyar 355 milyon TL ödenek ayrıldığı açıklandı. Edirne’de halen Ulaştırma Haberleşmede 5, Eğitimde 6, Eğitim-Kültür de 4, sağlıkta 4, DKH-İktisadi alanına 3, DKH-Sosyal alanında 2 ve Tarım alanında 11 proje yatırım programında yer aldı. 35.902.184.861 TL proje bedeli olan ve 2023 yılı içerisinde 19.742.702.077 TL harcanan Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren projesi için 6.400.000.000 TL ödenek ayrıldı. Yatırım programına projenin bitiş tarihi 2027 olarak yer aldı.
Yatırım programında Gümrük Tesisleri Bağlantı Yolları ve Hudut Kapıları Yolları için 12.000 TL, Uzunköprü’de tarihi köprünün onarımı için 80.000.000 TL, İpsala Ayr. Yenikarpuzlu – Enez yolu için 1.000 TL, Edirne – Havsa Ayrımı Hasköy – Kırklareli yolu için 900.000.000 TL, Enez Kalesi Restorasyonu ve Çevre Düzenlemesine 50.000.000 TL, Edirne Saat Kulesi Restorasyonu ve Çevre Düzenlemesl (İkmal İşi) için 20.000.000 TL, Edirne Sokak sağlıklaştırması projesine 40.000.000 TL, Uzunköprü Devlet Hastanesi inşaatına 605.448.773 TL, Trakya Sınırı Sınır Güvenlik Sistemleri Projesi için 890.000.000 TL ödenek ayrıldı. 2.775.889.303 TL proje bedeli olan ve 2023 yılında 708.395.627 TL harcanan Meriç-Çakmak 1. merhale (1) projesi için ise 350.000.000 TL kaynak ayrılırken projenin 2027 yılına bitmesi hedefleniyor. Çömlekköy Barajı ve Sulaması için ise 150.000.00 TL ödenek ayrılırken projenin bitiş tarihi 2028 yılı olarak gösterildi. Meriç taşkın projesi için 20224 yılı yatırım programında 249.000.000 TL ödenek öngörüldü. Konuya ilişkin paylaşımda Keşan Enez yolunun yine yer almaması dikkat çekti.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası ile Westdoor Hotel/ Edirne Otelcilik A. Ş. Arasında indirim protokolü imzalandı Protokol, ETSO Yönetim Kurulu Başkanı H. Sezai Irmak ile Westdoor Hotel Genel Müdürü Kemal Sinmez ve İnsan Kaynakları Müdürü Gözde Özsoy Kutlu tarafından imzalandı. ETSO’dan yapılan açıklamada, “Odamız üyeleri bu protokol sayesinde Westdoor Hotel tesislerinde gerçekleştirecekleri konaklamalarında yıl boyunca hotelin internet sitesinde görülen kahvaltı ve KDV dâhil esnek fiyat üzerinden %10 indirim olanağından faydalanabilecekler. Odamız ile Westdoor Hotel/ Edirne Otelcilik A. Ş. arasında imzalanan indirim protokolü tüm üyelerimize hayırlı olsun. Üyelerimiz için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi..
Edirne Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü, ölçü aletleri ile ilgili olarak 2024 yılı Şubat ayı sonuna kadar ilgili kurumlara veya muayene servislerine beyanname verilmesi gerektiğini belirtilerek, yapılacak denetimlerde cezai duruma düşmemeleri için yasal süreler içerisinde muayene başvurularını yapmaları konusunda kullanıcılarına uyarıda bulunuldu. Sanayi ve Teknoloji Müdürü Salih Akbulut, yaptığı yazılı açıklamada, 3516 Sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ve Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği ve Tartı Aletleri Muayene Yönetmeliği’ne göre kullanılan her bir ölçü aletinin belirli süreler içerisinde periyodik muayenesinin yaptırılmasının zorunlu olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti: “Bu kapsamda aşağıda cinsi belirtilen ölçü aletleri ile ilgili olarak 2024 yılı Şubat ayı sonuna kadar ilgili kurumlara veya muayene servislerine beyanname verilmesi gerekmektedir. EDİRNE SANAYİ VE TEKNOLOJİ İL MÜDÜRLÜĞÜ Hububat Muayene Aletleri Elektrik, su, havagazı, doğalgaz sayaçları ile akım gerilim transformatörleri TÜRK STANDARTLARI ENSTİTÜSÜ 2 (iki) Yıllık periyodik muayene süresi dolan su dışındaki sıvıların miktarlarının sürekli ve dinamik ölçümü için ölçme sistemleri (Akaryakıt, LPG ve Adblue sayaçları), sıkıştırışmış doğalgaz (CNG) ölçme sistemleri, akaryakıt hacim ölçek kapları, motorlu taşıt lastiklerinin hava basıncı ölçümünde kullanılan cihazlar, hassas kütle ölçüleri, 5 kg’dan yukarı kütle ölçüleri, demir yolu yük ve sarnıçlı vagonları, maksimum kapasitesi 2000 kg üzerinde olan otomatik olmayan tartı aletleri, aks kantarlarının ve hız ihlal tespit donanımlarının ilk, periyodik ve stok muayene müracaatları için; https://basvuruportal.tse.org.tr adresli başvuru portalı üzerinden en geç 29.02.2024 tarihi mesai bitimine kadar TSE’ye (Türk Standartları Enstitüsü) elektronik ortamda başvuru yapılması gerekmektedir.
BELEDİYE BAŞKANLIKLARI Belediyelerce tespit edilecek yer ve günlerde kurulan, açık veya kapalı olan Pazar yerlerinde kullanılan ve tartim kapasitesi 2000 kg’in altında olan III ve IV. üncü sınıf otomatik olmayan elektronik tarti aletleri, yay ve elektronik tertibatı bulunmayan tartım kapasitesi 2000 kg ve altında olan mekanik tarti aletleri (Masa Terazileri, Asma Teraziler, Tek Kollu Kantarlar, ibreli Terazi) için muayene başvurularının en geç 29.02.2024 tarihi mesai bitimine kadar Belediye Grup Merkezi Ölçüler ve Ayar Memurluklarına yapılması gerekmektedir. YETKİLİ MUAYENE SERVİSLERİ Otomatik tartı aletleri ve tartım kapasitesi 2000 kg ve altında olan otomatik olmayan tarti aletleri muayene başvuruları iki yılda bir ocak ve şubat ayları içinde Tartı Aletleri Yetkili Muayene Servisine yapılacaktır. Egzoz gazı emisyon ölçüm cihazları ve hız ihlal tespit donanımları her yıl, Isı sayaçları muayene başvuruları ise beş yılda bir ilgili Muayene Servisine periyodik muayene başvurusu yapılacaktır. Takograf Cihazlarının muayene başvuruları ilgili Muayene Servislerine gün/ay/yıl takip edilerek iki yılda bir yapılacaktır. Taksimetre cihazlarının muayene başvuruları ilgili Muayene Servislerine gün/ay/yıl takip edilerek yılda bir yapılacaktır. Bakanlığımızdan muayene ve damgalama yetkisi almış Muayene Servisleri listesine https://msurapor.sanayi.gov.tr adresinden ulaşılabilir. Elektrik, Su ve Gaz Sayaçları Muayene Yönetmeliğinin yürürlük tarihi 01.01.2024’tür. Bu Yönetmeliğe göre elektrik, su ve gaz sayacı kullanıcıları kullanımda olan sayaçların tamamının (muayene süresi dolmamış olanlar dahil) kullanıcı (Belediyeler, gaz dağıtım şirketleri, elektrik dağıtım şirketleri, organize sanayi bölgeleri ve diğer ilgililerin) tarafından liste halinde her yılın ocak ayının başından şubat ayının son gününe kadar İl Müdürlüğümüze iletilmesi gerekmektedir. Listeyi zamanında bildirmeyen, eksik veya hatalı bildiren kullanıcılar hakkında 1705 Sayılı Kanun gereğince idari işlem uygulanacaktır. Periyodik muayene süresi dolan sayaçlar (Elektrik, Su Ve Gaz Sayaçları) periyodik muayene süresinin dolduğu yılı takip eden yıl içerisinde kullanıcı tarafından tüketiciden sökülerek yerine geçerli muayenesi olan bir sayaç takılması gerekmektedir. Gaz Sayaçları için iletim şebekesinde ve/veya iletim şebekesine doğrudan bağlı olan gaz sayaçları için muayene süresi 5 yıl, dağıtım şebekesi üzerinde kullanılan gaz sayaçlarının muayene süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir. Dağıtım şebekelerinde abonelerde kullanılmakta olan periyodik muayene süresini doldurmuş su, elektrik ve doğalgaz sayaçları için muayene başvurularının; ilgili Belediye Başkanlıkları, Elektrik ve Doğalgaz dağıtım şirketleri tarafından https://dijitalbakanlık.sanayi.gov.tr adresi üzerinden en geç 29.02.2024 tarihi mesai bitimine kadar Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüklerine yapılması gerekmektedir. 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu’nun 15/c Maddesine aykırı fiillerden dolayı her bir ölçü aleti için İdari Para Cezası uygulanacaktır. Yapılacak denetimlerde Ölçü ve Ölçü Aleti kullanıcılarının cezai duruma düşmemeleri için yasal süreler içerisinde muayene başvurularını yapmaları hususu; kamuoyuna önemle duyurulur.”
Her yıl Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) tarafından düzenlenen İhracatın Yıldızları Ödül Töreni bu yıl da ihracat lideri firmalara ödüllerini dağıttı. 9 Ocak tarihinde düzenlenen törende, 2023 yılı şirket ciroları baz alınarak, yıl boyunca yaptıkları ihracat ile Türkiye ekonomisine 42,6 milyar dolar ihracat başarısı kazandıran firmalar, Cumhuriyetin 100. yılının da kutlandığı özel bir etkinlikte bir araya geldi.
Cumhuriyetimizin 100. yılında seramik ve toprak ihracatının parlayan yıldızı: QUA Granite
Ege İhracatçı Birlikleri’nin (EIB) 21 kategoride 57 firmaya 61 ödül verdiği törende Ege Bölgesi ihracatına katkı sağlayarak, “Seramik ve Toprak Ürünleri” kategorisinde öne çıkan QUA Granite, 3.’lük ödülünün sahibi oldu.
QUA Granite İhracat Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Çakır Suna: “Kurulduğumuz günden bugüne yükselen başarı grafiğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. Ülkemiz ekonomisine sunduğumuz katkılarla layık görüldüğümüz bu ödül bizleri çok gururlandırdı. Ege bölgesi başta olmak üzere ülkemiz topraklarına değer katmaya ve sektörümüzde iz bırakan başarılara imza atmaya devam edeceğiz” dedi.
Olgay GÜLER Birleşik Emekliler Sendikası Genel Örgütlenme Sekreteri Taner Günerbüyük, SSK ve Bağkur emeklilerine verilen yüzde 5 ek zamla birlikte, ülke genelinde tüm emeklilerin açlık ve yoksullukta eşitlendiğini söyledi. SSK ve Bağkur emeklisine verilen yüzde 5 ek zamla birlikte en düşük emekli maaşı da 10 bin lira olarak belirlendi. Açıklanan zam oranları, emeklilerce tepkiyle karşılanırken, Birleşik Emekliler Sendikası Genel Örgütlenme Sekreteri Taner Günerbüyük, yayınladığı açıklamayla oranları değerlendirdi. Günerbüyük, yapılan yüzde 5 ek zamla, tüm emeklilerin açlık ve yoksullukta eşitlendiğini söyledi. ‘SADAKA İSTEMİYORUZ’ En düşük emekli maaşının 10 bin lira, milletvekili maaşının ise 230 bin lira olduğuna dikkat çeken Günerbüyük, “En düşük emekli maaşı 10.000 ₺, emekli olmuş, milletvekilliğine devam edenin maaşı 230.000 TL, yani en düşük emekli maaşının 23 katı, vekile kıyak, bürokrata 4- 5 yerden maaş, emekliye yaşamayın, ölün diyorlar. Biz emekliler sadaka istemiyoruz, bize sadaka vermiyorlar, biz çalışırken ödediğimiz primlerin karşılığını maaş olarak alıyoruz, bu maaşlar anamızın ak sütü gibi helaldir, biz seçtiklerimizin zenginleştiği, emeklilerinin yoksullaşmasını istemiyoruz. Diyoruz ki; sorun emeklilerinse, çözümde emeklilerle olacaktır, Birleşik Emekliler Sendikası senin sendikandır, seninle birlikte emeklilerin %1’ini üye yaptığı zaman, sofrandaki ekmeği büyütmek için, Bakanlıkla toplu sözleşme masasına oturacaktır” dedi. ‘EMEKLİLER AÇLIK VE YOKSULLUKTA EŞİTLENDİ’ Emeklilerin, örgütsüz oldukları için yoksullaştığını dile getiren Günerbüyük, “Biz emekliler, emekli olduğumuz için yoksullaşmadık, örgütsüz olduğumuz için yoksullaştık. Görüyorsunuz iktidar partileri AKP- MHP’ye oy vermeniz yoksullaşmanızı engellemedi, mevcut iktidar biz emeklileri açlıkta – yoksullukta eşitledi, biz emeklilere bunu reva gördü, biz bu durumu hak ediyor muyuz? Hayır etmiyoruz, bunun için de sendikamız etrafında birleşip, mücadele etmeliyiz. Siyasi iktidara diyoruz ki; kendinize kıyak maaşlar, yandaşa vergi afları, özel hastanelere hasta garantisi, hava alanlarına yolcu garantisi, köprülere araç garantisi veriyorsunuz, biz emeklilere de yaşam garantisi istiyoruz” ifadelerini kullandı. Emeklilerin hak ettikleri artışları alabilmesi için çözümün örgütlenmesi gerektiğinin altını çizen Günerbüyük, “Biz emekliler olarak diyoruz ki; % 5’lik zamda bizleri eşitleyenlere karşı biz de çeşitli partilere oy vermiş emekliler olarak, sıkıntımız, sorunumuz ortaksa, çözümde ortaktır diyoruz. Sorun emeklilerinse, çözüm de emeklilerle olacaktır diyoruz. Sendikamız bir mirasa konmamış, bir konfederasyonun, bir siyasi partinin arka bahçesi değildir. Sendikamızda örgütleneceğiz, temsilcilikler, şubeler kuracağız, üye katılımı sağlayacağız, tüm emeklilerin %1’ini üye yapıp, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile emeklilerin ekonomik – sosyal haklarını almak, sofrasındaki ekmeği büyütmek için, toplu sözleşme masasına oturacağız. Bunu da sokak gücümüzle destekleyeceğiz” şeklinde konuştu.
Olgay GÜLER Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği ve Edirne Köy-Koop Başkanı Ahmet Erken, Ulusal Süt Konseyi’nin 13.50 lira olarak açıkladığı çiğ sütte referans alım fiyatının beklenenin altında bir rakam olduğunu söyledi. Erken, geçtiğimiz gün Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı çiğ sütteki tavsiye alım fiyatını eleştirdi. Litre başına açıklanan 13.50 liralık fiyatın beklenenin altında bir fiyat olduğunu dile getiren Erken, üreticinin şokta olduğunu belirtti. Yem fiyatlarıyla birlikte artan maliyetlere de dikkat çeken Erken, 1 litre sütte alım fiyatının en az 17.00 lira olması gerektiğinin altını çizdi.
‘ÜRETİCİ ŞOKTA, BİZ DE ŞAŞKINIZ’ Üreticilerle sürekli görüşme halinde olduklarını anlatan Erken, “Maalesef ki beklediğimiz fiyatın altında bir fiyat oldu. 3 yıldan beri süt fiyatları her ne kadar düşük gibi görünse de asgari ücret seviyelerinde gidiyordu. Bu anlamda üretici gerçekten şokta. Bunun yansımaları devam ediyor, üretici bizi arıyor. Umut ediyorum bu tepkilerden sonra ayın 19’unda Antalya’da yapılacak süt çalıştayında bu konular ele alınacak. Belki de tekrar bir referans fiyatı oluşup oluşmayacağı konusunda düşüncelerimizi sayın bakana ileteceğiz. Eğer böyle bir fiyat revize edilmezse ikinci plan olarak üretici devletin mutlaka en az 1.5 lira süt desteği vermesi gerektiğini belirtiyor. Bu kış şartlarında bu koşullarda üretim yapmanın anlamının olmadığını söylüyorlar üreticilerimiz. Biz de şaşkınız, umut ediyorum tekrar bir revizesi yapılır diye düşünüyorum” dedi. ‘EN AZ 17 LİRA OLMALI’ Yapılan yüzde 17’lik artışın kabul edilebilir olmadığını dile getiren Erken, “Sütte 6 ay önce oluşan 11.50 liralık fiyatın, bugün diğer kalemlerdeki artışlara bakıldığın yüzde 17 oranında artması gerçekten kabul edilebilir bir durum değil. Şu anda zaten yem fiyatları ortada bir yılda 19 ile 20 kere yeme zam geldiğini biliyoruz. Bu anlamda da süt fiyatlarının kesinlikle tekrar gözden geçirilmesini istiyoruz çünkü üretici gerçekten çok tepkili, çok mağdur. Mutlaka iyileştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Mutlaka ulusal süt konseyi veya bakanlık tarafından bu işin tekrar gözden geçirilmesini talep ediyoruz. Çiğ sütte alım fiyatının en az 17 lira olması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.
Olgay GÜLER Konutların turizm amaçlı kiralanması yönelik yeni düzenleme geçtiğimiz haftalarda Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girerken, Edirne Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Serhat Çeker özellikle Saros Körfezi’nde aylık ya da günlük olarak kiralama yapan konut sahiplerine uyarıda bulundu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca hazırlanan ‘Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik’, geçtiğimiz haftalarda Resmi Gazete’de yayınlandı. Yönetmelikte, konutların yerli veya yabancı kişilere tek seferde 100 gün veya daha kısa süreyle turizm amaçlı kiralanması için izin belgesi gerektiği belirtildi. İzin belgesine ilişkin tüm başvuruların e-Devlet üzerinden yapılacağının belirtildiği yönetmelikte, kiraya veren gerçek kişinin Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı veya nüfus cüzdanı fotokopisi, yabancı uyruklu ise pasaport fotokopisi ile yabancı kimlik numarası veya vergi kimlik numarası ibraz etmesinin zorunlu olacağı belirtildi. Yönetmelik gereği ayrıca, konutlarını turizm amaçlı kiralamak isteyen kişilerin artık Turizm Bakanlığı’ndan ruhsat almasının gerekeceği, ayrıca kiralık dairelerin girişlerine, konaklama tesisi olduğuna dair bir tabela asılması zorunlu olacağı ifade edildi. ‘HERKES EL ALTINDAN KİRAYA VERİYORDU’ Edirne’de özellikle Saros Körfezi bölgesinde aylık kiralamaların çokça yapıldığını söyleyen Çeker, “Kışın ortasında herkes yaz için anlaşmalar yapıp 2 ya da 3 aylığına yer tutayım diyerek Edirne’nin Saros Körfezi’nde yer ayırtıyorlar. Burada artık bunu ticarethane gibi düşünen yazlık sahipler var. Çoğu kişi geçim kaynağını buradan karşılıyor. Kiralarda da ciddi rakamlar konuşuluyor. Günlük kiralamalarda da aynı şekilde ciddi rakamlar söz konusu. Bunları hiç bir zamana kadar devlete bildirme veya vergi dairesine bildirme durumu yoktu. Herkes el altından veriyordu kirayı. Sanki akrabası oturuyor ya da kendisi oturuyormuş gibi gösteriliyordu” dedi. ‘CEZALAR BELİRLENDİ’ Yeni düzenleme gereği artık günlük veya aylık kiralamaların takibe gireceğini anlatan Çeker, “Bundan sonra kiralık yazlık asıldığı zaman artık takibine geçilecek. Bu sözleşmeler yapıldığında da ciddi şekilde cezaları var. Bunlar takibe alınacak. İnternet sitelerini takibe almaya başladılar. Bunlara devlet bir kısıtlama getirdi, 100 günlük olarak. Bu sadece yazlıklar için geçerli değil, şehir merkezinde de pansiyonlar var. Hiçbir resmiyeti yok, pansiyon adı altında veriliyor ama sadece 4-5 dairesi var ve bunları ticarethane gibi kiraya veriyor. Bugüne kadar bir denetim ya da uygulama yoktu, belirli bir ceza yaptırımı yoktu. Artık ilimizin Ticaret İl Müdürlüğü, vergi daireleri takibini yapacak. Artık resmi gazetede de yayınlandı, cezalar da belirlendi. Artık takibe alınmaya başlandı” diye konuştu. ‘CİDDİ BİR YAPTIRIM UYGULANACAK’ Vatandaşlara çağrıda bulunan Çeker, “Bizler de burada şunu diyebiliriz; halkımız bu şekilde bir kiralamaya girdiğinde el altında yapmasınlar. İlgili birimler yavaş yavaş oluşturulmaya başlandı, cezalar netleşti, ciddi bir yaptırım uygulanacak. Hiçbir şekilde ‘kazancın tamamını ben alayım, devlete vermeyeyim’ düşüncesine girişmesinler. Bildirimlerini yapsınlar, yarın öbür gün büyük cezalar çıkabilir” ifadelerini kullandı.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası, aidat borçlarını ödemeyenlerin üyeliklerinin yönetim kurulu kararıyla askıya alınacağı uyarısında bulundu. ETSO yönetimi üyelerden 25 Ocak 2024 tarihine kadar durumlarındaki değişiklikleri Edirne Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne tescil ettirmeye ve Oda aidat borç durumlarını kontrol etmeye davet etti. ETSO yönetiminde Oda üyelerine yönelik uyarı geldi. Oda üyeliği sıfatını kaybetmemeleri için üyelerden aidat borçlarını ödemelerini isteyen ETSO’nun açıklamasında şunlara yer verildi: “5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10 maddesinin 2. fıkrasında; ‘Vergi mükellefiyetinin terkin edildiği tespit edilen veya içinde bulunulan yıldan önceki iki yıldan itibaren adresleri ve durumları tespit edilemeyen ya da bu süre zarfında aidat ödemeyen üyelerin isimleri, oda yönetim kurulu kararıyla, meslek grupları ve seçmen listelerinden silinir; aidat tahakkukları durdurulur.’ 5174 sayılı Kanuna istinaden çıkartılmış olan “Oda Muamelat Yönetmeliğinin 14. maddesinde ise ‘Odalar, Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca her yılın Ocak ayında üye kayıtlarını güncelleştirir. Buna göre; vergi mükellefiyetinin terkin edildiği tespit edilen veya içinde bulunulan yıldan önceki ikinci yılın Ocak ayının ilk gününden, güncelleştirme işleminin yapılacağı ana kadar adres ve durumları tespit edilemeyenler ya da bu süre zarfında tahakkuk eden aidat borçlarını ödemeyenlerin üyeliği yönetim kurulu kararıyla askıya alınır’ denilmektedir. Yukarıda açıklanan kanun ve yönetmelik hükümlerine istinaden 25 Ocak 2024 tarihine kadar 2022 ve 2023 yılında tahakkuk etmiş aidat borçlarından en az bir tanesini ödemeyen üyelerimiz ile vergi mükellefiyetinin terkin edildiği tespit edilen üyelerimizin kayıtları Odamız Yönetim Kurulu kararı ile askıya alınacaktır. Üye kayıtlarının güncellenmesi ile ilgili olarak üyelerimizi https://ebelge.tobb.org.tr adresli web sayfamızdan inceleme yapmaya, durumlarındaki değişiklikleri Edirne Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne tescil ettirmeye ve Oda aidat borç durumlarını kontrol etmeye davet ediyoruz. Tüm üyelerimize önemle duyurulur. Ayrıntılı bilgi için Odamızın 0284 225 10 14 numaralı telefonundan dahili 117 ile görüşebilirsiniz.”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) 2023 yılının değerlendirildiği ve 2024 yılı beklentilerini içeren raporunda 2023 yılı prim desteklerinde 18 ürünün 8’inde artış olurken, ancak bazı ürünlerde uzun yıllardır artırılmayan desteklerin bu yıl da değişmediği, çeltik priminin 15 yıldır 10 kuruş olduğuna dikkat çekildi. Trakya Birlik’in 12 lira olan ayçiçeği alım fiyatını yüzde 17,5 oranında artırarak 14,1 liraya yükselttiği belirtilen raporda, ancak artan enflasyon ve yüksek girdi fiyatları nedeniyle açıklanan bu fiyatın maliyet seviyesinde kaldığına yer verildi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın değerlendirdiği Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin 2023 yılı değerlendirmesini ve 2024 yılı beklentilerini içeren raporunda, çiftçilerin bankalara olan toplam kredi borcu son bir yılda yüzde 88,5 arttığının altı çizilerek şunlara yer verildi:
ÇİTÇİLERİN BANKALARA BORÇLARI “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre, 2022 yılı Kasım ayı sonunda, tarım ve balıkçılık nakdi ve takipteki toplam kredi bakiyesi, 309 milyar 814 milyon lira olarak gerçekleşirken, 2023 yılı Kasım ayı sonunda 584 milyar liraya ulaştı. Son bir yıllık süreçte çiftçilerin bankalara olan toplam kredi borcu yüzde 88,5 arttı. 2022 yılı Aralık ayında Ziraat Bankası 1 yıllık işletme kredilerinde kullandığı cari faiz oranı yüzde 9,5 iken peş peşe artan oranlarla 2023 yılı Aralık ayında yüzde 42 seviyesine yükseldi. Tarım Kredi Kooperatifleri, düşük faizli kredi kullanımında Ziraat Bankası cari faiz oranı üzerine Kredi Kullandırma Komisyon ve fon payı ekleyerek uyguladığı faiz oranını artırdı ve yıllık faiz oranı yüzde 58’lere kadar yükseldi.”
KREDİLER Raporda, diğer bankalarda 2022 yılı Aralık ayında yüzde 17 olan bir yıllık işletme kredisi faiz oranının yüzde 62’ye ulaştığı, bu yıl yaşanan diğer bir sorunun ise, bankalar ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin kredilerde değişken faiz uygulaması olduğu belirtildi. DESTEKLER “Gübre desteğinde artış olmadı. 2023 üretim dönemi için ödenecek destekler miktarı 2024 yılı bütçesinde 91 milyar 554 milyon olarak planlandı” denilen raporda özetle şunlar kaydedildi: “2024 yılı bütçesinde tarımsal desteklere yüzde 44,4 artış yapılmış olsa da yaşanan ekonomik gelişmeler, girdi fiyatlarındaki artışlar ve enflasyon dikkate alındığında belirlenen rakam yeterli olmadı. Diğer yandan, destek bütçesinin Tarım Kanunu’nda belirtildiği gibi Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın en az yüzde 1 oranında olması gerekirken, bu rakam Orta Vadeli Planda açıklanan GSYH tahminine göre, yüzde 0,25 düzeyinde kaldı. 2023 yılı için açıklanan destek kalemlerine baktığımızda; gübre desteğinde artış olmazken, mazot desteğinde ve (yem bitkileri dışında) tüm ürünlerde artış oldu. Arpa, buğday, çavdar, yulaf ve tritikale ürünlerinde mazot desteği 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 37,33 oranında artarak 103 liraya yükseldi. Diğer ürünlerdeki mazot desteği artış oranı yüzde 35,5 ile 38,71 arasında değişiyor. Havza bazlı fark ödemesinde buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, pamuk ve ayçiçeğinde artış yaşandı. 2023 yılında buğday primi yüzde 900 artarak 10 kuruştan 1 liraya yükseldi. Arpa, çavdar, yulaf, tritikalede primler yüzde 400 artışla 10 kuruştan 50 kuruşa, ayçiçeğinde yüzde 100 artışla 50 kuruştan 1 liraya, pamukta yüzde 45,4 artışla 1 lira 10 kuruştan 1 lira 60 kuruşa, kanolada ise yüzde 25 artışla 80 kuruştan 1 liraya yükseldi. Ayçiçeği prim desteği yaşanan kuraklık nedeniyle Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nde 1 liradan, 1 lira 50 kuruşa artırıldı. Yine 2023 yılında yağlık ayçiçeği su kısıtı olan bölgelerde sertifikalı tohum kullanımı destek kapsamına alındı. 2023 yılı prim desteklerinde 18 ürünün 8’inde artış oldu. Ancak bazı ürünlerde uzun yıllardır artırılmayan desteklerin bu yıl da değişmediğini görüyoruz.15 yıldır çeltik primi 10 kuruş, 8 yıldır aspir primi 55 kuruş, soya primi 60 kuruş, zeytinyağı primi 80 kuruş, 7 yıldır dane mısır primi 3 kuruş, 5 yıldır dane zeytin primi 15 kuruş,fındıkta alan bazlı destek ise 10 yıldır dekara 170 lira olarak ödeniyor.” SİGORTA Raporda, Tarım BAĞ-KUR primleri SGK’ya kayıtlı çiftçilere ilişkin ise şunlar aktarıldı: “Çiftçilerimizin asgari ücrete endeksli olan tarım BAĞ-KUR primleri 4 bin 628 liradan yüzde 49,11 oranında artışla 6 bin 900 lira 86 kuruşa yükseldi. Borcu bulunmayan çiftçilerimize verilen 5 puanlık hazine desteği göz önünde bulundurulsa bile çiftçilerimizin ödeyeceği tarım BAĞ-KUR primi aylık 3 bin 957 lira 28 kuruştan yüzde 49,11 artarak 5 bin 900 lira 74 kuruşa yükseldi.Bu rakamlar çiftçilerin ödeme gücünü aşmakta ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na kayıtlı BAĞ-KUR sayısı her geçen yıl azalmaktadır. SGK verilerine göre 2021 yılında 1 milyon çiftçimiz kayıtlı iken, bu yıl bu sayı 500 binin altına geriledi.” GİRDİLER Rapora göre, girdilerde en fazla artış yüzde 69,6 ile mazotta görülürken, üreticiler açısından en önemli maliyet kalemlerinden bir diğeri de sulama ücreti oldu. Söz konusu raporda hububat üreticilerinin hasat sezonunda randevu alamadığı, TMO’ya ürün vermekte zorlandıklarının altı çizilirken, gübre, ayçiçeği ve hayvancılığa ilişkin ise şunlar vurgulandı: “Gübre fiyatlarında geçen yılın Aralık ayına göre DAP gübresi yüzde 18,8 oranında, 20.20.0 gübresi yüzde 14,1 oranında, amonyum sülfat gübresi yüzde 9,2 oranında, amonyum nitrat (yüzde 26) gübresi yüzde 3,4 oranında ve ÜRE gübresi yüzde 1,3 oranında arttı. Mazot fiyatı son bir yıla göre yüzde 69,6 oranında artış gösterdi. Son bir yılda besi yemi fiyatı yüzde 39,8 ve süt yemi fiyatı yüzde 41,1 oranında arttı. Zirai ilaçlardan Deltametrin EC (25 g/L) fiyatı son bir yılda yüzde 64,3 artışla tonu 630 liraya yükseldi. Üreticilerimiz açısından en önemli maliyet kalemlerinden bir diğeri de sulama ücretleridir. 2023 yılında Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından işletilen sulamalarda, bölgelere göre değişmekle birlikte su ücretlerinde yüzde 50,4’e varan oranda artış yaşandı. Sulama alanı içerisinde tüm tarife grupları için geçerli olmak üzere çiftçilerin tamamen kendi imkânlarıyla kullandıkları yeraltı suyu ücretleri 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 42,9 oranında artarak dekara 30 liraya yükseldi. Artan sulama fiyatları üretim maliyetlerini daha da artırdı. Artan sulama maliyetlerini azaltmak amacıyla, Cumhurbaşkanlığı Kararıyla 2023 yılı için su kullanım hizmet bedelinin yüzde 50’si desteklendi. Bu destek kararı üreticilerimiz tarafından memnuniyetle karşılandı. 2023 yılında sertifikalı tohum fiyatları bir önceki yıla göre makarnalık buğdayda yüzde 23,8, ekmeklik buğday yüzde 14,3, arpada yüzde 16,7 ve tritikalede yüzde 15,8 oranında artış gösterdi. Elektrik fiyatları ise 2023 yılı Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 oranında artarak kilovatı 256,46 kuruşa çıktı. Yağlı tohumlar toplam üretiminde geçen yıla göre yüzde 12,8 oranında azalış gerçekleşti. Bu yıl ayçiçeği üretimi geçen yıla göre yüzde 13,8 azalarak, 2 milyon 550 bin tondan 2 milyon 198 bin tona geriledi. Kanola üretiminde yüzde 20, soya fasulyesi üretiminde yüzde 11,3, yer fıstığı üretimi de yüzde 0,6 oranında azaldı. Aspir üretimi yüzde 30 arttı. Bu yıl Trakya Birlik 12 lira olan ayçiçeği alım fiyatını yüzde 17,5 oranında artırarak 14,1 liraya yükseltti. Ancak artan enflasyon ve yüksek girdi fiyatları nedeniyle açıklanan bu fiyat maliyet seviyesinde kaldı. Bu yıl Trakya bölgesinde yaşanan kuraklık nedeniyle Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde yağlık ayçiçeği priminde artışa gidildi, ancak bu da üreticinin düşen gelirini yükseltmeye yetmedi. Üretimimizin ülke ihtiyacına yetmeği ayçiçeği ve ürünlerinde 11 aylık dönemde ithalat yüzde 10,6 artışla 2 milyon 481 bin 199 tondan 2 milyon 745 bin 460 tona yükseldi.” Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2020 yılında 18,2 milyon baş olan büyükbaş hayvan sayısı, 2021 yılında 18 milyon başa geriledi. 2022 yılında ise 17 milyon baş olan büyükbaş hayvan sayısı 2023 yılının ilk altı ayında yüzde 2 oranında azalarak 16,7 milyon başa geriledi. Küçükbaş hayvan sayısı ise 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2,2 azalarak 56,3 milyon başa, 2023 yılının ilk 6 ayında ise yüzde 5,3 azalarak 53,3 milyon başa geriledi. Böylelikle sadece 6 aylık dönemde büyükbaş hayvan sayımız 502 bin, küçükbaş hayvan sayımız ise 3 milyon azalmış oldu.Hayvancılığa verilen destek, miktar olarak her yıl artış gösterse de toplam tarım destekleri içerisindeki payı giderek azalıyor.”
Olgay GÜLER Edirne Ziraat Odası (EZO) Başkanı Hüseyin Arabacı, ayçiçeğinde maliyetlerin yüksekliği, yetersiz destek primleri ve kuraklık dolayısıyla üreticinin 2 yıldan bu yana zararına üretim yaptığını belirtip, bakanlığa destek çağrısında bulundu. Ayçiçeği üreticileri, 2 yıldan bu yana yaşanan kuraklık, maliyetlerin yükselmesi ve yetersiz destekleme primi kıskacında üretim yapmaya çalışıyor. Buğday – ayçiçeği paritesinin de gözetilerek desteklemelerin ayçiçeğinde arttırılması talebinde bulunan üretici, geçtiğimiz yıl hükümetin verdiği 1 liralık destek karşısında hayal kırıklığına uğradı. Üreticinin neredeyse 2 yıldır ayçiçeğinde zarar ettiğini belirten EZO Başkanı Hüseyin Arabacı, yaklaşan yeni ekim döneminde bakanlığın desteklemeleri arttırması gerektiğini söyledi.
‘BAKANLIĞIN CİDDİ DESTEK VERMESİ LAZIM’ Geride kalan 2 yılın ayçiçeği üreticisi için çok zor geçtiğini kaydeden Arabacı, “İthalat baskısı var, gümrük vergileri sıfırlandı, yurt dışındaki fiyatlar geriledi ama bizim Türkiye’deki maliyetlerimiz aşağıya düşmedi. Bizim bugün yurtdışıyla mücadele edebilmemiz için devletin burada maliyetlerimizi aşağıya çekmesi lazım. Çekilemiyorsa da o zaman bakanlığımızı ciddi destek vermesi lazım. Biliyorsunuz biz bunu 2022 yılındaki hasat döneminde tarım bakanımız Edirne’ye geldiğinde de dile getirmiştik. Açıklanan fiyatlar aşağı yukarı maliyet fiyatına yakın fiyatlardı. Bizim maliyetlerimiz yüksek olduğu için biz bakanlığımızdan bunun için ekstra bir destek istemiştik, maalesef ki o dönemde olmadı. Bu yıl bakanlığımızdan yine istedik. Hatta bu yıl maliyetlerimiz daha yüksekti. Edirne merkezde bölgesel olarak verimi 50-60 kiloya kadar düşen üreticilerimiz oldu. Özellikle Tekirdağ’da hiç biçilmeyen yerler vardı. Baktığımızda Trakya bölgesinde verim önceki yıllara nazaran biraz daha düşüktü. O nedenle biz de bakanlığımızdan ekstra destek istemiştik. Bu yıl ayçiçeğinde 1 lira prim destek olarak bakanlığımız açıkladı ama biz bu desteğin yeterli olmadığını düşündük” dedi. ‘ÜRETİCİ BELKİ ZARAR ETMEDİ AMA KAR DA ETMEDİ’ Desteklemelerde buğday-ayçiçeği paritesinin de gözetilmediğini söyleyen Arabacı, “Zaten bugün piyasa şartlarına baktığımızda buğday ile ayçiçeği arasında bir parite vardır ve bu 1’e 2’dir. Burada buğdaya da 1 lira destek verildi, ayçiçeğine de 1 lira destek verildi. Biz 1 yıl öncesi en az 2.5 – 3 lira destek olmasını talep ederken üreticiler olarak, bu geçen yıl da olmadı. Bizim üreticiler olarak baktığımızda bugün en az 4 lira bandında bakanlığımızın destek vermesini düşünüyoruz çünkü 2 yıldan beri ayçiçeği üreticisi çok zor bir dönem geçiriyor. Ancak ektiği diğer ürünlerle, destekleyerek bir şekilde üretim yapıyor. Yani 2 yıldan beri ayçiçek üreticisi belki zarar etmedi ama kar da etmedi” diye konuştu. ‘ÜRETİCİ ALTERNATİF ÜRÜNLERE KAYABİLİR’ Üreticinin 2 yıldan beri para kazanamadığını, doğal olarak farklı ürünleri ekme yoluna gidebileceğini ifade eden Arabacı, “Ayçiçeği üreticimiz 2 yıldan beri bu işten para kazanamıyor. Bu üretimin ayçiçeği kısmında zarar olarak değerlendiriliyor. 2 yıl böyle geçti, önümüzdeki yıllar da böyle devam ederse doğal olarak üretici alternatif ürünlere kaymaya başlayacaktır. Oldu ki biz ayçiçeğinde en fazla yüzde 60 oranında kendimize yetebilen bir ülkeyiz ki bu en iyi yılda yüzde 60. O yüzden de burada ayçiçeği üreticisinin 2 yıl zarfındaki yaşadığı fiyat düşüklüğü, piyasa şartları üreticiyi zora soktu. Doğal olarak da biz ayçiçeği üretimini arttıralım, kendi kendimize yetelim derken alternatif ürünlere kaymak zorunda kalacak üretici, eğer böyle giderse. O nedenle de öncelikle fiyat değişmesin aynı kalsın ama maliyetlerimiz düşsün öncelikle. Gümrük vergileri yükselmesi lazım, bununla ilgili bakanlığımızın gerekli işlemleri yapmasını bekliyoruz. Bunların hiçbirisi yapılamasa da en kötü ekstra destek istiyoruz. Çünkü biz dışa bağımlı olmak değil kendi kendine yetebilen bir ülke olmak istiyoruz üreticiler olarak” şeklinde konuştu.