Kategori arşivi: Ekonomi

Kafe ve restoran zinciri Kırklareli’de

Edirne ve Lüleburgaz’da hizmet veren Mia Bella Kafe ve Restoran üçüncü şubesini Kırklareli’nde hizmete açtı.
Bülent İlhan ve Necmettin Kalyoncu isimli iş adamlarının girişimleriyle Kırklareli’nde hizmete giren Mia Bella’nın açılışı Kırklareli Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, Geçmiş dönem Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirneli Mali Müşavir İlker Ocak kalabalık bir davetli topluluğunun hazır bulunduğu törenle yapıldı.


Kırklarelililerin de yoğun katılım sağladığı açılış töreninde girişimci BNK Grup adına Necmettin Kalyoncu ile Bülent İlhan da birer konuşma yaptı. Konuşan girişimciler Mia Bella Kafe ve Restoran olarak hedeflerinin kaliteli ve lezzet standartlarını üst seviyelerde sürdürmek olduğunu belirtti ve şöyle dedi.


“Farklı iş kollarında da bu bölgede yatarımlar yapıp istihdam sağlamayı amaçlıyoruz. Markamız kurulup hizmete başladığı ilk günden bu yana yüksek hizmet ve lezzet standardını koruyor ve her gezen gün bu standardı yukarıya taşıma ilkesiyle hareket ediyor. İş yerimizin Kırklareli’nde de aranan ve beğenilen bir mekan olması için çalışacağız.”

Üreticinin kaderi yağışlara bağlı!


Olgay GÜLER
Edirne’de geçtiğimiz hasat döneminde yaşanan kuraklık nede-niyle hem buğday hem de ayçi-çeğinde verim anlamında büyük mağduriyet yaşayan üretici, son haftalarda düşen yağmur ve kar yağışlarıyla ümitlendi.
Kentte geçtiğimiz yaz ayının aşırı sıcak ve yağışsız geçmesi nedeniyle oluşan kuraklık, ekili ayçiçek tarlalarını kurutarak, verim kaybına yol açtı, kimi üreticiyse tarlasını biçmedi. Kuraklığın ekim ayında da devam etmesi nedeniyle üretici buğdayını da kuru toprağa ekerken, devamında Aralık ayıyla birlikte başlayan yağışlı dönem, ümitleri canlandırdı. Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, kentte özellikle Şubat ayında düşen yağmur ve kar yağışının, ekili buğday tarlalarındaki ürünün gelişimi açısından çok iyi geldiğini söyledi.


‘TOPRAK DAHA DOYUMA ULAŞMADI’
Buğday ekiminden bu yana, bölgenin belli aralıklarla yağış aldığını ifade eden Arabacı, “Ürünleri ektiğimiz günden bugüne belli aralıklarla yağışlar aldık ama bunu kış olarak değerlendirdiğimizde almamız gereken yağışı aldık mı? dersek, daha toprak tamamen doyuma ulaşmadı. Bu Ocak ayının aşağı yukarı 15’i ile 20’si arasında en son yağış olmuştu. Bu Şubat ayında bu son yağan yağışa kadar bayağı bir kurak geçti o ara. Hatta gübre atma dönemi geldiği için üreticilerimiz; ‘zaman geç kalıyor’ diye telaşlanmaya başladı. Çok şükür son gelen yağmur, kar bununla beraber hem gübremizi buğdayımıza attık, hem de bu yağışla beraber onu hiç azot kaybı olmadan toprağın bu gübreden faydalanmasını sağladık. Yağış bu anlamda çok güzel geldi. Hem gübreyi ürüne yedirme açısından, hem de ürünün gelişimi açısından. Şimdilik ürün gelişimiyle alakalı sıkıntımız yok. Ama toprak doyuma ulaşması ve tabanın tamamen tahılla kaplanması için bu yağışlar yeterli mi derseniz, yeterli değil tabii ki” diye konuştu.
‘GÜZEL YAĞIŞ ALIRSAK UMMADIĞIMIZ VERİMLER OLABİLİR’
Buğdayda ve ayçiçeğinde yüksek verimin, ileriki süreçte yağacak yağışlara bağlı olduğunu dile getiren Arabacı, “Bu şekil bir yağış aldığımızda bu sene nasıl bir tablo seyreder? Önümüzde nasıl bir süreç olur? Bu tamamen yağışlarla alakalı. Gönül ister kış döneminde toprak tamamen doyuma ulaşsın, yazın en azından kurak olsa da ayçiçeğinde en kötü 100-120 kilolardan bahsederiz. Onda da masrafımızı alacak en azından ürün çıkarmış oluruz. O yüzden toprağın doyuma ulaşması çok önemli. Ama şu anki yağışlarla maalesef bu oluşmadı. İnşallah bundan sonraki süreçte de yağış gelir, böyle sıkıntı yaşamayız diye umuyorum. Böyle olursa ne olur? dersek. Bizim ürünümüzün yani buğdayımız, ayçiçeğimiz, ya da kanolamızın ihtiyacı olduğu dönemlerde birkaç güzel yağış alırsak belki ummadığımız verimler de olabilir. O yüzden toprak doyuma ulaşmadı diye biz bu yıl çok kötü verim alacağız demek de doğru değil. O yüzden bu tamamen önümüzdeki alacağımız yağışlarla alakalı bir durum. İnşallah belli aralıklarla yağışlar gelir. Ürünümüzün en azından gelişimini sağlar, iyi bir verim almamızı sağlar” dedi.


‘ERKEN EKİM AVANTAJLI’
Ayçiçeği üreticisinin özellikle son yıllarda, mevsimsel nedenlerden dolayı erken ekimi tercih ettiğine de vurgu yapan Arabacı, “Edirne bölgesi her zaman erken ekim yapmayı tercih eder. Yani erken ekimin avantajları ne oluyor? Bizim Edirne olarak konuşuyorum özellikle, erken ektiğimizde hem yağ oranı daha yüksek çıkabiliyor, hem de verim yüksek olabiliyor. Ama bu da tamamen yağışla alakalı. Ektiğimiz dönemdeki hava şartları çok önemli. Mesela geçtiğimiz yıl şubat sonlarında, mart başlarında çok güzel havalar oldu. Toprağın tavı ekime hazır vaziyette, güzel bir pozisyon almıştı. O yüzden hava şartları iyi gittiği için erken ekildi. Şimdi bu yıl ne olur? Bilemiyoruz. Hem toprak işleme açısından güzel bir tav ortamı oluşur, hava sıcaklığı iyi bir dereceye gelir, erken ekilir. Şöyle bir değerlendirme yaparsak, 10 yıllık periyot üzerinden değerlendirme yapsak erken ekimi mi, geç ekim mi? 10 yılın 8 yılı büyük bir ihtimal erken ekim kazanır, iki yıl geç ekim kazanır. Yani erken ekim her zaman bizim bölgemizde avantajlı ama bu erken ekim derken de toprak tavının ağır olduğu bir dönemde tarlaya girip işçilik yapmak da doğru değil. O tamamen hava şartlarıyla alakalı. Çok güzel tava gelir. İşlenilecek, ekilecek pozisyona gelir, havalar iyi gider, erken ekim avantajlı” şeklinde konuştu.

Tezgahta ‘hamsi’ bereketi!

Olgay GÜLER

Türkiye genelinde geçtiğimiz hafta yoğun kar yağışı nedeniyle tekneler denize açılamayınca tavan yapan balık fiyatları, yeni haftayla birlikte düşüşe geçti.

Soğuk ve yağışlı hava nedeniyle ülke genelinde geçtiğimiz hafta tekneler denize açılamayınca, balık fiyatları da arttı. Sofraların vazgeçilmezi hamsi, Edirne’deki tezgahlarda kilosu 250 liradan satılırken, büyüklüğü ve kalitesine göre diğer çeşitlerde de artış yaşandı. Yeni haftayla birlikte yağışlı hava etkisini kaybederken, avdan dönen balıkçı teknelerinde yaşanan hamsi bolluğu tezgah fiyatlarına da yansıdı.

Edirne’de Balık Pazar Caddesi’nde, geçtiğimiz hafta kilosu 250 lira olan hamsi, dün 100 liraya düştü. Hamsideki bolluk ve fiyat düşüşünü gören vatandaşlar ise balıkçılara yoğun ilgi gösterdi. Esnaf, balık yoğunluğunun sürmesini beklediklerini söyledi.

Ramazan öncesi ‘fiyat’ denetimi

Olgay GÜLER
Edirne Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, yaklaşan Ramazan öncesi kentteki gıda satış mağazalarında fiyat etiketi denetimi gerçekleştirdi.


İslam aleminin en kutsal ayı Ramazan öncesi, Edirne Ticaret İl Müdürlüğü kentin tüm ilçelerinde yerel ve ulusal marketler başta olmak üzere temel gıda ve ihtiyaç ürünlerine yönelik fahiş fiyat ve etiket denetimi yaptı. Başta kuru gıda ürünlerinin satıldığı iş yerlerinde denetim yapan ekipler, raf ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı, faturaları inceledi, gramaj kontrolü yaptı. Denetimler kapsamında yeme içme hizmeti sunan işletmelerdeyse fiyat listeleri ve gramaj denetimleri gerçekleştirildi.

Fiyat etiketi ve fiyat listesi olmayan işletmeler ile aykırılık tespit edilenler hakkında idari para cezası uygulanması için işlem yapıldı.
İl müdürlüğünden yapılan açıklamada, Edirne merkez ve ilçelerinde Şubat ayı içerisinde yapılan ve halen devam eden denetimlerde 71 işyerinde incelenen 939 üründe tespit edilen aykırılıklarla ilgili idari işlem yapıldığı belirtildi.

Açıklamada Ramazan ayı boyunca da şehrin muhtelif cadde ve sokaklarında denetimlerin devam edeceği belirtildi.

‘Sütte destek şart!’

Olgay GÜLER
Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Ahmet Erken, süt üretiminin sürdürülebilir olması için çiğ süt alım fiyatının en az 20 lira olması gerektiğini belirtti.
Ulusal Süt Konseyi, geçtiğimiz aralık ayında çiğ süt tavsiye fiyatını üreticinin eline litre başına net 17,15 lira geçecek şekilde açıkladı. 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren uygulanan yeni fiyat, binbir güçlükle üretimi sürdürmeye çalışan üreticileri bir nebze olsa da rahatlatırken, yeme ve diğer girdi maliyetlerine gelen zamla, bu fiyat da yetmemeye başladı. Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Ahmet Erken, süt üretiminin sürdürülebilir olması için alım fiyatının en az 20 lira olması gerektiğini söyledi.


‘EDİRNE’DEKİ ÜRETİCİ 17 LİRA 15 KURUŞTAN VERİYOR’
Erken, özellikle Edirne bölgesinde kaliteli süt üretilmesiyle birlikte, üreticinin eline net 17 lira 15 kuruş geçtiğini belirterek, “Bizim sütümüzde kalite bazında, 17 lira 15 kuruştan fiyatımız. Çünkü biz soğutulmuş sütü pazara verdiğimiz için ve her köyümüzün soğutma tankının bulunmasından dolayı hijyenik şekilde olduğunu sanayicimiz biliyor ve bu fiyatı ödüyor. Anadolu’ya gittiğimizde 13-14 lira olan bölgeler var ama bakanlık 15 lira 50 kuruş, 16 liradan aşağıya kesilen süt için destek verilmeyeceğini açıklamıştı. Bakanlık ile bu konuda görüşmeler halindeyiz. Biliyorsunuz Anadolu’da bazı bölgelerde sütler süt tozuna gidiyor. Anadolu’nun belli kesimlerinde sütle ilgili özellikle arzda krizler var. Pazara arz olmayanları o bölgedeki birlikler süt tozuna gönderiyor” dedi.
‘BAŞKA ÜLKELERE MUHTAÇ OLMAYCAK ŞEKİLDE ÜRETİM YAPMALIYIZ’
Ülkedeki hayvansal üretimin artması ve et fiyatlarının aşağı inmesinin önemine değinen Erken, “Bakanlık bu noktada birçok proje yürütüyor. Üreticilerin köyde kalmalarını sağlayacak projeler gibi çalışmalar var, 10 hayvana kadar desteklemeler var. Ayrıca kadınlarımıza ve genç üreticilere destekler var. Biz Türkiye’nin başka ülkelere muhtaç olmayacak şekilde üretim yapmasını, büyükbaş hayvan sayısının artırılmasını istiyoruz ve buna yönelik projelerin yapılmasını istiyoruz. Günlük olaylar insanları üzebilir ancak yaşanabilir bir sistem kurulmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
‘DESTEKLER DEVAM EDER DİYE UMUT EDİYORUM’
Geçtiğimiz yıl çiğ sütte verilen 1 lira destekleme fiyatının bu yıl da devam etmesi gerektiğini anlatan Erken, “Anaç sığırlar mutlaka desteklenmeli ve üreticinin üretimden vazgeçmemesi için desteklerin artması için bakanlıkla görüşme halindeyiz. Son üç ayda desteklerimiz 1 liraydı. Ocak sonrası bakan oluru ile olan bir şey ve umut ediyorum ki devam eder diye düşünüyorum. Çarşamba günü bu konu hakkında gideceğiz ve bölgelerimizde ki tespitlerimizi paylaşacağız. Sahadaki gelişmeleri sayın bakanımıza da aktaracağız. Üretim yapabilmek için destek şart” şeklinde konuştu.
‘SÜT FİYATI EN AZ 20 LİRA OLMALI’
Ülkede süt üretiminin sürdürülebilir olması için çiğ sütte üreticinin eline net geçecek fiyatın litre başına 20 lira olması gerektiğinin altını çizen Erken, “Türkiye’deki süt fiyatı şu an diğer mamuller ile karşılaştırıldığında; suyun yarım litresinin 30 liradan satıldığını düşündüğümüzde tabi ki sütün fiyatının en az 20 lira olması gerekiyor. Maliyetlerin her gün artması ile sütün maliyeti şu anki rakamların üzerinde. Süt işinin sürdürülebilir olması için en az 20 lira olması gerekir ki, üretici üretime devam edebilsin. Biz üretimden yanayız ve üretimi devam ettireceğiz. Bölgemizde de olsun genel olsun yüzde 3 ile 7 arasında sütün arttığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Balığın kulağına kar suyu kaçtı!

Olgay GÜLER
Ülke genelini etkisi altına alan soğuk hava ve kar yağışıyla birlikte, balıkçılar denize açılmakta güçlük çekince, tezgahlardaki balık fiyatları da arttı.


Soğuk hava ve kar yağışı, Çarşamba gününden itibaren yurt genelini etkisi altına aldı. Özellikle İstanbul başta olmak üzere, yurdun büyük bölümünü etkileyen yağış ve dondurucu soğuk nedeniyle tekneler ava çıkamayınca, tezgahta balık azaldı. Bu da fiyata yansıdı. Kulağına kar suyu kaçan balık yağlandı, lezzetlendi ancak kar nedeniyle balıkçılar denize açılamadığı için tezgahta fiyat da yükseldi.


Edirne’deki balığın adresi Balık Pazarı Caddesi’nde Çinekop kilosu 500, Levrek 450, Mezgit 500, Barbun 450 liraya yükseldi. Sofraların vazgeçilmez lezzetlerinden Hamsi ve İstavrit’in fiyatı ise 250 liraya çıktı. Hafta sonu da sürecek soğuk ve kar yağışı nedeniyle fiyatların bir süre bu şekilde devam etmesi bekleniyor.

Serbest tüketicilere online indirimli elektrik fırsatı

TREPAŞ, yüksek tüketimli tüketicilere elektrikte indirim fırsatı için web sitesinde “Serbest Tüketici Sözleşme Oluşturma Ekranı” uygulaması oluşturdu.  Bununla yılda 15 bin kWh ve üzeri elektrik tüketen ticarethane ve sanayi aboneleri, online olarak mesafeli sözleşme oluşturup, indirimli elektrik almaya başlayabiliyor.

Trakya Bölgesi’nde görevli tedarik şirketi olarak 1,3 milyondan fazla elektrik tüketicisine perakende elektrik satış hizmeti sunan Trakya Elektrik Perakende Satış A.Ş. (TREPAŞ), indirimli elektrik fırsatını “Serbest Tüketici Sözleşme Oluşturma Ekranı”na taşıdı. TREPAŞ, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 1 Şubat 2025 tarihi itibarıyla uygulanmaya başlanan Yüksek Tüketimli Tüketiciler için Son Kaynak Tedarik Tarifesi (YTSKTT) kapsamında yıllık tüketim limitleri 15 bin kWh ve üzeri olarak güncellenen “Ticarethane ve Sanayi” tüketicilerine online olarak mesafeli sözleşme oluşturma imkanı tanıyarak indirimli elektrik tedariğine başladı.

“KAMPANYA PAKETLERİNİ SEÇEBİLİYORLAR”

TREPAŞ’tan yapılan açıklamada; “Web sitemizde,Son Kaynak Tedarik Tarifesi hakkında detaylı bilgilendirme yapılmış olup, Serbest Tüketiciler,Yüksek Tüketimli Tüketici kapsamına girip girmediklerini saniyeler içinde sorgulayabiliyor.  Ardından Sözleşme Oluşturma Ekranı ile indirim almak istedikleri abonelikleri için ekranda kendileri için açılan kampanya paketlerinden birini seçebiliyorlar. Ekrandaki diğer adımları da tamamlayan tüketicilerimiz mesafeli sözleşme oluşturup, mevzuat doğrultusunda elektriği indirimli kullanabiliyor. Bu hizmet ile avantajlı fiyatlarımız tüketicilerimizin artık sadece bir “tık” uzağında. Hedefimiz işletmelerin enerji giderlerini düşürmesine katkı sağlarken aynı zamanda kolay, hızlı ve şeffaf bir hizmet sunmak” denildi.

Pideye zam yüzde 50!

Olgay GÜLER

Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Kemal Cingöz, Ramazan ayının vazgeçilmez lezzeti Ramazan pidesinin fiyatının belirlendiğini açıkladı.

Ramazan ayının vazgeçilmez lezzeti pide, bu yıl da sofraları süslemeye hazırlanırken, merak edilen fiyatı da belli oldu. Özellikle fırıncı esnafının artan girdi maliyetleri, zam taleplerini de beraberinde getirirken, EDESOB Başkanı Kemal Cingöz’den geçtiğimiz yıl 350 gramı 20 liradan satılan Ramazan pidesinin bu yıl 30 lira olarak belirlendiğini söyledi.

Cingöz ayrıca, kent merkezinde yüzde 50 zamlanan Ramazan pidesinin bazı ilçelerde 300 gramının 25 lira olarak satılacağını söyledi.

Ayçiçeğine ‘mevsimsel’ ayar!


Olgay GÜLER
Edirne’de yüksek sıcaklık ve yağışsız havayla birlikte geçen yıl oluşan kuraklık nedeniyle mağdur olan ve buğday ekimini geciktiren üretici, son yağışlarla birlikte ayçiçeği ekimini öne çekti.
Edirne’de yaz aylarında yağışsız ve aşırı sıcak nedeniyle oluşan kuraklık, ekili ayçiçek tarlalarının çatlamasına ve ürün kaybına neden oldu. Kuraklık sonbaharda da devam edince üretici, ekim dönemini geciktirip buğdayını kasım ayında kuru toprağa ekti. Ürünün büyüme dönemindeki düşük yağış oranı, yerini aralık ve ocak ayı ile birlikte yağışlı havaya bıraktı. Aralık ayında metrekareye düşen 120 kilogramlık yağışın ardından ocak ve şubat ayındaki kar yağışları hem buğday hem de ayçiçeği üreticisini sevindirdi. Üretici, son yağışlarla birlikte ayçiçeği ekimini öne çekti.


EN İDEAL EKİM METODU BELİRLENECEK
Öte yandan Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bitkinin kuraklığa karşı dayanıklılığının en uygun ekim tarihi ve yönteminin belirlenmesi için bölgede çalışma başlatıldı. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Fadul Önemli’nin desteğiyle yürütülen çalışmada, birer ay arayla pulluk işlemeyle ekim, kazık çekilerek ekim ve anıza ekimden oluşan 3 farklı yöntemle ekime gidildi. Merkeze bağlı Sarayakpınar köyünde yapılan çalışmaların sonucunda, kuraklığa karşı ayçiçeğinde en uygun ekim tarihi ve yönteminin belirlenmesi amaçlanıyor.


‘HAVA ŞARTLARI VE KOŞULLARI ÇOK ÖNEM ARZ EDECEK’
Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, “Ekim döneminin yanı sıra gelişim dönemindeki hava şartları da çok önemli. Bizim için yağmur bereket demek. Yağmur her zaman, afet boyutunda olmadığı sürece, çiftçimizin yüzünü güldürür. Mesela şu an havaların soğuk gitmesi, yağışlı olması, buğday tarımı açısından oldukça önemli. Tabii ayçiçek yerleri yavaş yavaş hazırlanmaya başlanacak. Havalar iyi gittiği için ayçiçeği ekimi de öne çekildi. Tabii ki yağmurun olumlu bir etkisi olacaktır. Ama dediğim gibi çıkış dönemi, gelişim dönemi, buradaki hava şartları ve koşulları çok önem arz edecek” dedi.


‘NORMALDE ŞUBAY AYINDA KARI KIŞI YAŞAMAMIZ LAZIM’
Havaların güzel gitmesi durumunda üreticinin erken ekim yapacağını söyleyen Ilgın, “Normalde şubat ayında karı kışı yaşamamız lazım. Ama gördüğünüz gibi dün mesela hava çok güzeldi. İşte bundan 10 gün sonra yine hava sıcaklıkları artarsa, hava iyi olunca çiftçimiz bir an evvel ekip ayçiçeği üretimine başlayacak. Buğday üretimi de aynı şekilde. Biliyorsunuz ekim ve biçim dönemlerinde kayma oldu. Bunun nedeni tamamen iklim krizi. İklim kriziyle alakalı bir durum. Çiftçiler de iklime adapte olmaya çalışıyorlar. Biraz daha erkene çektiklerinde gelişim döneminde biraz daha az kuraklığa maruz kalmasına sebebiyet verebilir. Bu nedenle iklim koşullarına çiftçi ayak uyduruyor, o nedenle öne çekiyor diyebiliriz” diye konuştu.
‘ÜRETİCİ GEÇTİĞİMİZ YIL ÇOK DÜŞÜK BİR VERİM ELDE ETTİ’
Geçen yılki kuraklık nedeniyle verimin düşük olduğunu hatırlatan Egemen Ilgın, “Türk tarımında genelde fiyata odaklanıyoruz ama fiyat kadar önemli olan bir şey de verimliliktir. Verimlilik fiyatı belirli ölçüde tolere eder. Verimlilik olmayınca bazı yerlerde dekar başına 70 kilogram, bazı yerlerde 90 kilogram biçimler yapıldı. Daha önce bu biçim miktarları 200-250 kilo civarındaydı. Üreticimiz çok düşük bir verim elde etti. Rekoltesi çok düştü ve toplamda sattığı zaman gübre, ilaç, tohum maliyetini karşılayamayacak oranda bir para eline geçti. Üretim planlamasını yaparken de belirli oranda ayçiçeği ekiminden vazgeçti; ‘Bu sene de aynı sorunlar yaşanabilir’ dedi. Onun yerine özellikle Keşan Kılıçköy bölgemizde Edirne’nin bazı bölgelerinde ayçiçeği üretmekten vazgeçti” dedi.


‘ÜRETİCİ ZOR DA OLSA ÜRETİMİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEK’
Edirne’nin ayçiçeği üretiminde lider konumda olduğunu söyleyen Ilgın, “Bildiğiniz gibi Edirne, Türkiye ayçiçeği üretiminde birinci olan bir il. Çok ciddi miktarda ayçiçeği üretiyoruz. Aynı zamanda Türkiye’nin de ciddi bir ayçiçeği açığı var. Ayçiçeği, ayçiçeği tohumu ve ayçiçeği yağı ithalatına çok ciddi oranda döviz veriyoruz. Dolayısıyla bizim üreticimizin ayçiçeği ekmesi aslında çiftçinin para kazanmasının yanı sıra Türkiye açısından da milli bir mesele. Bu nedenle ayçiçeği üreticimiz yine de zorluklara rağmen bu sene de. Biliyorsunuz çiftçinin karnını yarmışlar, kırk yıllık umut çıkmış. Aynen bu sene belki bazı şeyler düşünür diye zorlanarak da olsa tohum fiyatları ciddi miktarda pahalı, gübre deseniz zaten günlük altın borsası gibi, döviz borsası gibi yükseliyor, ilaç fiyatları sürekli yükseliyor. Ona rağmen üreticimiz inşallah Edirne’yi bu lider pozisyonundan düşürmeden, üretimini zor da olsa sürdürmeye devam edecek” diye konuştu.

Ramazan pidesinde fiyat netleşiyor


Olgay GÜLER
Yaklaşan Ramazan ayıyla birlikte, vazgeçilmez lezzetlerden pidenin bu yıl ki fiyatı da merak edilirken, ilk açıklama Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Kemal Cingöz’den geldi.
Ramazan ayının vazgeçilmez lezzeti pide, bu yıl da sofraları süslemeye hazırlanırken, artan enflasyonla birlikte fiyatı da merak ediliyor. Özellikle fırıncı esnafının artan girdi maliyetleri, zam taleplerini de beraberinde getirirken, Edirne için ilk açıklama EDESOB Başkanı Kemal Cingöz’den geldi. Cingöz, geçtiğimiz yıl 350 gramı 20 liradan satılan Ramazan pidesinde bu yılki muhtemel satış rakamını açıkladı.

İKİ RAKAM ÜZERİNDE DURULUYOR
Cingöz, komşu iller Kırklareli ve Tekirdağ’la pide fiyatlarıyla ilgili temasta olduklarını belirterek, “Şu ana kadar ramazan pidesiyle ilgili herhangi bir talep gelmedi. Bizim böyle bir çalışmamız da yoktu ama bugün civar illerde yapmış olduğum araştırmada henüz daha verilmiş fiyat olmadığını, düşünülen fiyatlar olduğunu öğrendim. Şu anda konuşulan fiyatlar 300 gram 25 TL ya da 350 gram 30 TL konuşuluyor. Konuşulan fiyatlar bunlar. Dolayısıyla oralarda ne verilirse biz de onu vereceğiz” dedi.
‘ÖNEMLİ OLAN ORTA YOLU BULMAK’
Ülkedeki artan enflasyonla birlikte, fırıncı esnafının da girdi maliyetlerinin arttığını belirten Cingöz, “Ülkedeki enflasyona bakarsak aslında pide fiyatlarına yüzde 50 gibi zam yapmak lazım. Ama bir de vatandaşı düşünmek lazım. Yani vatandaşa verilen fiyatlar, rakamlar ortada. Yani en yüksek, asgari ücrete yüzde 30 verildi, geri kalanları konuşmaya bile gerek yok memur ve emeklileri. Onun için fırıncıların penceresinden baktığınız takdirde en az yüz 50 vermek lazım, kaldı ki üstüne olabilir. Neden derseniz, geçen sene biz pideye zam verdiğimiz zaman unun çuvalı 500 – 550 lira bandındaydı, şu an 900 lira. Yüzde 80 civarında artış var. Ama bu noktada sadece enflasyonu da baz almak doğru değil. Bölge olarak tüm illerin verdiği fiyatlara bakmak lazım. Neden Tekirdağ’da yaşayan insanla, Edirne’deki insan farklı fiyatlardan pide yesin. Burada önemli olan orta yolu bulmak” diye konuştu.
‘EKMEK ZAMMINA BAKANLIKTAN RET GELDİ’
Geçtiğimiz ay esnafın talebi doğrultusunda 220 gram ekmek için alınan 15 liralık fiyat kararını, bakanlığın reddettiğini de kaydeden Cingöz, “Ekmek zammını yapalı bayağı bir süre oldu, bakanlığa gönderdik ama ret geldi. Bir daha bakanlığa gönderdik ve yeni cevabı bekliyoruz ama muhtemelen yine ret gelecek. Ama bizim fırıncı arkadaşların istemiş olduğu talep de şu an Türkiye’de ki fiyatlarla örtüşmüyor. Talepleri 220 gram için 15 lira. Türkiye genelinde oturmuş olan fiyat, 240 gramı 15 lira veya 200 gram 12.5 lira. Yani bu süreç biraz daha zaman alacak gibi duruyor. Fırıncı arkadaşlar geri adım atmadığı müddetçe bakanlıktan gelen ret yazısından sonra Ticaret Sanayi Odası ve biz fiyatları veririz, fiyat hayata geçer ama bu anlamda valilik komisyon kurarsa, fiyat geri çekilir. Yani izlenecek olan yol budur. En az bir buçuk aylık bir süreç daha var önümüzde gibi duruyor” şeklinde konuştu.