Lisanslı depolarda bulunan ürünler için düzenlenen Elektronik Ürün Senetlerinin (ELÜS) alım satım işlemlerinde, aracılı sisteme geçiş öncesi bilgilendirme toplantısı Edirne Ticaret Borsası’nda (ETB) gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu A.Ş. (Marmara ÜPAK) Genel Müdürü Can Şatıroğlu; “Lisanslı depolara konulan ürünler karşılığından düzenlenen Elektronik Ürün Senetleri (ELÜS), hali hazırda Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) platformu üzerinden alınıp satılmakta. Aracılı sisteme geçiş nedeniyle 13 Ocak 2025 tarihinde TÜRİB platformu alım-satım işlemlerine kapatılacak ve ELÜS alım satım işlemleri Ürün Piyasası Aracı Kurumları (ÜPAK) üzerinden gerçekleştirilecek” dedi. Şatıroğlu, “İşlemlerde mağduriyet yaşanmaması için TÜRİB’e kayıtlı olan tüm üreticiler ile şirketlerin, 13 Ocak 2025 tarihinden önce bağlı bulundukları ticaret borsaları aracılığıyla Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu (Marmara ÜPAK) platformuna kayıtlarını yaptırmaları veya güncellemeleri gerekiyor. Bireysel olarak sisteme kaydolacak üretici ve yatırımcılar Kimlik Belgesi (Ehliyet, Nüfus Cüzdanı, Pasaport) ile Yerleşim Yeri Belgesi başvurması yeterli olacak. Şirketlerin ise ana sözleşmesinin yer aldığı kuruluş Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, İmza Sirküleri, Vergi Levhası, Faaliyet Belgesi, Şirket Yetkili Beyanı (Limited Şirketlerde Ortaklar Kurul Kararı ile Anonim Şirketlerde ise Yönetim Kurulu Kararı ile atanmış Yetkili Beyanı ve gerçek kişi ortaklara ait kimlik belgesi örneği gerekli olacak” şeklinde konuştu. Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan ETB Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk; “Aracılı sisteme geçiş öncesinde Borsa olarak hazırlıklarımızı gerçekleştirdik. Lisanslı depolarımızda ürün depolayan üreticilerimiz ve şirketler geçmişte TÜRİB platformuna kaydolmuştu. 13 Ocak 2025 tarihinden itibaren Elektronik Ürün Senedi alım satım işlemleri, Edirne Ticaret Borsası iştiraki olan Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu (Marmara ÜPAK) üzerinden gerçekleşecek. Yeni sisteme geçişte ise mevcut kayıtların güncellenmesi gerekecek. Bu konuda tüm üreticilerimize ve şirketlere bilgilendirme yapılacak ve işlemlerin her aşamasında yardımcı olunacaktır.” dedi.
Olgay GÜLER Edirne Ticaret Borsası tarafından düzenlenen ‘Tarımın Yıldızları’ ödül töreninde konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, artan girdi maliyetlerindeki artışlardan dolayı küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) rekabet gücünde sıkıntı yaşadığını söyledi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Edirne’de Ticaret Borsası tarafından 2015- 2024 yılları arasında yüksek tescil ücreti ödeyen ve meslekte 40, 50, ve 60’ıncı yılını dolduran üyeleri için düzenlenen ‘Tarımın Yıldızları Ödül Töreni’ne katıldı. Törene Hisarcıklıoğlu’nun yanı sıra Edirne Valisi Yunus Sezer, CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne Ticaret Borsası Başkanı Özay Öztürk, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak, kurum müdürleri, oda ve borsa başkanları, siyasi parti temsilcileriyle çok sayıda borsa üyesi üretici katıldı.
‘EDİRNE’NİN SINIR KAPILARI DÜNYAYA ROL MODEL OLARAK GÖSTERİLİYOR’ Törende konuşan Hisarcıklıoğlu, Edirne’den Bulgaristan’a açılan Kapıkule, Hamzabeyli, Yunanistan’a açılan İpsala ve Pazarkule gümrük kapılarını modernize ettiklerini ve dünyaya örnek gösterildiğini söyledi.
‘EDİRNE TİCARET BORSASI’NIN VERMİŞ OLDUĞU HİZMET KALİTESİ 5 YILDIZLI’ Edirne Ticaret Borsası’nın lisanslı depoculuk sisteminde bir vizyon ortaya koyduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Edirne Ticaret Borsası, akredite bir borsa. Otellerde nasıl yıldızlar varsa, dünyada da odalarda borsalarda yıldızlama sistemi var. En mükemmel hizmeti verenler 5 yıldız alıyorlar. Dünyada bu yıldızlar akredite kurumlar tarafından veriliyor. Bugün Edirne Ticaret Borsası’nın vermiş olduğu hizmet kalite standardı 5 yıldızlı. Allah razı olsun, üyelerimize 5 yıldızlı hizmet veriyorlar. Türkiye’de borsacılık nedir, nasıl yapılır? Diye sorulduğu zaman, bakanlar dahil ben adres olarak Edirne Ticaret Borsası’nı gösteriyorum. ‘Sayın Bakanım, gidin Edirne borsasına bakın, borsaların ne iş yaptığını o zaman anlarsınız’ diyorum. Özellikle ülkemizde tarımsal ürünlerin depolanmasını güvence altına alan lisanslı depoculuk sistemini sizlerle beraber başlattık. Edirne Ticaret Borsamızın bu vizyonlar Türkiye’ye kazandırdığı TOBB ve TMO ile LİDAŞ şirketinin ana kurucu ortaklarından birisidir” diye konuştu.
‘TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN BUĞDAYIN YARISINDAN FAZLASI LİSANSLI DEPOLARDA’ Hisarcıklıoğlu, buğday üretim kapasitesinin yaklaşık 20 milyon ton olduğu Türkiye’de, 12 milyon ton buğdayın lisanslı depoların bünyesinde bulunduğuna vurgu yaptı. Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’de lisanslı depoculuğun yaygınlaşmasında 5 ortaktan birisidir Edirne. Yine burada da Türkiye Lisanslı Depoculuk A.Ş.’nin de yönetim kurulunda Özay kardeşimizle beraber çalışıyoruz. Bugün 8 farklı lokasyonda tam 450 tonluk bir kapasiteye ulaşmış durumda. Özel sektör olarak buna öncülük yaptık. “ ifadelerini kullandı.
‘EDİRNE’DEKİ BUĞDAYI, SADECE BİR KAĞITLA ANKARAYA SATABİLİYORSUN’ Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) sayesinde, ürün satacak olan üreticinin büyük bir yükünün ortadan kalktığını ifade eden Hisarcıklıoğlu,”Yine bir ilki daha yaptık; malı lisanslı depoya koyduk, bunun piyasaya sürülmesi lazım. Dünya nasıl sunuyorsa biz de öyle yapalım dedik. Bugün Londra Borsası, Chicago Borsası tarım ve hayvancılıkta çok önemli. Türkiye borsasını da kuralım dedik. Türkiye Ürün İhtisas Borsası TÜRİB’i kurduk. Lisanslı depolardan aldığımız senetlerle birlikte, bunun elektronik satış salonlarında satışlarını gerçekleştiriyoruz. Faydası, Edirne’nin buğdayını sadece bir kağıtla Ankara’da satabiliyorsun. Yani kamyona koy, buğdayı Ankara’ya götür, numuneye baksınlar, beğendi beğenmedi yok. Buraya koyulduğunda kalite standardı belli. Ankara’daki bir un fabrikası almak istiyorsa, bu kağıdı satın alabiliyor. Çiftçimiz bankaya gidip borç alabiliyor veya borcuna karşılık bu kağıdı devredebiliyor. Bunların hepsi bir vizyon işi. Burada da beni en çok etkileyen Edirne Ticaret Borsa’mızdır. Edirne aynı zamanda gıda sektöründe de lider rolünü perçinlemektedir. Edirne Ticaret Borsamız da sektöre öncülük eden bir kurum olduğunu da göstermektedir” dedi.
‘KOBİLERİN FİNANSMANA ERİŞİMİ KONUSUNDA SIKINTI YAŞANIYOR’ Hisarcıklıoğlu, üreticilerin ve KOBİ’lerin artan maliyetleri karşısında, sorunların çözümü için gerekli adımları attıklarını da kaydetti. Hisarcıklıoğlu, “Girdi maliyetlerimizdeki artışlardan dolayı rekabet gücümüzde sıkıntılar yaşıyoruz. Bundan bir gün önce Cumhurbaşkanı yardımcımızla görüştüm, ondan önceki gün de Hazine ve Maliye Bakanımızla bir araya geldik. Özellikle bu sıkıntılarımızın çözümü konusunda; sıkıntılarımızdan ana başlıklarımızdan bir tanesi KOBİ’lerin finansmana erişimi. Yüksek faizle, finansmana erişimde sıkıntı yaşıyorlar. İhracatta üyelerimizin yaşadığı sıkıntıları aktardık, çözüm yollarıyla beraber. Özellikle fahiş fiyat ve stokçuluk için net bir tanım getirilmesi lazım ki iş aleminin tamamının zan altında bırakılmaması lazım. Bunları ifade ettik. Özellikle yeni bir şey olan konkordato kapsamında, özellikle özel sektörün bu kapsam dışında kalması, alacaklarının kapsam dışında kalması gerektiğini ifade ettik. Akaryakıt sektöründe sıkıntılarımız var, nakliye taşımacılık sektöründeki sıkıntılarımızı aktardık” diye konuştu.
ÖDÜLLER VERİLDİ Edirne Ticaret Borsası tarafından düzenlenen ‘Tarımın Yıldızları’ töreninde kurum ve kişileri ödülleri verildi. Hizmet Yılı Ödülleri 60 Yıl
İdris Horoz
S.S. 188 Sayılı Edirne Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifi 50 Yıl
S.S. Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği
Hamdi Gaspar
Edirne Yağ Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi 40 Yıl
Sedat Serinyayla
Alamutlar Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
Gedaş Konfeksiyon Ticaret Anonim Şirketi
Trakya Meşrubat Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi
Şaban Açıkgöz İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi
Göktaşlar Yağ Ve Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
Öztürkler Yem Ve Yağ Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
İsmail Kasap
Erkan Kanberiz
Erdinç Koç 2015-2024 Yılları Arası Yüksek Tescil Ücreti Ödülleri
Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği
Edirne Yağ Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi
Es Ticaret İthalat İhracat Ve Sanayi Limited Şirketi
Edirne Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü
Demircan Gübre Ve Tarım Ürünleri Ticaret Limited Şirketi
Kurbanlar Tarım Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
Soyyiğit Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Edirne Şubesi
Erkanlar Zahirecilik Nakliye İthalat İhracat Ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi
Hayrettin Güngör
Astürk Et Ürünleri Tarım Ve Hayvancılık Ticaret Otomotiv Sanayi Limited Şirketi
Akgünler Süt Ve Süt Ürünleri Gıda Tarım Hayvancılık Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi
Serka Tarım Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
Özersoy Un Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi Edirne Havsa Şubesi
Şalet Et Ve Et Ürünleri Ticaret Limited Şirketi
Cemil Demir
Engin Zahirecilik İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
Avrasya Hayvancılık Sanayi Ticaret Ve Pazarlama Anonim Şirketi
Cankar Tarım Ve Hayvancılık Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
Hasan Demir
Öden Gıda Sanayii Ve Ticaret Limited Şirketi
Lalapaşa Tarım Ürünleri Nakliye İthalat İhracat Ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi
Yardımcı Tarım Ürünleri Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
Öztürkler Yem Ve Yağ Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
İsmail Kasap
Terzi Tarım Ürünleri Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi
Özmen Tarım Otomotiv İnşaat Ticaret Limited Şirketi
Trakya Birlik Tohum Islah Üretim Sanayi Ve Pazarlama Limited Şirketi
Odrin Tarım Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi
Hayat İnsan Sağlığı Hizmetleri Tarım Ve Hayvancılık Ticaret Limited Şirketi
Karsüt Tarım Hayvancılık Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
Edirne’nin 2023 Gayrisafi Yurt İçi Hasılası 104 milyar 661 milyon 522 bin TL oldu. Edirne 81 il sıralamasında 42. sırada yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu, İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2023 istatistiklerinden yararlanarak “Edirne il Bazında Gayri Safi Yurt içi Hasıla” konusunda bir basın bülteni hazırladı. Paylaşılan bilgilere göre, Edirne 2023 Gayrisafi Yurt İçi Hasılası 104 milyar 661 milyon 522 bin TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıklamasında şu bilgiler yer aldı: İl düzeyinde cari fiyatlarla GSYH hesaplamalarına göre; 2023 yılında İstanbul 8 trilyon 060 milyar 358 milyon TL ile en yüksek GSYH’ye ulaştı. İstanbul’u, 2 trilyon 538 milyar 686 milyon TL ve %9,6 pay ile Ankara, 1 trilyon 614 milyar 161 milyon TL ve %6,1 pay ile İzmir izledi. İl düzeyinde GSYH hesaplarında son üç sırada Tunceli, 22 milyar 013 milyon TL ile Ardahan 19 milyar 407 milyon TL, Bayburt 13 milyar 214 milyon olmuştur. Edirne 104 milyar 662 milyon TL ile 81 il sıralamasında 42. sırada yer almıştır. Edirne kişi başına GSYH 2023 yılında 250 bin 798 TL ile 25. sırada yer almıştır. Kişi başına GSYH’de 2023 yılında, Kocaeli 516 bin 460 TL ile ilk sırada yer aldı. Kocaeli’ni, 510 bin 733 TL ile İstanbul ve 438 bin 242 TL ile Ankara izledi. İl düzeyinde kişi başına GSYH hesaplamalarında, 116 bin 767 TL ile Şanlıurfa, 110 bin 553 TL ile Ağrı ve 108 bin 021 TL ile Van son üç sırada yer aldı. Edirne ilinde ise kişi başı GSYH 250 bin 798 TL ile Türkiye genelinde 25. sırada yer aldı. Edirne %0,002 ile 2023 yılı Türkiye GSYH büyümesine (%5,1) en fazla katkı sağlayan 69.il oldu Yıllık GSYH’nin, zincirlenmiş hacim endeksiyle bir önceki yıla göre %5,1 artışına en fazla katkı veren il, %1,65 ile İstanbul oldu. İstanbul’u %0,96 ile Ankara ve %0,27 ile Kocaeli izledi. Yıllık GSYH büyümesine 2023 yılında negatif yönlü katkı veren illerin başında %-0,03 ile Gaziantep, Artvin ve Zonguldak yer aldı. Edirne ili ise %0,002 ile en çok katkı sağlayan iller arasında 69. sırada yer aldı.
“Ari Damızlık Düve Üretim Merkezi Edirne” Projesi için ön talep başvuruları başladı. Proje hakkında bilgi almak ve ön talep oluşturmak için 11.12.2024-27.12.2024 tarihleri arasında İl/İlçe Tarım Müdürlük-lerine müracaat edilebilecek. Projede % 85’e varan kredi sübvansiyonu sağlanabilecek. Ari Damızlık Düve Üretim Merkezi Edirne Projesi kapsamında, işletmelerin “ari” hale getirilmesiyle ve belirli bölgelerde oluşturulacak organize tarım bölgeleriyle Edirne’nin, Türkiye’nin damızlık düve üretim merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan duyuruda şunlara yer verildi: Proje kap-samında işletmeler %70 subvansiyonla işletme ve yatırım kredisinden yararlanabilecek. Genç/kadın yetiştiricilerimize ilave olarak %15 kredi sübvansiyonundan yararlanabilecektir. Hastalıktan Ari İşletmeler İle; Daha Karlı Üretim, Geniş Pazar Erişimi, Sürdürülebilir Büyüme Fırsatı Hedefleniyor. Kimler Başvurabilir?
İşletmesinde büyükbaş hayvan bulunmayan ari işletme olma taahhüdü veren pasif işletmeler.
İşletmesinde az sayıda hayvan bulunan ve mevcut hayvanlarını işletmeden tamamen çıkartarak (satış veya ayrılma yoluyla), temizlik ve dezenfeksiyon İşlemlerini tamamladıktan sonra ari işletme olma taahhüdü veren işletmeler.
Mevcutta hastalıktan ari işletme sertifikasına sahip işletmeler.
Ari İşletme olmak için müracaat etmiş ve işlemleri devam eden işletmeler. Başvurular Ne Zaman ve Nereye? Başvurular 27 Aralık 2024 tarihine kadar İl / İlçe Müdürlüklerimize yapılabilir. Haydi, geleceğin güçlü hayvancılığını birlikte inşa edelim! “Sağlıklı Gelecek, Güçlü Hayvancılık: Edirne’den Türkiye’ye Ari Damızlık Düve!”
Gıda etiket, reklam ve broşürlerindeki resimler ve örnekli gösterimler, tüketiciyi yanıltıcı terimlerle aynı kapsamda incelemeye tabi tutulacak. Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda işletmelerinin uyması gereken kuralları içeren “Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu”nu güncelledi. Kılavuzda, gıda ambalajlarının temel görsellerine yönelik düzenlemeler yapıldı. Buna göre, gıdaların etiket, reklam, broşür ve internet sayfalarında kullanılan resimler ve örnekli gösterimlerin, tüketiciler üzerinde gıdanın adından ve diğer açıklayıcı ifadelerden daha etkili olabileceği değerlendirildi. Bu kapsamda, söz konusu resim ve gösterimler, tüketiciyi yanıltıcı terim ve ifadelerle aynı kapsamda inceleme ve kontrole tabi tutulacak. Arka plandaki gösterimler ve resimler, gıdanın çeşidi, bileşimi, kalitesi veya menşei açısından tüketiciyi yanıltmayacak şekilde bulunacak. Üretiminde gıda bileşeni yerine tamamen aroma verici kullanılan bir gıdanın etiketinde, o gıda bileşeninin gerçek görseli kullanılamayacak. Gıdanın aromalı olduğu görüş alanına yazılacak. Meyve, sebze veya baharat gibi ürünlerin etiketinde gerçek görsele yer verilmesi için tadı verenin aroma yerine söz konusu ürünler olması gerekecek. Örneğin, çilek veya şeftali içeren, bu meyvelerden daha çok aroma verici kullanılan bir gıdada, öne çıkartılacak şekilde çilek veya şeftali görseline yer verilemeyecek. Özel mevzuatı gereği gıdanın adında “aromalı” ifadesi geçmesine rağmen ürün bileşeninde aromadan fazla miktarda meyve, sebze ve baharat bulunması halinde gerçek gıda görseli kullanılabilecek. “DOĞAL” TERİMİNİN KULLANIMINA DÜZENLEME Üretiminin bazı aşamaları elle gerçekleştirilmeyen gıdalarda “el yapımı” ifadesi yalnızca üretimin elle yapılan aşamasına ait olacak. Örneğin, bir üretici hamuru elinde yoğurmuyor ancak yufkaları elinde açıyorsa “el yapımı” ifadesi kullanılabilecek. Ancak yaprak sarmasında bazı işlemler elde yapılmış olmasına rağmen sarma işlemi makinede gerçekleştiriliyorsa bu ifadeye yer verilmesi doğru olmayacak. Kılavuzda “doğal” teriminin kullanımına ilişkin de düzenleme yapıldı. Üretimi için gerekli olan kültür ve enzimler dışında bileşen kullanılmamış, sade veya aromalandırılmamış süt ürünleri “doğal” olarak tanımlanacak. Bu kapsamda yoğurt, kefir gibi süt ürünleri de “doğal” olarak değerlendirilecek. Ancak “yüzde 100 doğal”, “gerçek doğal”, “hakiki doğal”, “en doğal” gibi ifadeler kullanılamayacak. GLÜTENLE İLGİLİ İSTEĞE BAĞLI BİLGİLENDİRME Kılavuza göre, “günlük” terimi sadece raf ömrü 24 saat olan gıdalarda bulundurulacak. Bu terimin kullanılması halinde üretim tarihi yönetmeliğe uygun şekilde zorunlu olarak verilecek. Pastörize içme sütünde “günlük” terimine yer verilemeyecek. Gıdanın grubunu, adını veya bileşenlerini vurgulamak için “hakiki bal”, “gerçek meyve/meyveli”, “hakiki Maraş Dondurması”, “gerçek çikolata” veya “gerçek lezzet” gibi ifadeler tercih edilemeyecek. Glüten intoleransı olan bireylerin bilgilendirilmesi amacıyla Türk Gıda Kodeksi kapsamındaki tüm gıda gruplarında bu maddeye ilişkin yapılabilecek beyanlar da düzenlendi. Gıdada glüten miktarı son tüketiciye satıldığı halinde en fazla 20 parçacık (ppm) ise “glütensiz”, “glüten içermez” veya “glüten yoktur” gibi ifadeler kullanılabilecek. Bu ifadelere ek olarak, “Glüten intoleransı olan bireyler için uygundur” veya “Çölyak hastaları için uygundur” ifadeleri de yer alabilecek. Özel olarak üretilmiş, glüten miktarı son tüketiciye satıldığı halinde en fazla 20 ppm ise “Glüten intoleransı olan bireyler için özel olarak formüle edilmiştir” ve “Çölyak hastaları için özel olarak formüle edilmiştir” ifadelerinin kullanılmasında sorun olmayacak. Tüketicinin talebi halinde, işletmeci tarafından toplu tüketim yerlerinde tüketiciye servis edilen gıdaların içeriğinde yer alan bileşenlerle ilgili bilgilendirme yapılacak. Gıdanın bileşiminde bulunması halinde alerjen, alkol ve domuz kaynaklı bileşene ilişkin bilgilere yer verilecek.
Olgay GÜLER Edirne Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) Başkanı Mustafa Suiçmez, tarımda olduğu gibi hayvancılıkta da çağın gerektirdiği teknolojiyi yakalamanın şart olduğunu belirterek, maliyeti düşürme noktasında kendi yemini üretmenin önemine vurgu yaptı. Edirne SÜTÜB tarafından, Danone ile işbirliğiyle ‘Sürdürülebilir Hayvancılık ve Çiftlik Yönetimi’ eğitim semineri gerçekleştirildi. Birlik üyesi üreticilerin katıldığı toplantı İl Tarım Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya SÜTÜB Başkanı Mustafa Suiçmez, Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın, köy muhtarları ve üreticiler katıldı.
‘HAYVANCILIĞI KARLI HALE GETİRMEK İÇİN TEKNOLOJİLERE AYAK UYDURMALIYIZ’ Toplantının açılışında konuşan SÜTÜB Bakanı Suiçmez, hayvancılıkta dünyada söz sahibi ülkelerin teknolojide çok ileride olduğuna dikkat çekti. Suiçmez, “Dünyada hep örnek aldığımız bazı ülkeler var. Örneğin Almanya, örneğin Hollanda, Avusturya, Belarus, Yeni Zelanda gibi, hayvancılıkta dünya fiyatlarını belirleyen, dünya piyasalarında söz sahibi olan ülkeler. Dünya öyle bir hale geldi bugün ticaret dahi bir tuşun ucunda, dünya artık çok küçüldü. Hayvancılık teknolojilerinde, diğer teknolojilerde olduğu gibi artık yapay zekaya varana bu ülkeler burada kullanıyor. Tabii burada bunların en önemli avantajları, bunlar bu olaya, yani değişim ve dönüşüme 50-60 yıl önceden başlamaları, aramızda böyle bir mesafe var. Öyle bir noktaya geldi ki tarımda yeni teknolojilere nasıl çabuk adapte olabiliyorsak, hayvancılıkta da kendi kendimize bunları izleyerek bu dönüşüme ayak uydurabilirsek, kendimizi yenileyebilirsek bu mesafeyi çok hızlı zamanda kat edebileceğimiz bir ortam oluştu. Eğer bu hayvancılığı biz karlı bir hale getirmek istiyorsak bunları mutlaka uygulamamız lazım” dedi.
‘GELİŞİMİ HIZLI ŞEKİLDE YAKALAMALIYIZ’ Bir an önce değişime ayak uydurulması gerektiğinin altını çizen Suiçmez, “Bitkisel üretimde yeni tarım tekniklerine çok çabuk adapte oluyoruz. Bugün baktığımızda işte kullandığımız traktörden ve kullandığımız ziraat ekipman ve aletlerine bakıyoruz. Dünyada ne kullanıyorsa hemen hemen aynısını bölgemizde kullanabiliyoruz. Tohumculuk alanında belirli bir yere geldik. Bugün buğday tohumunda 800-900 kilogramlar konuşulmakta. Yani burada hızlı bir gelişimi yakaladık. Hayvancılıkta da bunu yapmamız lazım arkadaşlar. Yapmamız şart” diye konuştu. ‘BİZDE FİYATI NE YAZIK Kİ MAMULÜ SATIN ALAN BELİRLİYOR’ Türkiye gibi hayvancılıkta gelişmekte olan ülkelerde, fiyatı üreticinin değil, mamulü satın alanların belirlediğine dikkat çeken Suiçmez, “Bugün biz ne alıyoruz? Fiyat istikrarı diyoruz ve fiyatlarımız yaklaşık olarak 8 aydan beri aynı düzeyde seyrediyor. Nereye bakıyoruz? Ulusal süt konseyi toplansın bize bir fiyat açıklasın. Bizim gibi ülkelerde, gelişmekte olan ve hızlı gelişmekte olan bir ülkede maalesef bugün fiyatı hep birileri üreticinin değil de, bu mamulü satın alanların fiyat belirlemesini bekliyoruz. Ancak saydığım ülkelerde birilerinin fiyat belirlemesi denen bir ortam yok. Burada ben gittim gördüm bazı ülkeleri. Buradaki bir fiyat 30 Euro serbest piyasada. Ancak sütün fiyatı üreticide 40-45 Euro’ya kadar çıkabiliyor. Nasıl çıkabiliyor? Burada kalite, yağ oranı, verimlilik oranı. Bunların hepsi birbirinin üzerine bir pariteleri ekleyerek bir fiyat oluşuyor. Yani orada sabit bir fiyat yok. Sütün kalitesine göre belirleniyor” şeklinde konuştu. ‘KENDİ YEMİMİZİ ÜRETMEMİZ LAZIM’ Hayvancılıkta giderin yüzde 70’e yakınını besleme maliyetlerinin oluşturduğunu belirten Suiçmez, ülkenin kendi yemini üretmesi gerektiğinin altını çizdi. Suiçmez, “Hayvancılıkta besleme maliyeti özellikle yüzde 60-70 civarında kabul gören rakamlar bunlardır. Kaba yem giderimiz vardır, eğer biz bu kaba yemin tamamını üretemiyorsak, en azından büyük bölümünü bizim kendimiz üretme gayreti içerisine gitmemiz lazım. Yemde sanayicilere mahkum olduğumuz sürece, istediğimiz kadar uğraşalım bu maliyet hesabını tutturamayız. Kendi yemimizi üretirsek maliyetimiz yüzde 30-40 oranında aşağı düşmüş oluyor. Bu olayı da biz gerçekleştirebilirsek böyle de bir destek vermeyi amaçlıyoruz. Bu değişime ayak uydurmamız lazım. Yeter ki biz hayallerimizden hedeflerimizden üretimden vazgeçmeyelim. Bunları kendimize bir yol haritası olarak bir planlama yapalım” diye konuştu. ‘MİNİ YEM FABRİKASI PROJESİNDE SONA GELDİK’ SÜTÜB olarak mini yem fabrikası projesi hayata geçirmek için harekete geçtiklerini anlatan Suiçmez, “Allah’ın izniyle finansmanı bulabilirsek, büyük bölümünü de bulduk sayılır kimse de ne kafamıza dikilebilecek, aksine biz onların kafasına dikileceğiz. Bir sürü prosedür çıkardılar, 6-7 yıl önce gene böyle bir girişimimiz olmuştu. Ama bunun finansman ayağını tamamladığımızda bunu gerçekleştireceğiz. Buraya mısırını, arpanı, her ne çıkardıysan getirip silolara bırakılacak ve bu silolarda üreticinin istediği gibi, çağın gerektirdiği proteini, enerjisini bir ilave desteklerle bugün sanayi yeminden daha düşük maliyette üreticimize kendi ürününden yem yapabileceğiz. Bunu başarmamız lazım. Ben başarabileceğimize inanıyorum, böyle bir çalışmamız var. İnşallah 3-5 ay içerisinde, bunu neticelendiririz” ifadelerini kullandı.
Günümüz dünyasında finansal okuryazarlık, herkes için vazgeçilmez bir beceri haline gelmiştir. Finansdurumu.com, bu önemli konuda Türkiye’nin önde gelen bilgi kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Sitenin temel amacı, okuyucularına finansal konularda rehberlik ederek bilinçli bir finans topluluğu oluşturmak.
Finansal Okuryazarlık Önemi
Finansal okuryazarlık, modern yaşamın temel taşlarından biridir. FinansDurumu.com, bu konuda kapsamlı içerikler sunarak, okuyucularının finansal kararlarını daha bilinçli alabilmelerini sağlıyor. Site, karmaşık finansal kavramları herkesin anlayabileceği bir dille açıklayarak, finansal eğitimin demokratikleşmesine katkıda bulunuyor.
Finans durumu, özellikle gençlerin ve finansal eğitime yeni başlayanların kolayca anlayabileceği bir dil kullanarak, finansal eğitimin demokratikleşmesine katkıda bulunuyor.
Akıllı Para Yönetimi ve Tasarruf İpuçları
Para yönetimi konusunda pratik bilgiler sunan FinansDurumu.com, günlük hayatta uygulanabilir tasarruf yöntemlerini okuyucularıyla paylaşıyor. Bütçe planlamasından yatırım stratejilerine kadar geniş bir yelpazede sunulan içerikler, okuyucuların finansal hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluyor.
Gelir Artırma Stratejileri
Site, sadece tasarruf konusunda değil, aynı zamanda gelir artırma konusunda da değerli bilgiler sunuyor. Ek gelir kaynakları, pasif gelir fırsatları ve kariyer gelişimi gibi konularda sunulan içerikler, okuyucuların finansal potansiyellerini maksimize etmelerine yardımcı oluyor.
Yatırım Dünyasına Giriş
FinansDurumu.com, yatırım dünyasının karmaşık yapısını basitleştirerek, okuyucularına farklı yatırım araçları hakkında tarafsız bilgiler sunuyor. Borsa, kripto paralar, gayrimenkul ve diğer yatırım alternatifleri hakkında sunulan içerikler, okuyucuların bilinçli yatırım kararları almalarına yardımcı oluyor.
Dijital Finans ve Teknoloji
Modern finansın vazgeçilmez bir parçası haline gelen dijital finansal araçlar ve teknolojiler konusunda da güncel bilgiler sunan FinansDurumu.com, mobil bankacılık uygulamaları, dijital cüzdanlar, online ödeme sistemleri ve fintech yenilikleri hakkında okuyucularını bilgilendiriyor. Dijital güvenlik, online dolandırıcılıklardan korunma ve güvenli online alışveriş gibi konularda da önemli uyarılar ve öneriler paylaşılıyor.
Sürdürülebilir Finansal Başarı
Finansal başarının bir maraton olduğunu vurgulayan FinansDurumu.com, uzun vadeli finansal planlama konusunda rehberlik ediyor. Site, okuyucularına sadece günü kurtarmanın ötesinde, gelecek için sağlam bir finansal temel oluşturmanın önemini aktarıyor.
Finans durumu, finansal bilgilendirme misyonuyla, Türkiye’de finansal okuryazarlığın gelişimine önemli katkılar sağlıyor. Sitenin sunduğu içerikler, okuyucuların finansal özgürlüğe giden yolda güvenilir bir rehber olarak hizmet veriyor. Düzenli olarak güncellenen içerikleri ve uzman yaklaşımıyla, finansal konularda bilgi arayan herkes için değerli bir kaynak olmaya devam ediyor.
Küreselleşme, sınır ötesi ticaretin her zamankinden daha yoğun ve yaygın hale gelmesine yol açıyor. Ülkeler arasındaki ticari anlaşmalar, lojistik ağlarının genişlemesi ve dijital platformların kullanımının artması, bölgesel ekonomilerin sınırlarını aşarak yeni pazarlara erişmesini sağlıyor.
Bu durum, yerel istihdam üzerinde doğrudan bir etki yaratıyor. Yeni pazarlara açılan firmalar, yalnızca üretim hattında değil, ithalat-ihracat yönetimi, uluslararası pazarlama, lojistik planlama, dil becerileri, kültürel farkındalık ve yönetim pozisyonlarında da nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyuyor. Böylece, sınır ötesi ticaretin yükselişi, yerel işgücünün becerilerini çeşitlendirmesi ve geniş bir yetenek yelpazesine sahip olması gerekliliğini ortaya koyuyor.
Sınır Ötesi Ticaretin Ekonomik Temelleri
Sınır ötesi ticaret, ürün ve hizmetlerin ülkeler arasında serbestçe hareket ettiği, gümrük engellerinin azaltıldığı, lojistik ağların iyileştirildiği bir ekonomik ortam yaratıyor. Bu sayede yerel şirketler, yalnızca iç pazara bağımlı kalmadan, daha geniş bir müşteri kitlesine ürünlerini ulaştırabiliyor. Bu durum istihdam üzerinde olumlu bir etki doğuruyor: Üretim kapasitesi artarken buna bağlı olarak lojistik uzmanları, kalite kontrol elemanları, uluslararası pazarlama sorumluları ve dil bilen müşteri temsilcilerine duyulan ihtiyaç da büyüyor. Böylece yerel işgücünün küresel standartlarda becerilere yönelmesi, uzun vadede istihdam piyasasını daha dinamik hale getiriyor.
Lojistik, Dil Becerileri ve Yönetim Pozisyonlarındaki Fırsatlar
Sınır ötesi ticaretin gelişmesiyle birlikte lojistik sektörü kritik bir önem kazanıyor. Uluslararası teslimatlar, tedarik zinciri yönetimi, gümrük mevzuatlarına hakimiyet, depolama, sevkiyat ve izleme gibi konularda uzmanlaşan bireyler, yerel firmaların uluslararası rekabette güçlenmesine katkı sağlıyor. Aynı zamanda dil becerilerine sahip çalışanlar, farklı ülkelerden gelen müşterilerle etkili iletişim kurarak, müşteri memnuniyetini ve pazar payını artırıyor. Yönetim kademelerinde ise kültürel farklılıkları anlayan, stratejik düşünebilen, proje yönetimi becerilerine sahip profesyoneller tercih ediliyor. Bu noktada uluslararası iş standartlarına uyum göstermek için özgeçmiş hazırlığında güncel teknik becerileri yansıtmak değerli hale geliyor. Örneğin, teknik rollerdeki çeşitliliği vurgularken “devops resume sample” gibi global örnekleri inceleyerek becerilerinizi uluslararası işverenlerin beklentilerine göre düzenlemek mümkün.
Teknolojik Dönüşüm ve Dış Kaynak Kullanımı
Dijitalleşme ve teknolojik gelişmeler, sınır ötesi ticareti kolaylaştırdığı gibi, yerel yeteneklerin küresel ölçekte istihdam edilmesini de mümkün kılıyor. Artık pek çok işletme, uluslararası iş ortaklarıyla entegre şekilde çalışıyor, üretim ve operasyon süreçlerini optimize ediyor. Bu durum, teknik becerilere sahip profesyoneller için fırsatlar yaratıyor. Örneğin, bir şirkete ait veritabanı yönetiminin uluslararası bir ekibe devredilmesi “db admin outsourcing” pratiğini beraberinde getiriyor. Böylece yerel bir profesyonel, sınır ötesi bir ekibin parçası olarak küresel projelere dahil olabiliyor. Bu tür deneyimler, yerel işgücünün bilgi birikimini artırırken, uluslararası arenada rekabet gücünü de yükseltiyor.
Uyum ve Sürekli Gelişim Gerekliliği
Sınır ötesi ticaretin yerel istihdama olumlu yansımaları olsa da bu süreç, statik becerilerle ilerlemenin mümkün olmadığı bir alan yaratıyor. Çalışanların yabancı dil öğrenmesi, yeni pazarlara uygun iletişim stratejileri geliştirmesi, farklı kültürlere uyum sağlaması, teknolojik trendleri takip etmesi ve esnek çalışma modellerine adapte olması gerekiyor. Eğitim programları, sertifikasyonlar ve mesleki kurslar bu uyumu kolaylaştıran araçlar arasında yer alıyor. Ayrıca, küresel iş ilanlarının takip edilmesi, çevrimiçi platformlarda profesyonel ağların genişletilmesi ve yerel işletmelerin dış pazarlara açılma stratejilerinin anlaşılması, iş arayanlar için kritik önem taşıyor.
Sonuç
Sınır ötesi ticaret, yerel ekonomileri canlandırırken aynı zamanda istihdam haritasını da yeniden şekillendiriyor. Lojistik, dil becerileri ve yönetim alanlarında nitelikli çalışanlar, uluslararası rekabet gücünü artırarak firmaların büyümesine katkı sağlıyor. Teknolojik dönüşüm, dış kaynak kullanımı ve küresel standartlara uyumun zorunluluğu, yerel işgücünün profesyonel gelişimini hızlandırıyor. Bu süreçte kendini sürekli yenileyen, uluslararası örnekleri takip eden, kültürel ve teknolojik trendlere uyum sağlayan bireyler, yeni fırsatların kapısını aralayarak yerel iş piyasasının kazananları arasında yer alıyor.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi 3-7 Aralık 2024 tarihlerinde Doğu Karadeniz Bölgesi ve Batum’u kapsayan gezisini tamamladı. ETSO Başkanı Sezai Irmak, iş olanaklarını yerinde görme imkanı bulduklarını söyledi. ETSO’dan yapılan açıklamada, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası, üyelerinin vizyonunu geliştirmek ve sürekli gelişen ve globalleşen dünya iş piyasasını takip ederek, yeni ticari rotalar yaratarak tüm pazarlara açılmalarına olanak sağlamak amacıyla verdiği hizmetlere bir yenisini daha ekledi. 27 Edirneli iş insanından oluşan bir heyet ile, İlimiz iş dünyasına yönelik yine bir ilk gerçekleştiren ETSO, dış ticaretimizin öncelikli sahalarından olan Kafkasya ve Balkanlar arasında bir köprü niteliği taşıyan Doğu Karadeniz Bölgesi’nde, 3-7 Aralık tarihleri arasında, oda temasları yanı sıra, dünya ölçeğindeki inşaat firmalarını buluşturan ve Batum’da düzenlenen 13. Uluslararası İnşaat Malzemeleri, Teknolojileri ve Gayrimenkul Fuarı – Batumi Build 2024’e katıldı. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde birçok oda temsilcisi ve iş insanı ile buluşan heyet, bölgedeki yatırım ve ticaret olanaklarını ve tecrübelerini kendilerinden dinleyerek, verimli bir seyahati tamamlayıp Edirne’ye döndü denildi.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak ve Meclis Başkanı Emre Alp liderliğindeki ETSO heyeti, Trabzon, Rize, Artvin ve Ardeşen Ticaret ve Sanayi Odaları’na bir dizi ziyaretler gerçekleştirerek, bölgenin Ortadoğu, Orta Asya ve Kafkasya’nın ticaret ve taşımacılık alanındaki kilit rolünü yerinde değerlendirme fırsatı buldu.
ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak yaptığı açıklamada şunları söyledi: İlimiz Edirne, ülkemizin Balkanlar ve Avrupa’ya açılan kapısı olarak uluslararası ticarette kara yolu taşımacılığının merkezi konumundadır. Doğu Karadeniz Bölgesi ise, tarihi İpekyolu’nun Karadeniz’e çıkış kapısı olarak, özellikle deniz aşırı uluslararası transit ticarette önemli bir üs olagelmiştir. Denizyolu taşımacılığının dünya ticaretine hakim olmasıyla Ortadoğu, Orta Asya ve Kafkasya’nın Karadeniz’e kıyı ülkelere erişiminde, Doğu Karadeniz kilit nokta konumunda. Coğrafi olarak ülkemizin en batısında yer almamız, yüzümüzü hep Avrupa’ya çevirmemize sebep olsa da, aslında Doğu Karadeniz bölgesinde büyük bir ticari potansiyel var. Orta Asya ve Orta Doğu pazarına, deniz taşımacılığı ve Karadeniz limanları ile erişimimiz çok kolay. Trakya Bölgesi’nin Karadeniz’e olan kıyısı bu avantajdan çok kolay yararlanmamıza vesile olacaktır. Ancak bunun farkında olmadığımız için değerlendiremiyoruz. Biz bu olanakları yerinde gördük, değerli iş dünyası temsilcilerinden birebir bilgiler aldık, limanların uluslararası ticarette nasıl önemli bir rol oynadığını gözlemledik.
BATUM’DA FUARA ZİYARET ETSO Heyeti, Doğu Karadeniz temaslarının ardından Gürcistan Batum’da düzenlenen ve açılışına Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek, Gürcistan’ın Acara Özerk Cumhuriyeti Ekonomi ve Maliye Bakanı Jaba Putkaradze, Türkiye’nin Batum Başkonsolosu Adnan Altay Altınörs, Gürcistan’ın Trabzon Başkonsolosu Nikoloz İashvili, TOBB Başkan Yardımcısı ve Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, DEİK Türkiye – Gürcistan İş Konseyi Başkanı Osman Çalışkan, Türkiye’nin çeşitli illerinden Ticaret ve Sanayi Odası başkanları ve sektör temsilcilerinin katıldığı 13. Uluslararası İnşaat Malzemeleri, Teknolojileri ve Gayrimenkul Fuarı – Batumi Build 2024’e katılarak sektörel yenilikleri ve gelişmeleri yerinde inceledi. Fuar, inşaat malzemeleri, teknolojileri ve gayrimenkul sektörlerinde uluslararası katılımcıların en son yeniliklerini sergilediği önemli bir platform oldu.
ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak, Batum’da gerçekleştirdikleri incelemelerde, fuarın sadece bir ticaret fırsatının ötesinde, bölgesel iş birliklerini derinleştirmek için de kilit rol oynadığını ifade etti. Irmak, “Batum’un son yıllarda inşaat sektöründe büyük ilerleme kaydettiğini gözlemledik. Bu ilerlemede Türk firmalarının büyük rolü bulunuyor. Batum’un yeniden yapılanmasında Türk inşaat sektörü tüm alt sektörleri ile birlikte itici güç olmuş. Böylesine bir potansiyeli yerinde görmek ve fırsatları değerlendirmek üzere, inşaat alanında faaliyet gösteren üyelerimiz ile buradayız. Üyelerimizin tanıtım faaliyetlerine ve yeni iş birlikleri oluşturmalarına destek veriyoruz” dedi.
İYİ Parti Edirne İl Başkanı H.Hakan Şahin, çeltik üreticisinin gözünün gümrük vergilerinde olduğunu söyledi. Başkan Şahin, “Ocak ayında vergilerin sıfırlanacağı duyumları var. Dış ülkelerden fazla miktarda alınan çeltik ve pirinç bir sonraki yılın üretimini de ciddi oranda etkileyip üreticinin maliyetinin altında ürün satmasına sebep olmaktadır” dedi.
Çeltik ithalatındaki gümrük vergisinin yüzde 34, kahverengi pirinçte yüzde 36 ve pirinçte yüzde 45’e çıkarıldığını hatırlatan İYİ Parti Edirne İl Başkanı H.Hakan Şahin, “Ocak 2025 tarihi itibari ile gümrük vergilerinin sıfırlanacağı yine konuşulmaya başlandı. Geçtiğimiz yıllarda yapılan gümrük vergisinin kaldırılmasının ceremesini Türk çiftçisi ağır bir biçimde çekti. Ayakta değil hayatta kalma mücadelesi veren çeltik üreticisi için gündem yine gümrük vergileri. Ağır ekonomik koşullar, yüksek faizlerle borçlanma, yüksek enflasyon ile birlikte gelen girdi maliyetlerinin artması ve ürününün hak ettiği fiyatı görmediği çeltik üreticisi üretime devam edip edememe konusunda ciddi endişe içerisinde” şeklinde konuştu. İl Başkanı H.Hakan Şahin değerlendirmesinde şunlara yer verdi: Özellikle Güney Amerika ülkelerinde fazla miktarda üretilen, gümrük vergilerinin yüksekliği yüzünden ithalat edilemeyip beklemeye alınan çeltik ve pirinç bazı büyük marketlerin radarına girmiş durumda. Hatta bu büyük marketlerden sadece bir tanesinin Uruguay’dan 100 bin ton iri tane pirinç anlaşması yaptığı ve gümrük vergilerinin Ocak ayında sıfırlanmasını beklediği haberi çeltik üreticisinde ciddi endişeye neden oldu. ÜRETİCİ TEDİRGİN Çeltik üreticisi harmandan bu yana hala geçen senenin fiyatlarının altında çeltik satmaktadır. Ocak ayında çeltik ve pirinçte olası bir gümrük vergisi kaldırılması durumunda iç piyasada çeltik fiyatlarının gerileyeceği aşikardır. Üreticinin elindeki mahsul bitmeden ithalata izin verilmemelidir. Geçmiş yıllarda olduğu gibi dış ülkelerden fazla miktarda alınan çeltik ve pirinç bir sonraki yılın üretimini de ciddi oranda etkileyip üreticinin maliyetinin altında ürün satmasına sebep olmaktadır. Sakın ola ayçiçeği gümrük vergisinin sıfırlanması ve fiyatların azalmayıp artma eğilimine geçmesi ile bu durum karıştırılmamalıdır. Ayçiçeğinde dünya piyasalarında fiyat yüksek olup özellikle Rusya, Ukrayna gibi büyük üreticilerin çekirdeği ham yağ olarak satmasından dolayı gümrük vergilerinin sıfırlanması bile çekirdek fiyatına etki edememiştir. Tarım politikaları Milli Güvenlik politikaları kadar önemli ve değerli olmalıdır. Mevcut hükümet hala başka ülke üreticilerine para kazandırmaya devam etmektedir. Son üretici de üretimden vazgeçtiğinde anlayacaksınız ama iş işten geçmiş olacak. Belki de isteğiniz küçük ve orta ölçekli çiftçiliğin bitirilmesi. Mevcut tarım politikalarınızın yönü de buraya doğru. Söylemeye devam edeceğiz, tüm politikalarınız gibi tarım politikalarınız da yanlış.