Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şahin, akaryakıta yapılan son zammın ulaşım – taşıma esnafına büyük bir darbe vunruğuve devam edeceğinin de aşikar olduğunu belirterek, akaryakıt ve diğer girdilere yansıyan artışlarla birlikte taşıma ücretlerine aldıkları her zammın daha uygulamaya konulmadan eriyip gittiğini bildirdi. Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Şahin, yaptığı açıklamada esnaf için acilen bir şeyler yapılarak mutlak çözüm bulunması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün itibariyle akaryakıta yapılan zam ulaşım – taşıma esnafımıza büyük bir darbe daha demektir ve zamların devam edeceği de aşikardır. Ülke olarak içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar zaten ortada. Ulaşım esnafı pandemi sürecinden sonra maalesef ki kendine gelemedi, nefes alamadı, her defasında üzerine daha fazla yük bindirildi. Esnafımızın zorunlu giderlerinden bazıları; MTV, hat ruhsat bedelleri, Araç muayeneleri, bakım masrafları, değişen parçalar, Şoförlerin sigorta ve maaşları, Trafik cezaları vs. Tüm bunlara gelen zamların yanında taşıma ücretlerine aldığımız her zam daha uygulamaya konulmadan eriyip gitmektedir. Ayrıca tüm bunların üzerine vatandaştan gelen haklı tepkiler. Esnafım adına bunu da belirtmek isterim, zam peşinde değiliz, yeter ki giderlerimizde artış olmasın! Ülke genelinde tüm esnaf gruplarının şu anki ekonomik şartlarda ayakta kalması zorken maalesef ki ayakta durması en zor olan esnaf grubu ulaşım /taşıma esnafıdır. Esnafımız için acilen bir şeyler yapılarak mutlak çözüm bulunmalıdır.”
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası ile Trakya Elektrik Perakende Satış A.Ş. (TREPAŞ) arasında indirim protokolü imzalandı.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ile Trakya Elektrik Perakende Satış A.Ş. (TREPAŞ) arasındaki indirim protokolü, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak ile Trakya Elektrik Perakende Satış A.Ş (TREPAŞ) Satış Şefi Nail Ürkmez tarafından imzalandı.
Üyelere Yüksek Tüketim İndirimi
Oda üyelerinin, Oda Kayıt Belgesi’ni ibraz etmeleri ve elektrik tesisatlarının üye ya da işletmelerinin adına kayıtlı olması durumunda TREPAŞ tarafından indirim uygulanacak. Ayrıca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 2025 yılı için belirlenen ve yıllık 15.000 kWh’den fazla elektrik tüketen Ticarethane ve Sanayi aboneleri için 1 Şubat itibariyle devreye girecek olan Yüksek Tüketimli Son Kaynak Tedarik Tarifesi (YT SKTT) kapsamında da önemli bir indirim sağlanacak.
Özel Fiyatlandırma Seçeneği
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri ile yapılacak ikili anlaşmalar, AG/OG Ticarethane ve Sanayi tarifesini kapsayacak olup, bu gruptaki üyelere yönelik olacak. Ayrıca yıllık elektrik tüketimi 100.000 kWh ve üzerinde olan üyelere yönelik olarak TREPAŞ özel fiyatlandırma çalışması yapacak ve sunacak.
Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce 8’i Edirne merkezde işyeri, 1’i Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde hamam, 1’i merkezde arsa ve 1’i de Lalapaşa ilçesinde tarla olmak üzere 11 taşınmaz 12 Şubat 2025 Çarşamba günü açık arttırma suretiyle kiraya verilecek. Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün duyurusuna göre, taşınmazlar 2025 yılı için belirlenen aylık muhammen bedeller üzerinden 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 45. maddesine göre sözleşme tarihinden 31/12/2025 tarihine kadar kiraya verilecek. Takip eden yıllarda kira sözleşmesinin yenilenmesi halinde kira bedelleri TUİK tarafından yayımlanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) 12 aylık ortalamalara göre değişim (%) oranı esas alınarak ve emsal, rayiç gözetilerek artırılacak. İhale açık arttırma suretiyle 12 Şubat 2025 tarihinde saat 14:00’de Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nde yapılacak. Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce kiraya verilecek Edirne merkezdeki 8 taşınmazdan işyeri olarak 1’i 1.Vakıf İşhanı, 1’i 2. Vakıf İşhanı, 1’i Bedesten Çarşısı, 3’ü Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı, 1’i Sabuni Mahallesi Eski İstanbul Caddesi’nde, 1arsa da Babademirtaş Mahallesi Salı Tekke Sokak ve 1 tarla da Lalapaşa ilçesinde bulunuyor. Kırklareli’nin Babaeski ilçesindeki taşınmaz ise Hacıhasanağa Mahallesi Fatih Caddesi’nde yer alan hamam. İhale konusu tüm taşınmazlarda fast food, sulu yemek, döner vb. kokulu yiyecek maddeleri üretim ve satışı ile tütün (açık tütün, nargile mamülleri) satışı yapılmayacak. Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansayı dış dükkanlarında; fast food, sulu yemek, döner vb. gibi kokulu yiyecek maddeleri üretim ve satışı, akvaryum ve petshop satışı, ikinci el eşya alım satımı, nalbur ile tütün (açık tütün, nargile mamülleri) satışı yapılmayacak.
Olgay GÜLER Edirne’nin 5 asırlık tarihi Ali Paşa Çarşısı’nda, kar ve olumsuz hava koşullarıyla birlikte vatandaşın da harcama kalemlerini kısmasıyla yaşanan durgunluk, bazı esnafın siftah yapamadan günü bitirmesine neden oluyor. Son yüzyılın tüketim sektö-ründeki en popüler adresi Alışveriş Merkezleri (AVM) vatandaşların uğrak noktası olmaya devam ederken, tarihi çarşılardaysa durum tersi ilerliyor. Edirne’nin yaklaşık 5 asırlık tarihi Ali Paşa Çarşısı’nda, son günlerde yağan kar ve olumsuz hava koşullarıyla birlikte esnaf müşteri bulmakta zorlanıyor. Yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığı nedeniyle harcama kalemlerini kısan vatandaşlar da tarihi çarşılara uğramayınca, bazı esnaflar günü siftah yapmadan kapamaya başladı.
‘HERKES ÖNCELİKLİ İHTİYACINI GİDERİYOR’ Ali Paşa Çarşısı Dernek Başkanı Yılmaz Sanış, kentte pazar gününden bu yana etkili olan kar yağışının işlere olumsuz yansıdığını söyledi. Sanış, “Esnaf olarak biz de yağışlı günleri bekliyorduk ama kar gelmesine rağmen işlere çok fazla yansımadı. Halbuki sezon sonu indirimlerinin başladığı bir dönemdi. Piyasada hareketlilik bekliyorduk. Çünkü kış sezonunun sonu ve herkes elindeki kışlık ürünleri çıkarmaya çalışıyor. Biraz soğuk da var ve insanların gezmesini engelliyor. Yeni yılda asgari ücrete ve emeklilere verilen zamları da herkes az bulduğu için alışverişten kaçıyorlar. Herkes öncelikli ihtiyacını gideriyor” ifadelerini kullandı. ‘GİDİŞAT İÇ AÇICI GÖZÜKMÜYOR’ Tarihi çarşıdaki durgunluğun yaklaşık 6-7 aydır devam ettiğini belirten Sanış, “Normalde Ocak, Şubat ve Mart ayları, esnafın durgun geçirdiği aylardır ama bu sene durgunluk Eylül, Ekim ve Kasım aylarıyla beraber başladı. Piyasa zaten durgundu ama 6-7 aydan beri daha da durgunluk artmaya başladı. Esnaf ticari olarak zorlanıyor. Umudumuz önümüzdeki bayram. Ne kadar olur bilmiyorum ama gidişat iç açıcı gözükmüyor” dedi.
‘SİFTAH YAPMADAN GİDEN ESNAFLARIMIZ OLDUĞUNU BİLİYORUZ’ Günü siftah yapamadan kapayan esnaflar olduğunu ifade eden Sanış, “Ben bugün, şu saate kadar siftah yapmadım. Diğer esnaflarla görüşmedim ama çarşının durumu ortada. Zor günler geçiriyoruz. Siftah yapmadan giden esnaflarımız olduğunu biliyoruz” şeklinde konuştu.
Olgay GÜLER Yeni yılla birlikte A’dan Z’ye tüm kalemlerde gelen zamlara ulaşım da eklendi ve Edirne-İstanbul arası yolcu taşımacılığı yapan tren ve otobüs fiyatları arttı. Yeni yılda asgari ücrete yapılan yüzde 30’luk zam, beraberinde tüm kalemlerde zamları da getirdi. Zamlardan son olarak taşımacılık sektörü de nasibini aldı. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Halkalı-Kapıkule bölgesel tren bilet fiyatlarına yüzde 40 oranında zam yapıldı. Yeni bilet tarifesine göre Edirne-Halkalı arası biletler, 240 TL’den 335 TL’ye yükseltildi.
ŞEHİRLERARASI OTOBÜS TAŞIMACILIĞINDA YÜZDE 12 ZAM Öte yandan, taşımacılık sektörünün diğer unsurlarından şehirlerarası otobüslerde de fiyat tarifeleri arttı. Buna göre, Edirne otogarındaki otobüs firmaları, bilet fiyatlarına yüzde 12 oranında zam yaptı. Böylelikle 400 lira olan Edirne İstanbul bilet ücreti 450 liraya yükseldi.
Konuyla ilgili konuşan Edirne Otogarı İşletmecisi, iş insanı Mustafa Altunhan, Ulaştırma Bakanlığı’nın yüzde 40 ile 45 arasında uygun gördüğü zam oranını uygulamadıklarını, sadece yüzde 12 olarak artış yaptıklarını belirtti. ‘MİNİMUM ZAMLA HİZMET VERECEĞİZ’ İstemeyerek de olsa zam yapmak zorunda kaldıklarını ifade eden Altunhan, “Ulaştırma Bakanlığı, yeni tarifede yüzde 40 ile 45 arası bilet fiyatlarını yükseltmemizi uygun gördü ama biz bunun çok olacağını düşünerek, kendimizden vererek Edirne-İstanbul, Edirne-Çorlu, Edirne-Silivri otobüs biletlerine yüzde 12 zam yaptık. Arkadaşlarım da biliyor bu para hiç para değil ama ne yapalım. Eğer bilet fiyatlarını yüksek tutarsak yolcumuz olmayacak, insanlar otomobilleriyle seyahat edecekler. Bunu düşünerek biz de elimizden ne geldiyse, minimum bir zamla, yüzde 12 ile vatandaşımıza hizmet vereceğiz. Hayırlı uğurlu olsun demeyeyim çünkü zammın hayırlısı, uğurlusu olmuyor. İnşallah 5 sene enflasyon olmaz biz de yerimizden kıpırdamayız. Mazot, parça ve diğer zamlar olmaz da biz de aynı durduğumuz yerde, sabit fiyatta dururuz” dedi.
Edirne İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü, 3516 Sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ve Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği ve Tartı Aletleri Muayene Yönetmeliği’ne göre kullanılan her bir ölçü aletinin belirli süreler içerisinde periyodik muayenesinin yaptırılmasının zorunlu olduğunu bildirdi. Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Salih Akbulut, konuya ilişkin paylaşımında bu kapsamda ölçü aletleri ile ilgili olarak 2025 yılı Şubat ayı sonuna kadar ilgili kurumlara veya muayene servislerine beyanname verilmesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti: EDİRNE SANAYİ VE TEKNOLOJİ İL MÜDÜRLÜĞÜ Hububat Muayene Aletleri Elektrik, su, havagazı, doğalgaz sayaçları ile akım gerilim transformatörleri TÜRK STANDARTLARI ENSTİTÜSÜ 2 (iki) Yıllık periyodik muayene süresi dolan su dışındaki sıvıların miktarlarının sürekli ve dinamik ölçümü için ölçme sistemleri (Akaryakıt, LPG ve Adblue sayaçları), sıkıştırışmış doğalgaz (CNG) ölçme sistemleri, akaryakıt hacim ölçek kapları, motorlu taşıt lastiklerinin hava basıncı ölçümünde kullanılan cihazlar, hassas kütle ölçüleri, 5 kg’dan yukarı kütle ölçüleri, demir yolu yük ve sarnıçlı vagonları, maksimum kapasitesi 2000 kg üzerinde olan otomatik olmayan tartı aletleri, aks kantarlarının ve hız ihlal tespit donanımlarının ilk, periyodik ve stok muayene müracaatları için; https://basvuruportal.tse.org.tr adresli başvuru portalı üzerinden en geç 28.02.2025 tarihi mesai bitimine kadar TSE’ye (Türk Standartları Enstitüsü) elektronik ortamda başvuru yapılması gerekmektedir. BELEDİYE BAŞKANLIKLARI Belediyelerce tespit edilecek yer ve günlerde kurulan, açık veya kapalı olan Pazar yerlerinde kullanılan ve tartım kapasitesi 2000 kg’ın altında olan III ve IV. üncü sınıf otomatik olmayan elektronik tarti aletleri, yay ve elektronik tertibatı bulunmayan tartım kapasitesi 2000 kg ve altında olan mekanik tarti aletleri (Masa Terazileri, Asma Teraziler, Tek Kollu Kantarlar, İbreli Terazi) için muayene başvurularının en geç 28.02.2025 tarihi mesai bitimine kadar Belediye Grup Merkezi Ölçüler ve Ayar Memurluklarına yapılması gerekmektedir. YETKİLİ MUAYENE SERVİSLERİ Otomatik tartı aletleri ve tartım kapasitesi 2000 kg ve altında olan otomatik olmayan tartı aletleri muayene başvuruları iki yılda bir ocak ve şubat ayları içinde Tartı Aletleri Yetkili Muayene Servisine yapılacaktır. Egzoz gazı emisyon ölçüm cihazları ve hız ihlal tespit donanımları her yıl, Isı sayaçları muayene başvuruları ise beş yılda bir ilgili Muayene Servisine periyodik muayene başvurusu yapılacaktır. Takograf Cihazlarının muayene başvuruları ilgili Muayene Servislerine gün/ay/yıl takip edilerek iki yılda bir yapılacaktır. Taksimetre cihazlarının muayene başvuruları ilgili Muayene Servislerine gün/ay/yıl takip edilerek yılda bir yapılacaktır. Bakanlığımızdan muayene ve damgalama yetkisi almış Muayene Servisleri listesine https://msurapor.sanayi.gov.tr adresinden ulaşılabilir. Elektrik ve Gaz Sayaçları Muayene Yönetmeliğinin yürürlük tarihi 01.01.2024’tür. Bu Yönetmeliğe göre elektrik ve gaz sayacı kullanıcıları kullanımda olan sayaçların tamamının (muayene süresi dolmamış olanlar dahil) kullanıcı (Gaz dağıtım şirketleri, elektrik dağıtım şirketleri, organize sanayi bölgeleri ve diğer ilgililerin) tarafından liste halinde her yılın ocak ayının başından şubat ayının son gününe kadar İl Müdürlüğümüze iletilmesi gerekmektedir. Listeyi zamanında bildirmeyen, eksik veya hatalı bildiren kullanıcılar hakkında 1705 Sayılı Kanun gereğince idari işlem uygulanacaktır. Su sayaçlarına ilişkin listelerin belediyeler tarafından sunulmasında yaşanan bir takım sorunlar nedeniyle su sayaçları için liste bildirim yükümlülüğü 01/01/2026-28-02-2026 tarihleri arasında yönetmelikte belirtilen kıstaslara uygun olarak doldurulup İl Müdürlüğüne bildirilmesi gerekmektedir. Periyodik muayene süresi dolan sayaçlar (Elektrik, Su Ve Gaz Sayaçları) periyodik muayene süresinin dolduğu yılı takip eden yıl içerisinde kullanıcı tarafından tüketiciden sökülerek yerine geçerli muayenesi olan bir sayaç takılması gerekmektedir. Gaz Sayaçları için iletim şebekesinde ve/veya iletim şebekesine doğrudan bağlı olan gaz sayaçları için muayene süresi 5 yıl, dağıtım şebekesi üzerinde kullanılan gaz sayaçlarının muayene süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir. Dağıtım şebekelerinde abonelerde kullanılmakta olan periyodik muayene süresini doldurmuş su, elektrik ve doğalgaz sayaçları için muayene başvurularının; ilgili Belediye Başkanlıkları, Elektrik ve Doğalgaz dağıtım şirketleri tarafından https://dijitalbakanhk.sanayi.gov.tr adresi üzerinden en geç 28.02.2025 tarihi mesai bitimine kadar Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüklerine yapılması gerekmektedir. 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu’nun 15/c Maddesine aykırı fiillerden dolayı her bir ölçü aleti için İdari Para Cezası uygulanacaktır. Yapılacak denetimlerde Ölçü ve Ölçü Aleti kullanıcılarının cezai duruma düşmemeleri için yasal süreler içerisinde muayene başvurularını yapmaları hususu;”
Edirne İş İnsanları Derneği (EGİAD) Başkanı Hakan İnci, ekonomideki sıkıntının her kesim tarafından hissedildiğini belirtip, özellikle iş insanlarının paraya ulaşmasının kolaylaştırılması gerektiğini söyledi.
EGİAD Başkanı İnci, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla, kentteki basın mensuplarıyla bir araya geldi. Kentteki bir restoranda gerçekleştirilen buluşmada konuşan İnci, ülkedeki ekonomik tabloyu değerlendirdi. İnci, özellikle piyasadaki nakit sıkıntısına dikkat çekerken, son dönemdeki enflasyonla mücadeleyi de; ‘geç kalınmış’ sözleriyle nitelendirdi.
‘PARAYA ULAŞMAK ZORLAŞTI’
İnci, 2024 yılının sancılı geçtiğini, piyasalarda 2025’in ilk 6 ayının da sıkıntılı geçmesi yönünde beklenti olduğunu belirterek, “Bundan da en çok tabii iş adamları etkileniyor, esnaf etkileniyor. Bizim Edirne’mizin esnaflar açısından bir şansı var; yurt dışından gelip nakit para harcayan bir portföyümüz var. Şu anda ülkemizde yüksek bir faiz çıkmazı var. Çok yüksek faizler, hem paraya ulaşımı zorlaştırıyor, hem de paraya ulaştığın anda maliyeti çok yüksek. Yani bunun altından kalkılması çok zor bir dönemdeyiz ve bunun biz sürdürülebilir olduğunu düşünmüyoruz. Yani bunun ivedilikle bir şekilde çözülmesi gerekiyor. Zaten şu anda ekonomi yönetimi de biliyorsunuz son toplantısında 250 baz puanlık faizde geri yaptı. Bu bundan sonraki her ayda da olacak diye düşünüyoruz. Ama bunu şu anda sahaya yansıması, insanlara yansıması biraz zaman alacak. Yani hemen bir anda gerçekleşecek bir şey değil bu. Dolayısıyla bir müddet daha biraz daha ayakta durmaya çalışacak iş adamları” dedi.
‘UMARIM SIKINTI ÇEKTİĞİMİZ SON 3 AY OLUR’
Konut sektöründen örnek veren İnci, piyasanın çok durgun olduğuna vurgu yaparak, “Şu anda mesela kendi sektörümle ilgili konuşacak olursam; konut olayında piyasa çok durgun ama insanlar şunu anlamıyorlar. Biliyorsunuz daha önce dövizle ilgili, ekonomi ile ilgili tahminlerimiz yüzde 80, yüzde 70 tutmuştur. Şu anda da ben yine insanlarımızı uyarıyorum. Şu anda insanlar konut almayı düşünenler varsa, almak zorunluluğu olanlar, almayı düşünenler bence fazla düşünmesinler çünkü şu anda konut alınacak bir durumda. Çünkü müteahhitlerle, firmalarla pazarlık şansınız var şu an için ama 2 ay sonra, 3 ay sonra ani bir konut faizi düşüşünde paraya ulaşım kolaylaşırsa; şu andaki pazarlıkla 5 liraya alacağınız bir yeri, pazarlıksız 7 liraya almak zorunda kalabilirsiniz. Umarım öngörülen gibi inşallah bu son 3-4 ayımız olur bu sıkıntıları çeken, ondan sonra piyasalar rahatlar. Öyle bir umudumuz var, öyle bir dileğimiz var, temennimiz var” şeklinde konuştu.
‘ÜLKENİN FAİZ SARMALINDAN ÇIKMASI GEREKİYOR’
Ekonomideki sıkıntının her kesim tarafından hissedildiğini anlatan İnci, “İnsanlar artık boğazından kesmeye başladılar. Yani artık gidin bakın restoranlarda, öğlen yemeklerinde mesela gittiğimiz yerlerde hiçbir şekilde eski kalabalığı görmüyorsunuz, yok insanlar. Dolayısıyla bu kademe kademe mesela giyim sektörüne yansıyacak, yeme içme sektörüne zaten yansıyor, yarın insanlar çocuklarına bir şey almayacaklar. Her sektör zincirleme olarak krize girecek. Zaten kriz var, bize Edirne’de bu biraz geç intikal ediyor, Türkiye ortalamasına göre ama biz bile hissediyorsak bunu artık Edirne’de, demek ki artık bıçak kemiğe dayanmış demektir. Dolayısıyla ülkenin faiz sarmalından çıkması gerekiyor” diye konuştu.
‘ENFLASYONLA MÜCADELEDE GEÇ KALINDI’
Hükümetin son dönemdeki enflasyonla mücadelesini geç kalınmış hamle olarak nitelendiren İnci, “Şu andaki enflasyonla mücadele dünya standartlarında reel bir mücadele, o noktaya geldik. Ama biraz geç geldik. Şimdi o geç gelmenin bedelini ödüyoruz. Keşke bu operasyon 2-3 sene önce yapılsaydı. Elbette ki şu andaki doğru. Ekonomi yönetimi bağımsız hareket ediyor, bu net. Olması gereken buydu. Siyasete bağımlı kalırsan o zaman reel kararlar veremiyorsun. Bu ilk başta vatandaşa hoş gibi gözüküyor ama arkasından faturası çok ağır oluyor. Dolayısıyla şu andaki ekonomi yönetiminin yaptıklarını doğru buluyorum ama biraz daha bu faizin aşağı çekilmesi yönünde ekstra nasıl bir önlem alabilirler? Bu konudaki uzman ekonomistler neyi öneriyor? O konunun da biraz daha öne alınıp piyasayı rahatlatmaları lazım” ifadelerini kullandı.
‘İŞ İNSANLARININ PARA ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRILMALI’
İş insanlarının paraya erişiminin kolaylaştırılması gerektiğinin de altını çizen İnci, “Şu anda mesela sektör olarak belli bir ciron var. Sen o cirona güvenerek mal bağlantısı yapmışsın, ona göre çek vermişsin, ödeme takvimi oluşturmuşsun. Piyasa bozulmuş o gün o tahminin gerçekleşmemiş. Yani ciron beklediğinin altında kalmış. Sen ne diyorsun? Yüzde 50 faiz de olsa bankada kredim var, en azından alırım ticari itibarımı korurum, çekim vurulmaz, gününde ödememi yaparım diyorsun. Bankaya gidiyorsun diyor ki; ‘Şu anda BDH kapalı. Yok verebilirsek taksitle vereceğiz’. ‘Alırsanız taksitle alacaksınız’ gibi paraya ulaşımı zorlaştıran uygulamalar var. Ben taksit istemiyorum, uzun vadeli borçlanmak istemiyorum. Bence ekonomi yönetiminin buna da müdahale etmesi lazım. Eğer insanların kredibilitesi varsa buna ulaşmalı yani. Bir iş adamının patlaması beraberinde en az 40-50 iş adamını götürür. Çünkü bu adamın piyasada çekleri var. Dolayısıyla bu noktaya gelmememiz için kredibilitesi olan teminat verebilen insanların da, paraya ulaşımının kolaylaştırılması lazım” dedi.
‘FAHİŞ FİYATLARI KENDİMİZ OLUŞTURUYORUZ’
Fahiş fiyatlar konusunda esnafın da kendisine öz eleştiri yapması gerektiğini söyleyen İnci, “Şu konuda da biraz öz eleştiri yapmamız lazım. Hükümetin yanlış politikaları çok, bunu tartışacak bir durumumuz yok. Aldıkları her tedbir ve sıkılaştırma direkt halkı olumsuz etkiliyor, bu kesin. Piyasalarda şöyle bir şey var; enflasyonist mantıkla adam kafasına göre zam yapıyor. Yani hiç ummadığın bir anda, ummadığın bir ürüne fahiş bir fark geliyor. Yani gerekçelendiremediğim bir şey. Mesela buraya diyelim ki Antalya’dan meyve sebze geliyor. Akaryakıt arttığında onun da artmasını mantıklı bulursunuz. Böyle bir durum yokken aniden yerinde 3 lira olan bir malzemeyi ben Edirne’de 60 liraya yiyorum. Bu mantıksız bir şey. Diyelim ki bugün bir maydanoz, İstanbul’dan buraya nakliyeyle geldiğinde 20 liraysa Karaağaç’taki üreten de 20 liraya satıyor. Ya olmaz kardeşim. Sen burada organik pazar diye yerelde bir şey satıyorsan onun tercih edilmesi için daha uygun bir rakam olması lazım. Yani burada kendimize de biraz öz eleştiri yapmamız lazım. Yani fahiş fiyatları kendimiz oluşturuyoruz. Biraz bu da etken, gerçek bu. Veya işte Bulgarlar gelince sen pazarda fiyatı düşüremiyorsun. Çünkü sen almazsan Bulgar alıyor zaten” diye konuştu.
Trakya Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik) Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, geçen iki sezonda yaşanan olumsuz piyasa dinamiklerinin, ülkedeki yağlık ayçiçeği üretiminde çok ciddi seviyede üretim düşüşünü beraberinde getirdiğini, Trakya dışında ayçiçeği üretiminde ekilmeme riskinin de ortaya çıktığını belirtti.
Trakya Birlik, 2023-2024 iş yılı olağan genel kurulu Mimar Sinan Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Birliğe bağlı çok sayıda kooperatif ortağının katıldığı genel kurulda konuşan Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, özellikle son iki sezonda Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da etkisiyle meydana gelen olumsuz piyasa koşullarına dikkat çekti. Piyasadaki olumsuzluğun, açıklanan düşük fiyatlarla birlikte, ülke genelinde ayçiçeği üretimini de düşürdüğünü kaydeden Kırbiç, tarife kontenjanı uygulamasının devam etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kırbiç, geçen iki sezonda yaşanan olumsuz piyasa dinamiklerinin, ülkedeki yağlık ayçiçeği üretiminde çok ciddi seviyede üretim düşüşünü beraberinde getirdiğini söyledi. Kırbiç, “Hatırlanacağı üzere Rusya-Ukrayna Savaşı’nı takip eden 2022-2023 sezonunda 2 milyon ton ile rekor üretim gerçekleştirilmiştir. Ancak hasat döneminde sağlıklı fiyat oluşmadığından, bu politikalar hayata geçirilmediğinden, fiyatların düşük kalmasına ve ek olarak 31 Aralık 2022 tarihinde uygulanan ithalat vergilerinin sıfırlanmasıyla yurt içi ayçiçeği tohum ve ham yağ piyasasında tam bir çöküş gerçekleşmiştir. Birliğimizce o sezonda 12 bin TL/Ton olarak açıklanan ürün fiyatı diğer bölgelerde 8.000 – 8.500 TL’lere kadar düşmüştür. Bu gelişmelerin etkisiyle gerek çiftçilerimiz, gerekse en büyük alıcı olan birliğimiz zarar etmiştir. Takip eden 2023-2024 iş yılında, bu defa yüksek finans maliyetleri nedeniyle önceki sezonda düşük fiyat ve düşük maliyetlerle stok devreden sanayici ve tüccarlar çiftçimizin yanında yer almamıştır. Birliğimizin açıkladığı 15 TL kilogram fiyat, Anadolu’nun çeşitli ve Çukurova bölgesinde 12 TL’lere kadar düşmüş, bölgemizde ise 13 TL seviyelerinde oluşmuştur. Bu olumsuzluklara rağmen alınan tedbirlerle birliğimiz, iş yılını karlı bir şekilde kapamıştır. Bu iki sezonda yaşanan olumsuzluklar Trakya dışında tüm bölgelerde ciddi üretimden vazgeçmelere neden olmuştur. Bu nedenle ülke yeterliliğinin, bu dönem itibariyle yüzde 50’nin altına düştüğünü görmekteyiz” dedi.
‘TRAKYA DIŞINDA AYÇİÇEĞİ EKİLMEME RİSKİ ORTAYA ÇIKTI’
Yaşanan olumsuzluklarla birlikte, Trakya dışında ayçiçeği üretiminde ekilmeme riskinin de ortaya çıktığını belirten Kırbiç, “Tüm bu yaşanan gelişmelerin tesiriyle, ülke üretiminde kritik bir aşamaya gelinmiştir. Trakya dışında ayçiçeği üretiminde ekilmeme riski ortaya çıkmıştır. Başta çiftçilerimiz olmak üzere, tarladan sofraya uzanan değer zincirinde bütün yaşanan bu olumsuzluklar ülkemiz için stratejik öneme sahip ayçiçeğiyle üretimin sürdürülebilirliği noktasında büyük riskler yaratmıştır. Bu kapsamda birliğimizce Aralık 2023 tarihinden bu yana yoğun ve sabırlı bir yaklaşımla, bu sıkıntılar ve ihtiyaçlar rapor haline dönüştürülerek, başta Tarım ve Ticaret Bakanlığımız olmak üzere her zemin ve ortamda ilgili kurum ve kuruluşlara, bürokrasiye, siyasete ve her yerde yoğun bir çalışma içerisine girilerek iletilmiştir” diye konuştu.
‘TARİFE KONTENJANININ SÜRMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR DEVAM EDECEK’
Birliğin çalışmaları ve çabalarının tarım ve ticaret bakanlıklarında karşılık bulduğunu anlatan Kırbiç, “Ülke yeterliliğini hedefleyen görüş ve önerilerimiz ile gümrük vergisi uygulamasının azami oranda tutulması sağlanmıştır. Buna ek olarak en son 2010-2011 iş yılında uygulanan tarife kontenjanı uygulaması birliğimizin görüş ve önerileriyle uygulamaya konularak, tüm ülke sathında çiftçilerimiz için sürdürülebilir büyük ürün fiyatları oluşması noktasında çok önemli katkı sağlanmıştır. Bu uygulama sayesinde piyasa fiyatlarında olumsuz seyretmeler tüccar ve sanayiciler tarife kontenjanından yararlanmak için piyasada alıcı olmaları sağlanmıştır. Piyasa fiyatlarında yaşanan bu gelişmeler tarife kontenjanı uygulamasının çiftçilerimizin emeğinin karşılığının alınması noktasında tüm paydaşlarca anlaşılmış, ispatlanmış ve çok etkili olmuştur. Önümüzdeki sezonlarda da bu uygulamanın devam etmesi noktasında gereken çalışma ve tedbirler birliğimizce yapılmaya devam edilecektir” şeklinde konuştu.
‘KURAKLIK NEDENİYLE ÇOK CİDDİ VERİM KAYIPLARI OLDU’
Son yıllarda dünyada ve Türkiye’de yaşanan iklim değişikliği ile olumsuz hava şartları nedeniyle ortaya çıkan kuraklığa da değinen Kırbiç, “Bunların neticesinde bazı bölgelerimizde ciddi kuraklıklar yaşanmıştır. Bunun sonucunda çok ciddi verim kayıpları oluşmuştur. Neticede çiftçimiz gelir kaybına uğramaktadır. Zaten üretim maliyetleri açısından zorlanan çiftçimiz, bu gibi doğal afetlerden zarar gördüğünde maliyetleri, mağduriyetleri katlanarak artmaktadır. Bu kapsamda, bizlerin de sık sık dile getirdiği ayçiçeğinin kuraklıktan etkilenen yazlık bir bitki olduğu için bu yüzden kuraklık ile sigorta kapsamına alınması bu ürünün üretiminin devamı anlamında önemli olduğunu sayın tarım bakanımıza, ilgili kurum ve bürokrasiye defalarca ilettik. Sayın bakanımız bu yıl hasat döneminde özellikle Edirne bölgesinde yaşanan kuraklıkla ilgili incelemelerde bulunmak üzere, üst düzeyde bürokratları bu konuda görevlendirmiştir. Kendileri burada saha çalışmaları yaparak, bizlerin de bizzat katıldığı incelemeler neticesinde bakanlığımız ayçiçeğini verim sigortası uygulaması kapsamına almaya karar vermiştir. Bakanlığımız bu uygulamayı TARSİM yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürünün katılımıyla, ve bizlerin de Trakya kooperatiflerinin katıldığı bir toplantıda Trakya Birlik Genel Müdürlüğü’nde bu uygulamayı hem kamuoyuna, hem de ülkemize duyurmuştur” ifadelerini kullandı.
‘EN KÖTÜ GÜNLERİ GERİDE BIRAKTIK’
Ayçiçeği üretim desteğinin ton başına 1000 liradan 2250 liraya yükseltilmesinde, piyasa yapıcı rolüyle birliğin büyük etkisi olduğuna da vurgu yapan Kırbiç, “Tüm bu uygulamaların hayata geçirilmesiyle yağlı ayçiçeği konusunda ülkemizde, yeterlilik noktasında önemli bir katkı sağlanacağı, üretimin artması hedeflenmektedir. Bu politika oluşumunda desteklerini ve tensiplerini esirgemeyen başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Tarım ve Ticaret Bakanlığımız, bakan yardımcılarımız, bürokratlarımız, bölge siyasetçilerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Birliğimiz için en zorlu günleri geride bıraktığımızı, sıkıntılı sezonlardan sonra gerçek kooperatifçilik faaliyetlerimizi, ortaklarımızın istek ve beklentilerini karşılamak neticesinde güçlenmek için gerekse de en büyük gücümüz olan sanayicilik faaliyetlerimizi arttırmak, markalarımıza, üretim kapasitelerimize yeni teknolojilere dönüşüm konusunda yüksek verimlilik ve maliyet avantajı sağlayan yatırımlarımıza bundan sonra daha da hız vereceğiz” dedi.
Kırbiç’in konuşmasının ardından genel kurul, ticari sır niteliğinde bilgileri barındırdığı nedeniyle basına kapalı devam etti.
Olgay GÜLER Türkiye genelinde yüzde 30 artış yapılan asgari ücretle birlikte her kalemde ürüne zam gelirken, alım gücü düşen vatandaşın, gayrimenkule ulaşımı da hayal olmaya başladı. Konut kiralarında yeni yılla birlikte yaşanacak artış ve banka kredilerindeki yüksek faizler, vatandaşın kara kara düşündürmeye devam ediyor. Ülke genelinde ortalama 15 bin liradan başlayan kira fiyatları, dar gelirli hane halkını günden güne zorlarken, asgari ücrete sadece yüzde 30 oranında yapılan artış da çözüm olmadı. Ev alma hayali kuran vatandaşlar ise bankalardaki yüksek faiz oranları nedeniyle, hayallerini ertelemeye devam ediyor. Trakya Umum Emlak Müşavirleri Derneği Edirne Şube Başkanı Aytaç Feda, alım gücünün düşmesi ve piyasalardaki belirsizlik nedeniyle emlak piyasasının da durma noktasına geldiğini söyledi.
‘BOŞTA OLAN ÇOK FAZLA KİRALIK EV VAR’ Feda, 2025’in bir önceki yılı aratacağını belirterek, “2024 yılı zor geçti ama 2025 yılı geçtiğimiz yılı aratacak gibi gözüküyor. 2024 yılında yapılan evlerin çoğu, müteahhitlerin elinde kaldı. Boşta olan çok fazla kiralık ev var. Çünkü kira fiyatları yüksek. 1+1 evlerin kiraları şu anda 15 bin lira civarında. Bir ailenin oturabileceği bir ev, 20-22 bin liradan aşağı değil. Asgari ücretin 22 bin lira olduğu bir yerde bu kiralar nasıl ödenecek? Ocak ayında kiralarla ilgili açıklanan zam oranı yüzde 58. 2024’te ev ve arsa fiyatları çok arttı. Güzel bir yerden 1 dönüm arsa almaya kalktığınızda 30 milyon TL. Buraya 10 daire yaptığınızda 3 milyon TL sadece arsa payı düşüyor. Metrekare maliyetlerini de koyduğunuzda bu ev en az 5-5,5 milyon TL’ye mal oluyor. Müteahhit bunu kaç paraya satacak, halk nasıl alacak? Burada çarpık bir ilişki var” dedi.
‘GELİR YÜKSEK OLMADIĞI SÜRECE EV KİRALAMA HAYAL’ İnsanların, yüksek faizler nedeniyle gayrimenkule ulaşmakta zorluk çektiğini belirten Feda, “Para çok değerli, faiz getirisi çok yüksek. Ev almak için bankadan kredi kullandığınızda 3-3,5 katı gibi rakamlar ödüyorsunuz. Ev almak isteyen vatandaşlar, uçuk rakamlarla karşılaşıyor. Gayrimenkul, arsa veya tarla getirisi güzel bir yatırım ama insanlarımız buna ulaşmakta zorluk çekiyor. 2023 yılında ve 2024’ün başlarında Edirne’de kiralık ev yoktu. Ama şu anda o kiraları ödeyebilecek halk bulamıyoruz. Ülkede yaşanan artışlar, kiraları da tetikledi. Bugün 3+1 güzel bir daire için 35-40, hatta 50 bin gibi rakamlar konuşulmaya başlandı. Ailenin geliri çok yüksek olmadığı sürece bu evlerin kiralanması hayal” diye konuştu. ‘EV FİYATLARININ NEREYE KADAR GİDECEĞİ SORU İŞARETİ’ Maaşlara yapılan zamların, kira fiyatlarının çok gerisinde kaldığını dile getiren Feda, “Ev fiyatları yüksek olduğu için ona oranla kira normalde olması gereken rakamlar ama maaşlara yapılan zamlar bunun çok gerisinde kaldığı için arada uçurum oluyor. Bugün 5 milyon TL verdiğinizde banka getirisi 175-200 bin TL gibi rakamlar olabilir ama bu bir kandırmaca. Önümüzdeki dönemde o paralarla ev alınamayacak. Kira oranına gelince, bugün 5 milyon TL verdiğiniz bir evi 20-25 bin liraya kiraya verdiğinizde normalde 20 yılda kendini amorti ederken, süreç daha da uzadı. Bu nedenle ev yatırımı cazip hale gelmemeye başladı. Parası olan parasını çıkarmıyor, doları olan çıkarmıyor. Bunun sonucunda ev fiyatlarının nereye kadar gideceği soru işareti” şeklinde konuştu.
‘PİYASADA YAPRAK KIMILDAMIYOR’ Emlak piyasasının durma noktasına geldiğini sözlerine ekleyen Feda, “Emlak piyasası durdu, şu an yaprak kımıldamıyor diyebiliriz. Alım gücünün düşmesi ve piyasalardaki belirsizliğin sonuçlarını yaşıyoruz. Ocak’ta, Şubat’ta, Mart’ta piyasalarda ne olur hep beraber göreceğiz. Faizler düşerse insanlar bankadaki parasını çekerek gayrimenkule yatırabilir ama ev fiyatları bugünkü gibi olmayacak. Bugün 5-6 milyonluk ev, o zaman 8-10 milyon olacak” ifadelerini kullandı.
Olgay GÜLER Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Kemal Cingöz, asgari ücretle birlikte başlayan zam yağmuruna, ekmeğin de ekleneceğinin sinyallerini vererek, Edirne’de en geç Mart ayında 220 gram ekmeğin 15 lira olacağını söyledi. Ülke genelinde milyonların beklediği asgari ücrete yapılan yüzde 30’luk zammın ardından, yeni yılla birlikte tüm kalemlerde de zam beklentileri arttı. Kimi ürünlere şimdiden zam gelmeye başlarken, bunlara ekmek de eklenmeye hazırlanıyor. Bursa gibi bazı büyükşehirlerde ekmeğe şimdiden zam gelirken, Edirne’de ise Mart ayında artış planlanıyor. EDESOB Başkanı Kemal Cingöz, hali hazırda 210 gramı 10 liradan satılan ekmeğin, fırıncı esnafının talebi doğrultusunda, yüzde 48 zamla, 220 gramının 15 liraya çıkarılacağını söyledi.
‘ZAMMIN UYGLANMASI MART AYINI BULUR’ Fırıncı esnafının taleplerini değerlendirdiklerini belirten Cingöz, “Ekmekle ilgili gelen talep 220 gramı 15 TL. Ben bunu yüksek buluyordum. Hatta ben hastanede yatarken talep etti edildi bu. 2 ay falan da hastanede kaldım. O arada; ‘diğer illerdeki talepleri de toparlayın getirin’ dedim. Bursa, Kocaeli ve daha dört veya beş il vardı, 220 gram 15 TL olarak talep eden. Bugün Bursa’yla görüştüm, onlar bugün itibariyle 220 gram 15 TL olarak uygulamaya başlandığını ifade ettiler. Bizdeki talep de bu. Herhalde bizde de öyle olacak ama bu süreç herhalde Mart ayını falan bulur diye düşünüyorum” dedi. ‘BANA GÖRE YÜKSEK BİR TALEP’ Söz konusu artış talebini yüksek bulduğunu da dile getiren Cingöz, “Bu talebi bakanlığa göndereceğiz, bakanlık da yeni genelgeye göre bir ay içerisinde cevap vermek zorunda ki bunu bakanlık kesin olarak reddedecek, tekrar göndereceğiz. 1 ay da öyle geçecek. Mart’ın başını görür fiyatın hayata geçmesi ama bana göre yüksek olmasına rağmen 220 gram 15 TL olacak diye düşünüyorum. İstanbul’da şu anda 200 gram 12 buçuk TL ve en makul fiyat bence o. Eğer bizde sözünü ettiğim artış olursa bu; yüzde 48’e falan geliyor. Bunun yanında berberler ve kuaförler var da zam talep etti. Yüzde 40 onların da talebi” diye konuştu. ‘BAZI ESNAF YILBAŞINDAN ÖNCE ZAM YAPTI’ Ülke genelinde bazı esnafların, yeni yılı beklemeden fiyatlarda artış yaptığını da söyleyen Cingöz, “Bence zamları yılbaşından önce yaptılar. Yani bu yüzde 30 zam bence yılbaşından evvel yapıldı. Şimdi yapılacak zamlar ekstra. Ben hastaneye yatmadan evvel bütün piliç aldırıyordum, 180 liraydı. Hastaneden çıktıktan sonra aldırdım, 240 TL, artış yüzde 30’u geçiyor. Yılbaşından önce hepsi olmasa da bir kısım esnaf zam yaptı. Şimdi tekrardan yapacaklar mı yapmayacaklar mı? Ürün aldığımızda göreceğiz” şeklinde konuştu.