DOLAR 43,4990 0.19%
EURO 51,6240 -0.9%
ALTIN 6.786,60-9,85
BIST 13.838,290,05%
BITCOIN 3526880-2,26%
Edirne

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

‘Ürünü almayan akıl, suyu yönetmeye kalkıyor’

‘Ürünü almayan akıl, suyu yönetmeye kalkıyor’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: namik-su.jpg

CHP Edirne 28. Dönem Milletvekili Aday Adayı Namık Kemal Oğuz, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) “çeltik alacağım” dediğini ancak bölgede en çok ekilen ince tane çeltiği almadığına dikkat çekerek, “Şimdi de üreticinin elinden suyunu alıyorlar. Bunun adı tarım politikası değil, üreticiyi köşeye sıkıştırmaktır” dedi.

Oğuz, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında, Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile sulama kooperatiflerinin Merkez Su Birliklerine devredilmesinin yerel yönetimleri ve üreticiyi yok sayan, sahadan kopuk bir karar olduğunu, bu uygulamanın Edirne ve Uzunköprü tarımını ciddi bir riskle karşı karşıya bıraktığını söyledi.

MASA BAŞI KARARI

“Açık söylüyorum: Bu karar masa başında alınmıştır. Yıllardır suyla mücadele eden, toprağı tanıyan, ürünün ne zaman suya ihtiyaç duyduğunu bilen yerel tecrübe devre dışı bırakılmaktadır” diyerek açıklamasını sürdüren Oğuz, şunları aktardı:

“Çakmak Barajı ve Çakmak Sulama Kooperatifi bu bölge için hayati öneme sahiptir. Son 10 yılda örnek işler yapılmış, Meriç’ten Ergene Ovası’na su getirilmiştir. Bugün ise bir kararnameyle bütün bu emek ve bilgi yok sayılmaktadır.

SORULAR

Soruyorum: Bölgeyi tanımayan bir memur, çeltiğin ne zaman su isteyeceğini nasıl bilecek?

Çeltik tarımı takvimle değil, araziyle ve tecrübeyle yapılır. Bir gün geciken su verimi düşürür, yanlış zamanda verilen su hastalığı artırır. Bunu masa başından kim yönetecek?

Su birliği merkezde kurulabilir, buna itirazımız yok. Ama neden yereldeki sulama birlikleri kendi yönetimleriyle devam edemiyor?

Neden üretici söz sahibi olmuyor? Bu anlayış yereli güçlendirmek değil, yereli susturmaktır.

Herkes şunu iyi bilsin: Türkiye’de üretilen pirincin yaklaşık %80’i bu bölgede yetişiyor. Burada yapılacak yanlış bir planlama sadece Edirne’yi değil, ülke genelinde gıda güvenliğini etkiler. Üreticinin menfaatini korumak bir lütuf değil, devletin asli görevidir.

Bu süreç adil, şeffaf ve yerel iradeyi esas alan bir anlayışla yeniden planlanmalıdır. Yerel güçler devreye sokulmaz, suyun etkin kullanımı göz ardı edilirse Edirne’de büyük bir verim kaybı yaşanır. Bunun siyasi ve ekonomik sorumluluğu da bu kararı alanlara ait olacaktır.”

Özhanlar Mobilya