
05 Şubat 2026 Perşembe




EDİRNE İLİ DAMIZLIK KOYUN KEÇİ YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİ
OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTI İLANI
Sayın Üyemiz;
Edirne İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’nin 2024-2025 Yıllarına ait Olağan Genel Kurul toplantısı 08.03.2026 Pazar günü saat 11.00’da Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü konferans salonunda aşağıdaki gündemle yapılacaktır. Çoğunluk sağlanmadığı takdirde 2. Toplantı 15.03.2026 Pazar günü aynı yer ve aynı saatte çoğunluk aranmaksızın yapılacaktır.
Toplantıya katılmanız hususunda gereğini rica ederiz.
Toplantı Adresi: Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Konferans Salonu İstasyon Mahallesi Talat Paşa Caddesi No:43 EDİRNE
NOT: Asıl üyelerimizin, 2024-2025 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantımıza Nüfus Cüzdanları ile gelmeleri gereklidir.
YÖNETİM KURULU ADINA
Mustafa KARATAŞ Arif Hikmet AKBAY
Yönetim Kurulu Başkan Yrd. Yönetim Kurulu Başkan
TOPLANTI GÜNDEMİ:
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2393355)


Olgay GÜLER
Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın, hiçbir neden gösterilmeden, ‘görülen lüzum üzerine’ görevden alındı.
Belediye’ye bağlı, 2024 yılında kurulan Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nde yaklaşık 2 yıldan bu yana yönetici olarak görev yapan Egemen Ilgın, görevden alındı. Ilgın’ın görevden alınması, şok etkisi yaratırken, yerine kapatılan İşletme ve İştirakler Müdürü Kader Pajo atandı.
Ilgın’ın görevine aynı müdürlükte memur olarak devam edeceği belirtildi.


Olgay GÜLER
Edirne’de Sosyal Dayanışma Merkezleri’nde (SODAM) eğitim gören kursiyer kadınların ürettiği ele emeği ürünlerden oluşan sergi, Edirne Valisi Yunus Sezer’in de katıldığı açılışla tarihi Bedesten Çarşısı’nda beğeniye sunuldu.

Edirne Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na bağlı merkez SODAM, Şehit Mustafa Tezgider SODAM ve Şehit Özer Camcı SODAM olmak üzere üç merkezde, kadınların emekleriyle üretilen el işi ürünler için sergi düzenlendi.
Tarihi Bedesten Çarşısı’nda düzenlenen serginin açılışına Edirne Valisi Yunus Sezer, vali yardımcıları Turgut Subaşı ve Ömer Sevgili, Edirne Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Tezcan Fidan, kurum müdürleri, çok sayıda kursiyer ve öğretmen katıldı.

Açılışta, çalışmalara katılan 15 kursiyere sertifikaları Vali Sezer ve kurum müdürleri tarafından takdim edildi.

Serginin açılışında konuşan vali yardımcısı Turgut Subaşı, devletin SODAM çatısı altında çok iyi imkanlar sunduğunu belirterek, “Devletimiz özellikle SODAM’larda insanımızın en iyi şekilde yetişmesi, öz güvenini kazanması, rekabetçi duruma gelmesi, fikri dünyasında, duygusal bünyesinde, hayal dünyasında değişiklikler oluşması için her türlü imkanı sunuyor. Bugün de SODAM’a katılan kursiyerlerimizden 15 katılımcıya hem katılım belgelerini vereceğiz, onlara ayrıca çalışmalarda teşvik ödemelerini yapıyoruz. Burada çıkardıkları ürünleri amacımız halka göstermek, gerektiğinde ticari amaçta sipariş verebilmelerine imkan sağlamak ve onların ne kadar becerikli, kadına imkan verildiğinde neler yapabildiğini, bütünleşmeye hazır olduklarını göstermek” dedi.

Edirne Valisi Yunus Sezer de, SODAM’ların okul gibi çalıştığını söyleyerek, “Kadınlarımızın bir çok konuda seminer alarak kendilerini de geliştirdikleri, okullarımız gibi çalışan merkezlerimiz SODAM’larımız. Hem vali yardımcımıza, hem mütevelli heyetimize, müdürümüze, vakıf personelimize, halk eğitimimize teşekkür ediyoruz. İnşallah buradan aldıkları sertifikalarla kendi meslekleriniz kendilerine icra edecekleri, kendilerine bir yön çizecekleri bir alan oluştururlar diye temenni ediyoruz” diye konuştu





İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM Genel Kurulu’nda DEM Parti tarafından verilen önergeye sert tepki gösterdi. Akalın, insan hakları söylemi üzerinden Suriye’deki siyasal gerilimlerin Türkiye’ye taşınmak istendiğini ifade etti.
İnsan onurunun herkes için ortak bir değer olduğunu vurgulayan Akalın, “Buna hiçbir itirazımız yok. Ancak samimiyetle sormak zorundayız: DEM Parti’nin verdiği bu önergenin amacı gerçekten Türkiye’de hukuk düzenini güçlendirmek midir, yoksa Suriye’de yaşananların siyasal uzantılarını ülkemize taşıyarak yeni bir kamuoyu üretmek midir?” dedi.
Önergede Türkiye Cumhuriyeti devletini sistematik biçimde suçlayan bir dil kullanıldığını, kolluk güçlerinin töhmet altında bırakıldığını belirten Akalın, daha önceki söylemlerle çelişen bu yaklaşımın insan hakları kaygısından değil, siyasi hesaplardan kaynaklandığını söyledi.
Suriye’de yaşanan trajedilerin etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden yürütülen, Suriye’nin ulusal bütünlüğünü hedef alan projeler olduğunu dile getiren Akalın, bölgeyi istikrarsızlaştıran emperyalist ve siyonist müdahalelerin bugün farklı biçimlerde Türkiye’ye taşınmak istendiğini ifade etti.
Bu sürecin doğal olarak bir güven sorunu yarattığını belirten Akalın, benzer sonuçların yakın geçmişte Nusaybin’de yaşandığını hatırlattı. Mağduriyet dili üzerinden sorunlu politikalar üretildiğini söyleyen Akalın, gerçek problemlerin çözülmek yerine yeni gerilim alanları açıldığını vurguladı.
Her iddianın araştırılması gerektiğini ifade eden Akalın, ölçüsüz güç kullanımı varsa bunun hesabının sorulması gerektiğini belirtti. Ancak bunun Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal bütünlüğünü, kurumsal yapısını ve değerlerini hedef alarak değil, kendi kurumları içinde hukuk devleti ilkeleri ve sağduyu çerçevesinde yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Akalın, “Türkiye Cumhuriyeti’nde anayasal hakkını kullanan vatandaşlara yönelik haksız bir müdahale söz konusuysa gereken cezalar en üst sınırdan verilmelidir. İnsan onurunu elbette savunacağız ancak bunun başka siyasi hesapların aracı hâline getirilmesine de asla müsaade etmeyeceğiz,” dedi.