DOLAR 43,7279 0.05%
EURO 51,7760 -0.14%
ALTIN 6.945,44-0,99
BIST 14.299,87-0,27%
BITCOIN 2980975-1,72%
Edirne
10°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

 ‘Emekliler beleşçi değildir!’

 ‘Emekliler beleşçi değildir!’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: tum-emekli.jpg

Tüm Emeklilerin Sendikası Edirne Temsilciliği, 65 yaş üstü yurttaşların ve emeklilerin toplu taşımadan ücretsiz yararlanmasının keyfi bir uygulama değil, 4736 sayılı Kanun ile güvence altına alınmış yasal bir hak olduğuna dikkat çekerek, Serhad Birlik Kooperatifi ve Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Yönetim Kurulu Başkanı Aytaç Dilci’nin basına yansıyan açıklamalarını üzüntüyle takip ettiklerini belirtirken, Edirne Belediyesi’ne de  toplu ulaşım hizmetini yeniden doğrudan üstlenme ve kamusal bir model kurma konusunda çağrıda bulundu.

Tüm Emeklilerin Sendikası Edirne Temsilciliği’nde ‘Emekliler beleşçi değildir!’ başlığı altında yapılan yazılı açıklamada, “Sayın Dilci, açıklamasında Edirne’de 2025 yılı içerisinde toplam 2 milyon 701 bin 993 ücretsiz yolcu taşıdıklarını ifade etmiştir. Bu iddia gerçeği yansıtmamaktadır” denilerek şunlara yer verildi:

4736 SAYILI KANUN HATIRLATMASI

“Öncelikle hatırlatmak isteriz ki; 65 yaş üstü yurttaşların ve emeklilerin toplu taşımadan ücretsiz yararlanması, keyfi bir uygulama değil, 4736 sayılı Kanun ile güvence altına alınmış yasal bir haktır.

Ayrıca Sayın Dilci’nin de belirttiği üzere, devlet ücretsiz taşımadan kaynaklanan kaybı telafi etmek amacıyla kooperatife araç başına gelir desteği ödemektedir. Bununla birlikte Edirne Belediyesi de, devletin sağladığı desteğin çok üzerinde olmak üzere, aylık olarak kooperatife ek gelir desteği sunmaktadır. Bu ödemelerin tamamı doğrudan kooperatife yapılmaktadır.

Edirne kamuoyunun yakından bildiği bir diğer gerçek ise şudur: Kooperatif, 202 araç üzerinden destek almasına rağmen, bu sayıda araç fiilen hatlarda çalışmamaktadır. Dolayısıyla ‘ücretsiz taşımadan doğan zarar’ iddiası, kamuoyuna eksik ve yanıltıcı biçimde yansıtılmaktadır. Ücretsiz taşındığı söylenen yurttaşların bedeli zaten kamu kaynaklarıyla karşılanmaktadır.

Sayın Dilci’nin, gelir desteğini yetersiz bulması kendi değerlendirmesidir. Ancak bu durum, emeklileri ve 65 yaş üstü yurttaşları ‘ücretsiz taşıyoruz’ diyerek ‘beleşçi’ gibi göstermesi hiç bir şekilde kabul edilemez. Emekliler, bu ülkenin yıllarca çalışmış, üretmiş, vergisini ödemiş insanlarıdır.

Ayrıca unutulmamalıdır ki Edirne’de toplu taşıma ücretleri zaten yurttaşların belini bükmektedir. Edirne, kısa mesafe toplu taşıma ücretinin en pahalı olduğu illerden biri haline gelmiştir. Bu tablo, ulaşımın ticari bir faaliyet gibi değil, sosyal belediyecilik anlayışıyla ele alınması gerektiğini bir kez daha göstermektedir.

TOPLU TAŞIMA BİR KAMU HİZMETİ

Öte yandan Sayın Dilci’nin açıklamasında kullandığı şu ifade, gerçeğin kendisidir:

‘Toplu taşıma hizmeti sadece bir ticari faaliyet değil, halkın günlük yaşamını sürdürebilmesi için vazgeçilmez bir kamu hizmetidir.’

Evet, toplu taşıma bir kamu hizmetidir. Bu kamu hizmetinin asli sorumlusu Edirne Belediyesi’dir. Bu nedenle ulaşımın ticari bir mantıkla değil, kamusal sorumluluk anlayışıyla yürütülmesi gerekir.

Tüm Emeklilerin Sendikası olarak, Edirne Belediyesi’ne bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Asli göreviniz olan toplu ulaşım hizmetini yeniden doğrudan üstlenmeye ve kamusal bir model kurmaya davet ediyoruz.

Tekrar ediyoruz: Emeklilerin toplu taşımadan yararlanması bir lütuf değil, kanunla tanınmış bir haktır ve Sosyal Belediyeciliğin gereğidir. Emekliler beleşçi değildir!”

Devamını Oku

Tarımda ‘B-Reçete’ dönemi!

Tarımda ‘B-Reçete’ dönemi!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: WhatsApp-Image-2026-02-17-at-15.42.49.jpeg

Olgay GÜLER

Edirne’de, 1 Ocak’ta yürürlüğe giren yönetmelikle, bitki koruma ürünleri ile bitkisel ürünlere ait hasat bilgilerinin elektronik ortamda kaydedilmesini ve izlenmesini sağlayan ‘B-Reçete’ uygulaması hakkında, üreticilere bilgi verildi.

Bitki koruma ürünlerinin uygulanmasına ilişkin mevcut kayıt ve izleme uygulamaları, elektronik ortamda yürütülecek şekilde yeniden düzenlenerek, 13 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de, ‘Bitki Koruma Ürünlerinin Toptan ve Perakende Satılması ile Depolanması Hakkında Yönetmelik’ adıyla yayınlandı.  Bu kapsamda, üreticiler tarafından satın alınan ve uygulanan bitki koruma ürünleri ile bitkisel ürünlere ait hasat bilgilerinin, bitkisel ürün ve parsel bazlı olarak elektronik ortamda kaydedilmesini ve izlenmesini sağlayan ‘B-Reçete Takip Sistemi’ uygulamaya alındı. Bitkisel ürünlerin depolanarak muhafaza edildiği alanlar ile gıda işletmelerinde zararlı organizmalara karşı kullanılacak bitki koruma ürünlerinin uygulanmasına ilişkin iş ve işlemler de yönetmelik kapsamına alındı. B-Reçete uygulaması pilot il olarak belirlenen Ankara, Samsun, Kırklareli ve Mersin’de 1 Ocak 2026 itibariyle uygulanmaya başlanırken, diğer illerde 1 Temmuz’da bu uygulamaya geçileceği belirtildi.  Yönetmelik ve B-Reçete uygulamasına ilişkin Edirne İl Tarım Müdürlüğü’nde, üreticilere yönelik bilgilendirme toplantısı yapıldı.

‘ÜRÜNLER REÇETEYLE ZİRAİ İLAÇ BAYİLERİNDEN ALINACAK’

Toplantıda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, yönetmelikle birlikte koruma ürünlerinin bilinçli, kontrollü ve doğru şekilde kullanılmasının sağlanacağını belirterek, “Bunun yanında çevre ve insan sağlığının korunması, tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması amaçlanıyor. Hepimiz için çok önemli bir durum. Bu kapsamda da yeni hayata geçirilen B-Reçete sistemiyle birlikte ürünler kayıt altına alınarak, reçeteli şekilde kullanılmasını sağlayan bir mekanizma karşımıza çıktı.  Aynı eczanelerde uygulanan sistem gibi, nasıl eczanelere gidiyoruz, ilaçlarımızı reçeteyle alıyoruz artık bitki koruma ürünlerimizi de zirai ilaç bayilerinden aynı şekilde reçeteyle alacağız. Bu uygulamayla birlikte üreticilerimiz ÇKS’de kayıtlı alanları ve ürünlerine göre kullanılabilecekleri miktarda kontrollü bir şekilde bayilerden ilaç alabilecekler. Yedinci ayın biri itibariyle bu sisteme geçmiş olacağız” dedi.

‘GEREKSİZ İLAÇ KULLANIMININ ÖNÜNE GEÇİLECEK’

Yeni sistemle kontrolün ve izlenebilirliğin sağlanacağını ifade eden Köse, “Biz hangi üreticimizin, hangi miktarda nasıl ilaç kullandığını artık bu sistem üzerinden takip etmiş olacağız. Gereksiz ve hatalı ilaç uygulamalarının önüne geçeceğiz. Yani o araziye, o parsellerimize ne kadar ilaç kullanabileceksek o kadar ilaç alacağımız için gereksiz ilaç kullanımının da önüne geçmiş olacağız. Çevreye ve halk sağlığını olumsuz etkileri azaltmış olacağız. İlaç kullanımının azaltılmasıyla birlikte bu çevre ve halk sağlığı da otomatikman korunmuş olacak. Artık bu bitki koruma ürünlerimiz herkesin kendi TC’si üzerinden alacağı için aslında bir kontrol mekanizması da devreye girecek. Üreticilerimizin hangi ilacı aldığını, ya da çevrede atılmışsa böyle bir ürün, biz bunların takibini de yapabileceğiz. Onun için üreticilerimiz bu konuda da artık dikkatli olmak durumunda kalacak. Üretimde ve kalitede de verimlilik elde edeceğiz doğru ilaç kullanımıyla birlikte” diye konuştu.

‘ALDIKLARI BELGELERİYLE BAYİLERE GİDECEKLER’

B-Reçete sistemiyle ilgili köylerdeki eğitimleri tamamladıklarını söyleyen Köse, “Bu eğitime katılan arkadaşlarımız imzalarını atıyorlar, TC’lerini, telefonlarını yazıyorlar. Biz bir belge düzenliyoruz. Daha sonra belgelerini bizden aldıktan sonra bayilerimizden, bu belgemizle ya da ÇKS kaydı ve TC’siyle birlikte telefonlarına bir kod gelerek bayilerden bu ürünlerimizi almış olacaklar. Sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması hedefiyle çıkılan bu yolda siz üreticilerimizin de en kısa sürede bu sisteme adapte olacağını, bu kapsamda eğitimler tamamlandıktan sonra belgelerimizi alıp artık B-Reçete sistemiyle birlikte kontrollü ve düzgün uygulayıcı bir sistemle birlikte bu yeni sisteme adapte olacağınızdan eminim. Önemli olan bu sisteme bir an önce zamanı geldiği zaman geçip, üreticilerimizin sıkıntıya girmeyecek şekilde ilaçlarını temin edebilmesini sağlamak” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Yurttaşlık Yasası 100 yaşında

Yurttaşlık Yasası 100 yaşında
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: add-3.jpg

ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, Laik Cumhuriyet’imizin uygar bir toplum yaratma hedefinin en önemli adımlarından olan, kanunlar önünde kadın erkek eşitliğini sağlayan Türk Medeni Kanunu’nun 100. yıl dönümünü kutladı.

ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu’ndan yıldönümü dolayısıyla yapılan açıklamada Osmanlı Devletinde toplumun ihtiyaçlarını ‘mecelle’ karşıladığının altı çizilerek şunlara yer verildi:

“Medeni hukuk konusunda Mecelle’nin yetersizliği, Birinci Dünya Savaşı sırasında anlaşılmış ve değişiklik yapılmasına karar verilmiştir. Ancak, savaştan yenilgiyle çıkılınca, bu konudaki çalışmalar kesilmişti.1922 yılında TBMM’de bu konu üzerinde yeniden çalışmalara başlandı. Bu konuda, çeşitli ülkelerin Medeni kanunları incelendi. Türkiye’de Medeni Kanunun oluşumunda, İsviçre Medeni Kanunu ile Kazuistik (Olaylardan hareketle genel kurallara gidilen) metoda sahip Prusya Kanunu ve devrimci bir felsefeye sahip Fransız Kanunundan esinlenerek Ülkemizin ihtiyacına uygun ortalama bir yol izlenmiştir.

Türkiye’de 17 Şubat 1926’da TBMM’de kabul edilen ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe konulan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi (Türk Medeni Kanunu) ile; Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı.Evlilikte resmi nikâh zorunluluğu getirildi venikah yapma yetkisi belediyelere verildi. Tek eşle evlilik esası getirildi.Kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındı.Mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşit hale getirildi.Patrikhanelerin, din işleri dışındaki yetkileri kaldırıldı.

Yurttaşlık bilincini ve kadın erkek eşitliğini sağlayan bu kanun ile evlenmelerde, her iki tarafında fikri esas alındı. Resmi nikah usulü ve tek eşlilik gibi yenilikler getirildi. Boşanma hakkı kadına da tanındı. Mirasta, kadın erkek eşitliği sağlandı. Böylece, Türk ailesinin kuruluş ve işleyişi çağdaş, demokratik kurallara dayandırıldı.

Medeni hukuk, şahıslar arasındaki ilişkileri düzenleyen, şahısların doğumdan ölümüne (tüzel kişilerde kuruluşundan sona ermesine) kadar ilişkilerini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Kişiler hukuku, aile hukuku, eşya hukuku ve miras hukuku medeni hukuk kapsamında yer alır ve medeni kanunla düzenlenirler. Medeni hukuk, hukukun özüdür.

Medeni Kanun, her şeyden önce medeni hukuk alanını laikleştirmiş, yani akli temeller üzerine oturtmuştur. İnanç ayrımı gözetilmeksizin bütün vatandaşlara uygulanmayı getirmiştir. Medeni kanun daha çok kadınlarla ilgili getirdiği hükümlerle dikkat çekmektedir. Mahkemelerde ceza hukuku ile ilgili hususlarda iki kadının şahitliği bir erkeğe denk kabul ediliyordu. Medeni kanun bu hususta da kadın ile erkeği aynı duruma getirmiştir. Evlenme ve boşanmada belirli şartlar getirmiş, özellikle erkeğin tek taraflı boşamasını kaldırarak boşanmayı Hakimin takdirine bırakmıştır. Eski hukukun erkeğe tanıdığı dörde kadar evlenme hakkını ortadan kaldırarak sadece bir kadınla evlenmeye izin vermiştir. İmam nikahı olarak bilinen dini nikahı kabul etmemiş, nikah akti yapma yetkisini belediyelere vermiştir.

Cumhuriyetin ilanında sonra Türk kadını, Medeni kanunun kabulüyle ekonomik sosyal ve hukuksal alanlarda erkeklerle eşit haklara sahip olmuştur.

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak,Tebaa anlayışından Yurttaşlık bilincine geçişi sağlayan, Hukuk alanının laikleşmesine öncülük eden ve kadın-erkek eşitliğini sağlayan Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılının Ulusumuza kutlu olmasını diliyoruz. ‘İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyoruz.”

Devamını Oku

Anıtkabir’de Medeni Kanun anması

Anıtkabir’de Medeni Kanun anması
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: 631940264_17945414730109696_6944425853468576793_n.jpg

Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yıl dönümünde, Cumhuriyet Halk Partili kadın belediye başkanları Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ile birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.

Türkiye’nin farklı illerinden gelen kadın belediye başkanları arasında Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da bulundu. Heyet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine çelenk sunarak saygı duruşunda bulundu ve Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.

Başkan Gencan’dan Açıklama

Ziyaretin ardından açıklamada bulunan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan şunları söyledi:

“Türk Medeni Kanunu, kadınlara eşit yurttaşlık hakkını kazandıran en önemli kazanımlardan biridir. Bu tarihi adımın yıl dönümünde, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyoruz.”

Devamını Oku

Meriç’te kritik artış!

Meriç’te kritik artış!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: WhatsApp-Image-2026-02-17-at-13.52.40.jpeg

Olgay GÜLER

Edirne’de son yağışlar ve Bulgaristan’daki barajlardan su bırakılmasıyla birlikte, 7 Şubat’ta debisi artarak ‘turuncu alarm’ uyarısında bulunulan Meriç Nehri’nde, su seviyesi yeniden artışa geçti.

Son yağışlar ve karların erimesiyle Bulgaristan’da barajlardan su bırakılmasıyla birlikte Edirne’deki nehirlerde su seviyesi hızla arttı. 7 Şubat’ta, son yılların en yüksek debisi olan 1257 metreküp saniyeye yükselen Meriç Nehri, için Devlet Su İşleri (DSİ) ‘turuncu alarm’ uyarısında bulundu. Tunca Nehri’nin debisi 15 metreküp/saniye olarak ölçülürken, Arda Nehri’nin Bulgaristan’ın Ivaylovgrad kesiminde ise kırmızı seviye olan 778 metreküp/saniyeye yükseldi. Meriç Nehri, Edirne’de NATO Köprüsü mevkisi olarak adlandırılan bölgede yatağından taştı. Taşkın üzerine bölgedeki çiftlikler ile tarım alanları su altında kaldı. Çiftliklerde hayvanları bulunanlar, traktörlerle hayvanları alıp, başka yere götürdü.

DEBİ YENİDEN ARTIŞA GEÇTİ

Aradan geçen 10 günlük sürenin ardından Arda Nehri’nin Bulgaristan’daki Ivoylovgrad bölgesinde debisi artarak, 424 metreküp/saniyeye çıktı. Arda Nehri’ndeki artışla birlikte Meriç Nehri’nde su seviyesi yeniden artışa geçti. Nehirde, geçtiğimiz hafta 621 metreküp/saniye ölçülen debi 891 metreküp/saniyeye çıktı. Devlet Su İşleri, nehirle ilgili ‘sar alarm’ uyarısında bulunurken, Arda Nehri için de “turuncu”  uyarısı verdi.

TAŞKINI ‘KANAL EDİRNE’ ÖNLEDİ

Öte yandan aşırı yağış sonrası debisi artıp ‘turuncu alarm’ verilen Meriç Nehri’ndeki taşkını, DSİ tarafından yapılan Kanal Edirne önledi. DSİ Edirne Bölge Müdürlüğü tarafından Meriç Nehri bypass edilerek yapılan kanal 2019’da tamamlandı. Toplam 7 bin 800 metrelik kanaldan önce, Meriç’in taşması sonucu çevresindeki iş yerleri ve sosyal tesisler ile yaklaşık 5 bin kişinin yaşadığı Karaağaç Mahallesi ve mahalledeki tarım alanları sular altında kalıyordu.

Devamını Oku
Özhanlar Mobilya