
18 Haziran 2026 Perşembe


Olgay GÜLER
Edirne’de mezuniyetinden 1 hafta önce hastalığının nüksettiği haberini alan, lösemi hastası Elvin Göker’in annesi Anne Ayşe Göker, “Allah’ın insanlara nasip ettiği, lütfettiği küçük bir kan damlası istiyoruz; Türkkök’e giderek bütün hastalara umut olmak için ilik bağışında, kök hücre bağışında bulunmalarını istiyoruz. Başka hiçbir isteğimiz yok ve bolca da dua” dedi.

Edirne’de Vali Fahri Yücel İlkokulu 4’üncü sınıf öğrencisi Elvin Göker’e, 2024 yılının Eylül ayında lösemi teşhisi konuldu. Tedavisine İstanbul’da başlanan Göker, kök hücre nakli için yüzde 50 uyumlu olan babasından nakil aldı. Naklin başarıyla tamamlanması ile Elvin Göker, 4’üncü sınıf eğitimine devam etmek için Edirne’ye döndü. Eğitimine evden devam eden Göker’in, mezuniyetine 1 hafta kala rutin kontrolleri sırasında kanında uyuyan kanserli hücre tespit edildi. Hastalığın yeniden nüksettiğini öğrenen ailesi, yeniden İstanbul’a giderek kızlarının tedavisine başladı. Elvin Göker, çok istemesine rağmen gidemediği mezuniyet törenine, öğretmeninin cep telefonundan hastanedeki odasından görüntülü olarak bağlandı.

‘DÜNYAMIZ BAŞIMIZA YIKILDI’
Kök hücre bağışı için destek bekleyen anne Ayşe Göker, “Kızım Elvin Göker adına insanlardan kök hücre bağışçısı olabilmek, kök hücre talebinde bulunmak için aslında sesleniyoruz. 30 Eylül 2024 tarihinde kızım Elvin Göker, kas ağrısıyla, kolları sonrasında ayak bileğindeki ağrıyla önce Edirne Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi’ne gittik. Çok sevdiğimiz bir çocuk doktorumuz, bizi apar topar fakülteye sevk etti. Biliyordu aslında sadece beni daha çok korkutmamak için ‘Asla eve gitmiyorsun. Taksiye biniyorsun hemen hastaneye, fakülteye gidiyorsun’ dedi. Orada bütün tetkikler yapıldı. Bütün kan sonuçları, her şey yapıldı. Bütün değerleri çok kötüydü. Aslında ben her yıl gerekirse 6 ayda 1 çocuğumun bütün kontrollerini yaptıran bir anneyim, sorumsuz bir anne de değilim. Lösemi olduğunu öğrendik. Bizi acilden hematoloji servisine yatırdılar. Doktorumuz, ‘Çocuğunuz lösemi’ dediği an zaten dünyamız başımıza yıkıldı. Hiç bilmediğimiz bir şey. Ailemizde hiç rastlanılmayan bir hastalık ama duyuyorduk” diye konuştu.
‘BABADAN YARI UYUMLU OLARAK NAKİL OLDU’
Anne Göker, “Her şey çok güzel ilerledi. Kendi yönlendirdiği doktorlarımızla nakilimizi, tedavimizi tekrardan gördük. Kök hücre arayışına girdik, bulunamadı. Önce aile, sonra abla, hiçbirimizde ne benim, ne eşimin, ne ablasının, diğer aile üyelerinin de iliği maalesef uyum sağlamadı. Sonrasında Türkkök’e başvuruldu. Türkiye’de de bulunamadı. Yurt dışına başvuruldu. Yurt dışında bir tane vericimiz vardı, yüzde 90 uyumlu ama ne zaman vereceği belli değildi. Elvin’in durumu daha da ağırlaştığı için bakanlıktan onay alınarak babadan yarı uyumlu olarak nakil oldu. Her şey çok güzel, yolunda ilerledi. Tedavinin dışına çıkılmadı. Doktorlarımız neyi yapması gerekiyorsa, fazlasıyla elinden gelenlerin her şeyini yaptılar. Sonra biz taburcu olduk. Evimize kavuştuk. Online eğitimlere başladık. Çünkü bütün aşıları sıfırlandığı için okula gidemezdi. Nakilden 1 yıl sonra en fazla gidebilirdi. Rutin kontroller sırasında biz tekrardan nüksettiğini öğrendik. Bir kez daha dünyamız başımıza yıkıldı. Ben o an aklımı kaybettim zannettim. Beynim uyuştu. Ne yapacağımı bilemedim. Nakil düştü. Bu, şu demek aslında en başa dönüyoruz. Tepeden tırnağa tekrardan kemoterapiler, hepsi beynimde uçuşuyor. Kemoterapiler, geçirilmiş olduğu yoğun bakım süreci nasıl olur? Tekrardan ilik bulunamazsa nasıl olur?” dedi.
‘BİZİ YALNIZ BIRAKMADILAR’
Ayşe Göker, “Geçen salı mezuniyetimiz vardı. Hayalleri vardı. Hastalığı yendiği için biz o mezuniyette kep ile birlikte balon uçuracaktık. 4’üncü sınıftan mezun olacaktı. Kısmet olmadı. Öğretmenimiz, okulumuz, arkadaşlarımız bizi yalnız bırakmadı. Arkadaşları oradan mezun oldu. Elvin’imiz de burada canlı bağlantıyla bağlandı. Bizi yalnız bırakmadılar. ‘Çok duygulandım anne’ dedi. Ağlamaklı oldu. Hastaneden canlı bağlantıyla biz mezuniyet törenimize katıldık. Sesimizi oradan da duyurmaya çalıştık. Konuşamadı. Sadece selam verdi. Sesi titredi. Konuşamadığı için ben devraldım. Çocuğumun adına ben konuştum. Yanımızda oldukları için herkese teşekkür ettim” diye konuştu.
‘SESİMİZİ DUYURMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Ayşe Göker, “Mezuniyetinde, online görüşmeden sonra göz göze geldik. ‘Anneciğim, ağlasam mı bilemedim, çok duygulandım. Çok kötüyüm anne. Ben tekrardan arkadaşlarımı görebilecek miyim?’ dedi. Hep bunu söylüyor. Mezuniyetinde elbisesini, ayakkabısını her şeyini hazırlamıştık. Geçtiğimiz pazar fotoğraf çekimi vardı. Ne fotoğraf çekimine katılabildik ne de mezuniyetine. Kök hücre bağışında bulunulmasını, herkesin paylaşmasını ama paylaşmanın yeterli olmayacağını, harekete geçmek gerektiğini dile getirdik. Öğretmenimiz de aynı şekilde. Sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bütün lösemi hastalarına, Elvin’in ve nakil olmayı bekleyen, kök hücre bekleyen bütün hastalara umut olmak adına sesimizi duyurmaya çalışıyoruz” dedi.

‘PARA TALEP ETMİYORUZ’
İstanbul’a geleli bir hafta olduğunu söyleyen anne Göker, “Yaşayamam dediğim şehirde 5 aydır yaşıyorum. Hiç sevmiyorum dediğim İstanbul’u, hiç sevmiyorum, beni korkutuyor dediğim şehirde bizim aylarımız geçti. Sanırım birkaç ayımız daha geçecek. Daha önce nakil için tekrardan buraya geldik. Lütfen herkes duyarlı olsun; bugün bana, yarın sana, kimse başıma gelmez demesin, bilsinler ki bizim de bir hayatımız var. İnsanın hayatı saniyeler içinde tepe taklak olabiliyor. Allah rızası için biz hiç kimseden para talep etmiyoruz asla öyle bir niyetimiz yok. Allah’ın onu insanlara nasip ettiği, lütfettiği küçük bir kan damlası istiyoruz. Türkkök’e giderek bütün hastalara umut olmak için ilik bağışında, kök hücre bağışında bulunmalarını istiyoruz. Başka hiçbir isteğimiz yok ve bolca da dua” diye konuştu.

‘ÇOK ÜZÜLDÜK’
Vali Fahri Yücel İlkokulu Müdürü Selim Doğan, Elvin’in sağlığına kavuşması için kök hücre bağışı çağrısında bulunarak, “Normal eğitimine devam ederken çok üzücü bir şekilde rahatsızlığının haberini aldık. Uzun bir süredir okulumuzda eğitime devam edemedi. Evde eğitim görüyordu, öğretmenlerimiz evlerine gidiyorlardı. Tam iyileşti, mezuniyet töreninde balon uçuracağız, bunların hazırlıklarını yaparken tekrar nüksettiğini öğrendik. Çok üzüldük. Biz buradan 18-35 yaş arası bütün gönüllü bağış severleri, kök hücre yardımı için kan merkezlerine davet ediyoruz. Öğrencimiz hayat bulsun, tekrar arkadaşlarının arasına dönsün, eğitimine devam etsin diye” dedi.

‘BELKİ ARAMIZDAN BİRİSİ ONA İLAÇ’
Elvin Göker’in sınıf öğretmeni Aydoğan Mutlu da “Öğrencimiz Elvin Göker, üçüncü sınıfın başında kasım gibi bu hastalığı başladı. Anne ve babayla beraber tedavisi başlandı ama tabii ki ilk olarak lösemi olarak düşünmemişti. Daha sonra lösemi olduğu belli olduktan sonra Edirne’de, daha sonra da İstanbul’da tedaviler yapıldı. Ancak iyileşti derken, kızımızın tüm tahlilleri iyi çıkarken, son yapılan ilik tahlilinde uyuyan hücrelere rastlanmış, kanser hücrelerine ve tam mezuniyete gelecek diye beklerken maalesef kızımızın tekrar hasta olduğunu öğrendik. Şimdi yine çok ağır bir tedavi süreci geçiriyor kızımız. Bu tedavi karşılık verse bile yine kök hücreye ihtiyacı var. O yüzden 18-35 yaş arası herkesi kök hücre bağışçısı olmaya çağırıyoruz. Bu çok önemli. Belki de aramızdan birisi ilaç ve geziniyor. Belki de ona ve onun gibilere can olacak. Elvin’lerin yüzü solmasın, Elvinler yaşasın” diye konuştu.


Edirne Belediyesi, sanatın birleştirici gücünü daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarı’nda “Müzik ve Tiyatro Yaz Okulu” programını hayata geçiriyor.
Edirne Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından organize edilen yaz okulu, çocuklardan yetişkinlere kadar sanatla ilgilenen herkesi bir araya getirecek. Program kapsamında herhangi bir yetenek sınavı, seçme veya kontenjan uygulaması bulunmamakta olup, 7 yaş ve üzerindeki tüm vatandaşlar ücretsiz olarak eğitimlere katılabilecek.
Dört hafta sürecek eğitim programında katılımcılar, haftada iki gün ve üçer saat olmak üzere toplam altı saatlik eğitim alacak. Programın içeriğinde; koro, temel müzik eğitimi ve müzik kültürü derslerinin yanı sıra drama, doğaçlama ve oyunculuk eğitimleri de yer alacak. Böylece katılımcılar hem müzik hem de tiyatro alanında çok yönlü bir sanat eğitimi alma fırsatı yakalayacak.
Müzik ve Tiyatro Yaz Okulu’na katılmak isteyen vatandaşların, 22 Haziran – 28 Haziran 2026 tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuarı’nı ziyaret ederek başvurularını tamamlamaları gerekmektedir. Eğitimler ise 06 Temmuz – 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecektir.
Tüm hemşehrilerini yaz okuluna davet eden Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, sanatın bireysel gelişimin yanı sıra toplumsal dayanışmayı da güçlendiren önemli bir unsur olduğuna dikkat çekerek “Sanatın dönüştürücü ve birleştirici gücüne inanıyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Müzik ve Tiyatro Yaz Okulu ile çocuklarımızın, gençlerimizin ve yetişkinlerimizin sanatla daha güçlü bağlar kurmasını hedefliyoruz. Her yaştan hemşehrimizi müziğin ve tiyatronun büyülü dünyasıyla buluşturacak bu özel programa katılmaya davet ediyor, sanat dolu bir yaz geçirmelerini diliyorum.” İfadelerini kullandı.


Olgay GÜLER
Edirne’den Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’nda bir TIR’da yapılan aramada, 3 milyar 25 milyon değerinde, 4 ton 321 kilo pregabalin cinsi uyuşturucu ele geçirildi.

Gümrükler Muhafaza ekiplerince, narkotik suçlarla mücadele çalışmaları kapsamında, Türkiye’ye giriş yapmak üzere İpsala Sınır Kapısı’na gelen TIR, detaylı arama için hangara alındı. Ekiplerin aramasında, 3 milyar 25 milyon TL değerinde, 4 ton 321 kilo pregabalin cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi.
İpsala Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.



Olgay GÜLER
Edirne’de bu yıl 665’incisi düzenlenecek Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan olan güreşçiye 1 milyon 655 bin TL para ödülü verilecek.
Edirne Belediyesi, 665’inci Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin başpehlivanlık kategorisinde birinci olan güreşçiye bu yıl 1 milyon 655 bin TL’lik para ödülü verecek. Başpehlivan ikincisine 750 bin TL, başpehlivan üçüncüsü olacak 2 güreşçiye de 380’er bin TL para ödülü verilecek. Başpehlivanlık kategorisine yükselmek için güreşecek Başaltı kategorisindeyse birinci olacak pehlivana 225 bin TL, ikinci pehlivana 175 bin TL, üçüncü olacak iki güreşçiye de 125 biner TL ödül verilecek. Tüm boylarda dereceye girecek olan başpehlivanlara verilecek olan para ödülü toplam 5 milyon TL’ye ulaşacak.

40 BAŞPEHLİVAN ALTIN KEMER İÇİN MÜCADELE EDECEK
Güreş severlerin büyük merakla beklediği heyecan, 4 Temmuz Cumartesi günü saat 09.00’dan itibaren Er Meydanı’nda kıran kırana devam edecek müsabakalarla sürecek. Türkiye’nin en iyi 40 başpehlivanının şampiyonluk unvanı ve altın kemer için ter dökeceği organizasyonda Türkiye’nin başpehlivanı 5 Temmuz Cuma günü saat 17.30’da yapılacak final müsabakasıyla belirlenecek. Türkiye’nin en büyüğünün belirlenmesinin ardından, saat 18.30’da düzenlenecek ödül töreniyle altın kemer ve ödüller sahiplerine takdim edilecek ve asırlık festival sona erecek.


Edirne Valiliği ev sahipliğinde, Trakya Kültür, Sanat ve Eğitim Vakfı (TRAKSEV) tarafından Halkbank’ın katkılarıyla düzenlenen 2. Uluslararası Trakya Caz Festivali, 19-21 Haziran 2026 tarihleri arasında Edirne’de gerçekleştirilecek.

Asırlardır farklı kültürlerin, seslerin ve hikâyelerin buluşma noktası olan Edirne, bu kez caz müziğinin evrensel diliyle sanatseverleri bir araya getirecek. Festival kapsamında birbirinden değerli sanatçılar, Osmanlı döneminin önemli ticaret ve konaklama yapılarından biri olan Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nın tarihi atmosferinde sahne alacak.
Yüzyıllar boyunca tüccarların, seyyahların ve farklı kültürlerin buluşma noktası olan Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı, bugün de sanatın farklı dallarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Festival konserlerinin gerçekleştirileceği tarihi mekân, aynı zamanda Edirne Bienali kapsamında düzenlenen sergilere de ev sahipliği yapıyor. Böylece caz müziği ile çağdaş sanat, tarihin tanıklığında aynı mekânda sanatseverlerle buluşuyor.

Festival programı kapsamında;
19 Haziran 2026 tarihinde Anıl Şallıel 166 Days,
20 Haziran 2026 tarihinde Sibel Köse Quartet,
21 Haziran 2026 tarihinde Homeland müzikseverlerle saat 20.30’da Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı buluşacak.
Uluslararası Trakya Caz Festivali, Edirne’nin kültür ve sanat hayatına katkı sunmanın yanı sıra kentin tarihi ve kültürel mirasını sanat aracılığıyla görünür kılmayı, farklı kuşakları ve kültürleri ortak bir sanat paydasında buluşturmayı amaçlıyor.
Festival tarihlerinde devam eden Edirne Bienali ile birlikte kent, müzikten görsel sanatlara uzanan geniş bir kültür-sanat yelpazesine ev sahipliği yapacak. Tarihi mekânlarda gerçekleşen etkinlikler, Edirne’nin kültürel zenginliğini ve sanatla kurduğu güçlü bağı bir kez daha ortaya koyacak.
Tarihin, sanatın ve müziğin buluştuğu bu özel atmosferde gerçekleştirilecek festivalin tüm konserleri halka açık ve ücretsiz olarak düzenlenecek.
Edirne Valiliği ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 2. Uluslararası Trakya Caz Festivali’ne tüm sanatseverlerin davetli olduğu belirtildi.