DOLAR 48,05460,33%
EURO 56,1642-0,05%
ALTIN 7.133,772,49
BIST %
BITCOIN 37061816,00%
Edirne
29°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Kablo Makarası

Kablo Makarası
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kablo makarası , elektrik, iletişim ve fiber optik kabloların güvenli, düzenli ve verimli bir şekilde depolanması, taşınması ve sarılması için kullanılan temel ekipmanlardır. Endüstriyel dünyanın en önemli yardımcı ekipmanlarından biri olan bu makaralar, kabloların karışmasını ve hasar görmesini önleyerek elektrik güvenliğini artırır. İnşaat, üretim, madencilik, enerji, telekomünikasyon ve denizcilik gibi pek çok sektörde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Kablo makaraları, kullanım amacına ve taşınan kablonun özelliklerine göre çeşitlilik gösterir. Taşınabilir kablo makaraları hafif yapılarıyla ev ve küçük işletmeler için idealken, sanayi tipi makaralar yüksek voltaj ve ağır hizmet koşulları için tasarlanmıştır. Otomatik kablo makaraları ise geri sarılabilir mekanizmaları sayesinde kullanım kolaylığı sağlar; kablolar gerektiğinde kolayca çekilir ve kullanım sonrası otomatik olarak toplanır.

Üretim malzemeleri açısından bakıldığında makaralar; çelik, paslanmaz çelik, alüminyum, plastik ve ahşap gibi farklı seçeneklerle karşımıza çıkar. Çelik makaralar zorlu koşullara ve darbelere karşı yüksek mukavemet gösterirken, plastik makaralar hafif yapılarıyla kısa metrajlı kablolar için uygundur. Ahşap makaralar ise genellikle büyük çaplı enerji ve haberleşme kablolarının taşınmasında tercih edilir.

Doğru kablo makarasını seçerken birkaç kritik noktaya dikkat edilmelidir. İlk olarak, makaranın taşıyacağı kablonun türü, uzunluğu ve ağırlığı doğru belirlenmelidir. Kullanım ortamı da seçimde belirleyici rol oynar; dış mekanlarda kullanılacak makaraların su geçirmez ve aşırı yük korumalı olması önemlidir. Ayrıca ürünün CE, TSE gibi güvenlik sertifikalarına sahip olup olmadığı kontrol edilmeli, topraklama gibi güvenlik detayları göz ardı edilmemelidir.

Kablo makaralarının güvenli kullanımı da en az doğru seçim kadar önemlidir. Makaralar asla aşırı yüklenmemeli, kablolar uygun şekilde sabitlenmelidir. Kabloyu makaradan açarken alt ucu serbest bırakılmalı, kablo gerdirilmeden ve maksimum çekme kuvveti aşılmadan hareket edilmelidir. Makaralı kablolar asla rulo halinde kullanılmamalı, kablo kesiti kullanım alanına uygun olmalı ve su ile temas ettirilmemelidir. Bu basit kurallar, hem ekipman ömrünü uzatır hem de iş güvenliğini artırır.

Günümüzde kaliteli bir kablo makarasına yatırım yapmak, uzun vadede işletmelere hem maliyet hem de verimlilik açısından büyük kazanç sağlar. Kabloların düzenli saklanması çalışma alanında güvenliği artırırken, doğru makara seçimi kabloların ömrünü uzatır ve iş akışını hızlandırır. İster küçük bir atölye ister büyük bir sanayi tesisi olsun, her işletmenin ihtiyacına uygun bir kablo makarası bulunmaktadır.

Kablo makarası ihtiyaçlarınız için Euroreels firmasını gönül rahatlığıyla önerebiliriz. Euroreels, yüksek kaliteli kablo makaraları üretiminde uzmanlaşmış, uluslararası pazarda güvenilirliğiyle öne çıkan öncü bir markadır. Geniş ürün yelpazesinde enerjiden telekomünikasyona, inşaattan savunma sanayine kadar birçok sektöre özel çözümler sunar. Zorlu hava koşullarına ve ağır yüklere karşı yüksek direnç gösteren makaraları, otomatik sıralı sarma özelliği ve isteğe bağlı paslanmaz çelik seçenekleriyle dikkat çeker. Ayrıca ergonomik ve istiflenebilir tasarımlarıyla hem taşıma hem de depolama süreçlerinde işletmelere büyük kolaylık sunar. Dayanıklılık, güvenlik ve uzun ömürlü kullanım arayan her işletme için Euroreels, güvenebileceğiniz doğru adrestir.

Devamını Oku

Pendik’te Su Tesisatı Arızalarında Erken Müdahalenin Önemi

Pendik’te Su Tesisatı Arızalarında Erken Müdahalenin Önemi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: WhatsApp-Image-2026-08-21-at-17.00.47.jpeg

İstanbul’un hızla gelişen ilçelerinden Pendik’te yeni konut projeleriyle birlikte uzun yıllardır kullanılan apartmanlar da geniş bir yerleşim alanı oluşturuyor. Binaların yaşı, tesisatta kullanılan malzemeler ve su kullanım yoğunluğu; zaman içinde boru çatlakları, bağlantı noktası kaçakları, gider tıkanıklıkları ve su basıncı sorunları yaşanmasına neden olabiliyor. Küçük belirtilerle başlayan tesisat problemleri zamanında giderilmediğinde hem daire sahibini hem de komşu daireleri etkileyen kapsamlı hasarlara dönüşebiliyor.

Duvar yüzeyinde oluşan sararma, tavanda beliren nem, kabaran boya, sürekli çalışan su sayacı ve nedeni açıklanamayan yüksek faturalar gizli su kaçağının işaretleri arasında yer alıyor. Böyle bir durumda yalnızca görünen bölgeye müdahale edilmesi çoğu zaman yeterli olmuyor. Suyun çıktığı nokta ile borudaki arızanın bulunduğu yer farklı olabildiğinden, onarım öncesinde kaçağın kaynağının doğru biçimde belirlenmesi gerekiyor.

Gizli Su Kaçakları Binalara Zarar Verebilir

Temiz veya atık su tesisatında meydana gelen küçük bir kaçak, uzun süre fark edilmediğinde duvarların ve döşemelerin sürekli nemli kalmasına yol açabilir. Bu durum boya ve sıvanın bozulmasının yanı sıra kötü koku, küf ve rutubet oluşumunu da beraberinde getirebilir. Alt kata sızan su ise komşular arasında anlaşmazlık çıkmasına ve onarım maliyetinin artmasına neden olabilir.

Pendik’te özellikle eski binalarda metal boruların zamanla paslanması, plastik tesisatlarda ek yerlerinin gevşemesi ve yapı hareketleri nedeniyle bağlantı noktalarının zarar görmesi sık karşılaşılan sorunlardır. Yeni yapılarda da hatalı montaj, düşük kaliteli malzeme veya yüksek su basıncı nedeniyle tesisat arızaları ortaya çıkabilir.

Kaçak tespit edilmeden duvarın veya zeminin farklı noktalarının kırılması, hem gereksiz tadilat masrafı oluşturur hem de sorunun çözülmesini geciktirir. Günümüzde kullanılan akustik dinleme cihazları, termal kameralar ve boru görüntüleme ekipmanları sayesinde arızanın bulunduğu bölge daha dar bir alanda belirlenebilir. Böylece yalnızca gerekli noktaya müdahale edilerek onarım işlemi tamamlanabilir.

Pendik’te Sık Karşılaşılan Tesisat Sorunları

İlçede karşılaşılan tesisat problemleri yalnızca su kaçaklarıyla sınırlı değildir. Mutfak ve banyo giderlerinin tıkanması, klozet bağlantılarının su sızdırması, muslukların damlatması, rezervuar arızaları ve bina içindeki su basıncı düzensizlikleri de günlük yaşamı etkileyen sorunlar arasında bulunuyor.

Gider tıkanıklıkları çoğunlukla boruların içine yağ, yemek artığı, saç, temizlik malzemesi kalıntısı ve yabancı cisimlerin ulaşması sonucunda oluşuyor. İlk aşamada suyun yavaş gitmesiyle kendini gösteren tıkanıklık, zamanında açılmadığında giderin tamamen kapanmasına veya atık suyun geri taşmasına neden olabiliyor. Özellikle apartmanların ortak gider hatlarında oluşan sorunların yalnızca tek daireyi değil, aynı hattı kullanan diğer bağımsız bölümleri de etkileyebileceği unutulmamalıdır.

Tesisat arızasının türünü belirlemek ve uygun müdahale hakkında bilgi almak isteyenler, Pendik su tesisatçısı hizmet sayfası üzerinden bölgedeki çalışmaların kapsamını inceleyebilir. Arıza bildirilirken sorunun ne zaman başladığı, hangi bölümde görüldüğü ve alt kata su sızıp sızmadığı gibi bilgilerin aktarılması, ön değerlendirme yapılmasını kolaylaştırabilir.

Kırmadan Su Kaçağı Tespiti Nasıl Yapılır?

Kırmadan su kaçağı tespitinde kullanılacak yöntem, tesisatın türüne ve arızanın belirtilerine göre belirlenir. Basınçlı temiz su hatlarında akustik dinleme cihazlarıyla borudan çıkan suyun oluşturduğu ses takip edilebilir. Sıcak su tesisatında oluşan sıcaklık farklılıkları termal kamerayla incelenebilir. Atık su hatlarında ise boru içi görüntüleme kamerası kullanılarak çatlak, kırık, eğim bozukluğu veya tıkanıklık kontrol edilebilir.

Bu yöntemler her durumda hiçbir yerin açılmayacağı anlamına gelmez. Tespit işleminin amacı, arızanın bulunduğu noktayı mümkün olduğunca kesin belirleyerek gereksiz kırma işlemlerini önlemektir. Onarım için boruya ulaşılması gerekiyorsa yalnızca belirlenen küçük alan açılır. Müdahale tamamlandıktan sonra sistem yeniden kontrol edilerek kaçağın giderildiğinden emin olunur.

Su Faturasındaki Ani Artış Dikkate Alınmalı

Evdeki su kullanım alışkanlıkları değişmediği hâlde faturanın belirgin biçimde yükselmesi, tesisatta görünmeyen bir kaçak bulunabileceğini gösterebilir. Basit bir kontrol için evde su kullanan bütün musluklar ve cihazlar kapatıldıktan sonra su sayacı gözlemlenebilir. Sayaç hareket etmeye devam ediyorsa tesisatta kontrol gerektiren bir durum bulunabilir.

Ancak bu yöntem tek başına kaçağın yerini veya türünü göstermez. Rezervuarın sessiz biçimde su kaçırması, bahçe hattındaki sızıntı ya da bina içindeki gizli boru problemi de sayacın ilerlemesine neden olabilir. Kesin sonuca ulaşmak için tesisatın bölümler hâlinde incelenmesi ve gerekli ölçümlerin yapılması gerekir.

Müdahale Öncesinde Fiyat ve İşlem Kapsamı Sorulmalı

Tesisat hizmeti alınmadan önce yapılacak işlemin kapsamı açıkça konuşulmalıdır. Kaçak tespiti, tıkanıklık açma, parça değişimi, kırma işlemi ve kırılan alanın kapatılması farklı hizmetler olabilir. Bu nedenle belirtilen ücretin hangi işlemleri kapsadığı öğrenilmeli, kullanılacak parçalar ve olası ek masraflar hakkında bilgi alınmalıdır.

Arızanın fotoğraf veya kısa video aracılığıyla gösterilmesi ilk değerlendirmeyi kolaylaştırabilir; ancak duvar ya da zemin içinde bulunan sorunlarda kesin fiyat çoğu zaman yerinde incelemenin ardından belirlenir. Tam Tesisat üzerinden su kaçağı tespiti, gider açma ve farklı tesisat ihtiyaçlarına yönelik hizmet bilgilerine ulaşılabilir.

Küçük Belirtiler Göz Ardı Edilmemeli

Tavanda yeni oluşan bir leke, dolap içinde hissedilen rutubet kokusu veya musluk kapatıldığı hâlde duyulan su sesi önemsiz görülmemelidir. Erken tespit edilen bir arıza çoğu zaman daha sınırlı bir müdahaleyle giderilebilir. Bekletilen kaçaklarda ise yalnızca borunun değil; boya, sıva, parke, dolap ve elektrik tesisatının da zarar görme ihtimali artar.

Pendik’te konut ve iş yerlerinde karşılaşılan tesisat sorunlarında önce arızanın kaynağının belirlenmesi, ardından yalnızca gerekli alana müdahale edilmesi daha sağlıklı bir yaklaşım oluşturur. Doğru ekipmanla yapılan inceleme, gereksiz kırma işlemlerinin ve ileride tekrarlanabilecek sorunların önüne geçilmesine yardımcı olabilir.

Devamını Oku

Geldi’ye YENİ Parti – CHP birlikte geldi

Geldi’ye YENİ Parti – CHP birlikte geldi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: sezgin.jpg

Lalapaşa’daki devir teslim programı için ilçeye gelen CHP İl Başkanı Özlem Becan, Yeni Parti Lalapaşa İlçe Başkanı Zafer Ergen ve beraberindekiler ile Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi’yi makamında birlikte ziyaret etti.

Lalapaşa Belediyesi’nin sosyal medya hesabından gerçekleştirilen ziyarete ilişkin paüylaşımda şunlara yer verildi:

“Belediye Başkanımız Zafer Sezgin Geldi, Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Özlem Becan ve beraberindeki heyeti belediyemizde ağırladı.

İlçemizde gerçekleştirilen devir teslim programı dolayısıyla Lalapaşa’ya gelen CHP İl Başkanı Özlem Becan; Başkan Yardımcısı Savaş Üner, İl Genel Meclis Üyesi Halil Akdağ, Yeni Parti Lalapaşa İlçe Başkanı Zafer Ergen ve Yeni Parti Yönetim Kurulu Üyesi Fatma Günay ile birlikte Belediye Başkanımız Zafer Sezgin Geldi’yi ziyaret etti.

Gerçekleşen ziyarete Belediye Meclis Üyemiz Mehmet Yayla da eşlik etti.

Nazik ziyaretleri ve hoş sohbetleri için kendilerine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.”!

Devamını Oku

Tunca’da debi dipte!

Tunca’da debi dipte!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: WhatsApp-Image-2026-08-21-at-13.42.19-4.jpeg

Olgay GÜLER

Edirne’de, yüksek sıcaklıklar ve Bulgaristan’ın barajlarda su tutması nedeniyle, tarımsal sulamada kullanılan Tunca Nehri’nde debi 4 metreküp/saniyeye düşerken, kum adacıkları ortaya çıktı.

Türkiye’de ayçiçeği, çeltik ve buğday üretiminin en önemli noktalarından Edirne’de, yüksek sıcaklık nehir seviyelerini düşüş yaşandı. Kent, kış ve ilkbahar aylarında yeterli yağış almasına rağmen, sıcak hava ve Bulgaristan’ın barajlarda su tutması, Tunca Nehri’nin bazı bölümlerinin kuruma noktasına gelmesine neden oldu.

Devlet Su İşleri 11’inci Bölge Müdürlüğü ölçümlerine göre, nehirde Haziran ayı başında 20 metreküp/saniye olan debi 4 metreküp/saniyeye kadar düştü.

Öte yandan, debide büyük ölçüde düşüş yaşanan nehirde bazı bölgelerde kum adacıkları ortaya çıktı. Kum adacıklarıyla birlikte, nehre bırakılan çöpler de gün yüzüne çıktı.

Devamını Oku

‘Mutfaktaki yangın ne zaman sönecek?’

‘Mutfaktaki yangın ne zaman sönecek?’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: balkanli-yeni-parti-72.jpg

YENİ PARTİ Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, Türkiye’de vatandaşın gündeminin artık siyasi tartışmalardan çok daha yakıcı bir gerçeğe, geçim mücadelesine kilitlenmiş durumda olduğunu belirterek, “Artık rakamları değil, vatandaşın mutfağını konuşun!” dedi.

Balkanlı, gündeme ilişkin yaptığı basın açıklamasında, “Artık rakamları değil, vatandaşın mutfağını konuşun!” diyerek, emeklinin ay sonunu getiremediğini, asgari ücretlinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını, esnafın siftah yapmadan dükkân kapattığını, çiftçinin artan üretim maliyetleri altında ezildiğini belirtirken, gençlerin ise eğitimini tamamladıktan sonra iş bulabilecek mi, kendi geleceğini kurabilecek mi endişesi taşıdığını kaydetti.

“Biz YENİ PARTİ olarak 23 yıllık AKP iktidarına soruyoruz: 23 yılda beceriksiz ekonomi yönetimi sonucunda oluşturduğunuz vatandaşın mutfağındaki yangın ne zaman sönecek?” soracak diye soran Balkanlı, şunları kaydetti:

“Her gün yeni ekonomik açıklamalar, yeni hedefler ve yeni rakamlar duyuyoruz. Ancak vatandaş pazara gittiğinde, markete girdiğinde, faturasını ödediğinde açıklanan rakamları değil, cebinden çıkan parayı görüyor. Artık rakamlarla vatandaşın gerçek hayatı arasındaki uçurumun görülmesi gerekiyor.

YAPAY GÜNDEMLER DEĞİL, VATANDAŞIN GERÇEK GÜNDEMİ KONUŞULMALI

AKP iktidarı, vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıları ve geçim mücadelesini gündemden düşürmek için zaman zaman yapay gündemler oluşturmaya, ülkenin gerçek sorunlarının üzerini farklı tartışmalarla örtmeye çalışıyor.

Ancak halk artık bunları görüyor ve unutmuyor. Halk cebine bakıyor. Halk pazara bakıyor. Halk mutfağına bakıyor. Halk ekonomiyi düşünüyor. Vatandaşın gündemi açıktır: Geçim, iş, aş, üretim ve gelecektir.  Hiçbir yapay gündem, boşalan cüzdanın ve mutfaktaki yangının üzerini örtemez.

EDİRNE’DE ÇİFTÇİ KAZANAMIYORSA TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ DE KAZANAMAZ

Edirne bir tarım kentidir. Çiftçimizin alın teri yalnızca Edirne’nin değil, Türkiye’nin sofrasını beslemektedir. Ancak bugün çiftçimiz mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama ve diğer üretim maliyetleri karşısında ciddi bir ekonomik baskı altında üretim yapmaya çalışıyor.

Buğday ve ayçiçeğinde açıklanan fiyatlar, üreticinin artan maliyetleri karşısında çiftçimizin emeğinin ve alın terinin karşılığını vermekten uzaktır. Çiftçimiz tarlasına girerken ne kazanacağını değil, maliyetini nasıl karşılayacağını düşünüyorsa burada ciddi bir tarım politikası sorunu var demektir.

Edirne’de yalnızca tarım değil, hayvancılık da büyük bir çıkmazın içerisindedir. Artan yem, mazot, ilaç ve diğer girdi maliyetleri nedeniyle hayvancılıkla uğraşan üreticilerimiz giderlerini karşılayamaz hale gelmiş, birçok üreticimiz tarlasına ve hayvanına bakamayarak hayvancılığı bırakmak zorunda kalmıştır.

Üretici kazanamıyorsa, tarımın geleceği tehlikededir.  Çiftçiyi yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayan değil, üretimin her aşamasında yanında olan bir tarım politikasına ihtiyacımız var. Üreticinin alın terinin karşılığını aldığı, gençlerin yeniden tarıma yöneldiği, köylerin boşalmadığı ve Türkiye’nin kendi kendine yetebilen güçlü bir tarım ülkesi olduğu bir düzeni yeniden kurmak zorundayız.

EMEKLİYE “SABRET” DEMEK ÇÖZÜM DEĞİLDİR

Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş emeklilerimiz bugün hayatlarının en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Emekliye sürekli ‘sabredin’ deniliyor. Peki emekli daha ne kadar sabredecek?

İnsanlar yıllarca çalıştı, prim ödedi, vergisini verdi. Bugün ise aldığı maaşla kira, gıda, elektrik, doğalgaz, ulaşım ve sağlık giderlerini karşılayamıyor ve sefalet içinde yaşıyor. Emeklilik, yoksulluk dönemi olmamalıdır.

EDİRNE ESNAFINI BULGAR VE YUNAN TURİSTLER AYAKTA TUTUYOR

Edirne ekonomisi açısından önemli bir gerçeğin de altını çizmek istiyoruz. Bulgaristan ve Yunanistan’dan kentimize gelen turistler, bugün Edirne esnafına ciddi anlamda nefes aldırmaktadır. Çarşı esnafımızdan marketlere, restoranlardan kafelere ve diğer küçük işletmelere kadar birçok sektör, Bulgar ve Yunan turistlerin kentimize yaptığı ekonomik katkıdan yararlanmaktadır.

Açıkça söylemek gerekir: Bulgar ve Yunan turistler Edirne’ye gelmemiş olsaydı, esnafımız bugün çok daha zor durumda olacaktı. Bu tablo, Edirne’nin sınır kenti olmasının ve sahip olduğu ekonomik potansiyelin doğru değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Ancak kent ekonomisini yalnızca günübirlik turist hareketliliğine bırakmamalıyız. Edirne’nin tarımını, hayvancılığını, sanayisini, turizmini, ticaretini ve sınır ekonomisini birlikte geliştirecek kapsamlı bir ekonomik politikaya ihtiyacımız var. Esnafımız sadaka değil, güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomi istiyor.

GENÇLERİMİZİN HAYALİ BAŞKA ÜLKELER OLMAMALI

Bir ülkenin geleceği gençleridir. Bugün gençlerimizin önemli bir bölümü iyi bir eğitim almasına rağmen iş bulma, ekonomik bağımsızlığını kazanma ve kendi hayatını kurma konusunda ciddi kaygılar taşıyor.

Gençlerimizin hayali başka ülkelere gitmek değil, kendi ülkelerinde onurlu bir yaşam kurmak olmalıdır. YENİ Parti olarak gençlerimize “Geleceğinizi burada kurabilirsiniz” diyebileceğimiz güçlü bir Türkiye hedefliyoruz.

ESNAF VE İŞÇİ DE NEFES ALMAK İSTİYOR

Bir tarafta yüksek maliyetlerle mücadele eden esnafımız, diğer tarafta ücretinin alım gücü her geçen gün azalan çalışanlarımız var. Vatandaşın alım gücü düşerse esnaf da kazanamaz. Esnaf kazanamazsa işletmeler kapanır. İşletmeler kapanırsa istihdam azalır. Bu nedenle ekonomik sorunları yalnızca enflasyon oranlarından ibaret görmeyen, vatandaşın cebindeki gerçek alım gücünü merkeze alan yeni bir ekonomik anlayışa ihtiyaç vardır.

YENİ PARTİ İKTİDARA HAZIRDIR

YENİ Parti olarak milletimizin karşısına yalnızca eleştiri yapmak için çıkmıyoruz. İktidara hazırız. Türkiye’yi yönetmeye hazırız.

Kadrolarımız hazır, programımız hazır, projelerimiz hazır. Türkiye’nin hangi sorununu nasıl çözeceğimizi çok iyi biliyoruz. Bizim hedefimiz günü kurtarmak değil, Türkiye’nin geleceğini yeniden inşa etmektir. Bugün milletimizin yaşadığı sıkıntıları görüyor, vatandaşımızın sesini duyuyoruz. Hiç kimse endişe etmesin. YENİ Parti iktidara ve ülkeyi yönetmeye hazırdır.

Türkiye’nin sorunlarını çözebilecek iradeye, kadroya ve programa sahibiz. YENİ Parti olarak Türkiye’nin birinci partisi olma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlk yapılacak seçimde milletimizin sandıkta gerekli değerlendirmeyi yapacağına ve bugüne kadar yaşadığı sıkıntıların hesabını demokratik yollarla soracağına inanıyoruz.

Milletimiz sandıkta konuşacak, milletimiz karar verecek. Ve biz inanıyoruz ki: YENİ Parti iktidara gelecek, Türkiye yeniden ayağa kalkacaktır.  

VATANDAŞIN SESİNE KULAK VERİN!

Buradan iktidara açıkça sesleniyoruz: Artık vatandaşın duymak istediği yeni rakamlar değil, hayatında göreceği gerçek bir iyileşmedir. Pazara çıkan emekli, tarlasına giden çiftçi, dükkânını açan esnaf, fabrikada çalışan işçi ve geleceğini arayan genç aynı şeyi söylüyor: ‘Geçinmek istiyoruz. Çalışmak istiyoruz. Üretmek istiyoruz. Çocuklarımızın geleceğinden endişe etmek istemiyoruz.’

YENİ Parti olarak biz bu sese kulak vereceğiz. Türkiye’nin sorunlarının çözümsüz olduğuna inanmıyoruz. Çözüm vardır. Çözüm; adalette, liyakatta, üretimde, şeffaflıkta ve milletin iradesindedir.

Edirne’den bütün Türkiye’ye çağrımızdır: Artık vatandaşın gerçek gündemini konuşalım. Artık rakamları değil, vatandaşın mutfağını konuşalım. Artık yapay gündemleri değil, milletin gerçek sorunlarını konuşalım. Artık günü değil, Türkiye’nin geleceğini düşünelim. YENİ Parti olarak kadrolarımızla, programımızla ve çözüm önerilerimizle hazırız. Ne yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Türkiye’nin geleceği için hazırız. Milletimiz için hazırız. İktidara hazırız.

YENİ Parti iktidarında; üreten çiftçinin, çalışan işçinin, emeklinin, esnafın, gencin ve kadınların yüzünün güldüğü, adaletin ve liyakatin egemen olduğu güçlü bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.”

Devamını Oku
Özhanlar Mobilya