
13 Mayıs 2026 Çarşamba


Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Poliklinik Blokları’nda güçlendirme çalışmaları başlatıldı. Yaklaşık 24 bin metrekare kullanım alanına sahip ve 1978 yılında inşa edilen poliklinik bloklarında ki çalışmaların 2027 yılı Ocak ayı itibarıyla tamamlanmasının hedefleniyor.

Trakya Üniversitesi, 2024 yılı yatırım programı kapsamında yer alan Tıp Fakültesi Hastanesi Poliklinik Blokları’nda kapsamlı tadilat ve deprem güçlendirme çalışmalarına başladı. Şubat 2026 itibarıyla başlatılan çalışmalarla, mevcut yapının günümüz standartlarına uygun hale getirilmesi hedefleniyor.
Yaklaşık 24 bin metrekare kullanım alanına sahip ve 1978 yılında inşa edilen poliklinik bloklarında, ilk olarak deprem performans analizi gerçekleştirildi. Yapının taşıyıcı sistemi detaylı şekilde incelenerek, olası büyük depremlere karşı dayanıklılığı değerlendirildi.
Modern standartlara uygun şekilde yürütülen çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediği ve 2027 yılı Ocak ayı itibarıyla tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi. Tamamlandığında Tıp Fakültesi Hastanesi Poliklinik Blokları, hem daha güvenli hem de daha işlevsel bir yapıyla hizmet vermeye devam edecek.

FİZİKİ ALT YAPI GÜÇLENDİRİLİYOR
Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezinin veya halk arasındaki daha yaygın kullanımı ile üniversite hastanesinin daha güvenli ve modern bir yapıya kavuşturulması amacıyla yürütülen çalışmaların sağlık hizmeti sunumu ve eğitim süreçlerinin en olumsuz çevresel koşullar altında dahi sürdürülebilirliğin sağlanması açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Vatandaşlara daha kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek, eğitimin daha güvenli ortamda yapılmasını sağlamak için hastanenin fiziki altyapısını güçlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Üstündağ, “ Deprem gerçeği ve hastane binasının fiziki koşulları göz önünde bulundurarak Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Hatipler’in Ankara’da yürüttüğü yoğun çalışmalar sonrası sağlanan finans desteği ile daha önce acil servisimizde güçlendirme ve yenileme çalışması başlatılmıştı, bu kez de poliklinik bloklarımızda başlattığımız güçlendirme ve yenileme çalışmalarıyla, öğrencilerimizin, hastalarımızın ve çalışanlarımızın güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı ve onlara daha konforlu hizmet ve eğitim alanları sağlamayı hedefliyoruz.” dedi.

EN BÜYÜK DEPREME 500 YIL DAYANBMASI HEDEFLENİYOR
Teknik ve Yapı İşleri Daire Başkanı Prof. Dr. Cenk Mısırlı ise yapılan analizler sonucunda binanın 500 yıl tekerrür aralığına sahip en büyük deprem yer ivmesine karşı daha güvenli hale getirilmesi amacıyla önemli yapısal değişiklikler planlandığını vurguladı.
Prof. Dr. Mısırlı, bu kapsamda mevcut temel sisteminin radye temele dönüştürülmesine ve mevcut ahşap çatı sisteminin, Sağlık Bakanlığı’nın Sağlık Tesisleri Yönetmeliğine uygun şekilde çelik çatıya çevrilmesine karar verilerek uygulama sürecinin başlatıldığını ifade etti.

“GÜVENLİK VE ERİŞİLEBİLİRLİK ARTIRILIYOR”
Çalışmaların yalnızca yapısal güçlendirme ile sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kullanım konforunu ve güvenliğini artıracak düzenlemeleri de kapsadığını anlatan Mısırlı, bu doğrultuda, yetersiz kalan asansörlere ilaveler yapılırken, yangın güvenliğinin sağlanması amacıyla yeni yangın merdivenlerinin inşasına başlandığını aktardı.

Hastane Başmüdürü Nevzat Üstün ise Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle sağlık hizmetlerinin kesintisiz sunulması ve her türlü duruma hazırlıklı olunması gerektiğine dikkat çekti.
Üstün, özellikle lokasyon olarak İstanbul’a yakınlık dolayısıyla olası bir İstanbul depremine hazırlık kapsamında hastanenin poliklinik bloklarında kapsamlı analizler yapıldığını belirtti. Bu çerçevede beton dayanımı (kalitesi), donatı (demir) pas oranları ve çapları gibi mevcut betonarme özelliklerin detaylı şekilde incelendiğini ve deprem performans analizlerinin tamamlanarak güçlendirme çalışmalarının başlatıldığını ifade etti.

Yapılan çalışmalarla hastanenin daha güvenilir bir şekilde sağlık hizmeti sunmasının hedeflendiğini vurgulayan Üstün, bu süreçte daha önce kullanılmayan atıl alanların sığınak, depo gibi hizmetler için yeniden değerlendirileceğini, ayrıca nem, koku ve su birikimi gibi teknik problemlere de kalıcı çözümler getirileceğini belirtti.













Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği bursiyerleri Genç Meşaleler Atatürk Devrimleri için Ankara’da bir araya geldi.
TÜKD tarafından 9-10 Mayıs’ta düzenlenen sempozyumda 29 üniversiteli genç, 6 aylık titiz bir çalışmanın ürünü olan 21 bildiri sundu

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği’nin (TÜKD) yürütücülüğünde; TED Üniversitesi, Ankara Kent Konseyi ve TÜSİAV’ın destekleriyle düzenlenen “Genç Meşaleler Atatürk Devrimlerini Geleceğe Taşıyor” sempozyumu, 10 Mayıs 2026 tarihinde TED Üniversitesi Çok Amaçlı Salonu’nda gerçekleştirildi .

Sempozyumun temel amacının , Cumhuriyetin kuruluş devrimlerini araştıran, yorumlayan ve içselleştiren gençlerin bu birikimlerini akranlarıyla ve toplumla paylaşmasını sağlamak olarak açıklandı. TÜKD Genel Başkanı Meral Güler, etkinliğin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı anlamlı bir şekilde kutlamak üzere programlandığını belirterek, üniversite gençliğinin bu süreci sahiplenmesinin önemine vurgu yaptı.

TÜKD’den yapılan açıklamaya göre, Cumhuriyet Reformları Sempozyumu dört ana oturumda devam etti.
Birinci oturumda, siyasi ve hukuk devrimleri ele alındı. 1924 Anayasası’ndan laikliğin inşasına, Medeni Kanun’dan kadın haklarına kadar geniş bir yelpazede bildiriler sunuldu.
İkinci oturum, ekonomi devrimlerine odaklanıldı. İzmir İktisat Kongresi, Cumhuriyetin fabrikaları, madencilik ve tarım vizyonu gençlerin sunumlarıyla tartışıldı.

Üçüncü oturum, sağlık devrimlerinin dünü ve bugünü masaya yatırıldı. Nüfus politikaları, ebelik ve diş hekimliğinin gelişimi gibi spesifik konuların yanı sıra çocuk hakları Atatürk vizyonuyla değerlendirildi.
Dördüncü oturum da eğitim ve kültür devrimleri incelendi. Köy Enstitüleri, Atatürk Orman Çiftliği’nin sürdürülebilirlik mirası ve toplumsal cinsiyet eşitliği projeleri sempozyumun final konuları oldu.

Ayrıca sanatçı Pınar Ayhan da etkinliğe özel sunumlarıyla katkı sağladı.
Bildiri sunan öğrencilere plaket ve Katılımcı gençlere günün anısına birer katılım belgesi takdim edildi.
Edirne şubesinin 4 bursiyeri de sempozyumda bildirileri ile yer aldı.
Edirne Şube Başkanı Vildan Yazıcı Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin titizlikle çalışarak hazırladıkları bildiriler konusunda şunları söyledi:
“Güldeniz Özer & Aleyna Begüm Aktaş (TÜKD Edirne Şube): Cumhuriyetin İlk Yıllarında Gerçekleştirilen Sağlık Reformları ve Bugüne Yansımaları.
Rağdiye Demir & Yelda Löktaş (TÜKD Edirne Şube): Sağlık Reformlarının Türkiye’de Kadınların Bu Alanda Yükselişine Katkıları.

Öğrencilerimiz sunumlarını Ankara’da başarıyla gerçekleştirmiş olup, genç kuşaklara ilham vereceği inancını taşımaktayız. Bu aşamaya kadar sunumların hazırlanmasında ki destekleri için üyelerimiz Kadriye Ay ‘a, Ankara’da kızlarımızın yanında olan Serpil Koçmer ve Meltem Toksöz’e de teşekkürler.”




Edirne ortalama hanehalkı büyüklüğü sıralamasında 2,60 ile en düşük 8. il olurken, akraba evliliği oranının en düşük olduğu iller arasında %1,2 ile 1. sırada yer aldı.
Türkiye İstatistik Kurumu İstatistiklerle Aile, 2025 bülteninden yararlanarak “İstatistiklerle Aile, 2025 Edirne İli Özel” konulu bir basın bülteni hazırladı.Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2012 yılından itibaren özel günlerde günün önemine atfen haber bülteni yayımlamaya başladığı hatırlatılan paylaşımda şunlara yer verildi:
“Edirne ortalama hanehalkı büyüklüğü sıralamasında 2,60 ile en düşük 8. il oldu.
Hanehalkı, aralarında akrabalık bağı bulunsun ya da bulunmasın aynı konutta yaşayan bir veya birden fazla kişiden oluşan topluluktur. Diğer bir ifade ile hanehalkı, bir aileden oluşabileceği gibi birden fazla aileden de oluşabilmektedir. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye’de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğünün, azalma eğilimi göstererek 2025 yılında 3,08 kişiye düştüğü görüldü.Türkiye’de 2025 yılında ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il, 4,84 kişi ile Şırnak oldu. Şırnak ilini 4,63 kişi ile Şanlıurfa ve 4,43 kişi ile Batman izledi. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en düşük olduğu il ise 2,49 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 2,50 kişi ile Giresun ve 2,51 kişi ile Çanakkale izledi.Edirne ili ise 2,60 ile en düşük 8. il oldu.
Edirne tek kişilik hanehalkı oranının en yüksek olduğu il sıralamasında 16. il oldu.
İllere göre hanehalkı tipleri incelendiğinde, 2025 yılında tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu ilin %32,7 ile Gümüşhane olduğu görüldü. Gümüşhane ilini %30,8 ile Tunceli ve %30,5 ile Giresun izledi. Diğer yandan tek kişilik hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise %11,5 ile Batman oldu. Bu ili %12,4 ile Diyarbakır ve Van izledi. Edirne ili ise %25,3 ile en yüksek 16. il oldu.
Edirne tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu 71.il oldu.
Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %70,5 ile Gaziantep oldu. Gaziantep ilini %69,8 ile Diyarbakır ve %69,6 ile Şanlıurfa takip etti. Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise %49,9 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini %51,5 ile Gümüşhane ve %53,4 ile Artvin izledi. Edirne ili ise%57,2 ile en yüksek 71. il oldu.
Akraba evliliği oranının en düşük olduğu iller arasında Edirne %1,2 ile 1. sırada yer aldı.
Toplam resmi evlenmeler içindeki akraba evlilikleri illere göre incelendiğinde, 2025 yılında toplam evli bireyler içinde son evliliğinde akraba evliliği yapmış bireylerin oranının en fazla olduğu il %19,7 ile Mardin oldu. Bu ili %18,8 ile Şanlıurfa ve %16,7 ile Siirt izledi. Akraba evliliği yapmış bireylerin oranının en az olduğu il ise %1,2 ile Edirne oldu. Bu ili %1,5 ile Kırklareli ve %2 ile Çanakkale izledi.