
18 Mart 2026 Çarşamba


Cumhuriyet Halk Partisi tüm illerde eş zamanlı basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Umudun, azmin, adil ve demokratik bir Türkiye’ye olan inancının partisi olarak büyük bir mücadele vermeye devam etmektedir” denildi.
CHP’nin açıklamasında şunlara yer verildi:
Bu mücadele adaletsizliğe karşı hukuku, yalana karşı gerçeği ve seçimlerde yenilmekten korktukları için darbe yapmaya çalışanlara karşı millet iradesini savunmanın mücadelesidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, 2019 yılında Ankara ve İstanbul dahil olmak üzere ülkemizin birçok büyükşehir belediyesini yönetmeye hak kazanmış, 2024 yerel seçimlerinde bu başarısını katlamış, Türkiye’nin birinci partisi olmuştur.
6 Mayıs 2019’da yine yalan, iftira ve hukuk mühendisliğiyle İstanbul seçimlerini iptal edenler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürüyüşünü durdurmak için bu tarihten itibaren sürekli yargı tacizleri ve siyasetin emriyle düzenlenen yargı süreçlerini uygulamaya koymuştur.
Belediyelerimizin önüne idari ve mali engeller konulmuş, fakat halkçılığın kaleleri haline gelen belediyelerimiz bütün imkanlarıyla millete hizmete koşmuştur. Karalamalar, iftiralar ve kumpaslarla yıpratmaya çalıştıkları CHP belediyeciliği, kötü söze kulak asmamış, milletin gözündeki umuda layık olabilmek için var gücüyle çalışmıştır.
Milletin teveccühüne layık olmak, Türkiye’yi içine düşürüldüğü ekonomik kriz, adaletsizlik ve siyasi istikrarsızlıktan kurtarmak için iktidara yürüyen partimiz, bu yolda çok önemli bir adım atmış ve “önce CHP’de, sonra Türkiye’de değişim” yolunu açmıştır.
Değişim yolunun ilk zaferi olan 2024 yerel seçimlerinde milletimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi mertebesine yükseltmiş ve iktidara güçlü bir uyarıda bulunmuştur. Fakat ne yazık ki bugün gelinen noktada, milletin uyarılarını dinleyen değil, onları susturmaya çalışan bir yapıyla karşı karşıyayız.
Partimizin ön seçimlerinde 15,5 milyon insanımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayımız olan Sayın Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki birçok seçilmiş belediye başkanımız, partili yol arkadaşlarımız ve çalışma arkadaşlarımız hukuksuzca kurgulanan bir muhalefeti yok etme kumpası sebebiyle bugün cezaevlerindedir.
Milletin yürüyüşünden, CHP’nin mücadelesinden, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun halktaki karşılığından çekinenler; başlığı Ekrem İmamoğlu’nu hapse atmak, içeriği CHP’yi durdurmak, özü ise millete karşı baş kaldırmak olan operasyonlar silsilesi ile darbe girişimi niteliğinde bir garabeti Türkiye’ye yaşatmıştır.
Aylar boyunca medyada asılsız iddialarla karalama kampanyaları yapılmış, dava kapsamında tutuklu olan bazı kişiler tehdit ve şantaj ile iftiracı olmaya zorlanmış, “görmüştüm, duymuştum”, şeklindeki ifadelerle delilden yoksun bir iddianame oluşturulmuştur. Bu kumpas, yalan ve iftira sürecini yürüten kişiye ödül olarak bu devletin Adalet Bakanlığı makamı verilmiş, adalet ve kamu düzeni yerle bir edilmiştir.
Milletin ve muhalefetin bu hukuksuzluğa dair sorularına ve sorgulamalarına hiçbir iktidar mensubu cevap verememiş, “yaptım, oldu” zihniyetiyle Cumhuriyet’i kuran partiyi durdurabileceklerini zannetmişlerdir.
9 Mart’tan beri devam eden duruşmalarda ise asıl niyetin adil bir yargılama yapmak değil, milletin Cumhurbaşkanlığı görevini tevdi etmek için gün saydığı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun gelişini geciktirmek, suyu bulandırmak ve algı oluşturmak olduğunu tüm Türkiye görmüştür.
Türkiye için artık buradan geri dönüş yoktur. Milletten korkanlar kaybedecek, millete koşanlar kazanacaktır.
Biz bugün geldiğimiz noktada, dünden bile daha cesur, daha çalışkan ve daha umutluyuz.
Hukuka aykırı olarak düzenlenen CHP’yi durdurma, muhalefeti yok etme ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığını engelleme kumpasına karşı canla başla mücadele etmeye devam edeceğiz.
İktidara hazırlığımızı hız kesmeden sürdürecek, milletin dertlerine, devletin ihtiyaçlarına ve geleceğimiz için yapmamız gerekenlere var gücümüzle odaklanarak milletin iktidarının yolunu açacağız.
Durmayacağız, susmayacağız, bir an bile yorulmayacağız!
Yalan ve iftirayla nice vatan evladını ailesinden uzak, özgürlüğünden mahrum bırakanların kumpasına karşı hukukun ve gerçeklerin yanında duracağız.
Türkiye’ye sürekli olarak kaos, kriz ve istikrarsızlık yaşatanları durduracağız. Halkın iradesiyle belirlenen iktidarı kuracağız.
Adaleti, demokrasiyi ve bizlere Atatürk’ün emaneti Cumhuriyeti son nefesimizi verene kadar koruyacağız!


Olgay GÜLER
Edirne’de Süper Amatör Lig’de mücadele eden Yeniimaretspor kulübü, 1 Mart’ta İpsalaspor’la oynadıkları maçın, uzatmalarında tatil edilmesiyle kullanılamayan penaltı atışı için 226 kilometre yol kat etti.
Kentte, Süper Amatör Lig’de mücadele eden Yeniimaretspor, İpsalaspor’la deplasmanda karşılaştı. İpsala İlçe Stadı’nda oynanan normal süresi 3-3 biten maçı sonuna hakem 7 dakika uzatma ekledi. Hakem, uzatmalarda Yeniimaretspor lehine penaltı kararı verince, İpsalaspor’un kalecisi tepki gösterip kaleye geçmeyi reddetti. Hakem, bunun üzerine maçı tatil etti. Hafta içi Edirne Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu tarafından alınan kararla maçın sadece penaltı vuruşunun kullandırılması suretiyle tekrarlanmasına karar verildi.

PENALTI VURUŞU İÇİN 226 KİLOMETRE YOL GİTTİLER
Karar üzerine Edirne kent merkezinde faaliyet gösteren Yeniimaret Spor Kulübü, penaltı kullanmak için 226 kilometre yol kat ederek ilçeye ulaştı. İlçe Stadı’nda oynanan karşılaşma saat 16.00’da başladı. Maçta Yeniimaretspor adına penaltı vuruşunu Onur Istık kullandı. Istık, penaltıyı gole çevirirken, maç 4-3 Yeniimaret lehine sonuçlandı.

‘PENALTIYI KIZIMA ARMAĞAN EDİYORUM’
Maç sonrası konuşan Yeniimaretsporlu Istık, futbol kariyerindeki en erken golü attığını belirterek, “30 saniyelik bir gol oldu. Hayatımda bu zamana kadar 23 yıllık dönemde 300’den fazla gol atmışımdır. En erken golüm oldu. Dünya tarihinde bir ilk belki de. Çok mutluyuz, şampiyonluk yarışı devam ediyor. Bu golü de 1 aylık kızım Aysa’ya hediye ediyorum” dedi.

‘KARARI ANLAYAMADIK’
Yeniimaretsporlu futbolcu Bartuğ Evci, alınan karara anlam veremediklerini belirterek, “Bu kararı anlayamadık açıkçası. Herkes işini gücünü bıraktı. Okulu bırakıp buraya gelen arkadaşlarımız var. Bir penaltı atmak için, 3-4 saniye penaltıyı atıp geri döneceğiz. Yapacak bir şey yok, anın tadını çıkartmaya bakacağız” şeklinde konuştu.

‘ŞOK YAŞADIK’
Yeniimaretsporlu Koray Kaya da, federasyonun kararının kendilerini şok ettiğini söyleyerek, “Penaltıyı ben almıştım. Hocaya gidip konuştuğumda bana ‘hükmen 3-0 dedi’. Biz de Edirne’ye geri döndük. Sonra hafta içi böyle bir karar çıktı ve 226 kilometre yolu bir penaltı için gideceğimizi öğrendik. Şoka uğradık. Bayram öncesi planımız vardı, ailemizi görmek için İstanbul’a gidecektik. Şaşkınlık yaşadık” diye konuştu.






Trakya Üniversitesi’nde Ramazan Bayramı dolayısıyla başta Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, rektör yardımcıları, dekanlar, müdürler, daire başkanları, akademik ve idari personel katılımıyla bayramlaşma töreni gerçekleştirildi.

Törenin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, üniversitenin büyümesi ve gelişmesi için özveriyle çalışan akademik ve idari personelin bayramını kutladı.
Ramazan ayının manevi atmosferine değinen Hatipler, Ramazan’ın özellikle son günlerinin bereket ve anlam bakımından ayrı bir yere sahip olduğunu belirterek, bu günlerin tüm personel için sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.

Üniversite mensuplarının gösterdiği özveri ve samimiyetten duyduğu memnuniyeti dile getiren Hatipler, “Gözlerinizden, bakışlarınızdan; gerek burada gerek çalıştığınız ortamlarda sizlerle karşılaştığımızda hissettiğimiz bu samimiyet, sıcaklık ve çalışma azmini görüyor, bundan dolayı da sizlere minnet ve şükranla teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında bayramın manevi iklimine de dikkat çeken Hatipler, “Bayramın bizlere hatırlattığı affetme, bağışlama, kırmama ve kırılmama anlayışını hayatımızın her anına yansıtmayı arzu ediyoruz. Bu duyguları birlikte yaşatmanın kıymetine inanıyoruz” ifadeleriyle birlik ve beraberlik mesajı verdi.

Rektör Hatipler, gönül coğrafyası olarak nitelendirdiği Orta Doğu’da yaşanan acılara da dikkat çekti. Yaşanan olumsuzlukların sona ermesi temennisinde bulunan Hatipler, “Bayramın güzelliği ve bereketi uğruna, dökülen kanın ve masum insanların katledilmesinin en kısa zamanda sona ermesini temenni ediyoruz” dedi.
Rektör Hatipler, 18 Mart Çanakkale Zaferi’ni de anarak, “‘Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum’ diyen mavi gözlü bir miralayın kahramanlığı üzerine kurulan bu zafer, bugün sahip olduklarımızı bizlere miras bırakan büyük bir destandır” ifadeleriyle tüm şehitleri rahmetle yad etti.

Törende söz alan rektör yardımcıları da iyi dileklerini paylaştı. Prof. Dr. Mustafa Tan, bayramın sağlık, mutluluk ve esenlik getirmesini dilerken; Prof. Dr. Eylem Bayır, bayramın üniversiteye değer katması temennisinde bulundu. Prof. Dr. Sedat Üstündağ ise bir sonraki bayrama eksiksiz ulaşma dileğini ifade ederek, daha huzurlu ve barış dolu bir dünya temennisini dile getirdi. Genel Sekreter Hüseyin Türkel de bayramların manevi duyguların yoğun şekilde yaşandığı, birlik ve beraberliğin pekiştiği özel günler olduğunu belirterek Ramazan Bayramı’nı kutladı.
Konuşmaların ardından Trakya Üniversitesi ailesinin üyeleri bayramlaşarak karşılıklı iyi dileklerde bulundu.
Törene, dekanlar, müdürler, daire başkanları, akademik ve idari personel katıldı.


Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Bayramların birlik ve beraberlik ruhunu canlı tuttuğunu vurgulayan Irmak, mesajında şu ifadelere de yer verdi;
“Bayramlar, dargınlıkların unutulduğu, sevgi ve saygının arttığı, kardeşlik ve dayanışmanın yoğun olarak hissedildiği, insani, ahlaki ve kültürel değerlerin öne çıktığı zamanlardır. Ramazan ayını geride bırakırken huzur içinde bayrama ulaşmanın sevincini yaşıyoruz. Bu vesileyle, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası olarak tüm hemşehrilerimizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyor, sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram geçirmenizi temenni ediyoruz.”


Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Edirne Şubesi, Çanakkale’de sergilenen inanç ve kararlılığın, bağımsızlığın ancak kahramanlık, yurt bilinci, sorumluluk ve dayanışma ile korunabileceğini gösterdiğini bildirdi.
Çanakkale Muharebelerinin 111’nci yıldönümü nedeniyle tüm yurtta ve Edirne’de anlamlı törenler düzenlendi. Birinci Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı İmparatorluğu ile Müttefik Devletler arasında yapılan deniz ve kara muharebeleri sonucu Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki askerimiz, tüm dünyaya, “Çanakkale Geçilemez” dedirten büyük bir zafer kazandırdı
18 Mart; sayıca ve askeri donanım açısından çok güçlü olan Müttefik Devletlere karşı karada ve denizde yurdu, canları pahasına savunurken şehit düşen, yaralanan veya sakat kalan vatan evlatlarını saygı ve minnetle anma, yazdıkları destanı dünya durdukça yaşatma günüdür.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Edirne Şubesi de bir açıklama yaparak bu önemli ve anlamlı günü andı. ÇYDD Edirne Şubesi adına Başkanı Ayten Durmuş imzasıyla gönderilen açıklamada şu ifadelere yer verildi.
“TARİHİN YÖNÜNÜ ETKİLEYEN BÜYÜK DİRENİŞ”
“Çanakkale Savaşı, ulusumuzun bağımsızlık yolundaki güçlü kararlılığının ve yurt sevgisinin en açık göstergesidir. Tarihin yönünü etkileyen bu büyük direniş; özgür ve bağımsız yaşama inancının, özverinin ve dayanışma duygusunun en büyük örneklerinden biri olarak ulusal belleğimizde yer almaktadır.
Çanakkale’de sergilenen inanç ve kararlılık, bağımsızlığın ancak kahramanlık, yurt bilinci, sorumluluk ve dayanışma ile korunabileceğini göstermiştir.
18 Mart’ta, başta Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm ulusal mücadele dönemi kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği olarak Çanakkale ruhunu yaşatmaya; Cumhuriyetimizi. laik, demokratik ve çağdaş niteliklerini korumak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.”