DOLAR 44,8692 0.25%
EURO 52,8977 0.05%
ALTIN 6.907,450,23
BIST 14.197,41-0,03%
BITCOIN 33632630,34%
Edirne
13°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

17 Nisan 2026 Cuma Hudut Gazetesi

17 Nisan 2026 Cuma Hudut Gazetesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Devamını Oku

Türk yolcunun belinde uyuşturucu

Türk yolcunun belinde uyuşturucu
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: bulgar-uyus.jpg

Bulgaristan’ın Türkiye’ye açılan Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilen denetimlerde otobüs yolcusu bir Türk vatandaşının büyük bölümü beline bantla sarılmış 5,5 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Olay 14 Nisan gece saatlerine doğru meydana geldi. Bulgaristan’dan Türkiye’ye sefer yapan, Sofya –Filibe – Haskovo – İstanbul hattındaki bir otobüs, risk analizi sonucunda detaylı gümrük kontrolüne alındı.

Otobüste bulunan 13 yolcunun tamamı beyan edilecek eşya taşımadıklarını belirtirken, yapılan kişisel aramada 42 yaşındaki Türk vatandaşı S.T.’nin beline bantla sarılmış üç paket halinde uyuşturucu madde bulundu. Aynı kişiye ait olduğu belirlenen sırt çantasının altına gizlenmiş iki paket daha tespit edildi.

Toplam 5 paket halinde ele geçirilen maddenin yapılan hızlı testte marihuana olduğu belirlendi. Brüt ağırlığı 5 kilo 510 gram olan uyuşturucunun, adli hesaplamalara göre değerinin 45 bin 74 euro olduğu bildirildi.

Olayla ilgili olarak Bulgar gümrük yetkilileri tarafından soruşturma başlatılırken, dosyanın Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde yürütüldüğü kaydedildi.

Görselde dikkat çeken detay

Operasyona ilişkin paylaşılan görüntüde, şüphelinin beline şeffaf bantla sarılarak gizlenmiş paketler dikkat çekiyor. Kaçakçıların sınır geçişlerinde benzer yöntemlere başvurduğu biliniyor.

Devamını Oku

Nöbetçi Eczaneler

Nöbetçi Eczaneler
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ecz-12.jpg
Devamını Oku

Aramızdan ayrılanlar

Aramızdan ayrılanlar
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: vefat-3.jpg

AYDIN SUAT KUVALI VEFAT ETTİ
Merhum Terzi Fuat Kuvalı ve merhume Sabiha Kuvalı’nın oğulları, merhume Muzaffer Kuvalı’nın eşi, Ayla, İdris ve Ergun Kuvalı’nnın ağabeyleri Emekli Kimya Mühendisi Aydın Suat Kuvalı 77 yaşında vefat etti. Merhum; dün Taşlık Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
FEVZİYE ÖZDEMİR VEFAT ETTİ
Merhum Tahir Özdemir’in eşi, Taner, Tamer ve Turgay Özdemir’in anneleri, Nilay Yiğit ve Aysun’un babaanneleri, Nigar Özdemir’in kayınvalidesi Fevziye Özdemir 77 yaşında vefat etti. Merhume; dün Şeyh Çelebi Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
SUAT ARABACI VEFAT ETTİ
Muratçalı Köyü sakinlerinden merhum Fuat ve Safiye Arabacı’nın oğlu, Çiğden ve İsmail Arabacı’nın babaları, Ehat ve Vedat Arabacı’nın ağabeyleri Suat Arabacı vefat etti. Merhum dün Eski Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Muratçalı Köy Mezarlığında toprağa verildi.
BEHİCE KURTÇU VEFAT ETTİ
Merhum Mustafa Kurtçu’nun eşi, Ertan Kurtçu ve Emel Yıldız’ın anneleri Behice Kurtçu 86 yaşında vefat etti. Merhume; dün Lala Şahin Paşa Camisinre öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

Devamını Oku

Köy Enstitüleri 86 yaşında

Köy Enstitüleri 86 yaşında
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ADD Edirne Şubesi, Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 86. yılında fikir babası Büyük Atatürk’ü, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü, kurucuları Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’u, öğretmenleri, yazar ve aydınları minnet ve şükranla andı…

ADD Edirne Şubesi’nin paylaştığı dernek genel merkezinin “Türk aydınlanmasının eğitim mucizesi: köy enstitüleri^başlıklı açıklamasında şunlara yer verildi: 

“Ekim 1923’de yanmış, yıkılmış, gırtlağına kadar borca batırılmış bir ülke ve yorgun, yoksul, cahil bırakılmış 12 milyon insanla başladık kurtuluşun muzaffer Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kuruluş yolculuğumuza.

Ekmeklik buğdayı bile ithal etmek zorundaydık. Anadolu’da tek bir fabrika, yaz kış kullanılabilen karayolu yoktu.  Şeker, kâğıt, bez, çivi, tel, aşı, ilaç, gübre, traktör, biçer yoktu. Limanlar, demiryolları, madenler bizim değildi. Mühendis, mimar, teknisyen, doktor, ebe, hemşire, diş hekimi, veteriner yoktu. 6 milyonu aşkın yurttaşımız salgın hastalıkların pençesinde inliyordu. Kadının adı yoktu.

Ulusu doyurmak ve ayağa kaldırmak için tarımı, hayvancılığı canlandırmak, sermaye bulmak, üretim tesisleri, fabrikalar kurmak, yollar, barajlar, elektrik santralleri yapmak, işçi, teknik eleman ve uzman yetiştirmek gerekiyordu.

Halk eğitilmeli, bilinçlendirilmeliydi. Ama ilkokuldan üniversiteye toplam öğrenci sayımız 347 bin 821 ile nüfusumuzun ancak %2,8’i idi ve kız öğrenci sayımız yok denecek düzeydeydi. Halkımızın sadece %3,5’i okuyup yazabiliyordu. (Erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4)

Bu yakıcı sorun için önce Harf Devrimi ile konuştuğu dilin alfabesine kavuşturulan halka Millet Mekteplerinde okuma yazma öğretilmeye başlandı, başarılı da olundu, okur – yazar oranı hızla yükseldi. Ancak eğitimsizlik o boyuttaydı ki, milletin %85’inin yaşadığı köylerde ne okul vardı, ne de gönderecek öğretmen.

Mucize çözüm, o güne dek dünyada örneği görülmemiş Köy Enstitüleri ile bulundu. Bize özgü, moda deyişle tamamen ‘Yerli ve Milli’ idi.

Atatürk’ün 1936’da askerliğini çavuş ve onbaşı olarak yapan gençlerle başlattığı Köy Eğitmenleri Kursları’nın devamı olan Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940’da açıldı, Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç tarafından bilimsel gerçeklerle, özveriyle ve yetkinlikle yönetildi. Ülkenin her bölgesinde açılan 21 enstitü “okul yapan okullar” olarak kurgulandı.

Yoksul köy çocukları hem bilimsel bilgiyle donatılıyor, edebiyat ve sanatla buluşturuluyor, hem de köylüyü üretici yapacak tarım, hayvancılık, arıcılık, balıkçılık, seracılık, rençperlik, demircilik, inşaatçılık, marangozluk, sağlık gibi alanlarda eğitici olarak yetiştiriliyordu. Her öğrencinin ayda en az 2 dünya klasiği okuması, bir enstrüman çalmayı öğrenmesi zorunluydu. Kümes nöbetçisi öğrencinin çantasında günlük azığı yanında Sofokles’in Antigone’si yahut Shakespeare’in Romeo ve Juliet’i bulunuyordu. Öğrenciler okullarını, yatakhane, yemekhane ve mutfaklarını, öğretmen evlerini ve kütüphanelerini, işliklerini, bağlarını, bahçelerini, ahır, samanlık ve ambarlarını, elektrik santrallerini, su depolarını ve su kanallarını öğretmenleri, hatta müdürleri ile birlikte inşa ediyor, her hafta sonu müdür ve öğretmenleri ile haftalık eğitim programını değerlendirip tartılıyorlardı.

Bu harika eğitim yuvaları Hasan Ali Yücel’in 1946’da Milli Eğitim Bakanlığından alınıp yerine Reşat Şemsettin Sirer’in getirilmesi ile ilk darbeyi yedi. Önce haftalık öğrenci- öğretmen değerlendirme toplantıları ve uygulamalı dersler kaldırıldı, ardından Köy Öğretmen Okulları’na dönüştürüldü ve nihayet Demokrat Parti döneminde 27 Ocak 1954’de kapatıldı.

1940- 1954 yılları arasında Köy Enstitüleri’nden 1.398’i kız, 15.943’ ü erkek, toplam 17.341 Köy Öğretmeni mezun oldu. 1936’dan 1947 yılına kadar Köy Eğitmen Kursları’nda da 8.675 Eğitmen yetiştirildi. Sağlık bölümlerinden ise 1.248 Sağlık Memuru diploma aldı.

Enstitüler ilk günden itibaren, halkı cahil bırakarak sömürü düzenlerini sürdürmek isteyen emperyalizm işbirlikçisi Karşı Devrimci yobazların ‘Kız ve erkek çocukların bir arada okuması ahlaksızlıktır’, ‘Köy enstitülerinde verilen eğitim dinimize aykırıdır’, ‘Köy Enstitüleri komünist, dinsiz yetiştiren fuhuş yuvalarıdır’ gibi asılsız ve ahlaksız iftiralarıyla sürekli karalandı ve yok edildi.

Köy Enstitüleri’nde yetişen Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mahmut Makal, Mehmet Başaran, Dursun Akçam gibi Türk Edebiyatı’nın yüz akı yazarlar, aydınlar her dönemde dinci-gerici iktidarların hedefi oldular, sürgünlerde ezildiler, hapislerde çürütüldüler.

Atatürkçülerin bugün en önemli görevlerinden biri de kuşkusuz Köy Enstitüleri’ni günümüz koşullarında güncelleyerek yeniden milletimizin hizmetine sunmaktır.

Yıllar içinde bilimsel temelinden koparıp dinselleştirdikleri eğitim sitemini 4+4+4 ucubesi ile iyice çıkmaza sokan, Taşımalı Eğitim garabeti ile köy okullarını kapatıp çocuklarımızı imamlara ve Laik Cumhuriyet düşmanı tarikatçıların iflah olmaz cehaletine tutsak eden çağ ve akıl dışı zihniyet ancak Atatürk Cumhuriyeti’nin bilim ışığı yeniden yakılarak yenilgiye uğratılabilir.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Köy Enstitüleri’nin fikir babası Büyük Atatürk’ü, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü, kurucuları Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’u, elleri öpülesi öğretmenlerimizi, yazar ve aydınlarımızı minnet ve şükranla anıyoruz.

Devamını Oku
Özhanlar Mobilya