
24 Haziran 2026 Çarşamba


İsmail DEMİRAY
Edirne’nin en eski kulübü Tuncaspor uzun bir aradan sonra tekrar faaliyetlerine başladı.
Kulüp geçmişi başarılarla dolu, futbol branşıyla 1948 yılında sahalara çıkan, resmi kuruluşu 1950 yılına dayanan Tuncaspor 2021/22 futbol sezonunda tarihinde ilk defa Bölgesel Amatör Ligi’nde mücadele etmiş, sonrasında mali imkansızlıklar nedeniyle 1.Amatör ve Süper Lig’de mücadele ettikten sonra son iki sezonunda liglere katılamaz duruma gelmişti.
KAPTANLAR OMUZ VERİNCE
Bu yıl önceki yıllarda Tuncaspor’da oynamış, Tuncaspor’a gönül vermiş aralarında 17 kaptanın da bulunduğu 20 eski Tuncaspor’lu futbolcu bir araya gelerek Tuncaspor’u ayağa kaldırmaya, eski günlerine döndürmeye karar verdi. İlk hedefleri Tuncaspor’un kapanmasını engellemek ve önümüzdeki sezon Tuncaspor’u 2.Amatör Lig’de temsil etmek.
Yeni yönetimin ilk kararı futbolun olmazsa olmazı, Edirne’de hiçbir amatör kulübün yapamadığını gerçekleştirerek alt yapıyı kurup onun üzerinden yürüyerek Tuncaspor’u geleceğe emin ellerde taşımak için karar aldılar ve alt yapı okulu için çalışmalarına başladılar.
BAŞKAN ANTRENÖR FUTBOLCU
Tuncaspor yönetim kurulunun kulüp başkanlığına getirdiği Murat Yeşilnar faal futbol oynamaya devam ediyor. Geçen yıl antrenörlük belgesi alan Murat Yeşilnar kulüp başkanlığının yanında hem takımının yanında sahaya antrenörü ve futbolcu olarak çıkacak. Yeni başkan aynı zamanda alt yapıda da yeni yetişen minik futbolcu adaylarına hocalık yapacak.
Murat Yeşilnar yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Biz Tuncaspor’a gönül verdik. Formasını giydiğimiz, kaptanlığını yaptığımız kulübümüzün durumu bizleri üzüyordu.
Bu duruma çözüm üretmek için Tuncaspor’a emek vermiş 20 arkadaş bir araya geldik. Bu arkadaşlarımızın 17’si oynadıkları dönemlerde aynı zamanda Tuncaspor’un dönem dönem kaptanlıklarını yapmış kişiler. İçimizde halen faal futbol oynayan arkadaşlar var.

ALT YAPI İLE BAŞLIYORUZ
Bizler hepimiz Tuncaspor alt yapılarından geldik bugünlere. Futbol da alt yapının öneminin farkındayız. O yüzden ilk iş olarak bu yıl Yaz Okulu ile kayıtlarımıza başladık. Bir aya kadar yaz okulumuz faaliyete başlamış olacak.
Bir sonraki hedefimiz kulübümüzün kapanmaması için Tuncaspor’u 2.Amatör Lig’de temsil edeceğiz. Burada halen faal olarak futbol oynayan arkadaşlarımız da sahaya çıkacağız ve ilk yılda Tuncaspor’u yeşil sahalara kavuşturarak taraftarlarıyla buluşturmuş olacağız.
KÜLLERİMİZDEN DOĞUYORUZ
Yönetim Kurulu olarak kendi içimizde görev dağılımı yaparak önümüzdeki yıllar için adım adım ilerleyeceğiz. Öyle büyük hedeflerimiz yok şimdilik, ilk amacımız kulüp kapanmasın, faaliyetlerine başlasın, alt yapımızla güçlendikçe yeni hedeflere doğru yürüyeceğiz.
20 yönetici arkadaş olarak bir havuz oluşturduk içimizde. Sponsor arayışlarımız olacak ilk etapta. Önce Tuncaspor ayağa kalkacak ondan sonra Kıyık halkıyla bütünleşerek yolumuzu belirleyeceğiz.
KÜLÜP BİNAMIZ KAHVENİN ALT KATI
Kulüp binası olarak Kıyık’ta Bahadırın Kahvesi’nin alt katını kullanacağız şimdilik. Tribünlerde ses getirecek planlarımız var. Kıyık gençleriyle irtibat halindeyiz, heyecan dalgası şimdiden başladı.
Sarı-Yeşil formalarımızı giyerek sahalara çıkacağımız günleri özledik, onu tekrar yaşayacağımız, Tuncaspor’u ayağa kaldıracağımız için mutluyuz.”
YENİ YÖNETİM
Tuncaspor’un yeni yönetim kurulu bu şekilde oluştu;
Murat Yeşilnar, Gökhan Nevarlı, Eren Gal, Gökalp Suzan, Emre Göbel, Emre Mole, Erdem Kurttalaş, İlhan Eşingen, Fatih Bahçe, Oğuzan Eskin, Mert Balta, Mehmet Aktaş, Sercan Zule, Berkan Giyim, İbrahim Zelova, Erman Sütcan, Cüneyt Gedik.


Edirne’den geçen sezon Şükrüpaşa Spor ve Edirne Birlik Spor’un yer aldığı Gelişim Ligleri’nde 2026-2027 sezonunda yer almak isteyen amatör kulüplerin belirlenmesine dair kriterler düzenlendi.
2025-2026 sezonunda Gelişim Ligleri’nde yer alan amatör kulüpler de dahil olmak üzere, 2026-2027 sezonunda Gelişim Ligleri’nde ilk kez yer almak isteyen amatör kulüplerin ön başvuru ve bilgi formunu doldurup gelisimligleri@tff.org adresine imzalı ve kaşeli şekilde 26 Haziran 2026 saat 17.00’ye kadar göndermeleri gerekiyor.
2026-2027 sezonunda Gelişim Ligleri’ne katılım ön başvurusunda bulunan amatör kulüplerin değerlendirmeleri Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yapılacak ve kamuoyu ile paylaşılacaktır. Değerlendirmeler sonunda ilgili kulüplerin liglere katılımı, tüm prosedürlerin eksiksiz yerine getirilmesi koşuluyla sağlanacak.
TFF’nin resmi internet sitesinde yer alan kriterler özetle şöyle:
1) FİZİKSEL YETERLİLİK: Amatör Kulüpler katılım sağlanacak U14-U15 / U16-U17 ve U19 yaş grubu müsabakalarının oynatılacağı nizami ölçülerde minimum 1 sahaya ve/veya ilgili sahanın kullanım hakkına sahip olmalıdır. Bu sahanın kulübe tahsis edileceğine dair resmi yazı temin edilmesi, Takımların düzenli antrenmanlarını yapabilecekleri bir sahaya sahip olunması ve/veya ilgili sahanın tahsisine dair resmi yazı temin edilmesi zorunludur. Gelişim Liglerine kabul edilecek amatör kulüplerin belirlenmesinde; ilgili bölgedeki tesis kapasitesi, mevcut kulüp sayısı, önceki sezon katılım verileri ile müsabaka organizasyonunun sürdürülebilirliği dikkate alınacaktır. Mevcut fiziki kapasitenin yetersiz olduğu bölgelerde kulüp kontenjanları Türkiye Futbol Federasyonu tarafından sınırlandırılabilecek olup, fiziki kapasite değerlendirmesi başvuru sürecinde belirleyici kriterlerden biri olarak kabul edilecektir. Tesis uygunlukları Türkiye Futbol Federasyonu yetkililerince ayrıca denetlenecektir.
2) TEMİNAT BEDELİ VE LİGE KATILIM BEDELİ: Gelişim Liglerine katılacağını taahhüt eden ve katılımı uygun bulunan amatör kulüplerin TFF hesabına 200.000 TL (İkiyüzbin) “Teminat Bedeli” ve “Lige Katılım Bedeli” olarak 100.000TL (Yüzbin) yatırması zorunludur. Teminat Bedeli ilgili sezon sonunda kulüplerin talep etmesi halinde kendilerine iade edilecek olup, Lige Katılım Bedeli TFF tarafından iade edilmeyecektir.
3) ANTRENÖRLERE İLİŞKİN ZORUNLU KADROLAR: Amatör Kulüpler, Gelişim Liglerinde katılacakları her bir yaş kategorisi için ayrı ayrı UEFA C lisansına sahip teknik sorumlu görevlendirmek zorundadır. Kulüpler U14-U15 ve U16-U17 kategorilerine aynı anda katılma zorunluluğu bulunduğundan, her bir yaş kategorisi için ayrı ayrı teknik sorumlu ve en az TFF B Kaleci Antrenör lisansına sahip bir kaleci antrenörü görevlendirmek zorundadırlar.
4) KULÜP BAŞARILARI VE KURUMSAL YETERLİLİK KRİTERLERİ: 2025-2026 sezonunda Gelişim Liglerine katılan amatör kulüplerin, 2026-2027 sezonuna ilişkin başvurularının değerlendirilmesinde aşağıdaki kriterler esas alınacaktır:
Sportif Başarı Kriterleri: Kulüplerin 2025-2026 sezonunda yer aldıkları yaş kategorilerindeki sportif performansları, lig sıralamaları, Türkiye Şampiyonalarına katılım durumları ve elde ettikleri başarı dereceleri değerlendirilecektir.
Tesis ve Organizasyonel Yeterlilik Kriterleri: Kulüplerin başvuru aşamasında beyan ettikleri antrenman ve müsabaka sahalarını sezon boyunca düzenli ve kesintisiz kullanabilme durumları, tesislerin uygunluğu, planlanan faaliyetlerin sahaya erişim kaynaklı aksaklıklara uğrayıp uğramadığı ve kulübün organizasyonel sürdürülebilirliği dikkate alınacaktır.
Fair-Play ve Disiplin Kriteri: Kulüplerin sezon boyunca sergiledikleri sportif davranışlar, disiplin kurallarına uyumları, takım görevlileri ve sporcularının fair-play anlayışına uygun tutumları ile disiplin sevkleri ve cezai işlemleri değerlendirmeye alınacaktır. 2026-2027 sezonunda Gelişim Liglerine ilk kez başvuruda bulunan amatör kulüplerin değerlendirilmesinde; son üç sezon içerisinde başvuruda bulunulan yaş kategorilerinde yerel amatör müsabakalara düzenli ve kesintisiz katılım sağlamış olmaları, Türkiye Şampiyonalarına katılım durumları, elde ettikleri sportif başarılar, altyapı faaliyetlerinin sürdürülebilirliği ve faal oyuncu sayıları dikkate alınacaktır. Başvuruların kontenjanı aşması halinde; kulüplerin son üç sezon içerisindeki yaş kategorisi bazındaki faaliyet sürekliliği, Türkiye Şampiyonalarına katılım sayıları, başarı dereceleri ve altyapı organizasyonlarının gelişim düzeyi değerlendirilerek öncelik sıralaması oluşturulacaktır. İlgili liglere başvurusu kabul edilen amatör kulüpler “Gelişim Ligleri Statü”lerinde yer alacak tüm usul ve koşulları kabul etmiş sayılırlar.
5) BAŞVURU KATEGORİLERİ Gelişim liglerine başvuracak amatör kulüplerin U14-U15 ve/veya U16-U17 yaş kategorisine birlikte başvurmaları zorunlu olup, U19 yaş kategorisine ise tek kategori bazında başvuru yapabilirler. Ön başvuru ve bilgi formunun doldurularak gelisimligleri@tff.org adresine imzalı ve kulüp kaşesi olacak şekilde pdf dosyası olarak 26.06.2026 tarihine kadar mail atılması zorunludur. Kulüplerimizin yapacağı başvurular incelenecek ve nihai kararlar Türkiye Futbol Federasyonu tarafından verilecektir.


Edirne Mimar Sinan Spor Salonu’nda gerçekleştirilen Okul Sporları Basketbol Minik A Erkekler ve Minik A Kızlar İl Birinciliği müsabakaları sona erdi.
MİNİK ERKEKLER
Okul Sporları Basketbol Minik A Erkekler İl Birinciliği’nde sıralama şöyle oluştu:
Özel Edirne TED İlkokulu
Yüksel Yeşil İlkokulu
Özel Edirne Filiz İlkokulu
Özel Edirne Bahçeşehir İlkokulu

MİNİK KIZLAR
Okul Sporları Basketbol Minik A Kızlar İl Birinciliği’nde de sıralama şöyle oluştu:
Yüksel Yeşil İlkokulu
Özel Edirne Filiz İlkokulu
Plevne İlkokulu
Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü konuya ilişkin paylaşımda, “Dereceye giren okullarımızı ve müsabakalara katılan tüm sporcularımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz” ifadelerine yer verdi..


Ekonomiyle ilgili bazı genel bilgiler oluşturmak ve bunu paylaşmak istiyoruz. Son yazımızda yazılı kaynaklardan aktarmalar yaptık ve gördük ki bunlar bizim amacımıza uygun değil. Kapitalist ekonomiyi analizde en çok emek harcamış Marks’dan bile çok yararlanamıyoruz. Marks, kapitalist ekonomiyi çözümlemiş yani içinde yaşadığımız bugünkü ekonomik olayların kökenini belirlemiş. Biz ise nedenleri değil karşılaştığımız sonuçları anlamaya ve bu sonuçların olumsuz etkilerinden kendimizi nasıl koruyacağımızı bulmaya çalışıyoruz. Öyleyse ne yapalım?
İki yol düşünebildik: (1) İlkelerden yani Marks’tan başlayalım ama içinde yaşadığımız bugünün ekonomisine hızla gelelim. (İlkeleri atlayıp) doğrudan bugün en çok konuşulan, en çok tartışılan, ekonomik kavramları tek tek ele alalım. Her bir kavramla ilgili gerçekleri bulmaya çalışalım. Biz ikinci yolu seçtik.
İlk kavramımız, Enflasyon olsun.
Enflasyon, belirli bir zaman aralığında satın almamız gereken eşyaların fiyat artışları için genel bir ölçü. Tabii herkes için farklı. İşçinin, emekçinin, emeklinin, esnafın, tüccarın, fabrikatörün, bankerin enflasyondan etkilenişi hep farklı. Sabit geliriyle yaşamını sürdüren bir aileyi, örneğin bir işçi veya emekli ailesini seçersek, bu aile yayınlanan şu veya bu enflasyonu esas almamalı; kendi enflasyonunu kendi hesaplamalı. Diyelim ki bir işçi bir yıllık enflasyonunu yani bir yıl için geçiminin ne kadar zorlaştığını (bu on yıllarda geçimimizde kolaylaşma yaşamadığımız için böyle dedik.) bilmek istiyor. Bu enflasyon hesabı çok karmaşıklaştırılabilir. Ama buna gerek yok, çünkü bulacağımız sonuç her durumda temsili bir bilgi olacak. Bu nedenle örnek aldığımız işçi önündeki yılda nelerden ne kadar alacağını, ne masraflar yapacağını belirler ve bunların fiyatlarını not ederse ve yıl boyunca aldıklarıyla ve yaptığı masraflarla bu notlarını düzeltirse yılsonunda yapacağı enflasyon hesabı şu: Aldıklarının ve (başta elektrik, su, kira gibi) masraflarının miktarlarıyla önce yılsonu fiyatlarıyla çarparak bulduğu tutarları toplarsa ‘yılsonu toplamı’nı; aynı işlemleri yılbaşı fiyatlarıyla yaparsa ‘yılbaşı toplamı’nı; ikisinin farkını yılbaşı toplamına bölerek de enflasyon oranını; bunun 100 katını alarak da enflasyon oranını yüzde alarak bulur.
Bu hesaplama da zor iş diyorsanız dertlenmeyin. Çünkü enflasyon yalnızca, bizim yaşamımızın ne denli zorlaştığının bir göstergesi. Aslında gelirimiz de aynı oranda artarsa enflasyon sorun değil. Sorun, enflasyon yüksek, ücret veya gelir artışı düşük olunca. Bu da hep böyle mi oluyor? Yani enflasyon hesaplamamıza veya bildirilen enflasyonların hangisi doğru diye düşünmemize gerek yok. Geçinmemiz zorlaşıyorsa bilin ki yönetimimiz desteğinde birileri mutlu.
Enflasyonla ilgili asıl soru, “Serbest piyasa ekonomisi diye adlandırılan ama aslında olmayan bir şeyin sonucu mu enflasyon oluşuyor?” Yanıtımız, “Bu da bir yalan.” Dolar enflasyonuyla ABD, tüm dünya vatandaşlarından vergi alıyor. Örneğin, bizim enflasyonumuzdan kaçınmak için 100 dolar alırsanız, her yıl ABD dolar enflasyonuyla 2-3 dolarını sizden alıyor. Bizim enflasyonumu ise bizim yönetimimiz vergisi ama bu daha karmaşık, bankalar da, hatta esnaf veya tüccar da bundan pay almaya çalışıyor. İşte serbest piyasa ekonomisi denilen şey bu pay alma savaşı.
Çok mu karıştırdık? Öyleyse özetleyelim: Üretenler üretiyor, destekleyenler destekliyor. Savaş paylaşımda. Yönetimimiz üretenin hizmetinde değilse üretenlerin geçimi geçtikçe zorlaşıyor. Enflasyon da, üretenlerin geçimini zorlaştıran ama bazılarını zenginleştiren bir araç…
Sağlıcakla,


Enez ülkemizin en talihsiz kasabası.. Çok önemli zenginlikleri güzellikleri ve imkanları olmasına ve herkesin bunu bilmesine rağmen 40 yıl geriden ve hala yerinde sayarak ayakta durmaya çalışan bu kasabanın kurtuluşu yok mu? Yani hep birlikte “Asiye nasıl Kurtulur” yerine “Enez nasıl Kurtulur ?” diyerek çareler arasak bir yararı olur mu?
***
Enez’de elbette başarılı olmayan bir belediye yönetimi var. Çok başarılı bir Belediye Yönetimi bile olsa arıtmanın kapasitesini en az 50 bin kişiye hizmet verecek şekilde belediye bütçesi ile yenilemek mümkün mü?
Bu arıtmaya Belediyenin 1000 m uzunluğunda bir derin Deşarj kanalı ekleyerek denizin kirliliğini, yayılan dışkı kokusunu önleyebileceğini hayal edebilir miyiz?
Bu kanalın maliyetinin ne olduğu hakkında bir fikriniz var mı?
Mevcut arızalı yollar için Belediyeyi beceriksizlikle suçlasak bile özellikle Trapez’deki tüm yolların yapılmasının, sahil yolunun genişletilmesinin, asfaltlanmasının, işaretlenmesinin Enez Belediye imkanları içerisinde çözülebileceğini düşünecek kadar bilgisiz ya da saf mıyız?
İpsala ile hatta Yunanistan ile müşterek çalışmalar yapmadan sivrisinek mücadelesini Belediyenin havaya mazot üflediğini sandığım kamyonet ve ekipmanla önlediğimizi düşünmek hangi akla hizmettir?
***
Çok mu çaresiziz? Hayır… Çare Edirne Valiliği’nin ve merkezi hükümetin Enez’i daha yakından görüp anlaması ile ilgilidir. Enez’in Edirne’ye katacağı değerin farkında olmak, ipe un sermeden çözüm aramak gerekmektedir.
Örneğin Edirne büyük şehir statüsünde olsa yukarıda saydığım sorunlar en geç 2-3 yılda çözülür. Bizim ilgililerden talebimiz Tekirdağ BŞB’ne bağlı Malkara ile, Şarköy ile aynı haklara, imkanlara sahip olmaktan başka bir şey değildir. Edirne büyük şehir olamayacaksa Edirne Valiliği’nin ve Edirne Belediyesi’nin bir büyük şehir belediyesi gibi çalışması ve devletin Malkara’ya Şarköy’e tanıdığı hakları Enez’e de taşımasını üstlenmeleri şarttır.. Bunu gerçekleştirecek olanlar da Edirne milletvekilleri ile Vali ve Vali Bey’in yanında poz vererek ve “Köylere yol yaptık, çeşme yaptık, köylere tanker aldık” diye sıradan işler yerine bir büyük şehir gibi çalışmanın yollarını araması gereken İl Genel Meclisi’nin Başkanı ve üyeleridir.
Örneğin Keşan ve Enez’i Tekirdağ Belediyesi’ne bağlayın… Çok mu zor..? Tekirdağ her iki ilçeye de Edirne’den daha yakın..
***
Edirne büyük şehir belediyesi olsa elbette Edirne sakinleri, bando, ciğer, pilav, acı biber gibi göz kamaştırıcı (!) bazı festivallerden mahrum kalabilecekler ama bu statü farklılığı ile Enez ve Saros kısa zamanda Balkanlar’ın MALDİV’i gibi aranan, tercih edilen, YABANCI TURİST için de önemli bir çekim merkezi olacaktır. İşsizlik makul seviyelere düşecektir. Bunu hayal edemeyen etse de önemsemeyen, önemsese de başaramayacağını düşünen bürokratlar, siyasi partiler, milletvekilleri Enez’in talihsizliğinin mimarlarıdır.
***
Elbette Belediye’nin beş kuruş harcamadan, ya da Enez’de oteller, iş yerleri,villalar yaparak zenginleşenlerin de Enez’de yapılabilecek çok şeyler vardır.. Bunları da konuşacağız.
Örneğin Enez’de onlarca villa yaparak “Enez Kaymağı”nın en ballısından pay alanlar niye bir, hatta iki DRON alıp da belediyeye bağışlamazlar? Niye hem sivrisinek sorunun çözümüne katkı verip hem de tüm Enezlilerin takdir ve teşekkürlerini almayı düşünmezler. Topu topu 1 milyon 500 bin TL…
Ama belki bu yazıdan sonra düşünme fırsatları olur..
***
Enezlilere düşen bu sahipsizliğimizi bilerek daha sıkı örgütlenmelerle sesimizi daha yukarılara duyurmak ve hangi partiden olursa olsun Enez’in, Saros’un önemini, kıymetini bilen ve bu uğurda mücadele edecek siyasileri desteklemektir. Enez’de sahil toplantıları bu amaçla yapılmaktadır.. Laf ve gevezelikler yerine çare aramak, yani biraz da elimizi cebimize atmak gerekir.
“Enez’den hiçbir şey olmaz” kolaycılığı ile baştan PES edip yenilgiyi kabullenmek kendi bindiğiniz dalı kesmektir.
Enez’e ihanetin bir başka türlüsüdür.