
16 Eylül 2026 Çarşamba


21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin Gelibolu ilçesini kapsayan geniş bir alanda 5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yürütülecek petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri kapsamında acele kamulaştırma kararı alınmasının Trakya açısından son derece önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekerek, bölge kamuoyunun bu kararın kapsamı, sonuçları ve bölgeye olası etkileri konusunda açık ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.

Eski milletvekili Şimşek, yaptığı yazılı açıklamada, Trakya’nın toprağı, suyu ve geleceği aceleye getirilemeyeceğinin altını çizerek şunları söyledi:
“Trakya yalnızca bir enerji arama sahası değildir. Trakya; çiftçimizin alın teriyle ürettiği verimli tarım toprakları, hayvancılığın temelini oluşturan meraları, ormanları, su kaynakları ve doğal yaşam alanlarıyla Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biridir.
Enerji arz güvenliği ülkemiz açısından elbette stratejik öneme sahiptir. Yerli petrol ve doğal gaz kaynaklarının araştırılması ve ekonomiye kazandırılması da önemlidir. Ancak bunu yaparken tarım arazilerimizi, meralarımızı, ormanlarımızı, su kaynaklarımızı ve insanımızın yaşam alanlarını korumak zorundayız.”
KAMUOYU ADINA SORUYORUZ:
Şimşek, bu nedenle kamuoyunun cevap beklediği çok önemli sorular bulunduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Acele kamulaştırma kapsamına alınan alanların tamamı hangi parselleri kapsamaktadır?
Kaç dönüm tarım arazisi, mera ve orman alanı bu süreçten etkilenecektir?
Kamulaştırmadan etkilenecek çiftçilerimize ve arazi sahiplerine yönelik süreç nasıl işletilecektir?

Planlanan sondaj ve üretim faaliyetlerinin tarım arazilerine, yeraltı ve yüzey sularına, meralara ve ormanlara olası etkileri konusunda hangi bilimsel çalışmalar yapılmıştır?
Sondaj ve üretim alanları, ulaşım yolları, boru hatları, enerji nakil hatları ve depolama tesislerinin tarımsal üretime etkisi nasıl değerlendirilecektir?
Bölge halkının, yerel yönetimlerin, meslek odalarının, üretici örgütlerinin ve bilim insanlarının görüşleri sürece nasıl dahil edilecektir?
Bu soruların cevabı yalnızca bugün yaşayan Trakya insanı açısından değil, gelecek nesiller açısından da büyük önem taşımaktadır.”
TRAKYA’NIN TOPRAĞI GELECEĞİMİZDİR
Açıklamasında itirazlarının enerjiye, üretime veya ülkenin enerji bağımsızlığına olmadığını dikkat çeken Şimşek, şunları kaydetti:
“Bir tarlayı kaybetmek yalnızca bir taşınmazı kaybetmek değildir. O toprak; çiftçinin geçim kaynağıdır, ülkenin gıda güvencesidir, üretimin devamlılığıdır. Bir su kaynağının zarar görmesi yalnızca bugünün değil, yarının da sorunudur. Bir meranın yok olması yalnızca hayvancılığı değil, Trakya’nın üretim zincirini etkiler.
Bu nedenle enerji yatırımları ile tarımsal üretim arasında bir tercih yapmak zorunda kalmadan, her ikisini de koruyacak bilimsel ve sürdürülebilir bir yaklaşım ortaya koymak zorundayız. Bizim itirazımız enerjiye, üretime veya ülkemizin enerji bağımsızlığına değildir. Bizim itirazımız; Trakya’nın geleceğini, toprağını, suyunu ve üretim gücünü riske atabilecek uygulamaların yeterli şeffaflık ve kamuoyu bilgilendirmesi olmadan yürütülmesinedir.”
ŞEFFAFLIK, ORTAK AKIL VE KAMU YARARI İSTİYORUZ
Eski vekil Şimşek, “Yetkilileri, söz konusu kararın kapsamı ve uygulanma süreci hakkında Trakya kamuoyuna ayrıntılı bilgi vermeye çağırıyorum” diyerek açıklamasını şöyle sonlandırdı:
“ Aynı zamanda; çiftçi kuruluşlarımızı, meslek odalarımızı, sivil toplum kuruluşlarımızı, seçilmişlerimizi ve siyasi partilerimizi, bölgemizin geleceği açısından büyük önem taşıyan bu konuyu birlikte incelemeye, gerekli araştırma ve çalışmaları yapmaya davet ediyorum.
Kamulaştırma kapsamındaki alanların açık şekilde ortaya konulmasını, çevresel ve tarımsal etkilerin bilimsel olarak değerlendirilmesini, bölge halkının ve üreticilerimizin haklarının güvence altına alınmasını istiyorum.
Çünkü Trakya yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın da geleceğidir. Toprağımızı korumak zorundayız. Suyumuzu korumak zorundayız. Tarımımızı ve hayvancılığımızı yaşatmak zorundayız. Çiftçimizin alın terine sahip çıkmak zorundayız.Enerji ihtiyacımızı karşılarken gıda güvenliğimizi ve doğal varlıklarımızı feda etmemeliyiz.
Buradan açıkça ifade ediyorum: Trakya’nın toprağı sahipsiz değildir. Trakya’nın suyu sahipsiz değildir. Trakya’nın geleceği aceleye getirilemez.
Bilimden, hukuktan, kamu yararından ve halkın iradesinden yana bir anlayışla hareket edilmesini bekliyoruz.
Toprağımızı koruyacağız. Üreticimizi koruyacağız. Suyumuzu koruyacağız. Trakya’nın geleceğine sahip çıkacağız. Bölgemizin sakini değil…Sahibi olalım…”


Saros Körfezi’nde sportif ve turizm amaçlı deniz kayağı ile boydan boya bir deneyim yaşatmak amacıyla çalışmalarına devam eden Edirne Doğa Sporları Spor Kulübü (EDOSK) ekibi kamplı ve 3 günlük bir program ile Cennet köşede eğlenceli bir sportif aktivite gerçekleştirdi.
Saros Körfezi; su altı zenginliği, birbirinden ilginç kıyı şekilleri ve suyunun temizliği ile bölgemizin en önemli turizm alanlarından biri konumunda yer alıyor. Bölgede sualtı sporlarına yönelik yapılan aktivitelerin yanı sıra kano-kayaking (deniz kayağı) faaliyetleri de planlayan EDOSK Su Sporları ekibi, kamplı ve 3 günlük bir program ile Saros Körfezi’nde eğlenceli bir sportif aktivite gerçekleştirdi.

Yıllık planlı faaliyetler çerçevesinde, birinci gün Gökçetepe Tabiat Parkı kamp alanında, Gökçetepe Tabiat İşletmesi misafirperverliğinde kamp yapan ekip, ertesi gün başlayacak yolculuk için hazırlıklarını tamamladı. İkinci gün, rotanın başlangıcı olan Gökçetepe Tabiat Parkı’ndan gerekli güvenlik önlemlerini alarak kürek çekmeye başlayan ekip; Sait Faik Abasıyanık Koyu, İbrice deniz mağaraları, falezler, İbrice Limanı, İtalyan Koyu, Uzunkum ve Mecidiye Sahili gibi kıyı oluşumlarının görsel şöleni eşliğinde molalar vererek yoluna devam etti.
Denizdeki hava şartlarında yaşanan ani değişiklikler nedeniyle Erikli’de çadırlı kamp yapan ekip, ertesi gün kapalı ve rüzgarlı bir havada macerayı sürdürdü. Yağmurlu bir havada Danişment Tabiat Parkı’nda mola veren kano ekibindeki antrenör, tur lideri ve katılımcılar, yine ilginç yarların manzarası eşliğinde kürek çekmeye devam etti. Yayla sahiline yaklaştıklarında fırtına ve yağmur eşliğinde zorlu anlar yaşayan ekip, yayla sahiline varmaya başardı. Burada 2 günlük kürek çekme ve turizm amaçlı destinasyon oluşturma faaliyeti, havanın ve rüzgarın durumu dikkate alınarak sonlandırıldı.

Edirne Doğa Sporları Spor Kulübü Başkanı Dr. Sezgin Kondal, faaliyete ilişkin şunları söyledi:
“Saros Körfezi’nde uzun zamandır deniz kayağı ile sportif ve turizm amaçlı rotalar oluşturmak istiyorduk. Bu kez ilk defa daha donanımlı ve kamplı bir şekilde bu faaliyeti gerçekleştirmeye çalıştık. Hedefimiz, Edirne ilinde bulunan kıyı şeridini boydan boya deniz kayağı deneyimiyle bir destinasyon planlaması şeklinde haritalandırmak. Bu ilk denememizde rüzgâr, faaliyeti ancak bu ölçüde gerçekleştirmemize izin verdi.
Deniz kayağı ile yeni rotalar oluşturmaya, spor turizmi ve su sporları turizmine katkı sağlamaya çalışıyoruz. EDOSK tarafından düzenlenen Saros Körfezi Deniz Kanosu Ekspedisyonu, bölgedeki spor turizmini canlandırmak ve su sporları rotaları oluşturmak adına atılmış önemli adımlardan biridir. Bahar ve yaz döneminde bu bölgede daha fazla faaliyet planlayacağız. Saros’un Edirne kıyılarını deniz kayağı açısından haritalandıracağız.
Bu faaliyete liderlik eden antrenörümüze, deniz kayağı tur liderimize ve katılımcı üyelerimize teşekkür ediyoruz. Ayrıca, bu faaliyetin gerçekleştirilmesinde kamp yapmamız için bize ev sahipliği yapan Gökçetepe Tabiat Parkı işletmesine ve Erikli Plummy Plajı işletmesine, desteklerinden dolayı Edirne Belediyesi’ne teşekkür ederiz.”


Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu dün oynanan iki karşılaşma ile başlarken Edirne temsilcisi Uzunköprüspor bugün Nesine 3. Lig ekibi Kartal Bulvar Kartalimen Spor A.Ş. ile Ergene Stadı’nda karşı karşıya gelecek.
Edirne’den Uzunköprüspor’un yer aldığı Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu müsabakaları başladı. İlk gün 1923 Afyonkarahisar Spor Kulübü – Ürgüpspor ve Altay – Söke 1970 Spor Kulübü karşı karşıya gelirken bugün Uzunköprüspor – Kartal Bulvar Kartalimen Spor A.Ş. dahil 16, yarın ise 2 karşılaşma oynanarak 1. Eleme Turu tamamlanacak.
Uzunköprüspor – Kartal Bulvar Kartalimen Spor A.Ş. arasında Ergene Stadı’nda bugün saat 15.00’te oynanacak karşılaşmayı Eyüp Canıbeyaz yönetirken, yardımcılıklarını Taner Kıtmır ve Yakup Özer yapacak, Necmi Taha Çakar da dördüncü hakem olarak sahadaki yerini alacak.
Uzunköprüspor’un Nesine 3. Lig 1. Grup’ta yer alan rakibi Kartal Bulvar Kartalimen Spor A.Ş.geçen hafta sezonun ilk maçında karşı karşıya geldiği Kdz.Ereğli 1980 Spor Kulübü’ne evinde 1-0 malğup olmuştu.
Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu ‘na Edirne’den Uzunköprüspor ile birlikte profesyonel ligde takımı olmayan 20 il temsilcisi ve Nesine 3. Lig’den 20 olmak üzere toplam 40 ekip katılıyor.
NESİNE 3. LİG TAKIMLARI
Adanaspor A.Ş., Altay, Amasyaspor Fk, Beykoz Anadolu Spor A.Ş., Bucaspor 1928, Bulvarspor, Ejderoğlu Kırşehir Futbol Sk , Eskişehir Anadolu Spor Faal. A.Ş. , Galata Spor Kulübü, İnkılap Futbol Spor Kulübü, Karaman Futbol Kulübü, Kepez Spor Futbol A.Ş., Kırıkkale Fk Spor Kulübü, Orduspor 1967 A.Ş., Söke 1970 Spor Kulübü, Tire 2021 Futbol Kulübü, Tokat Belediye Spor Kulübü, Yalova Fk 77 Spor Kulübü, Yeni Malatyaspor, Yeni Mersin İdmanyurdu Futbol A.Ş.
AMATÖR TAKIMLAR
1923 Afyonkarahisar Spor Kulübü, Arıt Kayadibi Spor, Bayburt Spor, Borçka Spor, Bucak Bld. Oğuzhan Spor, Cizre Belediye Spor, Çankırıgücü Spor Kulübü, Dersimspor, Gelecek Siirt 56 Spor, Göle Spor, Hakkari Zap Spor Kulübü, Kahta 02 Spor, Kars 36 Spor, Keşap Spor, Kilis Birlikgücüspor, Osmanelispor, Sinopspor, Torul Belediyespor , Uzunköprü Spor, Ürgüpspor

ZİRAAT TÜRKİYE KUPASI – 1.TUR
(BUGÜN – YARINKİ PROGRAM)
16.09.2026 Çarşamba
Karaman Futbol Kulübü – Kepez Spor Futbol A.Ş.
Yeni Karaman Stadyumu – 14.00
Kırıkkale Fk Spor Kulübü – Ejderoğlu Kırşehir Futbol Spor Kulübü
Başpınar Stadı – 14.00
Dersim Spor – Gelecek Siirt 56 Spor Kulübü
Tunceli Atatürk – 14.00
Göle Spor – Kars 36 Spor
Göle Semt Sahası – 14.00
Tokat Belediye Spor Kulübü – Keşap Spor Kulübü
Gaziosmanpaşa Üni. Stadı – 14.00
Osmaneli Spor Kulübü – Eskişehir Anadolu Spor Faaliyetleri A.Ş.
Osmaneli İlçe Sahası – 14.00
Sinopspor – Arıt Kayadibi Spor Kulübü
Sinop Şehir Stadı – 14.00
Adanaspor A.Ş. – Yeni Malatyaspor
Yeni Adana Stadyumu – 14.00
Bayburtspor – Borçka Spor
Bayburt Genç Osman – 14.00
Cizre Belediyespor – Hakkari Zap Spor Kulübü
Silopi İlçe – 14.00
Kilis Birlikgücü Gençlik Spor – Kahta 02 Spor
7 Aralık Stadı – 14.00
Uzunköprüspor – Kartal Bulvar Kartalimen Spor A.Ş.
Ergene Şehir Stadı – 15.00
İnkılap Futbol Spor Kulübü – Beykoz Anadolu Spor A.Ş.
Galata Spor Kulübü – Yalova Fk 77 Spor Kulübü
İbb Beyoğlu Stadı – 14.00
Bucaspor 1928 – Gaziemir G.O.G. Spor Yat. A.Ş.
Yeni Buca Stadı – 17.00
Yeni Mersin İdmanyurdu Futbol A.Ş .- Bucak Belediye Oğuzhanspor
Mersin Stadyumu – 20.00
17.09.2026 Perşembe
Amasyaspor Fk – Çankırıgücü Spor Kulübü
12 Haziran Stadı – 14.30
Orduspor 1967 A.Ş.- Torul Belediye Spor Kulübü
19 Eylül Stadyumu – 19.00
ZİRAAT TÜRKİYE KUPASI TARİHLERİ
1.Eleme Turu : 15-16-17 Eylül 2026
2.Eleme Turu : 6-7-8 Ekim 2026
3.Eleme Turu : 27-28-29 Ekim 2026
4.Eleme Turu : 1-2-3 Aralık 2026
5.Eleme Turu : 15-16-17 / 22-23-24 Aralık 2026
Son 16 Turu : 12-13-14 Ocak 2027
Çeyrek Final : 2-3-4 Şubat 2027
Yarı Final (1). : 2-3 veya 4 Mart 2027
Yarıl final (2). : 20-21 veya 22 Nisan 2027
Final : 29 Mayıs 2027


Günümüz siyasal iletişim araçlarından sosyal medya platformlarının çok yönlü işlevi ve bir örnek ‘Özlem Becan muhaberatı’, geçen haftanın özeti sayılır.
Muhaberatta sarf edilen sözlerden/saptamalardan ülke siyasetinin gelişmesine yarar sağlayacak çıkarımlarda bulunmak, bu köşenin gayret alanları içindedir.
Önceki bölümün sonunda, Becan’ın muhaberat üslup ve içeriğine dair eleştirilerine yer verdik.
Becan, hırsızlık yapmadığını, ahlaklı biri olduğunu ve Gazi Mustafa Atatürk’ün iki büyük eserinden Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkmanın utanılacak bir şey olmadığını vurguluyor eleştirisinde. Becan’ın hırsızlık yapmamayı, ahlaklı olmayı bir meziyet addetmesi bir çelişki ancak siyaset sahnesinde ortaya dökülen pespayelikler, yolsuzluklar düşünsel bir çarpıklığa da yol vermiyor değil.
Şöyle oldu cevaba cevabımız:
//Hamaset ve ajitasyon siyaseti acizliktir Özlem hanımefendi. Benim için bu yazdıklarınız zevahiri kurtarma telaşıdır.
Konunun özünü kavramadan ayrıntı üretmek, siyasi mülahazada zayıflık ifadesidir…
Siz siz olun analiz kabiliyetinizi geliştirmek için çaba harcayın. İdareimaslahat iyi değildir, fayda sağlamaz, siyasi gelişime ket vurur…
Bu naçizane önerileri dikkate almanızı kuvvetle öneririm.
Edirne’deyiz nasıl olsa daha çok görüşeceğiz ve size çok yararı olacak…
Ben kim miyim işte buyum Özlem hanımefendi…
Paylaştığım üç yazıyı sırasıyla okuyun, devamı da var…
Size yardımcı olacaktır o oturtulduğunuz koltuğun dinamiklerini anlamanız babında…
Siyaseti çelik çomak oynamak sananlara ilaç niyetinedir… Düşünce penceresinin açılmasına yardımcıdır… Ha, tabii, vasatın tahakkümüne boyun eğenler için davul sesi gibidir, rahatsız eder, sıkıntı verir… Siyaset de böyle bir şeydir Özlem hanım; koltuk merakından ötedir. Göreceksiniz o oturtulduğunuz koltukta Edirne’de alay konusu olacaksınız…
Allah yar ve yardımcınız olsun…//
Becan’ın sosyal medyada siyasi propaganda yazılarına gelen yorumlar çok çeşitli ve renkli fakat genelde menfi. Yani Becan’ın oturtulduğu koltuğun dinamiklerini yok sayıp fevkalade önemli bir görev üstlenmiş rollerde kendini önemsetme çabasının karşılığı bulunmadığı hemen göze çarpıyor.
Daha 2000’in başlarında CHP’de yönetsel/örgütsel temeldeki yapısal sorunlara ve doğuracağı sonuçlara dikkat çeken, çözüm önerilerini tartışmaya açan, siyasi analizlerinden yararlandığım Serdar Seçkin’in konuya dair bir yorumuna yer vermeden devam etmeyelim.
Becan’ın oturtulduğu koltuğun eğreti ayaklarını anlamasına yardımcı Serdar Seçkin saptamaları şöyle:
//Kadın ve 2 çocuk annesi olmak eleştirilerden muaf olmayı getirmez. Siyaset ortamında bu kadar eleştiriyi üzerinde toplamak, makam dışında halkın içinde olamamak kadar kötü bir durum da olamaz. Bu sadece bir şekilde açıklanabilir. Pazarlık ve siyasi beklenti. Siyasetçi kendi önünü açabilmelidir. Açamazsa kenara çekilmesini bilmeli, akp’den, butlandan, atanmadan medet ummamalıdır.
Yapılan siyaset değil, hırsın lokomotifliğinde kibir vagonlarıyla, ikbal peşinde katar oluşturmaktır. Ülkenin zor günlerinde sarayın adaletsiz adaletiyle elde edilen makamlar size/sizlere ait değildir. CHP ye yapılanların nedenleri nedir? Kime yol açıp yarıyor? Hiç düşünüldü mü? Yorumların bir ikisi dışında hepsi aleyhinize. Bu kadar lafa, hakarete değdi mi?
Akp nin operasyonuna atlayarak butlanla göreve gelen, yukarıdan aşağıya atanan herkes tarihi bir sorumsuzluğun aparatıdır.
Sonucuna siz katlanacaksınız. Ama CHP ile birlikte toplumsal olarak ülkemizi, bireysel olarak da çocuklarınızın, torunlarınızın, aile fertlerinin geleceğini yok etmenin adayı oluyorsunuz. Yazık...//
Becan ile sosyal medyadaki temasın doğurduğu siyasi irdelemelerin kıymetini bilmek lazım: çünkü yararlanmayı bilenler için hem mülahaza yeteneğini hem de sapla samanı ayırabilen siyasi analiz kabiliyetini geliştirme imkânıdır.
Biraz da bu nedenle köşemde Becan ile muhaberatı değerli addediyorum. Kendisini bu köşede layıkıyla ve zevkle ağırlama sözü de vermiştik. Gördüğünüz gibi yerine getiriyoruz.
Özlem Becan, sağ olsun, şahsıma yönelik yapay zekâ çizgili bir açık mektup yayınlayarak erken davrandı. İyi de yaptı, muhaberata renk kattı. Bu önemli mektubu yayınlamadan olmaz tabii, faydalanmak lazım…
Mektup uzun; cevap babında tespit ve açıklamaları parantez içinde verelim yerimiz sınırlı zira…
// KÖŞEDEN SİYASET DERSİ VERMEK (Ders değil siyasi düşünce paylaşımı diyelim.)
Sayın Nurhan Işıkseren’e açık mektup…
Son yazınızda yine bolca kavram, uzun cümleler ve ağır siyasi ifadeler var.
Atatürk, Cumhuriyet, halk, toplum, demokrasi, siyaset felsefesi…
Hepsi kıymetli kavramlar.
Fakat bütün bu kavramların arasında bir şey gözden kaçıyor: İnsanlara saygı. (İnsana saygımız sonsuz.) Özlem Becan’a yönelik “oturtulduğu koltuk”, “yancılık”, “proje” gibi ifadeleriniz siyasi eleştiri değildir. (Aynen öyledir çünkü gereği yansıtmaktadır. Gerçeği eğip bükerek yanlışı doğru göstermek halüsinasyona neden olabilir; dikkat etmek lazım.)
Bir siyasetçinin yaptığı yanlışları ortaya koyacaksanız koyun. Hangi icraatını eleştiriyorsanız açıkça yazın. Hangi politikasının yanlış olduğunu anlatın. (Ortada politika yok ki.)
Ama bir kadın siyasetçiyi küçümseyerek, makamını itibarsızlaştırarak siyasi analiz yaptığınızı düşünmeyin. (Siyasette cinsiyet eşitliğine önem vermek lazım!)
Özlem Becan o koltuğa gökten inmedi. (Nereden indi? KK’nın bahşettiği bir koltuk değil mi o? CHP il başkanlığı koltuğu boş muydu ki? Butlan Kemal sayesinde hoppadanak oturtulmadınız mı o koltuğa?) Yıllarca CHP örgütünün içinde görev yapmış, belediye başkanlığı yapmış, siyasi mücadele vermiş ve bugün CHP Edirne İl Başkanlığı görevini üstlenmiş bir isimdir.
Dolayısıyla kendisine “oturtulduğu koltuk” demek kolaydır. Asıl mesele, o koltuğun sorumluluğunu taşıyan kişinin ne yaptığıdır. Bunu da zaman gösterecektir. (Ne zaman?)
PEKİ, SİYASETTE TUTARLILIK?
Madem bu kadar sık “siyasi mülahaza”, “ilke”, “siyaset felsefesi” diyorsunuz; biraz da siyasi hafızadan söz edelim.
2002 genel seçimlerinde Yeni Türkiye Partisi’nin Edirne milletvekili aday listesinde adınız yer aldı.
Yıllar sonra CHP’nin Edirne Belediye Başkanlığı aday adaylığı sürecinde CHP adına siyaset yaptınız. Bunda utanılacak hiçbir şey yok.
İnsanlar farklı siyasi yapılarda siyaset yapabilir, zaman içinde düşüncelerini değiştirebilir. Demokratik siyasetin doğasında bu vardır. Ama o zaman başkalarının siyasi tercihlerine “ilkesizlik”, “yancılık” veya başka yaftalar yapıştırırken insanın kendi siyasi yolculuğunu da hatırlaması gerekir. Başkalarına tutarlılık dersi vermek kolaydır; asıl zor olan kendi siyasi geçmişinizle yüzleşmektir.
Siyaset tek yönlü bir yol değildir. Ancak farklı siyasi duraklardan geçmiş olmayı doğal karşılayan bir insanın, bugün kendisiyle aynı düşünmeyenleri itibarsızlaştırmaya çalışması ciddi bir çelişki oluşturur. (Yapay zekâ kullanmak risklidir, tenakuza düşürebilir; nitekim birbiriyle çelişen ve mana yoksunu cümleler hemen fark ediliyor. Allaha şükürler olsun siyasette tutarlılık denince Nurhan Işıkseren nadir bir örnektir. Tevazu göstermeye de gerek yok. Mutlak buhran başlıklı yazı dizisinin ilk bölümünü tadımlık veriyorum:
https://hudutgazetesi.com/yazarlar/mutlak-buhran/
Hatta buradan başlayarak bugüne kadar köşemde mevcut yazıları da, ders niteliğinde değil elbet, okumanız meramımı anlamanıza yardımcı olacaktır.
KÖŞE BAŞKA, SAHA BAŞKA
Sizin köşenizden bakınca siyaset çok kolay görünüyor. Bu cümlede proje”, diğerinde “yancı”, bir başka yerde “koltuk merakı” diyorsunuz. Fakat siyaset yalnızca köşeden yazılanlardan ibaret değildir.
Siyaset; örgüt çalışmasıdır. Sahaya çıkmaktır. İnsanların karşısına geçip hesap vermektir. Seçmenin karşısında durmaktır. Yıllarca emek vermektir. Ve en önemlisi, insanların iradesine saygı göstermektir. (Falandır filandır da; siyaset, siyaset kavramının içini doldurmaktır.
Sahi nedir siyaset kavramı?)
Siz Özlem Becan’ın siyasi görüşlerini eleştirebilirsiniz.
Biz de sizin yazılarınızı eleştirebiliriz. Ama hiç kimsenin siyasi eleştiri adı altında bir kadını küçümsemesine, makamını itibarsızlaştırmasına ve kişiliğini hedef almasına gerek yok.
BİR DE “SİYASET DERSİ” MESELESİ VAR
Sayın Işıkseren…
Köşe yazarı olmak insana siyaset üzerinde tekel sahibi olma hakkı vermez. (Tekel?)
Siz yazarsınız. Özlem Başkan görevini yapar. Biz okuruz. Ve sonunda kararı Edirne halkı verir. Sizin “oturtulduğu koltuk” dediğiniz makamın sahibi, bugün CHP Edirne İl Başkanıdır.
Yarın ne olacağını ise ne siz ne de biz biliriz. Bunu sandık, örgüt ve halk belirler. O nedenle biraz daha az küçümseme, biraz daha fazla somut siyasi eleştiri…
Biraz daha az “ben bilirim”, biraz daha fazla “bakın şu nedenle yanlış” demek belki yazılarınızı da daha güçlü kılar. Çünkü kelime dağarcığının genişliği, siyasi analiz derinliği anlamına gelmez.
Ve son olarak… Siz Özlem Başkan’a köşenizden “ufkunu geliştirmesini” tavsiye ediyorsunuz.
Biz de size küçük bir tavsiyede bulunalım: İnsanları küçültmeden de siyasi eleştiri yapılabileceğini deneyin. Belki o zaman hem yazdıklarınız daha çok okunur hem de söyledikleriniz daha çok ciddiye alınır. Çünkü siyasette asıl mesele, kimin daha yüksek sesle konuştuğu değil; kimin ne kadar tutarlı, ne kadar saygılı ve ne kadar sahici olduğudur. (Bu köşenin takipçileri bu tespit ve tavsiyeleri değerlendirecek kapasitedir. Niceliğe değil, niteliğe önem veren ismiyle müsemma “Eleştirel düşünce” köşesine söz düşmez.)
Yazar: TC Hanife Meriç
Biz kimseye siyasi ders vermiyoruz. Sadece dün söylenenlerle bugün söylenenleri yan yana koyuyoruz. Gerisini Edirne kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bu yazının yazarı, siyasi hafızadır.//

Açık mektuba elbette teşekkür ederiz. Ancak vaziyeti kurtarma amaçlı, yapay zekâ ürünü, konunun özünden uzak, kendi içinde çelişkili böylesi yazılar size itibar kazandırmaz, Sayın Özlem Becan.
Mevzu sarihtir. Güç odaklarının Deniz Baykal’ı diskalifiye edip CHP’nin başına getirdiği kullanışlı eleman KK, bu kez CHP’yi bölerek gücünü kırmada, iktidarın ömrünü uzatmada görevlidir.
İmamoğlu düzeninde siz ve sizin gibi ıskartalar, KK’nın yereldeki taşeronları konumunda tekrar koltuk bulmuştur. Gerisi laf-u güzaftır.
Özlem Becan elbette yalnız değildir. Çoktur onlardan CHP’de…
Uzunköprü Hür gazete hatırlatmış 30 Ağustos’ta birlikte poz verdiğiniz Recep Gürkan ile geçmişteki muhabbeti: https://uzunkopruhurgazete.com/kongrede-karsi-karsiya-torende-yan-yana/

Soruyor Uzunköprü Hür gazete: //Edirne siyasetinden mafyayı temizleyeceğiz” sözünde kim veya kimler hedef alındı? “Yönettikleri yerleri aile çiftliğine çevirenler” ifadesinin muhatabı kimdi? “Arkadan iş çevirenler” sözü kime yönelik söylendi? Aradan geçen yaklaşık üç yılda iki isim arasında ne değişti? Taraflar geçmişte kullandıkları ağır ifadelerin bugün de arkasında mı? Dün söylenen sözler mi gerçekti, bugün verilen görüntü mü?//
Durum değişikliğinin sebebi açıktır: KK’nın CHP’nin başına getirilmesiyle tekrar mühim siyasi şahsiyet etiketine kavuşmanın sevinci, geçmişe sünger çekmeyi elbette kolaylaştırmaktadır.
Biri Edirne’de, diğeri Uzunköprü’de 2024 yerel seçimlerinde halkın “istenmeyen adam/kadın” (Persona non grata) ilan etmesi sonucu CHP’den aday gösterilmeyerek ıskartaya çıkan bu siyasi figürler, şimdi yine millete hizmet için yanıp tutuşuyor olmalılar. Ne acayip yarış değil mi?
Hadi gelin Tülay’ı dinleyerek keyiflenelim biraz…


OTOPRODÜKTÖR DÖNÜŞÜM SETİ SATIN ALINACAKTIR
OTOPRODÜKTÖR DÖNÜŞÜM SETİ mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
| İhale Kayıt Numarası (İKN) | : | 2026/1723871 |
| 1- İdarenin | ||
| 1.1. Adı | : | TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEİAŞ 20. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ |
| 1.2. Adresi | : | 1.Murat Mah. Atatürk Bulvarı No:216/3 Merkez EDİRNE EDİRNE MERKEZ/EDİRNE |
| 1.3. Telefon numarası | : | 02842256950-1103 |
| 1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası | : | https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/ |
2- İhalenin
| 2.1. Tarih ve Saati | : | 25.09.2026 – 10:00 |
| 2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres | : | TEİAŞ 20. Bölge Müdürlüğü 1. Murat Mah. Atatürk Bulvarı Dış kapı No. 68/1 Edirne( İhale Salonu) |
3- İhale konusu mal alımının
| 3.1. Adı | : | OTOPRODÜKTÖR DÖNÜŞÜM SETİ |
| 3.2. Niteliği, türü ve miktarı | : | 60 adet Otoprodüktör Dönüşüm Seti Alımı Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir. |
| 3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer | : | Malzemeler; TEİAŞ 20. Bölge Müdürlüğü Babaeski Trafo Merkezi İşletme Müdürlüğü ambarına (Gazikemal Mah. İstanbul Yolu Üzeri, Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Karşısı, 39200 Babaeski / KIRKLARELİ) teslim edilecektir. |
| 3.4. Süresi/teslim tarihi | : | |
| 3.5. İşe başlama tarihi | : | Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren işe başlanacaktır. |
4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.
4.1.5. Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajından yararlanmak isteyen istekliler tarafından sunulacak yerli malı belgesi
| 4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler: |
| Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir. |
| 4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler: |
| Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir. |
5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecek olup yerli malı teklif eden yerli istekliye ihalenin tamamında % 15 (yüzde on beş) oranında fiyat avantajı uygulanacaktır.
7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.
8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.
9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
10- Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.
13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (Altmış) takvim günüdür.
14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
15- Diğer hususlar:
Teklif fiyatı ihale komisyonu tarafından aşırı düşük olarak tespit edilen isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2548518)