
Yazar arşivleri: Mehmet ŞELECİ

Nöbetçi Eczaneler
Aramızdan ayrılanlar
GÜNSEL ÇEVİK VEFAT ETTİ
İsmail Çevik’in eşi, Sibel ve Sözer Çevik’in anneleri, Seyhan Çevik’in kayınvalidesi
Günsel Çevik 79 yaşında vefat etti. Merhume dün Lala Şahin Paşa Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
RECAİ TÜTÜNCÜ VEFAT ETTİ
Lalapaşa Mal Müdürlüğü’nden emekli Mal Müdürü Recai Tütüncü vefat etti. Hanlıyenice Köyü sakinlerinden Fehmi ve Hatice Tütüncü’nün oğulları, Necmiye Tütüncü’nün eşi, Serap ve Serkan Tütüncü’nün babaları, Serpil ve Sevinç Tütüncü ile Muualla Çapkur ve Fatma Yüksel’in ağabeyleri olan merhum, dün Uzunköprü Bosnalı Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Uzunköprü Mezarlığında toprağa verildi.
NEBİYE KURTTAŞ VEFAT ETTİ
Muratçalı Köyü sakinlerinden merhum Saadettin Kurttaş’ın eşi, Recai, Zekiye, Erkan, Erdal ve Fikriye’nin anneleri, Nahide Tunçalp’in ablası Nebie Kurttaş vefat etti. Merhume dün Muratçalı Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.
EMİNE BATISINIR VEFAT ETTİ
Merhume Ayşe ve merhum Hüseyin Amaş’ın kızları, merhum Kemal Batısınır’ın eşi, Serkan Batısınır’ın annesi Emine Batısınır vefat etti. Merhume dün Kıyık Yeni Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
‘Çıraklıkta geçen yıllar yok sayılamaz’
Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı’nca hazırlanan haftalık “Sosyal Gündem Analiz Raporu”nda bu kez “Üretimin İçinde, emeklilik hesabının dışında” konusu ele alındı.
Türkiye’de staj ve çıraklık dönemlerinde yapılan sigorta girişlerinin emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmemesi nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin değerlendirildiği raporda, ayrıca fiilen çalışılan dönemlerin sosyal güvenlik sistemi içerisinde dikkate alınması, geçmişte oluşan mağduriyetlerin hakkaniyetli bir düzenlemeyle giderilmesi, eksik primlerin uygun bir borçlanma modeliyle tamamlanabilmesi ve mesleki eğitim gören gençlerin sosyal güvencelerinin güçlendirilmesinin gerektiğine dikkat çekilerek, şöyle denildi:
“Türkiye’de meslek lisesi ve çıraklık dönemlerinde yapılan sigorta girişleri, uzun vadeli sigorta kollarını kapsamadığı için emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmemektedir. Oysa bu gençler meslek öğrenirken işletmelerde fiilen üretime katılmakta ve çalışma hayatının riskleriyle karşı karşıya kalmaktadır.
Genel Başkan Yardımcısı Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin
Geçmişte oluşan mağduriyetlerin giderilmesi için fiilen çalışılan dönemler ve sigorta kayıtları dikkate alınmalı, eksik primlerin hakkaniyetli bir borçlanma modeliyle tamamlanması değerlendirilmelidir. Aynı zamanda bugünün çırakları ve mesleki eğitim öğrencileri için sosyal güvence güçlendirilmeli, aynı mağduriyetin gelecek nesillerde tekrar yaşanması önlenmelidir. Emek değerlidir, alın teri değerlidir, insan değerlidir. Mesleki eğitim gençleri ucuz işgücü olarak gören değil; meslek sahibi yapan, üretime hazırlayan ve geleceklerini güvence altına alan bir yapıya kavuşturulmalıdır.”
“ÇIRAKLIKTA GEÇEN YILLAR YOK SAYILAMAZ”
Söz konusu rapora ilaveten yapılan “Çıraklıkta Geçen Yıllar Yok Sayılamaz” başlıklı basın açıklamasında da şunlara yer verildi:
“Türkiye’de yıllardır çözüm bekleyen önemli bir sosyal güvenlik meselesi var. Meslek lisesinde okurken veya çıraklık eğitimi alırken işyerlerinde çalışan, üretime katılan ve adına sigorta kaydı oluşturulan vatandaşlarımızın bu dönemleri emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmiyor.
Bu insanlar yıllar önce fabrikalarda, atölyelerde ve işletmelerde çalıştılar. Meslek öğrendiler, üretime katkı sundular. İş kazası ve meslek hastalığı riskiyle karşı karşıya kaldılar. Bugün ise o yılların emeklilik hesabında karşılık bulmamasının mağduriyetini yaşıyorlar.
Milli Görüş anlayışının temelinde insan vardır. Biz, üretimin merkezine sermayeyi değil insanı, çalışma hayatının merkezine ise hakkı ve adaleti koyarız.
‘Önce Ahlâk ve Maneviyat’ demek; işçinin alın terini korumak, çırağın emeğini gözetmek ve hak sahibine hakkını teslim etmek demektir.
Bugün bir gencimize ‘Meslek öğren, üretime katıl, ülken için çalış’ diyorsak, onun emeğinin ve geleceğinin güvencesini de sağlamak zorundayız. Mesleki eğitim gençlerimizi ucuz işgücü olarak gören bir sistem değil; onları meslek sahibi yapan ve geleceğe güvenle hazırlayan bir yapı olmalıdır.
Bu nedenle geçmişte çıraklık ve mesleki eğitim kapsamında sigorta kaydı bulunan vatandaşlarımızın durumu hakkaniyetli biçimde ele alınmalıdır. Fiilen çalışılan dönemler ve mevcut kayıtlar dikkate alınmalı, eksik uzun vadeli sigorta primlerinin uygun bir borçlanma modeliyle tamamlanmasına imkân sağlayacak bir düzenleme değerlendirilmelidir.
Ancak yalnızca geçmişi düzeltmek yeterli değildir. Bugünün çıraklarının ve meslek lisesi öğrencilerinin sosyal güvenceleri de güçlendirilmelidir. İş sağlığı ve güvenliğinden çalışma şartlarına, ücretlerden sosyal haklara kadar bütün sistem yeniden ele alınmalıdır.
Emek değerlidir. Alın teri değerlidir. İnsan değerlidir. Devletin görevi emeği görmezden gelmek değil, emeğin hakkını korumaktır. Sosyal devlet olmanın gereği de budur.
Geçmişte oluşan mağduriyetlerin hakkaniyetli biçimde giderilmesini, mevcut sistemin yeniden düzenlenmesini ve gelecek nesillerin aynı sorunlarla karşılaşmamasını istiyoruz. Çıraklıkta geçen yıllar yok sayılamaz.”
Saros’da 2 metrelik orkinos!
Olgay GÜLER
Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Enez ilçesi açıklarında amatör balıkçı Talat Hamarat oltayla 2 metre boyunda ve 175 kilo ağırlığında orkinos avladı.
Enez sahilinden teknesiyle Saros Körfezi’ne açılan Hamarat’ın oltasına orkinos takıldı. 2 metre boyunda ve 175 kilo ağırlığındaki olduğu belirlenen orkinos, tekneye güçlükle alındı. Hamarat, hayatında ilk kez bu büyüklükte orkinos yakaladığını söyledi.
Hamarat, balığı tekneye alırken oldukça zorlandıklarını belirterek, “Açıkta derin sulara yemli olta attık. Böylesini ilk defa tuttuk. Çok büyüktü. Tekneye alırken oldukça zorlandık ama değdi” dedi.
Orkinos, Enez’deki bir balıkçı tarafından satın alındı.
Pekdemir’in ilk durağı Lalapaşa
YENİ Parti Edirne İl Başkan Adayı Cumhur Pekdemir ilçelerde örgüt ziyaretlerine Lalapaşa’dan başladı.
Pekdemir, ziyarete ilişkin paylaşımında, “YENİ Parti Lalapaşa İlçe Başkanlığımızı ziyaret ederek İlçe Başkanımız ve kıymetli üyelerimizle bir araya geldik. YENİ Parti Edirne İl Başkan Adayı olarak; ilçelerimizle, örgütümüzle ve yol arkadaşlarımızla omuz omuza çalışmaya, ortak akılla hareket etmeye ve örgütümüzün gücünü büyütmeye kararlıyız. Çünkü biliyoruz ki birlikte güçlüyüz, birlikte başaracağız. Misafirperverlikleri ve samimi sohbetleri için İlçe Başkanımıza ve üyelerimize teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.
BAŞKAN GELDİ’YE ZİYARET
Lalapaşa ziyaretleri kapsamında Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi ile Lalapaşa Halk Kafe’de bir araya gelen Pekdemir, “Lalapaşa’mıza değer katan hizmetleri, ilçemiz için ortaya koyduğu emek ve çalışmalarından dolayı kıymetli Belediye Başkanımıza teşekkür ediyor, görevinde başarılarının devamını diliyorum. Nazik misafirperverliği ve samimi sohbeti için kendisine teşekkür ediyorum” dedi..
TÜ’de Trakya Acil Tıp Günleri
Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde, Türkiye Acil Tıp Derneği tarafından düzenlenen 5. Trakya Acil Tıp Günleri, 16-18 Ekim 2026 tarihlerinde Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
Acil tıp alanındaki güncel gelişmelerin, klinik deneyimlerin ve bilimsel yaklaşımların ele alınacağı sempozyum, akademisyenleri, uzmanları, asistan hekimleri ve tıp fakültesi öğrencilerini bir araya getirecek.
5. Trakya Acil Tıp Günleri’nin açılış programı 16 Ekim 2026 Cuma günü saat 14.30’da gerçekleştirilecek.
Şükrüpaşa Spor’dan çifte galibiyet
Edirne’nin U14 Gelişim Ligi’ndeki Şükrüpaşa Spor ve Edirne Birlik Spor deplasmanda haftayı 3 puanla kapatırken, Uzunköprü Veteranları Yaşatma ve Koruma Spor sezonun ilk puanını deplasmanda Silivrispor ile 0-0 berabere kalarak aldı.
U15 Gelişim Ligi’nde Şükrüpaşa Spor haftayı deplasmandaki galibiyet ile 3 puanla kapatırken, Edirne Birlik Spor ve Uzunköprü Veteranları Yaşatma ve Koruma Spor ise haftaya puansız tamamladı.
ŞÜKRÜPAŞA SPOR’DAN EDİRNE BELEDİYESİNE TEŞEKKÜR
Şükrüpaşa Spor Kulübü, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ve belediye yönetimine verdikleri araç desteği için teşekkür etti. Kulüpten yapılan paylaşımda şunlara yer verildi:
Şükrüpaşa Spor Kulübü olarak gerçekleştirdiğimiz deplasman yolculuğumuzda, sporcularımızın ulaşımı için araç desteği sağlayan Edirne Belediyemize, Edirne Belediye Başkanımız Filiz Gencan ve Ulaştırma Müdürümüz Mustafa Çelik’e teşekkür ediyoruz.
Gençlerimizin hayallerine uzanan bu yolda verilen her destek bizim için çok kıymetli.
Çocuklarımızın yanında olan, spora ve sporcuya değer veren herkese minnettarız.
U14 GELİŞİM LİGİ 4.HAFTA SONUÇLAR
Silivrispor 0-0 Uzunköprü Veteranları Yaşatma Ve Koruma Spor
Çorlu Spor 1947 2-5 Edirne Şükrüpaşa Spor
Kepezspor 7-2 Çanakkale Gençlerbirliği Spor
Bigaspor 2-5 Çorlu Belediye Futbol Kulübü
Çerkezköy 1923 Spor Kulübü 0-3 Edirne Birlik Spor
Fevzipaşaspor 7-2 Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş.
Tekirdağspor 4-0 Kırklarelispor
Büyükçekmece Belediye Spor 1-1 Lüleburgaz Atletik Spor
U15 GELİŞİM LİGİ 4.HAFTA SONUÇLAR
Kepezspor 4-0 Çanakkale Gençlerbirliği Spor
Silivrispor 2-0 Uzunköprü Veteranları Yaşatma Ve Koruma Spor
Bigaspor 2-0 Çorlu Belediye Futbol Kulübü
Çorlu Spor 1947 0-4 Edirne Şükrüpaşa Spor
Çerkezköy 1923 Spor Kulübü 2-0 Edirne Birlik Spor
Tekirdağspor 2-3 Kırklarelispor
Fevzipaşaspor 5-0 Büyükçekmece Gücü Fk Spor A.Ş.
Büyükçekmece Belediye Spor 3-0 Lüleburgaz Atletik Spor
ÇOK KIZDILAR
Biz Türklere çok kızdı bu dünya…
Din simsarları ve siyaset ittifakında, kandırılıp sömürülen halkları özgürlüklerine kavuşturmak için savaşan Türklere çok kızdı dünya!..
Yarısı çıkarlarına göre yazılıp, tahrif edilmiş İncil ile mezheplere bölünmüşlükle sömürülenlere adaletle HÜR GELİŞME KORUMASI getiren Türklere çok kızdı dünya!..
TARİH BOYUNCA, canını kanını feda ederek, halkları özgürlüklerine kavuşturan Türk’lere çok kızdı İKİ YÜZLÜ DÜNYA GÜÇLERİ!..
En az 6 yüz yıl, hür ve adalet içinde yaşarken, Kuran ellerindeyken, okumadılar, dört Kitabın aslını yazan Kuran’ı anlamak için okumadılar. Tevrat ve İncilin tahrif edilmiş kısmını düzeltmediler. Türk koruması altında ki refaha daldılar, GELİŞMEYE EMEK VERMEDİLER. Sonra da, “Bizi Türkler geri bıraktı” diye uydurup, Türklere çok kızdılar!..
Şeytanla yatıp, şeytanla kalkan DÜNYANIN KÖLECİ GÜÇLERİ, KIBRISTA SİLAHLI ÇETE ORDULARI kurdular. Erkekler köyleri terk etmişken, köydeki, masum, BEBEK, ÇOLUK, ÇOCUK, KADIN, YAŞLI SİVİL MASUMLARI, sırf “Müslüman Türk” diye Köy köy, Öldürdüler, TOPLU MEZARLARA GÖMDİLER.
Dünyanın gözü önünde, ispatlı ispatlı!..
Masum çoluk, çocuk, bebek, yaşlı, sırf “Müslüman Türk” diyerek, DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE… HUNHARCA, CANAVARCA, MASUM ÇOLUK, ÇOCUK, KADIN, TÜRK BEBEKLERDİ ÖLDÜRÜLENLER!..
DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE HEM DE..
Kalleş dünya YİNE TÜRKLERE ÇOK KIZDI!..
Türkler, Kıbrıs’ta köy köy, yapılan kelimeler sığmayacak insanlık suçlarına seyirci kalmadı,
“MEHMETÇİK GİTTİ KIBRISA, BEBEK, ÇOLUK, ÇOCUK, KADINLARIN KÖY KÖY, TARANDIĞI KIYIMLARI DURDURDU!.. “NİYE GİTTİNİZ, NİYE TÜRK MASUMLARININ KATLİNİ ÖNLEDİNİZ” diye…
İKİ YÜZLÜ KALLEŞ DÜNYA, YİNE TÜRKLERE ÇOK KIZDI!..
TÜRKLER TANINMADI, KATİLLER TANINDI; TÜRKLERE AMBARGO UYGULANDI, AB’ye ALINMADI, BASKILARA, ŞANTAJLARA UĞRATILDI!..
Şimdilik öyle olsun bakalım!..
Medyadan duyuyoruz, Şeytani sömürgecilerin silahlandırıp eğittiği, şeytanın kahraman askerleri, “Ey Türkler, yine sizi öldürmeye geleceğimiz günler için, hazırız” diye marşlar söyleyrek askeri talimler yapıyorlarmış!..
Sorsan,
“Türklerin ne kötülüğünü gördünüz?..” diye…
KOMŞU HALKA SORSAK!..
YOK Kİ!..
Kandırılanlara sorsak, ispatsız YALANLAR…
Kandırılıp yakılmak bu kadar kolay mı olmalı?..
“Şeytana hizmet edenler, eninde sonunda, hüsrana uğrayacaklardır” Bu benim değil, Allah’ın kesin sözüdür, biline!..
Kuran’ı Kerim. Sure 43/Ayet 37:
Şüphesiz ki bu şeytanalar onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.
18/53: İşte şu ülkeler, zulmettikleri zaman onları helak ettik. Onları helak etmek için belli bir zaman tayin etmiştik.
Tesbih Çeşitleri ve Anlamları: Malzemesinden Tane Sayısına Kapsamlı Rehber
Tesbih; malzemesine, tane sayısına ve kullanıldığı inanca göre farklı anlamlar taşıyor. İşte doğru tesbihi seçmek için bilmeniz gereken her şey.
Dua, zikir ve meditasyonun yüzyıllardır vazgeçilmez eşlikçisi olan tesbih, yalnızca bir sayma aracı değil, aynı zamanda bir kültür mirası. Tesbih çeşitleri üç ana başlıkta toplanıyor: malzemeye göre (kehribar, oltu, kuka, gümüş, doğal taş), tane sayısına göre (21, 33, 99, 101, 500, 1000) ve dine göre (İslam, Hristiyanlık, Budizm, Hinduizm). Her çeşidin kendine has bir anlamı, tarihsel kökeni ve kullanım amacı var.
Tesbihin kısa tarihi
Tesbihin izleri M.Ö. 2500’lere kadar uzanıyor. İlk örnekleri Hindistan’daki Hindu ve Budist geleneklerinde görülen tesbih, İpek Yolu üzerinden Ortadoğu’ya, Anadolu’ya ve Avrupa’ya yayıldı. Kelime, Arapça “sbḥ” kökünden türeyen ve “Yaratıcı’yı yüceltmek” anlamına gelen “tasbîh” sözcüğüne dayanıyor. Osmanlı’da tesbih, sahibinin zevkini ve konumunu yansıtan bir “imza” sayılıyordu.
Malzemeye göre tesbih çeşitleri
Bir tesbihin ruhunu büyük ölçüde malzemesi belirliyor. Kehribarın sıcaklığı ile kukanın sertliği, oltu taşının ağırlığı ile gümüşün tınısı birbirinden çok farklı bir his veriyor.
Kehribar: Milyonlarca yıl önce çam reçinesinin fosilleşmesiyle oluşan kehribar, tesbih dünyasının en değerli malzemelerinden biri. Üç ana türü var: doğal haliyle işlenen sarı-konyak tonlu damla kehribar, toz kehribarın basınçla birleştirildiği sıkma kehribar ve yüksek ısıyla işlenen, kırmızı-bordo-siyah tonlu ateş kehribar.
Oltu taşı: Erzurum’un Oltu ilçesinde çıkarılan, siyah, parlak ve hafif yapılı bu taş, Türk tesbihçilik geleneğinin simgelerinden. Gümüş işlemeli modelleri koleksiyoncuların gözdesi.
Kuka: Tropikal iklimlerde yetişen palmiye çekirdeğinden elde edilen kuka; hafif, dayanıklı ve kullandıkça koyulaşan bir malzeme. Patina denen bu doğal renk değişimi sayesinde ilk günkü tesbih ile beş yıl sonraki hali adeta iki ayrı tesbih gibi görünüyor.
Gümüş: 925 ayar gümüş çoğunlukla telkâri, kazaziye veya savatlı işçilikle üretiliyor. Tane olarak nadir, püskül ve imame gibi detaylarda ise yaygın.
Doğal taşlar: Akik, ametist, obsidyen, kaplan gözü, hematit ve yeşim gibi pek çok mineral, farklı renk ve doku seçenekleri sunuyor.
Tane sayısına göre anlamlar
Bir tesbihteki boncuk sayısı rastgele belirlenmiyor:
- 21 tane: Bilek boy tesbihlerin sayısı. Dini bir anlamdan çok pratik kullanım ve aksesuar amaçlı tercih ediliyor.
- 33 tane: En yaygın klasik tesbih. Namaz sonrası zikrin her bölümünü temsil ediyor ve üç turda 99’a ulaşılıyor.
- 99 tane: Esmaülhüsna’yı, yani Allah’ın 99 ismini simgeliyor. Uzun zikirlerde ve hatim takibinde kullanılıyor.
- 101 tane: Salavat getirmek için tasarlanmış özel çeşit.
- 500 ve 1000 tane: Daha çok tarikat zikir halkalarında görülüyor, günlük kullanıma uygun değil.
Farklı inançlarda tesbih
Tesbih evrensel bir manevi araç. Budizm’de 108 taneli mala, Hinduizm’de japa mala, Katolik Hristiyanlıkta rosary (59 tane), Ortodoks gelenekte komboskini (33, 100 veya 300 tane) ve Bahai inancında 95 taneli subha kullanılıyor. Dikkat çekici bir ortak nokta: tane sayılarının birçoğu 9’un katı (27, 54, 99, 108). Üstelik Ortodoks tesbihindeki 33, Hz. İsa’nın dünya ömrünü sembolize ederken İslam’daki 33 zikir bölümlerini temsil ediyor. Aynı sayı, farklı bir anlam.
Kesim şekli de fark yaratıyor
Aynı malzemeden üretilen iki tesbih, sırf kesim şekli farklı olduğu için bambaşka hissettirebilir:
- Küre: Klasik ve en çok tercih edilen kesim. Parmak arasında pürüzsüz kayıyor.
- Kapsül: Uzunlamasına oval taneler. Usta işçilik gerektiriyor, kuka ve ateş kehribarda sık görülüyor.
- Damla: Su damlası formunda, hem estetik hem ergonomik.
- Arpa: İki ucu hafif sivri, nostaljik Osmanlı estetiği taşıyor.
- Sığırcık (faset): Elmas gibi çok yüzlü kesim, ışığı kırarak gösterişli bir görünüm sağlıyor.
Hangi tesbih kime uygun?
| Kullanıcı profili | Önerilen tesbih |
| İlk tesbihini alacaklar | Kuka veya sıkma kehribar |
| Koleksiyoncular | Damla kehribar, oltu taşı |
| Hediye arayanlar | Kişiye özel ateş kehribar |
| Günlük kullanıcılar | Kuka veya oltu taşı |
| Namaz sonrası zikir | 33’lük klasik tesbih |
| Stres azaltma | Bilek boy doğal taş |
Tesbih alırken dikkat edilecekler
- Menşei belgesi: Özellikle kehribar ve doğal taşlarda şart.
- Tane uyumu: Boyutların ve deliklerin eş merkezde olması gerekiyor.
- Püskül ve ip kalitesi: 925 ayar gümüş kazaziye, ipek veya kaliteli metal püskül; polyester veya balık ipi dayanıklı seçenekler.
- Fiyata dikkat: Çok ucuz “kehribar” ürünlere temkinli yaklaşılmalı. Piyasada katalin, polyester ve cam tesbihler zaman zaman doğal kehribar adıyla satılabiliyor.
Bakım için altın kurallar
Tesbihi düzenli kullanmak patina oluşumuna katkı sağlıyor. Kolonya, alkol ve kimyasal temizleyicilerden uzak tutmak, kadife kese veya astarlı kutuda saklamak, yumuşak mikrofiber bezle silmek, doğrudan güneşten ve ısıtıcılardan korumak, su ile temasını önlemek ve ipini 3-5 yılda bir yeniletmek tesbihin ömrünü uzatıyor.
İznik’ten usta işi modeller
Tüm bu çeşitlerin usta elinden çıkmış örneklerini, İznik’teki Mehmet Erbabacan tesbih atölyesinde görmek mümkün. Kehribar, Narçıl, Egzotik ağaçlar ve Kuka başta olmak üzere farklı malzemelerle üretilen el işçiliği modeller, kişiye özel isim işleme seçeneğiyle de sunuluyor.