
21 Ağustos 2026 Cuma


YENİ PARTİ Edirne Kurucu İl Başkanı Yücel Balkanlı, Türkiye’de vatandaşın gündeminin artık siyasi tartışmalardan çok daha yakıcı bir gerçeğe, geçim mücadelesine kilitlenmiş durumda olduğunu belirterek, “Artık rakamları değil, vatandaşın mutfağını konuşun!” dedi.
Balkanlı, gündeme ilişkin yaptığı basın açıklamasında, “Artık rakamları değil, vatandaşın mutfağını konuşun!” diyerek, emeklinin ay sonunu getiremediğini, asgari ücretlinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını, esnafın siftah yapmadan dükkân kapattığını, çiftçinin artan üretim maliyetleri altında ezildiğini belirtirken, gençlerin ise eğitimini tamamladıktan sonra iş bulabilecek mi, kendi geleceğini kurabilecek mi endişesi taşıdığını kaydetti.
“Biz YENİ PARTİ olarak 23 yıllık AKP iktidarına soruyoruz: 23 yılda beceriksiz ekonomi yönetimi sonucunda oluşturduğunuz vatandaşın mutfağındaki yangın ne zaman sönecek?” soracak diye soran Balkanlı, şunları kaydetti:
“Her gün yeni ekonomik açıklamalar, yeni hedefler ve yeni rakamlar duyuyoruz. Ancak vatandaş pazara gittiğinde, markete girdiğinde, faturasını ödediğinde açıklanan rakamları değil, cebinden çıkan parayı görüyor. Artık rakamlarla vatandaşın gerçek hayatı arasındaki uçurumun görülmesi gerekiyor.
YAPAY GÜNDEMLER DEĞİL, VATANDAŞIN GERÇEK GÜNDEMİ KONUŞULMALI
AKP iktidarı, vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıları ve geçim mücadelesini gündemden düşürmek için zaman zaman yapay gündemler oluşturmaya, ülkenin gerçek sorunlarının üzerini farklı tartışmalarla örtmeye çalışıyor.
Ancak halk artık bunları görüyor ve unutmuyor. Halk cebine bakıyor. Halk pazara bakıyor. Halk mutfağına bakıyor. Halk ekonomiyi düşünüyor. Vatandaşın gündemi açıktır: Geçim, iş, aş, üretim ve gelecektir. Hiçbir yapay gündem, boşalan cüzdanın ve mutfaktaki yangının üzerini örtemez.
EDİRNE’DE ÇİFTÇİ KAZANAMIYORSA TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ DE KAZANAMAZ
Edirne bir tarım kentidir. Çiftçimizin alın teri yalnızca Edirne’nin değil, Türkiye’nin sofrasını beslemektedir. Ancak bugün çiftçimiz mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama ve diğer üretim maliyetleri karşısında ciddi bir ekonomik baskı altında üretim yapmaya çalışıyor.
Buğday ve ayçiçeğinde açıklanan fiyatlar, üreticinin artan maliyetleri karşısında çiftçimizin emeğinin ve alın terinin karşılığını vermekten uzaktır. Çiftçimiz tarlasına girerken ne kazanacağını değil, maliyetini nasıl karşılayacağını düşünüyorsa burada ciddi bir tarım politikası sorunu var demektir.
Edirne’de yalnızca tarım değil, hayvancılık da büyük bir çıkmazın içerisindedir. Artan yem, mazot, ilaç ve diğer girdi maliyetleri nedeniyle hayvancılıkla uğraşan üreticilerimiz giderlerini karşılayamaz hale gelmiş, birçok üreticimiz tarlasına ve hayvanına bakamayarak hayvancılığı bırakmak zorunda kalmıştır.
Üretici kazanamıyorsa, tarımın geleceği tehlikededir. Çiftçiyi yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayan değil, üretimin her aşamasında yanında olan bir tarım politikasına ihtiyacımız var. Üreticinin alın terinin karşılığını aldığı, gençlerin yeniden tarıma yöneldiği, köylerin boşalmadığı ve Türkiye’nin kendi kendine yetebilen güçlü bir tarım ülkesi olduğu bir düzeni yeniden kurmak zorundayız.
EMEKLİYE “SABRET” DEMEK ÇÖZÜM DEĞİLDİR
Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş emeklilerimiz bugün hayatlarının en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Emekliye sürekli ‘sabredin’ deniliyor. Peki emekli daha ne kadar sabredecek?
İnsanlar yıllarca çalıştı, prim ödedi, vergisini verdi. Bugün ise aldığı maaşla kira, gıda, elektrik, doğalgaz, ulaşım ve sağlık giderlerini karşılayamıyor ve sefalet içinde yaşıyor. Emeklilik, yoksulluk dönemi olmamalıdır.
EDİRNE ESNAFINI BULGAR VE YUNAN TURİSTLER AYAKTA TUTUYOR
Edirne ekonomisi açısından önemli bir gerçeğin de altını çizmek istiyoruz. Bulgaristan ve Yunanistan’dan kentimize gelen turistler, bugün Edirne esnafına ciddi anlamda nefes aldırmaktadır. Çarşı esnafımızdan marketlere, restoranlardan kafelere ve diğer küçük işletmelere kadar birçok sektör, Bulgar ve Yunan turistlerin kentimize yaptığı ekonomik katkıdan yararlanmaktadır.
Açıkça söylemek gerekir: Bulgar ve Yunan turistler Edirne’ye gelmemiş olsaydı, esnafımız bugün çok daha zor durumda olacaktı. Bu tablo, Edirne’nin sınır kenti olmasının ve sahip olduğu ekonomik potansiyelin doğru değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Ancak kent ekonomisini yalnızca günübirlik turist hareketliliğine bırakmamalıyız. Edirne’nin tarımını, hayvancılığını, sanayisini, turizmini, ticaretini ve sınır ekonomisini birlikte geliştirecek kapsamlı bir ekonomik politikaya ihtiyacımız var. Esnafımız sadaka değil, güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomi istiyor.
GENÇLERİMİZİN HAYALİ BAŞKA ÜLKELER OLMAMALI
Bir ülkenin geleceği gençleridir. Bugün gençlerimizin önemli bir bölümü iyi bir eğitim almasına rağmen iş bulma, ekonomik bağımsızlığını kazanma ve kendi hayatını kurma konusunda ciddi kaygılar taşıyor.
Gençlerimizin hayali başka ülkelere gitmek değil, kendi ülkelerinde onurlu bir yaşam kurmak olmalıdır. YENİ Parti olarak gençlerimize “Geleceğinizi burada kurabilirsiniz” diyebileceğimiz güçlü bir Türkiye hedefliyoruz.
ESNAF VE İŞÇİ DE NEFES ALMAK İSTİYOR
Bir tarafta yüksek maliyetlerle mücadele eden esnafımız, diğer tarafta ücretinin alım gücü her geçen gün azalan çalışanlarımız var. Vatandaşın alım gücü düşerse esnaf da kazanamaz. Esnaf kazanamazsa işletmeler kapanır. İşletmeler kapanırsa istihdam azalır. Bu nedenle ekonomik sorunları yalnızca enflasyon oranlarından ibaret görmeyen, vatandaşın cebindeki gerçek alım gücünü merkeze alan yeni bir ekonomik anlayışa ihtiyaç vardır.
YENİ PARTİ İKTİDARA HAZIRDIR
YENİ Parti olarak milletimizin karşısına yalnızca eleştiri yapmak için çıkmıyoruz. İktidara hazırız. Türkiye’yi yönetmeye hazırız.
Kadrolarımız hazır, programımız hazır, projelerimiz hazır. Türkiye’nin hangi sorununu nasıl çözeceğimizi çok iyi biliyoruz. Bizim hedefimiz günü kurtarmak değil, Türkiye’nin geleceğini yeniden inşa etmektir. Bugün milletimizin yaşadığı sıkıntıları görüyor, vatandaşımızın sesini duyuyoruz. Hiç kimse endişe etmesin. YENİ Parti iktidara ve ülkeyi yönetmeye hazırdır.
Türkiye’nin sorunlarını çözebilecek iradeye, kadroya ve programa sahibiz. YENİ Parti olarak Türkiye’nin birinci partisi olma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlk yapılacak seçimde milletimizin sandıkta gerekli değerlendirmeyi yapacağına ve bugüne kadar yaşadığı sıkıntıların hesabını demokratik yollarla soracağına inanıyoruz.
Milletimiz sandıkta konuşacak, milletimiz karar verecek. Ve biz inanıyoruz ki: YENİ Parti iktidara gelecek, Türkiye yeniden ayağa kalkacaktır.
VATANDAŞIN SESİNE KULAK VERİN!
Buradan iktidara açıkça sesleniyoruz: Artık vatandaşın duymak istediği yeni rakamlar değil, hayatında göreceği gerçek bir iyileşmedir. Pazara çıkan emekli, tarlasına giden çiftçi, dükkânını açan esnaf, fabrikada çalışan işçi ve geleceğini arayan genç aynı şeyi söylüyor: ‘Geçinmek istiyoruz. Çalışmak istiyoruz. Üretmek istiyoruz. Çocuklarımızın geleceğinden endişe etmek istemiyoruz.’
YENİ Parti olarak biz bu sese kulak vereceğiz. Türkiye’nin sorunlarının çözümsüz olduğuna inanmıyoruz. Çözüm vardır. Çözüm; adalette, liyakatta, üretimde, şeffaflıkta ve milletin iradesindedir.
Edirne’den bütün Türkiye’ye çağrımızdır: Artık vatandaşın gerçek gündemini konuşalım. Artık rakamları değil, vatandaşın mutfağını konuşalım. Artık yapay gündemleri değil, milletin gerçek sorunlarını konuşalım. Artık günü değil, Türkiye’nin geleceğini düşünelim. YENİ Parti olarak kadrolarımızla, programımızla ve çözüm önerilerimizle hazırız. Ne yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Türkiye’nin geleceği için hazırız. Milletimiz için hazırız. İktidara hazırız.
YENİ Parti iktidarında; üreten çiftçinin, çalışan işçinin, emeklinin, esnafın, gencin ve kadınların yüzünün güldüğü, adaletin ve liyakatin egemen olduğu güçlü bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.”