
13 Mart 2026 Cuma

İsmail DEMİRAY
Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin 25. hafta perdesi bugün oynanacak 2 karşılaşma ile açılırken, Edirne’nin ligdeki temsilcisi DSİ Spor haftayı maç yapmadan geçirecek.
TKBL’nin 25. haftasındaki 2 maç bugün, 2 maç yarın ve 1 maç da Pazar günü oynanacak.
Seçil Kauçuk Mersin Basketball takımı Adana Nova Basketbol, Darıca Basketbol Feneri de Urla Belediyesi’nin ligde çekilmeleri sebebiyle Edirne DSİ gibi haftayı maç yapmadan geçirecek.
TKBL’DE 25. HAFTA PROGRAMI
13 Mart 2026 Cuma
Bodrum Basketbol – İstanbul Gençlik Spor
Bodrum Spor Salonu – 16.00
Fenerbahçe Gelişim – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor
Fenerbahçe Metro Enerji Spor Salonu – 18.00
14 Mart 2026 Cumartesi
Yalova Vip – Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri
90. Yıl Spor Salonu – 14.00
Emlak Konut Gelişim – Mersin Gençlerbirliği
Başakşehir Spor Kompleksi – 16.00
15 Mart 2026 Pazar
Zorlu Koleji Samsun Basketbol – Turgutlu Belediyespor
Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu – 15.00
TKBL’DE 24. HAFTA TOPLU SONUÇLAR
Turgutlu Belediyespor 73-51 Seçil Kauçuk Mersin Basketball
Aslan Yol Burhaniye Belediyespor 79-63- Yalova Vip
Mersin Gençlerbirliği 78-62 Edirne DSİ
Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri 74-87 Zorlu Koleji Samsun Basketbol
Darıca Basketbol Feneri 65-64 Emlak Konut Gelişim
Adana Nova Basket 0-20 Bodrum Basketbol
İstanbul Gençlik Spor 20-0 Urla Belediyesi



“İran savaşı” nedeniyle uluslararası politikadaki öngörülmezlik artmıştır, düzen zedelenmektedir. Ne büyük laf. Halbuki uluslararası politika alanında yetkin kişilerden ders alabilen her birinci sınıf öğrencisi bilir ki; uluslararası politika anarşiktir. Yani bir düzen olmadığı gibi bir öngörülebilirlik de bu minvalde mümkün değildir. Bu temel bilginin üzerine gelelim başlığa…
Herkes adına “İran Savaşı” denen şu füze saldırıları ile oluşan küçük çatışma konseptini konuşuyor. Hoş neyi konuştuğunu da bilmeden konuşuyor ama olsun uluslararası politikada yeni bir düzen lazım, öngörülmezlik arttı falan deyince çok havalı duruyor. Gelelim şu öngörülmezlik arttı meselesine. Yani denmek isteniyor ki; bu çatışmalar yayılırsa 3. Dünya Savaşı çıkar. Yahu 3. nedir ki? Bize yakışan 5.yi hatta 35.yi falan çıkarmak. Elinizi korkak alıştırmayın derim. Öngörülmezlikten kasıt bu.
Gelelim uluslararası politikanın anarşik yapısında bir öngörüde bulunulup bulunulmayacağına? Yukarıdaki öngörülmezlik yani çatışmaların yayılması meselesi değil bir öngörü. Evet belli bir seviyede bulunulabilir. Zaten bilimin derdi falcılık olmadığı için bu da çok önemli bir ölçek değildir ama uluslararası politika teorilerinin doğru değerlendirilmesi bir öngörü de beraberinde getirebilir.
Bu noktada başlıktaki soruyu tekrar sorayım: Rusya ve Çin ABD’ye neden saldırmadı? Öyle ya söylem BRICS var yeni dünya düzeninde yeniden düzen oluşuyordu. Burada da özellikle Esad rejimi döneminde Rusya, Çin ve İran’ın yeni dünya düzeninin muhteşem üçlüsü olduğu yönünde bir söylemdi. Bu köşede çok sık hatırlatırım, Rusya, ABD ve İsrail yetkilileri İran’ın Golan bölgesindeki milis faaliyetlerini (muhtemelen Devrim Muhafızlarının Kudüs Gücü) engellenmesi için Telaviv’de bir toplantıya katılmış ve İran’ı bu hususta kısıtlamıştı. Elbette bu hususu hiçbir göz görmek istemedi.
Üzerinden zaman geçti şimdi İran’a füze saldırıları içeren kısıtlı bir operasyon düzenleniyor, adına da savaş deniyor. Neyse savaş nedir tartışması bir yana bu saldırılar sonucu Rusya ve Çin ABD’ne neden hiç saldırmadı? Yoksa bilmediğimiz şeyler var ve bunun gerçekleşmesini mi bekliyoruz. Lütfen komik olmayın!
Çin’in yatırımları ile ABD yatırımları karşılıklı olarak birbirlerinin topraklarında bulunuyor. Buna mücadeleci iş birliği demeyi tercih ediyorum. Bunun yanı sıra Rusya da Ukrayna meselesi başta olmak üzere uluslararası politik sorunların çözümü için ABD ile masaya oturuyor. Bu ilişkiler bir şeyi göstermeli. Ancak görmek istemeyince ve bu hususta rasyonel okuma yapamayınca konu bambaşka sosyal medya gösterileriyle ve içi boş kocaman kocaman cümlelerle süslenmeye çalışılıyor.
Yazımı Putin’in İran’lı yetkililer ondan yardım istediğinde verdiği bir cevapla bitireyim “biz itfaiyeci değiliz, her yangını söndüremeyiz.” İran yangınını da ne Rusya ne de Çin söndürecek. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları. Bu yazıları eskiden rahmetlik babacığıma okur, onunla müzakere eder ve sonra gönderirdim. Umuyorum O’na da malûm olur, mekanın cennet olsun Paşam.


Edirne Belediyesi, halk sağlığını korumak ve yaz aylarında artış gösterebilecek haşere popülasyonunu kaynağında önlemek amacıyla yürüttüğü vektörle mücadele çalışmalarını planlanan takvim doğrultusunda sürdürüyor.
Edirne Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri, kış mücadelesi kapsamında şehir genelinde eş zamanlı çalışmalar gerçekleştiriyor. Modern yöntemler ve çevre dostu ilaçlarla yürütülen uygulamalarda haşerelerin üreme alanları tek tek tespit edilerek müdahale ediliyor.

Kaynakta Müdahale: Kanalizasyonlar ve Ahırlar İlaçlandı
Çalışmaların ilk aşamasında, vektörlerin kışlak olarak kullandığı kapalı alanlara odaklanıldı. Bu kapsamda şehir genelindeki kanalizasyon hatları ile mücavir alan sınırları içerisinde bulunan besi ve hayvan ahırlarında detaylı ilaçlama çalışmaları gerçekleştirildi.
Atık Lastikler Tek Tek Kontrol Edildi
Larva oluşumu açısından risk taşıyan alanlardan biri olan atık lastikler de ekipler tarafından mercek altına alındı. Lastiklerde biriken durgun suların binlerce larvaya ev sahipliği yapabildiğine dikkat çeken ekipler, bu alanlarda özel solüsyonlarla ilaçlama yaparak üreme döngüsünü kırmayı hedefliyor.
Taşkın Sonrası Artan Risklere Karşı Önlem
Şehirde son dönemde yaşanan taşkınların ardından durgun su alanlarının genişlediği ve buna bağlı olarak larva popülasyonunda artış riski oluştuğu değerlendirildi. Bu nedenle ekipler çalışmalarını yoğunlaştırdı.
Taşkın sonrası suyun çekildiği alanlarda yapılan incelemelerde, larva oluşumunun önüne geçmek amacıyla larvasit uygulamaları iki katına çıkarıldı.
“Daha Sağlıklı Bir Yaz İçin Çalışıyoruz”
Edirne Belediyesi yetkilileri, vatandaşların yaz aylarını daha sağlıklı ve konforlu geçirebilmesi için çalışmaların aralıksız sürdürüleceğini belirtti.
Edirne Belediyesi, teknik ekipmanları ve uzman personeliyle vektörle mücadele çalışmalarına şehir genelinde devam ediyor.


Olgay GÜLER
Ülke genelinde modifiye araçlara ağır yaptırımlar getiren yeni düzenlemeye karşı Selimiye Camisi meydanında toplanan Edirne Sanayi Sitesi esnafları, işlerinin durma noktasına geldiğini belirtip düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesini talep etti.
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni trafik düzenlemesi kapsamında araç üzerinde mevzuata aykırı değişiklik yapan, yüksek sesli sistem kullanan ve trafikte yarış düzenleyen sürücülere ağır yaptırımlar getirildi. Düzenlemeyle birlikte modifiye araçlar trafikten men edilecek, bazı durumlarda ehliyetlere el konulacak. Düzenlemenin ardından işlerinin durma noktasına geldiğini savunan Edirne Sanayi Sitesi’ndeki esnaflar, Selimiye Camisi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

‘ÇOK GENİŞ BİR SEKTÖR’
Açıklamada konuşan kaporta ustası ve Cadde Edirne grubu başkanı Onurcan Aksoy, modifiye araç işinden geçinen çok kişi olduğunu belirterek, “27 Şubat’ta yürürlüğe giren trafik cezalarıyla ilgili tepkimizi göstermek amacıyla buraya toplandık. Burada toplanan arkadaşlarımın çoğu sanayi esnafı. Bu işten ekmek yiyen; kaportacı, boyacı, motorcu, ses sistemci olmak üzere bir çok kişi mağdur oldu. Bu sektör gerçekten geniş bir sektör. Bu işten ekmek yiyen binlerce insan var. Biz kamu düzeninin yanındayız, aksi cezalara zaten karşıyız” dedi.

‘BUNLAR TRAFİĞİ TEHLİKEYE ATACAK ŞEYLER DEĞİL’
Motor ustası Uğur Çakır da, yeni düzenlemenin işlerini çok etkilediğini söyleyerek, “Esnaf olarak çok etkilendik çünkü araçlarda bazı farklı şeyler yapılıyor. Bunlar trafiği tehlikeye atacak şeyler değil. Ama bazı cezalar çok etkiledi. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz, saygımız da var. Yaptığımız şeylerin ne trafiğe ne de vatandaşlara hiçbir zararı yok. Olduğunda zaten biz önüne geçmeye çalışıyoruz. Bununla ilgili devletimizin elini taşına altına koyup, bize yardımcı olmasını istiyoruz” diye konuştu.

‘TÜM ESNAFI KAPSAYAN BİR MAĞDURİYET VAR’
Trakya Modifiye Araçlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Dobranyalı da, düzenlemenin çok sayıda sanayi esnafını mağdur ettiğini kaydederek, “Biz bu derneği kurarken öncelikli amacımız, gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını düşünerek kurmuştuk. Arabaya olan ilgilerini resmi kanallar çerçevesinde yürütmek adına kurmuştuk ama şu anki geldiğimiz noktada, 27’sinde resmi gazetede yayınlanan kanunda hükümet bir karar aldı tamam ama geceden sabaha kanun çıkmaz. Arkadaşlarımızın şu anda elinde çokça ürün var. Ürünlerini satamıyorlar, satamadıkları gibi de sökmeye başladı. Bu esnaf kirasını ödeyecek, vergisini ödeyecek, yanında çalışanın maaşını ödeyecek. Bu esnaf bu işin içerisinden nasıl çıkacak? Bu insanlar kime iş yapacaklar? Sadece bireysel araç modifiyesi olarak bakmayalım buna. Burada motorcusu, elektrikçisi, lastikçisi, jantçısı, ses sistemi, baktığınızda sanayi sitesi içerisinde bulunan tüm esnafları kapsayan bir mağduriyet var. Bunun diğer ülkelerde örnekleri var. Gerekiyorsa bunu ruhsatlandıralım, belgelendirelim. Yapacak olan, merakı olan parasını versin, ruhsatını alsın. Buraya bir yasal düzenleme getirilsin. Ne gençler ne de esnaf üzülsün” şeklinde konuştu.


Olgay GÜLER
Türk kahramanlığı ve bağımsızlığının sembolü İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yılı ve Mehmet Akif Ersoy’u anma günü, Trakya Üniversitesi (TÜ) Devlet Konservatuarı’nda düzenlenen törenle kutlandı.

Edirne Valiliği koordinasyonunda Edirne Lisesi tarafından düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa; Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu, TÜ Rektörü Prof.Dr. Mustafa Hatipler, kurum ve kuruluş temsilcileriyle davetliler katıldı.

Açılışta konuşan Edirne Lisesi Müdürü Recep Şentürk, marş karşılığında Mehmet Akif Ersoy’un 500 liralık para ödülünü kabul etmediğine dikkat çekerek, “O günlerde büyük maddi sıkıntılar çekmesine rağmen 500 liralık ödülü yoksul kadın ve çocuklara iş öğreten Darülmesai’ye bağışlaması onun karakterinin ve vatan sevgisinin en somut nişanesidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle; ‘Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu yansıtır.’ Akif ise ömrünün son demlerinde o günleri hatırlarken şöyle der; ‘O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletimin malıdır.’ İstiklal Marşı’nın safahatını almamasının sebebi de işte bu tevazudur; ‘Çünkü ben onu milletimin kalbine gömdüm’ demiştir. Bu duygusu ve düşündüğü gibi yaşayan, yaşadıklarını yazan, yüksek ahlak timsali büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u saygı ve rahmetle anıyorum” dedi.

Şentürk’ün konuşmasının ardından İstiklal Marşı’nı güzel okuma, resim ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. İstiklal Marşı’nı güzel okuma yarışmasında dereceye giren öğrenci Elif Fatma Özkan, büyük eseri tekrardan okudu.

Program, 105 Edirne Lisesi öğrencisi tarafından hazırlanan oratoryonun sahnelenmesiyle sona erdi.




