DOLAR 48,83630,11%
EURO 55,8403-0,06%
ALTIN 6.825,44-0,14
BIST %
BITCOIN 42535661,86%
Edirne
14°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

 KONUKLARINIZIN SESİ 392

 KONUKLARINIZIN SESİ 392
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: erdal-akas-1.jpg

             400’üncü yazımıza geldik. 400’üncü yazımızla düzenli (her ayın ikinci ve dördüncü Çarşambası) yazmayı bitirecek ve çok önemsediğimiz bir yazı oluşturduğumuzda bunu paylaşacağız. Ama arada 392 ve 393’ü atlamışız. Bu iki yazıda, ülkemizdeki ilginç bir kitlesel olay, Gezi Parkı Eylemlerinden (daha önce aktardığımız) bazı neşeli tepkileri yenileyelim.

              “…Bu arada Taksim Gezi Parkı Olaçıktı. Tüm ülkede yüzbinler ayağa kalktı. Aydınlarımız ve özellikle gençlerimiz doğal zekâlarını bu olaya yönlendirdiler. Neler neler buldular.

                 Sık bakalım, sık bakalım; biber gazı sık bakalım.

                Kaskını çıkar, copunu bırak;  delikanlı kim bakalım!

               Sizinki AVM değil kaldırım çalışması ise,

               Bizimki de ayaklanma değil, arkadaşlarla buluşma dedik.

                 Çapulcu musun vay vay, eylemci misin vay vay!

                 Gaz maskesi ala benziyor, biber gazı bala benziyor;

                 Benim tomam bana sıkıyor.

                Bulunur bir çare halk ayaktadır;

               Taksim yolunda barikattadır.

               Çapulcu musun vay vay, eylemci misin vay vay!

               Gaz maskesi biçim biçim, yürüyorum Taksim için;

              Üşenme gel hakkın için.

              Bulunur bir çare halk ayaktadır;

              Taksim yolunda barikattadır.

              Çapulcu musun vay vay, eylemci misin vay vay!     

              “Tencere, tava hep aynı hava!” diyen Erdoğan’a yanıt:

               “Makarna, kömür, koyunları sömür!”

                 Bir öyle, bir böyle kelamlardan, yasaklardan illallah!

                Başına buyruk kararlardan, fermanlardan illallah!

                Amman amman bıktık vallah!

               Amman amman şiştik vallah!

               Bu ne kibir, bu ne öfke? Gel yavaş gel, yerler yaş.

               Satamayınca gölgelerini, sattılar ormanları!

              Devirdiler, kapadılar sinemaları, meydanları!

             Her tarafım AVM den, geçişim yok bu köprüden;

            N’oldu bizim şehre n’oldu? Hormonlu bina doldu.

           Amman amman bıktık vallah!

          Amman amman şiştik vallah!

         Bu ne kibir, bu ne öfke? Gel yavaş gel, yerler yaş.

         Altı milyar yıllık evren tarihinde onyedi yıldır yaşıyorum. Tayyip’in başbakan olduğu zamana ve ülkeye denk geldik. Böyle şansın ben içine tüküreyim.

         (Çapulcu musun vay vay! ı Boğaziçi Caz korosu uyarlamış; ….illallah ı Kardeş türküler. Duman, bir halk sanatçısı da bu eyleme katılmış; ODTÜ Klasik Türk Müziği Topluluğu,

           Tomadan su atarlar vay leylim amman,

          Akrepten gaz atarlar Tayyip’im amman…

         Hacettepe öğrencileri,

        Gezi parkı biçilir mi? Tomadan su içilir mi?

        Biber gazı sık diyorlar, direnişten geçilir mi? …

diyerek…) ilk alıntılarımız dört yazı; şimdi iki yazıyla özetliyoruz.

                                                                                                                             Sağlıcakla,

Özhanlar Mobilya