DOLAR 48,82510,10%
EURO 55,8561-0,02%
ALTIN 6.809,08-0,38
BIST %
BITCOIN 42226091,17%
Edirne
17°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

‘Trakya toprakları yağmaya açılamaz’

‘Trakya toprakları yağmaya açılamaz’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: sol.jpg

SOL Parti Edirne İl Örgütü, kamu yararı kılıfı altında alınan acele kamulaştırma kararının, Trakya’nın verimli tarım arazilerine, ormanlarına, meralarına ve yaşam alanlarına el koyma girişimi olduğunu belirerek derhal geri çekilmesini istediklerini bildirdi.

SOL Parti İl Örgütü tarafından yapılan “Trakya toprakları yağmaya açılamaz: Acele kamulaştırma kararı derhal geri çekilsin!” başlıklı açıklamada, “5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Trakya bölgesinde Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale (Gelibolu) illerini kapsayan devasa bir alanda ‘Acele Kamulaştırma’ kararı alınmıştır. Kamu yararı kılıfı altında alınan bu karar, Trakya’nın verimli tarım arazilerine, ormanlarına, meralarına ve yaşam alanlarına el koyma girişimidir” denilerek şunlara yer verildi:.

“Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve çok uluslu şirketler ortaklığında yürütülmesi planlanan kaya gazı ve kaya petrolü arama/çıkarma faaliyetleri; bölgede lokasyon alanları, sondaj kuyuları, boru hatları, depolama tesisleri ve idari kampüsler adı altında Trakya toprağını ve suyunu gözden çıkarmak anlamına gelmektedir.

SULARIMIZ TÜKENİYOR, TOPRAĞIMIZ ZEHİRLENİYOR!

Kaya gazı ve kaya petrolü çıkarılmasında kullanılan ‘hidrolik kırma’ (fracking) yöntemi, bölge ekosistemi ve insan sağlığı için telafisi imkânsız yıkımlara yol açmaktadır:

Tek bir sondaj kuyusu için yüz binlerce metreküp tatlı su kullanılmakta, halihazırda yer altı su seviyesi 600 metrelere kadar çekilmiş olan Trakya tamamen susuzluğa mahkûm edilmektedir.

Hidrolik kırma sürecinde basılan tonlarca suyun içerisine eklenen ve parçalanmayan toksik kimyasallar (PFAS vb.), yer altı ve yer üstü su kaynaklarımızı ve tarım topraklarımızı zehirleyecektir.

Türkiye’nin buğday, ayçiçeği ve çeltik deposu olan Trakya arazilerinin sanayi ve maden arama sahalarına dönüştürülmesi, halkın gıda güvenliğini açıkça tehdit etmektedir.

ORTAK MÜCADELE VE BİRLİK ÇAĞRISI

Anayasa ile güvence altına alınmış olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı ve mülkiyet hakkı yok sayılmaktadır. Şirketlerin kârı uğruna Trakya halkının geleceği, toprağı ve suyu feda edilemez.

Buradan başta Trakya Platformu, Trakya Kent Konseyleri Birliği, Trakya Belediyeler Birliği olmak üzere,Trakya’daki tüm yaşam savunucularına, akademik meslek odalarına, derneklere, sendikalara, siyasi partilere, muhtarlıklara ve sivil toplum kuruluşlarına sesleniyoruz:

Trakya’nın geleceğini karartacak bu acele kamulaştırma ve maden ve enerji yağmasına karşı birleşmek zorundayız. Gelin; toprağımıza, suyumuza ve üretim alanlarımıza hep birlikte sahip çıkalım. Hukuki, toplumsal ve meşru mücadeleyi ortak bir zeminde büyüterek bu talan kararlarını boşa çıkaralım.

Acele kamulaştırma kararları derhal iptal edilmelidir!

Trakya’da kaya gazı ve kaya petrolü projelerine son verilmelidir!

Toprak, su, yaşam; talan edilemez!”

Devamını Oku

Edirne Kırmızısı’na tanıtım videosu

Edirne Kırmızısı’na tanıtım videosu
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: kirmizi.jpg

Trakya Üniversitesi’nin yeniden hayat verdiği Edirne Kırmızısı, Anadoludakiler Projesi için hazırlanan tanıtım videosuyla anlatıldı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kalkınma ajansları ve bölge kalkınma idarelerinin desteğiyle hayata geçirilen Anadoludakiler Projesi kapsamında hazırlanan tanıtım videosunda; Edirne’de sarayları, ipekleri ve dokumaları renklendiren Edirne Kırmızısı’nın (Türk Kırmızısı) tarihsel yolculuğuna yer verildi.

Kökboya bitkisi Rubia tinctorum’dan elde edilen Edirne Kırmızısı, Anadolu’dan Fransa’ya taşınarak “Rouge d’Adrinople” adıyla Avrupa’da yayıldı ve üretim formülü uzun yıllar sır gibi saklandı.

Sentetik boyaların yaygınlaşmasıyla zamanla unutulan geleneksel Edirne Kırmızısı reçetesi, Trakya Üniversitesinde yürütülen çalışmalarla yeniden hayat buldu.

Devamını Oku

Gelişim Ligleri’nde U19’lar da sahada

Gelişim Ligleri’nde U19’lar da sahada
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: gelisim-3.jpg

TFF Gelişim Ligleri’nde U14 ve U15 kategorilerinin geçtiğimiz hafta sonu start almalarının ardından U19’lar için de 2026-2027 maratonu bugün başlayacak.

Gelişim Ligleri U19 kategorisinde Edirne’nin tek temsilcisi Şükrüpaşa Spor, sezonun ilk maçında İstanbul ekibi İFA ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. İFA Sahası’nda saat 14.00’te başlayacak karşılaşmayı Hasan Çiftçi yönetirken, yardımcılıklarını da İlhan Ayyıldız ve Burhaneddin Yücel yapacak.

Gelişim Ligleri’nde U14 ve U15 kategorilerinin geçtiğimiz hafta sonu, U19’ların ise bugün start almalarının ardından Şükrüpaşa Spor’un yer aldığı  U16 ve U17’lerde 2026-2027 maratonu ise  26 Eylül 2026 Cumartesi günü başlayacak

Gelişim Ligleri’nde Edirne’den Şükrüpaşa Spor’un U14, U15, U16, U17 ve U19 olmak üzere 5,  Edirne Birlik Spor ve Uzunköprü Veteranları Yaşatma ve Koruma Spor’un U14 ve U15 olmak üzere 2 kategoride mücadele ediyor.

U19 GELİŞİM LİGİ 1. HAFTA PROGRAMI

23 Eylül 2026 Çarşamba

Çorlu Spor 1947 – Başakşehirspor     

İFA – Edirne Şükrüpaşa Spor 

Alibeyköyspor – Başakşehir Şamlar Spor Kulübü     

Silivrispor – Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş.    

Kırklarelispor – Küçükçekmece Spor 

Batı Trakya Türklerispor – Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü

Gazi Mahallesispor – İstanbul Beylikdüzüspor          

Güngören Belediyesi Spor Kulübü – Fevzipaşaspor

Devamını Oku

 KONUKLARINIZIN SESİ 392

 KONUKLARINIZIN SESİ 392
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: erdal-akas-1.jpg

             400’üncü yazımıza geldik. 400’üncü yazımızla düzenli (her ayın ikinci ve dördüncü Çarşambası) yazmayı bitirecek ve çok önemsediğimiz bir yazı oluşturduğumuzda bunu paylaşacağız. Ama arada 392 ve 393’ü atlamışız. Bu iki yazıda, ülkemizdeki ilginç bir kitlesel olay, Gezi Parkı Eylemlerinden (daha önce aktardığımız) bazı neşeli tepkileri yenileyelim.

              “…Bu arada Taksim Gezi Parkı Olaçıktı. Tüm ülkede yüzbinler ayağa kalktı. Aydınlarımız ve özellikle gençlerimiz doğal zekâlarını bu olaya yönlendirdiler. Neler neler buldular.

                 Sık bakalım, sık bakalım; biber gazı sık bakalım.

                Kaskını çıkar, copunu bırak;  delikanlı kim bakalım!

               Sizinki AVM değil kaldırım çalışması ise,

               Bizimki de ayaklanma değil, arkadaşlarla buluşma dedik.

                 Çapulcu musun vay vay, eylemci misin vay vay!

                 Gaz maskesi ala benziyor, biber gazı bala benziyor;

                 Benim tomam bana sıkıyor.

                Bulunur bir çare halk ayaktadır;

               Taksim yolunda barikattadır.

               Çapulcu musun vay vay, eylemci misin vay vay!

               Gaz maskesi biçim biçim, yürüyorum Taksim için;

              Üşenme gel hakkın için.

              Bulunur bir çare halk ayaktadır;

              Taksim yolunda barikattadır.

              Çapulcu musun vay vay, eylemci misin vay vay!     

              “Tencere, tava hep aynı hava!” diyen Erdoğan’a yanıt:

               “Makarna, kömür, koyunları sömür!”

                 Bir öyle, bir böyle kelamlardan, yasaklardan illallah!

                Başına buyruk kararlardan, fermanlardan illallah!

                Amman amman bıktık vallah!

               Amman amman şiştik vallah!

               Bu ne kibir, bu ne öfke? Gel yavaş gel, yerler yaş.

               Satamayınca gölgelerini, sattılar ormanları!

              Devirdiler, kapadılar sinemaları, meydanları!

             Her tarafım AVM den, geçişim yok bu köprüden;

            N’oldu bizim şehre n’oldu? Hormonlu bina doldu.

           Amman amman bıktık vallah!

          Amman amman şiştik vallah!

         Bu ne kibir, bu ne öfke? Gel yavaş gel, yerler yaş.

         Altı milyar yıllık evren tarihinde onyedi yıldır yaşıyorum. Tayyip’in başbakan olduğu zamana ve ülkeye denk geldik. Böyle şansın ben içine tüküreyim.

         (Çapulcu musun vay vay! ı Boğaziçi Caz korosu uyarlamış; ….illallah ı Kardeş türküler. Duman, bir halk sanatçısı da bu eyleme katılmış; ODTÜ Klasik Türk Müziği Topluluğu,

           Tomadan su atarlar vay leylim amman,

          Akrepten gaz atarlar Tayyip’im amman…

         Hacettepe öğrencileri,

        Gezi parkı biçilir mi? Tomadan su içilir mi?

        Biber gazı sık diyorlar, direnişten geçilir mi? …

diyerek…) ilk alıntılarımız dört yazı; şimdi iki yazıyla özetliyoruz.

                                                                                                                             Sağlıcakla,

Devamını Oku

VATAN MASUMLARI

VATAN MASUMLARI
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: sevginin-sirri4-4.jpg

Hatırlatalım:
Yaratılanlar sahipsiz değil. Ve de onları öldürerek asla yok edemezsiniz. Ancak fiziklerini öldürürsünüz, ruhlarını öldüremezsiniz. İşte o kulların ruhları sizden hakkını mutlaka alır. Neyle ödeyeceksiniz, düşünmez misiniz?..
O biricik kutsal kitabınızı okusaydınız, bunları öğrenirdiniz. Yaratan en değer verdiği eseri insanı, yeryüzünde ışıksız, yol bilmez, ne yapacağını bulamaz olarak BIRAKIR MI HİÇ?..
Bırakmamış ve de Kuran ile ne yapacaklarını, ne yapmayacaklarını, eğriyle, doğrunun ayırımını yazıp vermiş insanoğluna!..
Ama merak edip okuyan mı var?..
Bir de anlamadan, arapça okuyanlar var ki, akla sığacak gibi değil!..
Evet Yaratılanların sahibi, tabi ki YÜCE KAYNAK, yani “ALLAH, TANRI, GOD, RAB” diyebilirsin, sığmaz ki kelimelere..
Yüce Rabbimiz,
“Yerin üstünde, yerin altında, gökte canlı ne varsa, ÜMMETİMDİR, KULUMDUR, YAŞAM HAKLARI EŞİTTİR ONLARIN HAMİSİ, KORUYUCUSU OLARAK, EN ZEKİ YETENEKLERLE, İNSANI GÖREVLENDİRDİM”
diye biz insanlara vazifemizi bildirmiştir.
Bakıyoruz dünya insanlığına, Kâr, servet, lüks, israf uğruna, ormanları hızla kesip, denizleri kirletip, havayı zehirleyip, hayvanların, tüm canlıların, yaşam alanlarını yok ederek, soylarını öldürüyorlar!..
Sanmayın ki, yapanların ve de seyircilerin yanlarına kâr kalacak!..
Çocuklara, yaşlılara, körlere, sürülere, evlere yarenlik etsinler diye, insanlar kucaklayıp, bedava alsınlar diye yaratılan KEDİ VE KÖPEKLERİ, SAHİPSİZSE TOPLUCA ÖLDÜRMEYE BİZDE DE BAŞLANDI, maalesef.
Eskiden sadece elin oğlu öldürüyordu, biz ise, “Müslümanız” diye öldürmekten Allah’tan korkardık.
Ne diyelim?..
O masumların sahibi olan Allah’tan korkmaz mısınız?..
Deyip, o canları sahiplenerek kurtaranların çoğalması dileklerimle…
VE DE ÖNÜMÜZDE Kİ, TÖVBE ZAMANIN DOLMASI İLE BAŞLAYAN SÜRECE İYİ DİKKAT EDİN, O MASUMLARIN SAHİBİ NELERE KADİRMİŞ, GÖRÜN!..
Ey çoğunluk, bu dünya, bu ülke, yaratılanlara zalimlik edesiniz diye, SİZE emanet edilmedi!..

Bakasınız, koruyasınız, tedavi edesiniz, sevesiniz diye emanet edildi!..

Kuran’ı Kerim. Sure 42/Ayet 42:
Ancak insanlara zulmednlere ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere ceza vardır. İşte acıklı azap bunlardır.
42/47: Allah’tan geri çevrilmesi imkânsız bir gün gelmezden önce, Rabbinize uyun. Çünkü o gün, hiçbiriniz sığınacak yer bulamazsınız. İtiraz da edemezsiniz!

Devamını Oku
Özhanlar Mobilya