
11 Mart 2026 Çarşamba


Olgay GÜLER
Edirne’de, son 12 yılını ciğercilik sektöründe geçiren Erdal Akgün, sektörde yaşadığı sıkıntıların ardından yaklaşık 1 asırlık ata yadigarı peynirciliğe geri döndü.
Kentin peynircilik sektörünün tanınan markalarından Akgünler ailesinin, son 30 yıldır ata mesleğini sürdürmeyen üyesi Erdal Akgün, sektöre geri döndü. Akgün, 2014 yılından bu yana Mithatpaşa Mahallesi’nde hizmet verdiği tava ciğer dükkanını kapatarak, aile mesleğine yeniden adım attı. Yaklaşık 30 yıldır ara verdiği peynirciliğe dönen Akgün, Büyükismailçe köyünde ürettikleri ürünleri, şarküteriye dönüştürdüğü dükkanında satışa başladı.

‘SÜREKLİ FİYAT ARTIŞI BİZİ ZORLADI’
Tava ciğer sektörünü bırakma nedenine değinen Akgün, “Uzun yıllardan beri ciğer sektöründe faaliyet gösteriyorduk. Fakat aldığımız ham ciğerin her gün zamlanması, sürekli fiyat artışı olması bizi zorlamaya başladı. Sakatatçı istediği gibi zam yapabiliyor ama dükkânı olan, işletmesi olan kişi istediği anda, istediği zaman zam yapamıyor. Bu gerçekten çıkılmaz bir durum halini almıştı. Zaman zaman bu durum beni üzüyordu tabii ki. Bir de çok personelle çalışmak mecburiyetindesiniz, masraflı bir iş. Onun ötesinde, zaten peynir üretimi de yaptığımız için o işten çekilip bu şekilde şarküteri olarak devam etme kararı aldık” dedi.

‘NEREDEYSE CUMHURİYETLE YAŞIT ÜRETİM DEVAM EDİYOR’
Aile mesleği peynirciliğin, dönemin Trakya Genel Müfettişi Kazım Dirik’in girişimleriyle başladığını kaydeden Akgün, “Aslında bu iş daha önceden de vardı. Daha önce dediğimizde, ailemizin peynir yapımının tarihi tam olarak bilinmiyor ama resmi olarak, o dönemin valisi, aynı zamanda Atatürk’ün silah arkadaşı olan İsmet Paşa’nın da yakın çalışma arkadaşı Kazım Dirik tarafından önerilerek dedelerimiz bu sektöre girmiş. O zamandan bu zamana kadar diğer amcaoğullarının da faaliyeti durmaksızın devam etti. Nesillerdir bu iş yapılıyor. Soyadımız adeta süt ürünleriyle özdeşleşti. Çok uzun yıllar önce, neredeyse Cumhuriyet’le yaşıt bir şekilde ailemiz süt ürünleri üretimiyle iç içe bir hayat sürdürdü ve üretime devam etti. Günümüzde de burada yeni bir işletme açtık. Alipaşa Ortakapı’da böyle bir ihtiyacın olduğu zaten herkes tarafından biliniyordu. Biz de bu işe burada başlamış olduk. Her şeyin ekonominin ayağa kalkmasıyla, şartların düzelmesiyle daha güzel olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Edirne’nin yerel markalarına sahip çıkmanın ve geleneksel yöntemlerle üretime devam etmenin şehir ekonomisi için kritik olduğuna da dikkat çeken Akgün, işletmenin resmi açılış töreninin ise Ramazan ayının ardından yapılacağını kaydetti.





Fagopyrum esculentum bitkisinin kalp şeklindeki yapraklarından süzülen bu değerli tohumlar glüten hassasiyeti olanlar için kusursuz bir bağlayıcı görevi üstlenir.
Yirmiyi aşkın un çeşidimizle edindiğimiz uzmanlık sayesinde doğanın sunduğu saf karabuğday tanelerini mutfağınıza en taze formuyla ulaştırıyoruz. Hasat edilir edilmez kabuğundan dikkatlice ayırdığımız bu minik tohumlar Asya ve Avrupa’nın bereketli topraklarındaki genetik mirasını doğrudan tabaklarınıza taşır.
Hamurunuzun kıvamını ve besin değerini artırmak istediğinizde Glutensiz Değirmen olarak atölyemizde her gün uyguladığımız şu teknikleri kullanabilirsiniz
Büyük ölçekli fırınlar ve restoranlar standart lezzet profilini korumak adına her zaman aynı kalitede malzemeye ihtiyaç duyar. İşletmenizin günlük üretim rutinini güvence altına alan toptan karabuğday gönderimlerimizi doğrudan üretim hattınızın hızına entegre ediyoruz. Gelen çuvalları nemden uzak depolarınızda ahşap paletler üzerinde havalandırarak saklamanız malzemenin raf ömrünü doğal yollarla ciddi seviyede uzatır.
Aylık veya yıllık ham madde bütçenizi yaparken aracısız tedarik zincirimiz sayesinde kasavet yaratan sürpriz maliyetlerden anında kurtulursunuz. Sizlere sunduğumuz avantajlı karabuğday toptan fiyatı listemiz mutfağınızın finansal dengesini koruyup müşteri porsiyonlarınızı çok daha verimli hesaplamanıza olanak tanır. Doğru mevsimde yaptığınız hacimli alımlar sayesinde ürün kalitenizi düşürmeden kârlılığınızı gözle görülür biçimde artırırsınız.


Edirne Emekliler Derneği, 65 yaş üstü vatandaşların ücretsiz binişleri gündeme getirilmesinin saygısızlık olduğunu belirterek, ücretsiz binişin 65 yaş üstüne devlet tarafından verilmiş bir hak olduğunu, sorun varsa bunun devletle çözülmesi gerektiğini bildirdi.
Edirne Emekliler Derneği’nce yapılan yazılı açıklamada, “Öncelikle bir atasözü ile başlayalım, Amacımız Bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek” denilerek, sırasıyla, “Ulaşım haktır, keyfi değil!”, “Edirne ulaşımda saygı istiyor”, “65 yaşına saygı, kentliye hizmet!” ve “Zam varsa, hizmette olsun!” ifadelerine yer verildi. Derneğin açıklamasındaki “Edirne’de toplu taşıma sorunları ve taleplerimiz” başlığı altında şunlara yer verildi:
TOPLU TAŞIMA SORUNLARI
“Bugün burada, Edirne’deki toplu ulaşım sorununa dikkat çekmek istiyoruz. Toplu taşımacılık, yalnızca ticari bir faaliyet değil; aynı zamanda kamusal bir hizmettir.
65 yaş üstü vatandaşlarımızın ücretsiz binişleri gündeme getirilmesi saygısızlıktır, Ücretsiz biniş 65 yaş üstüne devlet tarafından verilmiş bir haktır, sorun varsa bu devletle çözülmelidir. Ayrıca 1 ayda çoklu binişler kaç kişidir ve münferit midir basınla paylaşmadan gerekli kişiler uyarılmalıdır ve geneli bağlamamalıdır.
Ayrıca bazı belediyelerde olduğu 60-65 arası indirimli belirli binişi olan kontörlü kartlar bu gruplardaki emeklilere verilebilir.
Kentimizdeki toplu ulaşım sistemi, sosyal belediyecilik anlayışından uzaklaşmış ve büyük ölçüde kâr odaklı bir yapıya dönüşmüştür. Özel sektör işletmesi olarak karlılık olacak ama bunun karşılığı kaliteli hizmette olacak.
Kent sakinleri olarak bizler, bu hizmetin bedelini düzenli olarak ödüyoruz. Buna rağmen, ödediğimiz ücretlerin karşılığını hizmet kalitesi açısından yeterince alamadığımızı üzülerek ifade etmek zorundayız.
Sorunlarımız Serhad Birlik yöneticileri ile paylaşılmış ve bu konuda iş birliği ile hareket edip sorunların minimuma indirilmesi çaba harcanması kararı gereği biz dernek olarak da her türlü iş birliğine hazır olduğumuzu belirtmiştik.
En büyük hassasiyetlerimizden biri de 65 yaş üzeri vatandaşlarımıza yönelik uygulamalardır.
Kanunlarla güvence altına alınmış haklarını kullanan büyüklerimizin zaman zaman olumsuz ve kırıcı tavırlarla karşılaşması kabul edilemez.
Unutmayalım bu grup sizin babanız, anneniz yaşındadır ki sizin anne, babanızda olabilir ve daha saygılı bir davranışı hak etmektedirler.
Bu sorunların çözülmesi gerekirken görmezden gelinmemesi, toplumda güven duygusunun artırılmasına ve Edirne kentine yakışır bir hizmet kalitesi için uğraş verilmelidir.
Bizler ne ayrıcalık ne de imtiyaz istiyoruz. Sadece ödediğimiz ücretin karşılığını almak ve insanca bir ulaşım hizmeti görmek istiyoruz.
Unutulmamalıdır ki ekonomik zorluklar yalnızca işletmeleri değil, tüm vatandaşları etkilemektedir
TALEP VE ÖNERİLER
65 yaş üzeri vatandaşlara yönelik olumsuz ve ayrımcı tutumların sona ermesini istiyoruz. Yeni yerleşim bölgelerine daha fazla araç ve sefer düzenlenmesini talep ediyoruz. Kullanım ömrünü tamamlamış araçlarla hizmet verilmesini istemiyoruz. Eğitimli ve iletişim konusunda donanımlı sürücüler görev yapmalıdır. Yaz aylarında çalışan klimalar, kış aylarında ise etkin ısıtma sistemleri olmalıdır. Duraklarda güvenli ve sağlıklı iniş–biniş koşulları sağlanmalıdır. Sefer iptalleri önceden duyurulmalıdır. Ücret politikası konusunda daha adil ve şeffaf bir sistem kurulmalıdır. 6 ayda bir yapılan zam taleplerinin otomatik şekilde kabul edilmesini doğru bulmuyoruz. Güzergâh değişiklikleri en az 1 ay önceden kamuoyuna açıklanmalıdır. Vatandaşların şikâyetlerini iletebileceği etkin bir mobil sistem kurulmalıdır. Araçların konumunu ve güzergâhını gösteren mobil uygulamalar devreye alınmalıdır. Duraklardaki araç gelme dakikalarını gösteren göstergeler gözden geçirilip aktif hale getirilmelidir.Zaman zaman STK lar la toplantı yapılıp sorunlar ve öneriler birebir görüşülmelidir.
Tüm sorunların giderilmesi de Belediye sorumluluğundadır ve Ulaşım dairesinin de bu konuda daha etkin çalışması gerekir. Yukarıdakiler bizim taleplerimiz ve önerilerimiz, bir de biz emeklilerin yapmamız gerekenler vardır. En yoğun saatlerde işimiz yoksa ve herhangi bir yere yetişmek zorunda değilsek kullanmamalıyız.
65 yaş üstü ücretsiz kullanım hakkını gerektiği şekilde kullanmalıdır. Örnek 1 durak sonra aracı kullanmamak gibi, Şöyle bakmak lazım ücretli olsa kullanacak mıyız?
Araç personeline bir günaydını, kolay gelsindi, iyi akşamlar gibi nezaketi çok görmemeliyiz. Unutmayalım aracı kullanan bizlerin çocukları, kardeşleri de olabilir.
Gençler tabi ki büyüklerine saygı gösterip yer vermeli belki, bizler büyükleri olarak hoşgörülü davranış içinde olmalıyız, çok yoğun bir ders saati geçirmiş olabileceklerini düşünmemiz gerekir.
SONUÇ;
Belediyelerin görevi yalnızca zam taleplerini onaylamak değildir, sorunların giderilmesi için daha etkin çalışmalıdır. Ayrıca benzer illerdeki ulaşım fiyatları ile Edirne’deki ulaşım fiyatları karşılaştırması yapılmalı, burada bu kadar zam ihtiyaç var mı araştırılmalı. (Niğde örneğini alabilirsiniz – Aynı araçlarla, Nüfus daha fazla ve daha ucuz ulaşım var) Ulaşım rantabl mı yapılıyor bu da irdelenmeli.
Belediyeler aynı zamanda kent yaşamının kalitesini artırmakla sorumludur.
Edirne Belediyesi’ni, toplu taşıma hizmetini sağlayan firmayı ve tüm yetkilileri; kent halkının taleplerini dikkate almaya, sorunları çözmeye ve çağdaş ulaşım çözümleri üretmeye davet ediyoruz.
Bizler bu kentte birlikte yaşamaya devam edeceğiz. Ancak bunu daha adil, daha saygılı ve daha çağdaş bir ulaşım sistemiyle yapmak istiyoruz.”


Olgay GÜLER
Edirne Belediyesi’nin ihtiyaç sahibi yaklaşık 500 emekliye vereceği bayram ikramiyelerinin 2 bin 500 TL’lik ilk tutarının, Cuma günü hesaplara yatırılmasının planlandığı öğrenildi.
Türkiye’de milyonlarca emeklinin, ekonomik açıdan bayramı daha rahat geçirebilmek bekledikleri ikramiye artışları bu yıl sonuçsuz kaldı.

2026 yılı için ikramiyelere artış yapılmayacağı açıklanırken, Edirne Belediyesi geçtiğimiz aylarda meclis toplantısında emeklilere yönelik alınan yardım kararını hayata geçirmeye hazırlanıyor.
Belediye Ramazan ve Kurban Bayramı öncesi emeklilere yapılacak 2 bin 500’er liralık yardımlar için kolları sıvadı.
2 BİN 500 LİRALIK İLK İKRAMİYELER CUMA GÜNÜ HESAPTA
Edinilen bilgiye göre Edirne Belediyesi, bayram ikramiyeleri için başvuranların arasından kriterlere uyan, ihtiyaç sahibi yaklaşık 500 kişiyi belirlendi. İsmi belirlenen kişiler için bu hafta belediye ödeme çıkardı. İşlemlerin halen devam ettiği ikramiyelerin Cuma günü, hesaplara yatırılacağı kaydedildi.


Güller, yüzyıllardır duyguların en estetik ve en güçlü ifade biçimi olmuştur. Ancak birine gül gönderirken sadece görselliğe odaklanmak, farkında olmadan yanlış bir mesaj göndermenize neden olabilir.
Çünkü güllerin her rengi, aslında sessiz bir dille derin manalar fısıldar. Birine kırmızı gül verdiğinizde “Seni seviyorum” derken, sarı gül seçtiğinizde “Dostluğumuza değer veriyorum” mesajı iletirsiniz.
Duygularınızı tam on ikiden vuran bir seçimle ifade etmek ve sevdiklerinizin ruhuna dokunmak için güllerin bu gizli alfabesini bilmek gerekir.
Özellikle Akdeniz’in canlılığını ve tazeliğini yansıtan, duygularınıza tercüman olacak bir Antalya çiçek arayışındaysanız, renklerin anlamlarını öğrenerek hediyenizi çok daha etkileyici bir boyuta taşıyabilirsiniz.

Çiçeklerin dili (Floriografi), özellikle Viktorya döneminde insanların duygularını açıkça ifade edemedikleri zamanlarda bir iletişim yöntemi olarak doğmuştur.
Bugün bu gelenek hala geçerliliğini koruyor ve doğru seçilmiş bir gül rengi, sayfalarca sürecek bir mektubun etkisini tek bir bakışta yaratabiliyor.
Gül renklerini seçerken göz önünde bulundurmanız gereken temel yaklaşımlar şunlardır:

Gülün rengi, hediyenizin kalbi gibidir.
Yanlış kişiye yanlış rengi göndermek küçük bir yanlış anlaşılmaya neden olabilirken, doğru rengi seçmek aranızdaki bağı inanılmaz bir seviyeye taşıyabilir.
Bu hassas dengeyi kurmak ve en taze, en canlı renkleri bir araya getiren bir aranjman hazırlatmak için vizyon sahibi bir Antalya çiçekçi ile çalışmak, vereceğiniz mesajın görsel bir şölene dönüşmesini sağlar.

İşte gül renklerinin gizli dünyası ve ideal hediye önerileri:
Klasik renklerin ötesinde, bazı güller vardır ki hem görünüşleriyle büyüleyicidir hem de çok spesifik mesajlar taşırlar:
İlk bakışta aşkın ve görkemin simgesidir.
Birine lavanta rengi gül göndermek, “Sana ilk gördüğüm an vuruldum” demenin en gizemli yoludur. Aynı zamanda asalet ve büyülenmeyi temsil eder.
Doğada tam olarak mavi gül bulunmaz; bu yüzden mavi güller “imkansızı başarmayı”, “ulaşılamaz olanın peşinden gitmeyi” ve eşsizliği simgeler.
Hayatınızdaki o benzersiz insana verilecek en orijinal hediyedir.
Turuncu ile pembe arasında bir köprü kurar. Bu renk, samimi bir arzuyu ve birini tanıdıkça artan o sıcak enerjiyi temsil eder.
Sadece gülün rengi değil, kaç tane gönderdiğiniz de aslında karşı tarafa gizli bir şifre gönderir.
Çiçeklerin o sessiz matematiği şöyledir:
Doğru rengi ve sayıyı seçmek kadar, o güllerin teslim edildiği andaki tazeliği ve sunumu da mesajınızın etkisini belirler.
Duygularınızın solgun yapraklarla değil, taptaze bir ihtişamla ulaşması için şu detaylara dikkat etmelisiniz:
Güller, kesildikten sonra narinleşen çiçeklerdir. Sipariş verdiğiniz yerin ürün sirkülasyonunun yüksek olması, size o gün dalından kopmuş tazelikte güller gelmesini sağlar.
Bu yüzden güvenilir ve profesyonel bir ağ üzerinden Antalya çiçek siparişi oluşturmak, sürprizinizin kalitesini garanti altına alır.
Eğer güller eve gidecekse uzun vazoda sunulan tasarımlar çok şıktır.
Ancak bir akşam yemeğinde veya dışarıda buluştuğunuzda verecekseniz, taşınması kolay ve elde zarif duran buket tasarımlarını tercih etmelisiniz.
Kaliteli bir gül aranjmanında dikenler temizlenmiş, alt yapraklar ayıklanmış olmalıdır.
Bu, hem estetik bir görünüm sunar hem de çiçeğin suyunun daha uzun süre temiz kalmasını sağlar.
Güller, doğanın bize sunduğu en romantik alfabe taşlarıdır.
Kırmızının tutkusundan beyazın saflığına, sarının neşesinden morun gizemine kadar her renk, kalbinizden geçenleri karşı tarafa en saf haliyle aktarır.
Birine gül göndermek sadece bir hediye vermek değil, ona bir duygu dünyasının kapılarını aralamaktır.
Renklerin ve sayıların bu gizli dilini kullanarak yapacağınız seçimler, hayatınızdaki insanlara verdiğiniz değeri ve gösterdiğiniz ince düşünceyi en güzel şekilde kanıtlayacaktır.
Unutmayın, doğru renkte bir gül, binlerce kelimenin söyleyemediği o büyülü cümleyi kurabilir.
Bu tamamen aranızdaki bağa ve bütçenize bağlıdır.
Ancak genel kabul görmüş kural olarak; özel ve romantik bir başlangıç için 1 adet, “lütfen benim ol” demek için 12 adet, çok büyük bir hayranlık ve bağlılık için ise 50 veya 101 adet gül tercih edilir.
Eski zamanlarda bu anlamı taşısa da, günümüz çiçek literatüründe sarı gül tamamen dostluk, neşe, teşekkür ve iyileşme anlamlarını taşır.
Yani bir arkadaşınıza güvenle sarı gül gönderebilirsiniz.
Vazodaki suyu her gün değiştirin ve her değişimde sap uçlarını 45 derecelik açıyla kesin.
Ayrıca vazonun içine bir çay kaşığı şeker eklemek, güllerin ihtiyaç duyduğu besini sağlayarak daha uzun süre diri kalmalarına yardımcı olur.