
11 Mart 2026 Çarşamba


Güller, yüzyıllardır duyguların en estetik ve en güçlü ifade biçimi olmuştur. Ancak birine gül gönderirken sadece görselliğe odaklanmak, farkında olmadan yanlış bir mesaj göndermenize neden olabilir.
Çünkü güllerin her rengi, aslında sessiz bir dille derin manalar fısıldar. Birine kırmızı gül verdiğinizde “Seni seviyorum” derken, sarı gül seçtiğinizde “Dostluğumuza değer veriyorum” mesajı iletirsiniz.
Duygularınızı tam on ikiden vuran bir seçimle ifade etmek ve sevdiklerinizin ruhuna dokunmak için güllerin bu gizli alfabesini bilmek gerekir.
Özellikle Akdeniz’in canlılığını ve tazeliğini yansıtan, duygularınıza tercüman olacak bir Antalya çiçek arayışındaysanız, renklerin anlamlarını öğrenerek hediyenizi çok daha etkileyici bir boyuta taşıyabilirsiniz.

Çiçeklerin dili (Floriografi), özellikle Viktorya döneminde insanların duygularını açıkça ifade edemedikleri zamanlarda bir iletişim yöntemi olarak doğmuştur.
Bugün bu gelenek hala geçerliliğini koruyor ve doğru seçilmiş bir gül rengi, sayfalarca sürecek bir mektubun etkisini tek bir bakışta yaratabiliyor.
Gül renklerini seçerken göz önünde bulundurmanız gereken temel yaklaşımlar şunlardır:

Gülün rengi, hediyenizin kalbi gibidir.
Yanlış kişiye yanlış rengi göndermek küçük bir yanlış anlaşılmaya neden olabilirken, doğru rengi seçmek aranızdaki bağı inanılmaz bir seviyeye taşıyabilir.
Bu hassas dengeyi kurmak ve en taze, en canlı renkleri bir araya getiren bir aranjman hazırlatmak için vizyon sahibi bir Antalya çiçekçi ile çalışmak, vereceğiniz mesajın görsel bir şölene dönüşmesini sağlar.

İşte gül renklerinin gizli dünyası ve ideal hediye önerileri:
Klasik renklerin ötesinde, bazı güller vardır ki hem görünüşleriyle büyüleyicidir hem de çok spesifik mesajlar taşırlar:
İlk bakışta aşkın ve görkemin simgesidir.
Birine lavanta rengi gül göndermek, “Sana ilk gördüğüm an vuruldum” demenin en gizemli yoludur. Aynı zamanda asalet ve büyülenmeyi temsil eder.
Doğada tam olarak mavi gül bulunmaz; bu yüzden mavi güller “imkansızı başarmayı”, “ulaşılamaz olanın peşinden gitmeyi” ve eşsizliği simgeler.
Hayatınızdaki o benzersiz insana verilecek en orijinal hediyedir.
Turuncu ile pembe arasında bir köprü kurar. Bu renk, samimi bir arzuyu ve birini tanıdıkça artan o sıcak enerjiyi temsil eder.
Sadece gülün rengi değil, kaç tane gönderdiğiniz de aslında karşı tarafa gizli bir şifre gönderir.
Çiçeklerin o sessiz matematiği şöyledir:
Doğru rengi ve sayıyı seçmek kadar, o güllerin teslim edildiği andaki tazeliği ve sunumu da mesajınızın etkisini belirler.
Duygularınızın solgun yapraklarla değil, taptaze bir ihtişamla ulaşması için şu detaylara dikkat etmelisiniz:
Güller, kesildikten sonra narinleşen çiçeklerdir. Sipariş verdiğiniz yerin ürün sirkülasyonunun yüksek olması, size o gün dalından kopmuş tazelikte güller gelmesini sağlar.
Bu yüzden güvenilir ve profesyonel bir ağ üzerinden Antalya çiçek siparişi oluşturmak, sürprizinizin kalitesini garanti altına alır.
Eğer güller eve gidecekse uzun vazoda sunulan tasarımlar çok şıktır.
Ancak bir akşam yemeğinde veya dışarıda buluştuğunuzda verecekseniz, taşınması kolay ve elde zarif duran buket tasarımlarını tercih etmelisiniz.
Kaliteli bir gül aranjmanında dikenler temizlenmiş, alt yapraklar ayıklanmış olmalıdır.
Bu, hem estetik bir görünüm sunar hem de çiçeğin suyunun daha uzun süre temiz kalmasını sağlar.
Güller, doğanın bize sunduğu en romantik alfabe taşlarıdır.
Kırmızının tutkusundan beyazın saflığına, sarının neşesinden morun gizemine kadar her renk, kalbinizden geçenleri karşı tarafa en saf haliyle aktarır.
Birine gül göndermek sadece bir hediye vermek değil, ona bir duygu dünyasının kapılarını aralamaktır.
Renklerin ve sayıların bu gizli dilini kullanarak yapacağınız seçimler, hayatınızdaki insanlara verdiğiniz değeri ve gösterdiğiniz ince düşünceyi en güzel şekilde kanıtlayacaktır.
Unutmayın, doğru renkte bir gül, binlerce kelimenin söyleyemediği o büyülü cümleyi kurabilir.
Bu tamamen aranızdaki bağa ve bütçenize bağlıdır.
Ancak genel kabul görmüş kural olarak; özel ve romantik bir başlangıç için 1 adet, “lütfen benim ol” demek için 12 adet, çok büyük bir hayranlık ve bağlılık için ise 50 veya 101 adet gül tercih edilir.
Eski zamanlarda bu anlamı taşısa da, günümüz çiçek literatüründe sarı gül tamamen dostluk, neşe, teşekkür ve iyileşme anlamlarını taşır.
Yani bir arkadaşınıza güvenle sarı gül gönderebilirsiniz.
Vazodaki suyu her gün değiştirin ve her değişimde sap uçlarını 45 derecelik açıyla kesin.
Ayrıca vazonun içine bir çay kaşığı şeker eklemek, güllerin ihtiyaç duyduğu besini sağlayarak daha uzun süre diri kalmalarına yardımcı olur.













Olgay GÜLER
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşla birlikte, petrol ticaretinde büyük önem taşıyan Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel enerji piyasalarını alt üst ederken, kriz pompaya da yansıdı.
Ortadoğu’da süren gerilimin deprem etkisi yarattığı akaryakıt fiyatları, sürücüleri de üzen haberin gelmesine neden oldu. Brent petrolde artan fiyatlar geçen haftadan itibaren pompaya da yansırken, birçok sektörde de gider kalemleri yükseldi. Akaryakıt fiyatlarından en çok etkilenen sektörlerin başındaysa taşımacılık geldi. Edirne’de toplu ulaşım sektörünün en önemli paydaşlarından Serhad Birlik Kooperatifi ile Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Aytaç Dilci, gideri azaltmak adına taşıma zammı da dahil bir takım önlemler almaya hazırlandıklarını söyledi.

‘BAZI PLANLAMALAR YAPIYORUZ’
Son zamanlarda gelen fahiş artışın kendilerini korkuttuğunu söyleyen Dilci, “Akaryakıt fiyatları herkesi etkilediği gibi bizi de etkiliyor. Bizi bir tık daha fazla etkiliyor. Çünkü bizim bütün işimiz akaryakıtla. Son zamanlarda gelen bu fahiş zamlar ve gelmesi beklenen zamlar bizi ürkütüyor. İnsanlar bize ‘çok zam aldınız’ diyorlar ama biz inanın kamu hizmeti yapıyoruz. Yani çoğu hatta kar gütmeden gidiyoruz. Bunların da bir maliyeti oluyor bize. Bunları hesapladığınızda amortismandır, akaryakıttır bu kalemlere fahiş fiyatlar veya planlananın dışında zamlar geldiğinde biz yürüyemez, çalışamaz hale geliyoruz. Burada mecburen bazı tedbirler alacağız. Tabii ki ilk tedbir her zaman zam oluyor ama biz zam yapmak da aslında istemiyoruz. Çünkü zamla nereye kadar alacağız? Şunu düşündük; bazı planlamalar yapıyoruz. Hatları biraz kısaltmak, servis aralarını açmak, sayılarını biraz düşürmek. Ama tabii bunları aksatmadan yani yolcuya çok fazla bekleme yaptırmadan bunları düşürerek aynı maliyetle çalışmayı deneyeceğiz. Bu gelen hesapsız zamlara karşılık neler yapabiliriz? Nasıl bu süreci atlatabiliriz? Bunların çarelerini arıyoruz” dedi.
‘KESTİREMEDİĞİMİZ BİR SÜREÇ YAŞIYORUZ’
Alınan tedbirlerin sonuç vermemesi durumunda zam taleplerinin de olacağını dile getiren Dilci, “Bunun yanında baktık olmuyor. Tabii ki zam talebimiz olacak. İnşallah fiyatlar geriye döner ama bugüne kadar hiçbir zaman çıkan fiyatlar geriye dönmedi. Ortalama 60 lira civarındayken akaryakıt fiyatları bu savaşla birlikte, bölgede yaşanan sıkıntılarla birlikte 66 liraya kadar çıktı. Akşam 53 kuruş geldi. Bu akşam 6 lira gibi bir zam bekleniyor. Çünkü EŞEL mobil sisteminin dolduğu söyleniyor. Kestiremediğimiz bir süreç yaşıyoruz aslında. Bu yüzden biz de ne yapacağımızı bilmiyoruz. Herkes zor durumda. Birinci gider kaleminiz akaryakıt olduğu için daha büyük sıkıntıdayız. Bölgedeki yangın ulaşım sektörünü de etkiliyor. Tedbirler almaya çalışacağız. Edirne halkını da çok üzmeden ama biz de yaşayabileceğimiz ve hizmet verebileceğimiz bir çizgide olmamız lazım. Bu dengeyi tutturmamız lazım. Onun için uğraşıyoruz” diye konuştu.


Olgay GÜLER
Edirne’de geçtiğimiz hafta kutlanan Muhasebe Haftası kapsamında mesleğin sorunlarına yönelik açıklama yayınlayan Mali Müşavir Volkan Mudrişler, serbest muhasebeci mali müşavirlerin her geçen gün artan sorunlarına çözüm bulunamadığına dikkat çekti.
Mudrişler açıklamasında, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) odaları, Yeminli Mali Müşavirler (YMM) odaları ve Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin (TÜRMOB) kuruluş amaçlarına dikkat çekti. Söz konusu kuruluşların meslek mensuplarının sorunlarının çözümü, üyelerini eğitim ve seminerler düzenleyerek geliştirmek, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunmak, toplumu mesleki konularda doğru bilgilendirmek amacıyla kurulduğunu belirten Mudrişler, TÜRMOB yönetimindeki adaletsiz dağılıma da dikkat çekti.
‘YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER SORUNLARI ANLAYAMIYOR, ÇÖZÜM ÜRETEMİYOR’
TÜRMOB tarafından en son yayınlanan istatiklere dikkat çeken Mudrişler, “Türkiye’de odalara kayıtlı toplam 131.764 SM ve SMMM , 5.064 YMM bulunmaktadır. TÜRMOB’da yönetim kurulu 9 kişiden oluşur. Yönetim Kurulundaki dağılım ise 5 YMM, 4 SMMM şeklinde olup başkanın YMM olması zorunludur. Görmüş olduğunuz gibi üst birlikte toplam sayıları 5.064 olan YMM’ler 5 kişi ile temsil edilirken toplam sayıları 131.764 olan SM ve SMMM’ler 4 kişi ile temsil edilmekte ve kurullarda SMMM’ler başkanlık görevi de yapamamaktadırlar. Bu adaletsiz dağılım diğer kurullarda da uygulanmaktadır. Tablonun daha da vahim olan kısmı YMM mesleğini icra edenlerin çok büyük çoğunluğu daha önceden Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik mesleğini yapmayanlardan oluşmaktadır. Bu durumda hayatı boyunca hiç defter tutmamış, muhasebe ofisinde çalışmamış, beyanname düzenlememiş, SGK bildirgesi düzenlememiş kısacası muhasebe ofisinde yapılan işlerden bilgisi olmayan Yeminli Mali Müşavirler 131.764 kişinin sorunlarını anlayamamakta ve çözüm üretememektedir” dedi.
‘BİRÇOK SORUNUMUZA HALEN ÇÖZÜM BULUNAMADI’
Meslekte her geçen gün sorunların artarak devam ettiğini belirten Mudrişler, “4. Dönem geçici vergi kaldırılmışken apar topar tekrar geri getirildi. Türkiye’de vergi mükelleflerinin defterlerini yasalara uygun tutarak beyannamelerini onaylama yetkisi SMMM’lere verilmişken bu yetki kısmen de olsa elimizden alındı. 49 nolu tebliğ ile SMMM ler etkisizleştiriliyor. Birde bunlar yetmezmiş gibi YMM lerin düzenlemek zorunda oldukları karşıt inceleme tutanakları SMMM lere elektronik ortamda zorunlu olarak düzenlettiriliyor ve cezai müeyyide ile karşı karşıya bırakılıyor. Belirttiğim 4 madde sadece son 3 ay içerisinde karşılaştığımız ve çözüm bulamadığımız sorunlar. Bunların yanında eskiden beri devam eden birçok sorunumuza halen çözüm bulunamadı” diye konuştu.
‘ÜST BİRLİĞİN AYRILMASI GEREKİYOR’
Mesleğin sorunlarını anlayacak ve anlatacak yönetim yapılarına sahip olmadıklarının da altını çizen Mudrişler, “5.064 kişilik YMM’ler 131.764 kişilik SMMM’leri idare ediyor. Aleyhimize çıkarılan yasa, yönetmelik, tebliğ, genelge ve talimatlara karşı yöneticilerimizin (az da olsa istisnaları var o kişileri tenzih ediyorum) mücadele etmediklerini hatta buna hiç niyetlenmediklerini üzüntü ile görüyoruz. Çözüm: acilen 3568 sayılı yasada değişiklik yapılarak YMM ve SMMM odaları gibi üst birliğimizin ayrılması gerekmektedir. Ya da TÜRMOB kurullarında SMMM ve YMM’lere üye sayılarına göre temsil yetkisi verilmelidir. Bu konuda başta siyasetçilerimiz olmak üzere bürokraside görev alan bütün yetkililerimize sesleniyorum. Ayrıca bütün meslektaşlarımın bu önemli sorunu sık sık gündeme getirmelerini ve en yakınlarındaki siyasetçiler ile bürokratlara iletmelerini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.


CHP 28. Dönem Edirne Milletvekili Aday Adayı, iş insanı Namık Kemal Oğuz, son günlerde açıklanan ekonomik veriler ve özellikle emeklilere yönelik bayram ikramiyesi konusunda alınan kararların toplumda ciddi bir hayal kırıklığı yarattığını belirterek, bugün yaşanan sorunun bütçe değil, tercih meselesi olduğunu söyledi.
Oğuz yaptığı açıklamada, 2026 yılı için emeklilere verilecek bayram ikramiyesinin 4.000 TL olarak açıklanması ve bu tutara herhangi bir artış yapılmamasının içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar göz önüne alındığında kabul edilebilir olmadığını belirterek şunları kaydetti:.
“Bugün Edirne’de, merkezde, ilçelerimizde, beldelerimizde ve köylerimizde yaşayan emeklilerimizin pazara çıktığında karşılaştığı fiyatlar ortadadır. Elektrik, doğalgaz, kira ve sağlık harcamaları her geçen gün artarken ‘artış yok’ demek, milyonlarca emeklimizin yaşadığı ekonomik sıkıntıları görmezden gelmek anlamına gelmektedir.
Bayram ikramiyesi bir lütuf değildir. Emeklilerimizin torunlarına harçlık verebilmesi, evlerinde huzur içinde bir bayram sofrası kurabilmesi için tanınmış bir haktır.
Sayın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek milli gelirin arttığını ve ekonominin güçlendiğini ifade etmektedir. Eğer milli gelir gerçekten arttıysa, vatandaş neden bunu günlük hayatında hissedememektedir? Neden elektrik faturalarında, yakıt fiyatlarında veya temel gıda ürünlerinde bir rahatlama göremiyoruz?
Emekliler bu ülkenin yükü değildir. Onlar yıllarca çalışmış, üretmiş, vergi vermiş ve bu ülkeye hizmet etmiş insanlardır. Bugün yaşanan sorun bütçe değil, tercih meselesidir.
4.000 TL’lik bayram ikramiyesi yüksek enflasyon karşısında artık sembolik bir rakama dönüşmüştür. Emekliler sadaka değil, enflasyon ve yaşam maliyetine göre güncellenmiş haklarını istemektedir.
Edirne’den açıkça ifade ediyorum:
Emeklilerimizin sesi duyulana ve hak ettikleri yaşam koşullarına kavuşana kadar bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.”