DOLAR 49,15520,07%
EURO 55,0628-0,45%
ALTIN 6.553,410,16
BIST %
BITCOIN 42240661,27%
Edirne
15°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Istrancalar korunmalı!

Istrancalar korunmalı!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: 950b8c7f-62df-45b9-94b7-311a98c39356.jpg

DOKU Derneği, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nün yalnızca sokak hayvanlarını değil, ormanlarda, dağlarda ve sulak alanlarda yaşam mücadelesi veren tüm canlıları hatırlama günü olduğuna dikkat çekerek, Istrancalar’ın Biyosfer Rezerv alanı ilan edilmesi çağrısında bulundu. Dernek Başkanı Göksal Çidem, hayvanların yaşam hakkının sınırların ve siyasi kararların üzerinde tutulması gerektiğini belirterek, “Sınırlar insanları ayırabilir, ama doğa sınır tanımaz!” ifadelerini kullandı.
DOKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çidem, yaptığı yazılı açıklamada, Istrancalar’ın Türkiye ile Bulgaristan arasında uzanan, zengin biyolojik çeşitliliği ve yaban hayatıyla önemli bir ekosistem olduğunun altını çizerek, “Ancak Bulgaristan sınırında uygulanan jiletli tel ve çit sistemleri, yaban hayvanlarının doğal hareketlerini engelleme, yaralanmalarına ve ölümlerine neden olma riski taşımaktadır” dedi.
“Bir karaca, bir kurt, bir tilki ya da bir kaplumbağa için sınır yoktur. Onlar için yalnızca yaşam alanları ve yaşamlarını sürdürebilme mücadelesi vardır” diyen açıklamasında şunlara yer verdi:
“Sınır boyunca uzanan jiletli teller, yaban hayvanlarının göç ve geçiş güzergâhlarını keserek habitat parçalanmasını derinleştirebilir. Beslenme, üreme ve suya ulaşma alanlarına erişimlerini zorlaştırabilir. Doğal yaşamın devamlılığı için hayati öneme sahip ekolojik koridorların bu tür fiziksel engellerle kesintiye uğraması, yalnızca tek tek hayvanları değil, bütün ekosistemi tehdit eder.


DOĞA SINIR TANIMAZ, YAŞAM TELLERİN ARDINDA KALAMAZ!
Hayvanları korumak, onları yalnızca açlıktan ve şiddetten korumak değildir. Onların özgürce dolaşabileceği, beslenebileceği, üreyebileceği ve doğal yaşam döngülerini sürdürebileceği alanları korumaktır.
Güvenlik önlemleri, yaban hayatının yaşam hakkını ve ekolojik bütünlüğü gözeten çözümlerle hayata geçirilmelidir. Sınır güvenliği ile doğanın korunması birbirine karşıt olmak zorunda değildir. Yaban hayvanlarının güvenli geçişini sağlayacak ekolojik koridorlar ve canlılara zarar vermeyen alternatif sınır düzenlemeleri değerlendirilmelidir.
DOKU Derneği olarak, Istrancalar’ın iki yakasında da doğanın ve tüm canlıların yaşam hakkının korunması gerektiğini savunuyoruz. Çünkü doğanın sınırları yoktur; kuşların, ormanların, derelerin ve yaban hayvanlarının yaşamı ortak bir bütündür.
Bir yanda jiletli teller, diğer yanda RES’ler, patlatmalı madencilik ve parçalanan ormanlar… Yaban hayatı her geçen gün biraz daha daralan yaşam alanlarında hayatta kalmaya çalışıyor.
Kuşların göç yolları üzerinde planlanan ve işletilen rüzgâr enerji santralleri (RES) ise yeterli bilimsel değerlendirme yapılmadığında çarpışma, rahatsız edilme, habitat kaybı ve göç güzergâhlarının değişmesi gibi riskler yaratabilir. Rüzgâr enerjisi temiz enerji hedefinin bir parçası olsa da yanlış yer seçimi, kuşların ve diğer canlıların yaşamını tehlikeye atmamalıdır.
RES projeleri, patlatmalı madencilik, taş ocakları, orman yolları ve sınır boyunca uzanan jiletli teller birbirinden bağımsız sorunlar değildir. Bir araya geldiklerinde yaban hayatının yaşam alanlarını parçalayarak canlıları giderek daha dar alanlara sıkıştırabilirler.
DOKU Derneği olarak çağrımızdır:
Kuş göç yolları üzerindeki RES projeleri, mevsimsel göç hareketleri ve kümülatif etkiler dikkate alınarak bilimsel olarak değerlendirilsin.
AB tarafından finanse edilerek Bulgaristan tarafında yapılan sınırda ki jiletli tellerin yaban hayvanları üzerindeki etkileri araştırılsın ve güvenli ekolojik geçişler sağlansın.
Patlatmalı madencilik faaliyetlerinin yaban hayatı, orman ekosistemleri ve su kaynakları üzerindeki etkileri bağımsız uzmanlarca incelensin.
Yaban hayvanlarının üreme, beslenme ve barınma alanları koruma altına alınsın.
Istrancalar’da ekolojik koridorların ve orman bütünlüğünün korunması esas alınsın.
Bir kuşun gökyüzündeki özgürlüğü, bir karacanın ormandaki yaşamı, bir kurdun, bir karacanın doğal geçiş yolu insan kararlarıyla yok edilmemelidir.
Istrancalar Biyosfer Rezerv alanı ilan edilmelidir.
Enerjiye, madene ve güvenliğe ilişkin ihtiyaçlar, doğanın ve diğer canlıların yaşam hakkını yok saymanın gerekçesi olamaz. Gerçek kalkınma, gelecek kuşaklara yalnızca enerji tesisleri ve maden ocakları değil, sağlıklı ormanlar, temiz sular ve yaşam dolu bir doğa bırakabilmektir.”

Özhanlar Mobilya