DOLAR 44,4684 0.19%
EURO 51,2648 -0.07%
ALTIN 6.417,412,74
BIST 12.698,19-0,23%
BITCOIN 29661231,36%
Edirne
11°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Gıda – enerji krizi kapıda!

Gıda – enerji krizi kapıda!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: arda-meric-1.jpg

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, Türkiye’nin eş zamanlı bir enerji ve gıda krizine doğru sürüklendiğine dikkat çekerek, “Bu sürece karşı: Enerji bağımsızlığını güçlendirecek milli yatırımlar hızla artırılmalı, tarımda planlı üretim modeline geçilmeli, çiftçi yeniden üretimin merkezine alınmalı, stratejik gıda ve enerji stokları oluşturulmalıdır” dedi.

Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, yaptığı “Bekleyen Tehlike: Gıda ve Enerji’’ başlıklı yazılı açıklamada, Orta Doğu’da İran–İsrail hattında tırmanan gerilimin artık yalnızca bölgesel bir güvenlik meselesi değil; küresel ekonomi açısından ciddi bir kırılganlık kaynağı haline geldiğini belirterek şunları söyledi:

“Türkiye gibi enerjide ve tarımda dışa bağımlı ülkeler açısından bu gelişmeler, doğrudan milli güvenlik ve ekonomik istikrar sorunu niteliği taşımaktadır. Bugün ortaya çıkan tabloyu doğru okumak zorundayız. Özellikle Mart ayı açlık ve yoksulluk verileri, Türkiye’de ekonomik krizin ulaştığı boyutu çarpıcı biçimde gözler önüne sermektedir. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 36 bin TL’ye, yoksulluk sınırı ise 106 bin 826 TL’ye yükselmiştir. Bu veriler, milyonlarca vatandaşımızın artık yalnızca yoksullukla değil, doğrudan açlık riskiyle karşı karşıya olduğunu açıkça göstermektedir.

Ancak asıl tehlike, mevcut ağır tablonun daha da derinleşecek olmasıdır. Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, özellikle enerji ve gıda fiyatları üzerinden Türkiye ekonomisini doğrudan etkileyecek yeni bir dalganın habercisidir. İran–İsrail çatışmasının genişlemesi halinde ortaya çıkacak enerji ve tedarik şokları, zaten kırılgan olan ekonomik yapıyı daha da zorlayacaktır.

ENERJİ KRİZİ KAPIDA:

Küresel petrol arzının önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden taşınmaktadır. Bu bölgede yaşanacak geniş çaplı bir çatışma: Petrol fiyatlarını 150 doların üzerine taşıyabilir ve doğal gaz maliyetlerinde sert sıçramalara yol açabilir, bu da enerji konusunda dışa bağımlı olan ülkemizde, enerji faturasını ve cari açığını ağır biçimde büyütebilir.

İktisat perspektifiyle bakıldığında bu durum yalnızca bir “dış şok” değildir; Türkiye’nin yıllardır çözülmeyen yapısal enerji bağımlılığının ağır bir sonucudur.

Gıda Fiyatlarında Şok Artış Riski Enerji maliyetlerindeki artış: gübre, nakliye, sulama, tarımsal üretim girdileri üzerinden doğrudan gıda fiyatlarını yukarı çeker. Küresel buğday, mısır ve yağlı tohum piyasalarının enerjiye bağımlı olması nedeniyle, olası bir savaş durumunda fiyat artışları zincirleme bir etki yaratacaktır.

Türkiye’de gıdanın TÜFE sepetindeki yüksek payı dikkate alındığında, bu gelişmeler genel enflasyonu yeniden sıçratacak ve fiyat istikrarını tamamen ortadan kaldıracaktır.

Emekli ve Emekçi İçin Kaçınılmaz Sonuç; Bu tablo karşısında zaten hızla eriyen emekli ve emekçi aylıkları: alım gücünü tamamen kaybedecek, temel gıda ve enerjiye erişim zorlaşacak, geniş halk kesimleri için yoksulluk kalıcı hale gelecektir.

Bugün milyonlarca vatandaş için maaşlar, artık ay sonunu değil haftayı dahi çıkaramaz hale gelmiştir.

SORUN YAPISALDIR, ÇÖZÜM DE YAPISAL OLMALIDIR

Bu kriz, yalnızca küresel gelişmelerin sonucu değildir. Türkiye’nin: Enerjide dışa bağımlı yapısı, tarımda üretimden kopuş,  ithal girdiye dayalı sanayi modeli bu kırılganlığı derinleştirmektedir.

Bu nedenle sorun faizle çözülebilecek bir sorun değildir. Bu bir maliyet-itişli ve yapısal krizdir.

ZAFER PARTİSİ’NİN UYARISI VE ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Zafer Partisi olarak açıkça uyarıyoruz: Türkiye, eş zamanlı bir enerji ve gıda krizine doğru sürüklenmektedir. Bu sürece karşı: Enerji bağımsızlığını güçlendirecek milli yatırımlar hızla artırılmalı, tarımda planlı üretim modeline geçilmeli, çiftçi yeniden üretimin merkezine alınmalı, stratejik gıda ve enerji stokları oluşturulmalıdır.

Bugün yaşananlar bir kriz değil, yaklaşmakta olan daha büyük bir krizin öncü sarsıntılarıdır. Ortaya çıkan jeopolitik tablo, Türkiye için sadece dış politika meselesi değildir; ekonomik beka meselesidir. Zafer Partisi olarak hem enerjide hem gıdada milli bağımsızlığı güçlendiren, Türkiye’yi dış şoklara karşı koruyan kapsamlı bir stratejik planı savunmaya devam edeceğiz

Türkiye’nin kaderi, ithalata dayalı kırılgan bir ekonomik yapı değildir. Türkiye’nin yolu, üreten, planlayan ve kendi kendine yeten bir planlı karma ekonomi modelidir.

Zafer Partisi, Türk milletinin refahını ve ekonomik bağımsızlığını savunmaya kararlılıkla devam edecektir.”

Özhanlar Mobilya