
01 Nisan 2026 Çarşamba


Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, çeltik üretiminin uzun yıllardır aynı seviyede kaldığını, buna karşın pirinç ithalatının sürekli artığını belirterek, Türkiye’nin pirinç ve çeltikte adeta ithalat cennetine dönüştüğünü söyledi. Geçen yıl Ocak-Şubat döneminde 11 bin ton olan pirinç ithalatının bu yıl aynı dönemde 52 bin tona yükselerek 5’e katlandığına dikkat çeken Ün, “İthalat bu denli artarken üretimin yerinde sayması kabul edilemez” diye konuştu.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı dış ticaret verilerini değerlendiren Ün, yılın ilk iki ayına ilişkin dikkat çekici rakamlar paylaştı. Ün, “Geçen yıl ocak-şubat döneminde 10 bin ton olan pirinç ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 30 azalarak 7 bin tona düştü. Buna karşılık ithalat, geçen yılın aynı dönemindeki 11 bin tondan yüzde 376 artışla 52 bin tona yükseldi. Neredeyse 5 katlık bir artış söz konusu. Türkiye, pirinçte ve çeltikte adeta bir ithalat cennetine dönüştü” dedi.
İthalatın ülkelere göre dağılımına da değinen Ün, bu yıl yapılan 52 bin tonluk pirinç ithalatın yüzde 23’ünün Hindistan’dan, yüzde 17’sinin Arjantin’den, yüzde 13’ünün Çin’den, yüzde 12’sinin Uruguay’dan ve yüzde 11’inin Yunanistan’dan gerçekleştirildiğini ifade etti. Ün, “İthalat bu denli artarken üretimin yerinde sayması kabul edilemez” diye konuştu.

Türkiye’nin 1990 yılından itibaren çeltik üretimini artırdığını ancak 2019’dan bu yana üretimin ortalama 1 milyon ton seviyesinde sabit kaldığını vurgulayan Ün, bu durumun AKP’nin yanlış tarım politikalarının sonucu olduğunu belirtti. Ün, “Üretim artmayınca ithalata yönelmek zorunda kalıyoruz. Oysa Trakya Bölgesi, Türkiye çeltik üretiminin yüzde 52’sini karşılıyor. Türkiye üretiminin yüzde 38’i Edirne’de üretiliyor. Edirne’m Türkiye’nin çeltik üretiminde lider ili konumunda. Ancak Edirne’mizde üretim 2019 yılında 432 bin ton iken, 2024 yılında 391 bin tona geriledi. 2025 yılına ilişkin veriler henüz açıklanmadı ancak üretimde düşüşün sürdüğü görülüyor” ifadelerini kullandı.
Çeltik üretiminin artırılması için somut adımlar atılması gerektiğini belirten Ün, AKP iktidarını doğrudan hedef alarak şunları söyledi:
“İthalatın azaltılması, çiftçiye kazanç sağlayacak alım fiyatlarının belirlenmesi ve üretim maliyetlerini düşürecek desteklerin artırılması şarttır. Ancak AKP iktidarı üretimi planlamak yerine ithalatı tercih ediyor. Bu anlayış, Türkiye’yi kendi kendine yeten bir tarım ülkesi olmaktan uzaklaştırmıştır.”
Gıda güvenliğinin sağlanması için üretimin artırılmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Ün, hükümetin önceliklerini de eleştirdi:
“Komşu coğrafyada yaşanan savaşın etkisini tüm dünya hissediyor. Kriz dönemlerinde birçok ülke çiftçisini desteklerken, AKP iktidarı aynı kararlılığı göstermiyor. Faiz ödemelerine kaynak bulunurken, çiftçiye yeterli destek sağlanmıyor. Çiftçiyi desteklemek, ülkeyi desteklemektir. Ancak AKP bunu görmezden gelmektedir.”
Türkiye’nin yeniden üretim odaklı bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade eden Ün, sözlerini şöyle tamamladı:
“Cumhuriyet nasıl tarımla ayağa kalktıysa, ülkemiz de yeniden üretimle güçlenecektir. Ancak bunun için bu yanlış politikaların değişmesi gerekiyor. Üreten ve paylaşan bir Türkiye mümkündür ve o günler çok yakındır.”


T.C. Devlet Demiryolları (TCDD) İşletmesi Genel Müdürlüğü, 06.04.2026 – 24.04.2026 tarihleri arasında Halkalı – Muratlı, Muratlı – Tekirdağ, Muratlı – Uzunköprü ve Pehlivanköy – Kapıkule hat kesimleri arasındaki gar, istasyon ve saydinglerde otla mücadele kapsamında ilaçlama yapılacağını belirterek, belirtilen demiryolu hat kesimleri ile istasyonların çevresindeki vatandaşları uyardı.
TCDD’nin açıklamasında, “Mücadelede kullanılan ilaçlar, insan ve hayvan sağlığını etkileyici özellik taşıması sebebiyle tehlike oluşturmaktadır. Belirtilen demiryolu hat kesimleri ile istasyonların çevresinde vatandaşların dikkatli olmaları gerekmektedir. Demiryolu güzergâhı ve yakınındaki arazilerde ilaçlama tarihlerinden itibaren 15 gün boyunca; vatandaşların ilaçlama yapılan sahaya yaklaşmamaları, belirtilen yerlerde hayvanlarını otlatmamaları, ot hasadı ve arıcılık faaliyetlerinde bulunmamaları önemle duyurulur.
İLAÇLAMA TARİHLERİ ve GÜZERGÂHI
Halkalı – Muratlı ve Muratlı – Tekirdağ hatları üzerinde;
06.04.2026 – 24.04.2026 tarihleri arasında Halkalı – Muratlı ve Muratlı – Tekirdağ,
Muratlı – Uzunköprü ve Pehlivanköy – Kapıkule hatları üzerinde;
06.04.2026 – 08.04.2026 tarihleri arasında Pehlivanköy – Uzunköprü,
09.04.2026 – 10.04.2026 tarihleri arasında Muratlı – Pehlivanköy,
13.04.2026 – 16.04.2026 tarihleri arasında Pehlivanköy – Kapıkule hat kesimleri üzerindeki gar ve istasyonlar arasında otla mücadele kapsamında ilaçlama yapılacaktır” ifadelerine yer verildi.


Birçok web sitesi, çerez yönetimini yalnızca bir “uyarı banner’ı” olarak görür. Kullanıcıya kısa bir mesaj gösterilir ve sürecin tamamlandığı düşünülür. Ancak günümüzde bu yaklaşım hem yetersiz hem de risklidir. Gerçek çerez yönetimi, yalnızca bir arayüz değil, arka planda çalışan güçlü bir kontrol mekanizması gerektirir. Bu noktada Bildirt, sunduğu gelişmiş altyapı ile banner’dan çok daha fazlasını sunar.
Banner Görünür, Sistem Asıl İş Yapar
Piyasadaki birçok çözümde banner sadece görsel bir katmandır. Kullanıcı “reddet” seçeneğini seçse bile çerezler çalışmaya devam edebilir. Bu durum hem KVKK hem de GDPR açısından ciddi bir ihlal anlamına gelir.
Gerçek bir çerez yönetimi sistemi ise kullanıcı izin verene kadar hiçbir scriptin çalışmasına izin vermez. Bildirt, bu kontrolü gerçek anlamda sağlayarak yalnızca görünürde değil, teknik olarak da doğru çalışan bir yapı sunar.
Script Yönetimi ve Otomatik Bloklama
Bildirt’in en güçlü özelliklerinden biri, site üzerindeki scriptleri kontrol altına almasıdır. Analytics, reklam ve üçüncü parti araçlar, kullanıcı iznine göre aktif hale getirilir.
Bu sayede hem yasal uyum sağlanır hem de veri toplama süreci optimize edilir. Kullanıcı izin verdiğinde tüm sistem doğru şekilde çalışır, izin vermediğinde ise tamamen durur.
Bu yaklaşımın neden kritik olduğunu anlamak için çerez yönetimi konusuna teknik açıdan bakmak gerekir.
Veri Kalitesi ve Performans Dengesi
Gerçek çerez kontrolü yalnızca uyum sağlamak için değil, veri kalitesini artırmak için de önemlidir. Kullanıcı izniyle toplanan veriler, daha doğru analizler yapılmasını sağlar.
Aynı zamanda gereksiz scriptlerin yüklenmemesi, site performansını olumlu yönde etkiler. Bu da hem kullanıcı deneyimine hem de SEO’ya katkı sağlar.
Kullanıcıya Gerçek Kontrol Sunmak
Bildirt, kullanıcıya yalnızca “kabul et” veya “reddet” seçeneği sunmaz. Çerez kategorileri üzerinden detaylı kontrol imkânı sağlar.
Bu sayede kullanıcı hangi verileri paylaşacağını net şekilde belirleyebilir. Bu yaklaşım, kullanıcı güvenini artırır ve daha sağlıklı veri elde edilmesini sağlar.
Banner’dan Platforma
Çerez yönetimi artık sadece bir banner meselesi değildir. Bu, veri yönetimi, kullanıcı deneyimi ve yasal uyumun birleştiği bir sistemdir.
Bildirt, bu süreci tek bir platform üzerinden yöneterek işletmelere büyük kolaylık sağlar. Kurulumdan yönetime kadar tüm süreç merkezi bir yapı ile kontrol edilir.


Ev düzenini korumak için kullanılan küçük ama işlevsel ürünler, günlük yaşamın akışını doğrudan kolaylaştırır. Kıyafetlerin daha düzenli saklanması, çocuk odalarında kullanımın daha pratik hale gelmesi ve dolap içi alanın daha verimli değerlendirilmesi gibi ihtiyaçlar, doğru ürün seçimiyle çok daha rahat yönetilebilir.
Bu nedenle askılık ve giysi düzenleme ürünleri yalnızca saklama amacı taşımaz; aynı zamanda yaşam alanlarında daha planlı, temiz ve kullanışlı bir görünüm oluşturulmasına da katkı sağlar.
Giysi Düzeninde Kullanışlı Ürün Seçimi
Ocean Home ev düzeni ve saklama çözümlerinde günlük kullanımı kolaylaştıran farklı ürün gruplarıyla öne çıkan bir yapı sunar. Ev içinde düzen kurarken hem estetik görünümü hem de işlevselliği birlikte düşünmek önemlidir. Özellikle dolap içi yerleşimde, askı kullanımının doğru planlanması kıyafetlerin kırışmasını azaltabilir, alan kullanımını iyileştirebilir ve ürünlere daha rahat erişim sağlayabilir.
Giysi askısı ürünleri yalnızca kıyafet asmak için kullanılan basit parçalar olarak düşünülmemelidir. Farklı kullanım alanlarına uygun seçenekler, gömlekten cekete, günlük kıyafetlerden özel parçalara kadar birçok ürünün daha düzenli biçimde yerleştirilmesine yardımcı olur. Dolap içi görünümün toparlanması ve kıyafetlerin daha sistemli kategorize edilmesi açısından doğru askı tercihleri günlük yaşamda pratik bir avantaj yaratır.
Çocuk Odalarında Düzen ve Kullanım Kolaylığı
Çocuklara ait kıyafetlerin düzenlenmesinde ise ürün ölçüsü, erişim kolaylığı ve kullanım pratiği daha da önem kazanır. Daha küçük boyuttaki giysilerin birbirine karışmadan yerleştirilmesi, günlük giyinme sürecini hızlandırırken aynı zamanda düzenin korunmasını da kolaylaştırır.
Çocuk askılık seçenekleri, çocuk odalarında veya çocuklara ayrılan dolap alanlarında daha planlı bir kullanım oluşturmak açısından değerlidir.
Bu ürünler sayesinde küçük ebatlı kıyafetler uygun ölçüde asılabilir, dolap içi yerleşim daha düzenli hale gelebilir ve aileler için günlük kullanım daha pratik bir yapıya kavuşabilir. Sonuç olarak doğru askılık seçimi, yalnızca düzen kurmakla kalmaz; yaşam alanlarında kullanım konforunu da belirgin biçimde artırır.


Belgelendirme süreçleri, işletmeler için yalnızca resmi bir gereklilik değil; aynı zamanda kurumsal düzenin, kalite anlayışının ve sektörel güvenilirliğin daha görünür hale gelmesini sağlayan önemli bir yapı taşını oluşturur.
Farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalar için kalite yönetimi, süreç standardizasyonu ve uygunluk yaklaşımı her geçen gün daha fazla önem kazanırken, doğru belge türünün seçilmesi de bu sürecin temel parçalarından biri haline gelir. Bu nedenle belgelendirme yaklaşımı, yalnızca evrak odaklı değil, işletmenin genel yapısını güçlendiren bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir.
Kurumsal Belgelendirmede Doğru Çerçeveyi Oluşturmak
Kurumsal belgelendirmede iso 15504 spice belgesi odağında ilerleyen bir belgelendirme yaklaşımı, süreç olgunluğu, kalite yönetimi ve sektörel uygunluk başlıklarının birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Özellikle teknik süreçlerin daha sistemli biçimde izlenmesi, kurumsal işleyişin kayıt altına alınması ve belirli standartlara göre yapılandırılması, işletmelerin hem iç düzenini hem de dış paydaşlar nezdindeki güven algısını güçlendirebilir. Belgelendirme sürecinin doğru planlanması, yalnızca sonuca değil, hazırlık ve uygulama aşamalarına da dikkat edilmesini zorunlu kılar.
Bu süreçte iso 9001 yaklaşımı da bu çerçevede en çok bilinen kalite yönetim başlıklarından biri olarak öne çıkar. Süreçlerin standardize edilmesi, görev ve sorumlulukların daha net tanımlanması, müşteri beklentilerinin daha düzenli biçimde ele alınması ve sürekli iyileştirme anlayışının kurumsal yapıya yerleşmesi açısından bu belge türü önemli bir referans oluşturur. İşletmeler için kalite odaklı bir sistem kurmak, uzun vadede yalnızca operasyonel düzen sağlamaz; aynı zamanda kurumsal sürdürülebilirliği de destekler.
Sektörel Güven ve Uygunlukta Belgenin Rolü
Belgelendirme ihtiyaçları yalnızca kalite yönetimiyle sınırlı değildir. Faaliyet alanına göre güven, uygunluk ve hedef pazara erişim açısından farklı belge türleri de ön plana çıkabilir. Bu noktada işletmenin hizmet sunduğu sektör, hedef kitlesi ve pazardaki konumlanma biçimi değerlendirilerek daha doğru bir yol haritası oluşturulabilir.
Helal belgesi gibi özel uygunluk belgeleri de özellikle belirli pazarlarda güven oluşturmak, ürün veya hizmetin belirli hassasiyetlere göre değerlendirildiğini göstermek ve kurumsal itibarı desteklemek açısından önem taşır.
Doğru belgelendirme yaklaşımı; işletmenin süreçlerini düzenleyen, kalite algısını güçlendiren ve sektörel beklentilere daha sağlam cevap vermesini sağlayan stratejik bir adıma dönüşebilir.