DOLAR 47,90930,00%
EURO 55,4905-0,06%
ALTIN 6.763,29-0,61
BIST %
BITCOIN 30744031,10%
Edirne
24°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

‘Enflasyonda revize iflasın itirafı’

‘Enflasyonda revize iflasın itirafı’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: zafer.jpg

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, parti olarak; ne saray rejiminin batık neoliberal politikalarına, ne de bu düzenin çarkını döndüren sözde muhalefetin teslimiyetçi çizgisine boyun eğmeyeceklerini söyledi.

Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, ‘‘Algı yönetiminin gölgesinde Türk ekonomisinin çıkmazı” başlıklı yazılı açıklamasında, “Ülkemizin içinde bulunduğu süreç malum, geçtiğimiz hafta başlayan ve hepimizin vicdanını sızlatan sözde ‘Çerçeve Yasa’ özde ise ‘Sevr’ olan ve İl Başkanımız Sn. Serkan Konak’ın da basın açıklamasında ifade ettiği gibi ‘Bu yasa, terör örgütü PKK/KCK mensuplarına yönelik şartlı erteleme ve dolaylı af niteliği taşıyan özel bir düzenlemedir. Türk devletinin ve milletinin birlik, bütünlük ve egemenlik ilkelerine aykırıdır.’Sevr’in 106.yıldönümünde oylama sunulan bu yasa da işin bir algı boyutunu da gözler önüne sermektedir” diyerek şunlara yer verdi:

“İktidarın kara propaganda ve algı mühendisliği konusunda ki başarısı şüphe götürmez bir gerçekken, bir diğer algı mühendisliği ise ekonomi alanında olmaya devam ediyor, 13 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB) Başkanı (Guvarnörü) Sn. Fatih Karahan’ın 2026 yılı 3.Çeyrek Enflasyon Raporuna ilişkin değerlendirmede görmekteyiz, sayın başkanın bu konuşmasından bu iktidarın ve akıl almaz ekonomi yönetiminin halkımıza sunduğu şey, sefalet, yoksullaşma ve lafügüzaftan ibarettir.

Sanayide Kapasite Kullanım Oranı Kendi Kendine mi Düştü?

Merkez Bankası raporlarında ve basın toplantısında; ‘imalat sanayi kapasite kullanım oranlarının tarihsel ortalamalarının altında seyrettiği, temmuz ayında ise yeniden gerilediği itiraf ediliyor.’ Buradan Sayın Fatih Karahan’a ve masasının etrafını saran iktidarın ve neoliberal ekonomi politiğinin sığ danışmanlara açıkça sormak mecburiyetindeyiz:

Biri Sayın iktidara ve guvernöre sorabilir mi sanayide kapasite kullanım oranı kendi kendine mi düşmüş yoksa uyguladıkları yoksullaştırıcı politikalar yüzünden mi?

İktidarın yani Şimşek ekonomi politiğinin uyguladığı; enflasyonun yapısal nedenlerini ıskalayıp faturayı yalnızca üreticiye kesen bu tek taraflı sıkı para politikası, KOBİ’lerimizi ve sanayicimizi yüksek faiz cenderesine mahkûm ederek fabrikaların çarklarını durdurmaktadır. Aynı zamanda dövizi yapay bir şekilde baskılayarak ithalatı körükleyen, Türk sanayicisini hammadde ve ara malında dışa bağımlı hale getiren bizzat bu iktidarın kendi tercihleridir. Kendi sığ ekonomi politikalarıyla yarattıkları bu kısır döngüde, fabrikaların çarkları dururken ve sanayici bankaların kapısında tükenirken; karar alıcılar ve politika yapıcılar global jeopolitik risklerin arkasına saklanmaya çalışmaktadır. Oysa sanayide kapasite kullanımının düşmesi, talep yetersizliğinin ve uygulanan bilinçli yoksullaştırıcı programın kaçınılmaz bir faturasıdır.

Sanayide kapasite kullanımının düşmesi, talep yetersizliğinin ve uygulanan bilinçli yoksullaştırıcı programın doğrudan neticesidir!

Enflasyon Hedefleri ve Beklentiler Yine Revize Edildi: İflasın İtirafı

TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28 olarak yukarı yönlü yenilediğini açıkladı. Göreve geldiklerinden beri öngörüde bulundukları hiçbir hedef tutmadı, tutması da imkânsız, daha önceki basın açıklamalarımda da ifade ettiğim gibi bunun nedeni teşhisin yanlış olması ve devamındaki tedavinin reçetenin yanlışlığı. Bu sığ bakış enflasyonu sadece bir para arzı olarak görürken maliyet yapısı, arz kısıtları, bölüşüm ilişkileri ve en önemlisi piyasadaki yapısal bozulmaların bir neticesi olduğunu siyasi tercihlerinden dolayı görmezden geliyorlar.

Bu anlayış, içeride gıda fiyatlarını, yönetilen ve yönlendirilen zamları, enerji maliyetlerini kontrol etmeye devam ededursun ülkemizin tarımını bitirip ülkeyi ithalata bağımlı kılarken iktidar hangi fiyat istikrarı masalı anlatmaya devam ediyor. Enflasyon beklentilerini her çeyrekte yukarı yönlü revize etmekte bu başarısızlığın resmi ilamıdır.

Asgari Ücret ve “Koca Koca Profesörler” Çelişkisi

Halkımızın sırtına binen bu ekonomik yıkımın en büyük ortaklarından biri de iktidarın arkasına sığınan ve ona akademik kalkan oluşturan ezberci zihniyettir. Buradan aziz milletimize hatırlatmak isterim: Memlekette asgari ücret zammının geçmiş yıllarda ‘beklenen enflasyona’ göre yapılması gerektiği savunulmuş, bu tez sözde ekonomistler ve akademisyenlerce desteklenmiştir. Geçmiş aylarda yaşanan ve hayatı yaşanmaz kılan gerçek enflasyon karşısında zaten ezilmiş olan halkımıza; ‘gelecek yıl enflasyon düşecek’ masalıyla hayali ‘beklenen enflasyon’ oranlarına göre asgari ücret zammı dayatılmış, böylece işçimizin ve memurumuzun sofrasındaki ekmek her geçen gün daha da küçültülmüştür. Halkın cebinden çalınan her kuruş, bu masalları televizyon ekranlarında ballandırarak anlatanlar tarafından meşrulaştırılmıştır. Halkımızın alım gücü erirken, sermaye çevreleri ve rantiyeler pervasızca beslenmiştir.

Zafer Partisi Perspektifi: Üretim Ekonomisi ve “Anadolu Kalesi”

Biz Zafer Partisi olarak; ne saray rejiminin batık neoliberal politikalarına ne de bu düzenin çarkını döndüren sözde muhalefetin teslimiyetçi çizgisine boyun eğmiyoruz eğmeyeceğiz. Bizim çözümümüz Türk milleti adına net ve gerçektir:

• Planlı Sürdürülebilir Kalkınma: Devlet Planlama Teşkilatı’nı (DPT) derhal yeniden kurarak kaynakların beton ekonomisine, ranta ve sermayeye değil, yüksek katma değerli üretime, teknolojiye ve tarıma aktaracağız.

• Merkez Bankası’na İade-i İtibar: Cumhuriyet Merkez Bankasının temel amacı, ‘fiyat istikrarını sağlamak’ değil, kuruluş kanununda belirtildiği üzere, ‘ülkenin ekonomik kalkınmasını desteklemek’ olarak belirlenecektir. Bu amaçla, Merkez Bankası Kanunu’nun 4. Maddesi değiştirilerek; ‘Bankanın temel görevinin katma değerli üretime yönelik yeni yatırımların hayata geçmesi, tam istihdam düzeyine ulaşılması ve bunun sürdürülmesidir’ olarak yeniden yazılacaktır.

Bu kapsamda Merkez Bankası para politikalarını kuruluş kanununda yazılı olan temel amaç doğrultusunda belirleyecek; Hazine de buna uygun politikalar uygulayacaktır.

Emin olunuz ki; ne bu kriz kaderdir ne de bu düzen böyle kalacaktır. Atatürk’ün çizdiği millî ekonomi yolunda, liyakatli kadrolarımızla, bilim, birlik ve barış içinde Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz. Türk Milleti zafere ulaşacaktır!”

Özhanlar Mobilya