DOLAR 46,6732 0.03%
EURO 53,2499 -0.15%
ALTIN 6.132,852,01
BIST 14.357,791,67%
BITCOIN 27845601,32%
Edirne
33°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Emekçilerden ‘NATO’ya hayır’

Emekçilerden ‘NATO’ya hayır’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: dik1.jpg

Olgay GÜLER

Meslek örgütleri, emekli ve işçi sendikalarından oluşan Edirne Emek Platformu, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesi, ‘NATO’ya Hayır, Barışa Evet’ sloganıyla basın açıklaması yaparak tepkilerini dile getirdi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Edirne şubelerinden oluşan Edirne Emek Platformu, Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesi bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. ‘NATO’ya Hayır, Barışa Evet’ sloganıyla gerçekleştirilen basın açıklamasını, DİSK Trakya Bölge Temsilcisi Caner Makasçı okudu.

‘SİLAHLANMAYA DEĞİL, BARIŞA İHTİYAÇ VAR’

Meslek odaları ve işçi sendikalarından çok sayıda katılımcının destek verdiği açıklamada konuşan Makasçı, NATO Zirvesi’ne karşı işçi sınıfı ve emekçiler olarak seslerini yükselttiklerini söyledi. Makasçı, “Dünyanın dört bir yanında savaşların, çatışmaların, silahlanma yarışının ve militarist politikaların ağır bedelini emekçiler ve halklar ödemektedir.  Aynı zamanda hızla artan savunma harcamaları; sosyal koruma sistemlerinin, nitelikli kamu hizmetlerinin ve eşitsizlikleri azaltmaya yönelik politikaların gelecekteki finansmanı konusunda haklı kaygılar yaratmaktadır. Savaşlar; her zaman ölüm, yıkım, göç, yoksulluk ve sömürü demektir. Bu nedenle barışı, demokrasiyi ve halkların kardeşliğini savunuyoruz.

Bugün de dünya yeni silahlanma programlarının, artan askeri harcamaların ve gerilim politikalarının gölgesindedir. Biz ise daha fazla silahlanmaya değil, daha fazla barışa ihtiyaç olduğunu söylüyoruz” dedi.

‘DAHA FAZLA FÜZE DEĞİL, DAHA FAZLA OKUL İSTİYORUZ’

Ankara’da yapılacak zirvede askeri harcamaların artırılması, yeni güvenlik stratejileri ve silahlanma politikalarının konuşulacağını belirten Makasçı, “Biz işçiler ve emekçiler olarak farklı bir dünyanın mümkün olduğunu haykırıyoruz. Bizler; dünyada kutuplaşmayı değil bir arada olmayı, halkların dayanışmasını savunuyoruz. Daha fazla silah değil, daha fazla iş istiyoruz. Daha fazla füze değil, daha fazla okul istiyoruz. Daha fazla askeri harcama değil, daha fazla hastane istiyoruz. Daha fazla savaş bütçesi değil, insanca yaşam sağlayacak ücretler, nitelikli sosyal güvenlik ve kamusal hizmetler istiyoruz.  Savaşların bedelini her zaman işçiler, emekçiler, emekliler, kadınlar ve gençler öder. Savaşlarda yoksullar ölür, silah şirketleri ve savaş tüccarları kazanır. Silahlanmaya ayrılan her kaynak; işçinin ücretinden, emeklinin maaşından, öğrencinin eğitim hakkından, halkın sağlık hizmetlerinden eksilmektedir. Bugün milyonlarca insan savaşlar, çatışmalar ve yoksulluk nedeniyle yerinden yurdundan olmakta; göç yollarında yaşam mücadelesi vermektedir. Halkları karşı karşıya getiren politikalar yerine, halkların eşitliği ve kardeşliği temelinde bir gelecek kurulmalıdır” diye konuştu.

‘BARIŞI, DEMOKRASİYİ, EMEĞİ SAVUNUYORUZ’

Dünyanın neresinde olursa olsun savaşın kaybedeninin işçiler, kazananın ise savaşlardan beslenen güç odakları olduğuna dikkat çeken Makasçı, “Bu nedenle NATO Zirvesi’ne yalnızca bir dış politika meselesi olarak değil, aynı zamanda bir emek, demokrasi ve yaşam meselesi olarak bakıyoruz.  Bizim açımızdan esas olan işçilerin emekçilerin haklarının, tüm demokratik hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu eşitliğin, özgürlüğün, adaletin, barışın ve kardeşliğin egemen olduğu emeğin Türkiye’si ve dünyası mücadelesidir.

NATO zirvesi gerekçe gösterilerek Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’da ilan edilen yasak ve kısıtlamalar, haksız gözaltı ve tutuklamalar hiçbir şekilde kabul edilemez.

Demokratik özgürlüklerin ve sendikal hakların eksiksiz biçimde korunmasının önemini tekrar vurgulamak isteriz. Örgütlenme özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı ve sosyal diyalog, güvenlik gerekçeleriyle sınırlandırılamaz. Biz; Barışı savunuyoruz. Demokrasiyi savunuyoruz. Emeği savunuyoruz. Halkların kardeşliğini savunuyoruz. Kaynakların silahlara değil insanlara ayrıldığı bir dünya istiyoruz.  Türkiye’de, bölgemizde ve dünyada savaş politikalarının değil; barışın, dayanışmanın ve ortak yaşamın egemen olmasını istiyoruz. İşçiler emekçiler olarak Edirne den sesleniyoruz: Ülkemizin kaynaklarını savaşa değil, silaha değil, ölüme değil; Barışa, insana, yaşama ayırın” şeklinde konuştu.

Özhanlar Mobilya