DOLAR 46,6232 0.11%
EURO 53,1391 0.11%
ALTIN 6.101,381,20
BIST 14.274,020,10%
BITCOIN 27922721,44%
Edirne
30°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Eşini ve oğlunu öldüren sanığa; 2 kez ağırlaştırılmış müebbet!

Eşini ve oğlunu öldüren sanığa; 2 kez ağırlaştırılmış müebbet!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olgay GÜLER
Edirne’de, tartıştığı eşi Didem Örs Alacı (38) ile oğulları Doruk Kaan Alacı’yı (9) boğup, ardından bıçakla intihara kalkışan Ömer Gökhan Alacı (41), tutuklu yargılandığı davada; ‘Eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ ve ‘alt soya ve çocuğa karşı kasten öldürme’ suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı.


Olay, 4 Ağustos 2025’te Cumhuriyet Mahallesi 3043’üncü Sokak’taki bir apartmanda meydana geldi. Muhasebecilik yapan Ömer Gökhan Alacı, çağrı merkezinde çalışan eşi Didem Örs Alacı ile maddi sorunlar nedeniyle tartışma yaşadı. Evde çıkan tartışmada Ömer Gökhan Alacı, önce eşini ardından da oğlu Doruk Kaan Alacı’yı boğdu. Ertesi sabah, Meliha Örs, kızı Didem’i akşam yemeğine davet etmek için telefonla aradı ancak ulaşamadı. Daha sonra damadını arayan Örs, kızına ulaşamadığını belirterek, onunla konuşmak istediğini söyledi. Eşi ve çocuğunun uyuduğunu söyleyen Ömer Gökhan Alacı, telefonu kapattı. Kızlarına ulaşamayan aile, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi, adrese polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler girdikleri evde Didem Örs Alacı ile oğlu Doruk Kaan Alacı’nın cansız bedenleriyle karşılaştı. Bileklerinde bıçak kesikleriyle yaralı bulunan Ömer Gökhan Alacı ise Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Alacı, tedavisinin ardından tutuklandı.


YASA DIŞI BAHİS
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ömer Gökhan Alacı hakkında ‘Canavarca hisle kasten öldürme’ suçundan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi. İddianamede olay yerinde, üzerinde kan lekeleri bulunan 1 falçata ve 1 sap kısmı siyah renkli bıçak ve bunların yanında zemine kanla yazılan ‘Beni affedin’ şeklinde yazı bulunduğuna yer verildi. Öte yandan Ömer Gökhan Alacı’nın yasa dışı kumar sitesinde oğlunun Doruk Kaan’ın adıyla ‘Kaan6722’ rumuzlu hesap açtığı da ifade edildi.
KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ
Sanık Alacı’nın yargılanmasına bugün Edirne 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Karar duruşmasında sanık Ömer Gökhan Alacı, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmaya ayrıca Didem Örs Alacı’nın annesi Meliha ve babası Ahmet Örs ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada konuşan anne Meliha ve Ahmet Örs, sanığın en ağır cezayı almasını talep etti. Son sözleri sorulan sanık Ömer Gökhan Alacı da, ‘Söyleyecek bir şeyim yoktur’ şeklinde konuştu.


2 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS
Duruşmada, verilen aranın ardından karar açıklandı. Sanık Ömer Gökhan Alacı, ‘Eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ ve ‘alt soya ve çocuğa karşı kasten öldürme’ suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı.


‘ADALET YERİNİ BULDU’
Duruşma sonrası konuşan, Örs ailesinin avukatı Erdi Ertek, adaletin yerini bulduğunu söyleyerek, “Didem’le Doruk’un bugün karar duruşmaları vardı. Yüce mahkememiz gereken cezayı verdi, adalet yerini buldu. Kişi iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis aldı. Artık ömür boyu hapishanede; başka kimseye zarar verme imkanı kalmadı. Adalet yerini buldu” dedi.


‘YAŞASIN TÜRK ADALETİ’
Baba Ahmet Örs de, çıkan karardan mutluluk duyduklarını dile getirdi. Örs, “Yaşasın Türk adaleti. Bugün bizim bayramımız diyelim. Artık karar kesinleşti. Başta avukatlarımız olmak üzere tüm destek veren herkese teşekkür ederim. Bundan sonra acımız dindi mi? Dinmedi. Ama en azından çıkan bu karar sonrasında mutlu olduk” diye konuştu.

Devamını Oku

Güvenli Sokak’ta ilk gün

Güvenli Sokak’ta ilk gün
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: filiz-3-scaled.jpg

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetim Akademisi koordinasyonunda yürütülen “Sokaklar Dönüşüyor Programı” kapsamında hayata geçirilen ilk geçici sokak uygulamasında karne heyecanı yaşayan çocuklarla bir araya geldi.

Atatürk Mahallesi’nde bulunan ve yaklaşık 900 öğrencinin eğitim gördüğü Vali Fahri Yücel İlkokulu ile Zübeyde Hanım Anaokulu çevresindeki Şerif Bilgen Caddesi’nin bir bölümü, 26 Haziran Cuma günü 07.30-14.00 saatleri arasında araç trafiğine kapatılarak çocuklar ve yayalar için güvenli bir yaşam alanına dönüştürüldü.

Karne gününde gerçekleştirilen etkinliğe katılan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, çocukların sevincine ortak oldu. Etkinlik alanını gezen Başkan Gencan, öğrenciler ve aileleriyle sohbet ederek çocukların oyunlarına eşlik etti. Gün boyunca düzenlenen oyunlar, eğlenceli etkinlikler ve çeşitli ikramlarla çocuklar karne sevincini güvenli bir sokak ortamında doyasıya yaşadı.

Uygulamanın yalnızca bir gün süren etkinlikten ibaret olmadığını, çocuk dostu kent anlayışının önemli bir adımı olduğunu belirten Başkan Filiz Gencan, “Çocuklarımızın güvenle yürüyebildiği, oynayabildiği ve sosyalleşebildiği kamusal alanlar oluşturmak yerel yönetimlerin en önemli sorumluluklarından biridir. Sokaklarımız sadece araçların değil, çocuklarımızın da yaşam alanıdır. Karne gününde onların mutluluğunu paylaşırken, güvenli sokakların ne kadar değerli olduğunu bir kez daha görmüş olduk” dedi.

Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetim Akademisi koordinasyonunda yürütülen “Sokaklar Dönüşüyor Programı” kapsamında gerçekleştirilen pop-up uygulamasıyla okul çevresinde yaya önceliği sağlanırken, çocukların güvenli, sağlıklı ve sosyal bir ortamda vakit geçirmeleri sağlandı.

Devamını Oku

‘Eğitimde eşitsizlik derinleşti’

‘Eğitimde eşitsizlik derinleşti’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: velider.jpg

Öğrenci Velileri Derneği (Veli-Der), 2025-2026 eğitim öğretim yılına ilişkin hazırladığı değerlendirme raporunda, eğitim sisteminde yaşanan sorunların ağırlaştığını belirterek çocukların eğitim hakkının giderek daha fazla piyasa koşullarına terk edildiğini savundu.

Raporda, kamusal eğitimin geriletildiği, eğitimde fırsat eşitliğinin zayıfladığı ve artan eğitim maliyetlerinin milyonlarca aile üzerinde ciddi ekonomik yük oluşturduğu ifade edildi.

Veli-Der, ekonomik kriz ve yoksulluğun çocukların eğitim yaşamını doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, UNICEF verilerine göre Türkiye’de çocukların yüzde 38,9’unun yoksulluk, sosyal dışlanma ve temel haklara erişememe riski altında bulunduğunu belirtti. Aynı raporda, en yüksek gelir grubundaki ailelerin eğitim harcamalarının en düşük gelir grubundaki ailelerin yaklaşık 28 katına ulaştığı vurgulandı.

Raporda, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarının çocukları erken yaşta iş gücü piyasasına yönlendirdiği öne sürülerek, yaklaşık 1,5 milyon çocuğun örgün eğitim dışında kaldığı, devamsızlık oranlarının da her eğitim kademesinde arttığı ifade edildi.

Veli-Der değerlendirmesinde, okul öncesi eğitime erişimde yaşanan eşitsizliklere de dikkat çekildi. Resmi anaokullarındaki öğrenci sayısının azalırken özel ve alternatif eğitim modellerinin yaygınlaştığı belirtilen raporda, okul öncesi eğitimin kamusal bir hak olarak ücretsiz ve erişilebilir hale getirilmesi gerektiği savunuldu.

Raporda ayrıca okullarda temizlik ve güvenlik hizmetlerindeki yetersizlikler, öğretmen açığı, ücretli öğretmenlik uygulaması ve ücretsiz okul yemeği uygulamasının hayata geçirilememesi de eğitim sisteminin temel sorunları arasında gösterildi.

Kamusal eğitim çağrısı

Raporun sonuç bölümünde ise kamusal, parasız, laik ve bilimsel eğitimin güvence altına alınması, ücretsiz okul yemeği uygulamasının başlatılması, öğretmen açığının giderilmesi, eğitim bütçesinin artırılması ve çocuk emeğini teşvik ettiği belirtilen MESEM uygulamalarına son verilmesi çağrısında bulunuldu. Veli-Der, “Eğitim bir hak, devletin yerine getirmesi gereken kamusal bir sorumluluktur” değerlendirmesine yer verdi.

TALEPLER

Raporun “Sonuç ve taleplerimiz” başlıklı son bölümünde ise şunlara yer verildi:

2025-2026 eğitim-öğretim yılı bir kez daha göstermiştir ki eğitim alanında yaşanan sorunlar birbirinden bağımsız değildir. Yoksulluk, piyasalaşma, çocuk emeği sömürüsü, eğitime erişim engelleri, kamusal eğitimin tasfiyesi ve laik eğitimdeki aşınma aynı politik tercihlerin ürünüdür.

Bugün çocukların eğitim hakkı; ekonomik kriz, derinleşen eşitsizlikler ve eğitimin piyasaya açılması nedeniyle ciddi bir tehdit altındadır. Kamusal eğitim sistemine yeterli kaynak ayrılmazken, eğitim giderek ailelerin omuzlarına yüklenen ağır bir maliyet alanına dönüştürülmektedir. Sonuç olarak çocuklar; yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik sarmalına mahkûm edilmektedir.

Veli-Der olarak bir kez daha vurguluyoruz:

Kamusal, parasız, laik, bilimsel ve nitelikli eğitim herkes için güvence altına alınmalıdır.

MEB’in sorumluluğunda, zorunlu, ücretsiz, laik ve bilimsel okul öncesi eğitim hayata geçirilmelidir.

Çocuk emeği sömürüsüne son verilmeli, MESEM uygulamaları kaldırılmalıdır.

Tüm çocuklar için eşit ve erişilebilir eğitim olanakları sağlanmalıdır.

Okullarda ücretsiz yemek, temiz su ve sağlık hizmeti sunulmalıdır.

Eğitim bütçesi artırılmalı, kamu okullarının tüm ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalıdır.

Temizlik ve güvenlik hizmetleri için yeterli sayıda kadrolu personel istihdam edilmelidir.

Öğretmen açığı derhal giderilmeli, ücretli öğretmenlik uygulamalarına son verilmeli, tüm öğretmenler güvenceli çalışma koşullarına kavuşturulmalıdır.

Demokratik ve katılımcı okul işleyişi güçlendirilmelidir.

Tarikat ve cemaatlerin eğitim alanındaki tüm faaliyetlerine son verilmelidir.

Eğitim bir hak, devletin yerine getirmesi gereken kamusal bir sorumluluktur. Çocukların geleceği piyasaya, yoksulluğa, çocuk emeği sömürüsüne ve ideolojik kuşatmaya terk edilemez.

Hiçbir çocuk yoksulluk nedeniyle eğitimden kopmamalı, hiçbir çocuk çalışmak zorunda bırakılmamalıdır. Her çocuk eşit, özgür, laik, bilimsel ve nitelikli eğitim hakkına sahip olmalıdır.”

Devamını Oku

‘Hakkımızı istiyoruz’

‘Hakkımızı istiyoruz’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: emekli-1.jpeg

Olgay GÜLER

Edirne Emekliler Derneği Başkanı Ahmet Ziya Yaz, Türkiye’de ekonomik krizin, derinleşen gelir adaletsizliği ve yüksek enflasyonun ağır yükünü emeklilerin taşıdığını söyleyerek, yılbaşında verilen zammın 3 aylık süreçte eriyip gittiğini belirtti.

Ülke genelinde milyonlarca emekli, Temmuz ayında açıklanacak 6 aylık zam enflasyon verilerini beklerken, Edirne Emekliler Derneği, konu hakkında basın açıklaması gerçekleştirdi. Edirne Kent Konseyi toplantı salonunda düzenlenen toplantıya dernek başkanı Ahmet Ziya Yaz ve dernek üyesi çok sayıda emekli katıldı. Açıklamayı, dernek başkanı Yaz okudu.

‘SADAKA DEĞİL, PRİMLERİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ’

Dernek Başkanı Yaz, Türkiye’de ekonomik krizin, derinleşen gelir adaletsizliği ve yüksek enflasyonun ağır yükünü emeklilerin taşıdığını söyleyerek, “Milyonlarca emekli günümüzde açlık sınırı altında yaşam mücadelesi verirken insanca yaşam koşulları da giderek daha fazla aşınıyor. Öncelikle biz emekliler bu ülkenin yükü değiliz, biz bu ülkenin emeğiyiz, birikimiyiz ve tarihiyiz. Bu ülkede emeklilerin %85’i açlık sınırı olan 35.174 Liranın altında ve ortalama emekli maaşı 23.000 lira. Bu ülkede emeklilerin %65’i ya çalışıyor ya da iş arıyor, 17 milyon emekliden 11 milyonu, bu ülkede çalışanların %71’i asgari ücretle çalışıyor. Bizler sosyal yardım veya sadaka istemiyoruz, yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığı olan ücretleri talep ediyoruz. Ödediğimiz primlerin yıllarca kötü yönetilmesinden, başka alanlarda kaynak olarak kullanılmasından bizler sorumlu değiliz, aksine mağduruyuz” dedi.

‘TÜİK ELİYLE HAKKIMIZ OLANLAR ÇALINIYOR’

TÜİK verilerinden örnekler vererek iktidara yüklenen Yaz, “TÜİK verilerine göre; Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 3 yıllık bakanlığında, yükseköğretim %683, köprü-otoyol geçiş ücretleri %554, kira %464, domates, biber, salatalık %459 ve şans oyunları %429, okul servisi %360 artmış. Geldiğimiz noktada 3 ayda verilen zam eriyip gitmiştir. 6 ayda bir zam değil 3 ayda bir gerçek enflasyon rakamlarına göre zam yapılmalıdır. TÜİK’in şu anki verilerine göre de SSK ve BAĞKUR emeklisine %18 memur ve memur emeklisine %14 zam yapılacak gibi görünüyor. En düşük emekli maaşının 23.000-25.000 lira arası olması bekleniyor. TÜİK eliyle hakkımız olanlar çalınıyor. Halbuki ENAG’a göre yıllık enflasyon %54 olduğuna göre verilmesi gereken zammın en az %38 olması gerekir. İyileştirme ile en düşük emekli maaşının Temmuz ayında 35.000 Lira olması gerekir” diye konuştu.

‘SEÇİM DÖNEMLERİNDE VERİLEN VAATLERE KANMAYACAĞIZ’

Emeklilerin artık bahane dinlemek istemediğini dile getiren Yaz, “Biz artık bahane dinlemek de istemiyoruz. Hakkımızı istiyoruz. Bizleri yönetenler, ülkemizdeki ekonomik krizleri, savaşları bahane ederek, açlık sınırı 35.174 lira, yoksulluk sınırı ise 115.576 lira iken, emeklilerden 20.000 lira gibi onur kırıcı düşük maaşla yaşamasının istemesi insanlık dışıdır. Bu arada bekar bir çalışanın yaşam maliyeti 45.488 TL’dir. Emeklilere insanca yaşayacağı maaşı vermek için kaynak yok diyenler 2026 bütçesinde. Patronlara 3 trilyon 597 milyar vergi affı, tüm yıl için öngörülen faiz ödemesi için 2 trilyon 742 milyar lira. 6 Ayda bütçeden 640,1 milyar faiz ödemesi yapıldı. Müteahhitlere garanti ödemeler için 238 milyar lira kaynak ayırmışlardır. 2026 bütçesinde sermayeye teşvik, faiz ödemesi, vergi affı olarak 7 trilyon yandaşlara dağıtılacak. Kötü yönetimlerin tercih edilen önceliklerin yarattığı ekonomik krizin faturasının emeklilere kesilmesine asla razı olmayacağız. Şunu unutmayın ve unutturmayacağız da; biz emekliler örgütlü gücümüzle, yerelde il siyasetini, genelde ülke siyasetini belirleyebileceğimizin farkındayız. Ve seçim dönemlerinde verilen vaatlere kanmayacağız” şeklinde konuştu.

‘BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ’

Emeklilerin örgütlü, kitlesel bir hareketi olmayı ilk sıraya koymalarının önemine vurgu yapan Yaz, “Sendika fikrinde ısrar etmek ancak koşullara göre farklı teknik formları kullanmak mümkündür. Kitlesel ve geniş bir güce sahip bir emekliler platformu, birliği veya federasyonu ile konfederasyonu neden sendikanın işlevlerini görmesin? Dolayısıyla örgüt formu tabu değildir. Esas olan toplumsal etki ve güçtür. Biz sadece ekonomik haklarımız için mücadele etmiyoruz, Yaşamımızı etkileyen her toplumsal sorun bizim sorunumuzdur. Madencinin, Tekstil işçisinin sorunu, nükleer santral kurulma projesi, kadın cinayetleri, çocuk şiddeti, bağımlılık, atanamayan, sözleşmeli çalışan ve özel sektörde ki öğretmenlerin sorunları, asgari ücretle geçinmek zorunda kalan emekçilerin sorunları, üniversite öğrencilerin sorunları, çevre sorunları, eğitimde yaşanan sorunlar, başta tarımda yaşanan üretim sorunları olmak üzere, sanayide yaşanan üretim sorunları, adil gelir ve vergi adaleti, hukuk, adalet ve demokrasi ve benzeri.. Acil demokrasi diyoruz, birlikte daha güçlüyüz. Hakkımızı almak, Adil bir gelir dağılımı yaratmak ve dayanışma içinde olmak için örgütlenin, sesinizi yükseltin” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

‘Seni bu şehrin sokaklarında gezdirmeyiz!’

‘Seni bu şehrin sokaklarında gezdirmeyiz!’
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olgay GÜLER

Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ederek AK Parti’ye geçen Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, CHP Keşan ilçe başkanlığında, il ve ilçe örgütleriyle belediye başkanlarının katıldığı toplantıda ağır sözlerle eleştirildi.

CHP Keşan İlçe Başkanlığı’nda, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ın AK Parti’ye geçmesinin ardından basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya, CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, İlçe Başkanı Anıl Çakır, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, Süloğlu Belediye Başkanı Mehmet Ormankıran, Havsa Belediye Başkanı Hüseyin Özden, Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç ve çok sayıda partili katıldı. Açıklamada ilk olarak konuşan CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Mehmet Özcan’a çok sert sözlerle yüklendi.

‘CHP’Yİ SATAN, ATATÜRK’E İHANET ETMİŞTİR’

Çakır, Mart 2024’teki seçimlerde tüm partililerin, seçimi kazanmak için çalıştığını hatırlatarak, “Zannediyorlar ki; o ve iş birlikçileri AKP’ye geçince onlarla beraber gece gündüz çalışan gençler de geçecek zannediyorlar, yanılıyorlar. O ve işbirlikçileri hainlik edip AKP’ye geçince, zannediyorlar ki, evini barkını bırakan, oruçlu oruçlu onun için çalışan kadınlar da geçecek zannediyorlar, yanılıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi onurlu insanların partisidir, namuslu insanların partisidir, bagajı dolu olmayanların partisidir, darağacından korkmayanların partisidir, namusuyla ve şerefiyle yaşayan, bu memleketi emperyalizmin çizmeleri altında çiğnetmeyen, dünyanın gördüğü en büyük asker, en büyük devlet adamı, ölümsüz genel başkanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi’ni satan, namusunu satmıştır, şerefini satmıştır, haysiyetini satmıştır, Kuvayı Milliye’yi satmıştır, Atatürk’e ihanet etmiştir, Atatürk’ü satmıştır” dedi.

‘SENİ BU ŞEHRİN SOKAKLARINDA GEZDİRMEYİZ’

Hiçbir partilinin başını öğe eğmemesi gerektiğini söyleyen Çakır, “Ama hiç kimse başını öne eğmesin. Biz ayıp bir şey yapmadık. Sandıktan o çıktı, onun peşinden gittik. Aday kim olsaydı onu desteklerdik. Biz böyle parti terbiyesi aldık. Biz partimiz için koştuk, partimiz için çalıştık. Yine ön seçim istiyoruz, yine üyelerimiz kimi seçerse onun arkasından gitmek zorundayız. Seçilmiş genel başkanımız Özgür Özel’in sonuna kadar arkasındayız. CHP’de siyaset yapmak mangal gibi yürek ister. O yürek sende yoksa, bu kapıdan hiç girme arkadaş. Buradan bu partiye hainlik edene ve onu işbirlikçilerine seslenmek istiyorum; seni bu şehrin sokaklarında gezdirmeyiz. Eğer istifa edeceksen, bu partililerin, CHP üyelerinin, CHP’ye gönül veren seçmenin helal oylarıyla o makama geldin. Eğer sende yürek varsa, şu kadar karakter o makamda da oturmaya hakkın yok, önce oradan istifa et. Sen o makamdan istifa et, bu işi yapacak pırıl pırıl insanlar burada. Biz Keşan’a belediye başkanını, onların arasında da seçeriz. Hainlere bu partide yer yok. Partisine ihanet edenlere yer yok” diye konuştu.

‘İNSANIN İÇİNDEN LANET OKUMAK GELİYOR’

CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan da, yaşananlar bir kayıp değil, gerçeklerin görüldüğü bir gün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Verilen emekleri düşündüğünüz zaman, insanın içerisinden lanet okumak geliyor. İnsanın içi kırılıyor. Bugün bence bir kayıp değil. Biz kazandık, birliğimizi, beraberliğimizi bir kere daha gösterdik. Seçimde nasıl kazandıysak, yarın nasıl yeniden kazanacağımızı tekrar gösterdik. Bu bir kayıp değil, gerçekleri gördüğümüz bir gündür. Hala unutmayalım ki CHP’den aldığımız sonsuz güç, orada şehrimiz için doğru işler yapmayı, ama yanlışa da hayır deme gücünü barındıran şey CHP’li olma gerçeğidir. Bizim düşmanımız CHP’liler değil, bizim düşmanımız AKP’lilerdir. Bugünden sonra birbirimize çok daha fazla ihtiyacımız olan günler gelmiştir, gelmeye de devam etmektedir” şeklinde konuştu.

‘MAKAMINDA HAPİSHANEDE GİBİ OTURACAK’

CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı da, yaşanan gelişmeyi beklemediklerini söyleyerek, yaşadıkları şaşkınlığı dile getirdi. Balkanlı, “CHP bir çınardır, önüne çok büyük engeller gelmiştir. Bugün de aynı şeyi yaşamaktayız. Mehmet Özcan’a şunu sormak istiyorum; birkaç gün öncesine kadar kendisiyle görüşmemde konusu dahi geçmemişti. Genel başkanımız Özgür Özel’dir, o hangi konumda olursa olsun, biz birlikte hareket etme kararı vermiştik. Bunu basın kanalıyla da duyurduk. Bu Keşan halkına borcudur; bu 2-3 gün içerisinde ne değişti? Size nasıl bir siyasi baskı yapıldı? Ya da siz Keşan halkı için ne istediniz, ne verdiler size? Bunlar açığa kavuşmalı. Biz oylarımızı Mehmet Özcan’a değil, CHP’ye verdik. Sokağa çıkacak yüzü olmayacak. Bulunduğu yerde bir hapishane gibi, makamında oturacak. Keşan halkına söyleyecek hiçbir şeyi yoktur. Bununla ilgili açıklama bekliyoruz” ifadelerini kullandı. 

‘KOLTUKLAR SİZİN, SOKAKLAR BİZİM OLSUN’

Mutlak butlan sürecine de kısaca değinen Balkanlı, “Mutlak butlanla değişimler oldu. Biz görevden de alınabiliriz. Bundan sonra koltuklar onların olsun, sokaklar bizim olsun. Bizim makamımızın neresi olduğu önemli değil.  Genel başkanımız Özgür Özel’le yürümeye devam edeceğiz. Çocuklarımıza Cumhuriyeti, demokrasiyi yeniden kazandıracağız. Bu kurtuluş mücadelesinde hepimize görevler düşmektedir. Bu cendereden hep birlikte kurtulacağız” dedi.

‘BU SORULAR BENİ ÜZÜYOR’

Bir gazetecinin, AK Parti’ye geçiş iddialarına cevap veren Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da, “Bizim görevimiz bize oy veren, oy vermeyen insanlara hizmet etmek. Bu görevlerimiz içerisinde şehrimizi ziyaret edenleri karşılamak da var. Şehrin taleplerini Ankara’ya taşımak da var. Biz bunlarla ilgili mücadelemizi birçok güçlükle yapmaya gayret gösteriyoruz. Normal şartlarda olsa soruya çok daha şiddetli cevap verebilirdim. Ama kırılganlıklarınızı anlıyorum. Böyle sorularla karşılaşmak bizleri üzüyor. Bir gün uyanıyoruz ki bir yerde bir haber. Biz bunları her seferinde her birine ayrı ayrı cevap veremeyiz. Bugüne kadarki duruşumuz buna en iyi cevaptır. Herkes konfor alanlarına çekildiğinde, kıyıda köşede bizim mücadelemizi görmezden gelip, arkamızdan görmezden gelenleri sizlere havale ediyorum. Burada bulunanların da, çok zor şartlar altında görev yapan belediye başkanlara bu tür ithamları yapanlara en güzel cevabı vermelerini istiyorum” diye konuştu.

BELEDİYE ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI

Konuşmaların ardından, İl Başkanı Balkanlı, İlçe Başkanı Çakır ve partililer Keşan Belediyesi’ne giderek burada da bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını il başkanı Yücel Balkanlı okudu. Balkanlı, Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ın, Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarıyla ve Keşan halkının desteğiyle seçildikten sonra AKP’ye geçme kararının, yalnızca siyasi bir tercih değil; halkın iradesine karşı yapılmış büyük bir saygısızlık olduğunu söyledi. Balkanlı, “Keşan halkı, 31 Mart seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkelerine, sosyal demokrat belediyecilik anlayışına ve değişim umuduna oy vermiştir. Sandıktan çıkan irade, AKP’nin değil CHP’nin iradesidir. Bugün yaşanan durum ise bu iradenin yok sayılmasıdır. Keşan halkı adına soruyoruz: Seçim meydanlarında Cumhuriyet Halk Partisi’nin programını savunan, AKP’nin ülkeyi sürüklediği ekonomik krizi, adaletsizliği ve yönetim anlayışını eleştiren Sayın Belediye Başkanımız sayın Mehmet Özcan birkaç gün içerisinde düşüncelerini neden değiştirmiştir? Eğer AKP’nin politikaları doğruysa, bunu seçim öncesinde neden söylememiştir? Eğer yanlışsa, bugün neden AKP saflarına katılmaktadır? Bu karar hangi gerekçelerle alınmıştır? Keşan halkına açıklanmayan hangi görüşmeler yapılmıştır? Bu geçişin arkasında hangi siyasi hesaplar, hangi beklentiler ve hangi pazarlıklar bulunmaktadır? Keşan’ın menfaatleri için mi, yoksa kişisel ve siyasi gelecek hesapları için mi bu karar verilmiştir? Keşan halkı Belediye Başkanımız sayın Mehmet Özcan’dan bu soruların tamamına açık ve net cevap beklemektedir. Çünkü siyaset, seçmenden alınan yetkinin arkasında durma sorumluluğudur. Halkın oylarıyla kazanılan makamlar, kişisel kariyer planlarının veya siyasi transferlerin aracı haline getirilemez” dedi.

‘HALKIN İRADESİ TESLİM ALINAMAZ’

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, milletin iradesinin her türlü siyasi hesabın üzerinde olduğuna inandıklarını dile getiren Balkanlı, “Bugün yaşanan bu tablo, partimizin değil; CHP’nin oylarıyla seçilip o oyların emanetini yarı yolda bırakanların tercihidir. 23 yıldır Türkiye’yi ekonomik krizlere, yoksulluğa, adaletsizliğe ve demokratik gerilemeye sürükleyen AKP iktidarının politikalarına karşı mücadele eden milyonlarca vatandaşımızın umutlarını büyütmeye devam edeceğiz. Bir kişinin tercihi, halkın değişim iradesini ortadan kaldıramaz. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Keşan halkının iradesi hiçbir makamın, hiçbir hesabın ve hiçbir pazarlığın üzerinde değildir. Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri olarak Keşan’da da Edirne’nin her köşesinde de halkımızla birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz. Halkımızın bize verdiği emanete sahip çıkacak, hak, hukuk ve adalet mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Keşan halkı yapılanları görmekte, değerlendirmekte ve not etmektedir. Milletimizin vicdanı en doğru kararı verecektir. Biz gücümüzü saraylardan değil halktan, makam sahiplerinden değil örgütümüzden, siyasi hesaplardan değil Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden alıyoruz. Edirne il örgütü olarak Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde tarihin doğru tarafında durmaya devam edeceğiz. Halkımızın iradesi teslim alınamaz” şeklinde konuştu.

Devamını Oku
Özhanlar Mobilya