
15 Nisan 2026 Çarşamba


Olgay GÜLER
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinin ardından, dün de Kahramanmaraş’ta ortaokulda gerçekleştirilen silahlı saldırıda 4 kişinin ölümü ve 20 kişinin yaralanması ülkeyi yasa boğarken, Edirne’de eğitim sendikaları bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi.

Türkiye’de, iki gün üst üste okullarda meydana gelen saldırılar, eğitim camiası başta olmak üzere tüm ülkenin tepkisine neden oldu. Kahramanmaraş’taki saldırıda 1’i öğretmen 3’ü öğrencinin ölümüyse Türkiye’yi yasa boğdu. Edirne’de bir araya gelen Eğitim – İş, Eğitim-Sen ve Eğitim Bir-Sen sendikaları, ortak basın açıklamasıyla tepkilerini dile getirdi.

‘BU DURUM, EĞİTİMDE GÜVENLİK POLİTİKASININ İFLASIDIR’
Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirilen basın açıklamasını Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar ile, Eğitim-Sen Şube Başkanı Ahmet Acet okudu. Şube Başkanı Zobar, okulların sahipsiz bırakıldığını belirterek, “Buradan soruyoruz: En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü? Bilimin, aklın, aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar, nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü? Bu bir çöküştür. Bu, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır. Bu, öğretmeni yalnız bırakan, okulu kaderine terk eden anlayışın eseridir. 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık “münferit” denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönmüştür. Daha kısa süre önce öğretmenimiz Fatma Nur Çelik katledildiğinde söyledik: “Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak!” Peki ne yaptınız? Hiçbir şey. Ne ciddi bir güvenlik politikası oluşturuldu, Ne rehberlik ve psikolojik destek güçlendirildi, Ne de eğitim emekçileri korunabildi! Bugün öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor. Bugün öğrenciler okula giderken sağ salim eve dönebilecek mi diye hesap yapıyor” dedi.

‘OKULLARDA GÜVENLİK DEVLETİN ASLİ GÖREVİDİR’
Yaşanan tablonun sorumlusunun hükümet olduğunu belirten Zobar, “Bu tabloyu yaratanlar bellidir. Eğitimi bilimsellikten, laiklikten ve kamusal sorumluluktan koparanlardır. Okulları ideolojik ve piyasacı anlayışlara teslim edenlerdir. Sorumluluk almayanlardır. Buradan bir kez daha açıkça uyarıyoruz: Okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vitrin süsü değildir, hayati bir ihtiyaçtır. Öğretmenin ve öğrencinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim bu sorumluluktan kaçamaz. Eğer bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları bellidir” diye konuştu.

‘KURUMLAR VE YÖNETİCİLER KAMUOYU ÖNÜNDE HESAP VERMELİ’
Şube Başkanı Ahmet Acet de, eğitimin, bir güvenlik meselesine indirgenemeyecek kadar yaşamsal, piyasa ilişkilerine terk edilemeyecek kadar kamusal bir hak olduğunu kaydederek, “Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak kamusal sorumluluğun en temel gereğidir. Bugün en temel sorumluluğunu yerine getiremeyen, eğitim emekçilerini ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve yöneticileri kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz. Biz bu ülkenin eğitim emekçileri olarak yalnızca eleştirmiyoruz; çözüm üretiyoruz, yol gösteriyoruz, sorumluluk alıyoruz. Aylar değil, yıllardır söylüyoruz: Okullarda güvenlik tesadüfe bırakılamaz. Kadrolu güvenlik görevlisinden rehberlik hizmetlerine, psikososyal destekten sağlıklı beslenmeye kadar dile getirdiğimiz tüm talepler; sadece fiziki iyileştirme talepleri değildir. Bunlar, öğretmenin can güvenliğini, meslek onurunu ve öğrencinin yaşam hakkını koruma mücadelesidir” şeklinde konuştu.

‘GELİN ARTIK YETER DİYELİM’
Bakanlıktan taleplerini de açıklayan Acet, “Buradan bir kez daha, altını çizerek taleplerimizi kamuoyuna ve Bakanlığa ilan ediyoruz: Okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi görevlendirilmeli, girişlerde denetim sağlanmalıdır. Her okula rehber öğretmen atanmalı, öğrenci sayısına göre rehber öğretmen sayısı artırılmalıdır. Rehber öğretmenlerin raporları dikkate alınmalıdır. CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan baskıya son verilmelidir. Bu talepler ertelenemez, görmezden gelinemez. Bir kez daha söylüyoruz: Okulları güvensiz bırakanlar, bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz. Gelin, artık yeter diyelim. Gelin, çocuklarımızın ve meslektaşlarımızın yaşamı için omuz omuza duralım. Gelin, çocuklarımıza güvensiz okullar değil, umut vadeden bir gelecek bırakalım. Gelin, eğitimi şiddetten, karanlıktan ve çaresizlikten birlikte kurtaralım. Eğitimde şiddete karşı gerçek, somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelemiz süreceğini kamuoyuna ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘BU HAİN SALDIRIYI EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE KINIYORUZ’
Türk Eğitim-Sen Edirne Şubesi de sendika binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Sendikanın Şube Başkanı Mustafa Kaplan, eğitimde şiddete karşı acil önlem çağrısında bulundu. Şube Başkanı Mustafa Kaplan, saldırının eğitim camiasında derin bir sarsıntı yarattığını belirterek, “Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda, öğretmen ve öğrencilerimizin de aralarında bulunduğu 16 vatandaşımızın yaralanmış olması hepimizi derinden sarsmıştır. Bu hain saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Yaralanan eğitimcilerimize ve öğrencilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Şiddet olayları eğitim camiamızın geleceğe dair endişelerini artırmakta ve acil önlem alınması gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır” dedi.