DOLAR 45,9342 0.06%
EURO 53,5559 0.22%
ALTIN 6.687,981,04
BIST 13.983,902,04%
BITCOIN 3182836-3,61%
Edirne
24°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Zorunlu göçün üzerinden 37 yıl geçti

Zorunlu göçün üzerinden 37 yıl geçti
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: hacer-ates.jpg

Bulgaristan’da Türk ve Müslüman azınlığa yönelik uygulanan asimilasyon politikalarının ardından Türkiye’ye gerçekleşen 1989 Zorunlu Göçü’nün üzerinden 37 yıl geçti. Yaklaşık 350 bin kişinin Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldığı göç hareketi, Avrupa’da II. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan en büyük zorunlu nüfus hareketlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Trakya Üniversitesi Göç ve Mübadele Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Hacer Ateş, göçün yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sürecin tarihsel arka planını ve Türk toplumunda bıraktığı derin izleri değerlendirdi.

Bulgaristan’da Türk kimliğini hedef alan politikaların uzun yıllar sistemli biçimde uygulandığını belirten Ateş, sürecin temel insan haklarını ihlal eden uygulamalarla yürütüldüğünü ifade etti. Doç. Dr. Ateş, “Bu süreçte Türkçe konuşulması yasaklandı, dini ibadetler engellendi, camiler kapatıldı ve Türk isimleri zorla Bulgar isimleriyle değiştirildi. Temel insan haklarının açık ihlali niteliğindeki bu uygulamalara karşı ilk tepkiler 1984 yılının sonunda Kırcaali’de başladı ve kısa sürede ülke geneline yayıldı. Yaşanan süreçte çok sayıda kişi gözaltına alınırken, birçok soydaş Belene başta olmak üzere çeşitli kamplara gönderildi.” dedi.

“1989 göçü Avrupa’nın en büyük zorunlu nüfus hareketlerinden biridir”

Zorunlu göçün yalnızca siyasi değil, aynı zamanda insani sonuçlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ateş, 1989 yılında yaşanan kitlesel göçün boyutlarına dikkat çekti. Baskıların giderek artmasıyla birlikte Bulgaristan’daki Türkler’in 1989 yılının Mayıs ayı sonunda kitlesel göçe zorlandığını dile getiren Ateş, “İlk kafileler 2 Haziran 1989 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptı. Birkaç ay içerisinde yaklaşık 350 bin kişi evlerini, işlerini ve yıllar boyunca kurdukları yaşamlarını geride bırakarak Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldı. Bu göç hareketi, II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’da yaşanan en büyük zorunlu nüfus hareketlerinden biri olarak tarihe geçti.” ifadelerini kullandı.

“Göçmenler Türkiye’nin kalkınmasına önemli katkılar sundu”

Türkiye’ye gelen göçmenlerin kısa sürede ülke yaşamına önemli katkılar sunduğunu belirten Ateş, göçün iki ülkenin toplumsal yapısında da kalıcı etkiler bıraktığını söyledi. Ateş, “Sahip oldukları bilgi birikimi ve mesleki tecrübeleriyle sanayi, tarım, eğitim ve akademi başta olmak üzere birçok alanda önemli katkılar sundular. Ancak yaşanan zorunlu göç, hem göç edenler hem de geride kalanlar için derin sosyal, kültürel ve insani izler bıraktı.” diye konuştu.

 “Tarihsel hafızayı canlı tutmak için çalışmalar yürütüyoruz”

Merkez olarak tarihsel hafızanın korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Ateş, geçmişte yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini vurguladı. Ateş, “Bu acı tecrübenin yeni nesillere aktarılması ve benzer insanlık suçlarının bir daha yaşanmaması amacıyla konferanslar, paneller ve çeşitli akademik çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Zorunlu göçün yıl dönümünde, yaşanan acıları unutmadığımızı bir kez daha vurguluyor; bu süreçte hayatını kaybeden tüm soydaşlarımızı rahmet ve saygıyla anıyoruz.” dedi

Devamını Oku

Kadın Merkezleri hizmetlerine tek randevu numarası

Kadın Merkezleri hizmetlerine tek randevu numarası
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Edirne Belediyesi, kadın merkezlerinde sunulan hizmetler için randevu sistemi tek hat üzerinden birleştirildi. Yeni uygulamayla birlikte vatandaşlar, 153 Çözüm Edirne hattının yanı sıra 0 (284) 213 41 02 numaralı ortak hat üzerinden de randevu oluşturabilecek.

Edirne Belediyesi, kadınlara yönelik sunduğu hizmetlere erişimi kolaylaştırmak amacıyla yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren kadın merkezlerinde sunulan hizmetler için randevu sistemi tek hat üzerinden birleştirildi. Yeni uygulamayla birlikte vatandaşlar, 153 Çözüm Edirne hattının yanı sıra 0 (284) 213 41 02 numaralı ortak hat üzerinden de randevu oluşturabilecek.

BEŞ KADIN MERKEZİ TEK HATTA BULUŞTU

Uygulama kapsamında Zübeyde Hanım Kadın Merkezi, Özgecan Kadın Merkezi, Babademirtaş Kadın Merkezi, Yeniimaret Kadın Merkezi ve Dr. Fatma Şakir Memik Kadın Merkezi’nde sunulan hizmetler için ortak randevu sistemi oluşturuldu. Böylece vatandaşlar farklı merkezler ve farklı numaralar arasında yönlendirilmek yerine, tek telefon numarası üzerinden ihtiyaç duydukları hizmete daha hızlı ve kolay şekilde ulaşabilecek.

HİZMETLERE DAHA KOLAY ERİŞİM

Kadın merkezlerinde sunulan psikolojik danışmanlık, diyetisyen desteği ve ücretsiz spor salonu hizmetleri için randevular ortak hat üzerinden oluşturulabilecek. Ayrıca kuaförlük hizmetlerine ilişkin randevular da aynı sistem üzerinden alınabilecek. Yeni sistemle birlikte kadınların belediye tarafından sunulan hizmetlere erişiminin daha pratik ve daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

“KADINLARIMIZIN HAYATINI KOLAYLAŞTIRIYORUZ”

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Şehrimizdeki kadınların sosyal yaşama daha güçlü katılımını desteklemek, bakım, sağlık ve danışmanlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. ‘Kadın Edirne’ vizyonumuz doğrultusunda, kadın merkezlerimizde sunduğumuz hizmetleri daha erişilebilir hale getirmek için bu uygulamayı hayata geçirdik.

Kuaförlük hizmetlerinden psikolojik danışmanlık ve diyetisyen desteğine, ücretsiz spor salonu kullanımından farklı sosyal destek hizmetlerine kadar birçok alanda kadınlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Tüm kadınlarımızı merkezlerimizi ziyaret etmeye, sunulan hizmetlerden yararlanmaya ve bu dayanışmanın bir parçası olmaya davet ediyorum.”

RANDEVULAR TEK NUMARADAN OLUŞTURULABİLECEK

Kadın merkezlerinde sunulan hizmetlerden yararlanmak isteyen vatandaşlar, hafta içi mesai saatleri içerisinde 0 (284) 213 41 02 numaralı ortak hattı veya 153 Çözüm Edirne hattını arayarak randevu oluşturabilecek.

Devamını Oku

Otelleri HMS Otel Programına Yönelten Sebepler

Otelleri HMS Otel Programına Yönelten Sebepler
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: Hms-Otel-3.png

Konaklama sektöründe yazılım tercihi, bir otelin günlük operasyonundan yıllık kârlılığına kadar her şeyi etkiliyor. Türkiye’de pek çok otel, bu kritik kararı verirken HMS Otel Programı’nda buluşuyor. Bu tercihin arkasındaki sebepleri anlamak, sektörün nereye doğru ilerlediğini de gösteriyor.

Esnek Bulut Mimarisi

Otelleri HMS’ye çeken ilk unsur, bulut tabanlı mimarinin sunduğu özgürlük. Yönetici nerede olursa olsun tesisinin durumunu görebiliyor, müdahale edebiliyor. Verilerin sürekli yedeklenmesi de güvenlik kaygılarını ortadan kaldırıyor. Türkiye’nin ilk bulut tabanlı çözümü olarak HMS, bu konuda kanıtlanmış bir altyapı sunuyor.

Çok Kanallı Satışın Kolaylaşması

Bugün rezervasyonların büyük kısmı online platformlardan geliyor. Bu kanalları tek tek yönetmek imkânsız hale gelirken HMS’nin kanal yöneticisi modülü işi kökünden kolaylaştırıyor. Tüm satış kanalları tek panelden yönetiliyor, fiyat ve müsaitlik anlık güncelleniyor, overbooking riski ortadan kalkıyor. Bu özellik, otelleri HMS’ye yönelten en güçlü sebeplerden biri.

Komisyon Yükünden Kurtulma

Online seyahat acentelerine ödenen komisyonlar otel bütçesini ciddi şekilde zorluyor. HMS’nin komisyonsuz çalışan kendi rezervasyon motoru, otelin doğrudan rezervasyon almasını sağlıyor ve gelirin tamamının tesise kalmasını mümkün kılıyor.

Yasal Süreçlerde Rahatlık

Türk mevzuatına uyum, otelciler için sürekli bir endişe kaynağı. HMS, otomatik kimlik bildirimi ve yerel entegrasyonlarla bu endişeyi ortadan kaldırıyor. Otelci yasal işlerle uğraşmak yerine misafirine odaklanabiliyor.

Erişilebilir Maliyet

HMS’nin oda sayısına göre belirlenen uygun fiyatları, otelleri başka çözümlerden uzaklaştırıyor. Detaylı bilgi ve ücretsiz demo için HMS Otel sayfası ziyaret edilebilir.

Devamını Oku

Edirne örgütü CHP Grup Toplantısında

Edirne örgütü CHP Grup Toplantısında
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Genel Başkan Özgür Özel’in liderliğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen CHP Grup Toplantısı’na Edirne İl Örgütü olarak katıldıklarını belirtti.

Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: 4d7392da-9385-4ec0-bb5a-00f7158355fc.jpg

Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Balkanlı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkın iradesine sahip çıkan, adalet, demokrasi ve özgürlük mücadelesini kararlılıkla sürdüren bir anlayışla çalışmalarına devam ettiğini ifade etti.

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunların çözümünün demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesinden geçtiğini vurgulayan Balkanlı, “Ülkemizin aydınlık yarınları için omuz omuza çalışmaya devam ediyoruz. Halkımızın umudunu büyütmek, adaleti ve refahı yeniden tesis etmek için mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.

23 yıllık yanlış politikalar sonucunda ekonomik krizin derinleştiğini, vatandaşların her geçen gün daha ağır yaşam koşullarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Balkanlı, liyakatten uzak yönetim anlayışının ülkeye zarar verdiğini söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Balkanlı, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte Türkiye’yi demokrasi, hukuk ve refahla buluşturmak için mücadele etmeye devam edeceklerini kaydetti.

Balkanlı açıklamasını, “Tam yol ileri. Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz” sözleriyle tamamladı.

Devamını Oku

‘Bu yanlıştan derhal dönülmeli’

‘Bu yanlıştan derhal dönülmeli’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: baran-2.jpg

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, buğday ve arpa alım fiyatlarına sert tepki gösterdi ve “Çiftçi fakirleşmeye devam ediyor. Unutmayın; çiftçi tarladan çekilirse, şehirdeki vatandaşın ekmeği de ateş pahası olur. Bu yangın sadece üreticiyi değil, tüm ülkeyi yakar” dedi.

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı hububat alım fiyatlarına tepki gösterdi. “Türkiye’nin tahıl ambarı Edirne’mizde ve tüm Trakya’da, alın teriyle toprağı bereketlendiren, binbir emekle buğdayını var eden çiftçimiz bir kez daha TMO eliyle hayal kırıklığına uğratılmıştır” diyen Yazgan, alım fiyatının “tarladaki yangını, fahiş artan mazotu, gübreyi, tohumu ve ilaç maliyetlerini görmezden gelmenin açık bir belgesi” olduğunu söyledi. Yazgan, şöyle devam etti:

“Ekmeklik buğday ve makarnalık buğday için 2025’te 13,5 lira olan rakam, bu yıl için 16,5 lira olmuştur. 2025’te 11 lira olan arpa için de bu yılki rakam, 12 lira 75 kuruş olarak belirlenmiştir. Ziraat odalarımızın ve uzmanların yaptığı bilimsel maliyet hesapları ortadadır. Enflasyonun ve girdi maliyetlerinin bu denli tırmandığı bir ekonomik kriz ortamında, üreticiye reva görülen bu fiyat, çiftçinin borcunu ödeyememesi, çoluğunun çocuğunun rızkından olması demektir. Bu fiyata imza atanlara Edirne’nin buğday tarlalarından sesleniyorum; üreticiyi tarlasına küstürürseniz, borç sarmalı yüzünden traktörünü galeriye, toprağını icraya terk etmeye zorlarsanız, yarın bu ülkede tüketecek yerli buğday bulamazsınız. Bu kafa, ‘Bizim çiftçimiz üretmesin, ithalat baronları zengin olsun’ kafasıdır.Unutmayın; çiftçi tarladan çekilirse, şehirdeki vatandaşın ekmeği de ateş pahası olur. Bu yangın sadece üreticiyi değil, tüm ülkeyi yakar.

TÜİK’in makyajlı enflasyon rakamları bile yüzde 60’larda gezerken; mazota, gübreye bir yılda yüzde yüzden fazla zam gelmişken; buğdaya yüzde 20 artış layık görmek çiftçinin aklıyla alay etmektir, emeğine göz dikmektir.

Bu yanlıştan derhal dönülmelidir. TMO, piyasayı regüle etmek yerine piyasayı ezen bir kurum olmaktan vazgeçmelidir. Alım fiyatları, üreticinin refah payı gözetilerek acilen yukarı çekilmeli, ödemeler peşin yapılmalı ve desteklemeler hasat anında üreticiye ulaştırılmalıdır.”

Devamını Oku
Özhanlar Mobilya