DOLAR 32,5038 0.08%
EURO 34,7826 -0.12%
ALTIN 2.496,260,50
BIST 9.693,461,77%
BITCOIN 2077342-1,85%
Edirne
11°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Mehmet ŞELECİ

Mehmet ŞELECİ

20 Nisan 2024 Cumartesi

    Edirne trafiğindeki yanlış uygulamalara kim dur diyecek!?

    Edirne trafiğindeki yanlış uygulamalara kim dur diyecek!?
    11

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    (DÜNDEN DEVAM)
    OLİN KAVŞAĞINDA MÜHENDİSLİK HATASI VAR
    Diğer başka bir konu da; ülkemizi Avrupa’ya bağlayan ve tarihi bir yol olan D-100 karayoludur. Atatürk Bulvarı üzerinden şehir içi ulaşımını Kapıkule ve Pazarkule’ye bağlamaktadır. Çok sayıda ışıklı kavşak bulunmaktadır. Trafik güvenliği açısından en tehlikelisi Olin Kavşağıdır. Bu kavşağın yapımında mühendislik hatası olmasına rağmen bugüne kadar bir iyileştirme yapılmadı. Fizik kuralları ve merkezkaç kanunu bu kavşağın yapımında hesaplanmadığı için dışa dönük ters dever oluşmuştur. Kavşağa normal hızla giren araçlar az frene dokunulması durumunda bile takla atma ve kaza yapma riskiyle karşı karşıyadır. Ayrıca 7-8 giriş çıkış nedeniyle sürücüler birbirlerinin hakkına riayet etmedikleri takdirde sık sık kazaların yaşandığı da bir gerçektir.
    Ben çalışırken de, benden sonra çalışan arkadaşlar da bu kavşağın yeniden düzenlenerek trafik ışıklarının yapılmasını söylememize rağmen bugüne kadar bir gelişme olamadı. Edirne Belediyesi çözümü kasis yapmakta, kavşağın içlerine trafik ışıklarının bulunduğu yerlere trafik dubası koymakta buldu.
    ULUSLARARASI KARAYOLU ÜZERİNE KASİS YAPILAMAZ
    Uluslararası karayolu, ana bulvarlar üzerine kasis yapılmaz, karayolları yönetmeliğinde kasis yapılacak yerler bellidir. Öncelikle okul ve hastane önlerine yapılır. Yönetmelikte kasislerin yüksekliği, araçların yürüyen aksamlarının zarar görmeyeceği, yolcuların araç içinde sarsılmadan geçebileceği şekilde yapılmalıdır. Asfalttan yapılması gerekirken, sert vidalı plastikten yapılmakta, büyük ağır tonajlı araçların geçişi sırasında zamanla vidasından koparak parçalanmakta, asfaltta kalan vida parçaları araçların lastiklerinin zarar görmesine neden olmakta.
    Karayolları Kanununda, karayolları üzerinde trafiği engelleyecek, tehlikeye sokacak maddeler atmak, dökmek, dikmek suçtur. Atatürk Bulvarı üzerinde yönetmeliğe aykırı kasislerin, trafik dubalarının sökülmesi, Olin Kavşağına sinyalizasyonun yapılması gerekliliktir.
    Bir başka konu; ben görevdeyken sayın rahmetli Valimiz Fahri Yücel’e; Edirne’nin batısındaki trafiğe çözüm olacak bir rapor hazırlayıp sunmuştum. Raporda, Meriç ve Tunca nehirlerinin bazı yıllarda taşması sonucu Karaağaç semtinin ve Pazarkule sınır kapısının Edirne’ye bağlantısının günlerce kesildiği, vatandaşlarımızın köprülerin ulaşıma kapanması sonucu mahsur kaldığını dile getirdim. Önlem olarak da Karağaç Süleyman Demirel Fen Lisesi’nin yanında yeni bir köprünün yapılması, Kapıkule Yolu, Yıldırım’a otoyola bağlanması, köprünün Edirne’nin çıkışında bağlantı yolları yapıldıktan sonra Tunca ve Meriç nehri üzerindeki tarihi köprülerin taşıt trafiğine kapatılıp sadece yaya trafiğine açılmasıyla, Edirne’nin doğusuna akan trafiğinin en az yüzde 30-40 rahatlayacağını belirtmiştim. Sayın Valimiz Fahri Yücel 12 Ağustos 2004 tarihinde vefat etti. Ölümünden 20 gün önce bana takdirname yazmış ve bırakmış. Allah rahmet eylesin, örnek alınacak bir devlet adamıydı. Genç yaşta, köprünün yapımını göremeden kaybettik. Valimiz halk adamıydı, halkın içindeydi. Alınacak kararda bizzat işin uzmanı olan bizlerin görüş ve düşüncelerini alır, ona göre çözüm üretirdi. Vatandaşın görüş ve düşüncelerine de başvururdu, çok iyi bir gözlemciydi.
    Ben emekli olduktan sonra Edirne Televizyonunda zaman zaman trafik danışmanlığı yapar, açık oturumlar düzenler, sorunları yerinde görüp çözüm önerileri sunardık. Karaağaç’tan Meriç nehri üzerine yapılması gereken köprüyü devamlı gündemde tuttuk. Bazı eleştiriler de olurdu. ‘Devlet oraya köprü mü yapar, köprüye ihtiyaç mı var’ türü tepkiler de almadım değil. Sadece ETV değil, yerel basın da bu köprünün bir an önce yapılması için olumlu yayınlar yaptılar. Basının kamu oyunun devamlı gündeminde tutulması sonucunda 2013 yılında köprünün temeli atıldı. Benim raporu yazmamdan on yıl sonra, Karaağaç’ta yapım devam ederken Hudut Gazetesi benimle bir röportaj yaptı. Köprüye ne isim verilmesi konusu da gündeme geldiğinde, “Köprünün henüz proje aşamasında iken isminin Lozan Köprüsü olmasını düşünmüştüm dedim. Çünkü köprünün bir tarafı Lozan Barış Antlaşmasıyla kazandığımız topraklarımız üzerindeydi ve üç ülkeyi de bir köprüyle bağlıyordu. Ertesi gün Hudut Gazetesi haberi manşetten, “Emekli Başkomiser Hüseyin Önder köprünün isim babası olarak Lozan ismini önerdi” diye verdi.
    Peki neden Lozan dedim : Kurtuluş Savaşından sonra İsviçre’nin Lozan şehrinde toplantılar başladı. Uzun tartışmalardan sonra 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Antlaşması imzalandı. Meriç Nehri boydan boyu Yunanistan’la aramızda sınır olacaktı. Yunanistan savaşta mağlup olduğu için savaş tazminatı olarak Karaağaç bölgesi bize bırakıldı. Lozan olmasaydı, bugün Türkiye Cumhuriyeti de olmayacaktı.
    Bugünlerde Lozan’ın ve Cumhuriyetimizin 100’ncü yılını kutluyoruz. Ne yazık ki köprüye bu anlamlı ismi çok gördüler. Benim Lozan önerimi benimseyen çok sayıda Edirne halkı bizzat beni tebrik ettiler. ‘Edirne’nin değerlerine böylesine sahip çıkan olmadı’ dediler. Ben de onlara, ‘Benim dedem Kurtuluş Savaşı Gazisiydi. Ayağındaki çarıklarla düşmanı İzmir’e kadar kovalayıp büyük bir mücadeleyi kazandıklarını anlatırdı’ dedi.
    Köprüye şimdi taşıdığı isim verilirken, Edirnelilerin görüşlerine ve hassasiyetlerine kimse başvurmadı, yazılıp söylenenlere kulak asmadı. Edirne’de sivil toplum kuruluşlarından, siyasi parti temsilciliklerinden de gür bir ses çıkmadı. Konuşmaya gelince mangalda kül bırakmayanlar da bu konuda sessiz kaldı…. Yıl 2023 köprünün Gazimihal Kapıkule istikameti ve otoyol bağlantısı hala bitirilemedi. Bu yol bitmeyince Edirne’nin trafik sorunu da bitmez.
    Ben Giresunluyum. Senede 3-4 kez memleketime tatile giderim. Çok güzel yollar ve kilometrelerce tüneller yapıldı, yapanlardan Allah razı olsun… Buradan iktidar ve muhalefet partilerine sesleniyorum. Bu köprü ve otoyol bağlantısının bir an önce yapılması için çalışın. Edirne halkı bunu sizden bekliyor.
    Edirne Belediye Başkanı Sayın Recep Gürkan’a sesleniyorum. Yıldırım-Yeniimaret tarafında bir cep otogarının yapılması giderek daha büyük bir ihtiyaç haline geliyor. Edirne nüfusunun büyük bölümü Karaağaç-Yıldırım-Yeniimaret-Küçükpazar-Kaleiçi-Kıyık semtlerinde ve Edirne’nin batısındaki köylerde yaşamakta. Bu bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızın büyük bölümü ekonomik olarak daha güç koşullar içinde bulunuyor. Bugün Karaağaç-Yıldırım’dan otogara bir taksi 300-400 liradan aşağıya gitmiyor.
    Burada yapılacak bir cep otogarının çok büyük rahatlama sağlayacağı, cep otogardan kalkan otobüsler, şehir içi trafiğe girmeden çevre yolunu takiben şehrin doğusundaki otogardan yolcusunu alıp yoluna devam edecektir. Şehir dışından gelen otobüsler de otogarda yolcusunu bıraktıktan sonra, çevre yolunu takiben Yıldırım-Yeniimaret cep otogarına intikal ederek yolcularını indirecektir. Edirne’nin çözülmeyecek trafik sorunu yoktur. Çözüm uzmanlarıyla bir araya gelmek ve fikirlerini almaktır. Ben kendimi övmek istemem, yaptıklarımdan dolayı başkalarının değerlendirmelerini tercih ederim.
    Meslek hayatımın on yılını Emniyet teşkilatının çeşitli birimlerinde, kalan 20 yılını da trafikte geçirdim. Yirmi yılımın sadece toplam bir yılı masa başında geçmiştir. Ankara’da temel trafik eğitimi ve çok sayıda meslek içi eğitim kursları alıp yetiştim. Teorik eğitimimi pratikle pekiştirerek mesleğimde uzmanlaştım. Kar, kış, sıcak, yağmur demeden asfaltın tozunu toprağını, egzoz gazlarını teneffüs ederek emekliye ayrıldım
    Çalışma hayatım boyunca çok dikenli yollardan geçtim, ölüm tehditleri mi, siyasilerden sürgün tehditleri mi almadım. Hepsine göğüs gerdim, yılmadım çalıştım, mesleğimin gereğini yaptım. Edirne’de çalıştığım 9 yıl boyunca valilerimden, emniyet müdürlerimden, Edirne halkından ve basından büyük destek gördüm. Sivil hayatta da yine elimden geldiğince Edirne trafiğine ilişkin sorunlu gördüklerimi yetkililere iletiyor, basın yoluyla duyurmaya çalışıyorum. İhtiyaç duyulduğunda bilgi ve tecrübelerimi paylaşmaya her zaman hazırım.

    Sayın Edirne Valimiz, Sayın Emniyet Müdürümüz, Sayın Belediye Başkanımız kapılarınızı bizlere açın. Bazı bürokratlarınız, sekreterleriniz kraldan çok kralcı olmasınlar. Sizlere meslek yaşamlarınızda başarılar diliyor, Edirne’nin son 30 yılı içinde bizzat şahit olduğum sorunları paylaşmak için davetlerinizi bekliyorum. Saygılarımla…