DOLAR 49,41090,04%
EURO 55,49860,63%
ALTIN 6.593,711,12
BIST %
BITCOIN 40711601,01%
Edirne
13°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Edirne Belediyesi kadın üreticilerle buluştu

Edirne Belediyesi kadın üreticilerle buluştu
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ciftci-kadinlar-14.jpg

Edirne Belediyesi’nin Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte kadın üreticiler bir araya geldi. Kadın Ritim Grubu’nun konseriyle başlayan programda, tarımda kadın emeği, teknolojinin üretime katkısı ve belediyenin üreticilere yönelik destekleri ele alındı. Türkiye’nin ilk akıllı köyünü kuran Tülin Akın da deneyimlerini kadın çiftçilerle paylaştı.

Havsa Belediye Başkanı Hüseyin Özden, Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, il genel meclisi üyeleri, belediye meclisi üyeleri, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri, üreten kadınlar ve vatandaşların katıldığı program, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti.
Programda Edirne Belediye Başkan Vekili Gökce Onur Öktem açılış konuşmasını gerçekleştirdi.


“ÜRETİCİLERİMİZİN YANINDA OLMAYI KALICI BİR ÇALIŞMA ALANI HALİNE GETİRDİK”
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın selamlarını ileterek konuşmasına başlayan Belediye Başkan Vekili Gökce Onur Öktem, kadın çiftçilerin tarımın her aşamasında büyük emek verdiğini belirtti. Tarladan bahçeye, hayvancılıktan aile işletmelerine kadar kadınların üretimde üstlendiği sorumluluğun önemine dikkat çekti. 2026 yılının Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı ilan edilmesinin de kadınların üretimdeki rolünün görünür kılınması açısından önemli olduğunu ifade etti.

Edirne Belediyesi’nin üreticilere yönelik çalışmalarına da değinen Başkan Vekili Gökce Onur Öktem, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü aracılığıyla tohum desteği sağlandığını, yerli tohumların korunması ve yaygınlaştırılması amacıyla 10 bin sebze fidesinin hemşehrilerle buluşturulduğunu aktardı.

Belediyeye ait tarım arazilerinin üretime kazandırıldığını da belirterek bu alanlarda ayçiçeği, arpa ve buğday yetiştirildiğini; üretilen ayçiçeğinin yağa dönüştürülerek ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılmak üzere değerlendirildiğini kaydetti.

Sözlerinin sonunda ise tarımda teknoloji ve dijitalleşme alanındaki deneyimlerini paylaşmak üzere programa katılan Tülin Akın’ın sunumunun da kadın çiftçiler açısından değerli bir fırsat olduğunu belirterek tüm kadın çiftçilerin Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutladı.

EDİRNE BELEDİYESİ’NİN TARIMSAL ÇALIŞMALARI ANLATILDI

Açılış konuşmasının ardından Edirne Belediyesi’nin tarımsal faaliyetlerini ve Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kuruluşundan bu yana hayata geçirilen destekleri anlatan video gösterimi gerçekleştirildi. Gösterimde, üreticilere yönelik destekler ve belediyenin tarımsal üretime katkı sunan çalışmaları katılımcılarla paylaşıldı.

TÜRKİYE’NİN İLK AKILLI KÖYÜNÜ KURAN TÜLİN AKIN DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI

Programın devamında, Türkiye’nin ilk akıllı köyünü kuran Tülin Akın sunumunu gerçekleştirdi. Tarımda teknoloji ve dijitalleşme üzerine deneyimlerini paylaşan Akın; kendi çalışma yolculuğunda karşılaştığı zorlukları, Türkiye’de ve dünyada tarımın geldiği noktayı, üretimin önemini ve kendisini motive eden unsurları anlattı.

Kadın çiftçilerle bir araya gelen Akın, tarımda yeni teknolojilerin ve yenilikçi üretim yöntemlerinin sunduğu imkânlara dikkat çekti. Sunum, katılımcıların tarımın geleceğine ilişkin farklı deneyim ve yaklaşımları değerlendirmesine olanak sağladı. Soru-cevap bölümünde katılımcılar, tarımda yeni teknolojilerin kullanımı, sürdürülebilir üretim yöntemleri ve kadın çiftçilerin sektördeki rolüne ilişkin merak ettikleri konuları dile getirme fırsatı buldu. Karşılıklı fikir alışverişiyle zenginleşen etkinlik, kadın çiftçilerin bilgi ve deneyimlerini paylaşmalarına ve tarımın geleceğine yönelik yenilikçi yaklaşımlar üzerine değerlendirmelerde bulunmalarına katkı sağladı.

KADIN ÜRETİCİLERE HEDİYE TAKDİMİ

Etkinliğin sonunda Başkan Vekili Gökce Onur Öktem, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan adına Tülin Akın’a hediye takdiminde bulundu. Kadın çiftçilere ise ıspanak, dereotu, roka ve maydonoz tohumununda bulunduğu hediyeler takdim edildi. Katılımcılara lokma ikramının da yapıldığı program, kadın üreticilerin bir araya geldiği güzel bir buluşma olarak tamamlandı.

Devamını Oku

‘Vergi adaleti sarsılırsa devlete güven de sarsılır’

‘Vergi adaleti sarsılırsa devlete güven de sarsılır’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: akalin-1.jpg

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Vatandaşın kazancını kuruşu kuruşuna vergilendiren devlet, servet artışlarının da hesabını sorabilmelidir” diyerek varlık barışı düzenlemelerini ve servet artışlarının denetlenmesini gündeme taşıdı.

Türkiye’de vergi adaleti ve kayıt dışılıkla mücadele konularına dikkat çeken İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, 2008 yılından bu yana sekiz kez çıkarılan varlık barışı düzenlemelerini eleştirdi. Bu düzenlemeler kapsamında ne kadar servetin beyan edildiğinin, ne kadarının gerçekten Türkiye’ye getirildiğinin ve devletin ne kadar vergi geliri elde ettiğinin açıklanması gerektiğini vurguladı.

Akalın, konuşmasında işçinin maaşı eline geçmeden vergilendirildiğini, esnafın kazancının, çiftçinin gelirinin ve vatandaşın yaptığı alışverişin vergiye tabi olduğunu belirterek büyük servetler söz konusu olduğunda da aynı şeffaflığın sağlanması gerektiğini ifade etti.

“Sekiz düzenlemenin sonunda ne oldu?”

Varlık barışı uygulamalarının sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Akalın, şu soruları yöneltti:

“Sekiz düzenlemenin sonunda ne oldu? Ne kadar servet beyan edildi, bunların ne kadarı gerçekten Türkiye’ye getirildi, devlet ne kadar vergi topladı? Bu düzenlemeler kayıt dışılıkla mücadelede başarılı olduysa neden tekrar tekrar aynı yollara başvuruldu? Bu soruları sormak zorundayız ve bu soruların cevaplarını almak zorundayız.”

Akalın, 2016 ve 2018 yıllarındaki düzenlemelerde vergisiz varlık bildirimi imkânı sağlandığını, 2020 yılında da vergi alınmayan bir uygulamaya gidildiğini, 2026 yılında çıkarılan son düzenlemede ise beş yıllık yatırım taahhüdü karşılığında sıfır vergi imkânı sunulduğunu hatırlattı.

“Vergi adaleti sarsılırsa devlete güven de sarsılır”

Geçtiğimiz ay 131 yatırım fonunun tasfiyesine ilişkin gelişmelere de değinen Akalın, hukuki boşlukların zamanında giderilmemesi ve denetim mekanizmalarının etkili çalışmaması hâlinde ekonomik sorunların bedelini vatandaşların ödeyebileceğine dikkat çekti.

Kimsenin zenginliğini sorgulamak gibi bir amaçlarının olmadığını vurgulayan Akalın, meselenin elde edilen gelir ile sahip olunan servet arasındaki ilişkinin açıklanabilir olması olduğunu belirtti.

Akalın, “İnsanlar çalışacak, üretecek, kazanacak, zenginleşecek. Ancak beyan edilen gelirle sahip olunan servet arasında açıklanamayan büyük bir fark varsa bunun hukuk çerçevesinde araştırılması gerekir. Çünkü vergi adaleti sarsılırsa vatandaşın devlete güveni de sarsılır.” ifadelerini kullandı.

“Vatandaşın kazancının hesabını tutan devlet, servet artışlarının da hesabını sorabilmelidir”

Konuşmasının sonunda araştırma önergesinin amacının servet artışlarının şeffaflık ve hukuk çerçevesinde incelenmesi olduğunu belirten Akalın, şu ifadelerle sözlerini tamamladı:

“Yıllardır vatandaşımızın kazancının hesabını tutan devlet, servet artışlarının da hesabını sorabilmelidir. Sekiz kez varlık barışı yaptık, artık bir kez de servetin hesabını konuşalım.”

Devamını Oku

Cumhuriyet Kupası’na 100’ün üzerinde kayıt

Cumhuriyet Kupası’na 100’ün üzerinde kayıt
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: WhatsApp-Image-2026-10-15-at-15.29.51-scaled.jpeg

Olgay GÜLER

Edirne’de bu yıl 17’incisi düzenlenecek Cumhuriyet Kupası Bisiklet Yol Yarışı Türkiye ve Bulgaristan’dan 100’ün üzerinde sporcunun katılımıyla, 18 Ekim’de gerçekleştirilecek.

Türkiye Bisiklet Federasyonu İl Temsilciliği ve EBİS işbirliğiyle bu yıl kentte 17. Cumhuriyet Kupası Bisiklet Yol Yarışı, 18 Ekim Pazar günü gerçekleştirilecek. Koca Sinan Mahallesi Şevki Arman Caddesi üzerinden başlayacak yarış kapsamında sporcular, 70 kilometrelik güzergahta Havsa ilçesine bağlı Yolageldi Köyü’nden dönüş yapıp, yarışı aynı noktada tamamlayacak. Saat 09.00’da başlayacak yarışta ödül töreni 13.30’da yapılacak. Cumhuriyet’in 103’üncü yılı anısına düzenlenen organizasyon öncesi EBİS tarafından basın açıklaması gerçekleştirilerek bilgi verildi. Selimiye Camisi Meydanı’ndaki Mimar Sinan heykeli önünde düzenlenen basın açıklamasında, EBİS Başkan Yardımcısı Mustafa Kurt, yarışın detaylarını paylaştı.

‘100’ÜN ÜZERİNDE KAYIT YAPTIRILDI’

Kurt, bu yıl yarışa 100’ün üzerinde kayıt yaptırıldığını belirterek, “Yarışa kayıtlarımız halen devam etmekte. 100’ün üzerinde sporcumuz yarışımıza şu an itibariyle kaydını yaptırmış bulunmaktadır. Bundan sonraki kayıtların daha da artarak devam edeceğini biliyoruz. Her yıl aynı şekilde gerçekleşmekte. Dolayısıyla bugün burada hem yarışımızla ilgili vermiş olduğumuz startımızı tüm toplumumuza, hem de bütün sporcularımıza duyurmak ve günün kesinleşen günüyle ilgili olan kısmında detayları açıklamak üzere toplanmış bulunmaktayız. Öncelikle ödüllerimiz sayın valimiz Yunus Sezer’in takdir ve tensipleriyle verilmiş oldu. Ödül kısmında genellikle klasman birincisine Cumhuriyet altını, kategorilerinde birinci olan yarışmacılarımıza yarım altın, ikincilere çeyrek altın, üçüncülere gram altın olmak üzere ödüllerimiz belirlenmiş durumdadır” dedi.

‘SPORCULAR DÖRT KATEGORİDE YARIŞACAKLAR’

Yarışta bu yıl Masterlar kategorisinin ikiye ayrıldığını aktaran Kurt, “Bu yıl diğer yıllara göre üç olan kategorilerimizden Master Erkekler kategorisini ikiye bölerek, toplam kategori sayısını dörde çıkardık. Böylelikle yarışımız Büyük Erkekler, Master A Erkekler. Master B Erkekler ve Kadınlar kategorisi olmak üzere toplam dört kategoride gerçekleşecek. Yarışımızda milli sporcularımız da yer alacak. Dolayısıyla milli sporcularımızla beraber tüm diğer yarışımıza hazırlanan sporcularımızı yarışımıza bekliyoruz. Aynı zamanda genel klasman birincisine bisiklet ödülü ve aynı firmamızdan bisiklet yarışı esnasında lojistik desteği verilecek sporcularımıza. Edirne Belediyemiz tüm organizasyonun kumanyasını üstlenmiş durumda. Aynı zamanda ulaşım ve organizasyon katkısı sunmuş bulunmaktadır. Ekol Hastanemiz ambulans desteği vermiş durumdadır. Yeşilay ve Kızılay’ımız ikram aracıyla ilgili desteğini sunmuş durumdadır. Emniyetimiz, jandarmamız, sağlık müdürlüğümüz gerekli desteklerini sağlamış durumdadır. Yarışla ilgili olan tüm gerekli önlemleri almış durumdadırlar” diye konuştu.

’GÜZERGAH 70 KİLOMETRE’

Bisiklet Federasyonu İl Temsilcisi Utku Zorlutuna da, yarış güzergahıyla ilgili bilgi verdi. Zorlutuna, “Güzergahımız 18 Ekim Pazar günü Şevket Erman Caddesi’nden Yolageldi köyüne kadar olacak. Her yıl olduğu gibi bu yıl da ücret almadan gerçekleştiriyoruz. Sporculardan herhangi bir ücret talebimiz yok. Tamamen kurumlarımızın desteğiyle yapıyoruz. Yıllardır alışılagelmiş Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Tur’undan sonra ülke olarak ikinci uzun süreli gelen organizasyon zaten. Sporcularımız da bunu bilerek, severek geliyorlar. Hava da inşallah güzel olur, güzel bir yarış gerçekleştiririz” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

‘Özgür basın sansüre boyun eğmez’

‘Özgür basın sansüre boyun eğmez’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: yeni-scaled.jpg

Olgay GÜLER

YENİ Parti Edirne İl Başkanlığı tarafından, HALK TV’ye kayyum atanması ve yayınının durdurulmasına, basın açıklamasıyla tepki gösterildi.

Türkiye’nin en çok izlenen bağımsız haber kanallarından Halk TV’nin İstanbul binasına 14 Ekim 2026 sabahı polis ekipleri tarafından operasyon düzenlendi. MASAK raporları ve yürütülen bir soruşturma kapsamında kanala ve patronu Cafer Mahiroğlu’nun ilişkili olduğu şirketlere TMSF kayyum olarak atanarak yayınları durduruldu. Gelişmenin ardından HALK TV’nin yayınlarının durdurulması ve kayyum atamasına tepkiler gecikmedi. YENİ Parti Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı ve yönetimi de, düzenlenen basın açıklamasıyla tepkilerini dile getirdi.

‘AMAÇ KARA DÜZENİ SÜRDÜRMEK’

Ülkenin her sabah yeni bir karanlığa uyandığını söyleyen Balkanlı, “Ülkemiz, her sabah yeni bir karanlığa uyanmaktadır. Halk iradesini hedef alan siyasi yargı operasyonları, gazetecileri ve basını hedef alan saldırılar, her kesimden yurttaşımızı etkileyen hukuksuzlukların, kayyımların ardı arkası kesilmemektedir. Bu hukuksuzlukların son halkası olarak dün şafak vakti, polis baskınıyla, pek çok yayın diliminde Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalı olan Halk TV’ye kayyım atanmıştır. Bu karar yalnızca Halk TV’yi değil, aynı zamanda özgür basını ve halkın haber alma hakkını hedef almaktadır. Seçime giderken muhalefetin sesini kısmak, milletin özgürce seçim yapma hakkına el uzatmaktır. İktidarın amacı bellidir. Amaç, kara düzeni sürdürmektir. Bugün devletin imkanlarıyla kendi çıkarlarını korumaya çalışan küçük bir azınlık; özgür basını bastırmaya, değişim isteyen on milyonları susturmaya ve milleti umutsuzluğa sürüklemeye çalışmaktadır” dedi.

‘ZAMANLAMA TESADÜF DEĞİL’

Halk TV’yi hedef alan kayyım kararının zamanlamasının da tesadüf olmadığını dile getiren Balkanlı, “590 gündür savunma yapmayı bekleyen Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Silivri zindanında savunmasının başladığı gün bu karar alınmıştır. Tarihimizin en büyük siyasi davalarından biri sürerken halkın haber alma hakkına yapılan bu saldırı, davanın hukuksuzluğunu ve siyasi bir operasyon olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Asrın vurgunu olan fon krizinin iktidar kadrolarıyla ilişkisinin ortaya çıktığı bir dönemde bu karar alınmıştır. 500 bine yakın yurttaşın doğrudan soyulduğu, aileleriyle birlikte milyonlarca yurttaşın mağdur edildiği bu büyük soygunun üzeri örtülmeye çalışılmaktadır. Ortada Meclis’e sunulan bir anlaşma metni dahi yokken Mehmetçiğin Yemen çöllerine gönderilmesinin tartışıldığı bir ortamda bu karar alınmıştır. Sırtını millete değil küresel güçlere dayayan iktidar, meseleyi milletin önünden kaçırmaya; uluslararası anlaşmaları ve yurt dışına asker göndermeyi Meclis’in iznine bağlayan Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerini unutturmaya çalışmaktadır” diye konuştu.

‘ÖZGÜR BASIN SANSÜRE BOYUN EĞMEZ’

Balkanlı, özgür basının sansüre boyun eğmeyeceğini belirterek, “İktidar tükenmiştir. Tükendiğinin farkındadır. Saldırganlığı bundandır. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindedirler. Özgür basın sansüre boyun eğmez. Gerçekler hapsedilemez.  Halk TV’nin, özgür basının ve tüm basın emekçilerinin yanındayız.  Türkiye’nin her bir köşesinde umudu örgütlemeye, demokrasiye ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi karanlığa hapsetmeye çalışanları mutlaka yeneceğiz.  Türkiye susmayacak, millet susmayacak” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

‘Anız yasağı çözüm getirmiyor’

‘Anız yasağı çözüm getirmiyor’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: aniz-yangini.jpg

Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği (DOÇEK) Başkanı Hakan Eşme, çeltik hasadının ardından başlayan anız yangınlarına dikkat çekerek, yasağın çözüm getirmediğini faturayı halkın ödediğini söyledi.

DOÇEK Başkanı Eşme, “Trakya’da göğü neden duman kaplıyor?” sorusunu yönelttiği açıklamasında, çözümün imkânsız olmadığını, sorunun temelinde yatan ekonomik yükün doğru yönetilmesi halinde bu dumanı dağıtmanın mümkün olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:

“Bizim coğrafyamız, Türkiye çeltik üretiminin neredeyse yarısını göğüsleyen devasa bir bereket yuvası. Trakya boyunca uzanan 500 bin dekarlık çeltik tarlaları soframıza pirinç olurken, ne yazık ki her sonbaharda aynı dertle baş başa kalıyoruz: Hasat bitiyor, tarlalarda anızlar ateşleniyor ve vatandaş olarak hepimiz haftalarca genzimizi yakan, ciğerlerimize dolan duman bulutunun içinde yaşamak zorunda kalıyoruz.

Her sezon başında kurumlar genelgeler yayımlıyor, ‘anız yakmak yasak’ deniyor, cezalar kesiliyor. Ama kabul edelim; yıllardır tekrarlanan bu tablo bize net bir şey gösteriyor: Yalnızca yasak koyup ceza keserek bu dumanı dağıtamıyoruz.

Çeltik sapı, yüksek silis ve selüloz yapısı nedeniyle toprağa kolay karışmayan, ek ekipman ve yüksek akaryakıt maliyeti gerektiren bir atıktır. Dekar başına ciddi bir sürüm ve işçilik maliyeti ortaya çıkmaktadır. Ortada bir maliyet olduğu gerçektir. Bu maliyeti tamamen üreticiye yüklemek imkânsızdır; nitekim üreticiye binen her ek maliyet nihayetinde gıda fiyatlarına eklenerek yine halkın cebine yansıyacak, sürüm yapılmadığında ise bedel halkın sağlığıyla ödenecektir. Kamunun ve üreticinin bu yükü ortaklaşa üstlenmediği her senaryoda faturayı yine halk ödemektedir.

Çözüm imkânsız değildir. Sorunun temelinde yatan ekonomik yük doğru yönetildiğinde bu dumanı dağıtmak mümkündür:

Teşvik Primi Uygulanmalıdır: Anızını yakmayıp toprağa karıştıran ya da balyalayarak toplayan üreticilere dekar başına doğrudan destek verilmelidir.

Ekonomiye Kazandırılmalıdır: Çeltik sapları atık görülmeyip kurulacak toplama ağlarıyla biyokütle enerji santrallerine ve sanayiye hammadde yapılmalıdır.

Toprak ve Sağlık Korunmalıdır: Anız yakıldığında toprağın verimli canlı katmanı yok olmakta, halkın sağlığı bozulmaktadır. Toprağa karıştırılan sap ise toprağın organik maddesini ve su tutma kapasitesini artırmaktadır.

Kamu idaresi ve üretici temsilcileri ortak bir paydada buluşarak teşvik mekanizmasını devreye soktuğunda hem toprağımız hem de nefesimiz korunacaktır.

Bu yapılmadığında her yıl tüm fatura duman olarak olayda hiçbir dahli olmayan halkın üzerine binmektedir ve vatandaş haklı olarak şikâyet ederken aynı zamanda yetkililerden çözüm de istemektedir.”

Devamını Oku
Özhanlar Mobilya