
24 Nisan 2026 Cuma


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne’nin çocuk nüfus açısından Türkiye genelinde sondan ikinci sırada yer aldığını ve çocuk nüfusun her yıl düştüğünü açıkladı. Yazgan, “Edirne’nin demografik yapısı hızlı yaşlanıyor” dedi.
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne’nin çocuk nüfusunu TBMM gündemine taşıdı. Yazgan, TÜİK’in açıkladığı 2025 yılı verilerine göre Edirne’nin, çocuk nüfusun toplam nüfus içindeki oranı bakımından Türkiye genelinde sondan ikinci sırada yer aldığını vurguladı. “2022 yılında %17,7 olan bu oranın 2025 itibarıyla %16,9’a gerilemiş olması, Edirne’nin demografik yapısının hızla yaşlandığını ve ‘emekli kenti’ kimliğine büründüğünü somut bir şekilde ortaya koymaktadır” diyen Yazgan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.
‘SOSYO-EKONOMİK GEREKÇELERİ NELER?’
Yazgan, önergesinde şu soruları yöneltti:
“Edirne’nin çocuk nüfus oranı bakımından Türkiye’nin en düşük oranına sahip ikinci ili olmasının temel sosyo-ekonomik gerekçeleri nelerdir?
Edirne’de genç ailelerin çocuk sahibi olma kararlarını olumsuz etkileyen bölgesel faktörlere (kreş yetersizliği, istihdam kaygısı, sosyal donatı eksikliği vb.) yönelik bakanlığınızca yürütülen bir saha çalışması bulunmakta mıdır?
Komşu illerle kıyaslandığında ortaya çıkan bu derin uçurumun kapatılması ve Edirne’deki demografik erimenin durdurulması amacıyla il özelinde çalışmalar planlanmakta mıdır?
Son üç yılda Edirne’den diğer illere göç eden ‘genç yetişkin’ (18-44 arası) nüfusun göç etme nedenleri arasında ekonomik refah ve çocuk yetiştirme imkanlarının yetersizliği ne derece rol oynamaktadır?
Edirne’nin hızla yaşlanan nüfus yapısına paralel olarak, kentin ‘emekli kenti’ durağanlığından kurtarılması ve dinamik, üretken bir nüfus yapısına kavuşturulması için diğer bakanlıklarla eş güdümlü bir stratejiniz mevcut mudur?”


Olgay GÜLER
Adalet Bakanı Akın Gürlek, ülke genelinde şüpheli hiçbir vakanın unutulmaya terk edilmeyeceğini söyledi.
Adalet Bakanı Gürlek, bir dizi temas ve ziyaretlerde bulunmak üzere Edirne’ye geldi. Bakan Gürlek,Edirne’de Bölge İdare Mahkemesi kurulmasına karar verdiklerini açıkladı.

Ziyaretinde ilk olarak Edirne Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Gürlek’i, Edirne Valisi Yunus Sezer, bakan yardımcıları, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, MHP İl Başkanı Emre Tokluoğlu, vali yardımcıları, askeri ve adli erkan ile kurum ve kuruluş temsilcileri karşıladı.
Burada ziyaretiyle ilgili açıklamada bulunan Bakan Gürlek, Edirne’nin taşıdığı sınır şehri vasfının önemine dikkat çekti. Gürlek, “Sınırda yalnızca güvenlik değil, hukuk da görevdedir. Türkiye’nin Avrupa’ya açılan bir kapısı olan bu serhat şehrimizde sunulan adalet hizmeti ülkemizin hukuk devleti kimliğinin dışarıya aynı zamanda bir yansımasıdır. Edirne’nin sınır vilayeti olması sebebiyle, yargı sistemimizin de kusursuz bir şekilde işlemesi gerekmektedir. Bu önemle öncelikli olarak Edirne’yi ziyaret etmemizdeki maksadımız; buradaki yargı işleyişini yakından görmek ve yerinde inceleme yapmaktır. Bu nedenle bugün burada olmaktan ötürü duymuş olduğum ifade etmek istiyorum” dedi.

‘EDİRNE’DE BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KURULMASINA KARAR VERDİK’
Edirne’de bölge idare mahkemesi kurulmasına karar verdiklerinin müjdesini veren Gürlek, “Az önce de sayın valim ve kıymetli milletvekilimizle de bir araya geldik. Burada bir müjde olarak verelim; Edirne’de inşallah bölge idare mahkemesi kurulmasına karar verdik. Bu konuda gerekli adımları hem personel genel müdürlüğü, hem de Hakimler Savcılar Kurul olarak atacağız. İnşallah Edirne’mize bölge idari mahkemesi yaz kararnamesiyle faaliyete geçirilecek. Bunu da tekraren söyleyeyim” diye konuştu.
‘ŞÜPHELİ HİÇBİR VAKA UNUTULMAYA TERK EDİLMEYECEK’
Ülke genelinde şüpheli hiçbir vakanın unutulmaya terk edilmeyeceğinin altını çizen Adalet Bakanı Gürlek, “Malumunuzun olduğu üzere kamuoyunu derinden yaralayan ve toplum vicdanında iz bırakan, aydınlatılması beklenen her olay bizim görevlerimiz içerisindedir. Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka, sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine şahittir. Hiçbir adli vakada savcılarımız dosyanın kapağındaki isme bakmaz. Bu isimlerin kim olduğuna, makamına, mevkisinin ne olduğuna bakmaz. Soruşturma içerisindeki vaka ve yetkilerini kullanır. Bunu da belirtmek isterim ki; bu tür davaları takip eden Cumhuriyet Başsavcılarımıza ve savcılarımıza yaptıkları fedakar görevlerden ötürü ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.
‘HER TÜRLÜ SUÇ VE KOLLARININ ÜZERİNE KARARLILIKLA GİDECEĞİZ’
Bakanlık olarak güncel konularla ilgili bir çok çalışmayı aynı anda başlattıklarını belirten Gürlek, “Bunları başlıklar ifade edersek; yasa dışı bahis, sanal kumar, sosyal medya terörleri, uyuşturucu suçları, yolsuzluk, çıkar amaçlı suç örgütleri, suça sürüklenen çocuklar gibi toplumumuzda, milletimizi derinden etkileyen ve rahatsızlık oluşturan her türlü adli suç ve kollarının üzerine kararlılıkla gideceğiz; bu konuda kanuni düzenlemeler eksikse bunları da yapacağız. Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması, bu kapsamda en temel önceliklerimiz arasındadır. Geciken adaletin, toplum vicdanında karşılık bulmadığını biliyoruz. Bu doğrultuda süreçleri sadeleştiren, hızlandıran, öngörülebilirliği arttıran düzenlemeleri kararlıkla hayata geçireceğiz. Edirne’mizin adalet hizmetleri anlamında eksiksiz hizmet alması için tüm imkanlarımızla çalıştığımızdan da emin olmanızı istiyorum” ifadelerini kullandı.
‘BU KARANLIK DÜZENE ASLA GEÇİT VERMEYECEĞİZ’
Toplumda ailenin temel yapısını hedef alan suç unsurlarının üzerine kararlıkla gideceklerinin altını çizen Gürlek, “Aziz vatandaşlarımız şunu bilmelidir ki; çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi, çağımızın hastalığı olan uyuşturucudan, yasa dışı bahisten, sanal kumardan, sosyal medya teröründen ezcümle tüm tehditlerden korumak, sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda aile, gelecek ve açıkça ifade ediyorum ki bir milli güvenlik meselesidir. Bu saydığımız tehdit unsurları, milletimizin temelini oluşturan aile yapısını hedef almakta, toplumsal bünyemizi içeriden çökertmeye çalışmaktadır. Buradan açık ve net bir şekilde şunu ifade etmek istiyorum; metropollerdeki torbacılardan, uluslararası uyuşturucu baronlarına, onların istihbarat bağlantılarından finans kaynaklarına, sevkiyat hatlarından sokak düzeyindeki dağıtım ağlarına kadar bu karanlık düzene asla geçit vermeyeceğiz. Gençlerimizi ve çocuklarımızı adeta esir almayı, bilinçlerini ele geçirmeyi amaçlayan sanal platformların, özellikle dünyada kontrolsüz bir salgın hastalık gibi hızla yayılması, küresel dünyada bir sorun olduğu gibi ülkemizde de güncel bir problemdir. Ailelerimizin, gençleri ve çocukları yakından takip etmesi, en değerli varlığımız olan bireylerimizi bu tehditlerden korumak için elzem olup bu kapsamda tüm adımların atılması gerekmektedir. Devlet olarak da her konunun yasalaşması konusunda da gerekli adımlar atılmıştır” dedi.
’12. YARGI PAKETİNDE SOSYAL MEDYAYLA İLGİLİ DÜZENLEMELER YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ’
Bakan Gürlek, 12’inci yargı paketinde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşündüklerini de ifade ederek, “Bu konu da siz de biliyorsunuz; yakın zamanda meclisten bir aile paketi geçti. Bu aile paketimizde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapıldı. Biz de inşallah 12. Yargı paketimizde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz. Türkiye’nin Yüzyılı hedeflerine yürürken adalet sistemimizi daha da güçlendirmek, vatandaşın devlete olan güvenini pekiştirmek, hukukun üstünlüğünü her alanda hakim kılmak bizim temel sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluğu yerine getirirken milletimizin değerlerinden, tarihinden ve inancından aldığımız güçle hareket etmekteyiz. Bugün buraya bakanlığımızın ilgili tüm kadrolarıyla birlikte geldik. Yerinde tespitlerimizi yapıyor, ihtiyaçları doğrudan sahada değerlendiriyor, çözüm yollarını projelendiriyor ve Edirnemizin adli altyapı eksiklerini varsa en kısa sürede inşallah somut adımlar atarak tamamlayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın açık ve net talimatları doğrultusunda, bakanlığımızın sorumlu olduğu alanlarda 81 vilayetimizde tam bir seferberlik anlayışıyla özellikle adalet noktasında atılması gereken tüm adımlar varsa bunları atacağız. Elimizden geldiğince yasal düzenlemeleri de kısa sürede faaliyete geçireceğiz” diye konuştu.
Bakan Gürlek, Valilik ziyaretinin ardından Edirne Adliyesi’nde Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’nı ziyaret etti. Bakan Gürlek, kentte gün boyu temaslarını sürdürdü.


Metalürji sektöründe, özellikle karbon çeliklerinin yüksek ısıyla parçalanması işlemine dayanan yöntem oksijen kesim (oksi-gaz kesimi) olarak adlandırılır. Bu teknik, metalin erime sıcaklığının hemen altında bir düzeye kadar ısıtılıp, ardından saf oksijen jetiyle kontrollü bir oksidasyon (yakma) sürecine sokulması prensibiyle çalışır. Diğer kesim yöntemlerinden farkı, metalin sadece eritilmemesi, aynı zamanda oksijenle girdiği kimyasal reaksiyon sonucu yanarak hattan uzaklaştırılmasıdır. Ağır sanayi yapılarında ve devasa çelik levhaların şekillendirilmesinde vazgeçilmez bir metot olan oksi-gaz tekniği, özellikle kalın kesitli malzemelerde sergilediği yüksek performansla “profesyonel imalatın” temel taşlarından biridir.
Oksijenle kesim işlemi, rastgele bir yakma süreci değil; birbirini takip eden üç hassas fazdan oluşan bir mühendislik operasyonudur:
Güvenli ve hatasız bir kesim gerçekleştirmek için belirli bir donanım setine ihtiyaç duyulur. Bu parkurdaki her bir parça, sürecin stabilitesi için kritik öneme sahiptir:
Bu donanım kombinasyonu, sahadaki operatörün milimetrik hassasiyetle çalışmasına ve seri üretim bantlarında standartların korunmasına olanak tanır.
Oksijenle kesim tekniğinin günümüzde hala popülaritesini korumasının arkasında yatan rasyonel sebepler şunlardır:
Özellikle inşaat sektöründe çelik yapı elemanlarının boyutlandırılması ve köprü kirişlerinin hazırlanması gibi operasyonlarda, oksi-gaz kesimi taşınabilirliği ve gücüyle en temel çözüm ortağıdır.


İçten yanmalı motorların marş sisteminde kritik bir aktarım görevi üstlenen volant dişlisi, motorun ilk hareketini almasını sağlayan ana mekanik bileşenlerden biridir. Volantın dış çeperine preslenmiş veya ısıl işlemle geçirilmiş bir halka formunda olan bu parça, marş motorundan gelen dairesel kuvveti krank miline ileterek yanma çevrimini başlatır. Sadece motorun çalışmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda dönüş esnasında oluşan ataleti dengeleyerek titreşimi sönümler ve motorun rölantide daha stabil bir çalışma karakteri sergilemesine yardımcı olur.
Bu bileşenin ana işlevi, marş dinamosu ile motorun ana mili (krank) arasında geçici ama güçlü bir mekanik köprü kurmaktır. Motorun ilk ateşleme alana kadar geçen sürede şu görevleri yerine getirir:
Volant dişlisi çalışma süreci, sürücünün kontağı çevirmesi veya başlatma düğmesine basmasıyla tetiklenir. Bu tetikleme ile birlikte marş motorunun pinyon adı verilen küçük dişlisi ileri doğru hareket ederek volant dişlisinin dişleriyle kenetlenir. Elektrik enerjisiyle dönmeye başlayan pinyon, volantı ve dolaylı olarak krank milini çevirerek motorun içindeki pistonların hareket etmesini sağlar. Motor kendi başına çalışmaya başladığı anda, pinyon dişlisi geri çekilerek volant dişlisinden ayrılır ve vites sistemi bağımsız şekilde dönmeye devam eder.
Sürekli sürtünme, yüksek tork ve ani darbelere maruz kalan bu parçalar, mekanik yorulmaya karşı en dirençli materyallerden imal edilir. Genellikle ısıl işlem görmüş yüksek mukavemetli çelikler ve özel alaşımlı çelik dökümler tercih edilir. Bu hammadde seçimi, dişlerin aşınmasını önleyerek sistemin uzun yıllar boyunca hatasız çalışmasını garanti altına alır. Sektörde yaygın olarak kullanılan bazı spesifik modeller şunlardır:
Zamanla veya yanlış marş kullanımı sonucunda volant dişlisinde mekanik deformasyonlar meydana gelebilir. Bir arızanın varlığı genellikle şu sinyallerle anlaşılır:
Hemen hemen tüm marşlı içten yanmalı motor konseptlerinde kendine yer bulan bu parça; binek otomobillerden ağır vasıtalara (kamyon ve otobüs), tarım makinelerinden (traktör) jeneratör motorlarına kadar çok geniş bir endüstriyel sahada kullanılmaktadır. Motorun verimliliği ve marş sisteminin sağlığı için volant dişlisinin durumu periyodik kontrollerde mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.










