DOLAR 44,8680 0.24%
EURO 52,9937 0.21%
ALTIN 7.024,051,93
BIST 14.587,932,72%
BITCOIN 35063075,31%
Edirne
11°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Profesyonel Dalgıçların ve Sporcuların Tercihi Rolex Saat Serileri

Profesyonel Dalgıçların ve Sporcuların Tercihi Rolex Saat Serileri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Adrenalin tutkunu sporcular ve sınırları zorlamayı seven profesyoneller için zamanı doğru ölçmek, başarıya giden yolda hayati bir önem taşımaktadır. Bu noktada devreye giren ve üstün teknolojik donanımlarıyla rakiplerinden ayrılan Rolex Saat tasarımları, en ekstrem çevre koşullarında bile tavizsiz bir dayanıklılık sergiler. Markanın ar-ge çalışmaları sonucunda geliştirdiği profesyonel koleksiyonlar, yüksek basınçtan şiddetli manyetik alanlara kadar pek çok dış etkene karşı korunaklıdır. Güvenilirliğin ve hassasiyetin en üst seviyede sunulduğu bu Rolex Saat modelleri, sınırlarını aşmak isteyen her bireye kusursuz bir eşlikçi olur. Göz alıcı tasarımın altındaki o devasa mühendislik dehası, piyasadaki her Orijinal Rolex parçasını sadece zarif bir takı olmaktan çıkarıp, güvenilir ve son derece profesyonel bir ekipman haline dönüştürür.

Zorlu Koşullara Meydan Okuyan Üstün Mühendislik Harikaları

Derin Denizlerin Hakimi Olan Efsanevi Dalış Modelleri

Okyanusun karanlık ve bilinmeyen derinliklerine inen dalgıçlar için hayati verileri saniyesi saniyesine takip etmek tartışılmaz bir kuraldır. Su altı dünyasının zorlu şartlarına özel tasarlanan profesyonel Rolex Saat serileri, patentli kasa yapıları sayesinde inanılmaz basınçlara karşı mutlak bir koruma sağlar. Helyum kaçış valfi gibi yenilikçi teknolojilerle donatılan bu modeller, dekompresyon süreçlerinde kasanın içindeki gazın güvenle dışarı atılmasına olanak tanır. Okyanusun altında tek yönlü döner çerçevesiyle dalış süresini hesaplamanızı sağlayan her Rolex Saat, dalgıçların hayatını tamamen güvence altına alır. Tüm bu üstün teknik özelliklere tam bir şeffaflıkla ulaşabilmek için, her zaman kurumsal ve güvenilir hizmet veren resmi bir Rolex Bayisi tercih edilmelidir.

Motor Sporları ve Hız Tutkunları İçin Tasarlanan Profesyonel Seçenekler

Zamanın saniyenin onda biri kadar kıymetli olduğu zorlu yarış pistlerinde, kusursuz bir kronograf mekanizması şampiyonluğu belirleyen yegane unsurdur. Efsanevi yarışçıların ve hız tutkunlarının bileklerinden asla çıkarmadığı Rolex Saat serileri, takimetre bezelleri sayesinde ortalama hızın büyük bir netlikle ölçülmesine imkan tanır. Motor sporlarının getirdiği yoğun titreşimlere ve darbelere karşı geliştirilen özel anti-şok sistemleri, mekanizmanın şaşmaz hassasiyetini her turda korumasını garanti eder. Yüksek oktanlı bu dünyanın dinamizmine ayak uydururken zarafetinden hiçbir şey kaybetmeyen bir Rolex Saat, podyum kutlamalarının da her zaman en çok dikkat çeken yıldızıdır. Pistlerde doğan bu yarışçı ruh, günlük yaşamda performans arayan dinamik kullanıcıların da değişmez tercihidir.

Yelkencilik ve Havacılık Alanında Standartları Belirleyen Özellikler

Gökyüzünde süzülen cesur pilotlar ve açık denizlerde rüzgarla yarışan yelkenciler için zamanı çoklu formatlarda okumak işin temel gerekliliğidir. Kıtalararası uçuşlarda farklı zaman dilimlerini aynı anda kadranda gösteren Rolex Saat modelleri, havacılık dünyasının karmaşık navigasyon ihtiyaçlarına anında yanıtlar sunar. Diğer yandan yelken yarışlarının o kritik başlama anını mükemmel şekilde senkronize eden yenilikçi özellikler, kaptanlara stratejik bir avantaj kazandırır. Bu eşsiz fonksiyonlara sahip tasarımların sahip olduğu derin prestij, pazar araştırmalarındaki Rolex Saat Fiyatları için belirlenen rakamların teknolojik ve mühendislik karşılığını fazlasıyla yansıtır. Her iki alanda da sektör standartlarını tek başına belirleyen bir Rolex Saat, rüzgarı fetheden profesyonellerin kolunda büyük bir gururla parlamaktadır.

Ekstrem Sporlarda Kullanım İçin Özel Olarak Geliştirilen Materyaller

Zorlu doğa sporlarında kullanılan ekipmanların sadece fonksiyonel değil, aynı zamanda fiziksel olarak neredeyse yok edilemez bir yapıya sahip olması beklenir. Profesyoneller için tasarlanan Rolex Saat koleksiyonlarında, korozyon dirençli özel çelikler ve çizilmeye karşı bağışıklık kazanmış teknolojik seramikler kullanılır. Sıfırın altındaki dondurucu sıcaklıklardan çöllerin yakıcı kum fırtınalarına kadar hiçbir zorlu şart, kasanın içerisindeki bu muazzam mekanik uyumu bozamaz. Geliştirilen özel ışıma teknolojisiyle zifiri karanlık mağaralarda bile rakamların saatlerce okunabilmesini sağlayan bir Rolex Saat, ekstrem maceraların en güvenilir dostudur. Markanın tamamen kendi ürettiği bu nadide materyaller, sporculara fiziksel sınırlarını çok daha öteye taşıma cesaretini aşılar.

Sonuç

Karada, havada ve denizin metrelerce altında insan performansının sınırlarını zorlayan alanlarda, doğru ekipman seçimi başarı ile başarısızlık arasındaki o ince çizgiyi çizer. Yukarıdaki detaylarda açıkça gördüğümüz gibi, profesyonellerin zorlu ihtiyaçlarına yönelik tasarlanan her Rolex Saat, muazzam bir mühendisliğin ve sarsılmaz bir kararlılığın nihai sonucudur. Dayanıklılığın ve çok yönlü işlevselliğin mükemmel bir ahenkle buluştuğu tasarımlar, sporculara sadece zamanı göstermekle kalmayıp büyük bir özgüven aşılar. Hayatınızdaki zorluk derecesi ne olursa olsun, bileğinizde büyük bir gururla taşıyacağınız bir Rolex Saat, kişisel rekorlarınızı kırarken ve en yüksek zirvelere ulaşırken size daima büyük bir güçle eşlik edecektir.

Sık Sorulan Sorular

Dalış saatlerinin su geçirmezlik seviyesi ne kadardır

Profesyonel dalgıç modelleri koleksiyona bağlı olarak üç yüz metreden başlayıp binlerce metreye kadar inanılmaz bir derin deniz basıncına dayanabilmektedir.

Helyum valfi mekanizmada tam olarak ne işe yarar

Derin deniz dalışlarındaki basınç odalarında saatin içine sızan helyum gazının yüzeye çıkarken camı patlatmaması için güvenle tahliye edilmesini sağlar.

Yarış modellerindeki takimetre bezel nasıl kullanılır

Sabit bir mesafeyi kat etme sürenizi saniye ibresiyle ölçtüğünüzde bezel üzerindeki karşılık gelen rakam size saatteki ortalama hızınızı net olarak gösterir.

Anti şok sistemleri profesyonel her modelde var mıdır

Profesyonel kullanım için geliştirilen serilerin tamamında mekanizmayı şiddetli darbelerden koruyan özel patentli şok emici bileşenler standart olarak yer almaktadır.

Havacılık serilerindeki GMT özelliği tam olarak nedir

Kadrandaki fazladan bir ibre ve yirmi dört saatlik döner çerçeve sayesinde iki veya daha fazla farklı zaman dilimini aynı anda takip edebilmektir.

Yelken yarış modellerinin geri sayım özelliği kaç dakikadır

Regatta yarışlarının kritik başlangıç anları için özel olarak tasarlanan mekanizma bir ile on dakika arasında mekanik ve hafızalı bir geri sayım imkanı sunar.

Profesyonel çelik ile standart çelik arasındaki yapısal fark nedir

Havacılıkta kullanılan özel paslanmaz çelik alaşımı asitlere deniz suyuna ve aşırı korozyona karşı standart çeliklerden çok daha yüksek bir direnç gösterir.

Dalış saatlerinde neden sadece tek yönlü çerçeve bulunur

Dalgıçların su altında geçirdikleri süreyi yanlışlıkla daha az hesaplayıp hayati tehlike yaşamamaları için çerçeve sadece geriye doğru tek yönde dönebilmektedir.

Karanlıkta fosforun parlama süresi ne kadar devam eder

Kadranda yer alan indekslere uygulanan yenilikçi mavi ışıma materyali gündüz topladığı enerjiyi zifiri karanlık ortamlarda çok uzun saatler boyunca homojen şekilde yansıtır.

Profesyonel spor modeller klasik takımlarla da kullanılabilir mi

Gelişen moda anlayışıyla birlikte profesyonel spor tasarımlar sahip oldukları şık ve pürüzsüz kasa hatları sayesinde resmi kıyafetlerle de kusursuz bir görsel uyum sergilemektedir.

Bu haberi hazırlarken kullanılan kaynak: https://rhodium.com.tr

Devamını Oku

2026 Dünya Kupası Şarkısı – Bizim Çocuklar | 2026 FIFA World Cup Turkey Song

2026 Dünya Kupası Şarkısı – Bizim Çocuklar | 2026 FIFA World Cup Turkey Song
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Edirneli yapay zeka müzik sanatçısı Süleyman Gül, A Milli Futbol Takımımızın 2026 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde vereceği Dünya Kupası mücadelesi için özel bir müzik projesine imza attı. Tamamen yapay zeka teknolojileri kullanılarak hazırlanan ve birden fazla şarkıdan oluşan bu özel çalışma, sanatçının “Abayda Rap” adlı YouTube kanalında müzikseverlerle buluştu.

“Bu Bir Milli Sorumluluktur, Kararı Halk Verecek”

A Milli Takım’a giden yolda sanatsal üretimin önemine dikkat çeken Süleyman Gül, hazırladığı Dünya Kupası şarkılarıyla ilgili iddialı ve birleştirici açıklamalarda bulundu. Gül, “Her sanatçının mutlaka takımımız için birer şarkı yapması lazım. Bu bir milli sorumluluktur. Kararı halk verecek; kimin şarkısı güzelse biz de ülkece onu destekleyeceğiz” diyerek tüm müzisyenleri bu heyecana ortak olmaya davet etti.

“Yapay Zeka Şarkıları da Kalple Yazılıyor”

Müzik sektöründe geleneksel sanatçıların ve müzisyenlerin yapay zeka ile üretilen eserlere karşı mesafeli duruşuna sitem eden Edirneli sanatçı, bu konudaki önyargıları kırmak istiyor. Yapay zekanın duygudan yoksun olduğu eleştirilerine karşı çıkan Gül, “Bu şarkılar da kalple, duyguyla yazılıyor. Yapay zeka müzik yaparken bize kusursuz bir vokal ve enstrümantal destek sağlıyor. Bu sayede üretim çok daha ucuza mal ediliyor ve müzikal çeşitlilik artıyor” şeklinde konuştu.

50 Şiiriniz Var Ama Bütçeniz Yoksa Çözüm: Yapay Zeka

Yapay zekanın bağımsız sanatçılar ve şairler için nasıl büyük bir fırsat olduğunu çarpıcı bir örnekle açıklayan Gül, “Diyelim ki sizin 50 tane şiiriniz var ve bunları şarkı yapmak istiyorsunuz. Normal şartlarda bunun stüdyo maliyetini karşılamanız çok zor. Yapay zeka, tam da bu noktada bu işin çözümünü üretiyor ve hayalleri gerçeğe dönüştürüyor” dedi.

Abayda Rap Kanalında Yapay Zeka Müzik Eğitimleri Başladı

Süleyman Gül, sadece müzik üretmekle kalmıyor, bu yenilikçi teknolojiyi öğrenmek isteyenlere de rehberlik ediyor. Yapay zeka ile nasıl müzik yapılacağını merak edenler için özel dersler vermeye başlayan sanatçı, bu eğitimleri Abayda Rap YouTube kanalı üzerinden sunuyor. Kanala “Üye” (Katıl) olan kullanıcılar, Süleyman Gül’den yapay zeka müzik prodüksiyonu üzerine özel dersler alabiliyor.

Çalışmalarını büyük bir hızla sürdüren sanatçı, sözlerini tüm Türkiye’nin ortak duasıyla noktaladı: “İnşallah 2026 Dünya Kupası Türkiye’nin olur!”

🎵 Şarkıyı Dinlemek ve Özel Derslere Katılmak İçin Kanal Linki: Abayda Rap YouTube Kanalımız. https://www.youtube.com/@Abayda_Rap

Devamını Oku

Karaağaç yolu 1 Ekim’e kadar tek yön!

Karaağaç yolu 1 Ekim’e kadar tek yön!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: tek-yon3.jpg

Olgay GÜLER

Edirne Valiliği İl Trafik Komisyonu’nun Karaağaç ile kent merkezine ulaşımın sağlandığı Lozan Caddesi için 1 Ekim 2026’ya kadar aldığı ‘tek yön’ kararı uygulanmaya başladı.

Edirne Valiliği’nde toplanan İl Trafik Komisyonu, yaz aylarında kentin turistik bölgesi Karaağaç Mahallesi’ne ulaşımın sağlandığı Lozan Caddesi için tek yön kararı aldı. 1 Ekim 2026’ya kadar geçerli olacak karar, dün uygulamaya başlandı. Caddenin başlangıcını oluşturan Tunca Köprüsü ve Meriç köprüsünün başına, komisyonun aldığı kararla ilgili bilgilendirici yazının bulunduğu tabelalar konuldu.

DÖNÜŞ ALTERNATİF YOLLARDAN
Karaağaç’tan şehir merkezine dönmek isteyen vatandaşlar, trafik işaret ve işaretçileri doğrultusunda Dr. Mehmet Müezzinoğlu Köprüsü ve Bosnaköy mevkii Süvari Köprüsü güzergâhlarını kullanmaya başladı.

MERİÇ KÖPRÜSÜ İSTİKAMETİNE PARK YASAĞI
Edirne Valiliği tarafından konuyla ilgili sosyal medyadan da paylaşım yapıldı. Paylaşımda; “Yaz döneminde şehir merkezinden Karaağaç istikameti yönünde trafiğin artışı göz önünde bulundurularak; akışın sağlıklı yürütülebilmesi ve tarihi köprülerin korunması amacıyla İl Trafik Komisyonunca alınan karar çerçevesinde 17.04.2026 Cuma günü itibarı ile Meriç ve Tunca köprülerinden Karaağaç istikametine ulaşım 1 Ekim tarihine kadar tek yön olarak uygulanacaktır. Karaağaç istikametinden şehir merkezine dönüşler Dr. Mehmet Müezzinoğlu ve Bosnaköy mevki Süvari köprülerinden yapılabilecektir. Yine trafik akışının sağlıklı işlemesine yönelik; Lozan Caddesi ile Meriç köprüsü arasında Meriç köprüsü istikametine park yasağı uygulanacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.

Devamını Oku

Millet Bahçesi’nde ‘gençlik’ şenliği

Millet Bahçesi’nde ‘gençlik’ şenliği
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: WhatsApp-Image-2026-04-17-at-15.34.24.jpeg

Olgay GÜLER

Edirne Valiliği tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında düzenlenen “Gençlik, Çocuk, Kitap, Kültür, Sanat ve Bilim Şenliği”, Söğütlük Millet Bahçesi’nde kapılarını açtı.

Edirne Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirilen şenlik, Söğütlük Millet Bahçesi’nde kurulan özel etkinlik alanında başladı. 10 gün boyunca sürecek olan organizasyonda, çocukların hem eğlenmesi hem de öğrenmesi hedefleniyor. Şenliğin ilk gününde çocuklar, alana kurulan kitap stantlarına yoğun ilgi gösterdi.

YAZARLAR OKURLARIYLA BULUŞTU

Çok sayıda yayınevinin stant açtığı şenlikte, yazarlar düzenlenen imza günlerinde okurlarıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı. Gün boyu süren programlar kapsamında edebiyat ve okuma kültürü üzerine söyleşiler gerçekleştirilirken, öğrencilerin ilgi alanlarına yönelik çeşitli atölye çalışmaları yapıldı.

MİNİ UÇURTMALAR VE TEKNOLOJİK DENEYİMLER

Şenlik alanında kurulan atölyelerde çocuklar mini uçurtma yapımını öğrenirken, bilim ve teknoloji stantları ise geleceğin mucitlerini ağırladı. İHA simülasyonu ile gökyüzünde sanal sürüş deneyimi yaşayan minikler, kağıttan devre uygulamaları ve ışık oyunları gibi çalışmalarla bilimin eğlenceli dünyasını keşfetti.

KARAGÖZ VE HACİVAT COŞKUSU

Eğitici faaliyetlerin yanı sıra sahne gösterileriyle de renklenen şenlikte, geleneksel Türk tiyatrosunun vazgeçilmezi Karagöz ve Hacivat gösterileri sahnelendi. Katılımcıların büyük beğenisini toplayan gösterilerde çocuklar keyifli anlar yaşadı.

Edirne Valiliği’nden yapılan açıklamada, tüm çocukların davetli olduğu şenliğin 26 Nisan akşamına kadar farklı etkinliklerle Söğütlük Millet Bahçesi’nde devam edeceği bildirildi.

Devamını Oku

‘Şiddet sağlık sorunudur’

‘Şiddet sağlık sorunudur’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: tabip2.jpg

Olgay GÜLER

Edirne Tabip Odası tarafından, 17 Nisan ‘Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü’ dolayısıyla basın açıklaması yapılarak, sağlıkta şiddetin örgütlü mücadele ve dayanışma ile sona ereceğinin altını çizildi.

Gaziantep’te görev yaparken, 17 Nisan 2012’de hasta yakını tarafından bıçaklanarak öldürülen Dr. Ersin Arslan’ın anısına her yıl 17 Nisan’da düzenlenen ‘Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü’ dolayısıyla, Edirne Tabip Odası tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. Oda lokalinde gerçekleştirilen açıklamaya, Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Sibel Sevinç Pekdemir ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. 

‘DOKTORLARIN YÜZDE 59’U ŞİDDETE UĞRUYOR’

Açıklamayı okuyan Oda Başkanı Pekdemir, Dr. Ersin Arslan’ın öldürülmesinin üzerinden 14 yıl geçtiğini hatırlatarak, “Türk Tabipleri Birliği olarak, Dr. Ersin Arslan’ın aramızdan ayrıldığı 17 Nisan’ı ‘Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’ ilan ederken; sağlık emek-meslek örgütleri ile birlikte her yıl düzenlediğimiz anma etkinliklerinde ve basın açıklamalarında hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik tırmanan şiddete dikkat çekmeye çalıştık. Siyasi iktidar ise çağrılarımız ve çığlıklarımız karşısında duyarsız kaldı. Hem sağlık alanında hekimler ve sağlık çalışanları ile hastaları karşı karşıya getiren hem de toplumsal alandaki şiddeti artıran politikalara yenilerini ekledi. Bugün hekimlerin,  %59’u iş yerinde şiddete uğradığını ifade etmektedir. Bunların %58’i sözlü taciz, zorbalık ve tehditler ile psikolojik şiddete; %22’si dayak, tekme, tokat, bıçaklama, ateş etme, itme, ısırma ile fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtmiştir. Her iki şiddet türünde de hastalar ve hasta yakınları en sık fail; acil servis ve poliklinikler ise en sık şiddet ortamları olarak karşımıza çıkmaktadır. %89’u çalışırken şiddete maruz kalacağı endişesini taşımaktadır. %91’i sağlıkta şiddetle ilgili mevcut yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı kanaatinde olup, neredeyse tümü caydırıcı yasal düzenlemeleri ivedilikle talep etmektedir” dedi.

‘ŞİDDETİN OLAĞANLAŞTIRILDIĞI SAĞLIK SİSTEMİNİ KABUL ETMİYORUZ’

Sağlık çalışanlarının iş yerlerindeki eksik ve sorunlara dikkat çeken Pekdemir, “Kapılarda X-ray cihazı, güvenlik görevlileri, metal dedektörleri, kameralar, panik butonları, alarmlar güvenlik önlemleri yoktur veya yetersizdir. Aydınlatma gibi çevrenin iyileştirilmesine yönelik  düzenlemeler, ziyaretçi kontrolü gibi genel erişim kısıtlamaları eksiktir. Daha önce şiddet eğilimi gösterenlerin farkında olmak için bir merkezi bir kayıt mekanizması yoktur. İletişim/çatışma yönetimi gibi konularda personel eğitimi yapılmamaktadır. Sağlığın meta, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının köle, hastaların müşteri haline getirildiği; birinci basamak sağlık hizmetlerinde koruyucu sağlık politikalarından uzaklaşıldığı, aile sağlığı merkezlerinde sağlıklı ve güvenli koşulların sağlanamadığı; şehirlerin merkezlerindeki hastaneler birer birer kapatılırken, uzak noktalara konumlandırdıkları şehir/şirket hastaneleri ile tüm yurttaşların geleceğinin çalındığı; üniversite hastanelerinin ve tıp eğitiminin her anlamda niteliksizleştirildiği; randevuların alınamadığı, alınabildiğinde ise muayenelerin beş dakikaya sıkıştırıldığı, ameliyatların yapılamadığı, hastalıkların önlenemediği, sağlık hakkının yok sayıldığı; hekimlerin ve sağlık çalışanlarının güvencesiz çalışma koşullarıyla ve mesleki özerkliğe yapılan müdahalelerle kuşatıldığı, tükenmişliğe itildiği, istifaya ve göçe zorlandığı; şiddetin doğrudan ve dolaylı yollarla körüklendiği ve olağanlaştırıldığı bir sağlık sistemini kabul etmiyoruz” diye konuştu.

‘ŞİDDETSİZ BİR ÜLKE MÜMKÜN VE ZORUNLUDUR’

Sağlıkta şiddetin örgütlü mücadele ve dayanışma ile sona ereceğinin altını çizen Pekdemir, “Bu nedenle sağlıkta şiddetin sebeplerini sorgulamaya, anlamaya, anlatmaya ve çözüm politikalarımızın hayata geçirilmesi için mücadeleye devam ediyoruz. Performans sisteminin kaldırıldığı, ekip çalışmasının odağa alındığı, nitelikli bir çalışma düzeninin hakim olduğu; randevuların her hastaya yeterli süre ayrılacak şekilde düzenlendiği; sağlık kurumlarında yeterli sayıda, güvenceli sağlık çalışanının görevlendirildiği; sağlık kurumlarında güvenli çalışma koşullarının sağlandığı; merkezi şikayet hatlarının kaldırıldığı; acil servislerde sadece acil hastalara hizmet verildiği; sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik TTB’nin hazırlayıp Meclis’e sunduğu yasa teklifinin hayata geçirildiği bir sağlık sistemi istiyoruz. Şiddetsiz bir sağlık sistemi, şiddetsiz bir hekimlik ortamı, şiddetsiz bir ülke mümkün ve zorunludur” şeklinde konuştu.

‘ŞİDDET BİR SAĞLIK SORUNUDUR’

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarına da değinen Pekdemir, “Son birkaç gündür gündemimizde olan eğitimde şiddet olaylarını şiddetle kınıyoruz. Buradan eğitim emekçisi olan arkadaşın ve öğrencilerin durumu bizleri çok üzmüştür. Burada eğitimde şiddetin, sağlıkta şiddetin bireysel konulara indirgenmesi yanlış bir tutumdur. Toplumsal bir örgütlenme ve yaklaşımla bunların ortadan kaldırılması gerekmektedir. Şiddet bir sağlık sorunudur” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku
Özhanlar Mobilya