
01 Haziran 2026 Pazartesi


Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, Olağanüstü Kurultay toplanması için imza kampanyası başlattıklarını duyurdu. Balkanlı, Edirne’deki 38.Kurultay delegeleri olan kendisi ile birlikte Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Geçmiş Dönem İl Başkanı Samet Kahraman, Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Havsa ilçe Başkanı Memduh Doğramacıoğlu, Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç, Geçmiş Dönem Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Geçmiş Dönem Uzunköprü Belediye Başkanı Özlem Becan ve Geçmiş Dönem İpsala İlçe Başkanı Mıstık Ak’ın imzaya davet edildiğini açıkladı.
Balkanlı yaptığı açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi, kurucu değerlerinden aldığı güçle, ikinci yüzyılında da demokrasi, hukuk ve halk egemenliği mücadelesinin öncüsü olmaya devam etmektedir” dedi.
Başkan Balkanlı, “Bugün ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kriz, adalet sorunu ve demokratik gerileme karşısında halkımızın umudu Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bu umudu büyüten, partimizi Türkiye’nin birinci partisi konumuna taşıyan ve milyonlarca yurttaşın değişim talebine öncülük eden Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliği, örgütümüz tarafından güçlü bir şekilde sahiplenilmektedir” şeklinde konuştu.
CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı açıklamasında şunlara yer verdi:
Son dönemde kamuoyunda “mutlak butlan” adı altında yürütülen tartışmalar ise yalnızca hukuki bir değerlendirme olarak görülemez. Delegelerin özgür iradesiyle gerçekleşen kurultayın sonuçlarını tartışmaya açan bu girişimler, partimizin demokratik işleyişine ve örgüt iradesine yönelik siyasi bir müdahale niteliği taşımaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanını da, yöneticilerini de, siyasi yönelimini de belirleyecek olan tek irade; üyelerimizin ve delegelerimizin iradesidir. Bu irade, 38. Olağan Kurultay’da ortaya çıkmış ve Sayın Özgür Özel’i Genel Başkan olarak görevlendirmiştir. Bu iradeye saygı göstermek, demokrasiye saygı göstermektir.
Ancak aynı zamanda inanıyoruz ki, böylesi olağanüstü tartışmaların yaşandığı dönemlerde partimizin yol haritasını yeniden ve tartışmasız biçimde belirleyecek olan en güçlü mekanizma yine kurultaydır. Bu nedenle Edirne’mizin 38. Olağan Kurultay Delegeleri olarak, partimizin tüzüğünün bizlere verdiği hak doğrultusunda Olağanüstü Kurultay’ın toplanması amacıyla noter kanalıyla imza sürecini başlatmış bulunuyoruz.
Toplanacak imzalar, yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından Genel Merkezimize teslim edilecektir.
İmzaya davet edilen Edirne 38.Kurultay delegelerimiz şunlardır.
Bu demokratik girişimde yer alan delegelerimiz;
* İl Başkanı Yücel Balkanlı
* Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan
* Geçmiş Dönem İl Başkanı Samet Kahraman
* Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır
* Havsa ilçe Başkanı Memduh Doğramacıoğlu
* Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç
* Geçmiş Dönem Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan
* Geçmiş Dönem Uzunköprü Belediye Başkanı Özlem Becan
* Geçmiş Dönem İpsala İlçe Başkanı Mıstık AK
olarak bu sürecin içinde yer almaktayız.
Bu girişim; Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde yürüyen değişim ve iktidar mücadelesine güç katmak, parti iradesini daha da sağlamlaştırmak ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin önündeki tüm tartışmaları örgüt iradesiyle ortadan kaldırmak ve partimizi iktidar yapmak amacı taşımaktadır.
Bizler biliyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceği mahkeme salonlarında değil, kurultay salonlarında; siyasi mühendislik hesaplarında değil, delegelerin özgür iradesindedir.
Ne mutlak butlan tartışmaları ne de siyasi müdahale girişimleri Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşünü durduramayacaktır.
Yaşasın örgüt iradesi.
Yaşasın demokrasi.
Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi.


Endüstriyel çalışma tezgahı; ağır sanayi işletmelerinden küçük ölçekli atölyelere, AR-GE merkezlerinden bakım-onarım istasyonlarına kadar yoğun üretim yapılan alanlarda kullanılan, mukavemeti yüksek özel çalışma platformlarıdır. Standart masalardan farklı olarak, tonlarca ağırlıktaki makine parçalarına, sert darbelere, yağlara ve kimyasal aşınmalara karşı dirençli yapı çeliği ve özel yüzey kaplamalarıyla üretilirler. Bu tezgahlar, yalnızca üzerinde işlem yapılan sabit bir zemin sunmakla kalmaz; aynı zamanda fabrikalardaki iş akışını ve operasyonel hızı düzenleyen en kritik donanımlar arasında yer alır.
Modern bir endüstriyel tezgah, modüler çekmece sistemleri, avadanlık panoları, aydınlatma üniteleri ve elektrik-pnömatik hat bağlantılarıyla entegre bir üretim istasyonu formundadır. Koçel Çelik EşyaKoçel Çelik Eşya olarak tasarladığımız çalışma tezgahları, operatörlerin ergonomik ihtiyaçları ve iş güvenliği kriterleri gözetilerek şekillendirilir. Üretimde düzeni sağlarken arama zamanlarını minimuma indiren ve süreç optimizasyonunu en üst seviyeye taşıyan bu yapılar, fabrikaların kurumsal profesyonelliğini sahada doğrudan yansıtan yegane unsurlardır.
Bu özel donanımlar, ağır mekanik yüklerin, yoğun sirkülasyonun ve kesintisiz operasyonların mevcut olduğu tüm üretim, montaj ve bakım hatlarında kendilerine yer bulurlar. Başta otomotiv ana ve yan sanayi, savunma sanayisi, havacılık sektörü ve beyaz eşya fabrikaları olmak üzere, hassas mühendislik çözümleri gerektiren her tesiste temel bir ihtiyaçtır. Kalıphaneler, talaşlı imalat atölyeleri ve CNC işleme merkezlerinin hemen yanı başında, ağır iş parçalarının montajı, ayarı, testi ve kalite kontrolü amacıyla yaygın şekilde konumlandırılırlar.
Kullanım alanları büyük ölçekli sanayi tesisleriyle sınırlı kalmayan bu tezgahlar; teknik liselerin eğitim atölyelerinde, üniversitelerin laboratuvarlarında, lojistik merkezlerin paketleme istasyonlarında ve kurumsal firmaların teknik servis departmanlarında da aktif olarak görev yapar. Koçel’in esnek tasarım mimarisi sayesinde, elektronik montaj hatlarında statik elektriği önleyen antistatik (ESD) özellikli tezgahlar tercih edilirken, ağır makine bakım hatlarında ise üzeri kalın kauçuk veya çelik sac kaplı, darbe sönümleme gücü yüksek modeller devreye girmektedir.
Endüstriyel bir tezgah yatırımı yaparken dikkat edilmesi gereken en birincil kriter, işletmenin süreçlerinde ihtiyaç duyduğu taşıma kapasitesi ve tezgahın üst yüzey (tabla) seçimidir. Üzerinde yapılacak işin niteliğine göre pres bantlı masif ahşap, paslanmaz çelik, galvaniz sac veya yağ geçirmez özel kauçuk kaplamalar arasından en doğru olanı seçilmelidir. Yanlış tabla seçimi, kısa sürede yüzey deformasyonuna yol açarak iş güvenliğini tehlikeye atabilir ve dolaylı olarak üretim kalitesini düşürebilir.
İkinci önemli husus ise ergonomi, fonksiyonellik ve modülerliktir; tezgahın yüksekliği, çekmece taşıma kapasiteleri, merkezi kilit sistemleri ve genişletilebilir aksesuar opsiyonları uzun vadeli kullanım konforu için hayati önem taşır. Koçel Çelik Eşya olarak her zaman vurguladığımız gibi, yalın üretim (5S) felsefesine uyumlu, avadanlık kutulu ve takım asma kancalarına sahip panolu modeller seçilmelidir. Satın alınacak ürünlerin mutlaka uluslararası kalite standartlarına uygun testlerden geçtiğinden ve üretici firmanın güçlü bir satış sonrası yedek parça desteği sunduğundan emin olunmalıdır.
Doğru mühendislikle projelendirilmiş, kaliteli ham maddeye ve kusursuz elektrostatik toz boya işçiliğine sahip bir endüstriyel çalışma tezgahıendüstriyel çalışma tezgahının ömrü, minimum 15 ila 20 yıl arasında değişmektedir. Ağır endüstri şartlarında, vardiyalı ve kesintisiz çalışma temposunda bile bu tezgahlar, yapısal formlarını ve kaynak bütünlüklerini korumak üzere tasarlanırlar. Mukavemeti artırılmış çelik gövde yapısı, bükülme ve esnemelere karşı maksimum direnç göstererek nesiller boyu kullanılacak kalıcı bir yatırım enstrümanına dönüşür.
Tezgahın ömrünü belirleyen en önemli faktörlerden biri de Koçel kalitesiyle uygulanan yüzey koruma teknolojileridir; paslanmaya, çizilmeye ve endüstriyel kimyasallara karşı dirençli boyama sistemleri ürün ömrünü katlamaktadır. Kullanım talimatlarına uyulması ve kapasite sınırlarının üzerinde aşırı tonaj yüklemelerinden kaçınılması durumunda, çelik gövdeli bu endüstriyel mobilyalar fabrikaların demirbaşları arasında en az yıpranan ve amortisman süresini en hızlı tamamlayan yatırımlar olarak öne çıkar.


Özel eğitim uzman öğreticisi Dilara BALCI, özel gereksinimli çocuklarla çalışan öğretmenlere ve ailelere önemli uyarılarda bulundu. Özellikle iletişim kurmakta zorlanan çocukların davranışlarının doğru okunması gerektiğini belirten Balcı, birçok çocuğun anlaşılmak yerine değiştirilmeye çalışıldığını söyledi.
“Sessizlik Her Zaman İletişimsizlik Değildir”
Toplumda en sık yapılan hatalardan birinin konuşmayan veya az konuşan çocukların çevreleriyle ilgilenmediğinin düşünülmesi olduğunu ifade eden Balcı, bunun her zaman doğru olmadığını vurguladı.
“Bir çocuk göz teması kurmuyorsa, sorulara yanıt vermiyorsa ya da yalnız kalmayı tercih ediyorsa bu onun iletişim kurmak istemediği anlamına gelmez. Çoğu zaman çocukların kendilerini ifade etme yolları yetişkinlerden farklıdır. Sessizlik de bir iletişim biçimi olabilir.” dedi.
Öğretmenlere: “Davranışı Değil, İhtiyacı Görün”
Özellikle okul ortamında karşılaşılan zorlayıcı davranışların altında çoğu zaman karşılanmamış ihtiyaçların bulunduğunu belirten Balcı, öğretmenlerin yalnızca görünen davranışa odaklanmaması gerektiğini söyledi.
“Sınıfta amaçsızca hareket eden, sürekli hareket eden ya da derse katılmayan bir çocuk bazen kendini regüle edemiyor olabilir. Önce davranışın nedenini anlamaya çalışmalıyız. Çocuk bize bir şey anlatmaya çalışıyor olabilir.” ifadelerini kullandı.
Velilere Karşılaştırma Uyarısı
Ailelerin çocuklarını kardeşleriyle veya akranlarıyla kıyaslamasının ciddi sorunlara yol açabileceğini söyleyen Balcı, her çocuğun kendi gelişim yolculuğuna sahip olduğunu belirtti.
“Aileler bazen iyi niyetle ‘Bak arkadaşın yapıyor’ diyebiliyor. Ancak bu yaklaşım çocuğun motivasyonunu artırmak yerine yetersizlik hissini güçlendirebiliyor. Çocukları başkalarıyla değil, kendi gelişimleriyle değerlendirmeliyiz.” dedi.
“Gelişim Bir Yarış Değil”
Sosyal medyada paylaşılan başarı hikâyelerinin aileler üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çeken Balcı, gelişim sürecinin bireysel olduğunu vurguladı.
“Her çocuğun ilerleme hızı farklıdır. Önemli olan diğer çocuklardan önce bir beceriyi kazanmak değil, çocuğun kendi potansiyelini destekleyebilmektir.” şeklinde konuştu.

Teknoloji Kullanımına Dikkat Çekti
Uzun süreli ekran maruziyetinin özellikle erken çocukluk döneminde sosyal etkileşim fırsatlarını azaltabileceğini belirten Balcı, ailelerin teknoloji kullanımında dengeyi koruması gerektiğini ifade etti.
“Çocukların gelişimi için en güçlü araçlardan biri insan ilişkileridir. Oyun, sohbet, ortak etkinlikler ve karşılıklı etkileşim hiçbir ekranın yerini tutamaz.” dedi.
“Çocukları Değiştirmeye Değil, Anlamaya Çalışalım”
Özel eğitim alanındaki en büyük dönüşümün bakış açısında yaşanması gerektiğini belirten Balcı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Çocukları sürekli değiştirmeye çalıştığımızda onların güçlü yönlerini kaçırabiliyoruz. Önce anlamaya, sonra desteklemeye odaklanmalıyız. Her çocuk doğru destekle gelişebilir ve öğrenebilir.”
Balcı, özel eğitimde başarının temelinde sabır, kabul, doğru gözlem ve aile–öğretmen iş birliğinin bulunduğunu vurgulayarak, çocukların ihtiyaçlarını merkeze alan yaklaşımların yaygınlaşması gerektiğini söyledi.
Dilara Balcı Kimdir?
Dilara Balcı, okul öncesi öğretmeni ve özel eğitim uzman öğretici olarak erken çocukluk dönemindeki gelişimsel farklılık gösteren çocuklarla çalışmalarını sürdürmektedir. Özellikle otizm spektrum bozukluğu ile dil ve iletişim alanında desteğe ihtiyaç duyan çocuklara yönelik gelişimsel ve ilişki temelli müdahale programları uygulamaktadır.
Floortime yaklaşımını temel alan Balcı, yaratıcı drama ve işaret dili alanlarındaki deneyimini çocukların iletişim, sosyal etkileşim ve kendini ifade etme becerilerini destekleyen çalışmalarla birleştirmektedir. Özel eğitim ve rehabilitasyon alanındaki saha deneyiminin yanı sıra eğitim koordinatörlüğü ve kurum yöneticiliği görevlerinde bulunmuş, eğitim programlarının planlanması ve yürütülmesinde aktif rol almıştır.
Bilimsel temelli yaklaşımları uygulamaya aktarmayı hedefleyen Dilara Balcı, aynı zamanda öğretmenlere ve eğitimcilere yönelik eğitimler, seminerler ve atölye çalışmaları düzenlemektedir.


Uzak Doğu denince akla gelen ilk destinasyonlardan biri olan Japonya, yüzyılları kucaklayan eşsiz kültürü, teknoloji harikası şehirleri ve doğayla iç içe mistik atmosferiyle her yıl binlerce gezgini kendine hayran bırakıyor. Türkiye’den Japonya’ya seyahat etmek, bir zamanlar yalnızca hayal gücünün sınırlarında kalan bir deneyimken, bugün artık daha erişilebilir ve planlanabilir hale geldi. İster geleneksel çay seremonilerine katılmak, ister Tokyo’nun neon ışıkları altında kaybolmak isteyin, bu topraklar her zevke hitap eden bir tatil vaat ediyor. Ancak böylesine kapsamlı bir seyahati planlamak, dil engeli, vize süreçleri ve kültürel farklılıklar nedeniyle zaman zaman karmaşık olabiliyor. İşte tam da bu noktada, profesyonel bir rehberlik ve organizasyon desteği, seyahatinizin keyfini katbekat artırabiliyor.
Eğer siz de hayalinizdeki Japonya seyahatini gerçeğe dönüştürmek istiyorsanız, doğru rotayı ve güvenilir bir tur operatörünü seçmek kritik önem taşıyor. Japonya’nın her köşesi başka bir hikâye anlatır: Kyoto’nun altın tapınakları, Osaka’nın hareketli sokak yemekleri, Fuji Dağı’nın karlı zirvesi ve Hiroşima’nın huzur dolu anıtları… Listeyi uzatmak mümkün. Fakat tüm bu güzellikleri keşfederken konaklama, ulaşım ve rehberlik gibi detayları tek tek halletmek yerine, kapsamlı bir paketle seyahat etmek hem zamandan hem de bütçeden tasarruf sağlar. Özellikle pandemi sonrası dönemde değişen seyahat koşulları, güvenilir bir acente ile çalışmayı daha da önemli hale getirdi. Artık birçok gezgin, japonya turları kapsamında sunulan planlı programlara yönelerek hem güvenli hem de sorunsuz bir deneyim yaşamayı tercih ediyor.
Bu turların en büyük avantajı, size yerel bir perspektiften Japonya’yı tanıtmasıdır. Standart bir tatilin ötesine geçerek, ülkenin ruhunu hissetmenizi sağlayacak aktiviteler programlanır. Örneğin, geleneksel bir ryokan’da (Japon tarzı han) gecelemek, sabah seremonisi eşliğinde matcha çayı içmek veya Akihabara’nın elektronik caddelerinde kaybolmak gibi deneyimler, japonya turları sayesinde rahatça organize edilebilir. Ayrıca ulaşımın en karmaşık olduğu ülkelerden biri olan Japonya’da, Shinkansen yani hızlı tren biletlerinin önceden ayarlanması, zamanınızı verimli kullanmanızı sağlar. Türkiye’deki birçok seyahat sever, bu turlar sayesinde vize başvurusundan dil sorununa kadar pek çok zorluğu aşarken, aynı zamanda rehberlerden Japon kültürü hakkında paha biçilmez bilgiler ediniyor.
Günümüzde artan talep sayesinde, japonya turları fiyatları da her bütçeye uygun seçenekler sunmaya başladı. Erken rezervasyon kampanyaları ve grup indirimleri ile bu uzun soluklu seyahati daha ekonomik hale getirmek mümkün. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, hizmet alacağınız kurumun güvenilirliği ve sektördeki deneyimidir. Her kriz döneminde müşterisini mağdur etmeyen, kalite standartlarından ödün vermeyen bir tur operatörü tercih etmek, tatilinizin huzur içinde geçmesini garantiler.
Bu noktada, A Grubu seyahat acentesi olarak tur operatörlüğü alanında faaliyet gösteren Malitur, sektördeki vizyoner bakış açısını en son teknolojik gelişmelerle birleştirerek misafirlerine en hızlı, güvenli ve kolay ödeme seçeneklerini sunmayı amaçlamaktadır. Alanında uzman profesyonel ekibiyle, en kaliteli hizmeti en ekonomik şekilde sunarak müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutan Malitur, her zaman değişime ve yeniliğe açık yapısıyla misafirlerine rezervasyon öncesi ve sonrası tüm süreçlerde beklentilerinin üzerinde bir hizmet sunmayı ilke edinmiştir. Siz de hayalinizdeki Uzak Doğu macerasına ilk adımı atmak için japonya turları sayfasını ziyaret ederek, detaylı programları inceleyebilir ve unutulmaz bir yolculuğun parçası olabilirsiniz.


Günümüzün hızlı tempolu yaşamında, sağlıklı kalmak her zamankinden daha önemli hale geldi. Yoğun iş temposu, dengesiz beslenme alışkanlıkları ve çevresel faktörler, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu temel besin ögelerini yeterince alamamasına yol açabiliyor. İşte tam bu noktada, vücudumuzun düzgün çalışması için hayati öneme sahip olan vitaminler devreye giriyor. Peki, vitaminler gerçekten ne işe yarar ve hangi durumlarda takviye almak gerekir? Bu soruların yanıtlarını bilmek, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için atacağınız en önemli adımlardan biri olacaktır.
Vücudumuz, enerji üretiminden bağışıklık sisteminin güçlenmesine, cilt sağlığından kemik gelişimine kadar pek çok temel fonksiyonu yerine getirebilmek için vitaminlere ihtiyaç duyar. Ancak her vitaminin farklı bir görevi ve vücutta farklı bir etki mekanizması bulunur. Örneğin, D vitamini kalsiyum emilimini artırarak kemik sağlığını desteklerken, C vitamini güçlü bir antioksidan olarak bağışıklık sistemini korur. B kompleks vitaminleri ise sinir sistemi sağlığı ve enerji metabolizmasında kritik rol oynar. Türkiye’de yapılan araştırmalar, özellikle kış aylarında D vitamini eksikliğinin yaygın olduğunu ve bu durumun bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor.
Piyasada onlarca farklı marka ve çeşitte vitamin takviyesi bulmak mümkün. Ancak her ürün aynı kalite ve saflıkta değildir. Doğru vitamin takviyesini seçerken dikkat etmeniz gereken en önemli faktörlerin başında ürünün içeriği ve üretim süreci gelir. Doğal içeriklerden elde edilen, katkı maddesi içermeyen ve etik üretim standartlarına uygun olarak hazırlanmış takviyeler, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu desteği en saf haliyle almanızı sağlar. Ayrıca, ihtiyacınız olan vitamin türünü belirlemek için bir sağlık uzmanına danışmanız da oldukça önemlidir. Her bireyin yaş, cinsiyet, yaşam tarzı ve sağlık durumu farklı olduğu için vitamin ihtiyaçları da kişiye özeldir.
Türkiye’de online alışverişin yaygınlaşmasıyla birlikte, güvenilir bir adresten kaliteli vitamin takviyeleri satın almak artık çok daha kolay hale geldi. Doğal ve organik yaşamı destekleyen ürünleriyle öne çıkan Holistik Market, sağlıklı yaşam anlayışını benimseyen yenilikçi bir markadır. Doğanın gücünü modern bilimle bir araya getiren marka; gıda takviyeleri, aromaterapi ürünleri ve kişisel bakım çözümleriyle kullanıcılarına güvenilir ve kaliteli ürünler sunmaktadır. Ürün seçiminde kalite, saflık ve etik üretim değerlerini ön planda tutan Holistik Market, müşteri memnuniyetini esas alan hizmet anlayışıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Doğal içeriklere ve sürdürülebilir üretim süreçlerine önem veren Holistik Market, sağlıklı yaşamı herkes için erişilebilir hale getirmeyi hedeflemektedir. Geniş ürün yelpazesi, güvenli alışveriş altyapısı ve profesyonel destek hizmetleriyle marka; kalite, güven ve bilinçli yaşam anlayışını bir araya getirerek sektöründe güçlü bir konuma ulaşmıştır. Özellikle vitamin kategorisinde sunduğu çeşitli ürünler sayesinde, her bütçeye ve ihtiyaca uygun seçeneklerle sağlıklı yaşam yolculuğunuzda size eşlik etmektedir.