
30 Temmuz 2026 Perşembe


Olgay GÜLER
İsrail’in işgali altındaki Filistin’de yaşanan insan hakları ihlalleri ve devam eden insani krize dikkat çekmek amacıyla farklı ülkelerden sivil toplum temsilcileri ve gönüllülerinden oluşan ve Bosna Hersek’in Srebrenitsa kentinden yola çıkan Filistin Konvoyu, Edirne’nin İpsala Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yaptı.

İşgal altındaki Filistin halkıyla dayanışmayı büyütmek için Avrupa’nın 20’den fazla ülkesinden sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren Filistin Konvoyu, Bosna Hersek’in Srebrenitsa kentinden yola çıktıktan sonra Edirne’den Yunanistan’a açılan İpsala Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yaptı. Arnavutluk, Yunanistan, Türkiye, Irak ve Ürdün güzergahını takip ederek 21 Ağustos 2026 tarihinde işgal altındaki Filistin sınırına ulaşacak olan konvoydaki 85 kişi, İpsala Sınır Kapısı’nda İstanbul’dan gelen sivil toplum örgütleri Türkiye ve Filistin bayraklarıyla karşıladı.

‘İSRAİL ÜZERİNDEKİ BASKININ ARTMASINI İSTİYORUZ’
Filistin konvoyu sözcüsü Dr. Hüseyin Durmaz, yolculuklarına Srebrenitsa’dan başladıklarını belirterek, “Orada bundan 31 yıl önce yaşanmış soykırımı andık, şehitlere dua ettik ve bütün kötülüğün ortak olduğunu ve o gün müdahale edemediğimiz, uzanamadığımız ve bu acıların yaşanmasının olmasında sessizliğimizin payı olduğunu düşündüğümüz için Gazze’de, Batı Şeria’da ve Filistin’de yaşananlara sessiz kalmamak için harekete geçtik. Bizim yaşadığımız bizim nefes aldığımız çağda olan bir soykırımı ve bunu durdurmak bizim görevimiz. Konvoyumuz, dünyanın birçok ülkesinden aktivistlerin katılımıyla yolculuğuna devam ediyor. Bosna Hersek’te, Karadağ’da, Arnavutluk’ta ve Yunanistan’da, Balkan coğrafyasında şu ana kadar en büyük ilgi ve toplumsal destekle hareket etti. Konvoyumuzda 3 şehir temel hedefi var. Birincisi, Batı Şeria’nın da Gazze olmasını istemiyoruz. Bildiğiniz gibi İsrail şu anda Batı Şeria’da çok ciddi bir tehcir politikası izliyor ve açıktan açığa yeni bir Gazze yapacaklarını söylüyorlar. Yeni bir Gazze olmaması için bunu durdurmak bizim görevimiz. Bir taraftan ateşkesten sonra İsrail’in Gazze’den çekilmesi gerekirken, insani yardımların önünün açılması gerekirken bakıyoruz ki her geçen gün işgalini artırıyor ve bütün Gazze’yi ilhak etmek üzerine planlar yapıyor. Gazze’ye insani yardım girmiyor. Ateşkes dolayısıyla da Gazze biraz unutuldu ve biz Gazze’nin yeniden küresel gündeme düşmesini ve İsrail üzerindeki baskının artmasını istiyoruz” dedi.

‘EN ÖNEMLİ DURAKLARDAN BİRİNDEYİZ’
Filistin davası konusunda insanlarla buluşup, kartopu etkisiyle büyüye büyüye ilerlediklerini söyleyen Durmaz, “Konvoyumuzun şu an önemli duraklarından biriyiz, birçok aktivist bugün İstanbul’a gelecek. Şu an bulunduğumuz sınır kapısından Başakşehir’e doğru konvoy olarak hareket edeceğiz. Bugün saat 19.00’da Başakşehir Millet Bahçesi’nde bir mitingimiz, eylemimiz olacak. Orda aktivist halk buluşması olacak dünyanın birçok yerinden gelen aktivist arkadaşlar konuşacak, misyonu anlatacak, hedefimizi anlatacak daha sonra o gün kamp yapacağız. Ertesi sabah ise iki gün aktivizm eğitimi alacağımız Sakarya’ya doğru harekete geçeceğiz. Böylelikle Türkiye’de 8 noktada daha sonra da Irak ve Ürdün üzerinden Filistin’e ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

‘MESELE SOYKIRIMIN DURMASI’
Soykırımı durdurmak için hareket ettiklerini ifade eden Durmaz, “Mesele, bizim yaşadığımız bu çağda bu soykırımın durması. Bu durana kadar da yolculuğumuza devam edeceğiz. Bildiğiniz gibi daha önce de küresel birçok misyonun içerisinde yer aldık. Her seferinde bir noktaya kadar gidebildik. Bu kez denenmiş bir güzergah üzerinden ilerliyoruz. Bölge ülkelerinin bizim yapacağımız yürüyüşe, konvoya engel olmayacaklarını düşünüyoruz. Çünkü biz bölge ülkelerini ve onların iç politikalarını hedef almıyoruz. Bizim burada tek hedef aldığımız Siyonizm ve onun soykırımcı politikaları, dünyada yalnızlaşmasını ve yaptığı şeyin durmasını için harekete geçmek hedefimiz budur” şeklinde konuştu.


Olgay GÜLER
Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP), butlan yönetiminin göreve atadığı il başkanı Özlem Becan, il yönetimini oluşturmaya başladıklarını söyledi.
CHP İl Başkanlığı’na atanan Özlem Becan, geçtiğimiz Cuma günü il başkanlığını teslim almasının ardından partideki mesaisine başladı. Geride kalan süreçte, merkez ilçe yönetimini de teslim aldıklarını söyleyen Becan, il yönetiminin de oluşmaya başladığını söyledi. Becan, süreçte kendilerini yalnız bırakmak istemeyen çok sayıda partilinin olduğunu, kendilerine teşekkür ettiğini dile getirdi.

‘İL YÖNETİMİNİ OLUŞTURMAYA BAŞLADIK’
Geride kalan sürece yönelik konuşan Becan, “Geçtiğimiz hafta cuma günü il binasını devir teslim aldık. Bu hafta da salı günü merkez ilçenin devir teslimini tamamladık. Sürece yavaş yavaş ısınıyoruz, il yönetimimizi oluşturmaya başladık. Genel merkezimizle birlikte yönetim kurulumuzu oluşturduktan sonra onların da onayıyla daha sonra merkez ilçe yönetim kurulu, daha sonra da diğer Edirne’nin ilçelerinin yönetim kurullarını, kadın kollarını, gençlik kollarını oluşturarak yolumuza devam edeceğiz” dedi.
‘YALNIZ BIRAKMAK İSTEMEYEN BİR SÜRÜ YÜREKLİ ÜYEMİZ VAR’
Çok sayıda partilinin kendilerini yalnız bırakmadığını belirten Becan, “Partimizin gerçek sahipleri, üyeler geçtiğimiz hafta Cuma gününden beri partimize geliyorlar, gidiyorlar. Yönetimlerde görev almak istiyorlar. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’ni hakikaten içinden geçtiğimiz bu sancılı süreçte yalnız bırakmak istemeyen bir sürü yürekli üyemiz var. Ben buradan hepsine de ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Partilerine sahip çıktıkları için Atatürk kurduğu partiye sahip çıkıp ellerini taşın altına koydukları için” diye konuştu.
‘İSTİFALAR YÜZDE 20-25 BOYUTUNDA’
İstifalar konusunda net rakamların ellerinde olmadığını kaydeden Becan, “İstifalar konusunda net rakamlar şu anda elimizde değil. İl yönetim kurulumuzu oluşturduktan sonra geniş kapsamlı bir basın toplantısı elbette ki düzenleyeceğiz. Ama ben şu anda yüzde 20-25 boyutunda biliyorum. Rakam vermek de doğru olmaz bu aşamada. Net bilgiyi izleyen günlerde sizinle paylaşacağız” şeklinde konuştu.


Edirne’de 2026 yılı yatırım programı kapsamında 91 adet tarımsal sulama, içme suyu ve kanalizasyon projesi İl Özel İdaresi tarafından hayata geçiriliyor.

Vali Yunus Sezer, Enez ilçesine bağlı Yenice ve Çavuşköy’de İl Özel İdaresi tarafından yürütülen tarımsal sulama çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
Edirne Valiliği’nin konuya ilişkin Üretim Varsa Hayat Var” başlıklı paylaşımında, “Enez ilçemize bağlı Çavuşköy, Büyükevren, Çeribaşı, Hasköy, Yenice, Küçükevren ve Gülçavuş köylerimizde yürütülen projeyle 10 bin 500 dekar alan suyla buluşacak. Bu sistem sayesinde üreticilerimiz ikinci ürün ekimi yapma imkânına kavuşacak. Emek veren tüm üreticilerimize hayırlı ve bereketli olsun” ifadelerine yer verildi..


Gözaltı, ceza soruşturmasının en kısa ama hak kaybına en açık aşaması. Ceza Muhakemesi Kanunu süreleri saat saat belirlemiş olmasına rağmen, itiraz yolunun varlığı çoğu zaman süre dolduktan sonra öğreniliyor.
Kural: yakalama anından itibaren 24 saat
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 91. maddesine göre gözaltı süresi, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Bu süreye, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmek için gereken zorunlu süre dâhil değildir; ancak kanun bu yol süresini de sınırlamıştır: on iki saatten fazla olamaz.
Sürenin başlangıcı karakola giriş değil, yakalama anıdır. Yakalama tutanağındaki saat bu nedenle dosyanın en önemli verilerinden biridir ve tutanak imzalanmadan önce okunmalıdır. Gözaltına alma kararı ayrıca iki şarta bağlıdır: tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olması ve kişinin suç işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunması. Bu iki şart yoksa gözaltı hukuka aykırı hâle gelir.
Sürenin uzatılabildiği hâller
Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresinin her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Uzatma emri gözaltına alınan kişiye derhâl tebliğ edilir. Tebliğ edilmemiş bir uzatma, itiraz hakkının kullanılmasını engellediği için başlı başına bir denetim konusudur.
Kanun ayrıca suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak üzere, sayılan belirli suçlarda kolluk amirlerince yirmi dört saate kadar; şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzenini ciddi biçimde bozabileceği toplumsal olaylarda ve toplu işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltı kararı verilmesine imkân tanır. Bu hâlde de kişi en geç kırk sekiz saat, toplu işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır.
Az bilinen yol: sulh ceza hâkimine başvuru
Maddenin beşinci fıkrası, gözaltı sürerken kullanılabilecek bir denetim yolu getiriyor. Yakalama işlemine, gözaltına alınmaya ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin savcının yazılı emrine karşı; yakalanan kişi, müdafii, kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir.
Hâkim incelemeyi evrak üzerinde yapar ve başvuruyu derhâl, en geç yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır. Başvuruyu yerinde bulursa kişinin derhâl soruşturma evrakıyla birlikte Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verir. Bu yolun ailenin de kullanabileceği bir hak olması, uygulamada en çok gözden kaçan noktadır. Ayrıntılı anlatım için gözaltı kararına itiraz nasıl yapılır rehberine bakabilirsiniz.
Bir başka güvence altıncı fıkrada: gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında, yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve savcının kararı olmadıkça aynı nedenle yeniden yakalama işlemi uygulanamaz.
Gözaltında kullanılması gereken üç hak
Gözaltından sonra: tutuklama ve itiraz
Süre sonunda serbest bırakılmayan kişi sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir ve sorguda müdafii de hazır bulunur. Tutuklama kararı verilmesi hâlinde karara karşı itiraz yolu açıktır; itiraz süresi kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gündür ve gerekçeli bir dilekçeyle yapılması sonucu doğrudan etkiler. Dilekçenin yapısı ve tutukluluk sürelerine ilişkin bilgi tutuklamaya itiraz dilekçesi nasıl yazılır başlığı altında yer alıyor.
Hukuka aykırı gözaltı: tazminat yolu
Ceza Muhakemesi Kanunu, koruma tedbirleri nedeniyle uğranılan zararlar için ayrı bir tazminat rejimi kuruyor. Kanuna uygun olmaksızın yakalanan veya gözaltına alınan, gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, yakalama sebebi ve haklarıyla ilgili bilgilendirilmeyen ya da yakınlarına haber verilmeyen kişi, maddi ve manevi zararlarını devletten isteyebilir.
Bu istemin süresi kaçırılmaya son derece açık: karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde başvurulması gerekir. Talep, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır. Dilekçeye açık kimlik ve adres bilgisi ile zararın nitelik ve niceliğini gösteren belgelerin eklenmesi zorunludur; eksikliğin bir ay içinde giderilmemesi hâlinde istem reddedilir.
Soruşturma aşamasında atılan adımlar, kovuşturmanın seyrini büyük ölçüde belirler. Ceza soruşturma ve kovuşturma süreçlerine ilişkin ayrıntılı bilgi ceza hukuku sayfasında; İstanbul adliyelerinde yürüyen dosyalar bakımından ise İstanbul ceza avukatı ve Bakırköy ceza avukatı sayfalarında bulabilirsiniz.
Av. Mete Çelik
Mete Çelik Hukuk Bürosu — Yeşilköy Mah. Çekmece Cad. No:30 D:1, Bakırköy/İstanbul · Tel: 0531 993 34 33 · E-posta: iletisim@avmetecelik.com · avmetecelik.com
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez. Süreler ve şartlar dosyanın özelliğine göre değişebileceğinden, işlem yapılmadan önce hukuki destek alınması önerilir.


Olgay GÜLER
Edirne İl Emniyet Müdürlüğü tarafından, kentteki trafik kazalarının yüzde 60’ını oluşturan motosikletli sürücülerine yönelik denetim gerçekleştirildi.

Edirne’de ilk 6 ayda yaşanan 648 trafik kazasının 393’ünü motosikletlerin karıştığı kazaların oluşturması üzerine, İl Emniyet Müdürlüğü çalışma başlattı. Edirne Valiliği öncülüğünde kentte motokuryeler başta olmak üzere, motosiklet kulüplerinin de aralarında bulunduğu sürücülere yönelik ‘güvenli sürüş’ eğitimleri verilmeye başlandı. İlk eğitim geçtiğimiz Salı günü verilirken, dün de trafiğin yoğun olduğu Zübeyde Hanım Caddesi üzerinde, Trafik Denetleme Şubesi ekiplerince uygulama gerçekleştirildi. Uygulamada durdurulan kuryelere, emniyet müdürlüğünün bilgilendirici broşürleri dağıtılırken, güvenli sürüş eğitimlerine davet edildi.

‘HEM EĞİTİM HEM DENETİM YAPIYORUZ’
Denetime katılan İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, sürücülere yönelik hem eğitim hem de denetim gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “Ekiplerimiz motosiklet kampanyası kapsamında hem eğitim hem denetim anlamında bir denetim yapıyorlar. Burada motosiklet sürücülerini durduruyoruz. Basit güvenlik önlemlerini almaya, basit ihlali olan arkadaşlarımızı zorunlu bir eğitime tabi tuttuk. Onlara diyoruz ki; size ceza yazmamızı istemiyorsanız şu eğitimi tamamlayın. Güvenli sürüş ilkelerini öğrenin, kaza yapmadan daha güvenli motosiklet kullanmaya devam edin, hayatınızı tehlike atmayın diye öneride bulunuyoruz. Hem eğitim hem denetim ikisini bir arada yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

‘YÜZDE 60’I MOTOSİKLET KAZASI’
Ülke genelinde ve Edirne’de meydana gelen trafik kazalarına yönelik de bilgi veren Ayhan, “Bildiğiniz gibi biz 2021 yılında, trafik kazaları can kaybını 10 yıl içerisinde yarı yarıya düşürmek için bir uluslararası sözleşmeye sayın cumhurbaşkanımızın önderliğinde bir imza attık, taahhüt ettik. Biz dedik bir yılda gerçekleşen can kaybı sayını biz yarı yarıya düşüreceğiz. Bu kapsamda çalışmalarımızı Emniyet Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı olarak yürütüyoruz. Geçen sene 6035 vatandaşımızı ülke çapında, jandarma bölgesi dahil trafik kazalarında kaybettik. Bu rakam gerçekten çok fazla bir rakam. Edirne’de de ilk 6 ayda 648 trafik kazası gerçekleşti polis bölgesinde. Bunun 393’ü yani yüzde 60’ı motosiklet kazası. Yani bu araçların yüzde 20’sinin motosiklet olduğunu düşünürsek kazaların yüzde 60’ların karışması gerçekten daha vahim bir durum” şeklinde konuştu.

‘AMACIMIZ DAHA GÜVENLİ ARAÇ KULLANMALARINI SAĞLAMAK’
Motosiklet kazalarının da yüzde 60’ının tek taraflı olduğunu dile getiren Ayhan, “Bu kazaların 121’i yani yüzde 60’ı tek taraflı. Yani özellikle güvenli sürüşle ilgili risksiz, tedbirler alarak koruyucu ekipman kullanarak yapılan sürüşle ilgili bir eksiklik olduğunu düşündük. Özellikle bu kampanyayı geliştirdik ki vatandaşlarımızı uyaralım ve eğitime yönlendirelim. Daha güvenli araç kullanmasını sağlayalım. Bu kapsamda sizin de desteklerinizi bekliyoruz. Arkadaşlarımız bu kampanyaya olabildiğince devam edecekler” ifadelerini kullandı.

‘ÖNEMLİ OLAN CAN SAĞLIĞI’
Motosiklet sürücüsü Akın Korkmaz, kendisinin de trafikte dikkat ettiğini söyleyerek, “Kurye arkadaşlarımız her ne kadar işlerinde profesyonel olsa da sonuçta bir can taşıdıklarını bilmeleri gerekiyor. Hem kendilerini hem de trafikteki diğer kişileri tehlikeye atmadan sürüş yapmaları gerekiyor. Paket dediğiniz şey 5-10 dakika da geç gidebilir belki ama önemli olan can sağlığı” dedi.

‘ÇOK PAKET ATAN DEĞİL, EVE SAĞ SALİM VARAN KAZANIR’
Motokurye Berkay Aytal da, özellikle trafikte yayalara dikkat ettiklerini belirtti. Aytal, “Paketten önce can güvenliğimizin önemli olduğu, kask takmamız gerektiği söylendi. Güzel bir bilgilendirme. İş yoğunluğu sebebiyle biz de hızlı gidebiliyoruz. Bize dikkatli olmamız gerektiğini hatırlattılar. Özellikle yayalara dikkat etmeye çalışıyoruz sürüş yaparken çünkü herhangi bir kaza anında geri dönüşü olmuyor. Hem kendimize, hem de onlara dikkat etmeye çalışıyoruz. Bizde çok paket atan değil, eve sağ salim varan kazanır” diye konuştu.