DOLAR 46,1116 0.02%
EURO 53,1487 -0.94%
ALTIN 6.409,16-3,23
BIST 13.694,19-1,28%
BITCOIN 2810595-0,80%
Edirne
21°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

6 Haziran 2026 Cumartesi Hudut Gazetesi

6 Haziran 2026 Cumartesi Hudut Gazetesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Devamını Oku

Komşu kapıda kaçak altın operasyonu

Komşu kapıda kaçak altın operasyonu
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: altin.jpg

Bulgaristan gümrük görevlileri, Kapıkule Sınır Kapısı’nın karşısındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda düzenledikleri iki ayrı operasyonda değeri 110 bin euroyu bulan kaçak altın ele geçirdi.

Bulgaristan Gümrük Ajansı’ndan yapılan açıklamaya göre, 3 Haziran’da Türkiye’den Almanya’ya gitmek üzere Bulgaristan’a giriş yapan yabancı plakalı bir TIR, risk analizi sonucu detaylı aramaya sevk edildi.

Türk vatandaşı sürücünün kullandığı araçta yapılan incelemede, sürücü kabinindeki yatak bölümünün altında ve gıda ürünlerinin bulunduğu soğutucu çantada saklanmış üç kutu bulundu. Kutulardaki ziynet eşyalarının 14 ve 22 ayar altından oluştuğu, toplam 538 gram ağırlığında ve 74 bin 106 euro değerinde olduğu tespit edildi.

Kaçak altınlara ve taşıma aracına el konulurken, 50 yaşındaki sürücü hakkında Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde soruşturma başlatıldı. Şüpheliye 2 bin euro teminat uygulanırken, Bulgaristan’dan çıkış yasağı getirildi.

Kadın yolcunun çantasında bulundu

Gümrük görevlilerinin mayıs ayı sonunda gerçekleştirdiği başka bir kontrolde ise Türkiye’den Bulgaristan’a giriş yapan bir otomobildeki kadın yolcunun el çantasında beyan edilmemiş altın takılar bulundu.

Toplam 319,9 gram ağırlığındaki altınların değerinin 34 bin 990 euro olduğu belirlenirken, yolcu hakkında Bulgaristan Gümrük Kanunu kapsamında işlem yapıldı.

İki olayda ele geçirilen altınların toplam ağırlığının yaklaşık 858 gram, toplam değerinin ise 109 bin euroyu geçtiği bildirildi.

Bulgaristan Gümrük Ajansı verilerine göre, Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda son dönemde özellikle altın, döviz ve uyuşturucu kaçakçılığına yönelik denetimler sıklaştırılmış durumda bulunuyor..

Devamını Oku

İklim krizine dikkat!

İklim krizine dikkat!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin Çoğal, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında TEMA Vakfı’nın yaptığı açıklamaları paylaşarak, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal bir adalet meselesi olduğuna dikkat çekti. Vakıf; fosil yakıtlardan çıkışın hızlandırılması, ormanların ve tarım alanlarının madencilik baskısından korunması ve adil geçiş politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) bu yıl Dünya Çevre Günü için yaptığı #İklimİçinŞimdi çağrısı, iklim krizine karşı acil ve kararlı adımlar atılması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.

TEMA Vakfı, iklim krizine karşı etkili bir mücadelenin yalnızca emisyon azaltım hedefleriyle sınırlı kalamayacağına; doğayı, yaşam alanlarını koruyan ve toplumsal adaleti gözeten politikalarla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.

En ağır yükü, en az sorumlular taşıyor

İklim krizinin etkileri derinleşirken, krizden en az sorumlu olan topluluklar en ağır sonuçlarla karşı karşıya kalıyor. Dünya Eşitsizlik Raporu’na  göre küresel nüfusun en zengin yüzde 1’i, sera gazı emisyonlarının yüzde 41’inden sorumluyken; en yoksul yüzde 50’nin payı yalnızca yüzde 3 düzeyinde kalıyor. Oxfam’ın 2026 yılında yayımladığı araştırma  ise dünyanın en zengin yüzde 1’inin, 1,5 derece hedefiyle uyumlu yıllık karbon bütçesini yılın ilk günlerinde tükettiğini ortaya koyuyor.

İklim krizinin yarattığı kuraklık, seller, aşırı hava olayları ve ekosistem kayıpları; yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalan topluluklardan üretim gücünü kaybeden çiftçilere kadar milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle iklim krizine karşı geliştirilecek politikaların yalnızca emisyonları azaltmayı değil, aynı zamanda iklim adaletini sağlamayı da hedeflemesi gerekiyor.

Kömürden çıkış iklim krizine karşı temel adımlardan biri

Bilimsel çalışmalar, küresel sıcaklık artışını sınırlandırabilmek için fosil yakıtlardan uzaklaşılması gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle kömür, enerji sektöründen kaynaklanan sera gazı emisyonlarının en önemli kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, iklim krizine karşı mücadelede kömürden çıkışın kritik önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Sera gazı emisyonlarının önemli bölümünden sorumlu olan kömürden çıkış, iklim krizine karşı mücadelenin temel adımlarından biridir. Ancak ekolojik etkiler gözetilmeden, yaşam alanları korunmadan ve yerel halkın katılımı sağlanmadan yürütülen enerji yatırımları; yeni çevresel ve toplumsal sorunlar yaratma riski taşıyor. Bu nedenle dönüşüm, yalnızca santrallerin kapatılmasıyla sınırlı kalmamalı; kömür bölgelerinde yaşayan işçileri, yerel ekonomileri ve toplulukları koruyan bütüncül bir adil geçiş politikasıyla desteklenmelidir.”

Doğayı korumadan iklim kriziyle mücadele edilemez

İklim krizine karşı geliştirilen politikaların doğal varlıkların korunmasıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çeken Ataç, “Son yıllarda madencilik faaliyetleri ve çeşitli mevzuat değişiklikleri nedeniyle ormanlar, tarım alanları, su varlıkları ve önemli doğa alanları üzerindeki baskı artarken, 2025 yılında kabul edilen Torba Yasa ile doğal varlıklarımız üzerindeki riskler daha da derinleşti.” dedi.

Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı çevresinde yaşananlar, iklim hedefleri ile fosil yakıt politikaları arasındaki çelişkiyi ortaya koyuyor. Kömürlü termik santrallere yakıt sağlamak amacıyla yürütülen madencilik faaliyetleri için orman alanlarının kesilmek istenmesi, doğal varlıkların fosil yakıtlar uğruna nasıl baskı altına alınabildiğinin somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

TEMA Vakfı’nın 2020-2022 yılları arasında yayımladığı haritalama çalışmalarına göre, 29 ilde toprakların yüzde 67’si IV. Grup madenlere ruhsatlandırılmış durumda. Bu endişe verici tablo karşısında Ataç, “Ormanlar, tarım alanları ve önemli doğa alanları üzerindeki bu baskı, karbon yutaklarının devamlılığı, su döngüsünün sürdürülmesi ve iklim krizine karşı dayanıklılığın artırılmasında kritik rol oynayan ekosistemleri tehdit ediyor. Bu nedenle doğayı korumadan iklim krizini durdurmak mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

İklim için şimdi harekete geçilmeli

Dünya Çevre Günü’nde yapılan #İklimİçinŞimdi çağrısının somut politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Deniz Ataç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İklim krizi yalnızca doğayı değil; yaşam hakkını, üretimi, su varlıklarını ve toplumsal adaleti de tehdit ediyor. Bu nedenle iklim krizine karşı atılması gereken adımlar daha fazla ertelenemez. Türkiye’nin kömürden çıkış ve adil geçiş konusunda somut adımlar atması, aynı zamanda da ormanları, tarım alanlarını, su varlıklarını ve yaşam alanlarını koruyan politikaları güçlendirmesi gerekiyor.”

Türkiye’nin yıl sonunda ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinin iklim politikalarına yönelik tartışmaların yoğunlaşacağı önemli bir dönem olduğuna işaret eden Ataç, karar alıcıları iklim krizine karşı bilim temelli, adil ve doğa dostu politikaları hızla hayata geçirmeye çağırdı.

Devamını Oku

Nöbetçi Eczaneler

Nöbetçi Eczaneler
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ECZ-4.jpg
Devamını Oku

Aramızdan ayrılanlar

Aramızdan ayrılanlar
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: vefat.jpg

ALİ TUNA VEFAT ETTİ
Uzunköprü esnaflarından Ali Tuna 82 yaşında vefat etti. İsmihan Tuna’nın eşi, Avukat Nuray Kayasöken, merhum Ahmet Tuna ve Serkan Tuna’nın babaları olan merhum; Avukat Murat Kayasöken’in kayınpederi, Yiğit Kayasöken, Öktem Tuna ve Bilge Su Tuna’nın dedeleriydi. Merhum Ali Tuna, dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yen Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
RECEP ZENGİN VEFAT ETTİ
Habiller Köyü sakinlerinden merhum Adem ve Hayriye Zengin’in oğulları. Refika Zengin’in eşi, İbrahim, Hanife ve merhume Hamdiye Zengin’in babaları Recep Zengin 71 yaşında vefat etti. Merhum dün; Habiller Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Habiller Köyü Mezarlığında toprağa verildi.
KADRİYE ORHAN VEFAT ETTİ
Yıldırım semti sakinlerinden merhum Hacı Mehmet Orhan’ın eşi, Hasan, Hülya ve Recep Orhan, Fatma Gemici ve Sevgi Erol’un anneleri Kadriye Orhan 91 yaşında vefat etti. Tansu ve Buket Gemici’nin de anneanneleri olan merhume dün Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
ALPASLAN SEVEN VEFAT ETTİ
Kıyık semti sakinlerinden Selma Seven’in eşi, Ali Haluk Seven’in babası, merhum Sabri Adalar’ın damadı Alpaslan Seven 72 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
HÜSEYİN ESPERLİT VEFAT ETTİ
Merhum Mustafa Esperlit ve merhume Hayriye Esperlit’in oğulları, Mine Porna, Emine Özbekrem, Ahmet Esperlit’in kardeşleri Hüseyin Esperlit 64 yaşında vefat etti. Merhum dün; Kıyık Yeni Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe mezarlığında toprağa verildi.

Devamını Oku
Özhanlar Mobilya