DOLAR 43,4990 0.19%
EURO 51,6240 -0.9%
ALTIN 6.786,60-9,85
BIST 13.838,290,05%
BITCOIN 3601492-0,02%
Edirne

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

29 Ocak 2026 Perşembe Hudut Gazetesi

29 Ocak 2026 Perşembe Hudut Gazetesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Devamını Oku

ELYD için dünya çok küçük

ELYD için dünya çok küçük
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: fe1b9a74-e697-4f20-8648-0935817fab19.jpg

Gülseven OKALANER

Edirne Lisesinden Yetişenler Derneği (ELYD) üyeleri 2026 yılının ilk uzun mesafe ziyaretinde Küba’ya uçtu. Pronto Tur organizasyonuyla 22 Ocak günü İstanbul Hava Limanı’ndan hareket ederek Havana Uluslararası Jose Marti Havalimanına ulaşan kafile, önce UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Havana Eski Kenti ziyaret etti. Daha sonra da Malicon Bulvarı, Devrim Meydanı, Colomb Mezarlığı, Miramar ve kenti kuşbakışı gören Morro Kalesi’ne gidildi. Kafile geceyi Havana’daki otellerinde geçirdi. Kafileye ELYD Genel Merkezi Yönetim Kurulu adına Genel Sekreter Dr. Kemal Demirkıran eşlik etti.

İkinci gün Vinales Vadisi ve Pinar del Rio turu için yine. UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan ve dünyaca ünlü Küba puroları tütünlerinin yetiştiği Vinales Vadisi’ne hareket edildi. Vinales Şehir merkezi, tütün tarlaları, yerel tütün çiftliği ziyareti ve Pinar del Rio’da Küba purolarının resmi olarak üretildiği fabrikalarda puro yapım ve kültürü tanıtıldı.

Küba Havana’da büyük bir parkın içindeki Atatürk Büstü ziyaretçisiz kalmıyor

Ardından Ressam ve bilim adamı Leovigildo González Morillo tarafından, kayaların üzerine çizilmiş, tarih öncesi yaşamı anlatan duvar resmi ziyareti ile “Indian cave” isimli mağara gezildi. Vinales Vadisi’ne hakim bir sahip tepede fotoğraf molası verildi.

Santa Clara’da Che Mozolesi

EFSANEVİ CHE GUEVERA’NIN EVİNDE

24 Ocak Cumartesi günü Havana Turu’na çıkıldı. Turda,1958 yılı sonu Küba devrimine kadar Amerika’dan ithal edilmiş ve halen aktif olarak kullanılan renkli araçlarla hareket edildi. Küba sokaklarındaki gezi sonrası, Küba’nın Picassos’u; Jose Fuster’in, yaşarken resimler, seramikler ve çizimlerle dekore ettiği mahallesine gidildi. Daha sonra modern sanatçıların merkezi Hamel sokağı ve Küba’nın efsanevi kahramanı Che Guevara’nın evi ziyaret edildi. Ünlü Prado Caddesi gezisinin ardından otele dönüldü.

Ziyaretin dördüncü günü Küba’nın en güzel şehirlerinden 1819’da Fransız yerleşimcilerin kurduğu UNESCO’nun korumasındaki Cienfuegos ziyaret edildi. Öğle yemeğinin ardından Jose Marti Parkı, Tomas Terry Tiyatrosu, Colegio de San Lorenzo binaları görüldü. 

TRİNİDAD DÜNYANIN EN İYİ KORUNMUŞ KENTİ

Ziyaretin beşinci günü olan 26 Ocak’ta Cienfunegos ve Trinidad Şehir Turları yapıldı. UNESCO tarafından koruma altında alınmış, 18 ve 19’ncu yy arasında şeker üretimiyle zenginleşen, Koloniyal dönem mimarisi örnekleri ile dünya üzerinde en iyi korunmuş Trinidad şehri gezildi. Trinidad’a has limon suyu, bal ve Küba Romu karışımı Canchanchara içilip öğle yemeği yendi Turun ardından akşam yemeği ve konaklama için otele dönüldü.

YARALI YAKALANIP İNFAZ EDİLDİ, CESEDİ 30 YIL SONRA GETİRİLDİ

Salı sabahı , ELYD Kafilesi, Trinidad’tan Küba Devrimi’nin en önemli cephesi olan ve Che’yi efsaneleştiren Villa Santa Clara şehrine hareket etti. Devrimin lideri Comandante Che Guevara tarafından ele geçirilen ve Batista ordularının cephanesini taşıyan zırhlı tren müze parkı, savaşın geçtiği eski Hilton Oteli’nde kurşun izlerinin görüldüğü Parque Vidal ziyaret edildi. Küçük bir gerilla grubunun başındayken Ekim 1967’da Bolivya’da yaralı yakalanıp infaz edilen ve 30 yıl sonra cesedi getirilip defnedilen Guevera’nın Mozolesi, veda mektubu ile anıtı ve heykeline gidildi.

Ünlü Yazar Hemingway’in 20 yıl yaşadığı ve günümüzde müze olan evi

HEMİNGWAY MÜZESİ VE KÖYÜ

Trinidat’ta son gecenin sabahında  ELYD kafilesi, dün Havana’ya döndü. Yol üzerinde; 20 yılını Küba’da geçiren yazar Ernest Hemingway’in ‘İhtiyar Balıkçı ve Deniz! Romanını yazdığı küçük bir balıkçı köyü olan; yazarın ünlü romanı “İhtiyar Balıkçı ve Deniz”i yazdığı ve öğle yemeklerini yediği Cojimar köyü ziyaret edildi. ‘’Çanlar Kimin için çalıyor ‘’ romanını yazdıktan sonra yaşadığı La Vigia çiftliğinde, bugün “Hemingway Müzesi” olan evi La Finca’ya gidildi.

Kafile deniz molasında

Edirne Lisesi Yetişenler Kafilesi Havana’daki kahvaltının ardından İstanbul’a dönmek üzere Uluslararası Jose Marti Havalimanı’ndan hareket etti.

CHE GUEVERA’NIN MOZOLESİNDEKİ ANNE BABASINA VEDA MEKTUBU
( 1 Nisan 1965 )

Sevgili ihtiyarlar:

Topuklarımın altında yeniden Rocinante’nin kaburgalarını hissediyorum, kalkanım kolumda tekrar yollara düştüm.

Neredeyse on yıl önce size başka bir veda mektubu daha yazmıştım. Hatırladığım kadarıyla, daha iyi bir asker ve daha iyi bir doktor olamamaktan yakınıyordum. İkincisi ile artık ilgilenmiyorum, asker olarak o kadar da kötü değilim.

Özünde hiçbir şey değişmedi, artık çok daha bilinçli olmamın dışında. Marksizm bilgim derinleşti ve netleşti. Özgürleşmek için mücadele eden halklar için tek çözümün silahlı mücadele olduğuna inanıyorum ve inançlarım doğrultusunda hareket ediyorum. Pek çokları bana maceraperest diyecek, öyleyim de… Yalnızca farklı bir türden ve doğrularını göstermek için postunu ortaya koyanlardan.

Belki de bu size son veda mektubum olacak. Amacım bu değil ama son olması olasılıklar arasında. Şayet öyleyse, sizi son defa kucaklarım.

Sizi çok sevdim. Sadece sevgimi nasıl göstereceğimi bilemedim. Eylemlerimde son derece katıyım ve bazen beni anlamadığınızı düşünüyorum. Beni anlamak kolay değildi ama bugün bana inanın yeter. Şimdi titrek bacaklarımla yorgun ciğerlerime, bir sanatçı edasıyla cilaladığım irademle güç vereceğim. Bunu yapacağım.

20’nci Yüzyılın bu küçük fedaisini arada bir hatırlayın. Celia’yı, Roberto’yu, Juan Martín ve Patotin’i, Beatriz’i ve herkesi öpüyorum. İnatçı ve kayıp oğlunuz olarak sizi kucaklıyorum.

    Ernesto

    Devamını Oku

    Üreticiye hibe nohut tohumu!

    Üreticiye hibe nohut tohumu!
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL
    Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: egemen-nohut1.jpg

    Olgay GÜLER

    Ülke genelinde son 2 yıldır yaşanan kuraklıkla birlikte ayçiçeği ve buğdayda istediği verimi alamayan üretici için Edirne Belediyesi, tarlalarında ekerek ürettiği yerli nohut tohumlarını hibe olarak verip, hem bölgenin baklagil ihtiyacını karşılamayı, hem de üreticinin kurak mevsimde gelirini arttırmayı hedefliyor.

    Edirne Belediyesi tarafından, kuraklıkla mücadelede ayçiçeği ve buğdayda yaşanan verim kayıpları nedeniyle başlatılan çalışmalarla bu yıl hasatta ilk ürünleri alınan yerli nohut için, 100 üreticiye hibe tohum dağıtılmaya hazırlanılıyor. Belediye Başkanı Filiz Gencan başkanlığında başlatılan çalışmaların yürütücülüğünü yapan Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın, nohutun ayçiçeği ve buğdaya göre daha az maliyetle daha fazla gelir getirme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekerken, bu yıl mercimek de ekerek, bu üründe de üreticiyi teşvik etmek istediklerini kaydetti. Ilgın yapılan çalışmalarla, bölgenin hem baklagil ihtiyacını karşılamayı, hem de üreticinin kurak mevsimde gelirini arttırmayı hedeflediklerini söyledi.

    ‘BU SENE ÇOK DAHA FAZLA NOHUT EKİLECEK’

    Ilgın belediyeye ait tarlalarda, geçtiğimiz yıl, uzun süredir bölgede ekimi yapılmayan nohut ektiklerini belirterek, “Böylelikle çiftçilerimizin de nohut üretimini, nohut hasadını tecrübe etmesini sağlamayı hedeflemiştik. Belediyemize ait Yıldırım mevkiindeki arazilerde nohut üretimimizi gerçekleştirdik. Ekiminden, bakımına ve hasat sürecine kadar çiftçilerimiz de geldiler, izlediler, gördüler. Güzel bir üretim sezonu geçirdik nohut adına. Çiftçimiz de; ‘Bölgemizde kuraklık çok had safhada. Ayçiçeğinden istediğimiz verimliliği, ürünü sağlayamıyoruz. Buğdaydan, arpadan sağlayamıyoruz. Alternatif ürünlere yönelmek istiyoruz. Acaba biz de nohut üretiminde başarılı olabilir miyiz?’ diye bize geldiler. Bizim nohut çeşidimiz gerçekten oldukça verimli ve lezzetli bir çeşittir. Bunun tohumundan bizden talep ettiler. Biz de çiftçilerimize tohum desteği sağlayacağımızı söyledik. Başvuruları almaya başladık. Objektif kriterlerle çiftçilerimizin başvuruları değerlendiriliyor. Bu sene Edirne’de geçtiğimiz yıllara oranla daha fazla nohut ekilecek” dedi.

    ‘MALİYETİ ARPA VE BUĞDAY’DAN DAHA DÜŞÜK’

    Nohut üretiminde Türkiye’nin ithalatçı pozisyonda olduğuna dikkat çeken Ilgın, “Nohut üretiminde Türkiye ithalatçı pozisyonda bulunuyor. Türkiye’nin ürettiği nohut Türkiye’nin ihtiyacına yetmiyor. Edirne özeline baktığımız zaman da Edirne’nin yetiştirdiği nohut miktarı, Edirne’nin ihtiyaç duyduğu nohut miktarına cevap veremiyor. Dolayısıyla bizim nohudu zaten ekmemiz gerekiyor. Baktığınız zaman Meksika’dan, başka ülkelerden nohut ithal edildiğini görüyoruz. Dövizimiz de dışarı çıkıyor. Nohudun buğday ve arpaya göre yetiştirme maliyeti daha düşük. Bu nedenle çiftçilerimizde bir yönelme vardı, başvuruları aldık. Bu sene onlara her türlü teknik desteği de sağlayacağız. Zannediyorum ki; umuyorum ki çiftçilerimiz de nohut ekiminden istedikleri verimi ve tabii istedikleri maddi geliri sağladıktan sonra bir sonraki sene daha fazla ekeceklerdir. Bu şekilde Edirne’nin bakliyat üretiminde önemli bir konuma geleceğini düşünüyorum” diye konuştu. 

    ‘AMAÇ EN DÜŞÜK BİRİM ALANDAN EN YÜKSEK KAZANCI SAĞLAMAK’

    Nohudun üretiminde, diğer ürünler gibi çok fazla işlem de istemediğini söyleyen Ilgın, “Bugün buğday ve ayçiçeği biliyorsunuz hem verim anlamında geçmiş yıllara göre düşük kalıyor. Hem maliyetleri fazla. Gübre, ilaç maliyetleri fazla. Hem de buğday dünyada en çok üretilen ürün. Herkesin ürettiği bir ürünü üretiyorsunuz. Dolayısıyla yani çok büyük bir gelir beklemek iyimserlik oluyor ama nohut üretimi hem bölgemizde, Türkiye’de az üretiliyor hem ilaç maliyeti ve gübre maliyetleri çok daha az eski işçiliği yok, ot mücadelesi ilaçlamayla yapılıyor. Çapaya falan gerek duyulmuyor. Zaten bizim topraklarımız küçüldüğü için amacımız en düşük birim alanından en yüksek kazancı sağlamak. O nedenle yönlendirme yapıyoruz” şeklinde konuştu.

    ‘MERCİMEK ÜRETİMİNİ BAŞLATIYORUZ’

    Bu yıl belediyeye ait alanlarda ilk kez mercimek de ekmeye başlayacaklarını dile getiren Ilgın, “Bu sene nohut üretiminde istediğimiz başarıyı sağladığımız için ve Edirne’nin alternatif ürün yönelmesini arzuladığımız için mercimek üretimi yapabilir miyiz diye araştırmalara başladık. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde İrfan Bey’le de görüştük. Çiftçilerimizle görüştük. Daha önceki yıllarda bölgemizde mercimek ekilmiş. İklim koşulları da değişiyor biliyorsunuz. Yaptığımız toprak analizlerinde de bizim bölgemizin mercimek üretimine elverişli olduğu gözüküyor. Ama şu an büyük çapta eken üreticimiz yok. Bunu da Edirne Belediyesi ilk olarak başlatacak. Bu sene Karaağaç bölgemizdeki tarlamızda, mercimeğimizi ekeceğiz. Hep birlikte göreceğiz. İlaçlamasını birlikte yapacağız, ot mücadelesini birlikte yapacağız. Birlikte hasadını yapacağız. Hedefimiz bunun da dönümünden 100-150 kilo arası bir verim elde edebilmek” ifadelerini kullandı.

    ‘YAPBOZUN PARÇASINI TAMAMLIYORUZ’

    Hedeflerinin çiftçilere rol model olmak olduğunun altını çizen Egemen Ilgın, “Biliyorsunuz Türk toplumu Kanada mercimeği yemeye bıktı. Bu topraklarda en kalitelisi gelişebiliyor. İnşallah başarılı olacağımıza inanıyoruz. Çiftçilerimize bir rol model olacağız bu konuda da. Başarılı olursak bu sene seneye de mercimek tohumu üreticilerimize vererek onların da ekmesini teşvik edeceğiz. Edirne gerçekten çok zengin. Çeltik, ayçiçeği anlamında, buğday anlamında. Bir yanında Karaağaç var sebzecilik anlamında. Şu an halen birçok tarlada lahana ekili, karnabahar ekili, pırasa ekili, Keşan’a gittiğimiz zaman yine aynı şekilde Mahmutköy tarafında büyük sebzecilik var. Yani biz aslında bir nevi bu yapbozun eksik kısmını da tamamlıyoruz. Yani sebzeciliğin yanında Edirne bölgemize bir de bakliyat üretimi yerleştirdiğimizde İstanbul gibi bir pazara da yakınlığımız var. Bunlar hep ileriye dönük düşüncelerdir. Daha da iyi tartışılabilir, geliştirilebilir. Paketleme ağı oluşturulabilir. Burada işleme tesisi oluşturulabilir. Büyük firmalarla konuşulabilir. Yani belki geleceğe dönük bir ışık yakmak adına kıymetli olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Devamını Oku

    ‘Hatırlamak yetmez, hazırlıklı olmak gerek!’

    ‘Hatırlamak yetmez, hazırlıklı olmak gerek!’
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Edirne Belediyesi, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve “asrın felaketi” olarak hafızalara kazınan depremlerin yıl dönümünde, kenti afetlere karşı daha dirençli hale getirmek ve farkındalığı arttırmak amacıyla önemli bir organizasyona imza atıyor. İki gün sürecek olan programda, bilimin ışığında deprem gerçeği ve hayati eğitimler masaya yatırılacak.

    BİLİMSEL VERİLER IŞIĞINDA EDİRNE’NİN DEPREMSELLİĞİ

    Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek programın ilk günü olan 5 Şubat Perşembe günü 14.00’te, “Hafıza ve Bilim” başlığı altında akademik bir yaklaşım sergilenecek. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın açılış konuşmasıyla başlayacak olan oturumda, Türkiye’nin en saygın yer bilimcilerinden biri olan Prof. Dr. Okan Tüysüz sahnede olacak. Prof. Tüysüz, “Türkiye ve Edirne Depremselliği” konulu sunumuyla, bölgenin jeolojik yapısını ve olası risk senaryolarını bilimsel verilerle ortaya koyacak.

    TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin katkılarıyla gerçekleştirilecek olan belgesel gösterimi ise deprem gerçeğinin toplumsal hafızadaki yerini bir kez daha tazeleyecek.

    Etkinliğin ikinci günü olan 6 Şubat’ta ise odak noktası “Eğitim ve Dayanışma” olacak. Saat 10.00’dan itibaren AKUT Vakfı’ndan uzman isimler Onur Tevfik Okyay ve Emirhan Serhan Kebelioğlu, katılımcılara kapsamlı bir “Temel Afet Farkındalık Eğitimi” verecek. Bu oturumda sadece deprem değil; bölgenin diğer risk faktörleri olan sel ve yangın gibi afetlerin öncesi, anı ve sonrasında yapılması gerekenler interaktif bir şekilde anlatılacak. Eğitimin temel amacı, bir afet anında paniği en aza indirerek doğru müdahale yöntemlerini bir yaşam kültürü haline getirmek.

    Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, bu etkinliğin anma programı değil depremlere hazırlıklı bir gelecek inşası olduğunu vurguladı. Afetlere karşı hazırlıklı olmanın ve dayanışma bilincini güçlendirmenin hayati önem taşıdığını belirten Başkan Gencan,  “6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız ve ‘asrın felaketi’ olarak adlandırdığımız o büyük acı, hafızalarımızdan silinmeyecek kadar derindir. Ancak bizler biliyoruz ki; sadece yas tutmak ya da o günü hatırlamak yetmez, hazırlıklı olmak gerek. Şehirlerimizi, binalarımızı ve en önemlisi zihinlerimizi afetlere dirençli hale getirmek zorundayız. Edirne Belediyesi olarak bizler, bilimin rehberliğinde tüm önlemlerimizi alırken, hemşehrilerimizin de bu tür programlar sayesinde farkındalığının arttırılması en büyük gücümüz olacaktır. Burada attığımız her adım, yarın bir canı daha kurtarabilmek içindir.” dedi. Tüm halkın davetli olduğu bu buluşma ile Edirne’nin afet yönetimi konusunda örnek bir farkındalık sergilemesi hedefleniyor.

    Devamını Oku

    Bahadır Grammeşin adı TAKSAV’da yaşayacak

    Bahadır Grammeşin adı TAKSAV’da yaşayacak
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf  (TAKSAV) Edirne Temsilciliği bünyesinde, bugün saat 15.00’te Edirneli Eğitimci Bahadır Grammeşin Kitaplığı’nı hizmete açıyor. Atanamayan bir öğretmen olan Bahadır Grammeşin, 9 Mayıs 2015’te Kadıköy’de kadınlara yönelik tacizi engellemeye çalışırken çıkan kavgada bıçaklanarak öldürülmüştü.

     Edirne’de 1984 yılında doğan ve ilk gençlik yıllarını ailesiyle birlikte yaşadığı Ayşekadın Semtinde geçiren Bahadır, yüksek öğretimini Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde tamamlamış, üniversite yıllarından itibaren eğitim hakkı, akademik özgürlükler ve demokrasi mücadelesi içinde yer almıştı. TAKSAV’dan yapılan açıklamada kitaplığa Bahadır Grammeşin adının verilmesine ilişkin şöyle denildi. 

    “Bahadır, ‘ataması yapılmayan’ bir öğretmendi. Çocuklarla kurduğu güçlü bağ, onun ülkenin umutlu geleceğine olan inancının ve inadının bir parçasıydı. O da Özel Eğitim Öğretmenliği sertifikası alarak özel çocuklarla çalışmaya başladı. Çünkü Bahadır, çocukları çok seven bir öğretmendi. Bahadır, idealist bir öğretmen ve inatçı bir devrimciydi. Henüz 31 yaşında aramızdan alındığında, geride onurlu bir yaşam ve unutulmayacak dostluklar bıraktı. Onu unutmayacağız!”

    Devamını Oku
    Özhanlar Mobilya